Haber Detayı
26 Mart 2017 - Pazar 18:30
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan;güçlü ve istikrarlı bir Türkiye için Evet
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, istikrar ve güvenin yeni sistemle güçlü hâle gelmesini istediklerini söyledi ve törende bulunanlardan büyük, güçlü, müreffeh ve istikrarlı bir Türkiye için referandumda ‘evet’ demelerini istedi.
Gündem Haberi


Erdoğan "Ekmeden Biçme Dönemi 16 Nisan'da Sona Eriyor"...

İstanbul Esenler’deki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin çoğunluğunun desteğini almak, öyle gece-gündüz yalan söylemekle, sürekli palavra sıkmakla mümkün değildir. Çalışacaksınız, ter dökeceksiniz. Eğer milletimiz size itibar ederse, teveccüh gösterirse, sandıkta oyunu verirse, sizi de ne yapar, ortaya çıkartır. Yoksa ekmeden biçme dönemi 16 Nisan'dan sonra bitiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Esenler’de yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe halkının yoğun katılımına sahne olan açılış töreninde, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Esenler Belediyesi ile çeşitli kamu kurumlarının ilçede gerçekleştirdikleri altyapı ve üstyapı projelerinin açılışlarını yapmak üzere bir arada olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımların arasında yol çalışmalarının, eğitim kurumlarının, parkların, kavşak düzenlemelerinin, enerji hatlarının yer altına alınması projelerinin, çeşitli devlet kurumlarına ait hizmet binalarının, Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nin ve Esenler Stadyumunun olduğunu aktardı ve tüm bu hizmetlerin toplam yatırım bedelinin 271 trilyon lira olduğunu aktardı. Hizmet ve tesislerin Esenler’e hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları ilçeye kazandıran bakanları, kamu kurumlarını, belediyeleri ve inşalarında emeği geçenleri tebrik etti.

“BEDELİNİ CEZAEVİNE DÜŞEREK ÖDESEM DE İSTANBUL’A HİZMET ETMEKTEN PİŞMAN OLMADIM”

İstanbul’da 4,5 yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığını hatırlatarak, “Soruyorum sizlere, İstanbul’a, İstanbullulara hizmet etmek dışında tek bir eylemim, tek bir işim, tek bir sözüm gösterilebilir mi?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u suya kavuşturduklarını, çöp dağlarını kaldırarak tertemiz bir şehir hazırladıklarını, maske kullanılacak kadar sisli ve kirli havasından kurtarıp havası tertemiz bir İstanbul meydana getirdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Bedelini cezaevine düşerek ödemiş olsam da, İstanbul’u sevmekten, İstanbul’a hizmet etmekten asla pişman olmadım, olmayacağım. Aynı şekilde bu ülkede 12 yıla yakın Başbakanlık yaptım, son 2,5 yıldır da Cumhurbaşkanı olarak hizmet veriyorum. Her türlü tehdide, tacize, bildiriye, açık-gizli saldırıya, hatta darbe teşebbüslerine maruz kalmamıza rağmen, inanın bana, yürüdüğümüz yoldan dönmeyi bir an bile düşünmedik. Bu süre içinde yapamadıklarımız elbette vardır, ama yaptıklarımızla ülkemize, Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanların katbekat üzerinde hizmetler kazandırdık.”

“TÜRKİYE’Yİ İSTİSMAR SİYASETİ İLE DEĞİL HİZMET AŞKIYLA GELİŞTİRDİK”

Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, gıda-tarımda, enerjide, toplu konutta, demir yollarında, hava yollarında, tünellerde, barajlarda, sosyal yardımlarda Türkiye’ye yaptıkları hizmetleri en iyi milletin bildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında yapılan bu hizmetlerden rakamlar eşliğinde örnekler verdi ve “Geçen akşam bir televizyon kanalında birisi konuşuyor, -ağzı olan konuşur zaten- ne diyor bilmiyor musunuz? ‘Kimse üretimden bahsetmiyor’ diyor. Bunlar ne, bunlar üretim değil mi? Şurada 14 yılda Türkiye 19 bin kilometre bölünmüş yol yaptı, 79 yıl Cumhuriyet tarihinde 6100 kilometre bölünmüş yol yapıldı; bunlar üretim değil mi? Ama gözü var görmüyor, kulağı var duymuyor, ağzı var konuşmuyor; niye? Çünkü bunların kalpleri mühürlenmiştir” şeklinde konuştu.

Geçen 14 yılda ortaya koydukları tüm hizmetleri anlatmaya zamanın yetmeyeceğini, ülkeyi istismar siyaseti yaparak değil hizmet hassasiyeti ve aşkıyla geliştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetim sisteminin değiştirilmesi ile ilgili muhaliflerin ‘Neyiniz eksik de yönetim sistemini değiştirmeye çalışıyorsunuz?’ şeklindeki soruya cevaben “Biz yönetim sistemini kendi keyfimiz için değiştirmenin peşinde değiliz. Neyimizin eksik olduğunu 7 Haziran seçimlerinde gördük değil mi? Bir fırsat yakaladılar, zannettiler ki artık biz iktidarız. Siz iktidar olamazsınız, çünkü sizin derdiniz başka. Hemen Diyarbakır’da 53 kardeşimizi öldürdünüz” sözlerine yer verdi.

“SÜREKLİ KRİZ ÜRETEN SİSTEMİN DEĞİŞMESİ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şayet milletimizin desteğiyle inisiyatif alıp ülkemizi o belirsizlik döneminden çıkartmamış olsaydık, bugün belki de yeniden 1990’ların o koalisyon dönemlerine dönecektik. Neyimizin eksik olduğunu 15 Temmuz’da gördük, şayet yine milletimizle bir olup darbecilerimizin karşısına dikilmemiş olsaydık belki yeni bir 27 Mayıs faciasıyla karşı karşıyaydık. Demek ki bizim çalışmamız, gayret etmemiz, eser ortaya koymamız, geleceğimizi etkileyecek birtakım tehlikelerin, birtakım tehditlerin varlığını ortadan kaldırmıyor, bunun için sürekli kriz üreten sistemin değişmesi lazım. Biz de işte bu tehditlerle milletimizin ve onun temsilcisi olacak siyasi kadronun daha kolay mücadele edebilmesini sağlamak için yönetim sistemini değiştirmek istiyoruz. 16 Nisan’ı anlamak için çok partili hayata geçtiğimiz 1950 yılından beri yaşadıklarımıza bakmak yeterlidir. Demokrasinin, millî iradenin hâkim olması için atılan her adımın darbeciler, vesayetçiler tarafından kesildiğini gördükten sonra, nasıl aynı şekilde devam edilmesine rıza gösterebiliriz? Üstelik bu konu bir anda ortaya çıkmış da değildir. Geçmişte ülkemizde sorumluluk üstlenmiş, milletimizin derdiyle dertlenmiş kim varsa, hepsi de dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmiştir, gelinen yer, hep bizim 16 Nisan’daki anayasa değişikliğiyle gerçekleştirmek istediğimiz yönetim sistemi olmuştur.”

“GÜÇLÜ VE İSTİKRARLI BİR TÜRKİYE İÇİN EVET”

Halk oylamasına sunulan anayasa değişikliğindeki amaçlarının, Türkiye’yi; 2023 hedeflerine ulaşabileceği, terörle mücadelesini daha etkin şekilde yürütebileceği, dünyadaki saygınlığını yükseltebileceği bir sisteme kavuşturmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikrar ve güvenin yeni sistemle güçlü hâle gelmesini istediklerini söyledi ve törende bulunanlardan büyük, güçlü, müreffeh ve istikrarlı bir Türkiye için referandumda ‘evet’ demelerini istedi.

Türkiye’nin, dünyanın ve bölgenin büyük bir dönüşüm içerisinde olduğu bu süreçte tarihî bir karar vereceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meseleyi komik benzetmeleriyle şahsi hâle getirenlerin, yalanlarıyla sulandıranların, çarpıtmalarıyla başka tarafa çekmek isteyenlerin amacının başka olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar Türkiye bu dönüşüm sürecini güçlü bir şekilde karşılayamasın, eskiden olduğu gibi sırtı yerden kalkmasın, hep birilerine muhtaç olarak yaşasın istiyorlar” dedi.

“Ekmeden Biçme Dönemi 16 Nisan'da Sona Eriyor”

“MİLLETİMİZİN DESTEĞİNİ ALMAK, GECE-GÜNDÜZ YALAN SÖYLEMEKLE MÜMKÜN DEĞİL”

“Kendi güçlerini Türkiye’nin zayıflığına bağlamış olanlar için 16 Nisan adeta bir kâbus günüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde ülkeyi yönetecek olan Cumhurbaşkanı en az yüzde 50+1 oy almak zorundadır. Milletimizin çoğunluğunun desteğini almak öyle gece-gündüz yalan söylemekle, sürekli palavra sıkmakla mümkün değildir. Bunun için çıkacaksınız halkın karşısına, ülke için, milletin için ne hayaliniz var, ne projeniz varsa, ne programınız varsa anlatacaksınız, çalışacaksınız, ter dökeceksiniz. Eğer milletimiz size itimat ederse, teveccüh gösterirse, sandıkta oyunu verirse sizi de ne yapar, ortaya çıkartır. Yoksa ekmeden biçme dönemi 16 Nisan’dan sonra bitiyor. Düşünün, bu ülkede geçmişte yüzde 15 oy almış bir kişi başkanlık yaptı, bunu biliyor musunuz? Böyle bir başbakanın yönettiği ülke ayakta kalır mı? Arkasında hiçbir desteği olmayan kişi bu ülkede bir günlüğüne de olsa başbakan oldu, bir gün. Ama güvenoyu alamadı; niye? Partisi yoktu, desteği yoktu. Nitekim Türkiye tarihinde en ağır krizlerini o dönemde yaşadık. Bütün mesele çalışmakta, gayret etmekte, gerisini Allah’a bırakacaksınız.”

“GELECEK NESİLLERE DAHA MÜREFFEH BİR ÜLKE BIRAKMAK İÇİN SANDIĞA GİDİYORUZ”

Bugün terör örgütlerinin ve arkalarındaki güçlerin bir olup Türkiye’nin tökezlemesini beklediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen, ülkemize dört elle sarılmaktır. Ülkemizi daha da güçlendirmek, hedeflerine çok daha süratli oluşturmak için aldığımız kararın sebebi işte budur. Şahıslar için değil, milletimizin istikbali, yönetim sistemini de bunun için değiştiriyoruz. Gelecek nesillere daha müreffeh bir ülke bırakmak için 16 Nisan’da sandığa gidiyoruz” sözlerine yer verdi.

Törene katılan vatandaşlardan 16 Nisan halk oylamasında ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ için ‘evet demelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların hep bir ağızdan ‘evet’ şeklinde cevap vermeleri üzerine, “Esenler’den, İstanbul’dan yükselen bu sesi duyup da hâlâ yüreği titremeyenler varsa, 16 Nisan’ı beklesin, asıl ses o gün sandıklardan yükselecek” dedi.

Düzenlenen toplu açılış töreni ile resmî olarak hizmete giren yatırımların Esenler hayırlı olması temennisinde bulunan ve bunları ilçeye kazandıranlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 16 Nisan bir değişim, dönüşüm olacak, bunu sizin emeğiniz belirleyecek. 22 gün yoğun bir çalışmayla inşallah bunu da başaracağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“16 Nisan, En Büyük 10 Ekonomi Arasında Yer Alma Kararlılığımızın İlanıdır”

Erdoğan “16 Nisan, En Büyük 10 Ekonomi Arasında Yer Alma Kararlılığımızın İlanıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Gaziosmanpaşa’daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada “İçeride de dışarda da telaş büyük olduğuna göre ülke ve millet olarak doğru yoldayız demektir. Bunun için diyoruz ki; 16 Nisan Türkiye’nin bir daha koalisyon günlerine dönmeyeceğinin ilanıdır. 16 Nisan Türkiye’nin ekonomik krizlere yol açan, çatışma ortamlarına kapılarını kapattığının ilanıdır. 16 Nisan daha çok büyüyecek, daha çok üretecek, daha çok istihdam edecek, daha çok ihracat yapacak bir Türkiye’nin yolunun açıldığı günün adıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Gaziosmanpaşa’da yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe halkının da yoğun katılımıyla gerçekleşen törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“TEK MİLLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN VE TEK DEVLET İÇİN EVET”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, birilerinin Türkiye’nin 16 Nisan halk oylamasına yoğunlaşmasını, millî güvenliğini ilgilendiren hususlarda fırsata dönüştürmeye çalıştığına dikkat çekti ve bu çevrelerin yeni oldu-bittilerle farklı kazanımlar peşinde koştuklarını söyledi.

Kendilerinin, millete bir ahdinin olduğunu ve bu ahdin ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve devlet’ ilkesinden oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan vatandaşlardan 16 Nisan’da yapılacak referandumda bu dört ilke için ‘evet’ demelerini istedi.

“KANDİL VE İMRALI ‘HAYIR’ DİYORSA, BUNUN TERSİNİ YAPMAK LAZIM”

Türkiye’nin Anayasa değişikliği ile yönetim sistemini değiştirmesinin birilerini çok rahatsız ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayır diyenler kimler? Kandil ‘hayır’ diyor, öyle mi? Kandil ‘hayır’ diyorsa, demek ki bunun tersini yapmak lazım, öyle mi? Çünkü Kandil, İmralı ‘hayır’ diyorsa bunun tersini yapmak lazım. Bunlar bizim ülkemizi bölmek isteyenler değil mi? Pensilvanya, FETÖ ‘hayır’ diyor, bunlar 15 Temmuz’da darbe yapanlar değil mi? O zaman bunun tersini yapmak lazım. Yani biz 15 Temmuz’dan ders almadık, hâlâ ‘hayır’ diyorsak, kusura bakmayın… Ha bu demek değil ki ‘hayır’ diyenlere siz yani öyle veya böyle hakaret mi ediyorsunuz? Hayır canım, ben hatırlatıyorum sadece. Çünkü doğruyu söylemek bizim görevimizdir. Biz hayra teşvik ederiz. ‘Hayır’ derken, bizim söylediğimiz doğru ve güzele teşvik etmek, bunu söyleriz. Ve bunu söylemezsek vebal altında kalırız” diye konuştu.

“İÇERİDE VE DIŞARIDA EVET’İN ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN SEFERBERLİK İLAN EDİLMİŞ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Hem içeride, hem dışarıda 16 Nisan’da evet çıkmasının önünü kesmek için adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. Anayasa değişikliğiyle ilgisi olmayan öyle yalanlar ortaya atılıyor ki insanın aklı havsalası almıyor. Yurt dışında birtakım ülkeler bu konuda öylesine açık taraf olmuş durumdalar ki ortada ne uluslararası anlaşmalar, ne diplomatik teamüller, ne nezaket kaldı. Sanki seçim Almanya’da yapılıyor, sanki Belçika’da, sanki İsviçre’de, sanki Hollanda’da yapılıyor. Ya size ne, size ne? Terör örgütleri Avrupa şehirlerinde polis koruması altında eylem yaparken, hayır kampanyası yürütürken, evet diyenlerin üzerine atlarıyla-itleriyle saldırıyorlar. İçeride de, dışarıda da telaş büyük olduğuna göre ülke ve millet olarak doğru yoldayız demektir. Bunun için diyoruz ki; 16 Nisan Türkiye’nin bir daha koalisyon günlerine dönmeyeceğinin ilanıdır. 16 Nisan Türkiye’nin ekonomik krizlere yol açan çatışma ortamlarına kapılarını kapattığının ilanıdır. 16 Nisan daha çok büyüyecek, daha çok üretecek, daha çok istihdam edecek, daha çok ihracat yapacak bir Türkiye’nin yolunun açıldığı günün adıdır.”

Var olan yönetim sisteminde 2002 yılında aynı siyasi ekolden gelmelerine rağmen Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasındaki kavganın, ekonomiyi çökme noktasına getirerek altüst ettiğini, Türkiye’nin IMF’e olan borcunun 23,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan 2002’de yönetimi devraldıktan güven ve istikrarın yakalanarak Türkiye’nin 3 kat büyüdüğünü, IMF’e olan borcun da 2013 yılında bütünüyle ödendiğini dile getirdi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİ VE YABANCI ÜLKELER 16 NİSAN’IN ANLAMINI KAVRAMIŞ DURUMDA”

İstikrar ve güven ortamını daha sağlam hâle getirdiklerinde 2023 yılına kadar Türkiye’de kişi başına millî geliri 25 bin dolara çıkarmayı ve Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında koymayı hedeflediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’ın bu kararlılığının ilanı olduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Terör örgütleri ve yabancı ülkeler 16 Nisan’ın anlamını kavramış durumda. Biz bu mücadeleyi çok daha kararlı bir şekilde yürütmeye var mıyız? 16 Nisan’da kullanacağı oy konusunda hâlâ tereddüdü olanlara sesleniyorum; şöyle çevrenize bakın kimler evet diyor, kimler hayır diyor, bir mukayese edin. Geçmişten beri bu sistemi kimler istemiş ona bir bakın.”

“TÜRKİYE’Yİ BU VAMPİRLERE BIRAKMAMAK İÇİN CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİNİ GETİRİYORUZ”

Türkiye 91 yılından beri kesintisiz bir şekilde istikrarlı hükûmetlere sahip olması durumunda bugün kişi başına millî gelirin 11 bin dolar değil 22 bin dolar olacağını ifade ederek, “Cebimizde olan kadar bir payı çalanlara bıraktık. Bu millete bu haksızlık değil mi?” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “7 Haziran 2015 seçimlerinde hiçbir parti tek başına iktidar olamayınca neler olduğunu hatırlıyorsunuz değil mi? Terör örgütlerinden faiz baronlarına kadar milletimizin cebindeki parayı çalan bu hırsızların hepsi de ellerini ovuşturmaya başlamışlardı. Anlayın, biz Türkiye’yi işte bu vampirlere bırakmamak için Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni getiriyoruz. 16 Nisan’dan sonra artık ülkemizi soyamayacaklarını bilenler, şimdi tüm güçleriyle olumsuz bir netice çıkması için uğraşıyorlar. Fakat korkunun ecele faydası yok. 16 Nisan’da değişim kaçınılmazdır. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişinin ayak sesleri gümbür gümbür geliyor, ben bunu görüyorum. Milletimiz kararını vermiş durumda.”

Konuşmasının sonunda, açılışını yapılan hizmet ve tesislerin, Gaziosmanpaşa, İstanbul ve Türkiye için hayırlı olması dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, 16 Nisan tarihinin Türkiye için bir milat, aydınlık yarınlara vesile olması temennisinde bulunarak tamamladı.

Erdoğan “Terör Örgütüyle İş Tutan Teröre Açık Destek Veriyordur”...

İstanbul Gaziosmanpaşa’daki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye'nin bölgesinde yürüttüğü mücadele; hem bütün bu çevredeki kardeşlerimize yardım etmek hem de kendi güvenliğini sağlamak içindir. Her kim Türkiye'nin 'Suriye'de ne işi var?' diyorsa ülkemizin kötülüğünü istiyordur. Her kim 'Irak'la niye bu kadar ilgileniyoruz?' diye soruyorsa Türkiye'nin fenalığını düşünüyordur. Her kim 'Avrupa'daki gelişmelere niçin müdahil oluyorsunuz?' diyorsa kesinlikle milletimize husumeti vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Gaziosmanpaşa’da yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe halkının da yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.


TOPLAM BEDELİ 528 MİLYON LİRA OLAN YATIRIMLAR

Düzenlenen törenle resmî olarak açılışı yapılan hizmet ve tesislerin arasında; belediye tarafından inşa edilen 725, özel sektör tarafından yapılan 785 konutun, kamu tarafından yapılan bir olimpik yüzme havuzu, okullar, parklar ve sosyal tesislerin olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan toplam yatırım bedeli 528 milyon lira olan bu yatırımların ilçeye ve ilçe halkına hayırlı olması temennisinde bulundu, yatırımların ilçeye kazandırılmasında emeği geçen bakanlıkları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Gaziosmanpaşa Belediyesini tebrik etti.

“DESTAN YAZAN BİR ORDUYA SAHİBİZ”

İlçeye ismi verilen Gazi Osman Paşa'nın, Osmanlı'ya ‘hasta adam’ muamelesinin yapıldığı bir dönemde, savaş meydanlarında gösterdiği başarılarla, bu sözü, söyleyenlerin ağızlarına tıkayan bir kahraman olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşmanlarının dahi saygısını kazanacak kadar güçlü bir askerî kabiliyete ve kişiliğe sahip Gaziosmanpaşa'yı buradan bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Hamdolsun, Türkiye her dönemde Gaziosmanpaşa gibi dirayetli ve cesaretli komutanlara, askerlere sahip olmuştur. Bugün de terör örgütlerine dağları ve şehirleri dar eden, sınırlarımız dışında destan yazan bir orduya sahibiz. İşte dün Hakkâri’de 19, bu sabah Kutu Deresi’nde 15 terörist etkisiz hâle getirildi. Niçin? Çünkü bu milleti bölemeyecekler. Bu milleti bölmek isteyenler, bu vatanı bölmek isteyenler bunun bedelini ödeyecekler” diye konuştu.

“TSK EMİRLERİ BAŞKA YERLERDEN ALAN MANKURTLARDAN TEMİZLENDİ”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, emirleri siyasi iradeden ve komutanlarından değil, başka yerlerden alan mankurtlardan temizlendiğini, Fırat Kalkanı Operasyonu ile Suriye'deki oyunun tam ortasından bozulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sıranın diğer bölgelere geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Suriye bize 911 kilometre. Irak 350 kilometre ve biz oralardan tehdit altındayız. Tehdit altında olduğumuza göre, bunlara karşı gerekli cevabı vermek durumundayız. Kim var orada? DEAŞ var, PYD var, YPG var. Hepsine gerekli dersi vereceğiz, veriyoruz." dedi.

Türkiye’nin ‘afra tafra yapılacak’ bir ülke olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü PKK mensuplarının İsviçre Parlamentosu önünde gerçekleştirdiği törende, kendi resmine silahın dayandığı ve ‘Erdoğan’ı vur’ yazısının olduğu pankartı hatırlattı. Benzer görüntülerin Hollanda ve Almanya’da da gözlemlendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları söylediğimiz zaman beyefendiler rahatsız oluyor. Rahatsız olmayın. ‘Men dakka, dukka.’ Siz bizi üzüyor musunuz? Üzüleceksiniz ve daha bu işin başı” şeklinde konuuştu.

“Terör Örgütüyle İş Tutan Teröre Açık Destek Veriyordur”

“KOMŞULARINA ATEŞ DÜŞTÜĞÜNDE, DUMANI TÜRKİYE’Yİ BOĞAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin komşularına ateş düştüğünde, dumanı kendisini boğacağı için, penceresini kapatıp ‘bana ne’ diyemeyeceğini, bu yüzden bölgesinde yürüttüğü mücadelenin, hem oralardaki kardeşlerine yardım etmek, hem de kendi güvenliğini sağlamak için olduğunu söyledi.

“Her kim, 'Türkiye'nin Suriye'de ne işi var?' diyorsa ülkemizin kötülüğünü istiyordur. Her kim 'Irak'la niye bu kadar ilgileniyoruz?' diye soruyorsa Türkiye'nin fenalığını düşünüyordur. Her kim Avrupa'daki gelişmelere 'Niçin müdahil oluyorsunuz?' diyorsa kesinlikle milletimize husumeti vardır” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradan komşularımıza ve oralardaki güçlere, özellikle de Avrupa ülkelerine, Amerika'ya, Rusya'ya bir mesajım var: Biz kimsenin düşmanı değiliz. Bizim kimseye husumetimiz yok. Tam tersine her ülkeyle, her toplumla mümkün olan en iyi, en ileri, en samimi, siyasi, ekonomik, sosyal ilişkiler kurmak, geliştirmek istiyoruz. Fakat 54 yıl bizi kapısında bekleten Avrupa Birliği'ne ne diyeceğiz? 54 yıl. Şimdi çıkıyor bazı akademisyenler televizyonlarda konuşuyor. Diyor 'daha önce şöyleydi, böyleydi' diye. Bu işlerden anlamazsın, senin önünde kariyer olsa ne yazar, olmasa ne yazar. Siz bu işin çilelerini çekmediniz. Sadece kitabı şöyle aç, oku, ona göre Avrupa Birliğini konuş. Yok öyle bir şey. Damdan düşeceksin damdan. Biz damdan düştük. Bunlar damdan düşmedi. Bunların önüne bir tane şöyle kitapçık koyuyorlar, okuyorlar. Ondan sonra da diyor ki 'şöyleydi, böyleydi.' Yok ya öyle bir şey yok. Sen Bürgenstock'ta ne olduğunu bilir misin? Güney Kıbrıs'ı nasıl Avrupa Birliği'ne aldıklarını bilir misin? Acaba bir hoca olarak onu açıp okudun mu? Ondan haberin var mı? İşte biz onları yaşadık. Acaba Hollanda'da daha önce bu kardeşinizin nasıl liderlerle bir kavga verdiğini o beyefendi bilir mi, bilmez.”

“CAMİLERİMİZİN DUVARINA GAMALI HAÇ İŞARETİ KOYAN SİZ DEĞİL MİSİNİZ?”

Türkiye’nin bir bakanına sınırın kapatılmasına, bir bakanına uçuş yasağı getirilmesine sessiz kalmayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanına 'diktatör' diyeceksin, bunlara ‘faşist’ dediğimiz zaman beyler rahatsız oluyor, ‘Nazi’ dediğimiz zaman rahatsız oluyor. Bak belgeyle konuşuyorum. Camilerimizin duvarına gamalı haç işaretlerini koyan siz değil misiniz? Onlara karşı verilmiş bir mücadeleniz var mı? Camilerimizi yakıp, yıkmadınız mı? Solingen faciasını biz bir kenara koyabilir miyiz? NSU davasını bir kenara koyabilir miyiz? Hâlâ çözmediniz, hâlâ sürüncemede bekletiyorsunuz. Faşistsiniz, faşist. Nazi uygulamalarından da istediğiniz kadar rahatsız olun. Eğer bizim cami duvarlarımıza siz gamalı haçları çiziyorsanız, bunların hesabını sormuyorsanız, bu lekeyi üzerinizden atamazsınız” şeklinde konuştu.

"Her kim gelip burnumuzun dibinde ülkemizi parçalamak, milletimizi bölmek için faaliyet gösteren terör örgütleriyle iş birliği yaparsa, boyuna posuna bakmaz, külahları değişiriz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun kendileri için siyasi rant değil, bir beka meselesi olduğunu vurguladı.

“HİÇBİR GEREKÇE TERÖRLE AYNI SAFTA YER ALMAYI HAKLI GÖSTERMEZ”

Terör örgütlerini kullanmak uğruna Türkiye gibi bir ülkeyi karşısına alan herkesi 'aklını başına devşirmeye' davet ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize verilen hiçbir sözün tutulmadığı, buna karşılık terör örgütlerinin sürekli desteklendiği, öne sürüldüğü bir düzenin devam edebilmesi mümkün değildir. Bir taraftan silah vereceksiniz ve o silahlarla ülkeme ateş ettirecek. Ben de buna susacağım. Var mı böyle bir şey? Bir taraftan NATO'da beraber olacağız. NATO'da beraber olduğumuz ülke bana silah vermeyecek, terör örgütüne silah verecek. Var mı böyle bir şey? Televizyon ekranlarından konuşanlara sesleniyorum. Bu hesabı da iyi yapın" sözlerine yer verdi.

Terör örgütüyle iş tutanların, teröre açık destek verdiğinin, hiçbir gerekçenin terörle aynı safta yer almayı haklı hâle getirmeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu anlayışla sınırlarının içinde ve dışında güvenliğini sağlamaya yönelik gereken tüm adımları atmakta kararlı olduğuna vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En başta dost dediğimiz, müttefik dediğimiz, stratejik iş birliği içindeyiz dediğimiz ülkeler olmak üzere herkesi Türkiye’nin hassasiyetlerine saygı duymaya davet ediyoruz. Artık sözün bittiği, hareket zamanının geldiği günlerdeyiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan“Daha Güçlü Bir Türkiye’nin Önündeki Son Engeli de Kaldıracağız”...

“Daha Güçlü Bir Türkiye’nin Önündeki Son Engeli de Kaldıracağız”

İstanbul Sancaktepe’deki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sancaktepe’li kardeşlerimin Türkiye’nin yönetim sisteminin değişeceği 16 Nisan’ı dört gözle beklediğine inanıyorum. Daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye’nin önündeki son engeli de kaldırmak için Sancaktepe’lilerin sabırsızlandığını biliyorum. İnşallah 22 gün sonra hep birlikte yeni Türkiye’nin kapılarını açmaya hazır mıyız? Coşkuyla, gururla, şöyle tarihe geçecek bir oy oranıyla inşallah sandıkları patlatmaya var mıyız?” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Sancaktepe’de yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe halkının da yoğun bir katılımla iştirak ettiği törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“22 GÜN SONRA YENİ TÜRKİYE’NİN KAPILARINI AÇMAYA HAZIR MIYIZ?”

Konuşmasına, “Sancaktepeli kardeşlerimin Türkiye’nin yönetim sisteminin değişeceği 16 Nisan’ı dört gözle beklediğine inanıyorum. Daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye’nin önündeki son engeli de kaldırmak için Sancaktepelilerin sabırsızlandığını biliyorum. İnşallah 22 gün sonra hep birlikte yeni Türkiye’nin kapılarını açmaya hazır mıyız? Coşkuyla, gururla, şöyle tarihe geçecek bir oy oranıyla inşallah sandıkları patlatmaya var mıyız?” cümleleriyle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet 16 Nisan’ı iple çekerken birilerinin de her gece kâbus gördüğünü, halk oylaması günü yaklaştıkça rahatsızlıklarının iyice arttığını söyledi.

Terör örgütü PKK’nın Kandil’deki elebaşlarının ve Pensilvanya’dan FETÖ’nün her gün bir video ve mesaj yayınladıklarına, ‘Evet çıkarsa biz biteriz’ dediklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Peygamberin ‘Kişi sevdikleriyle beraberdir’ hadisi ile ‘söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu’ sözlerini aktardı ve “Daha ne anlatayım ben, bunlar yetmez mi? diye ekledi.

“SİZ O BAHARI DAHA ÇOK BEKLERSİNİZ”

Terör örgütü PKK’nın, çukur ve bombalama eylemleriyle hayatlarını zindana çevirdikleri Kürt kökenli vatandaşlara, aba altından yine sopa gösterdiğini, aynı şekilde FETÖ ihanet şebekesinin de bir türlü gelmeyen baharları için 16 Nisan’ı beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyorlar? Yayın yapıyorlar değişik yerlerle, ‘baharı bekleyin, bahar geliyor’ diyorlar. Siz o baharı daha çok beklersiniz. DHKP-C, MLKP gibi ne kadar eli kanlı terör örgütü varsa, bunların yardakçılığını yapan ne kadar çevre varsa, hepsi de sabah ‘hayır’la kalkıyor, akşam ‘hayır’la yatıyor. Türkiye’ye zarar verme fırsatı doğar da, bugüne kadar teröristlere hamilik yapmış ülkeler bundan geri kalır mı? Ülkemizin ayağını kaydırma imkânı çıkar da, Neonazi partilerin oyuncağı olmuş ülkeler bundan geri kalır mı?” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye, Türk bakanlara ve ülkelerindeki Türk vatandaşlara yaptıklarına karşılık dile getirdiği ‘Nazi’ benzetmesinden Hollanda, Almanya, Avusturya ve İsviçre yetkililerinin rahatsızlıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl söylemeyeyim, bizim Almanya’daki camilerimizin duvarlarına gamalı haç işaretlerini çizenler siz değil misiniz? Camilerimizi yakıp-yıkanlar siz değil misiniz? Solingen faciasını yapanlar siz değil misiniz? NSU davası hâla devam ediyor, niye bitirmiyorsunuz? 4 bin 500 PKK dosyası verdim, niye çözmüyorsunuz?” sorularını yöneltti ve geciken adaletin, adalet olmadığını vurguladı.

“YABANCI MEDYADA TERÖRİST GÜZELLEMESİ YAPILIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kapaklarında terörist güzellemeleri yapan yabancı medya hiç geri duruyor mu? Nitekim geri kalmadılar, maskelerini indirme pahasına, gizli niyetlerini ifşa etme pahasına hemen bu şer cephesinin arkasında saf tuttular. Her gün manşetlerinden şimdi Türkçe olarak ‘hayır’ çağrısı yapıyorlar. Almanya’nın dünyaca meşhur en büyük gazetesi ‘hayır’ çağrısı yapıyor. Bakıyorsunuz İsviçre’de aynı şekilde ve İsviçre daha da ileri gitti, şu anda kendi Sol Halk Partileriyle Türkiye’nin oradaki teröristleri bir araya gelip yürüyüş yaptılar. İsviçre Parlamentosunda benim resmimi oraya asıyorlar ve yanına silahı da şakağa dayıyorlar, bu şekilde İsviçre Parlamentosu buna ses dahi çıkarmıyor. Şu anda Dışişleri Bakanlığımız gereken bu noktada ilişkileri kurmuş vaziyette, bizler de tabii ki bunun karşılığında gereğini yapacağız.”

“HAYIRDIR, VATİKAN’DA NİYE BİR ARAYA GELDİNİZ?”

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Vatikan’da bir araya geldiklerine değinerek, “Bu gelişmeler bir şeyi çağrıştırıyor? Hayırdır, Vatikan’da niye bir araya geldiniz? Papa’nın huzurunda niye bir araya geldiniz? Papa ne zamandan beri Avrupa Birliği üyesi oldu?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Ah, Haçlı ittifakı kendini eninde sonunda gösterdi; bu, budur. Bize bugüne kadar ne dediler? ‘İkide bir bize böyle diyorsunuz, ama böyle bir şey yok.’ Evet, siz Türkiye’yi Müslüman olduğu için içeri almıyorsunuz. Ve enteresan, bu toplantıya sosyal demokratlar da katılıyor, Hristiyan demokratlar da katılıyor; Allah Allah nasıl bir iştir? Şimdi ben bunları konuştum ya, siz yarın seyredin, ‘Biz Vatikan’a seyahate gitmiştik, orada Papa’yı da bir görelim dedik, yaptığımız buydu’ demeye başlarlar. Siz kime bunu yutturacaksınız, geçin bu işleri, hayatınız hep bunlarla geçti zaten.”

Söz konusu Avrupa ülkelerinin bununla kalmayıp şehirlerinin en önemli meydanlarını ve en büyük salonlarını teröristlere verip Türk milletini aşağılayan kıyafetlerle, tüm Müslümanları rencide eden pankartlarla yürüyüş ve gösteri yaptırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskiden beri uyguladıkları yöntemler fayda etmeyince, bu sefer iyice çukurlaşarak atlarıyla, itleriyle, köpekleriyle insanlarımıza saldırdılar. Benim Dışişleri Bakanıma uçuş izni vermediler. Öbür tarafta az önce huzurlarınızda olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımı ne yazık ki arabanın içine mahkûm ettiler” dedi.

“TERÖRİSTLERE VERDİKLERİ SİLAHLAR, GÜN GELECEK ONLARA DÖNECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dikkat edin, Avrupa’da sıfatı ne olursa olsun her eline mikrofonu alan hayır propagandası yapıyor. Şimdi de bizi, ülkemizi Avrupa Birliği’nden çıkarmakla, askerimize silah satmamakla tehdit etmeye başladılar. DEAŞ’a kazaen verecek silahları var, YPG’li teröristlere verecek silahları var, PKK’lı canilere verecek silahları var, eli kanlı diktatörlere verecek silahları var, fakat NATO’da müttefiki olan, son 2 yılda yüzlerce vatandaşını ve güvenlik görevlisini DEAŞ, PKK, FETÖ saldırısında kaybeden Türkiye’ye gelince silah yok. Üstelik biz onlardan hibe istemiyoruz ha, paramızla istiyoruz, paramızla istediğimiz hâlde maalesef yok. Neymiş? Kongreden izin çıkmamış. Terör örgütleri için nasıl çıkıyor? Terör örgütleri için peşinen zaten bunlara ‘silah yardımı yapılamaz’ diye kararlar var, uluslararası anlaşmalar da var, uluslararası hukuk da var, nasıl yapıyorsunuz? Size yazıklar olsun. Unutmayın yılanla çuvala giren, ısırılmaktan kurtulmaz, bunu böyle bilin. Teröristlere verdikleri silahlar, gün gelecek onlara dönecektir ama Türkiye'ye sattıkları silahlar, müttefiklik ilişkisi içinde onları da koruyacaktır. Bu gerçeği unutanlara artık söyleyecek sözümüz kalmamıştır."

“TÜRKİYE, TERÖRLE MÜCADELESİNİ MİLLÎ İMKÂNLARLA YÜRÜTÜYOR”

Eski Türkiye olsa bu tehditlerin muhakkak işe yarayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1990'ların Türkiye’si, bunlar silah satmadığı zaman terörle mücadelesini yürütemeyecek bir ülkeydi. Ancak artık o Türkiye yok. Çünkü o zaman savunma sanayinde yüzde 80'in üzerinde dışa bağımlı bir Türkiye vardı. Tanktan topa, füzeden kurşuna, her şeyi onlardan aldığımız için adeta silahlarının kumandası yabancı ellerde olan bir devlettik. Paramızla dahi silah alamadığımız Kıbrıs Harekâtında olduğu gibi, aleni terörle mücadelede olduğu gibi, örtülü ambargolara muhatap olduğumuz dönemleri unutmadık, unutamayız. O dönemde sadece savunma sanayinde değil, her alanda dışarıya bağımlı bir ülkeydik. Hamdolsun, artık böyle bir Türkiye yok. Bitti o işler” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu ülkelerin tehditlerinin, kendi silahını kendi yapan, terörle mücadelesini millî imkânlarla yürüten bir ülke olduğu için artık Türkiye'ye tesir etmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hani güzel bir sözümüz var ya bizim, ‘kötü komşu insani hacet sahibi yapar.’ İşte bunlar da bizi bu yola sevk ettiler. Artık kendi savunma sistemlerimizi geliştiriyoruz. Savaş gemilerimizi kendi tersanelerimizde inşa ediyoruz, tamamen millî imkânlarla. Hamdolsun insansız hava araçlarımızı üretiyoruz ve teröristler gizlenecek delik arıyorlar. Güvenlik güçlerimiz yaz-kış, soğuk, kar demeden yurt içinde ve yurt dışında teröristlerin tepelerine biniyor” diye konuştu.

“BİZİM YOLUMUZ ECDADIMIZIN, TARİHİMİZİN YOLUDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gece Hakkâri’de 19 teröristin, bu sabah Erzincan'da 14 teröristin güvenlik güçleri tarafından etkisiz hâle getirildiğini hatırlatarak, "Tabii durum böyle olunca da tehditler, ambargolar, bahaneler işe yaramıyor. Bu da onların hıncını, hırsını, pervasızlığını artırdıkça artırıyor. Öyle ki diplomasinin sahte gülücüklerini dahi terk ettiler, çirkin yüzlerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyorlar. Onların öfkesinin sebebi, bizim yanlış yola sapmamızdan değil, kendi güdümlerinden çıkmamızdan kaynaklanıyor. Yoksa bizim yolumuz Allah'ın izniyle dosdoğrudur, bizim yolumuz ecdadımızın, tarihimizin, medeniyetimizin yoludur" diye konuştu.

Türkiye'nin bugünlere kolay gelmediğini ve geçmişte ülkeye hizmeti olan herkesi saygıyla yâd ettiğini; ancak asıl başarıyı son 14 yılda yakaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun sırrının istikrar ve güven olduğunu, milletin emanetine gözü gibi bakan bir anlayışın tek başına iktidar olması ve vatanını aşkla, inançla seven güçlü bir kadronun iş başında bulunması olduğunu söyledi.

“HİÇ KİMSE GÖRMEK İSTEMEYEN KADAR KÖR DEĞİLDİR”

Engellere, tehditlere aldırmadan Türkiye’ye gece gündüz hizmet eden bir zihniyetin hükûmetiyle bu başarıların elde edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bakıyorsunuz ana muhalefetin başındaki zat, Türkiye'nin son 14 yıllık başarı hikâyesini örnek göstererek, Cumhurbaşkanlığı Sistemine karşı çıkıyor. Her projemize karşı çıkan, 'Rejim değişiyor, ülke elden gidiyor' diye tüm demokratikleşme adımlarımızı sabote eden kendileri değilmiş gibi şimdi bizim başarılarımızı örnek gösterip, yine bizi engellemeye çalışıyor. Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir. Hiç kimse duymak istemeyen kadar sağır değildir. Bunlar da 14 yıldır gözlerini, kulaklarını, gönüllerini bu ülkeye kapatmışlardır. Biraz geç kalmış olsalar da kafalarını kumdan çıkarmalarından elbette biz büyük mutluluk duyuyoruz; ancak yine de kendilerini toparlamaları biraz zaman alacağa benziyor. Hâlâ üçüncü sınıf şark kurnazlığıyla milletimizin aklını çelebileceklerini zannediyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

“BÜROKRATİK OLİGARŞİYE RAĞMEN, BU BAŞARILAR KAZANILDI”

Türkiye’nin kendi dönemlerinde elde ettiği başarıları, mevcut sistemin verdiği imkânlarla değil, bu sisteme rağmen elde ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Mevzuatı silah gibi kullanan bürokratik oligarşiye rağmen, bu başarılar kazanılmıştır. 14 senedir, bu ifadeyi ben hep kullanmışımdır, milletimizin emeğini, alın terini sömüren, insanımızın kazancına ortak olan faizcilere rağmen, bu yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Meclisi kilitlemekten, Anayasa Mahkemesinin kapılarını aşındırmaktan başka hiçbir icraatı olmayan muhalefete rağmen, bu sonuçlar elde edilmiştir. Terör örgütlerine, sistemin zaaflarını silah gibi kullanan vesayet odaklarına, buldukları her fırsatta sokakları ateşe veren vandallara rağmen, bu başarılar kazanılmıştır. Hangi adımları attıysak, hangi projelerimizi hayata geçirdiysek, bu ülkeye ne kazandırdıysak, bunlara rağmen yaptık. Bu ülkeyi bugünlere önce Allah'ın yardımı, sonra sizlerin desteği ve şahsi gayretlerimizle getirdik."

“MADEM SİSTEM ÇOK İYİYDİ DE NEDEN HER 10 YILDA BİR MÜDAHALELERE KAPI ARALANDI?”

"Madem sistem çok iyiydi de neden her 10 yılda bir darbelere, muhtıralara, müdahalelere kapı aralandı? Madem mevcut sistem istikrar üretiyordu o zaman niçin bu ülke kelebek ömürlü hükûmetlerle yönetildi?" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çok partili sisteme geçtiğinden bu yana 48 hükûmet kurulduğunu, 24 günlük, 38 günlük, 2 aylık, 4 aylık, 5 aylık hükûmetlere şahit olduğunu hatırlattı ve "Böyle bir ülkede istikrar, kalkınma olur mu? Bakanlar daha koltuklarına oturmadan, altındaki müsteşar, genel müdür, daire başkanıyla tanışmadan yerine başkası geliyor. Böyle bir ülke, belirli hedeflere odaklanmış olarak yönetilebilir mi? Böyle bir ülkede seçilmiş siyasetçiye altındaki kadrolar itibar eder mi? Hepsinden önemlisi böyle bir ülkeye yatırım gelir mi? Güven olur mu? Elbette olmaz. Bizden önce yıllık ortalama yatırım 1 milyar dolardı, biz 23 milyar doları yakaladık. Çünkü güven vardı" şeklinde konuştu.

“SON 14 YILDAKİ GÜVEN VE İSTİKRAR ORTAMINI ANAYASAL GARANTİ ALTINA ALIYORUZ”

16 Nisan'daki halk oylamasında sorunun tamamen ortadan kaldırılacağına işaret ederek, "Şahsi gayretlerimizle sağladığımız son 14 yıldaki güven ve istikrar ortamını artık anayasal garanti altına alıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede hayırcı kim?" diye sordu ve şu sözlere yer verdi: "Dağdakiler, İmralı, Kandil, Pensilvanya 'hayır' diyor. Bitmedi, bir de burada 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne, Osmangazi Köprüsü'ne, 3 senede 200 milyon insanın geçtiği Marmaray'a, Avrasya Tüneli'ne 'hayır' diyenler var mıydı? 'Hayır' diyenler bunlar işte. Bunlara bu ülkenin faydasına olacak hiçbir işi kabul ettiremezsiniz."

Hazreti Peygamberin "İki günü birbirine eşit olan ziyandadır" hadisini, kendilerine pusula yaparak her gün yeni projeler ortaya koymanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış töreni ile Sancaktepe’de resmî olarak açılışları yapılan ve toplam yatırım bedeli 204 milyon lira olan hizmet ve tesislerin arasında; Güreş Spor Kompleksinin, Sancaktepe Belediye Başkanlığı’nın yeni hizmet binasının, Kent Ormanı Parkı’nın, 400 yataklı Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ve diğer eserlerin olduğunu aktardı.

“16 NİSAN TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR MİLAT OLSUN”

Konuşmasının sonunda törene katılanlardan ‘tek millet, dek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ için 16 Nisan’da evet demelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini 16 Nisan'ın Türkiye için yeni bir milat olması dileğinde bulunarak tamamladı.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile birlikte yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin açılış kurdelesini kesti.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğan;güçlü, ve, istikrarlı, bir, Türkiye, için, Evet,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
13
13
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
9
0
1
4
5
3
Göztepe
10
10
1
1
3
5
4
Medipol Başakşehir
10
9
1
1
3
5
5
Kayserispor
10
8
1
1
3
5
6
Akhisarspor
10
7
1
1
3
5
7
Bursaspor
9
11
2
0
3
5
8
Fenerbahçe
8
12
1
2
2
5
9
Trabzonspor
8
11
1
2
2
5
10
Kasımpaşa
7
9
2
1
2
5
11
Sivasspor
6
6
3
0
2
5
12
K. Karabükspor
5
6
2
2
1
5
13
Yeni Malatyaspor
4
8
3
1
1
5
14
Alanyaspor
4
7
3
1
1
5
15
Atiker Konyaspor
3
5
4
0
1
5
16
Antalyaspor
3
4
2
3
0
5
17
Osmanlıspor FK
1
6
4
1
0
5
18
Gençlerbirliği
1
5
4
1
0
5
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv