Haber Detayı
22 Mart 2017 - Çarşamba 16:56
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; 16 Nisan Yeni Bir Diriliştir
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni sistemle birlikte Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığın birleşerek çift başlılığın ortadan kalkacağını ve bu sorulduğunda ilkokula yeni başlamış torununun dahi bileceğini dile getirdi
 
 
Gündem Haberi


Cumhurbaşkanı Erdoğan “16 Nisan Yeni Bir Diriliştir”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Anayasa değişikliği ile milletimizin layık olduğu, geleceği için lazım olan yönetim sistemine kavuşturmak istiyoruz. 16 Nisan’da sandıkta vurulacak her ‘evet’ mührü, 2023 Türkiye’sine giden yola döşenmiş bir taş olacak. 16 Nisan’da sandıkta vurulacak her ‘evet’ mührü, 2053 ve 2071 vizyonlarının şekillenmesi için atılmış birer çizgi olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kastamonu’da yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. Kuzeykent miting alanında, Kastamonulu vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“KASTAMONU İSTİKLAL MÜCADELESİNDE BÜYÜK BEDELLER ÖDEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’nun kadim bir Osmanlı şehri olduğuna işaret ederek, Türk milletinin başı dara düştüğünde Kastamonu’nun yüreği, bileği ve kanıyla mücadeleye koşan Anadolu’nun vefalı şehri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarına bakıldığında Kastamonuluların en önde savaştıklarını ve bu şehrin en çok şehit, yaralı veren illerin başında geldiğini hatırlatarak düşman işgaline hiç uğramamış olmasına rağmen Kastamonu’nun istiklal ve istikbal mücadelesinde büyük bedeller ödediğini ifade etti.

“TÜRKİYE TARİHÎ BİR YOL AYRIMINDA”

Bugün Müslümanların yaşadığı pek çok yerde felaketler yaşanırken, gözlerin Türkiye üzerinde olduğunu ve umutların Türk milletine bağlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için ülkemizi hedef alıyorlar. Onun için Türkiye’yi kıskanıyorlar. Dün yenilmez sandıkları donanmalarıyla, ordularıyla topraklarımızı işgale gelmişlerdi. Bugün de terör örgütleriyle iş birliği yaparak, ekonomiyi, diplomasiyi silah gibi kullanarak aynı heveslerini ortaya döküyorlar. Mabetlerimize namahrem eli değmesin, topraklarımızı namahrem ayağı basmasın diye canından vaz geçen Kastamonu, bugün de aynı tavrı, aynı dirayeti ortaya koymaya hazır mı? İşte bunun için diyoruz ki, 16 Nisan yeni bir çıkıştır, yeni bir diriliştir, buna hazır mıyız? İşte bunun için, 16 Nisan, 15 Temmuz’daki direnişin neticeye ulaştırılmasının adıdır. Onun âdeta intikamıdır, buna hazır mıyız?” diye konuştu.

Vatandaşlardan, büyük, güçlü, müreffeh ve istikrarlı bir Türkiye için 16 Nisan’da ‘evet’ demelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün Türkiye’nin yeni ve aydınlık bir geleceğe hep birlikte kavuşturulacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî bir yol ayrımında olduğunu, halk oylamasında, Türkiye’nin yeni yönetim sistemiyle ilgili tercihin ortaya koyarak ya mevcut sistemle devam edeceğini ya da Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçeceğini kaydetti.

“BUNLARIN GÖZLERİ, KULAKLARI VE KALPLERİ HAKİKATE KAPALI”

1960’lı yıllarda, darbe yapılıp merhum Adnan Menderes’in ve iki arkadaşının idamını alkışlayanların bugün ‘hayır’ dediğini ve bu idamların var olan sistemin ürünü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet liderinin ‘El âlem uzaya çıkıyor, bizimkiler ülkeyi tek adama bırakıyor’ sözüne atıfta bulunarak “Yahu el âlem uzaya çıkarken siz Türkiye’de darbe peşindeydiniz. Ülkenin sanayileşmesinin, gelişmesinin, büyümesinin önünü siz kapattınız. El âlem demokrasisini, ekonomisini büyütürken, siz destekçisi olduğunuz muhtıralarınızla, müsebbibi olduğunuz krizlerinizle ülkeye ve millete bedel ödettiniz. El âlem uzaya çıkarken, sizler benim kızlarımın kılık kıyafetiyle uğraşıyordunuz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Bunların gözleri, kulakları ve kalpleri hakikate kapalıdır. Bunlar bir yalan makinesine binmişler gidiyorlar. Akşam yalanla yatıyorlar, sabah yine yalanla kalkıyorlar. Tabii deri kalın olunca yalanın büyüklüğü de sorun olmuyor” sözlerine yer verdi.

“SİSTEM, KENDİ LİDERİNİ ÜRETECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemle birlikte Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığın birleşerek çift başlılığın ortadan kalkacağını ve bu sorulduğunda ilkokula yeni başlamış torununun dahi bileceğini dile getirdi ve şunları söyledi: “Bu Anayasa değişikliği ile ne yapılıyor? Cumhurbaşkanlığıyla Başbakanlık birleştiriliyor. Meselenin özü işte bu kadar basit… Ama yok, bırakın bizim söylediklerimizi, kendi söylediğini dahi dinlemiyor. Ya anlamıyor ya da anladığı hâlde taammüden yalan söylemeye devam ediyor. Bizde güzel bir söz var, ‘zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş.’ İnsan muvazeneyi kaybedince, dilinin freni boşalırmış. Açıkçası CHP seçmeninin böyle bir eziyete maruz kalması beni çok üzüyor. Böyle bir partinin sırtı yerden kalkar mı? Adam yedi seçim kaybetmiş yerinden kımıldamıyor. Niye kımıldasın ki? Mevcut sistem, değil yedi, on yedi seçim de kaybetse yerinde kalmasına imkân sağlıyor. 16 Nisan’dan sonra işte bu mümkün olmayacak. Çünkü beş yılda bir yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimini, hadi bir defa kaybettin, en fazla ikinci defa şansın olur. Yine kaybedersen, geçmiş olsun, kimseyi orada tutmazlar. Sistem, kendi liderlerini kendisi üretecek bir dinamizme sahip. Onun için bu kadar bağırıyor. Biliyor ki, 17 Nisan’dan sonra bu zihniyetin, bu bedavacılığın devri kapanıyor.”

16 Nisan’da oylanacak Cumhurbaşkanlığı Hükûmeti Sistemiyle birlikte Türkiye’de koalisyonların ortadan kalkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlarsanız, geçmişte hükûmet kurmak için otellerde milletvekili pazarı kuran parti liderleri vardı. Hükûmetleri yıkmak için vaatle, şantajla milletvekili istifa ettiren siyaset baronları vardı. Meclis’te beşinci parti olduğu hâlde Başbakanlık koltuğuna oturabilen genel başkanlar vardı. Yeni sistemle birlikte Türkiye, artık bu rezillikleri geride bırakıyor. Çünkü hükûmet Meclis’te değil, doğrudan sandıkta kurulacak. Milletin yarısından bir fazlasının oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen kişi, kendi kabinesini oluşturacağı için, 1950’den bu yana 48 hükûmetin kuruluşuna şahitlik eden Meclis’te bu utanç manzaraları bir daha yaşanmayacak” dedi.

“YENİ SİSTEMDE CUMHURBAŞKANI BUGÜNKÜ GİBİ SORUMSUZ DEĞİL”

2001’de dönemin Cumhurbaşkanı ile Başbakanı arasında anayasa kitapçığı fırlatma hadisesinin yaşandığını ve bunun sonucunda Türkiye’nin, tarihinin en büyük ekonomik ve siyasi krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sonuçta ne oldu? Devrin Başbakanı bu krizin bedelini, siyaseten silinerek, yok olarak ödedi. Peki, Cumhurbaşkanına ne oldu? Hiçbir şey olmadı. O yola devam etti. Çünkü mevcut sisteme göre Cumhurbaşkanı sorumsuzdur, süresi dolmadan yerinden kıpırdatmanız mümkün değildir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğer, 2001 krizinin ardından Cumhurbaşkanlığı seçimi de yenilenmiş olsaydı, aynı kişinin yeniden seçilme imkânı var mıydı? Bana sorarsanız yoktu. Bunun için yeni sistemde şunu getiriyoruz. Meclisle Cumhurbaşkanı veya Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında sorun mu çıktı? Ülkeyi krize sürüklemeye kimsenin hakkı olmadığı için, hangisi talep ederse etsin, her ikisi birlikte seçime gidiyor. Yani, Meclis Cumhurbaşkanının görevini sonlandırıp kendisi devam edemiyor, Cumhurbaşkanı da Meclis’i seçime götürüp kendisi görevini sürdüremiyor. Düğümü çözmek, kilidi açmak için nereye gidilecek? Milletin hakemliğine gidilecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde Cumhurbaşkanının bugünkü sistemde olduğu gibi sorumsuz olmadığına, Meclis’e pek çok denetim imkânı verildiğine, Meclis’te yeterli çoğunluğun sağlanması hâlinde Cumhurbaşkanı’na Yüce Divan yolunun açıldığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığının çıkaracağı kararnameler için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada Cumhurbaşkanının tek adamlığı nerede, sorumsuzluğu nerede, istediği gibi hareket edebileceği nerede?” diye ekledi.

Erdoğan“Manşetlerle Çarpışarak Bugünlere Geldik”...

“Manşetlerle Çarpışarak Bugünlere Geldik”

Anadolu Yayıncılar Derneği üyeleri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin değerlerine karşı savaş açan, kültürümüzü, tarihimizi, medeniyetimizi yıkmayı kendine misyon edinen basın organları, basın mensupları gördük. Aynı tıynette oldukları siyasetçilerle birlikte, Türkiye’nin varlığının ve birliğinin teminatı olan tüm sembollere saldıran medya gruplarının faaliyetlerine ne yazık ki şahit olduk” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Yayıncılar Derneği’nin üyelerini kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen kabulde, Anadolu’da yayın yapan yerel, bölgesel radyo, televizyon, gazete ve dergi temsilcileri ile Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da hazır bulundu.


Kabulde yaptığı konuşmasına, dernek üyeleriyle birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ve kendilerine başarı dileklerini ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dernek çatısı altında bulunan 320 yerel medya kuruluşunun, 2010 yılından beri, Türkiye’nin her kritik döneminde milletin ve onun temsilcilerinin yanında yer almalarını çok önemli gördüğünü söyledi.

“15 TEMMUZ’DA, DARBECİLERİN GERÇEK YÜZÜNÜ DEŞİFRE ETTİNİZ”

15 Temmuz gecesi, pek çok yerde yerel medyanın ortak bir platform oluşturarak, darbecilere karşı yayın yapmalarını asla unutmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Marmaris’te ilk verdiğim, ancak teknik aksaklıklar sebebiyle ulusal medyada yer alamayan konuşmamı, sınırlı imkânlarınıza rağmen sizler milletimize ulaştırdınız. O gece darbecilerin gerçek yüzlerinin deşifre edilerek, milletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkmasında Anadolu medyasının çok önemli hizmetlerinin geçtiğini biliyorum. Demokrasi nöbetleri bitene kadar devam eden bu omurgalı tavrınız için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” dedi.

Anadolu basınının tavrını; Kurtuluş Savaşından, tek parti dönemine karşı verdiği demokrasi mücadelesinden, darbe dönemlerinde konuşma cesaretini göstermesinden bildiklerini ve takdirle yâd ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel basının gücünün demokrasinin gücünü gösterdiğini, bu yüzden de gücünün reyting ve tirajla ölçmenin doğru olmadığını ifade etti.

“ANADOLU BASINI DAİMA HAKİKATİN VE HAKKIN YANINDA YER ALACAKTIR”

Uydu kiralarından müzik telifi ücretlerine kadar, Anadolu basınının imkânlarını zorlayan hususlarda bu durumun göz önünde bulundurulması ve kamu ilanlarının dağıtımında Anadolu basınını koruyacak yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal ve uluslararası medyaya personel yetiştiren ve bu niteliği ile bir okul olarak görev yapan yerel basının varlığını sürdürmesinin, kendini geliştirmesinin, yeni kadroların yetişmesinin ancak bu şekilde sağlanabileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın olduğu her yerde farklı düşüncelerin, hataların, çatışmaların olabileceğine, önemli olanın ise niyetlerin halis olması gerektiğine dikkat çekti ve “İnsafı, vicdanı, ahlakı elden bırakmayan her yorum, her görüş, her değerlendirme bizim için kıymetlidir. Buna karşılık yalanı, iftirayı, çamur atmayı marifet sanan kimseye de saygı göstermemiz mümkün değildir. Anadolu basınının, içinden çıktığı milletin değerlerine uygun şekilde, daima hakikatin ve hakkın yanında yer aldığına, yer alacağına inanıyorum” diye konuştu.

“KİMİN İKTİDARA GELECEĞİNİ MANŞETLERİYLE BELİRLEYENLERİN DÜZENİNİ BOZDUK”

Dünyada medyanın, yaygın olarak, demokrasinin nüvesini oluşturan yürütme, yasama, yargının ardından dördüncü güç olarak zikredildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Ülkemizde geçmişte, kendini bu sıralamanın ilk sırasına çıkartan, zımnen milleti ve millî iradeyi temsil eden kurumları tanımadığını söyleyen medya patronları gördük. Milletimizin değerlerine karşı savaş açan, kültürümüzü, tarihimizi, medeniyetimizi yıkmayı kendine misyon edinen basın organları, basın mensupları gördük. Aynı tıynette oldukları siyasetçilerle birlikte, Türkiye’nin varlığının ve birliğinin teminatı olan tüm sembollere saldıran medya gruplarının faaliyetlerine ne yazık ki şahit olduk. Elbette farklı politikalar izleyen yayın kuruluşları vardı. Ama maalesef, medyadaki hâkim yapı, bu kesimlerin kontrolündeydi. ‘Tüzüklerle çarpışarak büyüdük’ diyen şairden ilham alarak, biz de manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Geçmişte kimin iktidara geleceğini, kimin iktidardan düşeceğini manşetleriyle belirlemeye alışmış olanların düzenlerini bozarak yolumuzda yürüdük. Kendi halkına ‘cahil’ diyen, ‘koyun sürüsü’ diyen, ‘bidon kafalı’ diyen, ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyenlere eyvallah etmediğimiz için her türlü saldırıya, hakarete maruz kaldık. Onun için de ‘muhtar bile olamaz’ diye, ‘amiral gemisi’ diye geçinenler sürmanşet attılar.”

Güçlerini manşetlerden değil, sandıktan ve milletten aldıkları için, bu çarpık zihniyete meydan okuduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi ülkesini yurt dışındaki birtakım güçlere şikâyet eden, ihbar edenlerle mücadelemizi sonuna kadar sizlerle birlikte sürdüreceğiz. Medya mensubu görüntüsü altında terör örgütlerine militanlık, yabancı servislere ajanlık yapanlara taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“YARGI BAĞIMSIZDIR, KARIŞAMAYIZ”

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, çifte vatandaşlık hakkına sahip ve bir Alman gazetesinin muhabiri olan; terör propagandası yapmaktan dolayı Türkiye’de tutuklu bir kişinin serbest bırakılmasını istediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin bu istek üzerine, Almanya’ya iletilen 4 bin 500 PKK’lı teröristin dosyasının akıbetini sorduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu soru üzerine Almanya Başbakanı Merkel’in ‘yargı bakıyor’ cevabını verdiğini, kendisinin de bunun üzerine “Bizde de bırakın yargı baksın, gelsin yargıya teslim olsun. Onunla ilgili kararı da bizde yargı verir, çünkü bizde yargı bağımsızdır, biz karışamayız” dediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında Almanya Başbakanı Merkel’e hitaben, “Sen Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına adeta kapını kapıyorsun, bakanlarına kapını kapıyorsun, uçuş izni vermiyorsun, oraya gidenleri konuşturtmuyorsun ve Hollanda atını, itini benim vatandaşlarıma üzerine süren, benim Bakanıma affedersin arabada mahkûmiyet verene ‘Hollanda’nın yanındayım’ diyorsun. Peki, sen Hollanda’nın yanında mısın? Güzel. Ben de halkımın ve hakkın yanındayım, böyle devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

TÜRKİYE’NİN GAZETECİLERİ HAPSE ATMAKLA SUÇLANMASI

Batı ülkelerinin, Türkiye’yi basın özgürlüğüne uymamakla, gazetecileri hapse atmakla suçladığına değinerek, “İçlerinde katilden soyguncuya, çocuk istismarcısından dolandırıcıya kadar herkes var, gelen listede sadece gazeteci yok” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela geçenlerde ülkemize 149 tutuklu ismin bulunduğu bir liste geldi, arkadaşlarımız baktılar ki bu listenin 144’ü terör suçundan, dördü adi suçlardan cezaevinde bulunuyor. Mesela bunlardan birinin suçu, ülkemize Kuzey Irak’tan bomba düzeneği getirmek... Bir diğerinin suçu, polis aracına silahlı saldırıda bulunarak iki polisimizi şehit edip üçünü yaralamak... Bir diğeri patlayıcı maddeyle yakalanmış, bir başkası kahvehaneye patlayıcı madde atmış, banka soyanından seçim bürosu yakanına kadar ne ararsanız bunların içinde var. Şimdi sormazlar mı adama, ‘bunların gazetecilikle ne ilgisi var liste yapıp ülkemize gönderiyorsunuz’ diye. Tabii biz asıl niyetin farkındayız, işin ucu kendilerine dayanınca demokrasiyi, hakkı, özgürlükleri, adaleti rafa kaldırmakta beis görmeyenler, mesele Türkiye olunca hemen yüzlerine bir maske takıyorlar. Biz de bu şekilde maskeyle karşımıza çıkanlara artık haydut meselesi yapma kararını aldık. Öyle ya, saklayacak bir şeyin yoksa niye maske takıyorsun? Çık ortaya delikanlıca, ‘benim Türkiye’yle meselem var, bölünmesini, parçalanmasını istiyorum’ de ki herkes kimin ne olduğunu görsün.”

“AVRUPA ÜLKELERİNİ DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINA SAYGILI OLMAYA DAVET EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’yi tehdit eden Avrupa ülkelerine hitaben, “Türkiye, itilecek-kakılacak, onuruyla oynanacak, bakanları kapılardan kovulacak, vatandaşları yerlerde sürüklenecek bir ülke değildir. Dünyanın her yerinde bu yaşananlar çok yakından takip ediliyor. Biz böyle davranmaya devam ederseniz, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Avrupalı, hiçbir Batılı güvenle, huzurla sokağa adım atamaz. Bu tehlikeli yolu açarsanız en büyük zararı siz görürsünüz. Bunun için Türkiye olarak Avrupa ülkelerini demokrasiye, insan haklarına, özgürlüklere saygılı olmaya davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki, bu değerlere bizim kadar özellikle Avrupalının ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 16 Nisan’da tarihî bir tercihte bulunarak, yaklaşık 200 yıllık geçmişi olan yönetim sistemi arayışında ya mevut sistemle devam etme ya da Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçme kararı vereceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hani şimdi bunlar parlamenter demokrasi filan diyorlar ya, aslında parlamenter demokrasi diye bir şey olmadı bu ülkede. Parlamenter demokrasiyle vesayet sistemi oldu, bunu yaptılar. Esasen uzun yıllardır yeni anayasa çalışmaları kapsamında bu konuyu tartışıyor, değerlendiriyor, üzerinde çalışıyoruz. 15 Temmuz gecesi yaşananlar bu değişimin ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi. Mecliste gerek AK Parti, gerekse Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımızın ortak gayretleriyle, dayanışmasıyla birliyorsunuz bir halk oylaması süreci başlatıldı ve referanduma karar verildi” değerlendirmesinde bulundu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ, DEMOKRATİK BİR SİSTEMDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu medyasının temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmasında, halk oylamasına gidilen Anayasa değişiklikleri ile ilgili ana muhalefet partisinin gerçeği yansıtmayan iddialarını da yer vererek, değişikliklerin neyi içerdiğine ilişkin bilgiler aktardı. Bunların arasında ana muhalefet partisinin dile getirdiği ‘tek adam rejimi’ iddialarına da değinen ve “Bunlar okumadıkları, okuduklarını da anlamadıkları için Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile tek adam rejimini birbiriyle karıştırıyorlar” yorumunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önerilen sistemin, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi yürütmedeki çok başlılığın ortadan kaldırıldığı demokratik bir sistem olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Milletin başarılı bulduğu kişi bir 5 yıl cumhurbaşkanı seçilir, ikinci 5 yıl tekrar aday olursa ve tekrar eğer millet seçerse bir ikinci beş yıl daha seçilebilir, bu kadar, üçüncü defa yok. Yani sandıktan da çıksanız, öyle 20 yıl, 30 yıl cumhurbaşkanlığı yapmak yok. Tek adam rejiminde ise seçim falan yoktur. Tamamen siyasi ve ekonomik şartlara bağlı olarak ortaya çıkar. Süresi de yoktur. Yönetimi ele geçiren kişi ölene veya birileri gelip devirene kadar ne yapar, orada kalır. Üstelik tek adam rejiminin ortaya çıkışının hükûmet sistemleriyle de bir alakası yoktur. Hitler parlamenter sistem içinden çıkmış bir diktatörken, Stalin tek parti rejiminden, Pinochet başkanlık yönetiminden nereye yürümüştür? Diktatörlüğe yürümüştür. Demek ki meselenin sadece tek kısmı yeterli değil devamına da bakmak lazım. “

“YENİ SİSTEMDE CUMHURBAŞKANI MİLLET VE MECLİSİN DENETİMİNE TABİDİR”

Konuşmasının devamında, “Bir başka önemli ayrım; bizim getirdiğimiz yönetim sisteminde cumhurbaşkanı en başta milletin, onunla birlikte meclisin ve kamuoyunun denetimine tabidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tek adam rejimlerinde ise hiçbir denetim söz konusu olamaz. Zaten bunlar Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemindeki Cumhurbaşkanının bir şahsı değil bir statüyü ifade ettiğini bir türlü anlamıyorlar. Bu sistemdeki Cumhurbaşkanının kim olacağı seçimlerde millet tarafından belirlenir. Hâlbuki tek adam rejimlerinde ortada bir şahıs vardır, statü değil. Yetkiler kurumsal yapı adına değil, kişinin kendi şahsı adına kullanılır. Dolayısıyla ortada hukuk yoktur. Cumhurbaşkanlığı Sistemi ise, anayasasıyla, yasalarıyla baştan sona hukuka tabi, hukukun da bu makama verdiği yetkilerle sınırlı bir yönetimi ifade eder.”

“MEYDANI İFTİRACILARA TERK ETMEYECEĞİZ”

Gerçeği yansıtmayan bu iddiayı ağızlarına sakız edenlerin tek amacının milletin kafasını bulandırmak ve meselenin gerçekler değil kendi yalanları çerçevesinde tartışılmasını temin etmek olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunları muhatap almadıkça tabii bunlar cüretlerini artırıyorlar. Mecliste başladıkları fesih yalanını lokantalara kadar indirmelerinin sebebi de işte budur. Meydanı iftiracılara terk etmemek için, hakikatleri böyle mukayeseli olarak anlatma yoluna gidiyoruz” diye ekledi.

Konuşmasının sonunda yerel medya mensuplarından; izleyicilerine, okuyucularına ve takipçilerine yapacakları yayınlarda ‘sadece ve sadece hakikatleri anlatmalarını’ isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anayasa değişikliğinin 18 maddesi ne diyorsa onu anlattığımızda inanın milletimiz her şeyi görecek, her şeyi kavrayacaktır. Bu milletin irfanı, gövdenin içindeki kalbin gerçek niyetlerini keşfetmeye, kafanın içindeki hakiki düşünceleri anlamaya muktedir” diye konuştu.

Emine Erdoğan, Sivil Toplum Kuruluşlarının Kadın Temsilcilerini Kabul Etti...

Türkiye’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Devlet Konukevinde kabul eden Emine Erdoğan, toplumların dönüştürücü gücü olan STK’ların, tarihî dönemlerde etki ve sorumluluklarının daha büyük olduğuna dikkat çekerek, 16 Nisan’ın vesayetlerden kurtulmak ve hızlı işleyen bir bürokratik yapı kurmak adına bir fırsat olduğunu kaydetti.


Kabulde yaptığı konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının misyonlarına değinen Emine Erdoğan, sivil toplumun, Türkiye’nin demokratik gelişimi ile paralel bir gelişme içinde olduğunu söyledi.

“STK’LAR KADIN SORUNLARININ GİDERİLMESİNDE ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR ÜSTLENMİŞTİR”

1990’lı yıllardan itibaren sivil toplumun alanının genişlediğine, son on yılda millî iradenin güçlenmesi ile çok farklı alanlarda oluşumlar kurulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, vakıf medeniyetine sahip Türk vatandaşlarının istatistiklere girmeyen geniş bir gönül defterine sahip olduklarını vurguladı.

Emine Erdoğan, Sivil Toplum Kuruluşlarının Kadın Temsilcilerini Kabul Etti

Sivil toplum kuruluşlarının adeta bir okul gibi çalıştığını ve özellikle kadın sorunlarının giderilmesi noktasında önemli sorumluluklar üstlendiğini hatırlatan Emine Erdoğan, toplumların dönüştürücü gücü olan STK’ların, tarihî dönemlerde etki ve sorumluluklarının daha büyük olduğuna dikkat çekerek, 16 Nisan’ın vesayetlerden kurtulmak ve hızlı işleyen bir bürokratik yapı kurmak adına bir fırsat olduğunu kaydetti.

Emine Erdoğan, Türkiye’nin şimdiye kadar vesayetçi sistemin engellerini aşmak için harcadığı enerjiyi, bundan sonra sağlam bir gelecek inşası için kullanması gerektiğini dile getirdi ve konuşmasını, STK temsilcilerine demokratikleşmeye olan katkıları nedeniyle teşekkür ederek bitirdi.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
 
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Recep, Tayyip, Erdoğan;, 16, Nisan, Yeni, Bir, Diriliştir,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
74
69
3
8
22
33
2
Başakşehir
70
62
3
10
20
33
3
Fenerbahçe
61
57
6
10
17
33
4
Galatasaray
58
60
10
4
18
32
5
Antalyaspor
55
43
10
7
16
33
6
Trabzonspor
51
38
10
9
14
33
7
Akhisar Bld.
48
44
13
6
14
33
8
Kasımpaşa
43
46
14
7
12
33
9
T.Konyaspor
43
39
12
10
11
33
10
Gençlerbirliği
43
32
12
10
11
33
11
Alanyaspor
40
52
16
4
12
32
12
K.D.Ç. Karabük
40
35
15
7
11
33
13
Kayserispor
38
47
15
8
10
33
14
Osmanlıspor FK
38
37
13
11
9
33
15
Bursaspor
35
32
18
5
10
33
16
Ç. Rizespor
33
43
18
6
9
33
17
Gaziantepspor
26
29
21
5
7
33
18
Adanaspor
25
32
20
7
6
33
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv