Haber Detayı
05 Ocak 2018 - Cuma 16:07
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Elysee Sarayında
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından Elysee Sarayı önünde resmî törenle karşılandı. Karşılamanın ardından basın mensuplarına tokalaşarak görüntü veren iki cumhurbaşkanı, baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek ve heyetler arası görüşmeye başkanlık etmek üzere Elysee Sarayına geçti.
Dünya Haberi


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Elysee Sarayında...

Resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere gittiği Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Charles de Gaulle Havalimanına gelişinde Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Altay Cengizer, OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi Erdem Başçı, Paris Başkonsolosu Görkem Barış Tantekin ve Fransız yetkililer tarafından karşılandı.


Karşılamanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesini gerçekleştirmek üzere Elysee Sarayına gitti.

Görüşme öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından Elysee Sarayı önünde resmî törenle karşılandı. Karşılamanın ardından basın mensuplarına tokalaşarak görüntü veren iki cumhurbaşkanı, baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek ve heyetler arası görüşmeye başkanlık etmek üzere Elysee Sarayına geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Millî Savunma Bakanı Nurettin Canikli eşlik ediyor.

“Amerika, Kumpas Zinciri İçerisinde Bir Süreç İşletiyor”

Fransa’ya hareketinden önce basın mensuplarının sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de görülen Hakan Atilla davası hakkında, “Eğer Amerika’nın adalet anlayışı buysa o zaman dünya yandı. Amerika adalet anlayışını bir defa gözden geçirmeli, aynı zamanda da tahkim etmeli. Böyle bir adalet anlayışı olamaz, ondan sonra kalkıp dünyaya da adalet dersi vermeye kalkmasınlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un davetine icabetle resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Fransa'nın başkenti Paris'e gitti.

Paris’e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevinde basın toplantısı düzenleyerek ziyaretiyle ilgili açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın mensuplarının soruların cevapladı ve gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BÖLGESEL VE KÜRESEL SINAMALARDA FRANSA’YLA GÖRÜŞLERİMİZ BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖRTÜŞÜYOR”

Türkiye ile Fransa arasında beş asrı aşan köklü bir ilişki olduğuna; aralarında ikili, bölgesel ve uluslararası pek çok alanda iş birliği bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’nın; bölgesel ve küresel sınamalar karşısında görüş ve tutumlarının Türkiye ile büyük ölçüde örtüştüğü bir ülke olduğunu söyledi.

Bölgede yaşanan gelişmeler ile karşı karşıya kalınan sınama ve krizlerin, ülkeler arasında yakın ve süreklilik taşıyan bir dayanışmayı zorunlu kıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı Macron’la pek çok konuda esasen yakın irtibat hâlindeyiz, temas hâlindeyiz. Kapsamlı ve güçlü bir ortaklık temelinde özellikle bu ziyareti çok önemsiyorum” diye konuştu.

Ziyareti kapsamında gerçekleştirecekleri görüşmelerde ikili ilişkileri ve bölgesel bütün konuları ele alacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la istişarelerini bundan sonraki süreçte de sürdüreceklerini, Türkiye ve Fransa arasındaki iş birliğinin bölgesel ve uluslararası barış bakımından da hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la yapacağı görüşmelerde ekonomi, ticaret, savunma sanayi, terörle mücadele gibi iki ülke için de öncelik taşıyan alanlarda iş birliğini ele alacaklarını açıkladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanında bölgemizde malum koalisyon güçleri var ve bu koalisyon güçleri içerisinde Fransa’nın da aktif rol oynadığı hepimizin malumudur. Ve buradaki gelişmelerin ne merkezde olduğu, ne durumda olduğu, bunları da görüşme fırsatımız olacak. Bölgesel ve uluslararası konular bağlamında da Filistin, Kudüs, Suriye, Irak, Libya’daki gelişmeler başta olmak üzere güncel ve ortak ilgi alanımızdaki konuları değerlendirme fırsatımız olacak. Avrupa Kıtası ve Avrupa Birliği’nin içinden geçmekte olduğu süreci, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini -ki biliyorsunuz Fransa Avrupa Birliği’nde etkin bir ülke-, Kıbrıs’a ilişkin son gelişmeleri de ele alabileceğimizi düşünüyorum.”

“Amerika, Kumpas Zinciri İçerisinde Bir Süreç İşletiyor”

“FRANSA İLE TÜM ALANLARDA İŞ BİRLİĞİMİZİ İLERLETMEYE HAZIRIZ”

Türkiye ile Fransa arasındaki ikili ticari ve ekonomik ilişkilerin, iki ülke arasındaki bağların ruhuna uygun sağlam ve güçlü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 13,5 milyar avro olan ikili ticaret hacmini 20 milyar avroya taşınmasının önem arz ettiğini ve bu doğrultuda çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti çerçevesinde Fransa’nın iş ve yatırım çevrelerinin önde gelen temsilcileriyle de bir toplantı yapacağını açıkladı ve Türkiye’deki yatırım imkânlarını ve ikili ticaret ilişkilerini daha da geliştirmenin yollarını değerlendireceklerini söyledi. Savunma sanayi ve enerji de dâhil olmak üzere tüm alanlarda iş birliğini ilerletmeye hazır olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayinde özellikle çok önemsediğim Fransa-Türkiye-İtalya üçlü olarak Eurosam konusunda atacağımız adım çok çok önemli. Bugün onu tekrar ele alacağız” ifadelerini kullandı.

Fransa’da Türk kökenli 700 bin kişinin yaşadığına ve yarısının çifte vatandaş durumunda olduğuna işaret ederek, ziyareti vesilesiyle Türk toplumunun temsilcileriyle de bir araya geleceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinin her iki ülke için de hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

“KABİNEDE REVİZYON HABERLERİNİN DOĞRULUK PAYI YOK”

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabinede geniş çaplı bir revizyon olacağına ilişkin bazı yayın organlarında çıkan haberlerin doğru olup olmadığı yönündeki soruya verdiği cevapta haberlerin doğruluk payının bulunmadığını söyledi.

BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKANININ GÖREVDEN ALINMASI

Çeşitli usulsüzlük suçlamalarıyla görevden alınan Beşiktaş Belediye Başkanının yaptığı açıklamalar konuya ilişkin değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konu tamamıyla bu özellikle konularda biliyorsunuz İçişleri Bakanlığı’nın sürekli olarak Mülkiye müfettişleriyle yaptığı kontroller vardır, zaman zaman özel Mülkiye müfettişleri çıkarmak suretiyle yapılan kontroller vardır. Bunlar sürekli belediyelerde çalışan Mülkiye müfettişlerinin verdiği bilgiler dâhilinde olabileceği gibi, özel Mülkiye müfettişleriyle olanlar ise daha çok istihbarat üzere yapılan, atılan adımlardır. Tabii bu belediye başkanlığı yapanlar için bilinen şeylerdir. Ama hayatında belediye başkanlığı yapmamış olanlar bunları bilmez” şeklinde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde kendilerine oda tahsis edilen Mülkiye müfettişlerinin olduğunu ve çalışmalarını sürekli olarak burada yürüttüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan bihaber olanların çıkıp konuştuğunu söyledi.

“Asıl önemli olan, şu anda bu tür açığa alma kararını eğer İçişleri Bakanlığı veriyorsa, ha burada demek ki bir su kaçağı var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda da bu atılan adımla alakalı olarak Ataşehir’de ne olduysa, işte burada da bu oldu. Ve bize gelen bilgiler çok daha farklı, onu da söyleyeyim. Fakat iş adamlarımız, bakın açık konuşuyorum, vatandaşlarımız kendilerinden rüşvet talebinde bulunulduğu zaman ‘yüzleşmeye var mısın’ dediğimizde birçoğu kaçıyor, ‘Eğer ben yüzleşmeye girersem o zaman benim bu işim kalır.’ Hem geliyorsun şikâyet ediyorsun, hem de ‘yüzleşmeye var mısın, bir suçüstü yapalım’ dediğimiz zaman da, o zaman bundan kaçarsanız biz o zaman burada hakikaten görevi suiistimal edenleri, görevi kötüye kullananları nasıl ortaya çıkaracağız? Şu anda burada da böyle bir süreç söz konusu... Ve tabii yurt dışına çıkma vesaire bütün bunların hepsi İçişleri Bakanlığımızın yine kendi yasal haklarıdır ve bu yasal hakkını hukuk anlayışı, hukuk çerçevesi içerisinde kullanmıştır.”

“BENİM ÇOCUKLARIM KENDİ ÖZ VATANINDA OKUMA HAKKINA SAHİP OLMADIKLARI İÇİN YURT DIŞINA GİTTİ”

Söz konusu belediye başkanının, çocuklarının yurt dışında üniversite eğitimlerini alması ile ilgili açıklamalarına atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi buraya bir düzeltme yapmamız lazım, bir tavzih yapmamız lazım. Benim çocuklarımın yurt dışına gitmesi, Sayın Belediye Başkanının ‘ben en kaliteli, en güçlü okullarda okuttum’ mantığından hareketle değil, benim çocuklarım kendi öz vatanında okuma hakkına sahip olmadıkları için yurt dışına gittiler” sözlerine yer verdi.

Üniversite sınavında oğlunun aldığı puanla Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyabilecekken uygulanan katsayı engeli sonucu farklı bir üniversiteyi kazandığını ve bu yüzden yurt dışında bir okula gönderdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kızlarının da başörtüsü yasağı nedeniyle Türkiye’de okuma hakkından mahrum olduğunu hatırlattı. Kızlarının lisans eğitimlerinden sonra yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlayarak Türkiye’ye döndüğünü belirten ve “Bunları da bilmiyorlar, bilmeden de farklı farklı yakıştırmalar yapıyorlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Sayın Başkanın ailesiyle ilgili konuda da yurt dışına çıkışına yönelik hukuki bir engel olmadıktan sonra İçişleri Bakanlığımızın böyle bir engelleme yapacağına ihtimal vermiyorum. Bunları İçişleri Bakanımızla da konuşuruz, gerçekten mani bir durum yoksa zaten önü de açılır” diye ekledi.

“SADECE HUKUKTA DEĞİL, EKONOMİK ALANDA DA KUMPAS VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’de görülen Hakan Atilla davasında dün jürinin kararının açıklandığı hatırlatılarak dava ile ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine, “Amerika şu anda çok ciddi bir kumpaslar zinciri içerisinde bir süreç işletiyor. Bu sadece hukukta kumpaslar değil, ekonomik alanda da kumpaslar var. Bütün bu kumpaslarla her tarafı adeta kendine göre yola getirmenin gayreti içerisinde” ifadelerini kullandı.

Daha önce 6 kez ABD’ye gitmesine rağmen, Hakan Atilla’nın herhangi bir engellemeyle karşılaşmadığına ve 7’nci gidişinde tutuklandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dikkat edin, şu verilen kararda bile ne yazık ki çelişkilerle dolu olduğunu görüyoruz. Bir taraftan işte 6 tane davanın bir tanesinde kara para aklama yok diyor, ondan sonra diğerlerinde dolaylı yoldan bakıyorsunuz kara para aklamaya kadar işi getiriyor. Bir diğer yanı, tabii Halk Bankası’nın kendisiyle de yakından-uzaktan bu davanın zaten ilgisi yok. Olayı nereye dayandırdılar? Getirdiler, işte malum Sarraf konusuna koydular ve Sarraf konusuyla bütünleştirmek suretiyle bir yerlere vardılar” şeklinde konuştu.

“AMERİKA’NIN ADALET ANLAYIŞI BUYSA O ZAMAN DÜNYA YANDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruya verdiği cevabın devamında şunları kaydetti: “Ve tabii çok daha çirkin olanı, yani bu davalarda, bu duruşmalarda süreç çok farklı işletildi.

Eğer Amerika’nın adalet anlayışı buysa o zaman dünya yandı. Amerika adalet anlayışını bir defa gözden geçirmeli, aynı zamanda da tahkim etmeli. Böyle bir adalet anlayışı olamaz, ondan sonra kalkıp dünyaya da adalet dersi vermeye kalkmasınlar. Sadece o değil, Rıza Sarraf konusunda da şu anda yapılmakta olanlar, dönenler… Onu geç bir tarafa, benim ülkemde bize karşı bir darbe girişiminde bulunacaklar, devlete karşı bir darbe girişiminde bulunanları, sene 99, o günden bugüne kendilerine tahsis ettikleri 400 dönümlük bir arazi içerisinde paşalar gibi yaşatacaklar. Ülkemden çıkan yargı kararlarının hiçbirine saygı duymayacaklar. Kendilerine giden 85 kolinin üzerinde -şimdi herhalde 100 koliyi bulmuştur- bütün bunların içerisinde olan verilmiş kararlarla ilgili olarak da hiçbirini nazarı itibara almayacaklar. Kusura bakmayın, böyle mi yaklaşıyorsunuz? Böyle, peki. O zaman aramızdaki ikili ilişkilerdeki uluslararası hukuk ve ikili hukuk anlaşmaları da ne yapıyor böylece? Hükmünü yitiriyor. Bundan sonraki süreç maalesef üzülerek söylüyorum, böyle işleyecektir.”

SAADET PARTİSİ VE CHP GENEL BAŞKANININ GÖRÜŞMESİ

Saadet Partisi Genel Başkanı ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının “ittifak arayışı” olarak yorumlanan görüşmesi ile Saadet Partisi Genel Başkanının, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 100 bin imza şartının, maliyetler bakımından düzeltilmesi yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendirdiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer 100 bin imzayı toplamaktan uzaksa bir siyasi hareket, o zaman zaten bunu yapmasına da gerek yok, demek ki hiç gücü bu noktada yok. Yani 100 bin imza toplayamıyorsa, zaten bu yolda bu mücadeleyi vermek de zor bir iş, yürümez” cevabını verdi.

100 bin imza toplanması işlemindeki maliyet konusunun, ilgili siyasi partinin sorunu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işin kararını iktidar partisi tek başına vermedi ki. Yani ziyaret ettiği kişi de, onlar da bu işin içerisinde, onlar da bu Parlamentonun içinde, oralarda bunların hepsi müzakere edildi, tartışıldı, nihayetinde bu karar bu şekilde verildi. Yani ziyaret etme konusuna gelince bu kendilerine göre bir iadeyi ziyarettir, insani bir görevdir, böyle bir ziyareti yapmış olabilir, bunun değerlendirmesi bizim tasarrufumuzda değildir. Bize düşen sadece hayırlı olsun demektir” diye konuştu.

KADINA ŞİDDET KONUSU

Yöneltilen bir soru üzerine kadına şiddet konusu ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan ve bu şiddeti uygulayanlar için “cani ve insanlıktan nasibini almamış” nitelendirmelerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların; çocuklarını, eşini annesini öldüren bu canileri gördüğünde haklı olarak idam cezasının geri getirilmesini istediğini söyledi.

Bu suçları işleyenler için “ruhsal bunalımda olduğu” yönünde yorumlar yapıldığını; ancak böyle bir bunalıma girmeden bu suçu işleyenlerin de olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Yani buna toplumsal olarak vereceğimiz tepki çok çok önemli. Ve onları bu toplumun içerisinde önce kendi akrabalarından, yakınlarından başlamak üzere yalnızlığa itmek veyahut da onları bu psikolojik sıkıntı içerisinden çıkarmak için önce yakınlarının bu süreç içerisinde bazı adımlar atması gerekir. Devlet olarak tabii ki bizler de eğitim sistemi içerisinde bunları çok daha farklı ele alıp ve bu noktada hakikaten nesillerimizi iyi eğitmemiz, iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Bu noktada tabi dini eğitimin de ben çok çok önemli olduğunu yine ifade etmem lazım. Tabii burada Diyanet’e düşen önemli bir görev de var.”

“İRAN’DAKİ GELİŞMELER NORMALLEŞME SÜRECİNE GİRDİ”

İran’daki sokak olayları ile ilgili değerlendirmeleri sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün yaptığı telefon görüşmesinde İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin hafta sonuna kadar normalleşmenin olacağını söylediğini aktardı ve ülkedeki normalleşme sürecinin başladığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin “sokak gösterilerinin halkın demokratik hakları olduğuna” yönelik ifadelerinin süreci ciddi anlamda yumuşattığını söyledi ve “Dini lider Ali Hamaney’in yapmış olduğu davet, açıklama; onlar da burada tabii rejimi sahiplenenlerin İran’daki konumunu ortaya koyması bakımından önem arz etmiştir” dedi.

Dışişleri Bakanlığının ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsünün de konu ile ilgili açıklama yaptığını hatırlatarak, başta ABD ve İsrail olmak üzere bazı ülkelerin İran ve Pakistan’ın iç işlerine karışmalarını doğru bulmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bir defa bu ülkelerin iç işlerine karışmaktır ve bu ülkelerin kendi içinde ülkelerin halklarını birbirlerine karşı getirmektir” diye ekledi.

“HALKI MÜSLÜMAN OLAN ÜLKELER ÜZERİNDE OYUN OYNANIYOR”

Bunun Irak’ta da yapıldığını; ancak ülkenin hâlâ düzelmediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Amerika’nın oraya attığı adımla Irak’ta bu geri sayım başlamıştır. O günden bugüne Irak’ta bir düzelme söz konusu değil. Gelelim Suriye’ye, var mı düzelme? Yok. Filistin aynı, Mısır aynı, gidelim Libya’ya aynı, bakın Tunus’u da karıştırıyorlar, aynı. Gelelim Afrika’ya, diğer ülkelerine Afrika’nın, işte Sudan, Çad, hepsi aynı. Ama bir şey burada önemli, nedir? Bakın karıştırılan ülkeler hep İslam ülkeleridir, halkı Müslüman olan ülkelerdir, buralar üzerinde bu oyun oynanıyor. Ve bu ülkelerin de kendilerine ait imkânları var, yeraltı zenginlikleri var. Bütün bu zenginlikleri nasıl kendilerine ait kaynaklar hâline getirebilirler bunların da adımını atıyorlar. Kusura bakmasınlar, bu gerçekleri de artık başta halkımızın bilmesi ve ardından da tüm insanlığın bu gerçekleri bilmesi lazım ve buna göre de bakışların değişmesi gerekiyor. Ama inanıyorum ben, er veya geç bu bakışlar değişecek, birilerini yalnızlığa sevk etmek isteyenler kendileri dünyada yalnız kalacaklardır.”

Basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindeki heyetle birlikte Paris’e hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, havalimanında TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve diğer yetkililer uğurladı.

Fransa ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Millî Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı eşlik ediyor.

“Fransa ile Türkiye Arasında Siyasi ve Ekonomik Alanda Atılacak Birçok Adım Var”...

Fransız TF1 ve LCI televizyon kanallarına mülakat veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel konularda olsun, ikili ilişkilerde olsun, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la attığımız adımlar gayet iyi bir şekilde gelişiyor ve kendisinden ümitliyim. Özellikle savunma sanayi alanında Fransa-İtalya ve Türkiye olarak üçlü bir iş birliği söz konusu. Sanıyorum bu aynı zamanda üç ülkenin dayanışması açısından oldukça önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa’ya yapacağı resmî ziyaret öncesinde Fransız TF1 ve LCI televizyon kanallarına bir mülakat verdi. Kendisine yöneltilen soruları cevaplandıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştireceği ziyaret ve iki ülke arasındaki ilişkilere dair açıklamalarda bulundu.

Fransa ziyaretinin Avrupa ile yeniden yakınlaşma amacı güdüp gütmediği yönündeki soruya verdiği cevapta; 2018'in ilk ziyaretini Avrupa’da Fransa'ya yaptığına dikkat çeken ve ziyaretinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira Fransa ve Türkiye arasında siyasi, stratejik, ekonomik alanlar başta olmak üzere birçok alanda atılacak adım var” diye konuştu.

Bir güne sığdırdığı ziyaretinin yeterli olmadığını; ancak bir ilk adım olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamının farklı bir şekilde geleceğini umduğunu söyledi.

“FRANSA CUMHURBAŞKANI MACRON İLE İYİ BİR BAŞLANGIÇ YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'da Angela Merkel'in zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, Macron'un AB'nin sürükleyici lideri olarak görülüp görülmediği sorusuna, "Her şeyden önce Fransa farklı bir pozisyona sahiptir. Bu, geçmişten beri devam eden bir tavırdır ve AB içerisinde Almanya olsun, Fransa olsun, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak, kesintisiz 15 yıl boyunca görev yaptım ve ne olup bittiğini görme fırsatım oldu. Bu 15 yıl içinde Chirac ile sorunsuz bir iletişimim oldu. Daha sonra Sarkozy döneminde başka bir periyot geçirdik" cevabını verdi.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkide Fransa'nın katkısına ve bu yöndeki olumlu tavrına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yeni bir döneme girdiklerini ve iyi bir başlangıç yaptıklarını ifade etti ve “Bölgesel konularda olsun, ikili ilişkilerde olsun, Sayın Macron’la attığımız adımlar gayet iyi bir şekilde gelişiyor ve kendisinden ümitliyim. Özellikle savunma sanayi alanında Fransa-İtalya ve Türkiye olarak üçlü bir iş birliği söz konusu. Sanıyorum bu aynı zamanda üç ülkenin dayanışması açısından oldukça önemlidir. Bu bakımdan ben Sayın Macron’un Avrupa Birliği’ndeki yerini önemsiyorum ve bunun hakkını da vereceğine inanıyorum” dedi.

“Fransa ile Türkiye Arasında Siyasi ve Ekonomik Alanda Atılacak Birçok Adım Var”

“5 BİN 600 YABANCI SAVAŞÇIYI YAKALAYARAK SINIR DIŞI ETTİK”

Görüşmede güvenlik konusunun da gündeme geleceği belirtilerek, "Suriye'deki savaşın ilk günlerinden itibaren bölgeye giden Fransız vatandaşlarının Türkiye'den geçtiği ve savaşın sona erme aşamasında bu kişilerin yeniden aynı yolu kullanarak Fransa'ya dönecekleri yönündeki endişeler" ile ilgili soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii liderlerin bu tür konularda endişe duymaları hâliyle normal. Fakat Türkiye DEAŞ ile mücadele olsun veya daha genel olarak yabancı savaşçılarla mücadele konusunda oldukça hassastır. Biz bunları asla affedemeyiz. Bu konuda bizimle dayanışma içinde olan tüm ülkelerle gerekli adımları atacağız” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yabancı savaşçılar konusunda artık ciddi bir endişenin söz konusu olmadığını ekleyerek şunları söyledi: “Eğer bu ülkelerden gelen yabancı savaşçılar bizim ülkemizi geçiş noktası olarak kullanıp bir yerlere gidiyorlarsa, biz, bizimle iş birliği yapan tüm ülkelere destek vermeye hazırız. Mesela Suriye'ye geçen yabancı savaşçılar konusunda, biz çok büyük sayıda yabancı savaşçıyı yakalayarak geldikleri ülkelere gönderdik veya ülkemizde tutukladık. Gelecek dönemde de bu kararlılığımız, aynı şekilde devam edecektir. Dikkatinizi çekerim, yüzlerce yabancı savaşçıdan değil, binlercesini yakaladığımızdan bahsediyoruz. Biz bunları kesinlikle affetmedik ve ilgili ülkelerin istihbarat servisleriyle iletişime geçtikten sonra geri gönderdik. Yaklaşık 5 bin 600 yabancı savaşçıyı yakalayarak sınır dışı ettik. Bunun yanında 54 binine de Türkiye'ye giriş yasağı koyduk.”

“SURİYE KONUSUNDA FRANSA VE TÜRKİYE’NİN FİKİR BİRLİĞİ İÇİNDE OLMASI ÖNEMLİ”

Fransa ve Türkiye'nin Beşşar Esed'in gidişini talep etmesine rağmen Esed'in hâlâ "görevi başında" kalmasını başarısızlık olarak görüp görmediğinin sorulması üzerine, bu konuda Fransa ile Türkiye’nin fikir birliği içinde olmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 milyona yakın vatandaşının ölümüne sebep olmuş bir devlet başkanından bahsediyoruz. Bu bizim gibi barış ve insanlık için mücadele eden liderler açısından kabul edilemez bir durumdur” diye ekledi.

Esed ile 15 yıl öncesinde görüştükleri dönemde demokrasiye doğru adımlar atması yönünde tavsiyelerde bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye'nin kuzeyinde yaşayan Kürtlere kimlik kartı vermiyordu ve 'Neden vermiyorsun, bunların hepsi senin vatandaşın?' diye soruyordum. Demokrasiye geçiş için destekledim fakat anlatamadım zamanında. Daha sonra geldiğimiz durum ortada" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Suriye'nin neredeyse bölünmüş durumda olduğuna işaret ederek, “Bir tarafta koalisyon tabii ki, diğer tarafta Rusya, İran ve Türkiye. Burada bu üç ülke olarak çabamızın tek nedeni var, Suriye'ye en kısa zamanda barışın gelmesi ve Suriye’den terör örgütlerinin çıkmasıdır” dedi ve tüm terör örgütleriyle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

“BAŞKA BİR TERÖR ÖRGÜTÜNE DESTEK VEREREK DEAŞ’LA MÜCADELE EDİLMEZ”

Bir terör örgütü olan DEAŞ ile başka bir terör örgütüyle iş birliği yaparak mücadele edilemeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ABD ile stratejik ortağız fakat PKK, PYD ve YPJ ile Suriye’ye yerleşti. Kim var bunların arkasında, ABD’nin desteği var. ABD bu terör örgütlerine 3 bine yakın tır içinde silah göndermiştir, zırhlı taşıyıcı ve tank göndermiştir. Siz bir yandan 'terör örgütlerine destek vermeyin' diyeceksiniz, öte yandan da DEAŞ terör örgütüyle başka bir terör örgütüne destek vererek mücadele edeceksiniz. Sayın Trump’a bunların hepsini söyledim. ‘Neden bu mücadeleyi terör örgütleri ile beraber sürdürüyorsunuz?’ dedim. Maalesef bir sonuca varamadık. Bugün bile ABD askerleri bu teröristlerle yan yana görünüyor, birlikte fotoğraf çektiriyorlar. ABD bayrağı terör örgütlerinin bayrağının yanında sallanıyor. Tüm bunlar kabul edilemez."

2015'te göç ve sığınmacı krizinde büyük bir sorumluluk gösteren Türkiye’nin Avrupa'dan bunun karşılığında ne istediğinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınır kontrolleri konusunda biz Avrupalılardan çok şey istemedik. Biz onlara, 'Sizin sınırlarınız sizler için ne kadar önemliyse, bizimkiler de bizim için aynı derecede önemli. Şu anda Suriye ile sınırımız 911 kilometre. Irak ile sınırımız 350 kilometre. Ben sınırımı korumak için gerekli adımları atmalıyım. Fırat Kalkanı Operasyonunu bu nedenle gerçekleştirdik” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa'daki terör eylemleriyle Türkiye'deki FETÖ'nün darbe girişiminin karşılaştırılamayacağına vurgu yaparak, devlete karşı girişilen bir darbenin sonuçlarının çok daha ağır olması gerektiğini kaydetti.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'de baskı uygulandığı iddialarının hatırlatılması üzerine, durumun baskı olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa'da bir darbe girişimi sonrası değil, terör saldırılarının ardından olağanüstü hâl ilan edildiğini hatırlattı.

“FETÖ’YLE MÜCADELEDE HUKUK İÇERİSİNDE YAPILMASI GEREKENİ YAPIYORUZ”

Yöneltilen soru üzerine, devlet kurumlarına sızmış FETÖ terör örgütüne mensup kişilerin, işten çıkarmaları ile ilgili de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlâ bazı kurumlarda bu örgüte mensup çok sayıda kişi olduğuna işaret etti ve “Ben bir örnek vereceğim size, bakın Almanya, iki Almanya’nın ayrışması meselesinde 500 bine yakın Alman devlet dairelerinden atıldı, kimse onu konuşuyor mu? Kimse onu konuşmuyor. Ve az önce de söyledim, Fransa’daki olağanüstü hâl bakın hâlâ devam ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı ne kadar olursa olsun, suç işleyen herkesin adalete teslim edileceğini ve Türkiye’de bunun yapıldığını dile getirdi ve şöyle devam etti: “Sizdeki devlete karşı yapılmış bir darbe girişimi değildir, sadece terörist bir eylemdir. Bizde de terörist eylemler noktasında böyle kalkıp bu kadar insan işten çıkarılmamıştır. Bu devlete karşı yapılan bir darbe olunca bu sayı ne oluyor? Aynen Almanya’daki gibi işte 500 bin civarında insan ne yapılıyor, işten çıkarılmış oluyor. Buradaki olay budur, bunu birbirine karıştırmayalım, eğer elmayla armudu birbirine karıştırırsak bedeli ağır olur. Bütün mesele, biz hukuk içerisinde neyse yapılması gereken bunu yapıyoruz. Çünkü bizim bir defa hukuk devleti olduğumuzu kimse tartışamaz, bu noktada biz çok çok farklı bir yerdeyiz, Avrupa'dan çok daha iyi bir konumdayız.”

Gazeteci kisvesi altındaki bazı kişilerin de terör örgütlerine katıldıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela basın, medya diyorsunuz, bu gazeteci dediklerinizin çoğu bu terör eylemlerinin içerisine bulaşmış olanlar; yani terör eyleminin içerisine bulaşmış olan gazeteci de olsa bırakalım mı? Alakası var. Eğer o da teröristse onun da içeri girmesi lazım. Bakın, serbest bırakılıyor, gazeteciymiş ve serbest bırakıldıktan sonra kaçıyor; nereye? Almanya'ya ve Almanya'ya kaçtıktan sonra da Almanya'da bu sözde gazeteci ödüllendiriliyor. Soruyorum şimdi size, o kişinin anında ne yapılması lazımdı? Tutuklanması lazımdı, tutuklanmadı. İşte bakın adli kontrolle bırakıldı ve bırakıldıktan sonra da kaçıp oraya gitti” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de tutuklu bulunan ve Batı medyasında ‘gazeteci’ olarak ifade edilen kişilerin yazdıkları yazılardan dolayı değil, bir kısmının ruhsatsız silah bulundurmaktan, bir kısmının bankamatiklerden para çalmaktan, bir kısmının ise cinayet olaylarına karışmaktan dolayı tutuklu bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu insanları kalkıp da serbest bırakmak mümkün mü?” diye konuştu.

“OTORİTER REJİMLER ÜLKEMİZDE HİÇBİR ZAMAN HALKIN DESTEĞİNİ ALAMAZ”

Batı'da dile getirilen “otoriter ve baskıcı bir lider olduğu” yönündeki iddiaları nasıl değerlendirdiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı'nın ne dediğinin değil, milletin takdirinin kendisini ilgilendirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı'dan gelen eleştirilerle ilgili olarak, Türkiye'deki yerleşmiş demokrasi kültürü ve seçimlere katılım oranlarını hatırlatarak şu açıklamalarda bulundu: “Şimdi Türkiye'de eğer Tayyip Erdoğan halkının yüzde 52’sinin oyunu alıp Cumhurbaşkanı seçilebiliyorsa, Batı Tayyip Erdoğan’a nasıl olur da kalkıp her türlü saygısızlığı yapar, böyle bir şey olabilir mi? Biz silah gücüyle, vesairesiyle işbaşına gelmiş bir parti değiliz ki. Ve şu anda da yine aynı şeklide başında olduğum partim benim yüzde 50’ye yakın oy almış. Şimdi bir defa hiçbir yerde, yani otoriter, totaliter, bu tür rejimler hele hele bizim gibi bir ülkede hiçbir zaman kalkıp da halkının desteğini alamaz.”

Seçimlere katılım oranları bakımından Türkiye ile Fransa'yı karşılaştıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ülkenin bir özelliği var, Fransa gibi değiliz biz, bizde oy kullanma oranına baktığınız zaman yüzde 85’e varan halkın oy kullanma oranıdır. Demokrasinin bizim kadar güçlü olduğu bir başka ülke yoktur. Biz bu yüzde 85’in içinden yüzde 52 oy alarak gelmişim, partim de yüzde 50 oy alarak iş başına gelmiş. Yani demokrasiyi konuşuyorsak halkımın takdirini mi konuşacağız, halkın iradesine mi saygı duyacağız, yoksa bazı otoriter mantıkların, anlayışların takdirine mi bakacağız?” ifadelerini kullandı.

“2019 seçimlerinde aday olacak mısınız?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kim öle, kim kala. Eğer partim, sağ olur da o günleri görürsek, partim de beni aday gösterirse niye olmasın?” sözleriyle cevap verdi.

İRAN’DAKİ GELİŞMELER

Verdiği mülakatta, yöneltilen bir soru üzerine İran ile ilgili son gelişmelere dair değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile telefonda görüştüğünü, Ruhani'nin kendisine endişelenecek bir durumun olmadığını söylediğini aktardı. İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin halka verdiği mesajların ve gösterilere karşı tutumunun tamamen demokrasiye uygun olduğunu, görüşmede kendisine halkın taleplerini dikkate alması gerektiğini söylediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ruhani'nin halka karşı silah kullanılmaması emri verdiğine işaret ederek, ülkede hafta sonuna kadar durumun normale döneceğine inandığını dile getirdi.

İran'daki olayların yurtdışından provoke edildiğine de dikkati çeken ve benzer bir süreci yakın zaman önce Türkiye'nin de geride bıraktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Bu İran'ın kendi iç meselesidir, halkının özgür talepleridir. Ama birilerinin dışarından kalkıp da aynen bizim Taksim’deki Gezi olaylarında yaptıkları gibi, burada da aynı şeyleri yaparlarsa ve bunlar tabi doğru değil, yani bu ülkelerin iç meselelerine karışmaktır. Bıraksınlar da ülkeler kendi iç meselelerini kendi içerisinde dizayn etsinler, o çok daha sağlıklı olur.”

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Recep, Tayyip, Erdoğan,, Fransa, Elysee, Sarayında,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv