Haber Detayı
19 Mart 2017 - Pazar 21:11
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Dayanışma Ruhunun Olduğu Bir Millet Yıkılamaz
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerimizin, gazilerimizin mesleklerine baktığımızda, önemli bir bölümünü esnaf ve sanatkarlarımızın oluşturduğunu görüyoruz. Sizler ülkenize sahip çıktığınız sürece, Allah’ın izniyle bu devlete, bu millete kimse diz çöktüremez, kimse el aman dedirtemez. Dayanışma ruhunun olduğu bir millet yıkılamaz. Rabbim tüm milletimizden ve sizlerden razı olsun” dedi.
 
 
Yaşam Haberi


Erdoğan“Dayanışma Ruhunun Olduğu Bir Millet Yıkılamaz”...

İstanbul’da gerçekleşen Türkiye Esnaf Buluşması’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin geçmişte yaşadığı sorunların temelinde kaos vardır, kavga vardır, güvensizlik vardır. Buna karşılık biz Türkiye’yi son 14 yılda 3 kat büyüttük. İstikrar ve güven ortamını tesis edip koruyarak bu başarıyı yakaladık. Fakat ne yaparsak yapalım, sistem sorunlu olunca, mesele bir yere geliyor ve orada tıkanıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, esnaf ve sanatkârların oluşturdukları oda, birlik, federasyon ve konfederasyonların temsilcileriyle İstanbul’da bir araya geldi. Bağcılar Spor Kompleksinde, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin ev sahipliğinde “Türkiye Esnaf Buluşması” adı altında gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan esnaf ve sanatkâr temsilcilerine hitaben bir konuşma yaptı.


Buluşmayı gerçekleştiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci’ye ve esnaf teşkilatlarının yöneticilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkârları toplumun omurgası olarak gördüğünü söyledi ve “İster tek kat olsun, ister 100 kat, tüm binalar bir orta direkten aldığı güçle ayakta durur, bizim milletimizin orta direği de esnaf ve sanatkarlarımızdır. Sizler ne kadar güçlüyseniz ülkemiz o kadar güçlüdür. Sizler ne kadar müreffehseniz milletimiz de o kadar müreffehtir. Sizler ne kadar huzurluysanız, halkımız da o kadar huzurludur” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN BAŞI NE ZAMAN DERDE GİRSE, ESNAF VE SANATKÂRLAR HEMEN GÖREVE KOŞAR”

Geçmişte hem ücretli olarak çalışmış, hem kendi işini yapmış biri olarak, esnaf ve sanatkârların orta direk olarak Türkiye’ye ve millete nasıl katkılar verdiğini iyi bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkârın bu ülkenin herhangi bir parçası değil, kurucu unsuru olduğunu belirtti ve şunları ekledi: “Anadolu’yu her biri birer alp olan, her biri birer eren olan ve her biri birer sanatkar olan ecdadımızın rehberliğinde kendimize yurt haline getirdik. Bilek gücüyle alın terinin sentezi olan bu fetih yöntemiyle Avrupa’nın ortalarına kadar gittik. Gittiğimiz her yerde sadece eserler bıraktık, seda hoş sedalar bıraktık. Bugün gidin Balkanlar’a, gidin Kuzey Afrika’ya, ayak bastığınız her yerde ne derler biliyor musunuz? Vefalı Türk geldi derler. İşte bu güzel hatırların altında hep alperenlerimizin, yani esnaf ve sanatkârlarımızın imzası vardır.”

Bugün de Türkiye’nin başı ne zaman derde girse, esnaf ve sanatkarların hemen göreve koştuğuna, 15 Temmuz gecesi darbeciler uçaklarıyla, helikopterleriyle saldırıya geçtikleri anda, ilk harekete geçenlerin esnaf ve sanatkarlar olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerimizin, gazilerimizin mesleklerine baktığımızda, önemli bir bölümünü esnaf ve sanatkarlarımızın oluşturduğunu görüyoruz. Sizler ülkenize sahip çıktığınız sürece, Allah’ın izniyle bu devlete, bu millete kimse diz çöktüremez, kimse el aman dedirtemez. Dayanışma ruhunun olduğu bir millet yıkılamaz. Rabbim tüm milletimizden ve sizlerden razı olsun” dedi.

“ESNAF VE SANATKÂRLARIMIZIN ÜLKEMİZ İÇİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk kültüründe ahlakın, disiplinin, dayanışmanın yapı taşı olan esnafın; kendi kar ve zararıyla birlikte, sokağının, mahallesinin, şehrinin, ülkesinin ve milletinin kâr ve zararını da hesap ettiğini, ülkesinin ve milletinin kârını, kendi kârının üzerinde gördüğünü vurguladı ve sözlerinin devamında şunları söyledi: “Biz esnaf ve sanatkârlarımızın ülkemiz için ne kadar önemli olduğunun farkındayız, çalışmalarımızı da buna göre yürütüyoruz. Esnaf ve sanatkarlarımızın acımasız rekabete ve piyasa şartlarına karşı mutlaka korunması gerektiğine inanıyoruz. Biz istiyoruz ki, esnafımızı büyütüp tüccar yapalım. Biz istiyoruz ki, tüccarımızı büyütüp sanayici yapalım. Biz istiyoruz ki, sanayicimizi büyütüp ihracatçı yapalım. Biz istiyoruz ki, ihracatçımızı büyütüp dünya devleri arasına sokalım. İşte bunun için büyümek isteyen, daha çok çalışmak, daha çok üretmek, daha çok istihdam etmek isteyen her esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, iş adamımızın yanındayız.”

Son dönemde de esnaf ve sanatkârlar için pek çok desteğin hayata geçirildiğine, kurulan Esnaf Ahilik Sandığı sayesinde, zor duruma düşen esnafın işini bıraktığında tıpkı işçilerde olduğu gibi belirli bir süre işsizlik maaşı alabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sicil affıyla borçlarını ödeme konusunda samimi gayret gösteren esnafın geçmişteki olumsuz kayıtlarının devre dışı kalmasının sağlandığını, genç girişimcilere 3 vergilendirme dönemi boyunca 75 bin lira kazanç istisnası getirildiğini, emekli olduktan sonra esnaflık yapmaya devam eden emeklinin aylığından kesilen sosyal güvenlik destek priminin tamamen kaldırıldığını hatırlattı.

“TÜRKİYE, TÜM MESELELERİN ÜSTESİNDEN GELECEK DİRAYETE SAHİP”

Terör olaylarından ve doğal afetlerden etkilenen esnaf ve sanatkârlara kredi borçlarını erteleme ve 100 bin lira KOSGEB desteğinden yararlanma, küçük işletmelere 50 bin liraya kadar 12 ay ödemesiz, 36 ay vadeli faizsiz kredi gibi imkanların yanı sıra sağlanan imkan ve bu yönde devletin attığı adımlardan örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan tüm esnaflarımıza, sanatkârlarımıza, tüccarlarımıza, iş adamlarımıza, sanayicilerimize sesleniyorum; Türkiye’de çarkların dönmeye başlamasını sağlayacak olan sizlersiniz. Şayet siz harekete geçmezseniz, siz ülkenize güvenmezseniz, siz devletinizin arkasında durmazsanız, hangi destek verilirse verilsin istediğimiz neticeye ulaşamayız” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin tüm meselelerin üzerinden gelecek dirayete ve imkana sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkarlara, “İş dünyamız lütfen dedikodulara, güncel tartışmalara aldırmasın. Devletin verdiği teşvikleri alın, işiniz yoksa işinizi kurun, varsa geliştirin, büyütün. Göreceksiniz ki, siz yürüdükçe devletiniz de sizin önünüzü açmaya devam edecektir.” sözleriyle seslendi.

“TÜRKİYE’NİN GEÇMİŞTE YAŞADIĞI SORUNLARIN TEMELİNDE KAOS VE KAVGA VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin geçmişte yaşadığı sorunların temelinde kaos vardır, kavga vardır, güvensizlik vardır. Buna karşılık biz Türkiye’yi son 14 yılda 3 kat büyüttük. İstikrar ve güven ortamını tesis edip koruyarak bu başarıyı yakaladık. Fakat ne yaparsak yapalım, sistem sorunlu olunca, mesela bir yere geliyor orada tıkanıyor. 7 Haziran seçimleri sonrasında yaşadığımız belirsizlik dönemini hatırlıyorsunuz değil mi? Koalisyon ihtimali ortaya çıkınca bir anda terör örgütlerinden dış güçlere kadar herkesin nasıl ellerini ovuşturmaya başladığını unutmadınız değil mi? Diyarbakır’da bir anda 53 tane kardeşimizin nasıl öldürüldüğünü unutmadınız değil mi? Öldüren Kürt, öldürülen de Kürt’tü, unutmadınız değil mi? Çünkü bunlar benim Kürt kardeşlerimi istismar ediyorlardı ve ortaklıklarda sadece istismarla dolaşıyorlardı. Cumhurbaşkanı olarak inisiyatif alıp ülkemizi bu belirsizlik ortamından çıkartacak adımları atmamış olsaydık, bugün belki de yeniden 1990’lı yıllara geri dönüştük. 1990’lar esnaflarımızın belki de tarihimizde ilk defa ekonomik sıkıntıları sebebiyle sokaklara dökülüp gösteri yaptığı yıllardı. Dönemin Başbakanının önüne yazarkasa fırlatmaya kadar varan bu sıkıntıları esnaflarımıza tekrar yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. İste bunun için, istikrarı ve güveni şahıslara bağlı olmaktan çıkartıp, sistemin ruhuna yerleştirmek üzere yönetim sistemimizi değiştirme kararı aldık. Uzun zamandır düşündüğümüz, dile getirdiğimiz, hazırlığını yaptığımız bu sistemin ne kadar gerekli olduğunu 15 Temmuz gecesi bir kez daha gördük.”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) desteğiyle Türkiye’yi darbelerin, krizlerin, kaosların sebebi olan yönetim sisteminden kurtarıp istikrarın ve güvenin garantisi olacak yeni yönetim sistemine kavuşturma üzere harekete geçtiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’te AK Parti’nin ve MHP’nin üzerine düşeni yaptığını söyledi ve her iki partinin genel başkanlarına teşekkür etti.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE CUMHURİYETİMİZ DAHA DA GÜÇLENİYOR”

Sıranın şimdi millette olduğunu sözlerine ekleyerek, esnaf ve sanatkârlardan 16 Nisanda yapılacak halkoylamasında ‘büyük, güçlü, istikrarlı ve müreffeh Türkiye için’ ‘evet’ demelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih boyunca kurucu vasfıyla tebarüz eden esnafımız ve sanatkârımız bu işe sahip çıkıyorsa, halkoylaması tamam demektir” diye ekledi.

Konuşmasında halkoylamasına götürülen anaya değişiklikleri ile ilgili her türlü görüşe, her türlü tercihe saygılı olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin gerçeği yansıtmayan yorumları ile ilgili “konuştuklarının tamamı yalan, tamamı yanlış, tamamı iftira, destek yeridir” değerlendirmesini yaptı ve konuşmasına şöyle devam etti: “Diyorlar ki, ‘rejim değişecek, rejim tehlikede.’ Yalan, rejim filan değişmiyor, yeni yönetim sisteminde değişikliğe gidiliyor, Cumhuriyetimiz daha da güçleniyor. Diyorlar ki, ‘Meclis kapatılıyor, Meclis işlevsiz hale getiriliyor.’ Meclisin falan kapatıldığı falan yok, o da yalan. Bir defa cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi yok, yalan. Tam aksine, cumhurbaşkanı ne yaparsa Meclisiyle beraber yapar. Cumhurbaşkanının kanun çıkarma yetkisi bile yok, sadece bütçe. Kanunu kim çıkartır? Milletvekilleri çıkartır, bunun da bilinmesi lazım, yalana gerek yok. Tam tersine, Meclis asli işi olan kanun çıkarma konusunda daha yetkili hale geliyor, yeni denetim imkanlarıyla da güçlendiriliyor. Kardeşlerim, diyorlar ki, ‘cumhurbaşkanı kararnamelerle muhtarlıkları da kapatır’; yalan. ‘Belediyeleri kapatır’; yalan. ‘İstediğini alır, istediğini atar’; yalan. ‘Hatta Meclisi de fesheder’; o da yalan. Çünkü bunlar kuyruklu yalanlarla yaşıyorlar, bu Ana Muhalefetin zihniyeti budur. Biz size yalan söyleyemeyiz, biz olması gereken neyse onu söyleriz.” 

“TEK MİLLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN VE TEK DEVLET İÇİN 16 NİSAN’DA EVET DİYECEĞİZ”

“Dayanışma Ruhunun Olduğu Bir Millet Yıkılamaz”

Türkiye bir hukuk devleti olduğunun, cumhurbaşkanının da esnafın da yaptığı her işin önce Anayasaya, sonra yasalara, sonra da diğer düzenlemelere uygun olması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanının ülkeyi yönetirken alacağı tüm kararlarda önce Anayasaya, sonra kanunlara bakacağını, eğer bir boşluk varsa o zaman kararname çıkaracağını sözlerine ekledi.

Konuşmasının sonunda ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ için 16 Nisan’da ‘evet’ deneceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini 16 Nisan halkoylamasının Türkiye için aydınlık yarınlara vesile olması temennisiyle tamamladı.

“Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Millî Birliğimizin Teminatıdır”

“Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Millî Birliğimizin Teminatıdır”

İlim Yayma Vakfı genel kurulunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde Avrupa’da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, “Ülkemizle, milletimizle, hatta tüm Müslümanlarla ilgili yıllardır içlerinde biriktirdikleri kini, nefreti, hıncı her gün televizyon ekranlarından, gazete manşetlerinden adeta kusuyorlar. 16 Nisan’da sadece Türkiye’nin yönetim sisteminin değil, yıllardır istismar ettikleri, istedikleri gibi kullandıkları bir düzenin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu çok iyi biliyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı’nın genel kurul toplantısına katıldı. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programda Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan genel kurulda bir konuşma yaptı.


Vakfın 46. genel kurulunun hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin başında Adıyaman Samsat’ta aralıklı olarak yaşanan depremlere işaret ederek, ilçe halkına geçmiş olsun dileklerini iletti. İlçede sarsıntılardan dolayı 2 binin üzerinde binada hasar meydana geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarının mağduriyetlerinin giderilmesi ile ilgili çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

“İLİM YAYMA VAKFI, VATANA FAYDALI NESİLLER YETİŞTİRMEK İÇİN KARŞILIKSIZ GAYRET GÖSTERİYOR”

Hz. Peygamberin ‘insanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır’ hadisini hatırlatarak, İlim Yayma Vakfı’nın bu tavsiyeyi rehber edinip 44 yıldır gece-gündüz çalıştığını, vatana ve millete faydalı olacak nesiller yetiştirmek için karşılıksız gayret gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin en kasvetli döneminde, baskının ve şiddetin sokaklarda kol gezdiği o zor dönemlerde bu vakfı kuran büyüklerimiz, üstadın ifadesiyle; ‘sağına, soluna bakmadan ben varım’ dediler ve yola öyle çıktılar, ‘benim olmadığım yerde kimse yoktur’ diyerek ilk adımı attılar. Gençlerimiz birbirini kırmasın, körpe dimağlar sapkın ideolojilerin esiri olmasın diye işte bu iyilik hareketini başlattılar” diye konuştu.

“BU ÇATI ALTINDA YETİŞEN GENÇLER, BAĞRINDAN ÇIKTIĞI MİLLETİNE KURŞUN SIKMADI”

Gençlerin, yaklaşık yarım asırdır bu vakıf çatısı altında ilim, irfan ve hikmetle yoğurularak geleceğe hazırlandığını; Türkiye’ye ve ümmete hizmet ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlim Yayma Vakfının rahle-i tedrisinden geçen nesiller, birilerinin sözüm ona altın nesli gibi ihanetle, cinayetle, hırsızlıkla, sapkınlıkla anılmadı. Bu çatının altında yetişmiş hiçbir genç, ekmeğini yediği vatanına, bağrından çıktığı milletine kurşun sıkmadı. Vakfımıza gönül vermiş hiçbir kardeşim Türkiye karşıtı, İslam düşmanı şer odaklarına kapıkulu olmadı. Hamdolsun bu ocak senelerdir kavline ve davasına sadık kuşaklar yetiştiriyor. Duruş doğru olunca, istikamet doğru olunca ortaya yerli ve millî bir nesil çıkıyor” dedi.

“FETÖ İHANET ÇUKURUNA DÜŞENLER, BİR GECEDE İLAHİ TOKADI YİYEREK YERLE YEKSAN OLDU”

Amacın sadece güç ve tahakküm olması durumunda ise FETÖ gibi ihanet çukuruna düşüp yuvarlanmanın kaçınılmaz olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “40 yıl boyunca sinsince kurulan planların hepsi işte böyle bir gecede boşa çıkar. ‘Gücümüz var, güçlüyüz, orduyu ele geçirdik, polisi ele geçirdik, yargıyı ele geçirdik, öyleyse biz yaparız’ diyenler, işte bir gecede, ilahi tokadı yiyerek milletimizin o duruşuyla elhamdülillah yerle yeksan oldular” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hevâ ve hevesleri için dinin naslarını tahrif edenlerin, günah, hırsızlık ve ahlaksızlıkla güç devşirmeye çalışanların geldikleri yerin ortada; takiye yaparak milleti kandıracağını zannedenlerin düştükleri zelil durumun da herkesin malumu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Allah’a değil de güç dengelerine, paraya, makama kul olanların nasıl yerle yeksan olduklarını hep birlikte gördük” ifadelerini kullandı.

“ÇARŞAFLI, SAKALLI, BAŞÖRTÜLÜ AVINA ÇIKILAN O UTANÇ GÜNLERİNİ UNUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Yarım asra yaklaşan birikimiyle İlim Yayma Vakfı, Türkiye’nin hafızasıdır. Sizler ülkemizin nereden nereye geldiğini, bugün milletçe teneffüs ettiğimiz özgürlük atmosferini yakalamak için ne bedellerin ödendiğini çok iyi biliyorsunuz. Sizler 1970’li yıllarda bu ülkenin gençliğin sağ-sol denilerek nasıl parçalandığının, şartlar henüz olgunlaşmadığı için yüzlerce gencin hayatının kararmasına nasıl göz yumulduğunun en yakın şahidisiniz. 1990’lı yıllarda bu ülkenin evlatlarının yüzlerine üniversite kapılarının çarpıldığını, ikna odalarında kızlarımıza nasıl zulmedildiğini bizzat gördünüz, bizzat gördük. İmam hatip okullarının nasıl tehdit olarak görülüp kapılarına kilit vurulduğuna, 600 bin olan öğrenci sayısının nasıl 60 binlere düşürüldüğüne yine hep birlikte şahit olduk. Bu ülkenin güvenlik güçlerinin Fatih’te, Sultanbeyli’de, İstanbul’un ve Türkiye’nin farklı yerlerinde çarşaflı, sakallı, başörtülü avına çıktığı o utanç günlerini unutmadık, unutmayacağız. Demokrasinin askıda olduğu, özgürlüklerin rafa kaldırıldığı, hukukun ayaklar altına alındığı o kara dönemleri hep hatırlayacağız”

2002 yılında, IMF kapılarında avuç açan, ekonomisi IMF komiserleri tarafından yönetilen, gecelik faizlerin yüzde 7 bin 500’lere kadar çıktığı bir ülke devraldıklarını; bugün ise Türkiye’nin IMF’e 23,5 milyar dolar borcunu ödemiş ve bu kuruma borç verecek bir ülke hâline geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimi devraldıklarında 27,5 milyar dolar döviz rezervi olan Merkez Bankası’nda bu rakamın şimdi 120 milyar olduğunu, ekonomiyi 3 kat büyüttüklerini, demokraside geçmişte hayal dahi edilemeyen reformları hayata geçirdiklerini söyledi.

“BAZI AVRUPA ÜLKELERİ PKK VE FETÖ’NUN PROGRAMLARINA İZİN VERİYOR”

Bazı Avrupa ülkelerinin, bakanların oradaki Türk vatandaşları ile buluşmalarını engelleyip PKK ve FETÖ terör örgütlerinin temsilcilerinin programlarına izin verdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’den Daily Sabah’ı Avrupa Parlamentosuna sokmak istemeyenler var, onun için önerge veriyorlar. Şimdi bunlar neyi getiriyor biliyor musunuz? Karşılığını getiriyor. Onlar burada millî, yerli olan bir gazetemizi oraya sokmuyorsa, ha o zaman siz de bunun karşılığını Türkiye’de göreceksiniz. Arapların güzel bir sözü var, ‘men dakka dukka’, karşılığını göreceksiniz” açıklamasında bulundu.

“KAN ÜZERİNDEN KENDİLERİNE SEFAHAT DÜZENİ KURAN TERÖR BARONLARI KAYBETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yarışın ve mücadelenin kazanını olduğu gibi, bir de kaybedenin olduğunu dile getirdi ve devamında şöyle konuştu: “Milletimiz zenginleşirken, gariplerin yüzü gülerken, elbette birileri de büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Peki kimdir bunlar, son 14 yılın kaybedenleri kimler? Bugünümüzü ve yarımızı planlamak için bunun tespitini çok iyi yapmalıyız. Kurdukları faiz düzeni üzerinden milletin ekmeğine, emeğine, çocuklarının rızkına ortak olanlar kaybetti. Darbecilerin hazırladığı anayasalar tarafından korunan, kollanan, hiçbir yetkileri olmadığı hâlde milletin iradesine ortak olan vesayet odakları bu süreçte kaybetti. Sandık yoluyla iktidara gelmek yerine, tankların ve tankların namluları, bunlarla iktidar hayali kuran kifayetsiz muhterisler kaybetti. Kürt kardeşlerimizin hayatlarını hendekle, çukurla, silahla karartan, onların evlatlarının kanı üzerinden kendilerine sefahat düzeni kuran terör baronları kaybetti. Ekonomisi çökmüş, maliyesinde para kalmamış, 3 kuruş için boynunu bükmek zorunda olan eski Türkiye’yi sömürenler kaybetti.”

Merhum düşünür Nurettin Topçu’nun, “Zaferin değerini kazananlar bilmez, onu asıl mağluplara sorun” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin kıt kanyaklarını hortumlayanlar, Türkiye üzerinden istedikleri gibi at konuşturanlar emin olun son 14 yılın anlamını çok iyi biliyor. Tarihi kahramanlıklar dolu bu milleti ‘takunyacı, gerici, makarnacı, göbeğini kaşıyan’ diye aşağılayanlar, son 14 yılda yaşanan değişimin manasının çok iyi farkındalar. Hükûmetler değişse de iktidarlarını koruyanlar, 2002’den bu yana gerçekleşen sessiz devrimin manasını gayet iyi anlıyor. Yarım asırdır Avrupa kapılarında sığıntı gibi bekleyen, pısırık, güçsüz bir Türkiye arzulayanlar, hem son 14 yılın, hem de cumhurbaşkanlığı sisteminin ne demek olduğunun çok iyi farkındalar, bunun için var güçleriyle üzerimize geliyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

“ŞİMDİYE KADAR MAŞALARIYLA BİZİ SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞANLAR, ARTIK BİZZAT SAHAYA İNDİ”

Bu saldırılarla ilk defa karşılaşmadıklarını, 40 yıllık siyasi hayatı boyunca, 14 yıllık ülke yönetimi sürecinde suikast girişiminden darbe teşebbüsüne, ihanetten ekonomik sabotajlara kadar birçok tehdide maruz kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu yolculukla vesayet güçleriyle, manşetlerle, iftiralarla çarpışa çarpışa bugünlere geldiklerini; ancak gece yarısı internete konan bildirilerin, hukukun ayaklar altına alındığı kapatma davalarının kendilerini yıldırmasına asla izin vermediklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son günlerde işte Avrupa’da yaşananlar, ülkemize ve davamıza karşı yürütülen mücadelenin yeni bir safhaya geçtiğini gösteriyor. Şimdiye kadar maşalarıyla, silah verdikleri, sırtını sıvazladıkları terör örgütleriyle, 1 dolara satın aldıkları ajanlarıyla bizi sıkıştırmaya çalışanlar, artık bizzat sahaya indiler. Kardeşlerim, maskeli balo sona erdi. Öyle ki, diplomasiyi bile bir kenara bıraktılar, niyetlerini gizlemeye gerek duymuyor, güçlenen Türkiye’den duydukları rahatsızlığı artık saklamıyorlar. Ülkemizle, milletimizle, hatta tüm Müslümanlarla ilgili yıllardır içlerinde biriktirdikleri kini, nefreti, hıncı her gün televizyon ekranlarından, gazete manşetlerinden adeta kusuyorlar. Çünkü bunlar 16 Nisan’ın içerideki taşeronlara havale edilmeyecek kadar önemli ve kritik bir gün olduğunun farkındalar. 16 Nisan’da sadece Türkiye’nin yönetim sisteminin değil, yıllardır istismar ettikleri, istedikleri gibi kullandıkları bir düzenin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu çok iyi biliyorlar.”

“UTANMASALAR YENİDEN GAZ ODALARI VE TOPLAMA KAMPLARINI GÜNDEME GETİRECEKLER”

Avrupa ülkelerinin demokrasi, toplantı özgürlüğü, fikir hürriyeti, kadın hakları, insan onuru gibi kutsallaştırdıkları ne kadar değer varsa, hepsini ayaklar altına almaktan çekinmediğine, Türkçe manşetlerle doğrudan ve açıkça ‘hayır’ kampanyası yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’daki Türklere ‘daha çok çocuk yapın’ yönündeki tavsiyesinden rahatsız olan kimi Hollandalı yetkililerin, Türklerin sayısının azaltılabileceği yönündeki demeçlerine de değindi ve ekledi: “Tıpkı 22 yıl önce Bosna’da, senelerce Afrika’da, Endonezya’da yaptıkları gibi, şimdi de Hollanda’da bizi sayımızı azaltmakla tehdit ediyorlar.”

“Bütün mesele, bunlara gerçekten şuurlu bir yaklaşım gösterildiği zaman bunlar hopluyorlar. Bunun için utanmasalar inanın yeniden gaz odalarını, toplama kamplarını gündeme getirecekler ama şimdilik ona cesaret edemiyorlar” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Srebrenitsa’da şehit edilen Boşnakların unutulamayacağını, bunları yapanların, kendilerine faşist dendiğinde rahatsız olduklarını söyledi.

“ARTIK, TEHDİTLERİNİZE, ZORBALIKLARINIZA BOYUN EĞEN BİR TÜRKİYE YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Bize aba altından sopa gösterenlere diyorum ki, o günler artık geride kaldı. Sizin tehditlerinize, zorbalıklarınıza boyun eğen bir Türkiye artık yok. Biz tek bir vatandaşımızın dahi kılına zarar gelmesine izin vermeyiz, buna teşebbüs eden her ülke sonuçlarına katlanır. Değerli kardeşlerim, biliyoruz ki milletimizin sırtını yere getiremedikçe daha da hırçınlaşacak, daha da çirkefleşecekler. Ama onlar ne yaparsa yapsınlar, biz vakarımızdan, soğukkanlılığımızdan, hukuk ve diplomasiden azla taviz vermeyeceğiz. Çünkü biz Rabbimizin verdiği şu ilahi müjdeye tüm kalbimizle inanıyoruz: ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz.’ İnanan, inandığı dava uğruna mücadele eden ve zaferin yalnızca Hak katında olduğuna iman edenler asla ye’se kapılmazlar. Bizler birilerinin ‘hasta adam’ yaftası vurduğu zamanlarda bile Çanakkale’de destan yazmış bir ecdadın torunlarıyız. Kurtuluş Savaşı’nda bu vatanı bizlere çok görenlerin heveslerini kursaklarında bırakmış bir milletin evlatlarıyız. 15 Temmuz’da değerlerinden sapmadığını cümle âleme gösteren böyle bir milleti kim dize getirebilir?”

“İNSANI ÜSTÜN KILAN İNANCI, DAVASI VE DEĞERLERİDİR”

İnsanı büyük yapan şeyin, onun düşüncesi; insanı üstün kılan şeyin inancı, davası ve değerleri olduğunu belirterek, insana, tabiata, eşyaya başkaları gibi bakamayacaklarını, güçsüze el kaldıramayacaklarını, ülkeye sığınan mazlumları Avrupalıların yaptığı gibi kapı dışarı edemeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Aliya İzzetbegoviç’in şu sözlerini asla unutmayacağız: ‘Avrupa’ya kafam önümde eğik gitmiyoruz. Çünkü çocuk, kadın ve yaşlı öldürmedik, çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptı, hem de Batı medeniyeti adına ve Batının gözü önünde yaptı.’ Evet, bizler buyuz, böyle bir medeniyetin temsilcileriyle, böyle bir ecdadın torunlarıyız” şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ, TÜRKİYE’NİN KARDEŞLİĞİNİN TEMİNATIDIR”

16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin, milletin doğrudan iktidarının adı olduğunun ve artık karar verici olanın millet olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelere yer verdi: “Bu sistem 14 yıldır, mevcut sistemi söylüyorum, şahsi gayretlerimizle tesis edilen istikrar, güven ve özgürlük ortamının bundan sonra yeni anayasayla anayasal korunmaya alınmasıdır, yaptığımız iş budur. Cumhurbaşkanlığı sistemi millî birliğimizin, 80 milyonluk Türkiye’nin kardeşliğinin teminatıdır. Yeni hükûmet sisteminin üniter yapımızla da bir ilgisi yoktur, zira üniter yapı kesinlikle korunacaktır. Esasen hükûmet sistemleriyle üniter yapılar arasında bir ilişki de yoktur. Mesela dünyada başkanlıkla yönetilen 59 ülkenin 44’ünde üniter yapı varken, parlamenter sistemle yönetilen 76 ülkeden sadece 48’i üniter yapıya sahiptir. İnşallah 16 Nisan’da sizlerin desteği ve milletimizin teveccühüyle ülkemizin yeni bir döneme girmesini sağlayacağız.”

16 Nisan’da Türkiye’nin yeni bir güç devşirmek suretiyle aydınlık yarınlara yürümesinin özlemi içerisinde olduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu dua ile tamamladı: “Rabbim uhuvvetimizi, muhabbetimiz artırsın, kardeşliğimizi muhafaza etsin. Rabbim bizi sadece Allah’ın rızası, sadece milletin hayır duası peşinde hak için, halk için çalışanlardan eylesin.”

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
 
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğan;, Dayanışma, Ruhunun, Olduğu, Bir, Millet, Yıkılamaz,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
61
54
2
7
18
27
2
Başakşehir
57
54
3
9
16
28
3
Fenerbahçe
53
51
5
8
15
28
4
Galatasaray
49
50
9
4
15
28
5
Trabzonspor
47
34
9
5
14
28
6
Antalyaspor
43
32
9
7
12
28
7
T.Konyaspor
39
33
9
9
10
28
8
Gençlerbirliği
39
28
9
9
10
28
9
Kasımpaşa
37
38
11
7
10
28
10
Osmanlıspor FK
37
36
9
10
9
28
11
K.D.Ç. Karabük
35
30
13
5
10
28
12
Bursaspor
35
30
13
5
10
28
13
Alanyaspor
34
45
14
4
10
28
14
Akhisar Bld.
33
26
13
6
9
28
15
Kayserispor
27
36
15
6
7
28
16
Gaziantepspor
25
28
17
4
7
28
17
Ç. Rizespor
24
30
16
6
6
28
18
Adanaspor
20
24
17
5
5
27
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv