Haber Detayı
11 Mart 2017 - Cumartesi 15:42
 
Erdoğan; 16 Nisan’da Hollanda’daki Vatandaşlarımız Sizin Tezgâhınızı Bozacak
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bağcılar’da yapımı tamamlanan tesis ve hizmetlerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe vatandaşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.
Dünya Haberi


Erdoğan “16 Nisan’da Hollanda’daki Vatandaşlarımız Sizin Tezgâhınızı Bozacak”...

İstanbul’un Bağcılar ilçesindeki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının uçuş iznini iptal etmesi ile ilgili olarak, “Hollanda, bir sıçrarsın, iki sıçrarsın ama bilesin ki oradaki benim vatandaşlarım sizin tezgâhınızı bozacaklar 16 Nisan'da. İstediğiniz kadar baskı yapın, istediğiniz kadar teröristleri ülkenizde besleyin, büyütün, bunların hepsi size ters olarak dönecek. Bunlara yönelik şüphesiz ki 16 Nisan'dan sonra bizler uygulamalarımızı başlatacağız, bizler sabırlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bağcılar’da yapımı tamamlanan tesis ve hizmetlerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe vatandaşlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“BAĞCILAR, İSTİKRARIN VE GÜVENİN DEĞERİNİ ÇOK İYİ BİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bağcılar’ın 760 bini bulan nüfusu, Anadolu’nun renklerini bir araya getiren yapısı ile Türkiye’nin ve İstanbul’un özeti olduğunu söyleyerek ilçe statüsü kazandığı son çeyrek asırlık hikâyesinden herkesin çıkaracağı dersler olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En zor şartlarda dahi, çalışıldığı, azmedildiği, emek verildiği takdirde bir ilçenin nereden nereye geldiğini görmek isteyen, gelsin Bağcılar’a baksın. Bağcılar, bugün geldiği noktaya çok zor ulaştığı için, elindekinin kıymetini bilen bir ilçemizdir. İstikrarın ve güvenin değerini Bağcılar çok iyi bilir. Çünkü burada, ticaret var, sanayi var, eğitim var, sağlık var, ulaşım var; velhasıl ekonomi için, istihdam için, geleceğe güvenle bakmak için gereken her şey var” diye konuştu.

1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğundan bu yana her seçimde ve 1999’da haksız bir şekilde hapse mahkûm edildiğinde Bağcılar’ın kendisinin hep yanında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi olaylarında 17-25 Aralık yargı darbe girişiminde, PKK’nın çukur eylemleriyle devleti köşeye sıkıştırmaya çalıştığında Bağcılar’ı hep yanında bulduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Bağcılar’ın yüzde 61’le farkını bir kez daha gösterdiğini ifade etti ve ekledi: “15 Temmuz darbe girişimi gecesi, Bağcılar 7’den 70’e sokaklara dökülerek, Cumhurbaşkanına, hükûmetine, istiklaline ve istikbaline canı pahasına sahip çıktığını tüm dünyaya ilan etti. Bağcılar o gece, Malazgirt’te Bizans ordusunun üzerine yürüyen yiğitlerin ruhunu şad etti. Bağcılar o gece, Anadolu’yu bize ebedi yurt hâline getiren Selçuklunun, Osmanlının mirasına sahip çıktı” dedi.

“16 NİSAN'DAN SONRA BİZLER UYGULAMALARIMIZI BAŞLATACAĞIZ”

“Bir yandan terör örgütleri, diğer yandan onları üzerimize salanlar ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, biz kendi yolumuzdan sapmayacağız, kendi gündemimizi asla terk etmeyeceğiz” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan güvenlik güçleriyle Türkiye sınırları içinde ve dışında terör örgütlerine nefes aldırmayacaklarını, diğer yandan yatırım, proje ve programlarını hayata geçirmeyi sürdüreceklerini söyledi.

“16 Nisan’da Hollanda’daki Vatandaşlarımız Sizin Tezgâhınızı Bozacak”

Konuşmasında, Hollanda’daki Türk vatandaşları ile buluşma programına gidecek olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçuş izninin Hollanda makamları tarafından nota verilerek iptal edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hollanda, bir sıçrarsın, iki sıçrarsın; ama bilesin ki oradaki benim vatandaşlarım sizin tezgâhınızı bozacaklar 16 Nisan'da. İstediğiniz kadar baskı yapın, istediğiniz kadar teröristleri ülkenizde besleyin, büyütün; bunların hepsi size ters olarak dönecek. Bunlara yönelik şüphesiz ki 16 Nisan'dan sonra bizler uygulamalarımızı başlatacağız. Bizler sabırlıyız" şeklinde seslendi.

Bağcılar’daki vatandaşların da ilçeden Hollanda'ya nota verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen istediğin kadar Dışişleri Bakanımızın uçağını kaldırma, bundan sonra senin uçakların bakalım Türkiye'ye nasıl gelecek? Tabii burada ben diplomasiyi konuşuyorum, yoksa vatandaşların seyahatini değil, o ayrı bir konu ve bunların değerlendirmesini ona göre yapacağız. Bunlar ne siyaset biliyor, ne uluslararası diplomasi nedir bunu biliyor. Bunlar bu kadar ürkek, bu kadar korkak. Bunlar Nazi kalıntısı, bunlar faşist; bunu böyle biliniz" değerlendirmesinde bulundu.

Gerçekleştirdikleri açılış törenini ve hitabını Avrupa’daki Türk vatandaşlarının izleyip dinlediğini hatırlatan ve oralarda yaşayan Türk vatandaşlarını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçede yapımı tamamlanan ve 314 milyon yatırım maliyeti olan 36 kalem hizmet ve tesisin şehre ve ilçeye hayırlı olmasını diledi.

“BİZİM TERÖRİSTLERLE KONUŞACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK”

Türkiye’nin 16 Nisan’da tarihî bir karar vereceğine, Kandil’deki terör örgütünün ve ana muhalefet partisinin ‘hayır’ demeye davet ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefetin başındaki zat da davet yapıyor. Yahu senle biz neyi konuşacağız ki? Sen Kandil'in başındakilerle berabersin. Bizim Kandil'in başındaki teröristlerle konuşacak hiçbir şeyimiz yok. 'Hayır' ne demektir diye sorarsanız size tek cümleyle cevap vereyim: ‘Hayır’, bu ülkede terörü ikame etmeye çalışan PKK'lı bölücü terör örgütünün yandaşlarına destektir, o kadar. Kim ne derse desin" ifadelerini kullandı.

“YAŞADIĞIMIZ SORUNLARI GELECEK NESİLLER YAŞAMASIN İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği halk oylamasında iki yolun olduğunu ifade etti ve şunları söyledi: “Ya bugüne kadar yaşadığımız krizlerin en önemli sebebi olan mevcut yönetim sistemiyle devam edeceğiz, ya da istikrarın güvenin teminatı olacak yeni yönetim sistemini hayata geçireceğiz. 40 yıllık siyasi hayatımızın her anında olduğu gibi, bu konuda da milletimizin irfanına, izanına güveniyor, ‘evet’ diyeceğine inanıyorum. Dikkat edin, ‘hayır’ diyenler, niçin ‘hayır’ dediklerini izah edemiyor. Hatta meseleden o kadar kopuklar ki, hepi topu 18 madde olan Anayasa değişikliği metnini ana muhalefetin başındaki bile hiç okumamış. Bu sabah benim Karadenizli kardeşlerimi toplamış, onlarla bir toplantı yapıyor, her şeyi yalan yanlış anlatıyor. Bugün Sultanbeyli konuşmamda, onların hepsine tek tek hukuki olarak gereken cevabı vereceğim. Çünkü okumadın, hiç olmazsa okumasını sağlayayım bir, iki onu orada dinleyen vatandaşlar da işin gerçeğini bilsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP liderinin özel bir radyoya verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanı ile Başbakan farklı partilerden olursa kavga çıkar” dediğini aktararak, “Hâlbuki biz yeni sistemi, tam da bu sebeple milletimizin takdirine sunuyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Ecevit arasındaki kavgayı hatırlattı ve “İşte biz o kavgayı ortadan kaldıralım diye artık Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığı birleştiriyoruz. Çok ağır bedeller ödedik. Anayasa kitapçığı fırlatıldı, ertesi gün milyarlarca dolar bu ülkeye fatura edildi. Ülke uzun yıllar bir krizden diğerine sürüklendi. Bizim yaşadığımız sorunları gelecek nesiller yaşamasın istiyoruz. Bunun için cumhurbaşkanlığı sistemini getiriyoruz” görüşlerine yer verdi.

“IMF’YE OLAN BORCU, 2013 YILINDA BİZ BİTİRDİK”

CHP liderinin de dinlemesini isteyerek, geçmişte ülkenin iradesinde cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında yaşanan çekişme ve kavgalardan örnekler vererek bu kavgalar yüzünden Türkiye’nin, ekonomide ve dış politikada ciddi kayıplara uğradığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1994 krizinin ülkemize ekonomik ve sosyal maliyetini unutmak mümkün mü? 28 Şubat müdahalesinin demokrasimize nasıl büyük bir darbe vurduğunu çok iyi hatırlıyoruz. Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Ecevit’in, ki biliyorsunuz aralarında su sızmazdı, nasıl bir krize sebep oldukları ortada. 2001 krizinden sonra devraldığımız hükûmette biz o ağır ekonomik yükü yüklendik. IMF’ye olan borcumuz 23,5 milyar dolardı. IMF’ye olan borcu, 2013 yılında biz bitirdik biz” şeklinde konuştu.

“Yüksek faizlerle borçlandırılan kamuyu, bu bataktan çıkartana kadar anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan geldi” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz konusunda hâlâ arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamadıklarını dile getirdi ve “Çünkü öyle bir yönetim sistemi kurulmuş ki, Başbakan da olsanız, Cumhurbaşkanı da olsanız, işler geliyor, bir yerde tıkanıyor. Bürokratik oligarşi… İşte biz, bu sorunlar yaşanmasın, millet kime sorumluluk verdiğini, kimden hesap soracağını en başından bilsin diye yeni yönetim sistemini teklif ediyoruz” diye ekledi.

“CUMHURBAŞKANI, MİLLETE VERDİĞİ TAAHHÜTLERİN GEREKLERİNİ YERİNE GETİRECEK”

CHP liderine atıfta bulunarak, “Yeni sistemde Başbakan yok, öğrendin mi? ‘Başbakan başka, Cumhurbaşkanı başka partiden olursa şöyle olur böyle olur’; öğren öğren” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onun yerine, her iki görevi de yürütecek olan Cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanı hükûmeti kuracak, üst düzey bürokratları atayacak ve millete verdiği taahhütlerin gereklerini yerine getirecek. 5 yıllığına seçilen Cumhurbaşkanı başarılı olursa, milletin takdiriyle, ikinci bir 5 yıl daha görevde kalma imkânı elde edecek. Başarısız olursa, yerine millet kime güven duyuyorsa, kime itimat ediyorsa, kimin programı, projesi varsa, o gelecek. Çünkü bu sistemde en az yüzde 50 + 1 oyla seçilebiliyorsunuz. Eski sistemde, öyle dönemler olmuştur ki, yüzde 15 oy alan partinin genel başkanı bile Başbakan olabiliyordu. Hatırlayınız, 1999 seçimleri öncesinde, yüzde 15 dahi oyu olmayan Meclis’teki 5. partinin genel başkanı Başbakanlık yapmıştı. Bundan sonra artık kimse, milletin yarıdan fazlasının onayını almadan ülkeyi yönetemeyecek. Meclis ise, yasama ve denetim görevlerini, çok daha etkin şekilde yapabilme imkânı elde edecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü sistemde kanun tasarılarının hükûmet ve hükûmetin bürokratları tarafından hazırlanıp Meclisteki milletvekillerinin ise sadece komisyonlarda ve genel kurulda bunları görüştüğüne işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde ise kanun teklifi verme yetkisinin sadece milletvekillerine ait olduğunu, Cumhurbaşkanının, bütçe kanunu dışında böyle bir yetkisinin bulunmadığını, denetim konusunda Meclis’e, yazılı sorudan araştırma ve soruşturmaya, genel görüşmeden yüce divana kadar pek çok imkânın sağlandığını hatırlattı.

“YENİ SİSTEMDE MECLİS, ASLİ GÖREVİNE YOĞUNLAŞIYOR”

Gensoru uygulamasının kaldırılmasına ilişkin dile getirilen eleştirilere karşı, bu uygulamanın muhalefet tarafından bir denetim yöntemi olarak değil, Meclis çalışmalarını tıkama aracı olarak kullanıldığını, TBMM tarihinde toplam 484 gensorunun sadece 4 tanesinin işleme alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güven oylaması derseniz, zaten Cumhurbaşkanı bu onayı doğrudan milletten alıyor. Demek ki yeni sistemde Meclis, yani yasama organı, zayıflamıyor, tam tersine asli görevlerine yoğunlaşıyor” sözlerine yer verdi.

Halk oylamasına gidilecek Anayasa değişikliği ile seçilme yaşının 25’ten 18’e indiğinin altını çizen ülkenin gençlerine güvendiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere çok çalışmalarını, okumalarını, gayret göstermelerini, sosyal ve siyasal hayatın içinde yer almalarını tavsiye etti ve “Biz 2023 hedeflerimize gençlerimizle ulaşacağız. Aynı şekilde, 2053 vizyonumuzu, 2071 vizyonumuzu bugünkü gençlerimiz, hatta torunlarımız hayata geçirecekler. Biz, şimdi onların önünü açarak, geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin taşlarını döşüyoruz” diye konuştu.

“HALK OYLAMASINA OLUMSUZ YAKLAŞANLARIN GÜVENSİZLİĞİ MİLLETEDİR”

16 Nisan halk oylamasının ‘olsa da olur, olmasa da olur’ denebilecek bir seçim olmadığına, Türkiye’nin bu halk oylamasında, geleceğine ilişkin tarihî bir karar vereceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ için referandumda ‘evet’ demelerini istedi ve ekledi: “Bizim ‘evet’ gerekçelerimiz bunlar. Anayasa değişikliğine karşı çıkanların gerekçelerine bakın; akla, mantığa uyan hiçbir şey bulamazsınız. Halk oylamasına olumsuz yaklaşanların güvensizliği yeni sisteme değil, milletedir.”

Konuşmasını, “Geleceğimiz kutlu olsun geleceğimiz aydınlık olsun” temennisiyle tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, ilçede yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Bağcılar’da bulunan Güneşli Erdem Hastanesi’nin açılış törenine de katılarak kısa bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, hastanenin ülkeye ve şehre hayırlı olması temennisinde bulundu.

Erdoğan “Eski Türkiye Görüntüleri, Darbecilerin ve Terör Örgütlerinin Özlemidir”...

“Eski Türkiye Görüntüleri, Darbecilerin ve Terör Örgütlerinin Özlemidir”

İstanbul Çekmeköy’deki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski Türkiye görüntüleri, darbecilerin, terör örgütlerinin, ülkemizi diz çöktürmeye çalışan şer güçlerinin özlemidir. Biz asla böyle bir Türkiye görüntüsüne razı değiliz. Milletimizle birlikte büyük Türkiye'yi istiyoruz. Milletimizle birlikte güçlü Türkiye'yi istiyoruz. Milletimizle birlikte lider ülke Türkiye'yi istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Çekmeköy’de kamu kurumları ve ilçe belediyesi tarafından yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. Taşdelen Meydanı'nda düzenlenen törende; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve bazı milletvekilleri de hazır bulundu. İlçe halkının da yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“ÇEKMEKÖY HALKI 15 TEMMUZ’DA KAHRAMANLIĞINI TARİHE YAZDI”

İstanbul'un en genç ilçelerinden biri olan Çekmeköy'ün yıldızının, hem doğal güzellikleri hem üretime, istihdama olan katkısıyla giderek parladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde Çekmeköy halkının cesaretle sokaklara dökülerek, darbecilerin karşısına dikildiğini ve kahramanlığını tarihe yazdırdığını söyledi.

16 Nisan’da gerçekleşecek referandumun, 15 Temmuz'un hesabını sorma günü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil'den ve Pensilvanya'dan, PKK ve FETÖ terör örgütleri ele başlarının halka referandumda ‘hayır’ denmesi için haber gönderdiğini hatırlattı ve “Bilesiniz ki 'hayır' diyenlerin şu anda attığı adım budur ve bunlar şu anda bölücü terör örgütlerine destek verenlerdir. Bunların ta kendisidir. Niye 'evet' diyemiyorlar? Çünkü 'evet' bunların bu ülkedeki geleceğini karartacaktır. Bakın şunu unutmayın, sevgili Peygamberimiz buyuruyor; 'Kişi sevdikleriyle beraberdir' Sen Kandili mi seviyorsun? Onlarla berabersin. Ne diyor Kandil? 'Hayır' 'Hayır' diyenler onlarla beraber haşrolunacak. Bu kadar açık ortada” diye konuştu.

“MEVCUT SİSTEMDE DİRENMEK, TÜRKİYE'Yİ EKONOMİK KRİZLERİN PENÇESİNE TERK ETMEKTİR”

Türkiye’nin artık her 10- 15 yılda bir ayağına dolaşan darbe, muhtıra, ekonomik kriz gibi prangalardan kurtulmak zorunda olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı, Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde yaşadığı tecrübelerin kendisine çok şey öğrettiğini aktardı ve şunları söyledi: “Çok şey gördük, çok şey tecrübe ettik. Gördük ki Türkiye artık mevcut yönetim sistemiyle yoluna devam edemez. Mevcut sistemde ısrar etmek, 'Bu ülke sürekli darbe tehditlerine açık kalsın' demektir. Mevcut sistemde direnmek, Türkiye'yi ekonomik krizlerin pençesine terk etmek demektir. Mevcut sistemi savunmak, bu ülkenin terör örgütleri karşısındaki mücadelesinin başarıya ulaşmamasını istemektir. 'Böyle gelmiş, böyle gitsin' demek, bu millete her türlü zulmü, yokluğu, yoksulluğu müstahak görmektir. Eski Türkiye görüntüleri darbecilerin özlemidir. Terör örgütlerinin özlemidir. Ülkemizi diz çöktürmeye çalışan şer güçlerin özlemidir. Biz asla böyle bir Türkiye görüntüsüne razı değiliz. Milletimizle birlikte büyük Türkiye'yi istiyoruz. Milletimizle birlikte güçlü Türkiye'yi istiyoruz. Milletimizle birlikte lider ülke Türkiye'yi istiyoruz. Milletimizle birlikte muhasır medeniyetler seviyesinin üstündeki Türkiye'yi özlüyoruz. Bunun için her bir vatandaşımız 16 Nisan'da, sandık başına gittiğinde verdiği oyun ne anlama geldiğini çok iyi bilmelidir."

Halk oylamasına sunulan yeni sistemde Cumhurbaşkanı ile Başbakanlık görevlerinin birleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her ne kadar bunu ana muhalefetin başındaki zat bilmiyorsa da ben buradan hatırlatayım. Ne yapalım öğrenecek. Biz anlatacağız, siz de anlatacaksınız böylece öğrenecek" ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDAKİ KAVGALARIN SEBEP OLDUĞU SIKINTILARI GERİDE BIRAKIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde Cumhurbaşkanının başka partiden Başbakanın da başka partiden olma ihtimalinin olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Malum olduğu üzere, hâlâ yeni sistemde Başbakan olduğunu sananlar var, onun için buradan bilenlere hatırlatmak, bilmeyenlere öğretmek için Anayasa değişikliğinin ne getirdiğini kısaca ifade edeyim. Yeni sistemin en önemli özelliği, yürütme görevini cumhurbaşkanına vererek milletin kime sorumluluk verdiğini, dolayısıyla kimden hesap soracağını netleştirmesidir. Artık koalisyonlar ve bunların yol açtığı krizler sona eriyor. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki kavgaların sebep olduğu sıkıntıları geride bırakıyoruz. Cumhurbaşkanının ve Meclis'in görev süresi 5 yıl olarak belirlenerek istikrar güvence altına alınıyor ama başarırsa, kendini sevdirirse, kabul ettirse ikinci bir 5 yıl daha milletten yetki alabilir. Cumhurbaşkanı yüzde 50 artı 1 oyla seçildiği için hiç kimsenin, hiçbir kurumun millete rağmen herhangi bir tasarrufta bulunma imkânı kalmadı."

Ana muhalefet liderinin yaptığı bir Meclisin bütün yetkilerinin elinden alındığını iddia ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların bu ülkede dikili ağacı yok. Üst üste koydukları taşları yok. Bunların millete karşı sorumluluğu yok. Biz, 'Yasama organı olan Meclisin kanun yapma yetkisi vardır' diyoruz. Bu ise çıkıp güpegündüz yalan söylüyor, 'yoktur' diyor. Her şey ortada, metin ortada, şu metni oku, 18 madde... Şimdi ben bu meydandaki tüm kardeşlerime sesleniyorum; sizlere dağıtılan bu 18 maddelik metni okuyun, her şey orada var. Millete karşı sorumlu olan Cumhurbaşkanı, ne kendisi millete rağmen herhangi bir adım atabilir ne de böyle bir yanlışa izin verebilir" şeklinde konuştu.

Mevcut sistemde hükûmetlerin kanun tasarısını hazırlayıp Meclisin bunları onayladığını yeni sistemde ise sadece milletvekillerinin kanun teklifi verebileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet liderinin “550'den 600'e çıkacak. 550 bize yetmedi mi? Bize 450 bile fazla” şeklindeki sözlerine atıfta bulundu ve “Ana muhalefetin başındaki zata şunu söylemek lazım, temsilde adalet denen bir şey var, işte bu Anayasa bunu getiriyor. Sen şu Avrupa ülkelerine bir bak, Almanya'da Alman parlamentosunda kaç milletvekili var bir bak, oradan bir ders al” diye ekledi.

“TÜRKİYE, 25 YILDIR CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİYLE YÖNETİLİYOR OLSAYDI İKİ KAT ZENGİN OLACAKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği ile yargının tarafsızlıkla güçlendirileceğini, yargıda attıkları bu adımın yanında yüksek yargı organlarının teşekkülünde Cumhurbaşkanını ve Meclise de söz hakkı tanınacağını ve böylece yargı ile millet arasında bağın güçlendirileceğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin "Cumhurbaşkanı Hükûmet Sistemi, milletin karnını mı doyuracak" dediğini aktardı ve şöyle konuştu: “Evet yeni sistem milletin karnını doyuracak, nasıl mı? Sizlere ve bu soruyu soranlara anlatayım, ülkemizin koalisyon hükûmetleri döneminde ortalama büyüme oranı yüzde 4 iken tek parti iktidarları döneminde bu oran yüzde 5,9. Başka ifadeyle şayet Türkiye son 25 yıldır cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetiliyor olsaydı ekonomik açıdan bugünkünden iki kat daha büyük olacaktık, iki kat daha zengin olacaktık. Koalisyon dönemlerinde milletimizin cebinden çalınan paralar son 14 yılda olduğu gibi yatırıma istihdama dönüştürülseydi, bugün olduğumuz yerin iki kat daha ilerisinde olacaktık. Koalisyon dönemlerinde tek parti yıllarına göre faizlerin dört kat, bugünküne göre de 10-11 kat fazla olduğunu görürsünüz. Eğer faiz giderlerinin millî gelire oranı, biz iktidara gelmeden önce 2002 seviyesinde olsaydı 1 trilyon 800 milyar lira faiz ödemesi yapardık. Bu dönemde faiz yükümüz 700 milyar lirada kaldı. Aradaki 1 trilyon 100 milyar liraya ne oldu? O para altyapı olarak, eğitim, sağlık, sosyal yardım olarak milletin hizmetine sunuldu. Bize düşman olanların kuyruk acısı kendi ceplerine atmak istedikleri bu 1 trilyon 100 milyar lirayı milletimizin cebine aktarmış olmamızdan kaynaklanıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılından beri para musluklarının nerelerden kesilip hangi hizmetlere aktarıldığını milletin çok iyi bildiğini dile getirerek, ülkeye yılda gelen uluslararası sermaye miktarının 1 milyar doları bile bulmadığına işaret etti. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rakamın geçen 14 yılda ortalama 13 milyar dolara ulaştığını, ülkede istikrar, güven ortamı olunca yatırım da istihdamın da ihracatın da gerçekleşeceğini söyledi.

Erdoğan"Milletine Âşık Olmayanın Hizmette Gözü Olmaz"

"Milletine Âşık Olmayanın Hizmette Gözü Olmaz"

İstanbul Sultanbeyli'deki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı buluşmasının bir kardeşlik buluşması olduğunu; ancak bunu ana muhalefet liderinin anlayamadığını dile getirerek, “Bana göre şu anda Tayyip Erdoğan olarak ve AK Parti Genel Başkanı olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Sayın Bahçeli olarak şu andaki duruşumuz, bir 15 Temmuz öncesi, bir de 15 Temmuz sonrası duruştur. Neden? Çünkü ülkemizi bölmek, parçalamak isteyenlere karşı bir buluşmadır bu" dedi.

 

name="query" type="text" value="" /> type="submit" value="Ara" />

15 Temmuz

 

10 Soruda FETÖ

 

"Milletine Âşık Olmayanın Hizmette Gözü Olmaz"

11.03.2017
Yazdır Yazıları Büyült Yazıları Küçült
"Milletine Âşık Olmayanın Hizmette Gözü Olmaz"

 

İstanbul Sultanbeyli'deki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı buluşmasının bir kardeşlik buluşması olduğunu; ancak bunu ana muhalefet liderinin anlayamadığını dile getirerek, “Bana göre şu anda Tayyip Erdoğan olarak ve AK Parti Genel Başkanı olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Sayın Bahçeli olarak şu andaki duruşumuz, bir 15 Temmuz öncesi, bir de 15 Temmuz sonrası duruştur. Neden? Çünkü ülkemizi bölmek, parçalamak isteyenlere karşı bir buluşmadır bu" dedi.

 

 
 
 
 
Play
Current Time0:00
/
Duration Time0:00
 
Loaded: 0%
Progress: 0%
0:00
Fullscreen
 
00:00
Mute

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Sultanbeyli’de yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. İlçe vatandaşlarının da yoğun katılımıyla gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“VATANDAŞIN DERDİNİ KENDİNE DERT EDİNMEYENİN PROJEYLE İŞİ OLMAZ”

Açılışı yapılan ve toplam bedeli 119 milyon lira olan 23 kalem hizmet ve tesisin hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların ilçemize kazandırılmasında emeği geçen bakanlıkları, İstanbul Büyükşehir Belediyesini ve Sultanbeyli Belediyesini tebrik etti.

Hizmet etme, eser üretme ve İstanbul’un imarına katkıda bulunmanın, her şeyden önce bir sevda işi olduğunu, aşkı ve sevdası olanların bu yatırımları yapabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletine âşık olmayanın hizmette gözü olmaz. Vatandaşının derdini kendine dert edinmeyenin projeyle, eserle işi olmaz. ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri’ diyor Ziya Paşa. Evet, bizler bu gök kubbede bir hoş seda bırakmak istiyoruz” diye konuştu.

MANŞETLERLE HÜKÛMETLERİN DÜŞÜRÜLDÜĞÜ TÜRKİYE MANZARASIYLA KARŞI KARŞIYAYDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’nin Türkiye’nin bütün zorluklara, engellemelere rağmen 14 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en yakın şahidi olduğunu ifade ederek “Sultanbeyli dışlanmayı, ötelenmeyi, kendi öz yurdunda parya muamelesi görmeyi çok iyi bilir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “28 Şubat zihniyetinin bu ülkede neler yaptığını, Sultanbeyli’ye neler yaptığını, bu ülkenin mütedeyyin insanlarına nasıl tehdit olarak yaklaştığını sizler iliklerinize kadar yaşadınız; bunu gayet iyi bilirim, ama bunu ana muhalefetin başındaki bilmez. Bu ilçedeki cami sayısını okul sayısıyla karşılaştıran, insanları kılık kıyafetiyle yargılayan, Kur’an kurslarını tehlike olarak gören bir anlayış vardı. Ekonominin çöktüğü, sermayenin devlet içindeki karanlık güçlerin ülke yönetimine ortak olduğu bir ülkede yaşıyorduk. Manşetlerle hükûmetlerin düşürüldüğü, medya patronlarının siyasetçilere ayar verdiği bir Türkiye manzarasıyla karşı karşıyaydık. Her zaman ifade ediyorum, biz sözümüzü bugüne kadar hep milletimize söyledik, bugün de öyle yapıyoruz, yarın da öyle yapacağız. 16 Nisan halk oylaması konusunda da diyeceğimiz ne varsa hepsini de milletimize söylüyoruz, ‘evet’ çağrısında bulunuyoruz.”

“PARLAMENTODA 339 OY BİRLEŞMİŞSE BU 15 TEMMUZ’A KARŞI DURUŞUN SİMGESİDİR”

Ana muhalefet partisinin liderinin ve ‘hayır’ kampanyası yürütenlerin yalan, yanlış ve iftira bataklığına saplanarak acınacak duruma geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok uzun zaman önce tüm siyasi hayatı yalan ve iftira üzerine kurulu olan bu zatı muhatap almama kararı vermiştim. 15 Temmuz darbesi sonrası belki hakikatleri görmüştür, belki yüreğinin bir köşesine ülkesi ve milleti için ufak da bir kıpırtı başlamıştır ümidiyle kendisi konusundaki rezervlerimizi askıya aldık ve onun için kendisini 7 Ağustos’ta Yenikapı buluşmasına davet ettim. Benim davetime olumsuz cevap verdi, fakat sonradan birileri kendisini baskıya aldı ve son anda Yenikapı’ya katıldı” dedi.

Yenikapı buluşmasının bir kardeşlik buluşması olduğunu; ancak bunu ana muhalefet liderinin anlayamadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bana göre şu anda Tayyip Erdoğan olarak ve AK Parti Genel Başkanı olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Başkanı Sayın Bahçeli olarak şu andaki duruşumuz, bir 15 Temmuz öncesi, bir de 15 Temmuz sonrası duruştur. Neden? Çünkü ülkemizi bölmek, parçalamak isteyenlere karşı bir buluşmadır bu. Eğer Parlamentoda 339 oy bütünleşmişse, birleşmişse, bu 15 Temmuz’a karşı duruşun bir simgesidir ve şu anda bu adımı atıyoruz. Onun için ilçe-ilçe, il-il dolaşmak suretiyle diyoruz ki, 16 Nisan’da 15 Temmuz’un, 249 şehidimizin, 2193 gazimizin hesabını soralım” şeklinde konuştu.

“16 NİSAN’DAKİ ‘EVET’ İDAMIN PARLAMENTOYA GELMESİ DEMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerin terör suçlularına yönelik ‘idam’ tezahüratlarına cevaben kendisinin ve MHP lideri Bahçeli’nin bu konudaki düşüncelerinin bilindiğini hatırlattı ve “Şimdi bugün sabah yaptığı konuşmasında Sayın ana muhalefet başı ‘hadi getirin idamı o zaman’ diyor. Tamam, sen idama var mısın, önce onu söyle. Bak Sayın Bahçeli açıkladı, ben Sayın Başbakanın da farklı düşündüğünü zannetmiyorum, çünkü görüşmelerim var kendisiyle. Peki, sen Kılıçdaroğlu, böyle bir şeye var mısın? Bakınız, ben buradan şimdi duyuruyorum, buradan duyuruyorum; Allah’ın izniyle 16 Nisan’daki evet, aynı zamanda bunun Parlamentoya gelmesi demektir” sözlerine yer verdi.

Ana muhalefet lideri için ‘dersini çalışmayan tembel çocuk’ benzetmesinde bulunan ve değişiklikleri oylanacak Anayasa maddelerini hiç okumadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Artık Başbakan ve Cumhurbaşkanı yok. Artık Cumhurbaşkanı ile Başbakan birleşiyor, sadece bir Cumhurbaşkanı var, okumamış. Şimdi ‘hayır’ denmesi için çalışıyor. Hakkıdır tabii, elbette çalışacak, çünkü Parlamentoda da onun için çalıştı. Ama her iş gibi bunun da bir namusu var, ahlakı var, haysiyeti var, öyle mi? Eğer siz Anayasa değişikliğinde olmayan şeyleri varmış gibi anlatırsanız, kusura bakmasın, ne namusunuz, ne ahlakınız kalır, ne haysiyetiniz kalır. Ana muhalefetin başındaki zat işte tam da böyle yapıyor. Şahsen bu iddialara cevap vermeyi zül addettiğim için kendisini kale almıyordum. Biz kendisini muhatap almadıkça baktı ki o yalanın, iftirasının, ahlaksızlığının çıtası yükseliyor. Daha da ilginci, karşısına gelenler de onu alkışlıyor, millet de bu hezeyanlara inanıyor. Onun için burada ana muhalefetin başındaki zatın iddialarını şöyle tek tek cevaplandıracağım.”

“VESAYETİN BEKÇİLİĞİ YERİNE MİLLETİMİZİN TEMSİLCİLİĞİNİ YAPIYORUZ”

CHP liderinin bu sabah Karadenizli vatandaşlarla yaptığı kahvaltıdaki konuşmasında “Taraflı cumhurbaşkanı istemiyoruz” dediğine işaret ederek, “Ben de soruyorum; Türkiye’de ne zaman tarafsız bir cumhurbaşkanı olmuş ki? Sezer mi tarafsızdı, Demirel mi tarafsızdı, Özal mı tarafsızdı?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir insanın zikri varsa, fikri varsa, bir tarafı da vardır. Üstelik ben hatırlayın, bu göreve gelirken tarafsız olmayacağımı peşinen ilan etmiştim, hatırlayın. Ne demiştim? Ben milletimden yana olacağım demiştim, hatırlıyorsunuz değil mi? İşte şimdi de Cumhurbaşkanı olarak yine milletimden yanayım ve bu millet için nefesimin sonuna kadar her şeyimi vermeye devam edeceğim. 2014 yılı Ağustos ayından beri milletimden yana olarak taraf görevimi yürüttüm, onların rahatsızlığının sebebi; bizim taraflı veya tarafsız olmamız değil. Onların rahatsızlığı; bizim vesayetin bekçiliği yerine milletimizin temsilciliğini yapıyor olmamızdan kaynaklanıyor” dedi.

“YARGININ DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ GÜÇLENİYOR”

Yine CHP liderinin “Anayasa Mahkemesinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun üyelerini Cumhurbaşkanı seçecek, yargı Cumhurbaşkanının emrine girecek” sözlerini “Külliyen yalan, külliyen yanlış” olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek yargı konusunda mevcut sistem aynen devam ediyor; Sayın Kılıçdaroğlu, bunu da bir öğreniver, birileri anlatsın sana. Bilmiyorsan, ben kendi hukukçu danışmanlarımı gönderebilirim. Yargıtay’la ilgili bir değişiklik var mı? Yok. Danıştay’la ilgili bir değişiklik var mı? Yok. Anayasa Mahkemesi yerinde mi? Yerinde. Sadece askerî mahkemeler kapatıldığı için buradan gelen üyeler çıkıyor ki şu anda iki üye var, süreleri dolduğu anda onlar çıkacak ve sayı 15’e iniyor. Üyelerin üçünü Meclis atıyor, kalanını Cumhurbaşkanı seçiyordu, yine aynı şekilde bu devam ediyor. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nda bir değişikliğe gidildi. Onun da sebebi, kurulun üyeleriyle ilgili seçim sisteminin yargıda çok ciddi rahatsızlığa ve kamplaşmalara yol açmasıdır. Hâkimlerimizin ve savcılarımızın talebiyle kurulun üye seçim sistemi değiştirildi, üye sayısı azaltıldı ve bu sayı şimdi yeni sistemde 4 üyeyi Cumhurbaşkanı, 7 üyeyi parlamento atayacak. Burada da beşte üç çoğunlukla meclis seçecek. Böylece yargının demokratik meşruiyeti güçleniyor” açıklamalarını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir de ‘yeni sistemde her yere siyaset girecek’ diye tutturmuş. Çok çirkin bir şey söylüyor, neymiş; valiler şu anda evet için çalışıyormuş, kaymakamlar evet için çalışıyormuş, imamlar, müezzinler, müftüler evet için çalışıyormuş. Bir defa bunların, bu ifadelerin hepsi valilere hakarettir, kaymakamlarımıza hakarettir, imamlarımıza, müezzinlerimize, Diyanet Teşkilatımıza hakarettir. Önce haddini bil. Bu sana yakışır sana, çünkü sen şu anda Kandil’de hayır diyenlerle berabersin. Onlar şu anda silah tehdidiyle hayır dedirtmenin gayreti içerisinde, sen onlarla berabersin, sen önce bunun cevabını ver. Adliyeye siyaset girecek diyorsun. Hâkimlerimize ve savcılarımıza hakaret ediyorsun. Bu ülkede kışlaya siyaset gireceğini söylüyorsun, sen tepeden tırnağa tüm Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hakaretle zan altına sokuyorsun. Bu ülkede camiye siyaset gireceğini söylemek, o da ayrı bir hakaret. Ben burada başka bir şey söylemek istemem, cami cemaatine hakarettir. Cami cemaati bırak da hür olarak iradesini ortaya koysun.”

“YENİ SİSTEMDE İKİ SEÇİM BİRLİKTE YAPILACAK”

CHP liderinin hem bu yalanları söylediğini hem de ‘biz kimseyle kavga etmek istemiyoruz’ diyerek ‘tüy diktiğini’ dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘bir kişi meclisi seçime götürebilir’ ifadesinin de yalan olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemde Meclis ve Cumhurbaşkanı arasında kriz çıkıp ülke tıkanıklık yaşamasın diye emniyet supabı olarak her iki organın seçiminin birlikte yapılması şartının getirildiğini vurguladı ve ekledi: “Yani ne Cumhurbaşkanı kendini bir kenarda tutup Meclisi feshedebilir, ne de Meclis kendisini bir kenarda tutup Cumhurbaşkanını düşürebilir. Hangisi talep ederse etsin iki seçim birlikte yapılacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Bir devlet bir kişiyi ikna ettiğinde 24 saatte, hatta 12 saatte Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirir” şeklindeki iddiasına cevaben bunun 15 Temmuz’da denendiğini, FETÖ ihanet çetesinin mensupları aracılığıyla Türkiye’yi ele geçirmeye teşebbüs ettiklerini ve milletin meydanlara dökülüp darbeye karşı durduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ah zavallı Kılıçdaroğlu, sende o aşk yok, sende o inanç yok, sende o ruh yok, sen o gece havalimanından kaçamak turlar atıyordun. Ama benim milletim havaalanında Cumhurbaşkanını bekliyordu. Cumhurbaşkanı da o akşam her türlü tehdide rağmen oraya geldi ve halkının arasına karıştı” diye ekledi.

“İCRAATLARIN SÜRATLİ ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİN ÖNÜ AÇILIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Tabii ana muhalefetin başındaki zat ne yazık ki birçok şeyin hâlâ farkında değil. Atatürk Havalimanı’nda kalıp da milletimizle birlikte darbecilere karşı direnmek yerine güvenli bir yere kaçmayı tercih ettiği için bu durumun farkında olmamış olabilir. Buradan kendisine sesleniyorum; siz hiç merak etmeyin, öyle bir teşebbüs ortaya çıktığında milletimiz ne yapacağını gayet iyi biliyor. Tutturmuş bir ‘rejim değişikliğidir’ diye gidiyor. Neymiş, bütün yetkiler tek kişiye verilmiş. Evet, yürütme yetkileri tek kişiye verilerek icraatların süratli ve etkin şekilde gerçekleştirilmesinin önü açılıyor. Fakat yasama organı olan Meclis yetkileri daha da güçlendirilmiş olarak yerinde duruyor. Diyor ki, ‘Meclis kapatılıyor. Böyle bir yalan olabilir mi? Meclis yerinde, kapatılma diye bir şey yok. Tam aksine Sayın Cumhurbaşkanı ve kabinesi onların bütçe dışında kanun yapma yetkisi yok. Kanun yapma yetkisi kimin? Milletvekillerinin. Bağımsızlığının yanına tarafsızlığı da eklenerek güçlendirilmiş yargı da yerinde duruyor. Öyleyse nasıl devlet tek kişinin eline teslim edilmiş oluyor? Dedim ya, yalan söylemek bunların karakterleri hâline gelmiş.”

CHP liderinin, “16 Nisan’dan sonra Cumhurbaşkanının istifasını istemeyeceğiz” sözüne karşılık, “Cumhurbaşkanını siz mi seçtiniz ki istifasını istemeye hakkınız olsun” diye cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanını 5 yıllığına millet seçiyor. Ha, 5 yıl sonra millet getirdiği cumhurbaşkanını aynen ne yapar, götürür. Bu durumun hala farkında değil ya da içlerine sindiremediler” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZDE SON 14 YILDA NE YAPILMIŞSA BUNLARA RAĞMEN YAPILMIŞTIR”

“Bu zat maalesef utanmadan, sıkılmadan, arlanmadan çıkıp ‘ülkede Cumhurbaşkanı var, Meclis var, Başbakan var, Bakanlar var, bürokrasi var, işler tıkır tıkır yürüyor, kaos niye çıksın’ diyor” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında ilgili parti liderine şu soruları yöneltti: “Bu ülkede 2007 yılında Cumhurbaşkanı seçtirmemek için Meclisi tıkayan, sokakta gösteri yapan siz değil miydiniz? Rektörleri sokaklarda yürütenler siz değil miydiniz? Yargı mensuplarına talimat almak üzere kışlaya gönderen siz değil miydiniz? Bu ülkede Meclisi çalıştırmamak için her türlü rezilliği, kepazeliği sergileyen siz değil miydiniz? Bu ülkede hükûmeti, bakanları çalıştırmamak için habire gensoru veren siz değil miydiniz? Bu ülkede kendi zihniyetinizdeki cumhurbaşkanı aracılığıyla bürokratların atanmasını engelleyen siz değil miydiniz? Ülkemizde son 14 yılda ne yapılmışsa asla bunlarla birlikte değil bunlara rağmen yapılmıştır. Bizden önceki koalisyon dönemlerinin her biri kaos dönemi değil miydi? Türkiye’nin bundan sonra bir daha koalisyonlarla yönetilmeyeceğinin garantisi mi var? 7 Haziran seçimlerinden sonra kaos tüccarlarının nasıl ağızlarından salyalar akıtarak meydana çıktığını görmedik mi? Bu hakikatler ortadayken Allah aşkına siz neyin davasını güdüyorsunuz? Siz kimi kandırmaya çalışıyorsunuz?”

“EKMEDEN BİÇME DEVRİ BİTTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Bu zat güya mevcut sistemi savunurken içindeki asıl duyguları da ele vermekten geri kalmıyor. Diyor ki; ‘Devletin duyarlı noktaları, devletin duyarlı kurumları, bürokratları vardı, onlar yanlışları engellerdi’ Ben size bunun tercümesini yapayım; bu ifadeyle aslında ‘millet yüzde 50’yle de bir partiye yetki verse bizim sistem içindeki etkimiz gücü onlara bırakmaz, ipleri elimizde tutmaya devam ederiz’ diyor. 1950’de rahmetli Menderes iktidara geldi, 1960’a kadar ancak tahammül ettiler, sonra darağacına götürdüler. 1970’li yıllar boyunca Türkiye başını terörden, anarşiden, ekonomik krizlerden alamadığı için hükûmeti kim kurarsa kursun, ipler hep bunların elindeydi. 1990’lı yıllar boyunca da aynı şekilde seçimden dördüncü, beşinci parti bile çıksalar, bir şekilde ülke yönetimi teslim alabiliyordu. AK Parti’nin 14 yıllık iktidarı boyunca kimi zaman Cumhurbaşkanı, kimi zaman Anayasa Mahkemesi, kimi zaman Yargıtay, Danıştay, kimi zaman bürokratik oligarşi marifetiyle etkinliklerini hep sürdürdüler. Şimdi de diyorlar ki; ‘sistem değişmesin, böyle devam etsin, ileride yine ipleri elimize alabilelim’ yok öyle yağma. Ekmeden biçme devri bitti. Bundan sonra milletin yüzde 50+1’inin teveccühünü kazanmadan kimsenin gizli veya açık şekilde iktidara gelme imkânı yoktur. Bütün bunların üstüne çıkıp bir de, biz milletimize güveniyoruz demezler mi; madem millete güveniyorsun, öyleyse niye bu Anayasa değişikliğini Meclisten çıkarmamak için tekme-tokat, şişeleri fırlatmak, yapmadık kepazelik bırakmadınız.”

“TEK ADAM, BAŞARISIZ OLDUĞU HÂLDE YERİNDE KALAN ADAMDIR”

CHP liderinin, “Cumhurbaşkanı muhtarlıkları kaldırabilir, Türkiye’yi bölgelere ayırabilir” sözlerine karşılık, “Bu zat sorsanız üniversite mezunu. Hâlbuki üniversitelerde, özellikle sosyal bilimler alanındaki tüm bölümlerde hukukun temel kavramları diye bir ders vardır. Orada der ki; ‘Anayasa ile düzenlenen hususlar yasayla, yasayla düzenlenen hususlar diğer alt işlemlerle düzenlenemez’ Türkiye’nin yönetim yapısı ve elbette muhtarlıklar Anayasayla düzenlenmiştir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bu konularda herhangi bir işlem yapmak mümkün değildir. Bu yetki sadece Meclise aittir” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek adamlılık iddiaları ile ilgili olarak da şu cevabı verdi: “Tek adam dediğiniz, başarısız olduğu hâlde yerinde kalan adamdır. Eğer ülkemizde tek adam arayacaksak, bu olsa olsa 7 seçim kaybettiğin hâlde hâlâ bulunduğun partinin o koltuğunda oturan kişidir. Batıda böyle bir şey var mı? Bir seçim mi kaybediyor, iki seçim mi kaybediyor, bakıyorsun istifa ediyor. Ana Muhalefetin başı böyle bir şey yapıyor mu? Yapmaz, yapamaz.”

Eski Türkiye sevdalıları istemese de yollarına devam edeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’ın büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin müjdecisi olacağını, 16 Nisan günü oylamanın bayram havasında geçeceğini dile getirdi. Tüm siyasi partilere gönül veren vatandaşlara, “Gelin bu reform paketine desteğinizi esirgemeyin” çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, açılışı yapılan hizmet ve tesislerin hayırlı olması temennisi yineleyerek tamamladı.

 

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Erdoğan;, 16, Nisan’da, Hollanda’daki, Vatandaşlarımız, Sizin, Tezgâhınızı, Bozacak,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
3
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
4
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
5
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
6
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
7
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
8
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
9
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
10
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
11
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
12
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
13
Göztepe
18
22
4
3
5
12
14
Göztepe
18
22
4
3
5
12
15
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
16
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
17
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
18
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
19
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
20
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
21
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
22
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
23
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
24
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
25
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
26
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
27
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
28
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
29
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
30
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
31
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
32
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
33
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
34
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
35
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
36
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv