Haber Detayı
01 Ekim 2017 - Pazar 16:15
 
Erdoğan, Attığımız her adımda, büyük ve güçlü Türkiye idealine biraz daha yaklaşıyoruz
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Türkiye’nin 2023 hedeflerini,gerçekleştireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi daha ötesine geçiyor, 2053 ve 2071 vizyonlarımızın altını doldurma sürecini başlatıyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisimize de çok önemli görevler düşüyor. Buradan, tüm partilerimize, tüm milletvekillerimize çağrıda bulunuyorum. Gelin ülkemizin bu kritik dönemden mümkün olan en güçlü şekilde çıkmasını birlikte sağlayalım."dedi.
Gündem Haberi


Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısına Katıldı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı Açılış Toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısına Katıldı

TBMM önünde, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Genel Kurul Salonuna geçti.

Erdoğan“Yeni Sistemle, Yasama Yetkisi Tamamen Milletvekillerimizin Uhdesine Bırakılıyor” ...

TBMM 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılında uygulamaya geçecek Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin netleşeceğini belirterek, “Ülkemizdeki mevcut sistemin en önemli zaafı, bu ilişkilerin birbirine karışıyor olmasıydı. Yasamanın, yürütme organının, yani Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin veya koalisyon partilerinin tahakkümü altında bulunduğu eleştirisi, böylece ortadan kalkmaktadır” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurulda yaptığı konuşma ile başladı.


Bugüne kadar TBMM çatısı altında görev alan milletvekillerini saygıyla andığını belirterek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden ahirete irtihal etmiş bulunanları rahmetle andığını ifade etti.

“MİLLETİMİZ, 15 TEMMUZ’DA BAĞIMSIZLIĞININ TEMSİLCİSİ KURUMLARA SAHİP ÇIKTI”

“Kurtuluş Savaşı’nı sevk ve idare eden, 15 Temmuz’da da en ağır şekilde saldırıya maruz kalarak çifte Gazilik unvanını kazanan Yüce Meclisimize yeni yasama yılında başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesi, tek yürek ve tek bilek olarak bağımsızlığının, geleceğinin ve iradesinin temsilcisi olan tüm müesseselere sahip çıkmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin etrafında adeta etten bir duvar ören milletimiz, istiklalinin ve istikbalinin sembolü olarak gördüğü bu kurumları korumak için canını vermekten dahi çekinmemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisimizin ve hemen karşımızdaki Genelkurmay Başkanlığı binasının çevresinde 34 vatandaşımız, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi etrafında da 29 vatandaşımız şehit olmuştur. 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisinin hemen önünde gece saat 3’te, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde de sabah saat 6’da bir araya gelen on binlerce vatandaşımız, milletimizin bu konudaki kararlılığını bir kez daha göstermiştir. Bu vesileyle, İstanbul’da 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde, Ankara’da Mecliste ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılan törenler ile ülkemizin dört bir yanında gece yarısına kadar süren demokrasi nöbetlerine coşkuyla iştirak eden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“15 TEMMUZ ORTAK DEĞERİMİZDİR”

15 Temmuz gibi felaketlerin, ülkelerin ve milletlerin birliklerinin, beraberliklerinin, dayanışmalarının, maziden atiye uzanan ortak değerlerinin adeta test edildiği imtihanlar olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun biz devlet ve millet olarak bu imtihanı alnımızın akıyla verdik. Artık ülkemiz üzerinde karanlık emeller besleyenlerin, bunun için kanlı senaryolar yazanların, kendilerine ihanet ortakları devşirenlerin işi çok daha zordur. Milletimiz de, devletimiz de, Meclisimiz de oynanan oyunu görmüş ve tepkisini tek bir yumruk gibi terör örgütlerinin, ihanet çetelerinin tepesine inerek ortaya koymuştur. 15 Temmuz artık bizim, tıpkı Malazgirt gibi, tıpkı İstanbul’un Fethi gibi, tıpkı Çanakkale gibi, tıpkı Dumlupınar gibi, tıpkı ecdadımızın nice emaneti gibi hepimizin ortak bir değeridir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ortak değere sahip çıkan, saygı duyan herkesin milletimizin gönlünde yükseleceğini ve itibar sahibi olacağını belirterek, “Bu değeri örselemeye, önemsizleştirmeye, çarpıtmaya kalkan herkes de milletimizden hak ettiği cevabı alır, hak ettiği muameleye maruz kalır. Darbenin doğrudan hedefi olan Türkiye Büyük Millet Meclisimizdeki partilerimizden bu konuda çok daha fazla hassasiyet beklediğimi özellikle belirtmek istiyorum” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ, TBMM’NİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ EN ÖNEMLİ ÇALIŞMALARDAN”

Geçtiğimiz yasama döneminde, Meclisin gerçekleştirdiği en önemli çalışmalardan birinin; 16 Nisan’da millet tarafından tasdik edilen Anayasa değişikliği süreci olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin yönetim sisteminde köklü bir değişiklik anlamına gelen bu Anayasa değişikliğinin, tüm partilerin ortak eseri olmasını gönülden arzu ederdik. Ancak, Mecliste grubu bulunan partilerimizden bazıları farklı bir politika izledikleri için, Anayasa değişikliği süreci, AK Parti ve MHP tarafından yönetilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişiklik sürecinin temellerinin 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan kriz esnasında atıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanını doğrudan milletin seçmesine imkân veren değişiklik, daha sonraki gelişmelerin habercisi olmuştur. Doğrudan halkın oylarıyla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olma şerefine nail olmamızın ardından her fırsatta, her zeminde başlanan işin tamamlanması gerektiğini ifade ettik. Anayasa değişikliği gerektiren bu düzenlemenin gerçekleştirilebilmesi ancak, diğer partilerimizden destek alınabilmesiyle mümkündü. MHP’nin bu yönde gösterdiği irade, 16 Nisan’a giden yolu açmıştır. Meclisin üzerine düşeni yapmasının ardından, milletimiz de nihai kararını hür iradesiyle sandıkta vermiştir. Kabul edilen Anayasa değişikliğine göre Türkiye, 2019 yılında yapılacak seçimlerin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçecektir.”

“YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI ARASINDAKİ İLİŞKİLER NETLEŞECEK”

Yeni sistemle; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin netleştirildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemizdeki mevcut sistemin en önemli zaafı, bu ilişkilerin birbirine karışıyor olmasıydı. Yasamanın, yürütme organının, yani Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran iktidar partisinin veya koalisyon partilerinin tahakkümü altında bulunduğu eleştirisi, böylece ortadan kalkmaktadır. Bilindiği gibi yeni sistemde, yürütme erkini temsil eden Cumhurbaşkanının bütçe kanunu dışında Meclise kanun teklifi veya tasarısı sunma imkânı bulunmuyor. Yasama yetkisi, tamamen milletvekillerimizin uhdesine bırakılıyor.”

“Nasıl anayasa yasaların üzerindeyse, yasalar da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin üzerindedir. Yani, herhangi bir konuda yasa ile kararname çeliştiğinde, geçerli olan yasa olacaktır” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha da önemlisi, kararnameyle düzenlenen herhangi bir konuda Meclis yasa çıkardığında, yasa esas alınacaktır” dedi.

“YARGININ DA GÜCÜNÜ MİLLÎ İRADEDEN ALDIĞI BİR SİSTEM KURULDU”

Meclis ile Cumhurbaşkanı’nın görev sürelerinin birbirlerine endekslenmiş olmasının, iki organın karşılıklı denge ve anlayış içinde çalışmasını elzem kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahengi bozan taraf, seçimde millete hesap vermek zorundadır. Üstelik bunun için illa 5 yıl beklenmesine de gerek yoktur. Yasama veya yürütme organından herhangi biri, kendi çalışmasının karşı tarafça engellendiğini düşünüyorsa, istediği zaman millete müracaat yoluna gidebilir. Milletin vereceği hükme yasama da yürütme de uymak zorundadır. Yasamanın yürütme üzerindeki denetim yolları da açıktır. Yazılı sorudan, Yüce Divanda yargılanma talebine kadar uzanan geniş bir yelpazede sağlanan imkânlarla yasama organı, yürütmeyi denetleme hakkına sahiptir” dedi.

“Aynı şekilde, kararlarını ‘Türk Milleti’ adına veren yargının da gücünü millî iradeden aldığı bir sistem kurulmuştur” sözleriyle yeni sistemde yargıda yapılan değişikliğe işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yargının en önemli idare mekanizması olan Hâkimler Savcılar Kurulunun 13 üyesinden 7’si Meclis, 4’ü de Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Ayrıca Adalet Bakanı ile Müsteşarı da bu kurulda yer alacak. Dikkat ederseniz yeni sistem, güçler arasındaki ayrımı netleştirirken, asıl kararları hep millete bırakıyor. Türkiye, millî iradenin bu derece güçlendirildiği, halkın tercihlerinin bu derece ön plana çıkartıldığı bir sisteme kavuşmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclisin eliyle, milletin özgür iradesiyle, demokratik usullerle köklü bir yönetim reformunu hayata geçirilmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti.

“YENİ SİSTEMLE İLGİLİ DÜZENLEMELER GECİKTİRİLMEMELİ”

“Önümüzde, hem Meclisimize, hem hükûmetimize düşen önemli bir görev daha vardır” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uyum yasaları başta olmak üzere, yeni sistemin en sağlıklı şekilde hayata geçmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde derhal çalışılmaya başlanması gerekiyor. 2019 yılından önce tüm bu hazırlıkları bitirmiş olmalıyız. Bu çalışmaların sadece anayasa ve yasalardaki ifadelerin ayıklanmasından ibaret kalmamasını ümit ediyorum. Elimizdeki bu imkânı, kapsamlı bir yönetim reformu hâline dönüştürme fırsatını çok iyi değerlendirmeliyiz. 26’ncı dönem Meclisi bugüne kadar çok büyük işler başardı, inşallah yeni yasama yılında çok daha önemli çalışmalara imza atacaktır” dedi.

“Hiçbir Siyasi ve Kişisel Çıkar, Terör Örgütlerine Destek Anlamına Gelecek Söylemi Mazur Gösteremez”

“Hiçbir Siyasi ve Kişisel Çıkar, Terör Örgütlerine Destek Anlamına Gelecek Söylemi Mazur Gösteremez”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 1984 yılından beri kesintisiz bir şekilde bölücü terörle mücadele ettiğini belirterek, “Terör örgütlerine karşı verilen mücadele, birlik ve beraberliğimizi en çok sergilememiz gereken alanların başında geliyor. Hiçbir siyasi ve kişisel çıkar, terör örgütlerine destek anlamına gelecek bir söylemi, duruşu, politikayı mazur gösteremez” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurulda yaptığı konuşma ile başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin her anlamda tarihî bir süreçten geçtiğini belirterek, “Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, ister istemez bizi de etkiliyor. Ülkemizin son yıllarda yaşadığı sosyal, siyasi, ekonomik, diplomatik gelişmelerin hiçbiri de bu genel fotoğraftan bağımsız değildir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bu karmaşık dönemde herkesin bir hesabı, bir yol haritası, bir hedefi vardır. Bize düşen, bir yandan ülkemizin hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemesini temin ederken, diğer taraftan da Türkiye’yi hedef alan saldırıların boşa çıkmasını sağlamaktır. Zor olsa da bu ikisini birlikte başarmak mecburiyetindeyiz. Ülkemizi her alanda dünyanın en büyük on devletinden biri hâline getirme hedefimizden en küçük bir taviz vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

“ATTIĞIMIZ HER ADIMDA, GÜÇLÜ TÜRKİYE İDEALİNE DAHA DA YAKLAŞIYORUZ”

“2023 hedeflerimiz doğrultusunda attığımız her adımda, büyük ve güçlü Türkiye idealine biraz daha yaklaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dört bir yanımızın istikrarsızlık ve çatışmayla çevrili olduğu bir dönemde, hem kendimizi koruyabilmemiz hem de planlarımızı, programlarımızı, yatırımlarımızı hayata geçirebilmemiz önemli bir başarıdır. Türkiye, çevresinde yaşadığı istikrarsızlıklar sebebiyle tek bir projesinden vazgeçmemiştir, tek bir yatırımını ertelememiştir. Bu yılın ilk yarısındaki ortalama büyüme oranımızın yüzde 5,1 olarak gerçekleşmesi, izlediğimiz kararlı politikanın eseridir” şeklinde konuştu.

Büyümede, kurlarda, enflasyonda, işsizlikte, ihracatta, turizmde yaşanan dalgalanmanın büyük ölçüde kontrol altına alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olumlu ivmenin her geçen ay artarak süreceği görülmektedir. Hükûmetten beklentim, kamu mali disiplininden taviz vermeden, vatandaşımızın günlük hayatını kolaylaştıracak, geleceğe daha güvenle bakabilmemizi sağlayacak tedbirler alıp hayata geçirmesidir” dedi.

“MİLLÎ KONULARDA, DAHA ÇOK DAYANIŞMA SERGİLENMELİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maruz kaldığımız iç ve dış saldırılar karşısında gösterdiği güçlü duruşa müteşekkir olduğumuz milletimizi huzursuz ve tedirgin edecek, kafasında soru işaretleri oluşturacak gereksiz adımlardan kaçınılması büyük önem arz etmektedir. Meclisimizin de, yeni yasama döneminde hükûmetimizin bu yöndeki çabalarına destek vereceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Geçtiğimiz hafta yapılan olağanüstü toplantıda görüşülen tezkere konusunda, bir parti hariç, Meclisimizde sergilenen birlik ve beraberliği takdirle karşıladığımı özellikle belirtmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin özlediği Meclis görüntüsü işte budur. Önümüzdeki dönemde millî konularda bu dayanışmanın çok daha sık, çok daha güçlü bir şekilde sergileneceğini ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1984 yılından beri kesintisiz bir şekilde bölücü terörle mücadele ettiğini belirterek, “PKK ve uzantıları yanında, ideolojik ve dini söylemlerle kurulan terör örgütleri de ülkemize önemli zararlar vermişlerdir. FETÖ’nün devleti ele geçirmek için emniyetten yargıya, mülkiyeden orduya kadar tüm kurumlarımız üzerinden yaptığı saldırıları, milletimizle birlikte boşa çıkardık. Terör örgütlerine karşı verilen mücadele, birlik ve beraberliğimizi en çok sergilememiz gereken alanların başında geliyor. Hiçbir siyasi ve kişisel çıkar, terör örgütlerine destek anlamına gelecek bir söylemi, duruşu, politikayı mazur gösteremez” dedi.

“OLAĞANÜSTÜ TEHDİTLER, OLAĞANÜSTÜ TEDBİRLERİ GEREKTİRİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Yargının, terör örgütü olarak tanımladığı yapıları doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi hiç kimseye yakıştıramam. Bu uğurda yüksek yargı kurumlarımızdan kürsü hâkimlerimize, savcılarımıza kadar tüm yargı sisteminin yıpratılması anlamına gelecek beyan ve tutumları da asla doğru bulmuyorum. Hele hele olağanüstü hâl uygulamasına yönelik bir takım nitelemeler var ki, gerçekten kabul edilebilir değildir. Türkiye’nin, darbe teşebbüsü ve terör örgütlerinin saldırıları gibi gerçekten olağanüstü tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu kim inkâr edebilir? Olağanüstü tehditler, olağanüstü tedbirleri gerektirir. Üstelik hükûmetin Anayasada belirtilen olağanüstü hâl yetkilerinden gerçekten pek azını kullandığı, sadece aciliyet arz eden hususlarda bu yola başvurduğu da bir gerçektir” dedi.

“İDLİB’DE GÜVENLİ BİR ALAN OLUŞTURMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

“Bugüne kadar, terör örgütleri ve mensupları dışında, olağanüstü hâlden zarar gören hiç kimse olmamıştır. Terörle mücadelede duyulan ihtiyaçlar ortadan kalktığında elbette olağanüstü hâl uygulaması da sona erecektir” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer taraftan, savunma sanayinde ve teknoloji alanında elde ettiğimiz neticeler sayesinde, özellikle sınırlarımız içinde terör örgütlerini hareket edemez hâle getirdik. Sınır ötesi operasyonlarımızı da, bölgedeki diğer güçlerle sağladığımız iş birliği çerçevesinde adım adım ilerletiyoruz. Fırat Kalkanı Harekâtındaki başarımız, DEAŞ’a karşı kurulan koalisyonun mücadele stratejisini değiştirmiştir. Şimdi de Astana görüşmelerinde sağlanan uzlaşma çerçevesinde, İdlib bölgesinde güvenli bir alan oluşturmanın gayreti içindeyiz” ifadelerini kullandı.

Bazı müttefiklerimizin, terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla iş birliği konusundaki ısrarlarının, bölgedeki krizin daha derinleşmesine yol açtığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konudaki düşüncelerimizi, duruşumuzu, politikalarımızı her platformda dile getiriyor, ikazlarımızı yapıyoruz. Krizlerin yaşandığı ülkelerin toprak bütünlüğü ve toplumsal mutabakatı gözetmeyen, sahadaki gerçeklerle uyuşmayan hiçbir projenin başarı şansı yoktur. Bu tür adımların varacağı yer; daha fazla acı, kan ve gözyaşıdır. Biz Türkiye olarak, sınırlarımız içinde ve dışında, terör örgütleriyle mücadele konusundaki kararlılığımızı sonuna kadar devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

“Sınırlarımızda Bir Fitne Kuyusunun Kazılmasına Göz Yumamayız”...

“Sınırlarımızda Bir Fitne Kuyusunun Kazılmasına Göz Yumamayız”

TBMM 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak’ta yapılan gayrimeşru referanduma tepki göstererek, “Sınırlarımızın hemen başında, hem Irak halkı, hem de Türkiye başta olmak üzere çevre ülkeler için daimi tehdit oluşturacak bir fitne kuyusunun kazılmasına göz yumamayız. Hele hele uluslararası toplumun aidiyeti tartışmalı olarak gördüğü, bizim ise bir Türkmen kenti olduğunu çok iyi bildiğimiz Kerkük üzerinden ülkemizin tehdit edilmesine asla tahammül edemeyiz; bunun hesabını da mutlaka sorarız” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurulda yaptığı konuşma ile başladı.

“IRAK’TAKİ SIKINTILARA, KUZEY IRAK YÖNETİMİNİN ATTIĞI YANLIŞ ADIMLAR EKLENDİ”

Konuşmasında Irak’ın ilk Körfez Savaşı’ndan bu yana istikrara kavuşamadığını; sürekli çatışmaların ve krizlerin yaşandığı bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEAŞ tehdidinin ilk patlak verdiği yer olan Irak’taki mezhep gerilimi, pek çok sorunun ana kaynağı durumundadır. Şimdi bir de bu sıkıntıya, Kuzey Irak Yönetiminin attığı yanlış adımlar eklenmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Irak Anayasasına göre, hem de uluslararası toplumun yaklaşımı itibariyle, Kuzey Irak Yönetiminin yaptığı referandumun herhangi bir karşılığı olmadığını vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buna rağmen, bu teşebbüs dahi başlı başına önemli bir sorundur. Türkiye, Irak’taki tüm kesimlerin güvenliği, huzuru, refahı için yaptığı çalışmaların, Kuzey Irak Yönetimi nezdinden böyle karşılık bulmasının üzüntüsü içindedir. Buradaki asıl sıkıntı bu girişimin yol açtığı sonuçların, asıl kimin işine yarayacağıdır. Bu süreçten ne Kürtlere, ne Araplara, ne Türkmenlere, ne de diğer gruplara hayırlı bir sonuç çıkmayacağı çok açıktır.”

“KUZEY IRAK YÖNETİMİ, HÜSRANA UĞRAMAYA MAHKÛMDUR”

Kadim devletlerin dahi varlıklarını korumakta zorlandıkları bir kaotik dönemde, bölgesel bir yapının bağımsızlık iddiasının başka güçlerin oyuncağı olmaktan öte bir anlam taşımayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımızın hemen başında, hem Irak halkı, hem de Türkiye başta olmak üzere çevre ülkeler için daimi tehdit oluşturacak bir fitne kuyusunun kazılmasına göz yumamayız. Hele hele uluslararası toplumun aidiyeti tartışmalı olarak gördüğü, bizim ise bir Türkmen kenti olduğunu çok iyi bildiğimiz Kerkük üzerinden ülkemizin tehdit edilmesine asla tahammül edemeyiz; bunun hesabını da mutlaka sorarız” dedi.

Erbil’deki Kürt’ün hakkını savunmanın, Musul’daki Arap’ın, Kerkük’teki Türkmen’in hakkını yok saymak anlamına gelemeyeceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yanı başındaki Türkiye’yi karşısına alma uğruna uzaklardan destek bekleyen Kuzey Irak Yönetimi, önünde sonunda hüsrana uğramaya mahkûmdur. Hiç kimsenin bölgede yaşayan milyonlarca mazlum insanı, ambargoların, tecrit ve yaptırımların baskısı altında perişan etmeye hakkı yoktur. Güvenliğin ve refahın formülünün birlikte, bütünlükte, dayanışmada arandığı bir dönemde bu tür ayrılıkçı heveslere kapılmak, en başta kendi toplumuna ihanet etmektir. Kişisel hırslar ve iktidar kaygılarıyla yapılan bu yanlıştan bir an önce dönüleceğini umuyoruz.”

“KONUNUN BİR AN ÖNCE SAĞDUYUYLA ÇÖZÜMÜ EN BÜYÜK ARZUMUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumdan, dünyanın pek çok yerinde başka sorunların da tetikleyicisi olacak bu adımı cesaretlendirecek herhangi bir destek beyanının şu ana kadar gelmemiş olmasını önemli gördüğünü ifade etti.

Türkiye olarak, Irak Merkezî Yönetimi ve İran’la birlikte çeşitli adımlar attıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası toplumun da bu adımlara destek vermiş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Konunun daha tatsız noktalara varmadan, bir an önce suhuletle ve sağduyuyla çözümü en büyük arzumuzdur. Kuzey Irak Yönetimi, yaptığı yanlıştan dönme erdemini gösterdiğinde, Türkiye, devleti ve milletiyle bu kardeşlerimizin yanında olmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

“AVRUPA, TERÖRİSTLERİN ELLERİNİ KOLLARINI SALLAYARAK DOLAŞTIKLARI BİR YER HÂLİNE GELDİ”

“Terör örgütleriyle mücadelemizde bizi en çok hayal kırıklığına uğratanların başında Avrupa Birliği ülkeleri geliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB üyeliğine engel olanların, terör örgütlerine karşı sergiledikleri müsamahakâr tutumdan rahatsız olduğunu dile getirerek, “Biz diyoruz ki, PKK bölücü bir örgüttür, terör örgütüdür, devletimizi yıkmaya çalışmaktadır, bunun için sürekli terör eylemleri düzenlemektedir. Biz diyoruz ki, FETÖ bir ihanet çetesidir, devleti ele geçirmeye teşebbüs etmiştir, başlattığı darbe girişiminde 250 vatandaşımız şehit olmuştur, 2 bin 193 vatan evladı gazi olmuştur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Aynı şekilde cinayetten soyguna, adam kaçırmadan emniyet güçlerine saldırıya kadar her çeşit suça bulaşmış çeşitli terör örgütü mensuplarının bilgilerini kendilerine veriyoruz. Peki, Avrupa ülkeleri bunun karşılığında ne yapıyor dersiniz? Hiçbir şey. Bugün Avrupa, teröristlerin ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları, Türkiye’nin meşru yönetimine karşı her türlü organizasyonu yapabildikleri bir yer hâline gelmiştir. Bir Avrupa ülkesinin parlamento binasının önünde, şakağıma silah dayanmış posterler açılıyor ve o ülkenin polisleri bunu sadece seyrediyor. G-20 Zirvesindeyiz; şahsımın resmi, Sayın Putin’in resmi ve Suudi Arabistan Kralı’nın resmi, üçlü resim. Yan tarafta bir otomobil, Mercedes. Polisler etrafı çevirmiş, çok ilginçtir; ‘öldürene Mercedesin verileceğini’ söylüyorlar. O ülkenin Şansölyesine bunu söylediğimde haberi yokmuş gibi, orda yanındaki arkadaşlarına bakıyor. Nasıl haberiniz olmaz, mümkün mü? Ama dert başka... Türkiye üzerinden bir politika, seçim hazırlığı yapmak.”

Avrupa’nın her köşesinde terör örgütlerini, teröristleri, onların işledikleri cinayetleri yücelten broşürler, afişler dağıtıldığına ve stantlar kurulduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi vatandaşları ülkemizde, terör dâhil çeşitli suçlardan yakalandığında hemen kapımıza dayananlar, bizim onlara ilettiğimiz dosyaları işleme dahi koymuyorlar. Avrupa Birliği kurumlarının, fasıllardan serbest dolaşıma ve yardımlara kadar her konuda ülkemize karşı sergilediği ikiyüzlü tutum öylesine alenileşti ki, artık bu durumu örtecek mazeret dahi bulamıyorlar” dedi.

“AB SÜRECİNİ BİTİREN VE HAVLU ATAN TARAF BİZ OLMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin, 1959 yılında ilk başvuruyu yaptığı, 1963 yılında Ankara Anlaşmasını imzaladığı tarihten beri gösterdiği sabrı, Avrupa Birliği’nin yanlış anladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen, şunu açıkça ifade ediyorum. Bu süreci bitiren, havlu atan, vazgeçen taraf biz olmayacağız. Aslına bakarsanız, bizim Avrupa Birliği üyeliğine ihtiyacımız da kalmamıştır. Şayet bugün Avrupa Birliği bir atılım yapacaksa, bunun tek bir yolu vardır, o da Türkiye’yi üye yaparak, gerçek anlamda bir ekonomik ve kültürel genişleme hamlesini başlatmasıdır. İşte Brexitte hallerini gördük, kim bilir bunu neler takip edecektir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer Avrupa Birliği bunu yaparsa, biz buradayız, Avrupa’nın geleceğine katkı vermekten memnuniyet duyarız, oralarda 5 milyonu aşkın soydaşımız var. Yapmazsa da bizim için hiç fark etmez; kendi yolumuzda ilerlemeye devam ederiz. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki tüm partilerimizin de iştirak ettiğini düşündüğüm bu politikamızı, Avrupa Birliği’nden kesin bir cevap alana kadar muhafaza edeceğiz” dedi.

“Tarihimiz ve Medeniyetimizden Aldığımız Güç, En Büyük Avantajımız”

“Tarihimiz ve Medeniyetimizden Aldığımız Güç, En Büyük Avantajımız”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 26. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada; yakın ilişkiler ağıyla bağlı olduğumuz bölgelerde Türkiye’ye yönelik büyük bir sevgi ve umudun olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, elbette Avrupa-Atlantik kurumlarıyla yakın iş birliği içindedir. Ama bu, tarihimizi ve medeniyetimizi yok saymamız anlamına kesinlikle gelmiyor. Tam tersine, tarihimiz ve medeniyetimizden aldığımız güç, bizim en büyük avantajımızdır” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 26. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurulda yaptığı konuşma ile başladı.

Konuşmasında; günümüz dünyasında hiçbir yerin uzak olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, olumlu veya olumsuz her gelişmenin tüm ülkeleri, tüm toplumları etkilemesine yol açtığını kaydetti.

“ÜLKEMİZE YÖNELİK BÜYÜK BİR SEVGİ VE UMUT VAR”

“Hele bizim gibi, 2 bin 200 yıllık devlet tecrübesine, bin 400 yıllık medeniyet müktesebatına, bin yıllık coğrafya hâkimiyetine sahip bir ülke için, bu tür gelişmeler çok daha önemli hâle gelmektedir” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihî, kültürel ve sosyal olarak çok yakın ilişkiler ağıyla bağlı olduğumuz bölgelerde, ülkemize yönelik büyük bir sevgi, ama aynı zamanda büyük bir umut vardır. Sevgiye sadece teşekkürle karşılık vermek mümkündür, ama umudun bize yüklediği sorumluluklar çok ağırdır. Bu sebeple, nasıl Irak’a, Suriye’ye, Kafkasya’ya, Orta Asya’ya, Balkanlara, Doğu Avrupa’ya sırtımızı dönemiyorsak, aynı şekilde Kuzey Afrika’yı, Orta Afrika’yı, Güney Asya’yı da görmezden gelme hakkımız yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yüreklerine Türkiye sevgisi kazılı kardeşlerimizin yaşadığı Libya’daki gelişmelerin bizi ilgilendirmediğini nasıl söyleyebiliriz? Adına türküler yaktığımız Yemen’deki hadiseleri nasıl yok sayabiliriz? Ecdadımızın her köşesine damgalarını vurduğu Afganistan’ı, Pakistan’ı, Hindistan’ı nasıl ‘öteki’ görebiliriz? Arakan’daki, Türkistan’daki, Kırım’daki mazlumları nasıl yüz üstü bırakabiliriz? Körfez’deki kardeşlerimizi yaşadıkları krizlerle nasıl baş başa bırakabiliriz? Orta Doğu dediğimiz coğrafyaya gittiğinizde, mesela Kudüs’e baktığınızda gördüğünüz siluetlerin pek çoğu ecdadımızın yadigârıdır.”

“TARİHİMİZİ VE MEDENİYETİMİZİ YOK SAYAMAYIZ”

Türkiye’nin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla yakın iş birliği içinde olduğunu fakat bu durumun tarihimizi ve medeniyetimizi yok sayma anlamına gelemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam tersine, tarihimiz ve medeniyetimizden aldığımız güç, bizim en büyük avantajımızdır. Bugün hiç kimse Türkiye’ye baktığında, sadece Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a kadar olan bir ülkeyi ve içinde yaşayan 80 milyon insanı görmüyor. Türkiye denilince akla, işte bu büyük tarihî ve kültürel arka plan geliyor. Bunun için; Arakan’daki mazlumlara da el uzatacağız… Avrupa’daki vatandaşlarımızın haklarını da müdafaa edeceğiz… Orta Asya’daki, Kafkasya’daki, Balkanlardaki kardeşlerimizle de kucaklaşacağız… Suriye’den, Irak’tan, başka yerlerden kaçıp canlarını kurtarmak için ülkemize sığınan milyonlara da sahip çıkacağız… Hamdolsun, hepsini de yapabilecek güçteyiz” şeklinde konuştu.

“YARDIM EDEN BİR ÜLKE OLMAK BİZİM İÇİN ŞEREFTİR”

Türkiye’nin geçen yıl yaptığı 6 milyar dolarlık insani kalkınma yardımı ile rakam bazında Amerika’dan sonra ikinci, millî gelire oranla ise ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazılarının bu durumu yadırgadığını görüyorum. Hâlbuki yardım alan değil yardım eden bir ülke olmak, üstelik bu konuda tüm dünyanın ilerisinde bulunmak bizim için bir şereftir. Bu işler için kullandığımız kaynaklar, bugün bizim hiçbir projemize, hiçbir çalışmamıza mani olmaz. Ama bu şekilde insanların gönlünde edindiğimiz yere ise paha biçilemez. Türkiye’nin bu çalışmalarıyla, hem geçmişine sahip çıktığı, hem de geleceğine yatırım yaptığı unutulmamalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Zor bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde, geleceğe ümitle bakmak için de sebebimiz çoktur. Bölgemizdeki tüm terör örgütlerinin içeriden ve dışarıdan saldırılarıyla yıkamadıkları bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir. Uluslararası alanda yalnızlaştırma çabalarına rağmen, tüm platformlarda en ön safta yer alan bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir. Ekonomik, sosyal, siyasal krizlere karşı bu derece dayanaklılık gösteren bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir.”

“HER KRİZ, BERABERİNDE YENİ FIRSATLARI DA GETİRİR”

Her imtihanın aynı zamanda bir imkân olduğunu, her krizin beraberinde yeni fırsatları da getirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çevresinde yaşanan krizlerin fırsat pencerelerini yakalama konusunda ciddi çaba gösterdiğine dikkat çekti.

“Cumhurbaşkanından hükûmetine, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm gücümüzle bu imkânları değerlendirmenin gayreti içindeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Geçmişte ülkemize mesafeli yaklaşan pek çok ülkenin ve liderin, artık çok daha güvenle ve inançlı bir şekilde yanımızda yer aldığını görüyoruz. Kendi iç siyasetlerindeki dengeler sebebiyle, kamuoyu önünde ülkemiz aleyhinde beyanlarda bulunanların kapalı kapılar ardında nasıl farklı görüşler ifade ettiklerini, sizler de yakından biliyorsunuz.”

“ÜLKEMİZİN BU KRİTİK DÖNEMDEN, EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE ÇIKMASINI BİRLİKTE SAĞLAYALIM”

Türkiye’nin 2023 hedeflerini, er veya geç gerçekleştireceğinin artık genel bir kabul hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi daha ötesine geçiyor, 2053 ve 2071 vizyonlarımızın altını doldurma sürecini başlatıyoruz. Bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisimize de çok önemli görevler düşüyor. Buradan, tüm partilerimize, tüm milletvekillerimize çağrıda bulunuyorum. Gelin ülkemizin bu kritik dönemden mümkün olan en güçlü şekilde çıkmasını birlikte sağlayalım. Gelin Türkiye’nin geleceğini beraber inşa edelim. Gelin 2053 ve 2071 vizyonlarını birlikte somutlaştıralım. Gelin milletimizin karşısına farklılıklarımızla değil müştereklerimizle çıkalım. İşte o zaman ülkemizin büyüme, kalkınma, gelişme performansının katlanarak arttığını göreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “2019 seçimlerinin bu güzel temennileri hayata geçireceğimiz bir dönüm noktası olmasını temenni ediyorum. Meclisimizin yeni yasama yılında yapacağı çalışmalarda ortaya koyacağı birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma ruhuyla milletimize bu umudu vermesini diliyorum. Bu vesile ile geçen hafta, ahirete uğurladığımız Abdülkadir Yüksel kardeşime de huzurlarınızda Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine başsağlığı diliyorum. Rabbim kendisini cenneti ile inşallah müşerref kılsın. Bu düşüncelerle bir kez daha, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 26. Dönem 3. Yasama Yılının hayırlı olmasını, başarılı geçmesini temenni ediyor, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve MHP Lideri Bahçeli ile Görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve MHP Lideri Bahçeli ile Görüştü...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki konuşmasının ardından Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın makam odasında bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'nda, Meclisin 26. Dönem 3. Yasama Yılı'nı açış konuşmasının ardından, TBMM Şeref Holü'nde kendisi bekleyen vatandaşları ve gazetecileri selamladı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP'nin, Meclisin yeni yasama yılı açılışına katılmamasına ilişkin bir soruya "Niye olduğunu anlamıyor musunuz? Onların yeri Kandil, biliyorsunuz" karşılığını verdi. Daha sonra TBMM Başkanı Kahraman ve Başbakan Yıldırım ile ayaküstü sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürüyerek TBMM Başkanı Kahraman'ın makam odasına gitti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Başbakan Yıldırım, MHP Genel Başkanı Bahçeli ve TBMM Başkanı Kahraman ile görüştü. Görüşmeye, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, bazı bakanlar ve yüksek yargı organlarının başkanları da katıldı.

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Erdoğan,, Attığımız, her, adımda,, büyük, ve, güçlü, Türkiye, idealine, biraz, daha, yaklaşıyoruz,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Kasımpaşa
15
20
5
3
4
12
13
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
14
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv