Haber Detayı
20 Eylül 2017 - Çarşamba 21:41
 
Erdoğan; Bir Terör Örgütüne Karşı Bir Başka Terör Örgütü Kullanılamaz
Uğur Hanbey Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Biz DEAŞ'a karşı çok ciddi bir mücadele veriyoruz. Şimdiye kadar 3 binden fazla DEAŞ militanı teröristi öldürdük. Bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütü kullanılamaz. Ancak şu anda ABD, DEAŞ'ı yok etmek için YPG ile çalışıyor” dedi.
Dünya Haberi


“Bir Terör Örgütüne Karşı Bir Başka Terör Örgütü Kullanılamaz”

BM 72. Genel Kurulu toplantısı vesilesiyle ABD’nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, PBS televizyonunda yayınlanan News Hour programına verdiği röportajda, Türkiye'nin terör örgütü DEAŞ'a karşı verdiği mücadeleye değinerek, “Biz DEAŞ'a karşı çok ciddi bir mücadele veriyoruz. Şimdiye kadar 3 binden fazla DEAŞ militanı teröristi öldürdük. Bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütü kullanılamaz. Ancak şu anda ABD, DEAŞ'ı yok etmek için YPG ile çalışıyor” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu toplantısı vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PBS televizyon kanalında yayınlanan News Hour programına bir mülakat verdi. Programın yapımcısı Judy Woodruff'un sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyaretine ve gündemdeki bazı konuları ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türk-Amerikan ilişkilerinin çok eskiye dayandığını ve bu ilişkilerin uzun süre stratejik ortaklı çerçevesi içinde yürütüldüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD yönetiminin, korumalarına silah satılmasını engelleyen kararı sorulması üzerine, bu konu ile ilgili resmî gelişmelere bakılmasını istedi ve ABD Başkanı Trump’la görüşmesinde konuyu ele alacaklarını söyledi.

“ KUZEY IRAK’TAKİ REFERANDUM KARARINI KABUL ETMİYORUZ"

Yöneltilen “Türkiye, Irak'ta bağımsız bir Kürt devletiyle yan yana yaşayabilir mi?” sorusuna verdiği cevapta; Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin (IKBY) 25 Eylül'de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şunu çok açık ve net söyleyeyim; biz en başından beri Irak'ın toprak bütünlüğünü savunduk; kimse bunu yapmıyorken bile. Bu referandum yapılmamalıdır. Orada Arap, Türkmen, Kürt hep beraber yaşıyorlar. Irak'la 350 kilometre sınır hattımız varken Türkiye olarak böyle bir referandumu nasıl kabul edebiliriz? İran da bu konuda referandumla aynı fikirde gözükmüyor. Irak federal yönetimi de aynı şekilde. Dolayısıyla siz sadece Kuzey Irak olarak tek başınıza böyle bir kararı nasıl verebilirsiniz? Bu kararı kabul etmiyoruz."

“BİZİM PARAYLA ALDIĞIMIZ SİLAHLAR TERÖRİSTLERE ÜCRETSİZ GÖNDERİLİYOR”

ABD'nin, terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG’ye verdiği desteğe ilişkin, “Suriye'de PYD terör örgütü yer alıyor, aynı şekilde onun kolu olarak YPG de orada. Bunlar terör örgütü PKK'nın uzantılarıdır ve biz bunlarla savaşıyoruz” yorumunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin PKK'yı terör örgütü olarak tanıdığını ancak onun uzantısı PYD/YPG'yi terör örgütü olarak görmediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin YPG'ye verdiği silahlarla ilgili “Bu silahların seri numaralarını aldık, DEAŞ'la mücadele bitince bunları geri alacağız” şeklinde açıklama yaptığını; ancak daha önce benzeri uygulamalarda işlerin bu şekilde yürümediğini gördüklerini kaydetti ve şöyle dedi: “Rakka'da bu alt gruplarla DEAŞ'a karşı savaşmak doğru değil, bu savaş bizimle de yürütülebilirdi. ABD'nin DEAŞ'la mücadeleyi PYD/YPG ile vermesi yanlıştır. Bunu ABD'nin en üst düzey makamlarına ilettim. Biz ABD'den o silahları alamazken siz bunları teröristlere nasıl verirsiniz? Bu soruyu ABD'deki dostlarımıza soruyoruz.”

Türkiye'nin para ödeyerek silah aldığı ABD’nin teröristlere ücretsiz silah verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “3 bin tır silah bu teröristlere gönderildi. Zamanında Predator insansız hava aracı almak istedik. Vermediler ama teröristlere bunların hepsini tırlarla gönderiyorlar” diye ekledi.

“Bir Terör Örgütüne Karşı Bir Başka Terör Örgütü Kullanılamaz”

“KÜRTLERE KARŞI DEĞİLİZ, TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞIYIZ”

“ABD, Suriyeli Kürtlerle iş birliğine son vermezse bu durum ABD ve Türkiye ilişkilerini ciddi şekilde bozar mı, yoksa bir uzlaşı yolu bulunur mu?” şeklindeki soruya ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle burada bazı şeyleri birbirine karıştırmayalım. Burada konu bir Kürt meselesi değildir. Bu bir terör örgütü meselesidir. Bunun altını çizmek istiyorum çünkü biz Kürtlere karşı değiliz, biz terör örgütlerine karşıyız. Kürtler bizim dostlarımızdır” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye'nin, terör örgütü DEAŞ'a karşı verdiği mücadeleye değinerek şunları söyledi: “Biz DEAŞ'a karşı çok ciddi bir mücadele veriyoruz. Şimdiye kadar 3 binden fazla DEAŞ militanı teröristi öldürdük. Bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütü kullanılamaz. Ancak şu anda ABD, DEAŞ'ı yok etmek için YPG ile çalışıyor. ABD, YPG'yi DEAŞ'la mücadelede kara gücü olarak kullanıyor ancak biz kendilerine bu noktada yardım edebileceğimizi söylemiştik. Ne yazık ki bu konuda anlaşamadık.”

“TÜRKİYE KENDİ SAVUNMASI NOKTASINDA GEREKLİ TEDBİRİNİ ALIYOR”

Türkiye’nin, Rusya’dan S-400 savunma sistemini almasıyla ilgili olarak, “Neden böyle bir anlaşma yaptınız ve bu uzun zamandır üyesi olduğunuz NATO’ya olan taahhütlerinizin bir ihlali midir?” şeklinde yöneltilen soruya cevaben Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu silahların alımı ile ilgili daha önce birçok kez başta ABD olmak üzere NATO üyesi ülkelerle görüştüklerini aktardı ve “Ama vermediler. Biz de başımızın çaresine bakacağız. Bunlar bizim savunmamızda önemli enstrümanlar. Şu anda yine bir NATO üyesi olan Yunanistan'da da S-300 füzeleri var” diye konuştu. Cevabının devamında NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in, her ülkenin bu konuda kendi kararını vereceğini ifade ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin de kendi savunması noktasında gerekli tedbirini aldığını sözlerine ekledi.

“DARBECİ TERÖRİSTLERLE İLGİLİ KARARI YARGI VERECEK”

15 Temmuz 2016'da darbe girişiminde bulunan FETÖ terör örgütü mensuplarına yönelik verilen hukuki mücadeleyi sorarken yapımcı Woodruff'un ‘kamuda, orduda çalışan pek çok kişi, gazeteciler ve diğerleri’ şeklindeki ifadeyle anması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz teröristleri niçin terörist olarak adlandır mıyorsunuz, ben de bunu merak ediyorum?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan cevabının devamında, “Ülkemizde hükûmeti devirmeye yönelik süreçlerin içerisinde yer alan birçok birey, hukuk çerçevesi içerisinde yargılanıyor. Çünkü bu kişiler emniyetin, ordunun içine sızmışlardı. Ordunun üniformasını giyiyorlardı ancak zihinlerinde kendi terörist ajandaları vardı. Polise ve bakanlıklara sızmışlardı. Bunların arasında pek çok üst düzeye gelmiş isim vardı. Tüm bu kişiler yargının elindedir ve kararı yargı verecektir” sözlerine yer verdi.

“YÜZDE 52 OY ORANIYLA İLE SEÇİLDİM, HALKIMIN DESTEĞİYLE DEVAM EDİYORUM”

Türkiye'de demokrasinin oldukça güçlü olduğunun, seçimlere katılımın yüzde 80-85 düzeyinde olmasının demokrasinin Türkiye’de ne kadar güçlü olduğunu gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tayyip Erdoğan Türkiye’de yüzde 52’yle Cumhurbaşkanı seçilmiştir, halkımızın ilk katılımla yüzde 52’yle birinci turda seçtiği bir Cumhurbaşkanıdır. Ben ‘diktatör’ oluyorum, bakıyorsunuz Amerika’daki, Batıdaki birçok yayın organında bu şekilde hakaretlerle saygısızlık yapıyorlar. Biz halkımızın desteğiyle bu yola devam ediyoruz” açıklamasında bulundu.

“AB’DEN SAMİMİYET BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) konusundaki bakış açısını soran Woodruff'a, “AB konusunda samimiyiz ama aynı samimiyeti AB'den de bekliyoruz. AB, Türkiye'yi almak veya almamak noktasındaki kararını vermeli ancak nereye kadar buna tahammül ederiz onu da bilemiyorum. Bir yere kadar bu şartlarda tahammül ederiz. O noktadan sonra da Türkiye kararını verebilir” cevabını verdi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI KORUMALARI ABD’DE GÖREVİNİ YAPTI”

Geçen Mayıs ayında gerçekleştirdiği ABD ziyaretinde Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği rezidansı önünde yaşanan olaylardan sonra Cumhurbaşkanlığı korumalarına yöneltilen suçlamalarla ilgili bir soru üzerine, bu konuda üzgün söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump'ın da kendisini arayarak bu konuda üzgün olduğunu ve konuyu takip edeceğini söylediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, rezidans önündeki göstericilerin bu bölgede toplanan Türklere bağırıp hakaretler ettiğini ve Amerikan polisinin olaylara müdahalede yetersiz kaldığını vurguladı. Bölgede toplanan PKK ve FETÖ teröristlerinin, kendisinin aracına fazlasıyla yaklaştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington DC polisinin kendisini ve çevresini korumakla görevli olmasına rağmen bunu yapmakta başarısız olduğunu kaydetti. Bunun üzerine kendi korumalarının devreye girdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı kendi güvenliğinin tamamen sağlandığından emin olmak için korumalarının çaba gösterdiğini söyledi. ABD Başkanı Trump'la yapacakları görüşmede bunları konuşacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin yerini bulması temennisinde bulundu.

Mülakatın sonunda ABD’de yaşayan Türkler için bir mesajının bulunup bulunmadığı sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennim odur ki Amerikan Yönetimiyle bizim buradaki vatandaşlarımız Amerika-Türkiye arasında her konuda ama bir köprü vazifesi görsünler, bunu devam ettirsinler” dedi.

“Arakanlı Müslümanlara Yönelik Şiddet Eylemlerine Son Verilmeli”

“Arakanlı Müslümanlara Yönelik Şiddet Eylemlerine Son Verilmeli”...

Birleşmiş Milletler 72. Genel Kurul Toplantısı kapsamında düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Rohingya Temas Grubu Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arakan eyaletindeki sorunların şiddetle çözülemeyeceği açıktır. Myanmar'ın ikinci en yoksul eyaleti olan Arakan eyaletinin kalkınması ve istikrarı ancak temel insan haklarına riayetle mümkündür” dedi.


Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu vesilesiyle ABD'nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 72. Genel Kurul Toplantısı kapsamında düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Rohingya Temas Grubu Toplantısına katıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezinde gerçekleşen toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Toplantının başta Arakanlılar olmak üzere tüm mazlum ve mağdurlar için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM'nin her zaman haksızlığa uğrayanların yanında bulunması gerektiğini söyledi.

“MÜSLÜMANLAR, MYANMAR’DA 5 YILDIR ÇOK ZOR ŞARTLARDA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR”

BM 72. Genel Kurul Toplantısı kapsamında, Arakan eyaletindeki Müslümanların durumuna özellikle dikkat çekilmesinin son derece anlamlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Myanmar'da karşı karşıya kalınan insanlık dramının yeni bir gelişme olmadığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rakhine (Arakan) eyaleti genelinde evlerini ve mülklerini kaybeden 120 bini aşkın Müslüman'ın başta idari başkent Sitve olmak üzere 5 yıldır çok zor şartlarda hayata tutunmaya çalıştığını ifade etti.

Bu insanların yaşadıkları kampların gerçekten içler acısı bir durumda olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arakanlı Müslümanların; 1978 ve 1991 insani krizlerinden çok daha büyük bir trajediyle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülke olarak kimden gelirse gelsin ve ne adına yapılırsa yapılsın şiddeti asla kabul etmiyoruz. Myanmar güvenlik güçlerine karşı yapılan saldırıları lanetliyoruz. Fakat saldırıların sorumluluğunun bütün bir topluluğa mal edilmesi de aynı şekilde yanlıştır, hatalıdır. Maalesef olay sonrasında kolektif cezalandırmaya gidildiğini görüyoruz" diye konuştu.

“ARAKAN EYALETİNDEKİ SORUNLARIN ŞİDDETLE ÇÖZÜLEMEYECEĞİ AÇIKTIR”

Son birkaç hafta içinde 370 bin Arakanlının bölgeyi terk ederek, Bangladeş'e sığınmaya zorlandığına, Arakan eyaletinin kuzeyinde yer alan bazı ilçelerdeki toplam Müslüman nüfusun üçte ikisine yakınının ülkeyi terk ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buralarda Müslümanlara ait evlerin ve köylerin yakıldığını, sahip olunan her şeyin talan edildiğini dile getirdi.

Bu durumun BM’nin de belirttiği gibi daha çok ‘bir etnik temizlik kampanyası’nı andırdığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadaki tablonun ve basın kuruluşlarına yansıyan fotoğrafların bu acı gerçeği çok net ortaya koyduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Arakan eyaletindeki sorunların şiddetle çözülemeyeceği açıktır. Myanmar'ın ikinci en yoksul eyaleti olan Arakan eyaletinin kalkınması ve istikrarı ancak temel insan haklarına riayetle mümkündür. Hiçbir ayrım yapmadan tüm sivillerin can ve mal güvenliğinin temini, Myanmar hükûmetinin ve güvenlik güçlerinin en temel vazifesidir. Öncelikle insani yardımların erişimi önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Yardımların ihtiyaç sahibi herkese ulaştırılması, yerlerinden edilen kişilerin emniyet içinde evlerine geri dönmelerinin sağlanması da büyük önem arz ediyor. Hak ihlallerine, sürgünlere, radikal grupların Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddet eylemlerine de son verilmesini istiyoruz. Mynmar'da bu temel başlıklardan bir an önce somut adımlar atılmasını bekliyoruz."

“BÖLGEDE NÜFUZ SAHİBİ TÜM ÜLKELER ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

Mevcut krizin Myanmar'ın zaten oldukça kırılgan olan demokratik geçiş sürecini tehdit ettiğine de dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta bölgenin önde gelen ülkeleri olmak üzere nüfuz sahibi tüm ülkelerin, bu krizin sona erdirilmesi için elini taşın altına koyması gerektiği çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ön alınmazsa tüm bölgenin istikrarı ve geleceği risk altındadır. Bu son kriz Sayın Kofi Annan'ın başkanlık ettiği 'Rakhine Danışma Komisyonunun' tavsiyelerinin bir an önce uygulanması gerektiğine işaret ediyor. Vatandaşlığı bulunmayan, seyahat özgürlüğünden yoksun, başta eğitim ve sağlık olmak üzere temel hizmetlere erişim imkânlarından mahrum Arakanlıların geleceğe umut içinde bakmalarını bekleyemeyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye'nin, Arakan eyaletindeki meselelerin çözümünde yapıcı ve insani boyuta odaklanan yaklaşımını sürdürmekte kararlı; krizi sona erdirmeye yönelik çabalara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü çözümün gecikmesi veya geciktirilmesi, bölgedeki Müslümanların karşı karşıya kaldıkları mağduriyetleri istismar etmek isteyen terör örgütlerinin işine yaramaktadır. Bu çok daha büyük acıların ve yıkımların önünü açacak bir tehdittir" diye ekledi.

“ÇOCUKLARIN FERYADI VE ANALARIN YARDIM ÇIĞLIKLARI MESAFE TANIMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Arakan’a yapılan yardımların tutarının 70 milyon doları geçtiği, TİKA'nın bölgede çalışmalarını güçlükle de olsa sürdürdüğü bilgilerini de paylaştı.

New York ile Rakhine arasında binlerce kilometre olabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak çocukların feryatlarının, anaların yardım çığlıklarının mesafe tanımadığını da unutmamalıyız. Bizler, yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızdan da sorumluyuz. Bu anlayışla bir an evvel harekete geçmeli, yaşanan insanlık trajedisine son vermeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, uluslararası topluma etkili bir mesaj vermek için toplantı sonunda bir deklarasyon yayınlanmasını uygun bulduğunu belirterek tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kosova Cumhurbaşkanı Thaçi ile Görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kosova Cumhurbaşkanı Thaçi ile Görüştü...

Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu vesilesiyle bulunduğu ABD'nin New York kentinde ikili temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ile bir araya geldi.

“MGK Toplantısında Kuzey Irak’la İlgili Kararlılığımızı Ortaya Koyacağız”...

BM 72. Genel Kurulu Genel Görüşmeleri sonrası konakladığı otele gelişinde basın mensuplarının çeşitli konulardaki sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MGK toplantısında Kuzey Irak ile ilgili yaptırım kararı çıkıp çıkmayacağına dair bir soru üzerine, “Biz kararlılığımızı ortaya koyacağız çünkü biz Kuzey Irak yerel yönetimini bugüne kadar hiç yalnız bırakmadık. Bu kadar desteği veren, kendilerini sıradan değil candan sayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni adeta yok farz etmek olarak görüyoruz bu yaklaşımı. Bundan dolayı da biz bu konudaki nihai düşüncelerimizi Bakanlar Kurulu kararıyla, Millî Güvenlik Kurulu kararıyla açıklayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu Genel Görüşmeleri sonrası konakladığı otele gelişinde basın mensuplarının sorularını cevaplayarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile yaptığı görüşme hatırlatılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO Genel Sekreteri ile yaptığımız görüşme, Sayın Stoltenberg'in daha önce yaptığı açıklamanın aynısıdır; ‘Her ülke kendi iç düzenlemelerinde serbesttir, bu noktadaki kararını serbestçe verir’ Bu şekilde de bu görüşmemizi yaptık. Bunun dışında da ayrıca herhangi bir bilgi alışverişiyle alakalı da Genelkurmay, Brüksel'e ayrıca bir ekip gönderip onları ayrıca bilgilendirecekler” ifadelerini kullandı.

ABD BAŞKANI TRUMP İLE GÖRÜŞME

“MGK Toplantısında Kuzey Irak’la İlgili Kararlılığımızı Ortaya Koyacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, BM 72. Genel Kurulunda, heyet başkanları onuruna verilen yemekte ABD Başkanı Donald Trump ile bir süre sohbet ettiği anımsatılarak, ABD Kongresinin korumalara silah satışı yapılmasıyla ilgili yasayı geri çekme kararı konusunun görüşülüp görüşülmediği soruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruya verdiği cevapta, yemek masasında o kadar etraflı bir görüşme imkânlarının olmadığını, perşembe günü kendisiyle gerçekleştireceği görüşmeden sonra karşılıklı olarak açıklamalarını yapabileceklerini söyledi.

BM'de Myanmar konusunda bir farkındalık görüp görmediğine ilişkin soruya cevaben, genel görüşmelere yoğun katılım olduğunu, başta kendisi olmak üzere sunumlarını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili yayımlanan deklarasyonunun hayata geçirilmesi temennisinde bulundu.

“MGK OLARAK HÜKÛMETE KUZEY IRAK’LA İLGİLİ TEKLİFİMİZİ SUNACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplanacak Millî Güvenlik Kurulunda, Kuzey Irak yönetimine yönelik yaptırımlar olup olmayacağı yönündeki soruya ise “Bunları MGK toplantısından önce açıklama durumuna girersek bu ciddi bir yanlış olur. Çünkü MGK toplantısında malum gerek hükûmetin gerek silahlı kuvvetlerimizin temsilcileri var. Hepsi orada bu konuyla ilgili düşüncelerini açıklayacaklar. Bunun neticesinde de MGK olarak hükûmete, biz kararımızı teklif edeceğiz” şeklinde cevap verdi. Bakanlar Kurulunda MGK’nın teklifinin değerlendirilerek ne gibi yaptırımların uygulanabileceğinin ele alınacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bunlar tabii sıradan olmayacak. Biz bu kararlılığımızı ortaya koyacağız çünkü biz Kuzey Irak yerel yönetimini bugüne kadar hiç yalnız bırakmadık. Her zaman yanında olduk, her türlü desteği verdik. Bu kadar desteği veren, kendilerini sıradan değil candan sayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni adeta yok farz etmek olarak görüyoruz bu yaklaşımı. Bundan dolayı da biz bu konudaki nihai düşüncelerimizi Bakanlar Kurulu kararıyla, Millî Güvenlik Kurulu kararıyla açıklayacağız. Bunu görmelerinde fayda var diye düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

TEOG VE ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SINAVLARI

Yöneltilen bir soru üzerine Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemine değinerek, konu ile ilgili kendi düşüncesini açıkladığını, Başbakan Binali Yıldırım ile de bu konuyu görüştüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu konuyla ilgili olarak bir defa çocuklarımızı bindirilmiş kıtalar olarak görmek istemiyoruz. Bu imtihan kıskacı altında çocuklarımızın bitmesini, tükenmesini görmek istemiyoruz. Hazırlıklarımız var, bu hazırlıkların hepsini hükûmetimiz, Millî Eğitim Bakanlığı vasıtasıyla zaten açıklayacaktır. Ama artık aileler, çocuklar rahat etsin, sadece kendi derslerine odaklansınlar. Gerek ortaöğretimde gerek lisede artık canla başla kendi performanslarını ortaya koyacaklar. Ona yoğunlaşarak üniversiteye de gidecekler.”

Üniversiteye giriş sınavlarıyla ilgili bir değişiklik olup olmayacağı da sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O da olacak, o konuda da çalışılıyor” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Başbakanı Hayri'yi Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somali Başbakanı Hayri'yi Kabul Etti

Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu vesilesiyle bulunduğu ABD'nin New York kentinde temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali Başbakanı Hasan Ali Hayri'yi kabul etti.
“Demokrasiye İnanmış Bir Ülkenin, Terör Örgütüyle İşbirliği Yapmasını Anlayamıyorum”

New York’ta “Bloomberg Küresel İş Forumu” etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’deki terör örgütlerine yaptığı silah ve mühimmat sevkiyatına dikkat çekerek, “Şimdi ben Türkiye olarak düşünüyorum, Kuzey Suriye’ye gelen bütün bu ağır silahlar yarın bana karşı kullanılmayacağını kim garanti edebilir? Bu endişeyi taşıyorum, dolayısıyla bunu gidermek lazım. Bizim dayanışmamızın önüne bu terör örgütleriyle yapılacak dayanışmalar geçemez, bunun kararlılığı içerisinde olmamız gerekir diye düşünüyorum” dedi.

 

Birleşmiş Milletler (BM) 72. Genel Kurulu vesilesiyle ABD'nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bloomberg Küresel İş Forumu’na katıldı. New York Plaza Otelde, BM Kentler ve İklim Değişikliği Özel Temsilcisi ve New York Eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg tarafından düzenlenen, iş ve siyaset çevrelerinin katılımıyla gerçekleşen forumda Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine yöneltilen soruları cevaplayarak açıklamalarda bulundu.


“SURİYE’DE UYGULANAN DEVLET TERÖRÜNE DÜNYA SESSİZ KALIYOR”

Suriye’de başlayan iç savaş ve sonrasında yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esed’in 1 milyona yakın vatandaşını öldürerek uyguladığı devlet terörüne dünyanın sessiz kaldığını belirterek, “Burada Türkiye olarak, komşumuz olması, hatta akrabalık bağlarının olması hasebiyle biz sessiz kalamazdık. Defaatle Esed’e uyarılarımız olduğu halde, dostluğumuzu fırsat bilerek uyarıları yaptığımız halde değişen bir şey olmadı” diye konuştu.

Bu duruma karşı tavır ortaya koymak, dost ülkelerle ve uluslararası kuruluşlarla sorunu gündeme getirmek, buna bir çözüm bulmak için müdahil olmak durumunda kaldıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barack Obama döneminde ABD ile pek çok görüşme yaptıklarını; ancak bir netice alamadıklarını aktardı. “Rusya’yla yaptığımız görüşmelerde şu anda bir neticeye varıyoruz diyebilirim. En azından bir Cerablus, Rai, Dabık, Bab; orada 2 bin kilometrekarelik alanda şu ana bir sükûneti sağladık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı operasyonu ile sükûnet sağlanan bu bölgeye yaklaşık 100 bin Suriyelinin ülkelerine geri döndüğünü hatırlattı.

Bu bölgede güvenliğin sağlanmasının yanı sıra halkın eğitim, sağlık, gıda ihtiyaçlarının da Türkiye tarafından sağlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye sığınan Suriyeli ve Iraklı mülteciler için Türkiye’nin harcadığı rakamın 30 milyar doları bulduğunu; Avrupa Birliği’nin mülteciler için yapmayı taahhüt ettiği toplam 6 milyar avroluk yardım sözünü tutmadığını söyledi ve şunları ekledi: “Biz buna rağmen Suriye’ye yardım elimizi uzattık ve şu anda 3 milyon mülteciye biz ülkemizde 260 bini çadır kamplarda, konteyner kamplarda olmak üzere bakıyoruz, bakmaya da devam edeceğiz. Çok farklı bazı çıkış yollarını da arıyoruz, bunu da aramaya devam edeceğiz.”

DEAŞ’A KARŞI VERİLEN MÜCADELEDE TÜRKİYE’NİN BAŞARISI

ABD’nin, Rakka operasyonunda DEAŞ terör örgütüne karşı birlikte mücadele verdiği PYD ve YPG’nin, PKK’nın bir yan kolu olarak terör örgütü olduğunu vurgulayarak, “Demokrasiye inanmış bir ülkenin bir terör örgütüyle iş birliği yaparak bir başka terör örgütünü yok etmesini ben anlayamıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokratik bir hukuk devleti olarak ABD’ye Rakka operasyonunu birlikte yapma teklifinde bulunduklarını söyledi. Cerablus, Rai, Dabık ve Bab’da 2 bin kilometrekarelik alanda 3 bin DEAŞ’lıyı Türkiye’nin etkisiz hale getirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demek ki olabiliyor, bu yapılabiliyor ve kimseden de destek almadan bunu yaptık. Rakka’da da biz bunu rahat rahat yapardık” dedi.

“Trump ve Obama arasında bir değişiklik oldu mu? Obama’yla kıyaslandığında Suriye’yle alakalı Trump biraz daha etkili mi acaba?” şeklindeki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onu tartma gibi bir gayretin içerisine girmem. Ben sadece inandığım doğruyu burada söylüyorum. Bu inandığım doğru üzerinden ekranları başında bizi izleyenler kim kimdir, kim burada daha etkindir, bunu onlar tercih etmeli. Fakat ben Sayın Donald Trump’a inandıklarımı söyledim, tüm heyetine inandıklarımı söyledim, yarın yine beraber olacağız, bunları yine beraber değerlendireceğiz. Temenni ederim ki ortak doğrularda birleşir ve ortak doğrularda birleşmek suretiyle adım atarız” cevabını verdi.

“DAYANIŞMAMIZIN ÖNÜNE TERÖR ÖRGÜTLERİYLE YAPILACAK DAYANIŞMALAR GEÇEMEZ”

“Demokrasiye İnanmış Bir Ülkenin, Terör Örgütüyle İşbirliği Yapmasını Anlayamıyorum”

ABD’nin Irak’tan Suriye’deki terör örgütlerine yaptığı silah ve mühimmat sevkiyatının 3 bin tırı aştığına ve bunların içinde tankların, tıpların, zırhlı araçların olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ben Türkiye olarak düşünüyorum, Kuzey Suriye’ye gelen bütün bu ağır silahlar yarın bana karşı kullanılmayacağını kim garanti edebilir?” diye sordu ve devamında, “Şimdi aynı yanlış burada işleniyor, bu endişeyi taşıyorum, dolayısıyla bunu gidermek lazım. Kaldı ki bizim Amerika’yla stratejik ittifakımız var ve NATO’da Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, bütün hepsiyle beraberiz. Bizim dayanışmamızın önüne terör örgütleriyle yapılacak dayanışmalar geçemez, bunun kararlılığı içerisinde olmamız gerekir diye düşünüyorum” diye ekledi.

“IRAK’IN KUZEYİNDE BAĞIMSIZ BİR DEVLET İLANINA MÜSAADE ETMEYİZ”

IKBY’nin bağımsızlık referandumuna ilişkin yöneltilen soruya cevaben geçmişte ve bugün Irak’ın toprak bütünlüğü tezini savunduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Barzani’ye özel temsilcilerini göndererek, “Sakın böyle bir yanlışın içerisine girmeyin. Biz, darda kaldığınız zamanlarda size her türlü desteği vermiş bir ülkeyiz ve 350 kilometre sınırımız olan bir komşumuzsunuz, komşunuz durumundayız. Bizde akrabalarınız var, aynı şekilde bizimkilerin sizde akrabaları var. Böyle bir yanlış yapmayın” dediklerini aktardı.

IKBY’nin şu anda bu yanlışı yaptığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayın 27’sinde Millî Güvenlik Kurulu toplantım vardı, Birleşmiş Milletler gündemi sebebiyle bu toplantıyı biz 22’sine aldık, döner dönmez Ankara’da Millî Güvenlik Kurulumuzu topluyoruz. Millî Güvenlik Toplantımızda ne gibi yaptırımlar uygularız, bunun kararını alacağız. Tabii biz Millî Güvenlik Kurulu olarak kararı aldıktan sonra hükûmetimize göndereceğiz, hükûmetimiz de Bakanlar Kurulu toplantısında kararını verecek ve ondan sonra açıklamamızı yapacağız” şeklinde konuştu. Irak’ın kuzeyinde bir bağımsız devlet ilanına taraf olmadıklarının ve buna müsaade edilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada sadece Kürtler yaşamıyor, orada Türkmenler var, orada Araplar var, bütün bunların birlikteliğini bozmaya kimsenin hakkı yok” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY lideri Barzani’nin attığı bu adımla kendini yalnızlığa ittiğini ifade etti ve “Şu an itibariyle İsrail’den başka yanında kimse yok. Bütün dünya ülkeleri şu anda bu anlayışa, bu teze karşı durumda. Burada da yaptığımız görüşmelerde hep bunu gördüm. Temenni ederim ki ayın 25'ine kadar Sayın Barzani ve ekibi hemen bu yanlış karardan vazgeçerler” dedi. Moderatörün, “Bu noktada ekonomik yaptırım mı uygulanır sadece, yoksa güç kullanımı da söz konusu olabilir mi?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çeşitlendirmeyi burada ifade edersem doğru olmaz. Millî Güvenlik Kurulumuzda bunları çalışacağız. Orada bunları ortaya süreceğiz, hükûmetimize teklifimizi yapacağız, ondan sonra da hükûmetimizin kararıyla bu açıklanacak” diyerek cevapladı.

“NATO’NUN İÇİNDE NÜKLEER SİLAHLARA SAHİP OLAN ÜLKELER VAR”

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma sistemini almasına yöneltilen eleştirilerle ilgili soruya verdiği cevapta, NATO ülkeleri içinde S-400’den daha güçlü ve nükleer silahlara sahip olan ülkelerin olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun içerisindeki bu ülkelere ‘siz de NATO ülkesi olarak bu nükleer silahları bırakın’ denmediğini dile getirdi ve şu açıklamaları yaptı: “Şimdi Türkiye olarak yanı başımdaki Suriye'de S-400 varken, ben kendim bir S-400'e, belki S-500'e, hatta hatta S-600'e sahip olmanın gayreti içerisinde olmak durumundayım. Bunlar, kendimizi korumaya yönelik atmamız gereken adımlardır. Balistik füzelerle ilgili atmamız gereken adımlar da vardır. Bunlar bir yöneticinin ülkesini, 80 milyon Türkiye'yi korumak bizim görevimizdir. Bunun için de ne gerekiyorsa A'dan Z'ye bunu yapacağız. Biz NATO ülkelerinden istediğimiz silahları alamıyorsak ne yapacağız? Başımızın çaresine bakacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş yıllarda Türkiye’nin birçok dost NATO ülkesinden insansız hava aracını parasıyla satın almak istediğini ancak verilmediğini hatırlattı ve “Terör örgütüne bu silahları bedava veriyorlar, para almadan veriyorlar. Türkiye senin ortağın olacak, NATO’da beraber olacaksın, istediğin silahı NATO’daki ortağından, müttefikinden alamayacaksın, bu ne ile izah edilir? Onun için bu adımı atmak durumundayız ve atıyoruz. Ve şu anda da hızla devam ediyoruz, görüşmelerimiz devam ediyor, ortak çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

“SİYASETTEKİ TEZİMİZ: DOSTLARI ÇOĞALT, DÜŞMANI AZALT”

Türkiye’nin olumlu yaklaşımlar karşısında olumsuz olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde bu ittifak biraz daha büyür mü Rusya’yla?” şeklindeki soruyu ise şöyle cevapladı: “Her şeyden önce bizim siyasetteki tezimiz şu: Dostları çoğalt, düşmanı azalt. Biz buna çalışıyoruz. Ve Rusya ile bir olumsuzluk yaşadık. Ama çok kısa zamanda bu olumsuzluğu gidermek suretiyle şu anda Rusya dış ticaret hacminde ciddi bir tırmanışa geçmiş vaziyetteyiz ve biz Rusya ile 36 milyar dolara ulaşan bir ticaret hacmini yakaladık. Ve şu anda yine turizmde Rusya bu yıl öyle zannediyorum ki Almanya’yı da geçmek suretiyle turizmde 1 numara olacak ve çok ciddi bir turist akımı Rusya’dan Türkiye’ye doğru geldi-geliyor. Şimdi tabii ki Türkiye olarak ‘kazan-kazan’ esasına dayalı bir şekilde biz de hesaplarımızı yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.”

Önümüzdeki Pazartesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin telefonla görüşeceklerini, Perşembe günü de bir akşam yemeğinde Suriye’de yaşanan gelişmeleri ele alacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘çatışmasızlık bölgesi’ olarak ilan edilen İdlib’in güvenliğinin, şehir çevresinde Rus karakolları, şehir içinde Türk karakolları tarafından Özgür Suriye Ordusu ile birlikte sağlandığını belirtti.

“Suriye’de askerleriniz var, onlar orada kalacaklar mı, sayıları artacak mı?” sorusuna karşılık ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelişen şartlara göre değişir, artabilir-eksilebilir, bunu şartlar belirler. Ve tabii ki askerimizin kalitesi de ona göre değişiyor. Zaman olur komando olur, zaman olur bakarsınız düz olur. Bu da yine oradaki şartlara göre değişir. Şu anda burada en üst düzeyde temsili askerimiz yapıyor ve sınırda şu anda hazır vaziyette bekliyorlar. Her an orada göreve hazır durumda barışı tesis edecekler” diye cevap verdi.

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Erdoğan;, Bir, Terör, Örgütüne, Karşı, Bir, Başka, Terör, Örgütü, Kullanılamaz,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
GALATASARAY A.Ş.
26
27
2
2
8
12
2
MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK
26
23
2
2
8
12
3
BEŞİKTAŞ A.Ş.
22
19
2
4
6
12
4
KAYSERİSPOR
22
19
2
4
6
12
5
FENERBAHÇE A.Ş.
20
25
2
5
5
12
6
DEMİR GRUP SİVASSPOR
19
18
5
1
6
12
7
BURSASPOR
18
22
4
3
5
12
8
GÖZTEPE A.Ş.
18
22
4
3
5
12
9
TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR
18
18
4
3
5
12
10
AYTEMİZ ALANYASPOR
17
25
5
2
5
12
11
TRABZONSPOR A.Ş.
16
23
4
4
4
12
12
KASIMPAŞA A.Ş.
15
20
5
3
4
12
13
EVKUR YENİ MALATYASPOR
14
16
6
2
4
12
14
ANTALYASPOR A.Ş.
13
14
5
4
3
12
15
ATİKER KONYASPOR
11
12
7
2
3
12
16
OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ
8
17
8
2
2
12
17
GENÇLERBİRLİĞİ
8
14
8
2
2
12
18
KARDEMİR KARABÜKSPOR
8
12
8
2
2
12
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv