Haber Detayı
07 Mart 2017 - Salı 22:54
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan; 16 Nisan’da Söz de Karar da Mühür de Milletimizdedir
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Meclis seçiminin aynı zamanda, biri seçim kararı aldığında her iki kurumun da seçime gideceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde hükûmeti ve Meclisi çalıştırmamak için kullanılan gensoru uygulamasının olmayacağını, güvenoyunun bizzat millet tarafından verileceğini aktardı.
Yaşam Haberi


Erdoğan“16 Nisan’da Söz de Karar da Mühür de Milletimizdedir”...

TÜGEF’in düzenlediği “Gelecek İçin Evet” programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi hakkında “Yeni sistemde cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık görevlerini birleştiriyor, milletin karşısına tek bir muhatap çıkartıyoruz. Bu ülkede artık cumhurbaşkanı ile başbakan kavga etti diye millet bedel ödemek zorunda kalmasın istiyoruz. Bu ülkede artık atanmışların değil, sadece doğrudan milletin yetki verdiği makamın sözü geçsin istiyoruz” dedi.

“16 Nisan’da Söz de Karar da Mühür de Milletimizdedir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Gençlik Kulübü Federasyonu (TÜGEF) tarafından düzenlenen “Gelecek İçin Evet” programına katıldı. Ankara Arena Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“15 TEMMUZ'DA BU ÜLKENİN GENÇLİĞİ TARİH YAZDI”

TÜGEF Başkanı Osman Gökçek’in 15 Temmuz gecesi ilk direniş meşalesini yakanlardan biri olduğuna işaret ederek kendisine ve onun şahsında Ankaralı gençlere dik duruşları ve kararlılıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGEF ile 2015’teki buluşmalarında, ‘bu gençlik tarih yazacak’ dediğini, 15 Temmuz’da bu gençliğin tarih yazdığını söyledi ve “Bu tarih, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere, ülkemizin her köşesinde, darbecilerin, darbe heveslilerinin karşısına dikilerek yazılmıştır. Milyonlarca insanın canı pahasına tarihe nakşettiği 15 Temmuz direnişi, şehitleri ve gazileriyle, milletimizin şeref sayfaları arasında müstesna bir yere sahiptir” şeklinde konuştu.

16 Temmuz sabahı gün ışımadan sadece darbecilerin değil, arkalarındaki güçlerin de, millet ve gençlikle birlikte darmadağın edildiğini, milletin her bir ferdinin o gece gösterdiği kahramanlıkla, Fatih’in torunları olduklarını bir kez daha cümle âleme ispatladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’da tankla, topla, helikopterlerden yağan mermilerle, bombayla, silahla yapamadıklarını ekonomiyle, siyasi ve sosyal kaoslarla gerçekleştirmek isteyenlere fırsat vermemek için, 16 Nisan’da oylanacak Anayasa değişikliğini hazırladık” dedi ve ekledi: “İnşallah bugün burada, ‘Gelecek İçin Evet’ programında bir araya gelen gençlerimiz, 16 Nisan’da, yine tarih yazacaklar” diye konuştu.

16 Nisan’ın gençlerin günü olduğunu, bu tarihte yapılacak halkoylamasında, ülkenin yeni yönetim sisteminin ve geleceği gençlere emanet etme kararının oylanacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oylanacak Anayasa değişikliğinin maddelerinden birinin de 18-25 yaş arasındaki milyonlarca gence seçilme hakkı tanıyacağını hatırlatarak, “Gençlerimiz, medeni kanunumuza göre 18 yaşından itibaren reşit kabul ediliyor. Yani bu gencimiz evlenebilir, iş kurabilir, yurt dışına gidebilir, askere gidip vatan hizmeti yapabilir; anne olabilir ama seçimde aday olamaz, seçilip görev yapamaz. Böyle çarpık bir mantık olabilir mi?” sözlerine yer verdi.

“DARBECİLERLE ASLANLAR GİBİ ÇARPIŞAN GENÇLERİMİZE GÜVENMEYECEĞİZ DE, KİME GÜVENECEĞİZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güvenmeyenlerin itimatsızlıklarının, gençlere değil, bizatihi kendilerine olduğunu ifade etti ve şunları söyledi: “Kendi tecrübesine, birikimine, kabiliyetine güvenen hiç kimse gençlerin seçilme hakkı elde etmesinden rahatsızlık duymaz. Büyük Türkiye’yi, güçlü Türkiye’yi inşa etmek için gençlerimize, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. 2023 hedeflerimize ulaşmak için, 2053 ve 2071 vizyonlarımızı şekillendirmek için gençlerimizle birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz. 15 Temmuz’da Ankara’da ve İstanbul’da darbecilerle aslanlar gibi çarpışan, ülkesinin ve milletinin istiklalini koruyan gençlerimize güvenmeyeceğiz de, kime güveneceğiz? Yurt içinde ve yurt dışında gösterdikleri kahramanlıklarla terör örgütlerine dünyayı dar eden asker-polis-korucu gençlerimize güvenmeyeceğiz de, kime güveneceğiz? Ankara Arena’yı dolduran şu gençlerimize güvenmeyeceğiz de, kime güveneceğiz? Yürekleri ve bilekleriyle okullarında, işyerlerinde, evlerinde, hayatın her alanında var olan gençlerimizi, siyasette ve yönetim mekanizmalarında da söz sahibi yapmakta kararlıyız. Şimdi buradan, sizlerin nezdinde tüm gençlerimize soruyorum: 16 Nisan’da istiklalinize ve istikbalinize sahip çıkmaya var mısınız? 16 Nisan’da sizlere dudak bükenleri mahcup etmeye var mısınız? 16 Nisan’da kendiniz ve ülkeniz için sorumluluk üstlenmeye var mısınız? Gençlerimiz bu heyecanla, bu sevgiyle, bu coşkuyla, bu enerjiyle sahip çıktıkları sürece, Allah’ın izniyle, kimse bu ülkeye, bu millete diz çöktüremez. Sizin gibi gençlere sahip olduğumuz için, böyle bir milletin mensubu bulunduğumuz için Allah’a ne kadar hamt etsek azdır.”

“TÜRKİYE 16 NİSAN'DA YÖNETİM SİSTEMİ KONUSUNDAKİ TERCİHİNİ BELİRLEYECEK”

Türkiye’nin, 16 Nisan’da, yönetim sistemi konusundaki tercihini belirleyeceğine, yeni sistemle, yürütme, yasama ve yargı organları arasındaki ilişkileri yeniden oluşturulacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının; milleti ve ekonomiyi güçlendirmek, terörle mücadeleyi başarıya ulaştırmak, yatırımları sürdürmek için gereken güçlü yönetim sistemine kavuşturmak olduğunu söyledi ve “Son 200 yılımız, çoğunlukla çalkantılarla, krizlerle, çekişmelerle, kavgalarla geçti. Sadece, çok partili siyasi hayata geçtiğimiz 1950’den beri yaşadığımız sıkıntılar bile, yönetim sistemimizi değiştirmemiz için tek başına yeterlidir” dedi.

1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından beri ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ dendiğini; ancak her dönemde, millete ait olan bu hâkimiyetin pek çok ortağı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek parti CHP’si döneminde, Türkiye’yi millet ve onun temsilcilerinin yönetmediği ortadadır. Gazi Mustafa Kemal ile İnönü, İnönü ile Recep Peker arasındaki iktidar çekişmelerini bilmeyen mi var? Çok partili hayata geçtikten sonra da sorun çözülmemiştir. Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasındaki çekişmeler, darbelere, muhtıralara, ekonomik krizlere kadar varan sorunlara yol açmıştır” ifadelerini kullandı.

“MİLLET SORUMLULUĞU KİME VERMİŞSE, HESABI DA ONDAN SORAR”

Konuşmasında; 12 Eylül dönemi, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer dönemlerinden örnekler vererek Cumhuriyet tarihi boyunca süregelen cumhurbaşkanları ile başbakanlar arasında yaşanan kavgalara ve çift başlılığa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yetkisi olan, ama millete karşı sorumluluğu olmayan güçleri Meclisin ve siyasetin iradesine ortak ettiğinizde böyle krizler kaçınılmazdır. Millet sorumluluğu kime vermişse, hesabı da ondan sorar. İşte bu anlayışla yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık görevlerini birleştiriyor, milletin karşısına tek bir muhatap çıkartıyoruz. Bu ülkede artık cumhurbaşkanıyla başbakanlık kavga etti diye millet bedel ödemek zorunda kalmasın istiyoruz. Bu ülkede artık atanmışların değil, sadece doğrudan milletin yetki verdiği makamın sözü geçsin istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“27 NİSAN BİLDİRİSİNDE OLDUĞU GİBİ ASKERİN NE TEZGÂHLAR ÇEVİRDİĞİNİ UNUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2007 yılında bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için, cumhurbaşkanının, yargısının, medyasının, 27 Nisan bildirisinde olduğu gibi askerinin ne tezgâhlar çevirdiğini unutmadık. Bu oyunlar başarılı olamayınca, bu defa partimizi kapatma davasıyla nasıl üzerimize geldiklerini unutmadık. O da olmayınca Gezi olaylarından 17-25 Aralık’a, çukur eylemlerinden 15 Temmuz’a kadar başvurmadık rezillik bırakmadıklarını unutmadık. 7 Haziran seçimlerinde hiçbir parti tek başına iktidar olacak çoğunluğu sağlamayınca, tıpkı 1970’lerde, tıpkı 1990’larda olduğu gibi boylarına bakmadan ülkeyi ve siyaseti dizayn etmeye kalkanları unutmadık. Türkiye bir daha böyle sıkıntılara duçar olmasın, böyle acılar yaşamasın, böyle kayıplara maruz kalmasın diye yönetim sistemini değiştiriyoruz. Biz bugüne kadar kendi yapamadıklarımız için değil, ülkemize yaptırılamayanlar için yönetim sistemini değiştiriyoruz. Siyaseti milletin taleplerinin, beklentilerinin, ihtiyaçlarının karşılandığı bir mecra olmaktan çıkartanların önünü kesmek için yönetim sistemini değiştiriyoruz. Meclisi hükûmet icraatlarını tıkama vasıtası hâline getirmek isteyenlere meydanı bırakmamak için yönetim sistemini değiştiriyoruz. Ana muhalefetin başındaki zat diyor ki, ‘hayır oyunun hiçbir vebali yok.’ Bunlar hayatları boyunca hiçbir konuda sorumluluk almadılar ki anayasa değişikliği için alsınlar.”

“CHP LİDERİ KARŞI ÇIKTIĞI SİSTEMİN NE GETİRDİĞİNİ DAHİ BİLMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir radyoya verdiği mülakatta; yeni yönetim sisteminde cumhurbaşkanı ile başbakanın ayrı partilerden olduğu takdirde kavga çıkacağı ve bu gerçeğin millete anlatılmadığı yönündeki demeçlerinin ses kayıtlarını dinletti ve şu değerlendirmelere yer verdi: “Şimdi kardeşlerim, bakın bu zat ana muhalefet partisinin genel başkanı, dersini hiç çalışmamış. Hayatı bunun hep böyle geçmiş. İşte siz kendi kulaklarınızla duydunuz, ‘hayır’ın gerekçesini anlatırken ne diyor ana muhalefetin başındaki zat? Cumhurbaşkanı başka bir partinin, başbakan başka bir partinin genel başkanı olunca asıl kavga orada çıkacak diyor. Yahu burada artık başbakan olmayacak, sadece başbakan değil cumhurbaşkanı olacak. Başkası yok, burada başbakan yok, o iş kapanıyor artık. Bunu dahi öğrenememiş. Bu zata 5 tane koyun verin, 5 tane keçi verin, kaybeder gelir. Kendi yalanlarına esir olanların hezeyanları işte böyle gelir ayaklarına dolanır. Bilmiyor, yahu insan şu 18 maddeyi bir okumaz mı? Ben buradaki gençlerime bunu sorayım, ona ders verir ders. Karşı çıktığı sistemin ne getirdiğini dahi bilmiyor. Onun bu dedikleri eski sistemde oluyordu. Cumhurbaşkanı partili olmasa da başka bir zihniyetten, başbakan başka bir zihniyetten olduğunda kıyamet kopuyordu, biz işte böyle sıkıntılar yaşanmasın diye Cumhurbaşkanlığıyla Başbakanlığı birleştiriyoruz; anladın mı Sayın Kılıçdaroğlu? Artık sen bu sıkıntıları yaşamayacaksın, cumhurbaşkanıyla başbakanlık birleşiyor, sadece cumhurbaşkanı oluyor; olay bu.”

“GÜVENOYU BİZZAT MİLLET TARAFINDAN VERİLECEK”

Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Meclis seçiminin aynı zamanda, biri seçim kararı aldığında her iki kurumun da seçime gideceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde hükûmeti ve Meclisi çalıştırmamak için kullanılan gensoru uygulamasının olmayacağını, güvenoyunun bizzat millet tarafından verileceğini aktardı. Bunların dışında Meclisin anayasa değişiklikleri, kanunlar, kanun değişiklikleri, uluslararası anlaşmaların onaylanması, soru önergeleri, soruşturma, araştırma komisyonları ve diğer tüm görevlerin aynen süreceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun söylediklerinin tamamı yalan. Tabi Meclisi çalıştırmamayı iş yapmak olarak gören bu zihniyete bunları anlatmaktan gerçekten çok zor... Anlamayınca da işte böyle saçmalıyor” sözlerine yer verdi.

CHP liderinin, “Yönetimi bir kişiye teslim ederseniz ve bir güç çıkar onu kandırırsa, devleti 12 saatte ele geçirir” sözlerine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ifadeyi, ‘halktan yetki almadan devleti yönetmeye çalışanların feveranı’ olarak değerlendirdi ve “Böyle bir kafaya ne darbeleri, ne vesayeti, ne bürokrasinin millete neler çektirdiğini anlatmak mümkün olmuyor. Ülkemiz, borsa inmiş-çıkmış, döviz kuru dalgalanmış, ihracat yükselmiş-düşmüş, istidam artmış-eksilmiş umurunda olmayan bir siyaset anlayışının zulmünden kurtulsun diye cumhurbaşkanlığı sistemini getiriyoruz” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNİ SAHİPLENECEKTİR”

Seçimde sandığı bulup oy kullanmayı beceremeyenlerin 80 milyonun yarısından fazlasının desteğini alabilmesinin hayal olduğunu belirterek, söz konusu çevrenin cumhurbaşkanlığı sisteminden değil milletten korktuğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz kendisi için, çocukları için, geleceği için, güvenliği ve refahı için neyin doğru olduğunu bilir. Bize düşen, hakikatleri anlatmaktır. 16 Nisan’da söz de karar da mühür de milletimizdedir. İnanıyorum ki, milletimiz tarihî bir oranla evet diyerek ülkemizi geleceğe taşıyacak cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Varsın ‘hayır’ı savunanlar saçmalayıp dursunlar, biz kafalardaki tüm sorulara berrak cevaplar vererek ‘evet’imizi anlatacağız. ‘Yeni sistem terörü mü çözecek?’ diyenlere cevaben; evet, yeni sistem terör örgütlerinin kabusu olacaktır diyeceğiz. ‘Yeni sistem işsizliği mi azaltacak?’ diyenlere cevaben; evet, yeni sistem sağlayacağı istikrarla ekonominin güçlenmesini sağlayacak adımların atılmasını kolaylaştıracaktır diyeceğiz. ‘Yeni sistem eğitim sistemini, sağlık sistemini daha güçlü hâle mi getirecek?’ diyenlere cevaben; evet, yeni sistem eğitimde, sağlıkta kalitenin artmasını sağlayacak adımların atılmasını hızlandıracaktır diyeceğiz. ‘Yeni sistem demokrasiyi daha güçlü hâle mi getirecektir?’ diyenlere cevaben; evet, yeni sistem doğrudan milletin iktidarını temin ederek demokrasiyi güçlendirecektir diyeceğiz.”

Anayasa değişikliği ile ilgili TBMM’deki çalışmaları ve halkoylamasına götürülmesi konusundaki kararlılıkları dolayısıyla AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’deki bu dayanışmanın millî ve yerli bir nitelik taşıdığını ve meydanlarda da böyle devam etmesi gerektiğini söyledi. Tüm siyasi partilere gönül veren vatandaşlara, el ele vererek, oyuna gelmeden ve dayanışma içinde 16 Nisan’da milletin zaferini birlikte ilan etmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin bir olalım, beraber olalım, iri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım” çağrısında bulundu.

“MİLLETİMİZİN DESTEĞİ ARKAMIZDA OLDUĞU SÜRECE HİÇBİR ENGEL BİZİ DURDURAMAZ”

Salondaki gençlere hitaben, “Arkamızda olduğunuz sürece, milletimizin desteği arkamızda olduğu sürece hiçbir engel bizi durduramaz” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi Suriye’de istemeyenlere inat oradaki kardeşlerimizle daha çok birlik olacak, daha büyük bir alanda varlık göstereceğiz. Türkiye’yi Irak’ta istemeyenlere inat Şii-Sünni demeden, Türkmen, Arap, Kürt demeden oradaki tüm kardeşlerimizle dayanışma içinde geleceğe yürümeyi sürdüreceğiz. Türkiye’yi Avrupa’da istemeyenlere inat, Almanya’da, Fransa’da, Hollanda’da, Avusturya’da, Belçika’da, istesinler-istemesinler Türkiye’yi şu anda Avrupa’daki tüm kardeşlerim dinliyor, bu toplantı oradan izleniyor, şu anda bizi dinliyorlar. Biz oralardaki kardeşlerimizle gönül diliyle konuşuyoruz zaten, sıkıntımız yok” görüşlerine yer verdi.

Konuşmasının sonunda gençleri gelecek için 16 Nisan’da bir kez daha tarih yazmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, bu toplantıyı düzenleyerek kendisini gençlerle buluşturan Türkiye Gençlik Kulübü Federasyonuna tekrar teşekkür ederek tamamladı.

Emine Erdoğan: “Dünyanın Bütün Kadınları Huzurlu Bir Yaşam ve Aydınlık Geleceği Hak Ediyor”...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Türkiye’de görev yapan yabancı kadın misyon ve misyon eşlerine verdiği yemekte konuşan Emine Erdoğan, “Kadınların gücüne inanıyorum. Dünyayı değiştirme azmine hayranlık duyuyorum. Bu azmin ve gücün, dünyanın geleceği adına büyük bir potansiyel olduğuna inanıyorum” dedi.

Emine Erdoğan, Türkiye’de görev yapan yabancı kadın misyon ve misyon eşlerine 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir yemek verdi.

Yemekte yaptığı konuşmasına, misafirlerine hitaben “Kendinizi evinizde hmenizi, bu coğrafya üzerinde güzel hatıralar biriktirmenizi diliyorum” ifadeleriyle başlayan Emine Erdoğan, katılımcıların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik etti.

“AYRIM YAPMADAN ÜÇ MİLYON MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ”

Türkiye’nin çok farklı kültürlerin karşılaşma noktası olduğunu ve bu topraklarda farklılıkların ötekileştirme sebebi değil, zenginlik kaynağı olarak görüldüğünü belirten Emine Erdoğan, “Din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın, bizim için herkes, insan olmanın getirdiği yüksek bir değerin muhatabıdır. Çünkü medeniyet anlayışımız bunu gerektirir. Devlet politikamız da, bu anlayış üzerine inşa edilir, insani ilişkilerimiz de bu kavrayışla şekillenir. Türkiye’nin dünya ile kurduğu ilişkinin temelinde de bu yaklaşım vardır” diye konuştu.

“Doğusuyla, batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle tüm medeniyetler bizim için saygıyı hak eder, ilişki kurmaya değer” diyen Emine Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Dünyaya vadettiğimiz şey sevgidir, saygıdır, merhamet ve adalettir. Yaşadığımız çağın sorunlarına, bu derin birikimden reçeteler üretiriz. Mazlumun yanında olur, adaletsizliğin karşısında durur, mağdur halkların sözcülüğünü yaparız. Ülkemizde misafir ettiğimiz mülteciler de bu yaklaşımın bir sonucudur. Dini ve etnik ayrım yapmadan, Irak ve Suriye’de savaşın mağduru olmuş üç milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz.”

Emine Erdoğan, dünyanın bütün çocuklarının ve bütün kadınlarının huzurlu bir yaşamı, aydınlık bir geleceği hak ettiğini vurguladı. Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle gerçekleştirdikleri bu buluşmanın, tüm dünya kadınları için güzelliklere ilham olmasını dileyen Emine Erdoğan konuşmasında, “Kadınların gücüne inanıyorum. Dünyayı değiştirme azmine hayranlık duyuyorum. Bu azmin ve gücün, dünyanın geleceği adına büyük bir potansiyel olduğuna inanıyorum” sözlerine yer verdi.

“ULAŞMAK İSTEDİĞİMİZ TEMEL HEDEF, MİLLET İRADESİNİ HÂKİM KILMAKTIR”

Emine Erdoğan: “Dünyanın Bütün Kadınları Huzurlu Bir Yaşam ve Aydınlık Geleceği Hak Ediyor”

Emine Erdoğan, Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kadınların oynadığı rolün, dünya demokrasi tarihine geçecek nitelikte olduğuna dikkat çekti ve Boğaziçi Köprüsü’nde tankların karşısına kararlılıkla dikilen Safiye Bayat’ı örnek göstererek, “Ağır silahlarla donatılmış bir tankın karşısında, bunu ona yaptıran, demirden daha güçlü bir yürekti. Vatanına olan aşktı. Demokrasiye olan inançtı” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin tarihî bir dönemeçten geçtiğine işaret eden Emine Erdoğan, şunları söyledi: “15 Temmuz darbe girişiminde çok net biçimde gördüğümüz vesayetlerin tamamen ortadan kaldırılması ve sivil bir anayasa için 16 Nisan’da referanduma giderek, ülkemizin demokratik geleceğine oy vereceğiz. Tüm dünyada sistemik değişimlerin yaşandığı bir zamanda Türkiye de kendi hikâyesini yazma gayretindedir. Ulaşmak istediğimiz temel hedef, kurumlarımızı vesayet kalıntılarından temizleyerek, milletimizin iradesini tam anlamıyla hâkim kılmaktır. Böylece, gerçek demokrasiyi inşa etmektir. Bu süreçte en büyük desteğimiz, önyargısız ve temiz yürekleriyle, demokrasiye gerçekten inananların dostluğudur. Güzel niyetlerin, samimi gayretlerin dünyaya dalga dalga yayılacağına inanıyorum. Yeter ki biz, onların neferleri olalım.”

Konuşmasının sonunda misafirlerine, davetine icabetleri dolayısıyla teşekkür eden Emine Erdoğan sözlerini, “Kadınların dostluğu, insanların kardeşliği adına, güzel bir gelecek diliyorum” diyerek tamamladı.

Yemeğin ardından arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ‘Çengnâme’ adlı bir dinleti sundu. Unutulmaya yüz tutmuş çengin yeniden Türk müziğine kazandırılması için uluslararası nitelikteki çalışmalarıyla bilinen Pancaroğlu’nun dinletisi, misafirler tarafından beğeniyle izlendi.

Emine Erdoğan: “Sivil Toplumu Güçlü Bir Ülkenin Demokrasisi de Güçlüdür”...

Emine Erdoğan: “Sivil Toplumu Güçlü Bir Ülkenin Demokrasisi de Güçlüdür”

Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen ‘İz Bırakan Kadınlar Zirvesi’nde konuşan Emine Erdoğan, “Türkiye’de özellikle sivil toplum alanında kadınlarımız hatırı sayılır bir sermayeye sahip. Yaşam tarzı kısıtlamalarının kalkması, başörtüsü mücadelesinin kazanılmasında, sivil toplum çatısı altında sabırla yürütülen dayanışma, tarihimizde önemli bir yer tutuyor” dedi.


Emine Erdoğan, tarihî Adile Sultan Sarayı’nda, Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen ‘İz Bırakan Kadınlar Zirvesi’ne katıldı. Zirvede; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul Milletvekili Serap Yaşar, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in yanı sıra, sanatçılar, iş kadınları ve sivil toplum temsilcileri de hazır bulundu. Yurt dışından gelen kadın politikacı ve aktivistlerin yanı sıra 15 Temmuz gazilerinin de katılımcı olduğu zirvede, Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

“İSTİKLAL MÜCADELESİNDE KADINLARIN ÖNEMLİ BİR YERİ VAR”

Emine Erdoğan, yaşadığı zamana mührünü vuran güçlü kadınların katılımıyla gerçekleşen zirvenin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hem kadın sorunlarını konuşmaya, hem de lider kadınların cesaret ve örnekliğini toplumun dikkatine sunmaya vesile olacağını dile getirdi. Emine Erdoğan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana, Türkiye’de verilen istiklal mücadelesinde kadınların çok önemli bir yeri olduğunu söyledi.

Gerek vatan savunmasında, gerek kadın ve erkeğin birlikte var olabildiği adil bir düzen mücadelesinde, kadınların büyük bir emeğinin olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Türkiye’de özellikle sivil toplum alanında kadınlarımız hatırı sayılır bir sermayeye sahip. Yaşam tarzı kısıtlamalarının kalkması, başörtüsü mücadelesinin kazanılmasında, sivil toplum çatısı altında sabırla yürütülen dayanışma, tarihimizde önemli bir yer tutuyor. Sivil toplumu güçlü bir ülkenin, demokrasisi de güçlüdür” diye konuştu.

“15 TEMMUZ, KÜRESEL ÖLÇEKTE BENZERİ AZ GÖRÜLMÜŞ BİR SİVİL DİRENİŞ ÖRNEĞİ”

Türkiye’de kadınların vesayetlerle mücadelede önemli bir yerinin olduğuna dikkat çeken Emine Erdoğan, Türkiye’nin içinden geçtiği tarihî dönemeçlere atıfta bulunarak, “15 Temmuz, meşru iktidarların gayrimeşru darbelerle kesintiye uğradığı, darbeler tarihi açısından bir milattı. İlk kez, vesayetlere karşı millî irade kazandı. Aslında 15 Temmuz küresel ölçekte de, benzeri az görülmüş bir sivil direniş örneğidir, bir demokrasi zaferidir. Yine 16 Nisan’da, bir başka milata hazırlanıyoruz. Milletimizin yüksek iradesiyle, 1980 darbe anayasası yerine, sivil bir anayasa ile darbeler tarihini kapatacağız inşallah” dedi.

Ulusal ve uluslararası düzlemde kadınların çok büyük sınamalarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, bu sorunlarla mücadelede kadın dayanışmasının önemine değindi. Emine Erdoğan konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yürüttükleri ‘Kadına şiddet insanlığa ihanettir’ kampanyasını hatırlatarak şiddete karşı yürüttüğü mücadeleyi anımsattı.

“TÜRKİYE, BARIŞ DOLU BİR GELECEK İÇİN GAYRETİNİ SÜRDÜRÜYOR”

Konuşmasının sonunda Amerika’daki özgürlük mücadelesinin sembol ismi, Malcolm X’in “Gelecek, bugünden ona hazırlananlara aittir” sözünü hatırlatan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz de, geleceğe talip insanlar olarak, gayretle hazırlıklarımızı yapacağız. Türkiye, genç nüfusuyla, tarihî ve jeopolitik gücüyle, dünyadaki mazlumlara ve mağdurlara insani yaklaşımıyla, daha adil, müreffeh, barış dolu bir geleceği inşa etmek için, gayretlerini sürdürüyor, sürdürecek.”

Emine Erdoğan’ın konuşmasının ardından zirve; Yemenli aktivist Tevekkul Karman, Brüksel milletvekili Mahinur Özdemir, Suriyeli mülteci Fatma El-Abed, Hollanda’dan Avukat Famile Arslan, Otizmlilere yönelik çalışmalarıyla tanınan Birsen Başar, Pakistan İslami Şûrası üyesi Samia Raheel Qazi, 15 Temmuz gazileri Safiye Bayat ve Ayla Kasarcı’nın konuşmalarıyla devam etti.

Emine Erdoğan: “Eğitimli Kadın Toplumun Işığıdır”...

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Bu Toprağın Kadınları Millî Tarım Ruhu ile Buluşuyor’ etkinliğine katılan Emine Erdoğan, kadınların üretim ve toplumsal ilişkilerdeki rolüne dikkat çekerek “Eğitimli kadın toplumun ışığıdır. Bir kadının eğitimi, ailenin, yani toplumun eğitimi demektir. Anaların sevgi dolu yüreği, toprağın verimini artıracak, bereketlendirecektir” dedi.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Anadolu’nun dört bir yanından gelen 3 bin 500 çiftçi kadının iştirakiyle gerçekleşen ‘Bu Toprağın Kadınları Millî Tarım Ruhu ile Buluşuyor’ programında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, milletvekilleri, bakan eşleri ile Ankara il protokolü de hazır bulundu. ATO Congresium’da gerçekleşen programda Emine Erdoğan bir konuşma yaptı.

Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak konuşmasına başlayan Emine Erdoğan, “Böyle günlerin, karşı karşıya kaldığımız sorunların konuşulmasına, yeni hedefler konarak, yol haritalarının çizilmesine vesile olduğuna inanıyorum. Umarım ki, bugün, mağdur ve mazlum coğrafyalar başta olmak üzere, dünyanın tüm kadınlarına huzur, başarı ve mutluluk getirir” dedi.

TOPRAĞINI VE SUYUNU İYİ KULLANAN ÜLKELER GELECEĞİN DE SAHİBİDİR”

Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın pek çok doğal güzelliği kapsadığına işaret ederek, “Bu coğrafyanın kıymetini bilmek, hakkını vermek hepimiz için sorumluluktur. Bunu da ancak millî politikalarla gerçekleştirebiliriz” diyen Emine Erdoğan, toprağını ve suyunu iyi kullanan ülkelerin geleceğin de sahibi olduğunu vurguladı.

Emine Erdoğan: “Eğitimli Kadın Toplumun Işığıdır”

Millî tarım projesinin, geleceğin projesi olduğunu belirten Emine Erdoğan konuşmasında, ithalata dayalı tarım ve hayvancılık anlayışının ortadan kaldırılması, arazi bölünmelerinin önlenmesi, havza bazlı üretim yapılması, çiftçiye gübre ve mazot desteğinin yanı sıra eğitimin de verilmesi gerektiğini söyledi.

Toprağa sadece tohum değil, birikim ve bilinç de ekildiğinin altını çizen Emine Erdoğan, kadınların üretim ve toplumsal ilişkilerdeki rolüne dikkat çekerek, “Eğitimli kadın, toplumun ışığıdır. Bir kadının eğitimi, ailenin, yani toplumun eğitimi demektir. Anaların sevgi dolu yüreği, toprağın verimini artıracak, bereketlendirecektir” dedi.

“ENDEMİK BİTKİ ZENGİNLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Emine Erdoğan, Anadolu topraklarının aynı zamanda şifa kaynağı olduğunu ifade ederek, “Dünya, tıbbi bitkilerin değerini anlamış, bu alana büyük yatırımlar yapmaktadır. Üstelik Türkiye’deki bitki zenginliğini de fark ederek, şifa kaynaklarımızı ithal etme çabası içindedir. Bize düşen, bu topraklarda yetişen endemik bitki zenginliğine sahip çıkmak, onu nasıl kullanacağımızı öğrenmektir” sözlerine yer verdi.

Gelenekten gelen bu kadim şifa reçetelerini modern tıbbın da kabul ettiğini sözlerine ekleyen Emine Erdoğan, bu işin merdiven altından çıkarılıp bilimsel bir zemine kavuşturulmasının gereğine vurgu yaptı ve bitkilerin doğru usullerle toplanması, kurutulması ve saklanması konularında kadın çiftçilerin hassasiyet göstermesinin önemine değindi.

“Ben kadınlarımıza güveniyor, onların ferasetine ve basiretine, yol göstericiliğine ama en önemlisi kocaman yüreklerine inanıyorum” ifadelerine yer veren Emine Erdoğan konuşmasını, çiftçi kadınların bu topraklara, bu vatana göstereceği vefaya inandığını dile getirerek ve onların alın terleri ile emeklerinin makbul olması temennisinde bulunarak tamamladı.

Anadolu’nun çeşitli yörelerinden derlenen halk oyunlarının da icra edildiği programda, 9 yatırımcı çiftçi kadına plaketleri takdim edildi.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğan;, 16, Nisan’da, Söz, de, Karar, da, Mühür, de, Milletimizdedir,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
3
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
4
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
5
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
6
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
7
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
8
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
9
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
10
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
11
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
12
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
13
Göztepe
18
22
4
3
5
12
14
Göztepe
18
22
4
3
5
12
15
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
16
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
17
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
18
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
19
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
20
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
21
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
22
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
23
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
24
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
25
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
26
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
27
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
28
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
29
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
30
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
31
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
32
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
33
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
34
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
35
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
36
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv