Haber Detayı
09 Nisan 2017 - Pazar 00:04
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye büyük zorluklara göğüs gererek, bugüne ulaşmıştır
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye siyasi ve ekonomik bakımdan büyük zorluklara göğüs gererek, çok acılar çekerek, çok bedeller ödeyerek bugüne ulaşmıştır. Durup dururken gelmedik buraya. Çok çile çektik. Ama Rabbim sonunu hayreyledi. Sabreden kimse, zafere ulaşır. Ve ulaştık. Ama yine sabırlı olacağız. Önümüzde daha çok yol var” değerlendirmesinde bulundu.
Siyaset Haberi


Erdoğan“Yeni Yönetim Sistemi Tarihten ve Kültürden Süzülüp Gelen Bir Birikimin İfadesi”...

‘İstanbul Buluşması’ programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin güven ve inancıyla 14 yıldır Türkiye'ye hizmet için gece gündüz çalışıp mücadele ettiklerini belirterek, “Bu süreçte her seçimimiz ayrı bir mücadeleyle geçti. 2007 yılında Anayasayı ve teamülleri çiğneme pahasına bizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek istediler. CHP her dönemde olduğu gibi o gün de Türkiye'nin önünü tıkadı. Biz de 'madem öyle, işte böyle' dedik. Bundan sonra 'Bu ülkenin Cumhurbaşkanını millet seçecek' dedik, restimizi çektik” dedi.

 
 
 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Evet Platformu tarafından düzenlenen ‘İstanbul Buluşması’ programına katıldı. Yenikapı Etkinlik Alanı'nda düzenlenen ve milyonlarca vatandaşın katılımıyla gerçekleşen programa eşi Emine Erdoğan ile birlikte iştirak eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana gelişinde vatandaşlar ve katılımcılarla selamlaştı.


“İSTANBUL, GÖNÜL GÖZÜYLE KAVRANABİLECEK BİR ŞEHİR”

"Aşkımız memleket, millet için evet" sloganıyla düzenlenen buluşmada konuşmasına İstanbul için yazılmış şiirlerden seçtiği dizelerle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un ancak gönül gözüyle kavranabilecek ve gönül diliyle anlatılabilecek bir şehir olduğunu söyledi ve “Buradan, Yenikapı'dan nüfusumuzun yüzde 20'sini sinesinde yaşatan İstanbul'u sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Buradan gözlerini ve gönüllerini İstanbul'a yöneltmiş, dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Buradan her biri İstanbul'un bir parçası olan ülkemizin 80 vilayetindeki kardeşlerimi muhabbetle selamlıyorum" dedi.

“GİRDİĞİMİZ TÜM MÜCADELELERDE İSTANBUL ARKAMIZDA DURDUĞU İÇİN HEP GALİP GELDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına bir hafta kaldığını hatırlatarak gelinen noktada sadece Anayasa değişikliğini geçirmenin yetmeyeceğini, Türkiye’nin çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ekledi: “İstanbul 16 Nisan'da öyle bir 'evet' demeli ki 99 yıl önce bu mübarek şehri ayaklarıyla kirletenlerden başlayarak Türkiye'ye, Türk milletine kem gözle bakan kim varsa hepsinin de yüreği titremeli. İstanbul, 16 Nisan'da 'evet' diyerek hâlâ 99 yıl öncesindeki o kara günlerin hayaliyle yanıp tutuşanlara dersini vermeye hazır mı? İstanbul, 16 Nisan'da 'evet' diyerek 15 Temmuz'da bu ülkeyi işgal etmeye çalışanların taşeronluğunu yapan FETÖ hainlerinin kökünü kurutmaya hazır mı? İstanbul, 16 Nisan'da 'evet' diyerek PKK terör örgütünün kökünü kazımaya hazır mı? İstanbul, 16 Nisan'da 'evet' diyerek DEAŞ denilen katliam makinesinin, DHKP/C denilen cinayet şebekesinin kökünü kurutmaya hazır mı? İstanbul 16 Nisan'da 'evet' diyerek FETÖ'nün avukatlığına soyunan CHP yönetimine dersini vermeye hazır mı?" sorularının her birine vatandaşların ‘evet’ diyerek cevap vermesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'a da bu yakışır" karşılığını verdi.

İstanbul'dan aldığı feyiz, terbiye ve tecrübeyle tüm Türkiye'ye hizmet ettiklerini, bu yüzden İstanbul'a olan sevdasının başka olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girdiğimiz tüm mücadelelerde İstanbul kapı gibi arkamızda durduğu için hep galip geldik” diye konuştu.

“KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “1994'te büyükşehir belediye başkanı olduğumuzda birileri dudak büküyordu, göz süzüyordu. İstanbul halkıyla bir olduk, iri olduk, diri olduk, beraber olduk, kardeş olduk, hep birlikte elhamdülillah Türkiye olduk. Kısa sürede öyle bir devrim gerçekleştirdik ki bizi küçümseyenlerin hepsi mahcup olarak baktı. Batı bile 'sessiz devrim' dedi. Şimdi o 'sessiz devrim' diyenler, kudurdular. Ne yaparlarsa yapsınlar biz inançla, kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Sandıkta kaybedenler her zaman olduğu gibi işi iftiraya, yalana, kuralları tersine çevirmeye vurdular. Haksız ve adaletsiz bir şekilde belediye başkanlığı görevinden alınıp cezaevine giderken İstanbul halkıyla birlikte bir şey söyledik, 'Bu şarkı burada bitmez.' dedik. Cezaevinden çıkar çıkmaz kolları sıvadık, bu sefer İstanbul ile birlikte tüm Türkiye'ye hizmet için yola revan olduk. Milletimizle buluşmamız öyle hızlı ve güçlü oldu ki 2001 yılı Ağustosunda partimizi kurduk, 2002 yılı Kasımında iktidara geldik. Elhamdülillah halkımız bize inanmıştı, güvenmişti ve süratle iktidar yolunu açtı."

“TÜRKİYE, BÜYÜK ZORLUKLARA GÖĞÜS GEREREK BUGÜNE ULAŞTI”

Milletin kendilerine inanıp ve güvendiğini, milletin bu güveni ve inancıyla 14 yıldır Türkiye'ye hizmet için gece gündüz çalışıp mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte her seçimimiz ayrı bir mücadeleyle geçti. 2007 yılında Anayasayı ve teamülleri çiğneme pahasına bizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek istediler. CHP her dönemde olduğu gibi o gün de Türkiye'nin önünü tıkadı. Biz de 'madem öyle, işte böyle' dedik. Bundan sonra 'bu ülkenin Cumhurbaşkanını millet seçecek' dedik, restimizi çektik” diye ekledi.

Böylece hem o krizi çözdüklerini, hem de yüzde 69'luk bir destekle Türkiye'nin yeni bir yönetim modeline geçişinin temelini attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan'ın, işte bu sürecin tarihî kıyama erişeceği tarih olacağını, yeni yönetim sisteminin, tarihten ve kültürden süzülüp gelen bir birikiminin ifadesi olacağını kaydetti.

Vatandaşlara, 16 Nisan'daki halk oylamasında 'evet' diyerek ecdadının emanetine sahip çıkmaya, sadece geçmişine değil, bugününe de sahip çıkmaya, çocuklarına ve geleceğine en güzel mirası bırakmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye siyasi ve ekonomik bakımdan büyük zorluklara göğüs gererek, çok acılar çekerek, çok bedeller ödeyerek bugüne ulaşmıştır. Durup dururken gelmedik buraya. Çok çile çektik. Ama Rabbim sonunu hayreyledi. Sabreden kimse, zafere ulaşır. Ve ulaştık. Ama yine sabırlı olacağız. Önümüzde daha çok yol var” değerlendirmesinde bulundu.

“İSTİKRAR VE GÜVEN ORTAMI ÖNEMLİ”

Türkiye’yi yönetmeye başladıklarında 3 bin 400 dolar olan kişi başına düşen millî geliri 11 bin dolara ulaştırdıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de tek partili hükûmetlerin iş başında olduğu istikrarlı dönemlerde ortalama yüzde altı büyüme yakalandığını, koalisyonların olduğu istikrarsızlık dönemlerinde ise bu oranın yüzde dördü bile bulmadığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle dedi: “Bu ne demektir biliyor musunuz? Şayet Türkiye, hep güçlü hükûmetler tarafından yönetilseydi, yani istikrar ortamı kalıcı olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin tam iki kat ilerisinde yer alacaktık. Ne demek bu? Kişi başına düşen millî gelir 22 bin dolar olacaktı.”

Fakat bunun millete çok görüldüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün imkânları benim fakir fukara, garip gureba milletimin cebinden çektiler, aldılar faiz ofisine dağıttılar. Bakınız istihdam sayımız 27 milyon yerine 34 milyon olsa fena mı olurdu? Bunun da örnekleri var. 1970'li yıllara aşağı yukarı benzer şartlarda girdiğimiz Güney Kore ve Portekiz gibi ülkeler yönetim sistemlerini değiştirerek, istikrarı güvence altına alarak, şu anda 23-24 bin dolar millî gelire ulaşmış durumdalar. Biz de ulaşacağız. Yakalayacağız, Onun için 16 Nisan çok önemli” sözlerine yer verdi.

İstikrar ve güven ortamının önemini, Özal'dan Demirel'e, Türkeş'ten Erbakan'a ve Yazıcıoğlu'na, daha önceki siyasi liderlerin vurguladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu liderlerin özlemi olan; ancak uygun şartları bulup başlatamadıkları değişimi hayata geçirdiklerini ve bu adımı attıklarını söyledi.

“Yeni Yönetim Sistemi Tarihten ve Kültürden Süzülüp Gelen Bir Birikimin İfadesi”

“HER SEÇİM BİZİM VE MİLLETİMİZ İÇİN BİR İMTİHANA DÖNÜŞTÜ”

Bu adımı atmanın kolay olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002 yılı kasım ayından beri çok zor zamanlar geçirdik. Ne zaman ülkemizin geleceği için bir projeyi hayata geçirmeye kalksak, her defasında birileri ortalığı tozu dumana karıştırdı. Kaos dediler, karanlık cinayetlerle, bildirilerle, tahriklerle, provokasyonlarla önümüzü kesmeye çalıştılar. Her seçim bizim ve milletimiz için bir imtihana dönüştü. Her saldırı, milletimizle birlik olup söndürdüğümüz bir ateş topuna dönüştü” ifadelerini kullandı.

“Milletin Yarısından Fazlasının Gönlüne Giremeyen İktidara Gelemeyecek”

Erdoğan“Milletin Yarısından Fazlasının Gönlüne Giremeyen İktidara Gelemeyecek”

‘İstanbul Buluşması’ programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde milletin yarısından fazlasının gönlüne girmeyen hiç kimsenin bu ülkede iktidara gelme imkânı bulunmadığını belirterek, “Ana muhalefet partisi bu kafayla böyle bir imkânı elde edemeyeceği için ya başındakinden başlayarak kafayı değiştirecek ya da siyaset müzesine kalkacak” dedi.

 
 
 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Evet Platformu’ tarafından Yenikapı Etkinlik Alanı'nda ‘Aşkımız memleket, millet için evet’ sloganıyla düzenlenen ‘İstanbul Buluşması’nda vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı.


“İSTANBUL, 15 TEMMUZ’DA TARİHİNİN ÖNEMLİ SINAVLARINDAN BİRİNİ VERDİ”

16 Nisan’da yapılacak halk oylamasında, güçlü, müreffeh ve istikrarlı bir Türkiye için vatandaşlara ‘evet’ demeleri çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her şeyi gibi demokrasisini de hak etmiş bir ülke olduğunu vurguladı ve “Milletimiz bir asır önce İstanbul önlerine gelen işgal gemilerine bakıp, ‘geldikleri gibi giderler’ demişti. 15 Temmuz gecesi de darbecilerin sokağa çıktığını gördüğünde bu millet yine ‘geldikleri gibi giderler’ dedi, istiklaline ve istikbaline sahip çıktı. F-16’lardan kaçmadı benim milletim, helikopterlerden kaçmadı. İstanbul o gece tarihinin en önemli sınavlarından birini alnının akıyla verdi” diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişimin olduğu gece 03:30 sularında Atatürk Havalimanı’na indiğinde kendisini on binlerce kişinin karşıladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üzerimizden F-16’lar, helikopterler uçuyor ve havalimanını çeviren tanklara, zırhlı araçlara, silahlı darbecilere aldırmadan iradesine, geleceğine benim milletim, kardeşlerim sahip çıktı. Aynı gece benden 3-3,5 kadar önce oraya birisi daha gelmişti, biliyor musunuz kim olduğunu? CHP Genel Başkanı. Kendi ifadesiyle, 23:05-23:30 civarında havalimanına iniyor, bakıyor ki ortaklık karışık, ortalığın karışık olduğunu görünce hemen Bakırköy Belediye Başkanının evine gidiyor” sözlerine yer verdi.

“KONTROLLÜ KOLTUKTA OTURAN, HER İŞİN O ŞEKİLDE YÜRÜDÜĞÜNÜ SANIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP liderinin daha önce, ‘Darbe olsa tankın üzerine ilk ben çıkarım’ dediğine işaret ederek, “Şimdi bu durumda olan bir kişinin bu ülkede yapabileceği bir şey olabilir mi? Bunlarda yürek diye bir şey yok, kaçıp gider” ifadelerini kullandı. CHP liderinin geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz darbe girişimi için ‘kontrollü darbe’ dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ekledi: “Ey Kılıçdaroğlu, bu ifade var ya şehitlerimizin ruhunu muazzep edecektir, yakınlarımızın ve gazilerimizin yüreğini kanatacak laflardır bunlar. Kontrollü koltukta oturan, her işin o şekilde yürüdüğünü sanır. Kasetle geldi, kontrollü koltuk; çünkü bu kasetle oraya gelmiş olan bir kişi. yedi seçim kaybettin, şimdi sekizinciye hazırlanıyor, ama inanın yine gitmez, koltuk kontrollü. Fakat ne olursa olsun biz onlara rağmen yolumuza devam edeceğiz. Ben CHP’ye gönül vermiş kardeşlerim için üzülüyorum. Fikirlerimiz uymasa da bu kardeşlerimizin Kılıçdaroğlu gibi bir felakete maruz kalması gerçekten üzüntü verici. Onun için diyorum ki, 16 Nisan CHP’ye gönül vermiş kardeşlerimin de günüdür. Gelin, bu adamdan kurtulun. 16 Nisan’da şöyle rekor bir evet oranına ulaşmamız hâlinde artık bu zatın yerinde oturamayacağına inanıyorum.”

Türkiye’nin ana muhalefet partisini terör örgütleriyle aynı çizgiye getiren birinin, bu ülkede alternatif siyaset üretemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazen bayrak bayrak diyor ya, yalan. Hakkâri’de bir miting yaptı, Hakkâri mitinginde bir tane Türk Bayrağı yoktu. Sen kimi aldatıyorsun? Ve o zaman HDP’lilerin sayesinde, onların desteğiyle Hakkâri’de bir miting yaptı. Değerli kardeşlerim, işte Türkiye’de bu iş yürek işidir diyoruz ya, bunu boşuna söylemiyoruz. Biz oralara çok gittik, Sayın Başbakan sağ olsun oralarda dolaştı, aynı şekilde şu anda bakanlarımız o bölgeyi sürekli dolaşıyorlar, geziyorlar, oralardaki inşaatlar şu anda yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu iş yürek istiyor, gideceksin, kaçmayacaksın. Gitmediğin yer senin değildir, onlara bırakmayacaksın. Ama bunlar teşkilat bile kuramadılar oralarda, biz üzerine üzerine gittik” şeklinde konuştu.

“CUMHURİYETİN SAHİBİ MİLLETTİR”

“Bir gün FETÖ’nün borazanlığını yapan, ertesi gün PKK seviciliğine soyunan, bir sonraki gün başka bir terör örgütünün avukatlığını üstlenen bir parti, Cumhuriyetin partisi olamaz” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Cumhuriyetin sahibi cumhurdur, millettir. Bunların her şeyden önce millete ve millî iradeye saygısı yok. Bu partinin bir milletvekili çıkar, ‘evet’ verenleri İzmir’de denize dökmekten söz eder, diğeri ondan aşağı kalmamak için ‘hayır’ çıkarsa düşmanı İzmir’den denize dökmüş kadar sevineceklerini söyler. Güya bu da deneyimli ha; deneyimlisi öyle, deneyimsizi böyle. CHP milletvekillerinin bu halk oylaması kampanyası döneminde sokakta vatandaşı tehdit etmekten, kahvede darp etmeye kadar sergilemedikleri rezalet kalmadı. Böyle genel başkanının böyle milletvekilleri olur. Ama 16 Nisan’dan sonra artık bu işler öyle kolay olmayacak. Çünkü eğer Türkiye’nin yönetimine sahipseniz, eskisi gibi yüzde 15 oyla Başbakanlığa oturma şansınız yok. İşte 16 Nisan’a, yeni yönetim sistemine bundan dolayı karşı çıkıyorlar.”

“CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN GEÇMİŞİNİ HİÇ OKUMAMIŞ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP liderinin partili Cumhurbaşkanlığında Cumhurbaşkanının tarafsız olamayacağı yönündeki beyanatlarına ve ‘Partili Cumhurbaşkanı partiyi mi yönetecek, ülkeyi mi yönetecek?’ sözlerine değinerek, “Cumhuriyet Halk Partisinin geçmişini hiç okumamış. Gazi Mustafa Kemal hem Cumhurbaşkanı, hem de Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı değil miydi? Ey Kılıçdaroğlu, biraz tarihini oku, geçmişini oku, cemaziyülevvelini bir öğren” dedi.

CHP liderinin bunları söylerken, “Gazi Mustafa Kemal tarafsız değildi, İnönü tarafsız değildi” dediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle saçmalık olur mu? Siz hizmette tarafsız olacaksınız, hizmette. Biz şu kadar hizmet yapıyoruz, bu yaptığımız hizmetlerde diyor muyuz Yavuz Sultan Selim Köprüsünden şunlar şunlar şunlar geçer, şunlar şunlar geçemez; böyle bir şey var mı? Marmaray’dan şunlar, şunlar geçemez diyor muyuz?” ifadelerine yer verdi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE YENİ BİR DÖNEM AÇACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde milletin yarısından fazlasının gönlüne girmeyen hiç kimsenin bu ülkede iktidara gelme imkânı bulunmadığının altını çizdi ve “Ana muhalefet partisi bu kafayla böyle bir imkânı elde edemeyeceği için, ya başındakinden başlayarak kafayı değiştirecek ya da siyaset müzesine kalkacak” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anayasa değişikliğiyle getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi Türkiye’nin önünde yeni bir dönem açacaktır. Bu gerçeği içimizdeki bazı gafiller fark etmiyor olabilir, ama inanın bana dışarıdakiler bunu çok iyi görüyor, Batı bunu çok iyi görüyor. Yani bugün Almanya, Belçika, Hollanda, İsviçre, İsveç; bunların tutumu buradan kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“MUHAKKAK SANDIKLARA GİDİN, OYLARINIZI KULLANIN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Niye İsviçre Parlamentosunun önünde bu kardeşinizi resmini koyup şakağına tabanca dayıyorlar? Neden ‘Erdoğan’ı gördüğünüz yerde öldürün’ diyorlar, neden? Polisler orada, Parlamento orada, hepsinin gözü önünde bu yapılıyor ve hiçbirinin sesi çıkmıyor öyle veya böyle. Fakat onlar şunu bilmiyor: Bizler Allah’ın izniyle ölümü korkutan insanlar olarak bu yola çıktık, kefenimizi giyerek bu yola çıktık, bundan asla sarfınazar etmedik. Ama onlar dengeyi kaybettiler, ne uluslararası anlaşma tanıyorlar, ne teamül biliyorlar, ne nezaketten haberleri var, Türkiye gibi bir devlete karşı sergiledikleri terbiyesizliklerin üstüne her gün yenisini ekliyorlar. Bakanlarımıza, milletvekillerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza karşı uygulanan baskıların haddi, hesabı yok. Yurt dışında 3 milyona yakın seçmenimiz bulunuyor. İstanbul’dan yurt dışına sesleniyorum: Aman ha işi hafife almayın, muhakkak sandıklara gidin, oylarınızı kullanın. Bu pek çok Avrupa ülkesinin toplam seçmen sayısından fazla bir rakam. Ve inanıyorum ki, bu kardeşlerim bu seçimde işi çok daha ciddiye aldılar, oylarını da kullanıyorlar.”

Türkiye için, ‘Söz de karar da milletindir’ deyip yola devam ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önceki seçim dönemlerinde yurt dışında kampanya yapılması yeni bir durum olmadığı hâlde, bu seçimde Avrupa ülkelerinin bu engellemeleri yaptığına dikkat çekti ve “40 yıldır siyasetin içindeyim, 40 yıldır bu tür çalışmaların yapıldığını biliyorum. Peki, bu defa niye böyle telaşlı bir engelleme çabasıyla karşı karşıya kaldık? Çünkü bu halk oylamasının alelade bir seçim olmadığını, Türkiye’nin geleceği için bir dönüm noktası niteliği taşıdığını çok iyi biliyorlar” görüşlerine yer verdi.

“İSTANBUL, TARİH BOYUNCA KENDİSİNE SIĞINAN HERKESE GÖNLÜNÜ AÇMIŞ BİR ŞEHİR” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “İnsanlarla birlikte toplumların da izzeti vardır. İzzetli bir toplum işte şu anda karşımda, bu toplum sadece Rabbine sığınır. Mağdurlara, mazlumlara, sayıları milyonları da bulsa kucağını açar, Suriye’den gelen 3 milyona kucağımızı açtığımız gibi. İzzet sahibi olmayanlar ise, onlar sınırlarına duvarlar örerek içeriye bu muhacirleri almazlar. Köprü altlarını molozlarla doldurarak, botlarını delip denize dökerek onlardan kurtulmaya çalışırlar. İstanbul tarih boyunca kendisine sığınan herkese gönlünü açmış bir şehirdir. Bugün de İstanbul tüm sıkıntılarına rağmen yarım milyon Suriyeliyi muhacire, evet, bu İstanbul ev sahipliği yapıyor. Tüm terör örgütlerinin tehdidi altındaki bu şehrin insanları gösterdiği bu kadirşinaslık için sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.”

“16 NİSAN’DA ‘EVET’ DİYEREK AVRUPA’NIN BAZI ÜLKELERİNE MEDENİYET DERSİ VERELİM”

“Öyle bir ses verin ki, Hollanda’dan Almanya’ya, İsviçre’den Belçika’ya kadar tüm Avrupa duysun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek Avrupa’nın bazı ülkelerine medeniyet dersi vermeye, insan hakları, adalet ve ahlak dersi vermeye çağırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların bir ağızdan ‘evet’ diyerek cevap vermesi üzerine, “16 Nisan işte tüm bu vasıflarıyla İstanbul’un, Türkiye’nin, Avrupa’nın üzerine bir güneş gibi doğduğu gün olacaktır” karşılığını verdi.

16 Nisan halk oylamasında İstanbulluları ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ için ‘evet’ demeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla birlikte “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dedikten sonra sözlerini şöyle tamamladı: “Yenikapı ruhu işte bu, Yenikapı ruhu asla ölmedi, ölmeyecek. Sadece bu ruha layık olmayanlar gidip kendilerine yakışan safha geçtiler o kadar. Rabbim sizlerden razı olsun. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum, kalın sağlıcakla. İnşallah 16 Nisan yeni bir milat olacak. Allah’a emanet olun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV ve 360 TV Ortak Yayınına Katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV ve 360 TV Ortak Yayınına Katıldı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 TV ve 360 TV televizyon kanalları ile Alem FM radyosunun ortak yayınına konuk oldu.

Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü’nde gerçekleştirilen ve canlı olarak ekrana gelen yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ve 24 TV Programcıları Ersoy Dede ile Hikmet Genç’in sorularını cevapladı.


Mülakatta, 16 Nisan’da halk oylamasındaki Anayasa değişiklikleri ile ilgili sorulara cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin var olan Parlamenter Sistemden farkının ne olacağına ve siyasi ve toplumsal hayatta neler getireceğine ilişkin açıklamalar yaptı.

SURİYE’DE YAŞANAN GELİŞMELER

Halk oylamasında ‘hayır’ kampanyası yürüten ana muhalefet partisi liderinin ve milletvekillerinin değiştirilecek maddelerle ilgili gerçeği yansıtmayan iddialarına ve yöneltilen eleştirilere yer verilen programda, değişikliklerin gerçekte neyi içerdiği ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi milletvekillerinin yürüttükleri ‘hayır’ kampanyası çalışmalarında vatandaşlara hakaret ve tehditler içeren söylem ve davranışlarını da değerlendirdi.

Kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplarda terörle mücadele, kalkınma ve ekonomi konularını 16 Nisan’da oylanacak sistem bağlamında ele alan ve yaşanacak değişimlere ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de yaşanan gelişmeler ve bu kapsamda Türkiye’nin uluslararası planda tavrına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Emine Erdoğan: “Halep’in Tarihi Bizim Tarihimizdir”...

Emine Erdoğan: “Halep’in Tarihi Bizim Tarihimizdir”

‘Halep Osmanlı’sından bize ne kaldı?’ panelinde konuşan Emine Erdoğan, yüzyıllar boyunca barışın adresi olan bir coğrafyanın bugün acımasız bir savaşla gündemde olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “İnsan, tarih, kültür her şey yok ediliyor. Tarihî eserler yağmalanarak insanlık mirası el değiştiriyor. Birkaç yıl sonra Halep’in öz mirasını, kim bilir hangi müzelerde göreceğiz?” dedi.

Emine Erdoğan, ‘Halep Osmanlı’sından bize ne kaldı?’ başlıklı fotoğraf sergisi ve panelinin açılış programına katıldı. Lacivert Dergisi tarafından, Zeytinburnu Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve fotoğraf sergisinin açılışıyla başlayan etkinlik, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.


“SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ”

Programda yaptığı konuşmasına, geçtiğimiz hafta Suriye’nin İdlib şehrinde yaşanan kimyasal saldırı sonucu hayatlarını kaybeden çocukları anarak başlayan Emine Erdoğan, “Yüzlerce çocuk kimyasal saldırılarla, bizlere ağır vicdani yükler bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Şimdi insanlık olarak bu utancın üstesinden nasıl geleceğiz? Suriye’deki savaş altıncı yılına giriyor. 1 milyona yakın insan öldü, milyonlarca kişi yerinden yurdundan edildi. Sözün bittiği yerdeyiz artık” diye konuştu.

Yüzyıllar boyunca barışın adresi olan ve Türk, Arap, Ermeni, Süryani, Yahudi ve Kürtlerin bir arada yaşadığı bir coğrafyanın bugün acımasız bir savaşla gündemde olmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Emine Erdoğan, katliamların çok boyutlu yaşandığını dile getirerek, “İnsan, tarih, kültür her şey yok ediliyor. Tarihî eserler yağmalanarak insanlık mirası el değiştiriyor. Birkaç yıl sonra Halep’in öz mirasını, kim bilir hangi müzelerde göreceğiz?” dedi.

“HALEP, BİRLİKTE YAŞAMANIN SEMBOLÜDÜR”

Halep’in sosyal dokusunun %70’inin, Osmanlı döneminden kalma olduğuna dikkat çekerek, “Halep’in tarihi aynı zamanda bizim tarihimizdir. Bursa, Edirne, Erzurum neyse, Halep de odur bizim için. Birlikte yaşamanın sembolüdür” diyen Emine Erdoğan, atılan bombalarla insanlığın birlikte yaşama ufkuna da kastedildiğini söyledi.

“TÜRKİYE ÇOK ÖZEL BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”

Konuşmasında dünyanın ve Türkiye’nin çok özel bir dönemden geçtiğine işaret eden ve bugün hangi tohumlar atılırsa, gelecekte insanlığın onu biçeceğini vurgulayan Emine Erdoğan, cesur, merhametli ve vicdanlı bir siyasete, keskin bir stratejik akla sahip olmanın önemine değindi.

Emine Erdoğan, Türkiye’nin son 15 yıllık siyasetinin; bu coğrafyanın hakkını verecek bir siyasal ve toplumsal iklim var etmeye çalıştığını vurguladı. Ayrıca Emine Erdoğan, 16 Nisan’da Türkiye’nin özgüvenli millî siyaseti adına tüm güç odaklarına milletçe etkili bir cevap verileceğine inandığını kaydetti.

Konuşmasında, paneli düzenleyen Lacivert Dergiyi takdirle takip ettiğini söyleyen ve derginin Halep sayısına atıfta bulunan Emine Erdoğan, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

“TÜRKİYE SON KALEMİZDİR”

Emine Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Belki kubbeleri, minareleri, revakları yitirdik ama Halep’in ruhunu henüz yitirmediğimizi düşünüyorum. Çünkü o ruh, İstanbul’da, Urfa’da, Konya’da hâlâ yaşıyor. Türkiye son kalemizdir. Bu kalenin bekçileri de bizleriz. Biz ayakta olduğumuz sürece Şam’ın, Bağdat’ın, Saraybosna’nın yeniden ayağa kalkma ihtimali de hep var olacaktır” diyerek sözlerine son verdi.

Emine Erdoğan, açılış programının ardından eşi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a refakatle Yenikapı’da gerçekleşecek İstanbul Buluşması’na katılmak üzere programdan ayrıldı. Açılış programından sonra etkinlik, Prof. Dr. Cengiz Tomar ve Halepli akademisyen Mahmud Zeyin El Abidin’in Osmanlı dönemindeki Halep mimarisi ve günümüz Halep mimarisi ile ilgili sunumlarıyla devam etti.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Erdoğan,, Türkiye, büyük, zorluklara, göğüs, gererek,, bugüne, ulaşmıştır,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv