Haber Detayı
16 Temmuz 2017 - Pazar 00:03
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Tekbirle tankın üzerine gideni kim esir edebilir?
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Dünya, Türkiye'ye gıpta ediyor...İnsan seli...Milyonlar yürğüyor... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin birinci yıl dönümünde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde düzenlenen anma törenine katılıyor.
Gündem Haberi


CUMHURBAŞLANI ERDOĞAN "BU MİLLETE KİM ZİNCİR VURABİLİR..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anma töreni için kurulan platformdan eşi Emine Erdoğan ile birlikte halkı selamladıktan sonra şehit yakınları ve gazilerin oturduğu bölüme geçti. İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı.


Törene, Başbakan Binali Yıldırım, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bakanlar Kurulu üyeleri, eski Başbakanlardan Tansu Çiller, spor, sanat ve iş dünyasından bazı isimler de katıldı.

Erdoğan “15 Temmuz’u Unutmamak ve Unutturmamak Tarihimize Karşı En Büyük Sorumluluğumuzdur”...

İstanbul’da 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’u unutmamak ve unutturmamak, sadece şehitlerimize, şehit yakınlarımıza ve gazilerimize değil, tarihimize karşı da en büyük sorumluluğumuzdur. Eğer 15 Temmuz’un bize verdiği dersleri doğru şekilde okumazsak, yeni 15 Temmuz’ları yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. Üstelik bir sonraki 15 Temmuz’da düşmanın karşımıza hangi oyunlarla çıkacağını, kimleri kullanacağını bilemeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte İstanbul’da 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü ve Şehitler Makamı’nın açılış törenine katıldı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin birinci yıl dönümünde, darbenin başladığı yer olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu yakasındaki girişinde başlayan tören alanına Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Nakkaştepe’den yürüyerek gitti.

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İÇİN KUR’AN-I KERİM OKUNDU

Eski adıyla Boğaziçi Köprüsü’nün tutulduğu ve darbenin başladığı saat olan 21.15’teki törende; 15 Temmuz şehitlerinin yakınları, gaziler ve gazi yakınları ile birlikte Başbakan Binali Yıldırım, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bazı bakanlar, eski başbakanlardan Tansu Çiller, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve çok sayıda protokol üyesi de hazır bulundu.

İstanbulluların da yoğun katılımıyla gerçekleşen törende 15 Temmuz şehitleri için Kur’an-ı Kerim okundu ve İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz tarafından dua edildi. 15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin okunup her biri için saygı ışıklarının yakıldığı törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit yakınlarını, gazi ve gazi yakınları ile vatandaşları selamladıktan sonra, tam bir yıl önce törenin yapıldığı saatlerde Türkiye’nin pek çok yeriyle birlikte o zamanki adıyla Boğaziçi Köprüsünde, bir ihanet girişimi başladığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tank ve zırhlı araçlarla köprüyü kapatan darbecilerin tüm İstanbul’a, tüm Türkiye’ye ve tüm dünyaya, “Artık kontrol bizim elimizde” mesajı vermek istediğini söyledi.

“MİLLETİMİZ BU GİRİŞİMİNİN ARDINDA FETÖ İHANET ÇETESİ OLDUĞUNU TESPİT ETTİ”

Milletin, kullanılan yönteme ve üsluba bakarak, bu darbe girişiminin arkasında FETÖ ihanet çetesinin bulunduğunu anında tespit ederek, bu çete aracılığıyla Türkiye’nin bir saldırıya ve işgal girişimine maruz kaldığını görüp harekete geçtiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin ve Başbakan Yıldırım’ın çağrısıyla vatandaşların darbecilere karşı sokakları, meydanları, kışla önlerini havalimanlarını doldurduğunu belirtti.

Diğer illerde darbecilerin henüz harekete geçmeye fırsat bulamadan millet, vatansever asker ve polisler tarafından derdest edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde 36 kişinin, Saraçhane’de 20’ye yakın, Çengelköy, Atatürk Havalimanı ve Topçular Kışlası önü ile Türk Telekom binasında ve diğer yerlerde onlarca kişinin darbeciler tarafından şehit edildiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da, Genelkurmay Başkanlığı ve TBBM yakınında 40’ın üzerinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde 29, Gölbaşı Özel Hareket Başkanlığı’nda 53, Kahramankazan’da 9, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan saldırıda ise 10’un üzerinde kişinin yine FETÖ’cü hainlerin açtıkları ateş sonucu şehadete yürüdüğünü aktardı.

“TEKBİRLE TANKIN ÜZERİNE GİDEN BİR MİLLETİ KİM ESİR EDEBİLİR?”

Darbecilerin, gasp ettikleri öldürücü mühimmatla dolu tankları, silahları, helikopter ve uçakları vatandaşlara karşı tereddüt etmeden ve acımasızca kullandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, onların karşısına dikilen milletin yüreğinde tanktan ve toptan daha etkili silah olan imanı olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi milletin sadece imanıyla dünyanın en modern silahlarına galebe çaldığını dile getirdi.

Tekbirle tankın üzerine giden bir milleti hiç kimsenin esir edemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önünde, arkasında, sağında, solunda onlarca kişi vurulup düştüğü hâlde geri dönüp gitmeyi bir an bile aklından geçirmeyen, tam tersine bulduğu ilk fırsatta yeniden hainlerin üzerine yürüyen bu milleti kim durdurabilir? Hemen 3-4 metre ilerisine düşen kurşunlara aldırış etmeden yürüyen ve ‘kendisine geri dön, yoksa öleceksin’ diyenlere, ‘Bugün ölmeyeceksek ne zaman öleceğiz?’ diyen bir millete kim zincir vurabilir?” diye konuştu.

Merhum Mehmet Akif’in “Bir hilâl uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor” dizesine atıfla, “Evet, o gece güneşler battı. 15 Temmuz gecesi bu hilal uğruna batan tüm güneşlerimize, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaralansa da eğilmeyen özgürlüğüne, ezanına, bayrağına, vatanına, devletine, geleceğine sahip çıkan milletin fertlerine teşekkür etti.

“BU FEDAKÂRLIKLAR KARŞILIĞINDA ELDE ETTİĞİMİZ İSTİKLALİMİZE VE İSTİKBALİMİZE DEĞER BİÇEMEYİZ”

15 Temmuz gecesi darbeci hainlerin saldırılarında 250 kahramanın toprağa verildiğini, 2 bin 193 kişinin gazilikle müşerref olduğunu; ancak bunun karşılığında Türkiye’nin geleceğinin kazanıldığını, kalbini ve gözünü Türkiye’ye yöneltmiş milyonların umudunun yaşatıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ödediğimiz bedel ağır, anaların, babaların, eşlerin, kardeşlerin, evlatların gözyaşlarına, yürek yangınlarına değer biçmek asla mümkün değildir. Ama bu fedakârlıkların karşılığında elde ettiğimiz istiklalimize ve istikbalimize de değer biçemeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, rastgele bir araya gelmiş insan topluluklarıyla milletler arasındaki fark olduğuna; toplulukların sadece anlık çıkarları için bir arada bulunurken, milletlerin ortak geçmişleri, değerleri ve hayalleri bulunduğuna, işaret etti.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİ PİYON OLARAK KULLANANLARIN ASIRLIK KUYRUK ACILARININ FARKINDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Türk milleti 15 Temmuz’da binlerce yıllık tarihinde defalarca yaptığı gibi kutsallarını korumak uğruna canını vermekten çekinmeyeceğini göstermiştir. Tarih boyunca hep ateşle imtihan olmuş, düşman saldırılarının ve ihanetlerin kıskacında pişerek yol yürümüş bir milletiz. Biz sıradan bir göçebe kavim değiliz, biz milletiz millet, onlar ise illet illet; farkımız bu. Demir filizinin ateşle yoğrulup çelikleşmesi gibi yaşadığımız saldırılar ve ihanetler de bizi işte bu tabloda birleştirdiği gibi hamdolsun birleştiriyor, bütünleştiriyor, güçlendiriyor. 15 Temmuz darbe girişimi milletimize yönelik ilk saldırı değildir, son saldırı da olmayacaktır. Terör örgütlerini piyon olarak kullananların asırlık kuyruk acılarının çok iyi farkındayız. FETÖ’nün sadece FETÖ olmadığını, PKK olmadığını, DEAŞ’ın sadece DEAŞ olmadığını, diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ama şu da bir gerçek ki piyonları ezip geçmeden kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz. Onun için önce bu hainlerin kafasını kopartacağız.”

“BİZİM ARKAMIZDA BİNLERCE YILLIK DEVLET GELENEĞİMİZ VAR”

Kendisini dinleyen vatandaşların darbe ve terör suçlularına yönelik idam talebini tezahüratlar eşliğinde dile getirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, “Parlamentoya geldiği anda parlamento bu konuda kararını vermesi hâlinde bana geldiğinde ben de bunu onaylarım. Çünkü şehit ailelerinin evine gittiğimde, gazilerimizi evlerinde ziyaret ettiğimde, evet ateş düştüğü yeri yakıyor. Efendim, şu söyle diyor, bu böyle diyor: Arkadaş, git önce o ailelere sor bakalım, onlar ne diyor? Can yanmıyor, onların canı yanmadığı için rahat konuşuyorlar. Karşımızdaki örgütler gördüğümüz yapılarından ibaret olmayabilir. Ancak şunu da bilsinler: Türkiye de göründüğünden ibaret değildir. Bizim arkamızda da binlerce yıllık devlet geleneğimiz var, bunu da böyle bilmeleri lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı forsunda bulunan her bir yıldızın, bu geleneğin sembolü, olduğunu, ülkenin ve milletin arkasında bin 400 yıllık bir medeniyet birikimi bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğduğumuzda kulağımıza okunan ezan, öldüğümüzde okunan salaya kadar hayatımızın her anını mensubu bulunduğumuz medeniyet şekillendiriyor. Coğrafyamızdaki bin yıllık geçmişimizin tek bir anını gösteremezsiniz ki mücadelesiz geçsin, asla. 15 Temmuz’da adeta patlayan bir yanardağ gibi geceyi aydınlatan ruh bir anda ortaya çıkmış değildir, gerisinde işte böyle muhteşem bir arka plan var” şeklinde konuştu.

“ŞANLI TÜRK MİLLETİ OLARAK BÖLGEMİZİN VE DÜNYANIN GELECEĞİNE TALİBİZ”

“Evet, biz dirileri şerefli, ölüleri şanlı Türk milleti olarak coğrafyamızın, bölgemizin, dünyanın geleceğine talibiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu milleti terör örgütlerinin alçakça saldırılarının ve onları kullanan güçlerin sinsi oyunlarının çökertemeyeceğini vurguladı ve “Biz işte bu ruhu, bu inancı, bu iddiayı kaybettiğimiz gün biteriz, bunu iyi görelim. Allah’ın izniyle o gün asla gelmeyecek. Gerekirse bir ölecek, ama bin dirileceğiz. Kardeşlerim; ölümü ölümle korkutarak yolumuza devam edeceğiz. Kalbimizden inancı, yüreğimizden cesareti, bileğimizden gücü, sırtımızdan teri hiç eksik etmeden durmaksızın çalışacağız” diye ekledi.

“KONTROLLÜ DARBE İDDİALARI 250 ŞEHİDİMİZE HAKARETTİR”

Ana muhalefet liderinin, 15 Temmuz darbe girişimi için ısrarla ‘kontrollü darbe’ ifadesini kullanarak, milletin bu şanlı direnişine kara çalmaya çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ifadeyi ‘terbiyesizlik ve ahlaksızlık’ olarak niteledi ve şunları ekledi: “O gece 23.15, Atatürk Havalimanına iniyor ve benim İstanbul Havalimanında on binlerce kardeşim orada. Tanklar VİP’in önünde ve geliyor bu tanklar orada duruyor ya, dışarı çıkamıyor bu beyefendi. Önce korkuyor ve gidiyorlar görüşüyorlar, görüşmeyi yaptıktan sonra tankların koruması altında bu Kılıçdaroğlu denilen zat oradan çıkıp Bakırköy Belediyesi’ne gidiyor.”

Darbe girişimi ertesinde gerçekleştirilen Yenikapı Buluşmasına ana muhalefet liderini davet ettiğini, kendisinin önce katılmayacağını, daha sonra ise buluşmadan bir gün önce gelebileceğini söylediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat Yenikapı ruhundan da hiçbir şey alamamış ki, ne dedi? ‘Kontrollü darbedir’ dedi. Yahu insan utanır utanır, bu 250 şehidimize saygısızlıktır hakarettir, 2 bin 193 gazimize saygısızlıktır hakarettir, bu millete saygısızlıktır hakarettir; bunu nasıl söylüyorsun? Bu millet senin gibi ürkek, korkak değil. Bu milletin yüreği var yüreği, o sende yok. Bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir, vandalların mücadelesi değildir” ifadelerini kullandı.

“CHP’NİN BAŞINDAKİ BU ZAT, KESİNLİKLE KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE ORAYA GETİRİLMİŞTİR”

Söz konusu ifadenin, FETÖ’cüler ve onları destekleyen yabancılar ile ana muhalefet partisi lideri tarafından kullanıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii insan 15 Temmuz gecesi, darbecilerin kontrolü altında çıkıp Bakırköy’de güvenli bir makama gider çay-kahve içerek televizyondan olayları takip edince böyle bir hisse kapılır. Hâlbuki o gece sokaklarda, meydanlarda, havalimanlarında, köprülerde darbecilerin harekete geçme ihtimali olan her yerde canları pahasına mücadele edenlerin gördükleri, yaşadıkları, htikleri bambaşkadır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili parti liderinin Meclis Araştırma Komisyonunun raporunu bahane ederek darbecilerle aynı çizgide yürüttüğü politikayı gizlemeye, saklamaya çalıştığını söyledi ve “15 Temmuz gecesi Meclis’te aslanlar gibi darbecilere karşı duran, gerçekten ülkesinin, milletinin, demokrasinin safında yer alan CHP’lileri tenzih ederek söylüyorum: 15 Temmuz ‘kontrollü bir darbe’ değildi; ama CHP’nin başındaki bu zat, kesinlikle kontrollü bir şekilde oraya getirilmiştir ve ilk günden beri de kendisini oraya oturtanlara sadakatle hizmetini sürdürmektedir” yorumunda bulundu.

“VARSIN FETÖ’CÜLERLE, PKK’LILARLA BERABER YÜRÜYÜVERSİN”

“Kendisinin o gece nerede, ne yaptığı tüm belgeleriyle, resimleriyle, şahitleriyle açıkça ortada iken, sokaklara dökülen milyonlara hakaret edercesine, darbeciler için yollara düşen bu zat için ne desek boştur” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Parlamentoda hâlâ sıkılmadan utanmadan yine bunları söylüyor. Anlaşılan o ki tıpkı FETÖ’cüler gibi bu zat da kendisine verilen görevi yerine getiriyor. Ama ilk defa FETÖ’yü darbe örgütü olarak bugün kabul etti ha, onu söyleyeyim. Varsın FETÖ’cülerle, PKK’lılarla beraber yürüyüversin. Biz ülkemiz için, özgürlüğümüz için, geleceğimiz için işte burada olduğu gibi milletimizle beraber yürüyemeye devam ediyoruz, devam edeceğiz” dedi.

“15 TEMMUZ’UN BİZE VERDİĞİ DERSLERİ DOĞRU ŞEKİLDE OKUMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’u unutmamanın ve unutturmamanın sadece şehitlere, şehit yakınlarına ve gazilere değil, tarihe karşı da en büyük sorumluluğumuz olduğunun altını çizdi ve devamında şunları kaydetti: “Eğer 15 Temmuz’un bize verdiği dersleri doğru şekilde okumazsak, yeni 15 Temmuz’ları yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. Üstelik bir sonraki 15 Temmuz’da düşmanın karşımıza hangi oyunlarla çıkacağını, kimleri kullanacağını da bilemeyiz. Müslüman akıllı insandır, aynı delikten iki defa ısırılmaz. 15 Temmuz’u yaptıranların hangi amaçları taşıdığı, 15 Temmuz’u yapanların da nasıl bu güce ulaştığı ortadadır; bu gerçekleri siz de, biz de çok iyi biliyoruz. Her 15 Temmuz anması bizi şehitlerimizi yâd etmenin, şehit yakınlarımıza ve gazilerimize minnettarlığımızı sunmanın yanında bu konuda ne kadar mesafe kat ettiğimizin muhasebesini yapmaya da yöneltmelidir”

15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasının ardından ülkemize bu ihaneti yapan FETÖ mensuplarının üzerine şiddetle gittiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütün kamuda çalışan ve tespit edilen tüm mensuplarını uzaklaştırdıklarını, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, Millî Eğitim, Sağlık Bakanlığı, yargı ve üniversiteler başta olmak üzere kamu kurumlarından 111 bin FETÖ mensubunun ilişiğinin kesildiğini, açığa alınan 38 bin kişinin araştırmasının devam ettiğini belirtti.

“BU ÜLKEYE İHANET EDEN CEZASIZ KALMAZ”

FETÖ davalarında artık yavaş yavaş kararlar çıkmaya başladığına işaret ederek, “Bu ülkeye ihanet eden hiçbir hainin cezasız kalmayacağından emin olunuz. Kendisine hizmet edeni başının üstünde taşıyan bu millet, ihanet edenin başını ezmekte de asla tereddüt etmez” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerimizin hatırasının yüreklerde daima yaşayacağını, FETÖ’cü hainlerin ise hep nefretle anılacağını dile getirdi.

“FETÖ MENSUPLARINI TEK TİP ELBİSE İLE MAHKEMEYE ÇIKARALIM”

15 Temmuz darbesine katılanların hiçbirinin yüzünde şu ana kadar en küçük bir pişmanlık emaresinin görülmediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ yapılanması içinde yer alan diğer kişilerin durumları da büyük ölçüde aynıdır. Demek ki bunlar gaflet hâliyle değil taammüden, kasten ülkemizi sırtından hançerlemek istediler. Türk milleti aman dileyene ne kadar merhametliyse, ihanetinde ısrar edene de o kadar şedittir. O hainlerin kapatıldıkları cezaevlerinin duvarları arkasında çürüyüp giderken bunları düşünecek çok zamanları olacak. Şu anda iyi günleri, geçen gün Sayın Başbakanımızla da konuştum, artık bunlar mahkemeye çıkarken Guantanamo’da olduğu gibi bunları da tek tip elbiseyle çıkaralım” şeklinde konuştu.

Ülke ve millet olarak biz 15 Temmuz’dan çıkarılan dersler ışığında yola devam edeceklerini sözlerine ekleyerek, “Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Rabbim bizi bu tür ihanetlerden, her türlü düşman saldırısından, yerden ve gökten gelecek afetlerden korusun” temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Arif Nihat Asya’nın, “Biz, kısık sesleriz... Minareleri, / Sen, ezansız bırakma, Allah'ım!” dizeleriyle başlayan şiirini okudu.

“RABBİME BENİ BÖYLE BİR MİLLETİN MENSUBU OLARAK YARATTIĞI İÇİN HAMT EDİYORUM”

“Rabbime beni böyle bir milletin mensubu olarak yarattığı için hamt ediyorum. Tüm arkadaşlarımla birlikte bu yolda hizmet etme fırsatını bizlere lütfettiği için hamt ediyorum” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gece Ankara’da TBMM önünde yapılacak törene ve sabah namazından sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde 15 Temmuz şehitlerinin anısına yapılan Şehitler Abidesi’nin açılışına katılacağını açıkladı.

Konuşmasının sonunda 15 Temmuz ve terörle mücadele şehitlerine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm millete başsağlığı, gazilere sıhhat ve afiyet dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, “15 Temmuz’un yıl dönümünde düzenlenen programlara katılarak şehitlerimizin hatıralarına, gazilerine, ülkesine, devletine, demokrasisine, geleceğine sahip çıkan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum” diyerek tamamladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ŞEHİTLER MAKAMI’NIN AÇILIŞINI YAPTI

Konuşmasının ardından 15 Temmuz Şehitler Köprüsünün Anadolu yakasındaki girişinde 15 Temmuz şehitlerinin anısına yapılan Şehitler Makamı’nın açılışını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışta tilavet edilen Kur’an-ı Kerim’i dinledi ve yapılan duaya katıldı.

Şehitler Makamı’nın açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Binali Yıldırım, bazı bakanlar, eski başbakanlardan Tansu Çiller ve şehit yakınları ile gaziler de eşlik etti.

Erdoğan“Türk Milleti, 15 Temmuz’da Kelimenin Tam Anlamıyla Millet Olduğunu Tüm Dünyaya Gösterdi”...

TBMM’deki Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz meydanlarda darbecilere karşı cesaretle direnirken, milletvekillerimiz de Meclis’te toplandılar. O gece milletvekillerimiz Genel Kurulu açık tutarak, darbecilere meydan okudu. Kürsüden tüm Türkiye’nin ve dünyanın gözü önünde darbecilere ‘başaramayacaksınız’ diye haykıran milletvekillerimiz, halkımızın namuslarına emanet ettiği, özgürlüğümüzün ve demokrasimizin sembolü Meclisimize sahip çıktı” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) önünde gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Töreni’ne katıldı.


15 Temmuz darbe girişiminde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu teröristlerin TBMM’yi bombaladığı saatlerde gerçekleşen törene; TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bakanlar, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu ve Tansu Çiller, AK Parti ve MHP Milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, yüksek yargı kurumlarının yöneticileri, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ile şehit yakınları ve gaziler de katıldı.

Eski Meclis’ten TBMM’ye kadar Millî Birlik Yürüyüşüne katılan binlerce Ankaralının da iştirak ettiği törende, İstiklal Marşı okundu; şehitler için saygı duruşunda bulunuldu. Törende ayrıca, 15 Temmuz Destanı’nın anlatıldığı ‘video mapping’ enstalasyonu gerçekleştirildi.

15 Temmuz şehitleri için Kur’an-ı Kerim tilavetinin ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez tarafından yapılan duanın da yer aldığı törende, 81 ilden 250 gencin her bir şehit adına Ankara’ya getirdiği 250 bayrağı temsilen, iki şehit çocuğu büyük Türk bayrağını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teslim etti.

“İHANET GİRİŞİMİNE GEÇİT VERMEYEN MİLLETİMİN HER BİR FERDİNE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Törende yaptığı konuşmasına; şehit yakınlarını, gazileri, meydanda bulunan ve Türkiye’nin il ve ilçelerinde meydanlardaki dev ekranlardan programı takip eden vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz şehitlerine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve millete başsağlığı, gazilere sıhhat ve afiyet temennisinde bulundu.

“Ankara ve İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde, darbecilerin karşısına dikilerek, bu büyük ihanet girişimine geçit vermeyen milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin 15 Temmuz’da, herhangi bir topluluk değil, kelimenin tam anlamıyla millet olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.

“15 TEMMUZ’DA TARİHİMİZE YENİ BİR ZAFERİ NAKŞETTİK”

15 Temmuz öncesinde bazılarının yaşadığı ülke, mensubu olduğu millet, özellikle de gençler konusunda ümitsizliğe düştüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi hep beraber gördük ki, küllerin altında kor bir ateş yanıyor. Vakti, saati geldiğinde, o kor ateş, istiklaline ve istikbaline el uzatan herkesi yakıp kül eden bir aleve dönüşüyor. Bir asır önce, 7 düvelin bir araya gelip tüm gücüyle yüklendiği Çanakkale’de herkesi şaşırtan bir zafere imza atmıştık. 15 Temmuz’da da, yedi düveli arkasına alan bir ihanet çetesinin, 40 yıllık planını 20 saate kalmadan bozarak, tarihimize yeni bir zaferi nakşettik” diye konuştu.

“ÖLÜMÜN ÜZERİNE BÖYLESİNE CESARETLE GİDEN BİR BAŞKA MİLLET YOKTUR”

“Türk Milleti, 15 Temmuz’da Kelimenin Tam Anlamıyla Millet Olduğunu Tüm Dünyaya Gösterdi”

Türk milletinin, 15 Temmuz’da, ordulaşmış bir ihanet çetesine karşı yüreğindeki imanı ve çıplak elleriyle bir mücadele verdiğini ve dünyada bunun başka bir örneğinin bulunmadığın vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tankı yumrukla durduran bir başka millet yoktur. Tankın egzozunun içine fanilasını, tişörtünü sokmak suretiyle onu durduran bir başka zekâ da yoktur. Uçağı, helikopteri yakalamak için hamle yapan bir başka millet yoktur. Ölümün üzerine böylesine cesaretle giden bir başka millet yoktur. Can pazarının ortasında dahi, zalimle mazlumu ayırt etme konusunda, dünyanın her köşesinde adaletin sembolü olarak kullanılan o gözleri bağlı mitoloji heykelini utandıracak hassasiyet gösteren bir başka millet yoktur. Böyle bir milletin mensubu olduğum, böyle bir ülkenin evladı olduğum için her zaman Rabbime hamt ediyorum” dedi.

15 Temmuz’u, herhangi bir darbe girişimi olmanın ötesinde ‘ihanet kalkışması’ olarak değerlendirmesinin bir sebebi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Şu anda önünde bulunduğumuz Türkiye Büyük Millet Meclisi, bizim bağımsızlığımızın ve demokrasimizin sembolüdür. Bu Meclis, Kurtuluş Savaşını bizzat idare etmiştir. Polatlı’ya kadar yaklaşan düşmanla yapılan savaşta, top sesleri duyulurken dahi, Meclis’imiz görevini sürdürmüştür. Cumhuriyet tarihimiz boyunca pek çok badire yaşamamıza rağmen, hiç kimse bu kutlu çatıya el uzatmayı düşünmemiştir. Sadece 15 Temmuz ihanetini yapanlar bu cüreti göstermişlerdir. Çünkü onlar, ülkenin yönetimine el koymanın çok ötesinde niyetlerle yola çıkmışlardı. Amaçları, ülkemizi ve milletimizi topyekûn esir ederek, hem devletimizi, hem medeniyetimizi kökten yıkmaktı. Bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisi, öncelikle hedef aldıkları ve en çok bombaladıkları yer olmuştur.”

“MİLLETVEKİLLERİMİZ GENEL KURULU AÇIK TUTARAK, DARBECİLERE MEYDAN OKUDU”

Darbecilerin, tıpkı milletin korkup evlerine saklanacağını sandıkları gibi, milletvekillerinin de Meclis’i terk edip kaçacaklarını düşündüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sokaklara ve meydanlara dökülerek ülkesine sahip çıkarken, TBMM Başkanı ve 106 milletvekilinin de Genel Kurulu açıp darbeye karşı durduklarını söyledi ve “15 Temmuz bir tiyatrodur” diyenler, o gece burada yaşananları, farklı partilere mensup milletvekillerinin ağızından anlatan, Meclis’imizin yayımladığı ‘Gazi Meclis’te O Gece’ kitabından en ince detayına kadar öğrenebilirler” diye ekledi.

23 Nisan 1920’de milletvekilleri ve milletle birlikte dualarla, salavatlarla ve tekbirlerle açılan TBMM’nin aradan 96 yıl geçtikten sonra, 15 Temmuz 2016’da yine milletvekilleri ve millet tarafından, aynı şekilde dualarla, tekbirlerle müdafaa edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Milletimiz meydanlarda, caddelerde darbecilere karşı cesaretle direnirken, milletvekillerimiz de Meclis’te toplandılar. O gece milletvekillerimiz Genel Kurulu açık tutarak, darbecilere meydan okudular. Kürsüden tüm Türkiye’nin ve dünyanın gözü önünde darbecilere ‘başaramayacaksınız’ diye haykıran milletvekillerimiz, halkımızın namuslarına emanet ettiği, özgürlüğümüzün ve demokrasimizin sembolü Meclisimize sahip çıktılar. Buradan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tüm mensupları, özellikle de o gece Genel Kurul’da bulunma imkânı elde eden 106 milletvekilimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Darbeciler Meclis’i bombalarken, ne kadar alçaldılarsa, milletvekillerimiz de o Meclis’in çatısı altında istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkarak o derece yüceldiler. Böyle millete böyle Meclis yakışır. Gazilikle ikinci kez şereflenen Meclisimizin kalbimizdeki, gözümüzdeki yeri de artık çok daha başkadır. Millî iradenin, vatanın sembolü olan Meclis’imize bir daha kimsenin el uzatamaması için artık daha çok çalışacağız.”

“O GECE BU VATANA KIYMAYA ÇALIŞANLAR, ŞİMDİ MAHKEMELERDE İHANETLERİNİN HESABINI VERİYOR”

Darbe hesabı yapanların, Allah’ın hesabının üzerinde bir hesap olmadığını unuttukları için, kafayı duvara değil milletimizin iradesine vurduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi ‘bu vatana kıymaya çalışanlar’ şimdi mahkemelerde ihanetlerinin hesabını veriyorlar. Suyunu içtikleri, ekmeğini yedikleri vatanlarını Pensilvanya’daki şarlatanın emriyle bir dolara satanlar zindanlarda çürüyüp giderken, bu Meclis milletimize hizmet etmeye devam edecek” ifadelerine yer verdi.

Millete bir sözünün olduğunu hatırlatan ve “Cumhurbaşkanlığıyla, Meclisiyle, hükûmetiyle, tüm resmî ve özel kurumlarımızla birlikte, ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracak, 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sözümüzü yerine getirene kadar ne bize, ne meclisimize, ne hükûmetimize, ne de milletimize durmak, duraksamak, dinlenmek yoktur” şeklinde konuştu.

15 Temmuz gecesini anlatmaya kelimelerin ve cümlelerin kifayet etmeyeceğini, Demokrasi ve Millî Birlik Günü olarak ilan ettikleri bu tarihin anlamını, en iyi o geceyi yaşayanların bilebileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gecenin saldırıların yaşandığı yerlerde darbecilere direnen yüzbinlerce şahidinin olduğuna işaret etti ve “Gazilerimizle her bir araya gelişimizde, onların yaşadıkları hadiselerin, yüreğimizi yakan, aklımızı zorlayan yeni boyutlarını öğreniyoruz” diye ekledi.

“ALLAH’IN İZNİYLE KİMSE BU DEVLETİ YIKAMAZ, BU MİLLETİ ESİR EDEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Henüz hayatının baharına bile girmemişken, 14 yaşında gazilikle şereflenen bir kızımız, o hainlere, ‘Siz daha 14 yaşındaki bir çocuğa karşı duramazken, bu devleti yıkmayı, bu millete hâkim olmayı nasıl başaracaksınız?” diye sesleniyor. Bir başka gazimiz, vücudundaki 14 parça şarapneli, ahirette sahip olacağı en büyük delil olarak görüyor. Babası, kendisi ve oğluyla birlikte, üç nesil olarak, ilk defa üzerine çıktıkları bir tankı, sanki yıllarca eğitimini almış gibi doğru yöntemlerle etkisiz hâle getirmeye çalışan ve bu esnada vurulan bir başka gazimizin en büyük üzüntüsü ise, kendisine şehadetin nasip olmayışıdır. O gece Ankara Emniyet Müdürlüğünü kahramanca savunurken darbeciler tarafından ağır şekilde yaralanan bir Emniyet Müdürümüz, ‘Eğer birileri köprü olmasaydı, hiçbir uçurum geçilemezdi’ diyor. 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde vurulan ve ayakları parçalanan bir başka kardeşimizin, ertesi gün hastanede gözlerini açıp da darbenin bastırıldığını öğrendiğindeki ilk sözü ‘Dosta güven, düşmana korku verdik’ oluyordu. Bir başka gazimiz, kaybettiği uzvuna aldırmaksızın, ‘Darbe başarılı olsaydı bunu çocuklarımıza, torunlarımıza nasıl izah ederdik?’ diyerek duygusunu anlatıyor ve ‘Bacağım kopmuş ne olur, kolum kopmuş ne olur, bacaksız, kolsuz yaşayabilirim, ama vatansız yaşayamam diyor. Evet, ezan, bayrak, vatan aşkının, en uysal kişiyi bile mitolojik bir kahramana çevirdiği işte bu ruh, bu heyecan, bu cesaret olduğu sürece, Allah’ın izniyle kimse bu devleti yıkamaz, bu milleti esir edemez.”

“TARİH BOYUNCA BEDELİNİ ÖDEMEDİĞİMİZ HİÇBİR KAZANCIMIZ OLMAMIŞTIR”

80 milyonun, şehitlerinin hatıralarını asla ayaklar altında çiğnetmeyeceğinin, darbeci soysuzların ve onları milletin üzerine salanların da bundan sonra rahat yüzü göremeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Milleti mücadeleye alışkındır. Tarih boyunca bedelini ödemediğimiz hiçbir kazancımız olmamıştır. Zayıf düştüğümüzü sanarak, bir sırtlan gibi üzerimize saldıran ama bu aslanın hâlâ dimdik ayakta olduğunu görünce süklüm püklüm geri çekilenler de, yaptıklarının bedelini ödemeye hazır olsunlar. Atalarımızın dediği gibi, ‘keser döner sap döner, gün olur hesap döner.’ İnşallah o gün yakındır” sözlerine yer verdi.

15 Temmuz darbe girişiminin, pek çok şeyle birlikte, Türkiye’ye kimlerin dost, kimlerin düşman olduğunu bir kez daha gösterdiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbenin ilk saatlerinden itibaren, demokrasinin ve meşru yönetimin yanında yer almak yerine, hemen Türkiye’nin ve şahsımın aleyhine konuşacak isim bulma arayışına giren yabancı basın kuruluşları vardı. Milletimiz darbeyi bastırdığında, ‘Muhataplarımız kaybetti’ diyen, ‘dostlarımız yenildi’ diyen, ‘iyiler mağlup oldu’ diyen yabancı analistlere, yetkililere şahit olduk. Buna karşılık, dünyanın pek çok yerinde, vatandaşlarımızla birlikte sokaklara dökülüp, darbecilere meydan okuyan dostlarımızı da gördük” dedi.

“O KADAR ÇOK DÜŞMAN PUSUDA BEKLİYOR Kİ!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hiçbir vatandaşımızın olmadığı yerlerde dahi, büyükelçiliklerimizin, ülkemizle irtibatlandırılan herhangi bir kuruluşun önüne gidip, tavrını ortaya koyan dostlarımız vardı. Darbe gecesi savaş uçaklarının gürültüleri altında telefonda samimiyetle desteklerini bildirenler de, günler sonra, her taraflarından dökülen bir riyakârlıkla güya üzüntülerini ifade edenler de oldu. 15 Temmuz darbesi bize göstermiştir ki, devlet olarak, millet olarak da güçlü olmak zorundayız. Eğer güçlü değilsek, bize bir tek gün bile yaşama hakkı vermeyecek o kadar çok düşman pusuda bekliyor ki, isimlerini tek tek saymaya kalksak çok ciddi uluslararası krizle karşılaşırız. İsimlerini söylemiyoruz, ama hepsini de biliyoruz. Onlara, geçtiğimiz yıl, 15 Temmuz’un ardından verdiğim mesajı, burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum: Başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz. Bayrağımızı indiremeyeceksiniz. Vatanımızı parçalayamayacaksınız. Devletimizi yıkamayacaksınız. Ezanlarımızı susturamayacaksınız. Ülkemize diz çöktüremeyeceksiniz. Halkımıza boyunduruk vuramayacaksınız. Bizi yolumuzdan geri döndüremeyeceksiniz.”

Kimin dost, kimin düşman olduğunu bildiklerini belirterek, “Daha önemlisi, kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi biliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binlerce yıldır, adeta kurtlar sofrası olan şu coğrafyada ayakta kalan, sadece bununla yetinmeyip her zaman en önde olan bir millet olarak yolumuz bellidir. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, büyük olacağız, güçlü olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZE SALDIRANLARI 15 TEMMUZ’DA BİR KEZ DAHA DİZE GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her mücadelede olduğu gibi, 15 Temmuz’da da kayıplarımız var. Balkan faciasının ardından bölgede verdiğimiz sivil kayıp sayısı 2 milyon olarak ifade ediliyor. Çanakkale Savaşı’nda, 60 bini şehit olmak üzere 250 bin kayıp verdik. Birinci Dünya Savaşının tüm cephelerindeki kayıplarımızın sayısı 400 bini şehit olmak üzere 1,5 milyonu buluyor. Kurtuluş Savaşında, muharebe meydanlarında 10 bin şehit, 35 bin yaralı bıraktık. Terörle mücadelede sadece son 2 yılda verdiğimiz şehit sayısı 2 bindir. Burada ifade edilen her bir rakamın bir can olduğunu asla unutmuyoruz. Her kayıpla birlikte yüreklerine ateş düşen anneleri, babaları, eşleri, çocukları, kardeşleri asla unutmuyoruz. Böyle bir ateşin değmediği yer olabilir mi? Onun için biz millet olarak, topyekûn şehit yakınıyız, topyekûn gaziyiz.”

Her acı derin; ancak annelerin acısının daha derin olduğuna vurgu yaparak, annelerin yüreklerini ferah tutmasını salık veren Cumhurbaşkanı Erdoğan annelere, “Evlatlarının kanı boşa akmadı. Ülkemize saldıranları 15 Temmuz’da işte bir kez daha dize getirdik. Yarın tekrar saldırırlarsa yine dize getireceğiz” sözleriyle seslendi.

“ALLAH, BİR DAHA BU MİLLETE 15 TEMMUZ GİBİ İHANETLER GÖSTERMESİN”

Merhum Mehmet Akif’in “Allah, bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın” sözünü hatırlatarak, “Allah, bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanetler göstermesin” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet temennisini yineledi.

15 Temmuz’un yıl dönümünü ruhen gönülden yaşayan tüm siyasi hareketlere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek’in Sakarya Türküsü adlı şiirinin son dizeleriyle tamamladı: “Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya / Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya.”

“Milletimizle Birlikte, 2023 Hedeflerimize Ulaşarak Zafer Anıtımızı Dikmekte Kararlıyız”

Erdoğan“Milletimizle Birlikte, 2023 Hedeflerimize Ulaşarak Zafer Anıtımızı Dikmekte Kararlıyız”...

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karşısında 15 Temmuz şehitlerinin anısına inşa edilen Şehitler Abidesi’nin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Korkaklar zafer anıtı dikemez. Biz, milletimizle birlikte, 2023 hedeflerimize ulaşarak zafer anıtımızı dikmekte kararlıyız. Ne FETÖ’cü hainler, ne PKK’lı katil sürüsü, ne DEAŞ’ın katil sürüsü, ne de sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya çalışan sözde müttefiklerimiz, bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karşısında 15 Temmuz şehitlerinin anısına inşa edilen, Şehitler Abidesi’nin açılış törenine katıldı.


Sabah namazını törene katılan vatandaşlarla birlikte Beştepe Millet Camiinde kılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından tören alanına geçti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım ve bakanların da iştirakiyle gerçekleştirilen törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“15 TEMMUZ’U UNUTMAMA VE UNUTTURMAMA SÖZÜMÜZÜ YERİNE GETİRECEĞİZ”

Konuşmasına şehit yakınlarını, gazileri ve vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaşadığı en büyük ihanetlerden biri olan 15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde, şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere sıhhat ve afiyet diledi.

Geçtiğimiz salı günü başlayan ve bu gece yarısına kadar devam edecek olan programlarla, 15 Temmuz şehitlerinin anılıp gazilere şükranların sunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi ve Millî Birlik Günü olarak ilan ettiğimiz 15 Temmuz’u unutmama ve unutturmama sözümüzü yerine getirmekte kararlıyız. Evet, 15 Temmuz’u, ne kendimiz unutacağız, ne de bizden sonraki nesillere unutturacağız” diye konuştu.

“15 TEMMUZ’UN MİLYONLARCA KAHRAMANI VAR”

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarının unutulmayıp her fırsatta yâd edildiği ve bu mücadelelerden ders çıkarıldığı gibi 15 Temmuz’u da böyle bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında destanların tek bir kahramanı olur. 15 Temmuz’un ise milyonlarca kahramanı var. Bizim yaptığımız tek şey, o gece milletimizle birlikte olmaktır. O gece milletimizle yürek yüreğe, kafa kafaya, kol kola FETÖ’cü hainlere ve onları kullanan güçlere karşı meydan okuduğumuz için bugün buradayız” dedi.

Bu cesareti gösteremeyenlerin, şimdi “kontrollü darbe” iftirasıyla, 15 Temmuz’u gölgelemenin, o gece verilen mücadeleye çamur atmanın çabası içinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “VIP’de tanklar orada dururken pazarlık bitiyor, tanklar çekiliyor ve beyefendi Bakırköy Belediyesi’nde misafir ediliyor” ifadelerini kullandı.

KONTROLLÜ DARBE İDDİASI VE OHAL TARTIŞMASI

Ana muhalefet liderinin ‘kontrollü darbe’ ifadesine ve olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine yönelik eleştirisine cevaben, “Ne olacaktı? İstedikleri gibi yine at oynatmaya devam mı edeceklerdi?” sorularını yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazartesi günü toplanacak Millî Güvenlik Kurulu toplantısında hükûmete OHAL’in uzatılması teklifinde bulunacağını açıkladı.

Dünyanın değişik yerlerinde herhangi bir olayda rahatlıkla OHAL kararı verildiğine, Fransa’da teröristlerin 10-15 kişiyi öldürmesinin ardından bir yıllık bu kararın alındığına işaret ederek, “Burada bizim devletimizi yıkmaya teşebbüs ediyorlar, 250 şehidimiz var, 2 bin193 gazimiz var. Biz bu kararı verirken George mı soracağız, Hans’a mı soracağız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbeci FETÖ teröristlerine yönelik idam cezası talebi ile ilgili de şunları söyledi: “Geçenlerde GATA’yı ziyarete gittim, ayağı kopuk olanlar, kolu olmayanlar, başının yarısı kopmuş olanlar… Bütün bunlar ortada birer vakıa; biz hâlâ ‘acaba George ne der, Hans ne der’ bunu düşünüyoruz. ‘Avrupa Birliği’nde durum ne olur’; bunu düşünüyoruz. Yahu ne yaparsan yap, Avrupa Birliği’nin tavrı ortada. 54 yıl geçti, hâlâ bizimle bunlar dalga geçiyor. Verdikleri sözleri tutmazlar, vize uygulaması dersin tutmazlar, ‘mültecilerle ilgili şu kadar para vereceğiz’ derler vermezler. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, başka bu işin çaresi yok.”

15 Temmuz gecesi canları pahasına sokaklara dökülen milyonları görmeyenlerin, FETÖ’den ve PKK’dan tutuklananların hakları için adeta kendilerini parçaladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamburg’da yapılan G20 Liderler Zirvesinde kendisine hâlâ FETÖ’cü teröristlerin sorulduğunu aktardı ve “250 şehidi sormuyorlar, 2 bin 193 gaziyi sormuyorlar. Acaba İstanbul’da bir milyon insan niçin sadece Anadolu yakasında bir araya geldi, bunu sormuyorlar. Bugün 81 vilayette bu insanlar niçin sokaklarda bunu sormuyorlar. Niçin? İşlerine gelmiyor” dedi.

“BİRİLERİ DE ‘SÖZDE ADALET’ YÜRÜYÜŞÜ YAPIYOR!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Birileri de sözde adalet yürüyüşü yapıyor, ‘sözde adalet’. Niçin? Bizim Hatay’da Türkmen kardeşlerimize gönderdiğimiz yardımlar MİT tırları ne yazık ki FETÖ’cü savcıların talimatıyla önleri kesiliyor ve ondan sonra sandıklarda ne var ne yok, bunlara da bakıyorlar. Bunlara bakma yetkisi de yok. Ama anında ‘ben yaptım oldu’ dediler, bu işi de yaptılar; şimdi içeride ve bu hesabı verecekler, bu işin lamı cimi yok. Ve şu anda yargıda bakıyorsunuz keyifleri yerinde. Orada o mağdur, mazlum şehitlerimizin ailelerine karşı adeta caka satıyorlar. Ben bugün söyledim, Sayın Başbakan burada, Adalet Bakanı da burada, diyorum ki; bunlara artık Guantanamo’da olduğu gibi özel elbise giydirip mahkemeye de böyle gelmeleri lazım. Böyle grand tuvalet mahkemeye gelmek gibi bir şey olmaz. Çünkü o mağdur, o mazlum kardeşlerimizin hakkını almamız lazım.”

“15 TEMMUZ İHANETİ KARŞISINDA DİMDİK DURAN TÜM SİYASETÇİLERİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

15 Temmuz gibi bu ihanet karşısında kimin, nasıl bir duruş sergilediğini, bu meselenin siyaset meselesi değil vatan meselesi olduğunu görerek, en başından beri bu mücadelenin içinde yer alanları unutmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta MHP Genel Başkanı olmak üzere, 15 Temmuz ihaneti karşısında dimdik duran tüm siyasetçilere, millet adına teşekkür etti.

Darbecilerin yolları açmasıyla kendilerini güvenli evlere atıp, çay-kahve eşliğinde televizyondan olup bitenleri seyredenleri de unutmayacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Darbe gecesi cesaret gösterip sokağa çıkamayanları, ‘yiğitlik herkesin harcı değildir’ diyerek, bir nebze anlıyoruz. Ama Türk Milletinin hâlâ varlık-yokluk mücadelesi verdiği bir dönemde, teröristlerle, sözde adalet yürüyüşü yapıyor, terör örgütünün desteklediği kişilerle beraber kol kola. Hastaymış, belediye başkanıymış. ‘Hasta olduğu için çıkarmakta fayda var’ denilen kişi, şimdi nasıl yürüyor bu adam, bu yolları nasıl yürüyor? Yani biz bir sokulduğumuz delikten bir daha sokulamayız, hassas olacağız. Bunlar hasta falan değil, hepsi yalan. Türkiye düşmanlarıyla, Pensilvanya’yla aynı dili kullanarak kendilerine saf seçenleri asla affetmeyeceğiz.”

“GELECEĞİMİZE SİLAH DOĞRULTAN HAİNLER BİR DAHA GÜN YÜZÜ GÖREMEYECEK”

Milletin, FETÖ’nün başındaki şarlatanın ihanet ordusuna asker yazılanlardan bunun hesabını mutlaka soracağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bugün ve her yıl burada, şehit yakınlarımızla, gazilerimizle, milletimizle birlikte anmamızı yapacak, duamızı edeceğiz. Şehitlerimizin bedenlerini toprağa vermiş olsak da, kendileri yüreğimizde hep yaşayacak. FETÖ’cü hainler ise, hapishanelerin kalın duvarları arkasında çürüyüp giderken, her gün tekrar tekrar ölecekler. Her gün bir yenisini uydurdukları tarihler, peşine takıldıkları hezeyanlar, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. FETÖ’cülere destek verenler de, er veya geç, tarihin kara defterine isimlerini yazdırarak, çekilip gidecekler. Milletimiz müsterih olsun, gönüllerini ferah tutsun. Hiçbir şehidimizin, hiçbir gazimizin kanı yerde kalmayacak” şeklinde konuştu.

17 yaşındaki Uhud Kadir Işık gibi, henüz askerlik çağına bile gelmeden, ülkesine ve milletine hizmet yolunda şehadet mertebesine ulaşanların kanlarının asla yerde kalmayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Külliye’nin önüne birlikte geldiği babasının eve dönmesi ısrarlarına, ‘Bu benim de vatanım değil mi baba?’ diyerek karşı çıkan 9 yaşındaki kızımızın emanetine halel getirmemek bizim namus borcumuzdur. Emin olunuz ki, ülkemize, milletimize, özgürlüğümüze, geleceğimize silah doğrultan hainlerin hiçbiri, bir daha gün yüzü göremeyecek” vurgusunda bulundu.

“GELECEĞİMİZ İÇİN 15 TEMMUZ’DAN ÇIKARMAMIZ GEREKEN DERSLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “15 Temmuz’u yaşamış ve zaferle neticelendirmiş olmak önemlidir. Ancak daha önemlisi, geleceğimiz için 15 Temmuz’dan çıkarmamız gereken dersler var. Bu anma günleriyle düzenlenen programlar işte dün gece İstanbul’da, şimdi de burada açılışını yaptığımız bu anıtlar geçmişimizle birlikte geleceğimizin muhasebesini yapmamıza vesile teşkil edecektir. İşte karşımızdaki anıtta, ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ yazıyor ve bu başlıklara uygun bir şekilde de orada bakıyorsunuz, tek millet, orada millet şekillendirilmiş. İşte tek devlet tam karşımda, Cumhurbaşkanlığı forsu, tek vatanda Anadolu haritamız, bayrakta da bayrağımız. Bu anlamlı abideyle birlikte inşallah her yıl bu Millî Birlik Günü’nde burada bir arada olacağız. Türkiye’nin bir daha böyle bir ihanet teşebbüsüne maruz kalmaması için, kamu kurumlarımızdan sivil toplum örgütlerimize kadar hepimizin üzerimize düşenleri yapması şart. Hainlerin devletimize ve toplumumuza sızabilecekleri en küçük bir boşluk dahi bırakmamalıyız. FETÖ’yü anlatmalıyız, bunun adını anmaktan çekinmemeliyiz, herkes bilecek bu Haşhaşinin kim olduğunu, bunu anlatmamız lazım.”

Kimsenin Türkiye’ye başarıyı altın tepsi içinde sunmayacağını, başarının akıl, yürek ve bilekle elde edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’un bu başarıya sadece dışarıdaki düşmanları değil, aynı zamanda içerdeki hainleri de yenerek ulaşılacağını gösterdiğini söyledi.

“KORKAKLAR ZAFER ANITI DİKEMEZ”

Korkakların zafer anıtı dikemeyeceğini belirterek, “Biz milletimizle birlikte 2023 hedeflerimize ulaşarak zafer anıtımızı dikmekte kararlıyız. Ne FETÖ’cü hainler, ne PKK’lı katil sürüsü, ne DEAŞ’ın katil sürüsü, ne de sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya çalışan sözde müttefiklerimiz bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır” sözlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belki daha çok çalışacağız, belki daha çok bedel ödeyeceğiz; ama Allah’ın izniyle büyük Türkiye’yi, güçlü Türkiye’yi, müreffeh Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

Başarının formülünün Şehitler Abidesi’nde yazıldığı gibi ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ ilkeleri olduğunu ifade ederek, bu ilkelere sıkı sıkıya bağlı kalındığı sürece üstesinden gelinemeyecek hiçbir sorunun olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne terör örgütlerinin eylemleri, ne darbe girişimleri, ne diplomatik ayak oyunları, ne de ekonomik tuzaklar bizi Allah’ın izniyle durduramaz. Türkiye’yi kalleş bir darbeyle teslim alacaklarını sananlara 15 Temmuz’da nasıl derslerini verdiysek, diğer alanlarda da aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.

“İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKAN MİLLETİMİN HER BİR FERDİNE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Açılışı yapılan 15 Temmuz Şehitler Abidesi’nin bu duyguların canlı tutulmasını sağlayacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ve terörle mücadele şehitlerine Allah’tan rahmet, gazilerimize şifa temennisinde bulundu ve sözlerini “İstiklaline ve istikbaline sahip çıkan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum” diyerek tamamladı.

Konuşmasının ardından, eşi Emine Erdoğan ve törene katılanlarla birlikte abidenin bulunduğu alana geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış kurdelesini keserken abidenin yapımında emeği geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni, mimarları ve yüklenici firmayı tebrik etti.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğan;, Tekbirle, tankın, üzerine, gideni, kim, esir, edebilir?, ,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
13
13
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
9
0
1
4
5
3
Göztepe
10
10
1
1
3
5
4
Medipol Başakşehir
10
9
1
1
3
5
5
Kayserispor
10
8
1
1
3
5
6
Akhisarspor
10
7
1
1
3
5
7
Bursaspor
9
11
2
0
3
5
8
Trabzonspor
8
14
2
2
2
6
9
Fenerbahçe
8
12
1
2
2
5
10
Alanyaspor
7
11
3
1
2
6
11
Kasımpaşa
7
9
2
1
2
5
12
Sivasspor
6
6
3
0
2
5
13
K. Karabükspor
5
6
2
2
1
5
14
Yeni Malatyaspor
4
8
3
1
1
5
15
Atiker Konyaspor
3
5
4
0
1
5
16
Antalyaspor
3
4
2
3
0
5
17
Osmanlıspor FK
1
6
4
1
0
5
18
Gençlerbirliği
1
5
4
1
0
5
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv