Haber Detayı
07 Ekim 2017 - Cumartesi 15:41
 
Bizim Safımız Bugüne Kadar Daima Milletimizin Yanı Olmuştur
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletime güvendiğim, inandığım, onun arkasından gittiğim için hiçbir zaman pişman olmadım. Bu hareket, bu davaya güvenen kardeşlerimin hiçbiri de pişman olmadı. Milletimizle hep birlikte girdiğimiz her mücadeleden daha da güçlenerek çıktık. "dedi.
Siyaset Haberi


“Bizim Safımız Bugüne Kadar Daima Milletimizin Yanı Olmuştur”

AK Parti 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, “Milletime güvendiğim, inandığım, onun arkasından gittiğim için hiçbir zaman pişman olmadım. Bu hareket, bu davaya güvenen kardeşlerimin hiçbiri de pişman olmadı. Milletimizle hep birlikte girdiğimiz her mücadeleden daha da güçlenerek çıktık. Mademki 2019 Mart ve Kasım seçimleri bizim ve ülkemiz için hayati öneme sahiptir; öyleyse yine yapacağımız iş, yine milletimize bakmaktır. Onun işaret ettiği yolda gitmektir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'na katılarak, bin 244 gün sonra ilk kez “Cumhurbaşkanı ve Parti Genel Başkanı” sıfatıyla partililere hitap etti.


Toplantıya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu ile Kurucular Kurulu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Bakanlar Kurulu üyeleri, milletvekilleri ve genel merkez yöneticileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hep Birlikte, Büyük Hedeflere" temalı 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını yaptı.

“AK PARTİ, BİR DUVARIN TUĞLALARI GİBİ BİRBİRİNE KENETLENMİŞ BİR PARTİDİR”

"Sizlerle en son 2014 yılı Mayıs ayındaki 22. İstişare ve Değerlendirme Toplantı'mızda yine burada Afyonkarahisar'da bir araya gelmiştik. Bugün burada bin 275 kişilik bir aile olarak tekrar bir aradayız. Sadece bu tablo dahi AK Parti'nin, nasıl bir duvarın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmiş bir parti olduğunu göstermektedir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3,5 yıllık bir aranın ardından tekrar bir araya gelmekten Allah'a sonsuz hamd ettiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürede hem parti hem ülke olarak çok önemli hadiseler yaşanıldığını, çok ciddi imtihanlardan geçildiğini, partinin kuruluşunun 16'ncı, iktidarda bulunuşunun 15'inci yıl dönümüne tekabül eden bir zamanda yapılan bu toplantı vesilesiyle nereden gelindiğini, nerede bulunulduğunu ve nereye gidildiğini değerlendireceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de sık sık bu tabloyu hatırlatması gerektiğini ve buna yönelik hedeflerin çıtasını sürekli yükseltmesi gerektiğinin vurguladı.

“15 YILDAKİ BAŞARILARIMIZ, GELECEK VİZYONUMUZUN EN ÖNEMLİ GÜVEN KAYNAĞIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Ancak ben şunu biliyorum ki, bırakınız milletimizin tamamını kendi arkadaşlarımız arasında bile bu gerçeklerin, bu rakamların, bu reformların doğru şekilde farkında olmayanlar var, şahsım da dâhil olmak üzere. Hâlbuki geçtiğimiz 15 yıldaki başarılarımız, gelecek vizyonumuzun en önemli referansı ve en önemli güven kaynağıdır. Bunun için her fırsatta bu hatırlatmaları yapmayı sürdüreceğim. Sizlerden de bunları milletimize her fırsatta ezberden ifade etmenizi özellikle bekliyorum.”

Savunma sanayisi alanında katedilen mesafeyi önemli gördüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma ve havacılık cirosunun bir milyar dolardan geçen yıl itibarıyla 6 milyar dolara çıkarıldığını, 66 olan proje sayısının 543'e yükseltildiği bilgisini verdi.

“TERÖRLE MÜCADELEDEKİ TARİHÎ BAŞARILARI SAVUNMA SANAYİSİNDE KATETTİĞİMİZ MESAFEYE BORÇLUYUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinde dışa bağımlılık oranını yüzde 80'den yüzde 35 seviyesine kadar çektiklerine işaret ederek, şunları söyledi: "Bugün terörle mücadele ve sınır ötesi operasyonlarımızda tarihi başarılara imza atmamızı savunma sanayisinde katettiğimiz bu mesafeye borçluyuz. Şu anda bütün teröristlerin aralarındaki telsiz görüşmelerinde bunlar konuşuluyor. Bak, artık sadece dağ SİHA'yı konuşmuyor, parlamentodaki uzantıları, ana muhalefet de dâhil olmak üzere onlar da silahlı insansız hava aracını gündemde konuşuyor. Ne diyor? 'Onlar piknik yapmaya gelmişlerdi.' Evet, 'piknik yapmaya gelmiş olan teröristler.' Ana muhalefetin başındaki zat, bizzat yanlarına gidip orada silah var mı, yok mu sanki onu incelemiş. O dağlarda dedik ya bunların inine dahi gireceğiz. Bu mücadeleyi kararlı şekilde sürdüreceğiz. Sonuna kadar. İçeride ve dışarıda ülkemize kim tehdit oluşturuyorsa biz bunlara 'Hoş geldin' demeyeceğiz. Tam aksine onlar hareketlendiği zaman biz onları yerinde bastırmasını inşallah başarabileceğiz. Bunu başardığımız anda zaten güçlü Türkiye oluruz. Şu anda bunun adımlarını attık, atıyoruz."

“BİZ ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”

İnsani yardımlara ilişkin adımların "Veren el, alan elden hayırlıdır" anlayışından hareketle atıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu tabloyu çok daha detaylandırmak, çok daha başlık eklemek mümkündür. Sadece bu kadarı bile ülkemize kazandırdığımız hizmetlerin büyüklüğünü göstermeye kâfidir. Şu anda bizim özellikle yaptığımız bu köprüler, Boğaz'da üçüncü köprümüz, denizin altından bağlantılarımız, Osmangazi Köprümüz, bütün bunlar, Türkiye'nin medeniyet yürüyüşündeki en önemli mühürleridir. Tarih bizi bunlarla anacak, hiç endişem yok ama istiyoruz ki bunlar yeterli değil, 'durmak yok, yola devam' ilkesince bunları devam ettirelim. Tabii biz şu gerçeği de asla unutmayacağız. İnsanlar sandık başına gittiklerinde geçmişte aldıkları hizmetler kadar kendilerine gelecekte neler vaat edildiğine de bakarak tercihlerini belirler. Yapsınlar veya yapmasınlar, yapacak olsunlar veya olmasınlar, maalesef bu oyuna gelenler de yok değil, var. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Birileri ise maalesef sadece kurusıkı atmak suretiyle konuşuyor. 'Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.' Biz bununla hareket ediyoruz. Bunun için yaptıklarımızı anlatmakla yetinmeyecek, hemen devamında yapacaklarımızı da ifade edeceğiz."

Kanal İstanbul Projesi'nin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kanal İstanbul ile dünyada Süveyş Kanalı nasıl anılıyorsa Panama Kanalı nasıl anılıyorsa ki bunlar bizimle mukayese edilecek ülkeler değil, biz de şu anda Kanal İstanbul ile dünyaya aslında yeni bir marka olarak ses vereceğiz. İnşallah bunun da adımını çok kısa zamanda atıyoruz, atacağız." dedi.

“DEĞİŞİME DİRENMEK, AKINTIYA KARŞI KÜREK ÇEKMEK GİBİDİR”

Mevlana'nın, "Her gün bir yerden göçmek ne iyi, her gün bir yere konmak ne güzel, bulanmadan, donmadan akmak ne hoş, dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım" sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz milletimize her alanda hep yeni şeyler söyledik. Bundan sonra da aynı şeyi yapacağız. Maziden atiye kurduğumuz köprünün kilit taşı değişim konusundaki kararlılığımızdır. Değişime direnmek akıntıya karşı kürek çekmek gibidir. İşte bu gerçekten hareketle bir süredir teşkilatlarımızda ve belediyelerimizde yenilenme ihtiyacımız bulunduğunu söyledim, söylüyorum. Kongre süreci vesilesiyle teşkilatlarımızı önemli ölçüde yeniliyoruz. Belediyelerde de şimdiden benzer adımları atmanın hazırlıkları içindeyiz. Bu, benim şahsi tercihim veya partimizin kendi kendine icat ettiği bir yöntem değildir. Aslında bu, milletimizin talebidir. Bu yenilenme sürecini, değişim ihtiyacını, tazelenme talebini kendi irademizle gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Eğer bunu biz kendimiz yapmazsak sandıkta milletimiz yapar. Ona fırsat vermeden bu işi kendimiz çözmemiz gerekir."

Bugün siyaset çöplüğünde kaybolup gitmiş pek çok partinin en büyük yanlışının, "milletin değişim talebine kulak vermek yerine kendi iç kavgalarının, kendi iç dengelerinin, kendi iç hesaplarının arkasından yürümeyi tercih etmeleri" olduğunu belirten ve "Biz asla böyle bir yanlışa düşmeyeceğiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine en barizi 7 Haziran olmak üzere bu yönde çok net mesajlar verdiğini hatırlatarak, buradan nasibin alınması gerektiğini ifade etti.

“15 TEMMUZ’DA, MİLLETİMİZİN DESTEĞİ OLMASAYDI, BİZ BUGÜN YOKTUK”

Ziyaret ettiği tüm illerde çeşitli vesilelerle milletle kanaat önderleriyle yaptığı temaslarda bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altını çiziyorum, milletle zıtlaşma olmaz. Hele hele milletle kavga, hiç olmaz. Biz siyasi varlığımızı, hatta 15 Temmuz'da olduğu gibi hayatımızı, milletimizin bize olan desteğine, güvenine, itimadına borçluyuz. Eğer o gece milletimizin o desteği olmamış olsaydı, biz bugün yoktuk" dedi.

Merhum Başbakan Adnan Menderes arkadaşlarıyla idam edildiği zaman sokaklara kimsenin dökülmediğini ve sadece izlediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu ülkede artık aynı yanlışlara düşemeyiz. Düşmeyeceğimizi ve düşemeyeceğimizi 15 Temmuz'da bu asil millet, bu kahraman millet o gece ortaya koydu. Onun için Rabbime hamd ediyorum. Bize bu asil millete hizmet görevini verdi" ifadesini kullandı.

“MİLLETİMLE BİRLİKTE GİRDİĞİM HER MÜCADELEDEN DAHA DA GÜÇLENEREK ÇIKTIM”

Saflarının bugüne kadar daima milletin yanı olduğunu, bundan sonra da öyle olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletime güvendiğim, inandığım, onun arkasından gittiğim için hiçbir zaman pişman olmadım. Bu hareket, bu davaya güvenen kardeşlerimin hiçbiri de pişman olmadı. Elhamdülillah, bundan dolayıdır ki biz, bu günlere güçlü bir şekilde gelebildik. Milletimizle hep birlikte girdiğimiz her mücadeleden daha da güçlenerek çıktık. Mademki 2019 Mart ve Kasım seçimleri bizim ve ülkemiz için hayati öneme sahiptir; öyleyse yine yapacağımız iş, yine milletimize bakmaktır. Onun işaret ettiği yolda gitmektir. Milletimiz bize ne diyor? Değişim. Milletimiz bize ne diyor? Yenilenme. Milletimiz bize ne diyor? Reform. Milletimiz bize 'daha büyük hedefler, daha büyük projeler' diyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişim demenin, asla geçmişle bağları tümüyle koparmak anlamına gelmeyeceğine işaret ederek, şunları ifade etti: "Yenilenme demek de asla kadroları tümüyle tasfiye etmek demek değildir. 'Reform' demek, asla mevcudu tamamen kaldırıp bir kenara atmak demek değildir. 'Daha büyük hedefler' demek, asla devam eden çalışmaları aksatmak demek değildir. Bu kavramlar bizim için 15 yıllık tecrübemizden ve birikimimizden aldığımız güçle geleceğe daha sağlam bir şekilde hazırlanma iradesini ortaya koymak demektir. Bunun için teşkilatlarımızın bir kısmının yenilenmesi gerekiyorsa elbette, yenileyeceğiz. Bunun için belediye başkanlarımızın bir kısmının dinlenmesi veya başka görevlerde değerlendirilmesi icap ediyorsa elbette karşılıklı mutabakatla gereğini yapacağız. Bundan kimsenin alınmaması gerekir. Bunun için dünyaya, ülkemize, partimize bakışımızı; zamanın ruhuna teslim olarak değil, zamanın ruhunu çözerek, anlayarak, kavrayarak ileriye taşımamız gerekiyorsa elbette hep birlikte bu iradeyi göstereceğiz. Bugün bizim kadromuzu yeni isimlerle güçlendirmemizden daha doğal ne olabilir? Aksi halde geçmişteki o partilerden, o kadrolardan, o liderlerden farkımız kalmaz. AK Parti'yi ve onunla birlikte Türkiye'yi göz göre göre böyle bir çıkmazın içine sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur. Hep söylediğimiz gibi; AK Parti, karşısına çıkan sorunlara teslim olmayan, bunların çözümü için ya bir yol bulan ya da bir yol yapan partidir."

“TÜRKİYE DEĞİŞİRKEN AK PARTİ'NİN DE OLDUĞU GİBİ KALMASINI BEKLEMEK YANLIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye'yi 15 yılda üç kat büyütme başarısını gösteren partimiz, elbette bu değişimi de başaracak ve ülkemizi hedeflerine ulaştıracaktır. Bu konuda hiç kimsenin en küçük bir şüphesi olmasın. Yeter ki partimizi ne için kurduğumuzu, bunca mücadeleyi ne için verdiğimizi, ülkemizi ve milletimizi nereye ulaştırmayı hedeflediğimizi unutmayalım. İnanın bana, gerisi çok kolaydır. Hiç şüphem yok. Çünkü bu millete layık olan kadro, burada. Çünkü biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik ve bunun gereğini de bugüne kadar yaptık, yapıyoruz. Dünya değişirken Türkiye'nin yerinde saymasını beklemek ne kadar yanlışsa Türkiye değişirken AK Parti'nin de olduğu gibi kalmasını beklemek o kadar yanlıştır. Esasen biz, kurulduğumuz günden beri bu yenilenme sürecinden hiç kopmadık. Bugün bu meseleyi çok fazla konuşuyor olmamızın sebebi, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartların çetinliğidir. Unutmayınız ki çetin yollar, yorgun bedenlerle aşılamaz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013'ten beri neredeyse kesintisiz bir şekilde, büyük saldırılara maruz kaldıklarına işaret ederek, "Artık sadece savunma değil aynı zamanda taarruz gücümüzü de artırmamız gerekiyor. Dün nasıl vesayet güçleriyle darbecilerle cuntacılarla lobicilerle vuruşa vuruşa ülkemize çağ atlattıysak bugün de aynısını yapacağız ve yapmaya devam edeceğiz. Bölgemizde uygulanmaya çalışılan ve ülkemizin dâhil edildiği gayet açık olan böl, parçala, yönet, hatta yut... Bu anlayışı mutlaka bozacağız" dedi.

“Türkiye’nin, Suriye ve Irak Kaynaklı Tehditlerle Köşeye Sıkıştırılmasına İzin Vermeyeceğiz”...

AK Parti 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapanış oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyadaki gelişmelerin hiçbirinin, Türkiye’nin iç işlerinden, millî güvenliğinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, “Saldırıları kendi topraklarımızda karşılamak yerine, bizzat kaynağında bu sorunları çözme stratejimizi adım adım hayata geçiriyoruz. Fırat Kalkanı bunun ilk adımıydı. Şimdi İdlib’te bir operasyon yürütülüyor. Bize dostluk gösterene yüreğimiz de kollarımız da sonuna kadar açıktır. Bize husumet besleyenlere sözümüzü ise burada bir kez daha tekrarlayayım: Bir gece ansızın gelebiliriz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısının kapanış oturumuna katıldı. Afyonkarahisar’da gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan partililere hitaben bir konuşma yaptı.


Türkiye’nin başında dolanan kara bulutların hiçbirinin diğerinden bağımsız olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim Gezi olaylarıyla FETÖ ihanetinin ilgisinin olmadığını söylerse, bilin ki ya cahildir, ya kendisi de aynı ihanetin içindedir” diye konuştu.

“BÖLGEMİZDEKİ GELİŞMELERİN HİÇBİRİ; İÇ İŞLERİMİZDEN, MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”

“Bölücü terör örgütünün eylemleriyle, DEAŞ’ın Türkiye’ye yönelik saldırılarının ilişkisinin bulunmadığını iddia edenlerin, ya dünyadan bihaber ya da aynı dünyanın bir parçası” olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim ülkemize yönelik ekonomik tecrit operasyonlarıyla Avrupa Birliği’nin sözlerini yutma pahasına takındığı tavrın aynı eller tarafından kotarılmadığını öne sürüyorsa, bilin ki ya hiçbir şeyden anlamıyordur ya da her şeyi biliyordur” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki ve Irak’taki gelişmelerin Türkiye’den bağımsız olmadığının herkes tarafından bilindiğini, Kuzey Afrika, Akdeniz ve Karadeniz’deki hiçbir gelişmenin de Türkiye ile ilgisi olmamasının mümkün olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Balkanlar ve Kafkaslar hem coğrafi olarak, hem insani ilişkilerimiz sebebiyle, hem stratejik olarak zaten canımızdan bir parçadır. Biz bu şekilde sayınca, birileri hemen karşımıza dikilip, ‘Siz daha Türkiye’nin iç meselelerini çözemiyorsunuz, niçin bu kadar geniş bir coğrafyayla ilgileniyorsunuz?’ diyorlar. Hâlbuki çok derin akrabalık ve dostluk ilişkilerimizin bulunduğu bu coğrafyalardaki gelişmelerin hiçbiri bizim iç işlerimizden, millî güvenliğimizden, bugünümüzden ve geleceğimizden ayrı düşünülemez. Bizim kimsenin iç işlerine karıştığımız yok, biz sadece kendi iç işlerimizi güvence altına almaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki, Suriye’de kaos olursa biz burada nasıl huzur içinde yaşayacağız? Zulümden kaçan 3 milyonun üzerindeki Suriyeli kardeşimiz ülkemizde barınmıyor mu? Biz Suriye’deki gelişmelere sırtımızı dönsek bile, krizin sonuçlarından kaçabilir miyiz? İşte biz Suriye’ye gitmediğimizde Suriye bize geliyor.”

Türkiye’nin 911 kilometre sınırı olan Suriye’nin kuzeyinde doğudan batıya kadar çok ciddi bir devlet yapılanmasının ön çalışmalarının olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün biz buna sessiz kalırsak ki geciktik, o zaman bu yapılanma orada ne yapacaktır? Tahakkuk edecektir. İşte Cerablus’tan müdahaleyi yaptık ki Sayın Obama döneminde kendileriyle defaatle bunları konuştuk, maalesef hep oyaladılar, adım atılamadı” sözlerine yer verdi.

“DEAŞ TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRDÜK”

Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında El Bab’a indiğinde bazılarının tutuştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki biz buralarda kimlerle mücadele ettik? DEAŞ’ın kendisiyle mücadele ettik, buraları DEAŞ’tan temizledik. Dünya bir taraftan DEAŞ’la ilgili bize fatura keserken, biz DEAŞ’la burada mücadeleyi veriyorduk. Teröristlere bunlar ücretsiz silah verirken, biz ücretimizle dahi bunlardan silah alamıyorduk. Ama mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürdük ve 2 bin kilometrekarelik alanı güvence altına aldık” değerlendirmesinde bulundu.

Daha sonra bu bölgeye ülkelerinden ayrılmış olan Suriyelilerin dönüp yerleştiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim, sağlık ve barınma sorunlarının çözümü için bölgeye vali atadıklarını aktardı ve bütün bu çalışmaları Türkiye’nin Suriye sınırındaki şehirlerinin tehdit altında olması dolayısıyla yürüttüklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında, “Şimdi olay çok daha farklı bir boyuta doğru ilerliyor. Neydi o? Halep’ten kimler kaçmak sorunda kaldı? Oradaki kardeşlerimiz. Halep nedir? Halep bizim kardeşlerimiz; bugün Gaziantep’e bak, orayı Halep’ten ayıramazsın, hep bunlar iç içedir. Ve Halep’teki o insanlar o bombaların, varil bombalarının altından mecburen İdlib’e kaçmak zorunda kaldılar ve bugün milyonlarca insan İdlib’te ama her an yine tehdit altındalar. Öyleyse bize düşen bir görev de İdlib’ti. Astana’da bunun çalışmalarını yaptık, İran-Türkiye-Rusya, bu çalışmaları yaptık, Amerika büyükelçilik seviyesinde o da bunlara katıldı ve alınan kararları şimdi biz İdlib’te uygulamaya koyduk. Neydi o? Çatışmasızlık bölgesi. Öyleyse bu bölgenin korunması nasıl olacaktı? İşte dışarıda Rusya, içeride de Türkiye olarak biz Özgür Suriye Ordusuyla bu çalışmayı yürütüyoruz. Dün itibarıyla adımı atılan, bu sabah ise uygulamaya başlayan süreç şu anda bildiğiniz gibi devam ediyor ve herhangi bir sıkıntı olmadan Özgür Suriye Ordusuyla beraber bizim de desteğimizle oradaki gayret sakin bir şekilde devam ediyor. Mesele; İdlib’te planlanan bu stratejiyi hayata geçirmek.”

"YENİ BİR KOBANİ YAŞAMAK İSTEMİYORUZ"

Afrin’de yaşanan sıkıntıya da değinerek, PYD-YPG’yi sıradan bir terör örgütü olarak görmediklerini, Suriye’nin en doğusundan Akdeniz’e oluşturulmak istenen terör koridorunu bozmak mecburiyetinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer biz buna müsaade edersek yeni bir Kobani yaşarız. Kusura bakmasınlar, biz yeni bir Kobani yaşamak istemiyoruz ve bunu yaşatmayacağız. Ve buralarda gerçek hak sahibi olanlar buralardan sürülmüştür. O hak sahipleri de yerlerine gelecek. Bizim bu topraklarda gözümüz yok, ama oraların gerçek sahipleri de yerlerine yerleşsin istiyoruz, derdimiz bu” açıklamasında bulundu.

Aynı durum Irak için de geçerli olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin referandum adımını, tüm bölgede bitip tükenmek bilmeyecek çok kanlı, çok can acıtıcı ve hepsinin de sonuçları bizi ilgilendirecek bir sürecin başlangıcı olarak nitelendirdi. “Kimlikleri hepimizin malumu olan bir takım eller bölgeyi burada yaşayan herkesin felaketine yol açacak şekilde yeniden dizayn etmeye çalışıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın zamana kadar yarısı Şii, yarısı Sünni olmak üzere Telafer’de yaşayan 400 bin Türkmen’in şehirlerini terk etmek zorunda kaldığını ve şu anda şehirde 8-10 bin civarında Türkmen’in kaldığını hatırlattı.

Telafer’deki Türkmenlerin yaklaşık 100 binin Türkiye’ye geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunların üzerinde durmak bizim için bir görev değil mi? Efendim, şöyle diyorlar, böyle diyorlar. Kardeşler, ne derlerse desinler, biz ensar ve muhacir kültüründen gelmiş bir medeniyetin mensuplarıyız, bunu bir defa böyle göreceğiz. Kılıçdaroğlu şöyle demiş, Kılıçdaroğlu ne derse desin. Efendim, işte HDP şöyle demiş, ne derse desin. Hak ne diyor biz ona bakacağız ve yola da böyle devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bu gelişmelere duyarsız kalması durumunda, göz göre göre gelen kötü sonuçlardan kurtulamayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel Yönetimi kararından döndürmek için başlattığımız ve başlatacağımız yaptırımları eleştirenler, yarın gerçekten çok büyük felaketler yaşanmaya başlandığında, acaba nasıl bir çözüm öngörüyorlar, lütfetsinler de bunu da bilelim. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar için oturdukları yerden ahkâm kesmek elbette çok kolay” ifadelerini kullandı.

“SORUNLARI KAYNAĞINDA ÇÖZME STRATEJİMİZİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden kanaat önderleri ile yaptığı görüşmede hepsinin Türkiye’ye bağlılıklarının tam olduğunu; ancak bazılarının kafalarında soru işaretlerinin bulunduğuna şahit olduğunu aktardı ve konuşmasına şöyle devam etti: “Bölgenin bağrına saplanan referandum hançerini birileri ‘Kürtlerin hakkı’ kılıfıyla pazarlamaya çalışıyor ve buna da müşteri buluyorsa, yapmamız gereken çok iş var demektir. Suriye’de kurulmaya çalışılan terör kantonlarına en küçük bir muhabbeti, en küçük bir olumlu yaklaşımı olan, zihnini ve gönlünü bölücülük fitnesine kaptırmış demektir. Kim ne derse desin kardeşlerim, ne düşünürse düşünsün, biz Türkiye’nin Suriye ve Irak kaynaklı tehditlerle köşeye sıkıştırılmasına izin vermeyeceğiz. Saldırıları kendi topraklarımızda karşılamak yerine, bizzat kaynağında bu sorunları çözme stratejimizi adım adım hayata geçiriyoruz. İşte Fırat Kalkanı bunun ilk adımıydı, şimdi İdlib’te bir operasyon yürütülüyor. Bize dostluk gösterene de kollarımız da sonuna kadar açıktır. Bize husumet besleyenlere sözümüzü ise burada bir kez daha tekrarlayayım: Bir gece ansızın gelebiliriz.”

“BOŞA GEÇİRİLECEK TEK BİR SANİYEMİZ YOK, ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”

AK Parti’de devam eden kongre sürecinin tamama ermesiyle 2019 seçimlerinde partinin yükünü omuzlayacak teşkilat yapısının kesinleştirilmiş olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2019 Mart’ındaki mahallî idareler seçimlerinden ne kadar güçlü çıkarsak, Kasım ayındaki milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine o kadar morali yüksek gireriz. AK Parti’nin mahallî idareler ile milletvekili seçimlerindeki oy oranları arasında daima bir fark bulunduğunu biliyoruz. Amacımız, bu farkı mahallî idarelerdeki oylarımızı yukarıya doğru çıkartarak kapatmaktır” sözlerine yer verdi.

Yeni yönetim sistemiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı seçiminde sadece Cumhurbaşkanının seçilmeyeceğini; onunla birlikte hükûmeti, üst düzey bürokrasiyi ve icraya yönelik tüm kararları da belirleyen bir tercihin söz konusu olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer Cumhurbaşkanlığı seçiminde arzu ettiğimiz neticeyi alamazsak diğer başarılar havada kalacak, asıl hedefine ulaşamayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Boşa geçirilecek tek bir saniyemiz dahi yoktur, çok çalışacağız. Şahsım dâhil olmak üzere, Başbakanımız, bakanlarımız, tüm milletvekillerimiz, tüm teşkilatımız, evet, dağ tepe demeden koşturacağız. Dedim ya, gönül teması; bunu sağlayacağız, Hizmetler aynı şekilde devam edecek. Ve gidemediğimiz yer bizim değildir, bunu da böyle bileceğiz. Hem ülkemizin meselelerinin çözümü, hem partimizin seçimlerde elde etmek istediği neticeler için hep birlikte çok çalışmalıyız. Hep söylediğim gibi, Türkiye’yi 2023 hedeflerine işte bu kadro ulaştıracak.”

Hem krizlerle mücadele edip hem de hedefler doğrultusundaki programları uygulama başarısını ortaya koyacaklarına inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini istişare toplantısının hayırlara vesile olması temennisiyle tamamladı.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Bizim, Safımız, Bugüne, Kadar, Daima, Milletimizin, Yanı, Olmuştur,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
12
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
13
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
14
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
15
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
16
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
17
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
18
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv