Haber Detayı
11 Mart 2018 - Pazar 19:50
 
Erdoğan; Din adına ahkam kesenler FETO/DEAŞ gibidir, hadi oradan
Uğur Hanbey Aladağ...:Malatya Olay...: Son dakika...Sıcak haber... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Son zamanlardaki bazı ortaya çıkıp da din adına ahkam kesenler var ya, bu noktada da açık net söylemem lazım. DEAŞ gibi bu insanlar ne diyorlar, İslam adına biz bunu yapıyoruz. Hadi oradan. FETÖ gibi, o da kürsülerden din adına konuşuyordu." diye konuştu.
Siyaset Haberi
Erdoğan; Din adına ahkam kesenler FETO/DEAŞ gibidir, hadi oradan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Bolu 6. Olağan İl Kongresi öncesi Karaçay Spor Salonu önündeki alanda kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mehmetçik'in Zeytin Dalı Harekatı'nda bıkmadan, usanmadan, kar, boran ve fırtına demeden yürüdüğünü belirterek, "Şu an itibarıyla, buraya çıkarken 3 bin 300 teröristi etkisiz hale getirmişlerdir." dedi.

Alanda bulunan vatandaşların sloganları üzerine Erdoğan, bugüne kadar hiçbir beşer planında, gücün önünde eğitilmediklerini belirterek, sadece ve sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğildiklerini vurguladı.  "Sizler gibi kardeşlerim yanımızda, arkamızda oldukça bize eğilmek asla yakışmaz." diyen Erdoğan, bu yolda böyle yürüdüklerini, böyle de yürüyeceklerini vurguladı.

Bolu programının ardından Sakarya il kongresine gideceğini aktaran Erdoğan, "Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun / Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun." dizelerini okudu.

Bolu'ya uzun bir süre yoğunluk nedeniyle gelemediklerini ifade eden Erdoğan, çok hareketli bir dönemde Bolu kongresini yaptıklarını, Afrin'de Mehmetçiklerin terör örgütlerine karşı adeta bir savaş icra ettiklerini ve azimle, kararlılıkla hedefe doğru ilerlediklerini anlattı.

Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen terörist sayısına ilişkin, "Şu an itibarıyla buraya çıkarken 3 bin 300 teröristi etkisiz hale getirmişlerdir."  bilgisini verdi.

Yahya Kemal'in, "Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi / Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın / Galib et, çünkü bu son ordusudur İslam'ın." dizelerini okuyan Erdoğan, şimdi de Mehmetçik'in öyle yürüdüğünü, bıkmadan, usanmadan, kar, boran ve fırtına demeden, dağ taş demeden yürüdüğünü belirtti.

Şehitlerin de bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunu biliyorlar, Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyiniz. Onlar diridirler. Ancak siz bilemezsiniz, siz anlamazsınız.'. Bunu bildikleri için de şehadete yürüyorlar." dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özgür Suriye Ordusu ile birlikte yürüyorlar. Bu birliktelik, bu beraberlik, hamdolsun hiçbir inançta olmayan bu şehadet. 'Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor' diyen o şairin sevgili peygamberimize komşu olan o makama yürüyor bizim şehitlerimiz. Rabbim bizlere de nasip etsin inşallah. Ve böyle yürüyeceğiz. Zaten böyle yürüdüğümüz zaman hep büyümüşüz, yükselmişiz, yücelmişiz. Bu değerleri kaybedince de geri geri gitmişiz. Şimdi yeniden bir diriliş var. Bu diriliş, kendisini Afrin'de gösterdi, kendisini Cerablus'ta gösterdi, El Rai'de El Bab'da gösterdi. Orada 2 bin kilometrekarelik alan kontrolümüzde. Burada da şu an itibarıyla 950 kilometrekarelik alan yine kontrolümüzde.

Ne yapıyoruz biz buralarda, işgale mi gidiyoruz? Hayır, tam aksine biz teröristleri kovalıyoruz ve teröristleri oralardan çıkartarak o toprakların gerçek sahiplerine oraları teslim etmeye gidiyoruz. Cerablus'ta böyle olmadı mı? 140 bin o bölgenin halkı döndüler, şu anda topraklarında yaşıyorlar. İnşallah Afrin'de de yine o toprakların sahibi topraklarına dönmeye başladılar. Biz merhamet dininin mensuplarıyız. Merhamet dininin mensupları olarak bu yolda azimle, kararlılıkla yürüdük, yürüyoruz. Yine böyle yürüyeceğiz. Bu dinin mensupları olarak bizler, zerre kadar burada tavize yetkimiz yok."

"ŞURALARIYLA GEREKEN CEVABI BUNLARA VERMELİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zamanlarda ortaya çıkıp bazı din adına ahkam kesenlerin bulunduğuna işaret ederek, "Bu noktada da şunu çok açık, net söylemem lazım. Din adına konuşmak bana belki yakışmayabilir, ama bir Müslüman olarak dinime zafiyet getirenlere karşı konuşmak da hakkımdır. Eğer biraz dini tedrisatım varsa buradan aldığım ilhamla konuşmam gerekir." diye konuştu.

Mehmet Akif'in "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alarak ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı" sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, "Mesele bu olduktan sonra herhalde konuşacağımız bazı şeyler olabilir." dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla da herkese diyoruz ki, ilahiyatçılarımız, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız, Din İşleri Yüksek Kurulumuz, bütün ilahiyat fakültelerimiz bu konuda bir araya gelip istişareleriyle yaptıkları şuralarıyla gereken cevabı bunlara vermeli, meydanı da boş bırakmamalı. Her konuda dinin, itikadi anlamdaki konularından tutunuz, muamelata, ibadete varıncaya kadar, beşeri münasebetlerimize varıncaya kadar Müslüman'ın birbirleriyle olan bütün ilişkilerine varıncaya kadar bunları anlatmaları lazım. 

DEAŞ gibi bu insanlar ne diyorlar? 'İslam adına biz bunları yapıyoruz' diyor. Hadi oradan, ne İslam adına. Bizim dinimizde kalkıp da durup dururken siz bir insanı öldüremezsiniz. Çünkü bir insanının ölümüne neden olmak tüm insanlığın ölümüne neden olmak gibidir. Ama bir insanın hidayetine, ihyasına vesile olmak da tüm alemin ihyasına vesile olmak gibidir. Bizim dinimiz böyle bir din ve her gün beş vakit namazda okuduğumuz Fatiha suresinde Rabbimiz ne buyuruyor bize? Errahmanirrahim. Yani bizim Rabbimiz hem rahmandır hem rahimdir. Peki Rahman olarak Rabbimizin tecellisi kimedir, sadece Müslüman'a mı? Hayır, tüm insanlaradır. Tüm insanlara karşı Rabbimiz merhamet sahibidir. Ama rahim sadece Müslümanlara karşıdır. Bunların bir sebebi var. Bu noktada da bizler dinimizi iyi sahiplenecek ve dinimize karşı yapılan saldırılar, ümmeti bölmek isteyenler, FETÖ gibi, bölmeye çalışmadılar mı? O da kürsülerden din adına konuşuyordu. İblis, biliyorsunuz melaike-i kiram içerisinde ilmi en ileri olandı, ama sevgili Peygamberimize de öncelikle tabi Rabbimize isyan eden o olmadı mı, tanımadı mı? Tanımadı. 'Ben diğer meleklerden daha üstünüm' dedi ve 'diğer meleklerden daha üstünüm' diyerek orada isyanını ortaya koydu ve o isyanla birlikte de Allah ebediyen huzurundan kovdu. Bunları iyi yaşayacak, iyi bilecek, yolumuza öyle devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir zaman uzaklaştırıcı olmayacaklarını, kucaklayıcı olacaklarını kaydederek, "Hepiniz bu yoldaki dayanışmada Mart 2019'daki yerel seçimlerde, Kasım 2019'daki parlamentoda cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi seçimlerinde bayrağı yine buraya dikeceğiz." ifadesini kullandı.

“Haklıya hakkını, haine cezasını veriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Bolu İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin gerek sınırları içinde, gerekse sınırları ötesinde yaptığı operasyonların amacı, gün gibi ortadadır. Bizim yaptığımız sadece, haklıya hakkını, haine de cezasını vermekten ibarettir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Bolu 6. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Karaçayır Kapalı Spor Salonunda düzenlenen kongre öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara selamla konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kongrenin yapılacağı salona geçerek partililere hitap etti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına 16 Nisan halk oylamasında, yüzde 62’lik “evet” oranıyla, Türkiye ortalamasının üzerinde bir sonuç çıkaran, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yüzde 66’lık bir destekle kendilerinin yanında yer alan Bolu’ya teşekkür ederek başladı.

“MİLLETİN DESTEĞİ İLE KARŞILAŞTIĞIMIZ KUMPASIN, HAKSIZLIĞIN VE HUKUKSUZLUĞUN ÜSTESİNDEN GELDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin milletin kurduğu ve bugüne kadar da milletle birlikte yol yürümüş bir parti olduğunu, bu yüzden vesayetçilerden darbecilere, terör örgütlerinden dış güçlere kadar Türkiye’yi ve Türk milletini hedef alan ne kadar şer odağı varsa hepsinin hedefinin AK Parti olduğunu söyledi. Türkiye’yi yolundan, rotasından, rayından çıkarmak isteyen, hedeflerinden uzaklaştırmaya niyetlenen herkesin önce kendilerinin üzerine yürüdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaştıkları onca kumpasın, maruz kaldıkları onca provokasyonun, uğradıkları onca haksızlığın ve hatta hukuksuzluğun üstesinden milletin desteği sayesinde geldiklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkeye ve millete olan borçlarını da çalışarak, hizmet ederek, proje üreterek, yatırım yaparak, eser inşa ederek ödemenin gayreti içinde olduklarını ifade etti.

Bu anlayışla son 15 yılda Bolu’ya 11 milyar liralık yatırım yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan yatırımları şöyle sıraladı: “Eğitimde-öğretimde 800’e yakın yeni dersliği, 6 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip yükseköğretim yurtlarını hizmete soktuk. Bu yıl merkezde 2800 kişilik, önümüzdeki yıl Gerede’de 300 kişilik yeni yurtları hizmete alacağız. İnşa ettiğimiz 13 spor tesisiyle gençlerimizin rahat ve düzenli şekilde spor yapabilmesini de sağladık. Sağlıkta beşi hastane olmak üzere 16 tesisi tamamladık. Hâlen Gerede Devlet Hastanesiyle birlikte 13 tesisin inşası sürüyor. Toplu konutta 5441 konutla şehrin çehresini değiştirdik. Bolu’nun bölünmüş yol uzunluğunu 300 kilometreye çıkardık. Yapılan üç baraj ve bir gölete ilave olarak 155 bin dekar alanı sulayacak Tekke Barajı’yla birlikte üç barajın inşası da sürüyor. Dedeler ve Hasanlar barajlarının inşasına da yakında başlıyoruz. ‘Durmak yok yola devam’ işimiz bu. Şehir merkezimizin içme suyu ihtiyacını karşılamak için Gölköy Barajı’ndan buraya terfi hattı inşa ettik ve hizmete açtık.”

“BOLU’NUN GERÇEK POTANSİYELİNİ HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN ATILACAK HER ADIMIN YANINDAYIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolu’nun hayranlık verici tabiat güzelliklerine, ormanlara, millî parklara sahip bir şehir olduğunu, Yedigöller Millî Parkı, Abant Gölü Tabiat Parkı, Gölcük Tabiat Parkı başta olmak üzere Bolu’nun sahip olduğu güzellikleri tüm ülkenin hizmetine sunmayı hedeflediklerini söyledi. Bunun için hem bu alanları koruyacak, hem de turizm açısından cazip hâle getirecek çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem İstanbul’a, hem Ankara’ya mevcut yakınlığı Bolu’nun imkânlarının değerlendirilebilmesini de kolaylaştırıyor. Artık bu güzellikleri günübirlik turizmin ötesine taşımamız gerekiyor. Yılın 365 ve haftanın yedi gününe yayılmış bir turizm hareketliliği için hep birlikte üzerimize düşeni yapmalıyız. Hâlen haftada sadece iki günlük konaklama ortalamasıyla dahi bir milyona yaklaşan turisti ağırlayan Bolu’nun gerçek potansiyelini harekete geçirmek için atılacak her adımın yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında bir yandan Türkiye’nin 81 vilayetini eserlerle, hizmetlerle, yatırımlarla donatırken, diğer yandan da ülkenin istiklaline ve istikbaline yönelen tehditlerle mücadele ettiklerini belirtti. 15 yıllık iktidarlarını başka şeylere değil, milletle birlikte Hakk’ın ve haklının yanında saf tutmalarına borçlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütleri kimi zaman nöbetleşe, kimi zaman top yekûn saldırıya geçtiler. Gabar’da geçtiler, Cudi’de geçtiler, Tendürek’te geçtiler, Beslerderesi’nde geçtiler, Kandil’den idare ettiler. Dedik ki, ‘inlerine gireceğiz’ Ne oldu? Girdik. Kaçacak delik arar hâle geldiler. İşte birileri Pensilvanya’ya kaçtı. Kimileri onun oradaki devasa çiftliğinde, kimileri Avrupa’nın değişik ülkelerine kaçtı. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Yurt dışından ülkemize yönelik tacizler de zirveye çıktı. Sokakların terörize edilmesinden, mahallelerin çukurlarla kesilip işgaline kadar emsali görülmemiş yöntemlerle karşılaştık. Devletimizin tüm kritik kurumlarına yerleştirilmiş FETÖ ihanet çetesi mensuplarının ardı ardına giriştikleri darbe teşebbüsleri bizi gerçekten havsalamızı aşan durumlarla karşı karşıya bıraktı. Hiç kimsenin bir yandan ibadetle, diğer yandan eğitimle, hayırla, hizmetle meşgul olur görünürken diğer yandan böylesine bir ihanetin içine düşebileceğine asla ihtimal vermedik. Rabbimizin ‘Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır olabilir’ emri mucizesi burada da kendini gösterdi. Türkiye 17-25 Aralık ve 15 Temmuz süreçlerinde tarihinin en büyük tehdidini daha fazla büyümeden, daha tehlikeli hâle gelmeden bertaraf etmeyi başardı”

“EY NATO, SEN NE ZAMAN BİZİM YANIMIZDA YER ALACAKSIN?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’yi ve Türk milletini esir etmek, ezanını susturmak, bayrağını indirmek için başlatılan saldırıları boşa çıkartmalarının ardından hemen bir başka tehdidin daha ortaya çıktığını belirtti. Suriye ve Irak sınırları boyunca bir terör koridoru oluşturmak isteyenlerin yüzlerindeki maskeyi indirip gerçek niyetlerini ifşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede uygulanmaya çalışılan planın kendilerini iş birliği yaptıkları güçleri gözden geçirmeye mecbur bıraktığına dikkat çekti. “Müttefikimiz, hatta dostumuz dediğimiz güçlere bakışımızı, bize söylenen sözlere değil sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına NATO ile ilgili değerlendirmelerle devam etti: “İşte içinde bulunduğumuz NATO, biz bu NATO'nun bir üyesiyiz ve en güçlü üyesiyiz. Herhangi bir yerde bir sıkıntı olduğu zaman NATO’dan bize bir görev terettüp ettiğinde yeri geldi Somali’de olduk, yeri geldi Afganistan'da olduk, yeri geldi Balkanlar’da olduk. Peki, bütün buralarda biz yer alırken şu anda Suriye'de bu olaylar yaşanırken ey NATO, sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri oradan bizi taciz ediyor. Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki, sen ne zaman ortaya çıkacaksın? Devamlı ben bunları mı söyleyeceğim, arkadaşlarım bunları mı söyleyecek? Ama maalesef şu ana kadar hâlâ olumlu bir ses, söz yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, Türkiye’nin gerek sınırları içinde, gerekse sınırları ötesinde yaptığı operasyonun amacının açık olduğunu tekrarladı. Ülke olarak yapılan şeyin sadece haklıya hakkını, haine de cezasını vermekten ibaret olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkenin ve bu milletin canından aziz bildiği değerlerine yapılan saldırılar karşısında susup oturmasının kendilerine yakışmayacağını vurguladı. Birliği ve beraberliği, vatanı ve bayrağı savunmanın kendilerinin namus borcu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl bunu yapmazsak milletimizden aldığımız emanete sahip çıkmamış oluruz. İşte o zaman ne burada olduğu gibi milletimizin karşısına başımız dik, yüreğimiz ferah bir şekilde çıkabiliriz, ne de yarın dünyada bunun hesabını verebiliriz” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, İDARE-İ MASLAHATÇILARDAN ÇOK ÇEKTİ”

Türkiye’nin yıllarca, “Aman ne ben kimseye dokunayım ne de kimse bana dokunsun” diyen idare-i maslahatçılardan çok çektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkesine âşık, milletini seven birileri çıktı fabrika kurdu, proje geliştirdi. Uçak yaptı, silah yaptı, motor yaptı. Yine birileri çıktı mazisiyle atisi arasında köprü kuracak fikirler geliştirdi, eserler verdi, gayret ortaya koydu. Sonra başka birileri çıktı bunların hepsini de adeta silindirle ezercesine yok etti. Kimi menfaat için bunu yaptı, kimi taammüden ihanet içinde olduğu için aynı yola başvurdu. Kimi maalesef gafletinin kurbanı oldu. Bu haksızlığa, bu adaletsizliğe, bu ihanete karşı çıkması gereken siyasetçilerimiz, yöneticilerimiz sırf kendi ikballeri ve beklentileri için hep seyirci kaldı. Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda, İkinci Dünya Savaşı sonrasında neredeyse benzer şartlarda yola çıktığımız nice ülkenin bugün fersah fersah önümüzde olmasının sebebinin bu olduğunu görüyoruz.”

İktidara geldiklerinde attıkları her adımda kendilerine “yapamazsınız, başaramazsınız, hatta daha ileriye gidip haddinizi aşmayın” dediklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’e borcu bitirdiklerini, Merkez Bankası’nın döviz rezervini 27,5 milyar dolardan 120 milyar dolara çıkardıklarını hatırlattı. Savunma sanayiinde yüzde 60-65 yerli üretim yapıldığını, insanlı insansız hava araçlarının artık Türkiye’de üretildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapamazsınız dedikleri ne varsa hepsini gerçekleştirdik. Başaramazsınız dedikleri ne kadar mücadele varsa, hepsinin de içine adeta gözü kapalı daldık. ‘Haddinizi aşmayın’ diyenlere, hadlerini bildire bildire bugünlere geldik” şeklinde konuştu.

“KÜRESEL SİSTEMİN ADALETSİZLİKLERİ KARŞISINDAKİ TAVRIMIZI FİİLEN DE HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada söz sahibi olması için hiçbir konuda kimseye muhtaç olunmaması gerektiğinin yaşanan hadiselerle ortaya çıktığını söyledi. “Nasıl olsa filanca yerde bunun hazırı var, öyleyse bizim uğraşmamıza gerek yok” anlayışının insanları hürriyetinden mahrum etmeye götürecek kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii gibi kritik alanlarda bu durumun maliyetinin çok ağır olduğuna dikkat çekti. Bunun Kıbrıs’ta yaşandığını, telsizlerin bir anda sustuğunu ve askerin telsiz muhaberatını yapamadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gelişmenin Türkiye’ye ASELSAN'ı kazandırdığını söyledi. İnsansız hava araçları konusunun da böyle olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi Türkiye’nin bu alanda da kendi kendine yettiğini söyledi. Elde edilen her başarının kendileriyle birlikte dostlarının da yüzünü güldürdüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu tür ürünlere sahip olan ülkeler öylesine bir tekel kurmuş ki hem maddi olarak, hem siyasi olarak adeta herkese kök söktürüyorlar. Biz ise, kullanım aşamasına getirdiğimiz her ürünümüzü dostlarımızla paylaşıyor, onların da hizmetine sunuyoruz. Böylece küresel sistemin adaletsizlikleri karşısındaki tavrımızı sözde bırakmıyor fiilen de hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.

Bugün gelinen noktanın, her şeyden önce milletin başarısı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimleriyle birlikte hem yeni yönetim sistemiyle hem de tazeleyecekleri mücadele azmiyle Türkiye’nin önünde bambaşka bir dönem açacaklarını söyledi. Bunun için 80 vilayetle birlikte Bolu’ya çok büyük görevler düştüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” vurgusuyla tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolu Valisi Aydın Baruş'u ile Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'ı da kabul ederek, kentteki yatırımlar ve faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.

“Türkiye’nin dostluğunun kıymeti ancak kaybedilince anlaşılır”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Sakarya İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Bizim hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Ne komşularımıza ne de diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadık, yaklaşmıyoruz. Hiçbir ülkeyle de ilişkilerimizi zedelemek istemiyoruz. Türkiye’nin dostluğunun kıymeti ancak kaybedilince anlaşılır. Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Sakarya 6. Olağan İl Kongresine katıldı. Serdivan Kapalı Spor Salonunda düzenlenen kongre öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra kongrenin yapılacağı salona geçerek partililere hitap etti.


“SIRF ÇIKARLARI İÇİN DÜNYAYI AYAĞA KALDIRANLARDAN OLMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, ülkemizin gönül coğrafyasının 780 bin kilometrenin kat kat ötesinde olduğunu ifade ederek “Kalbimizin bir yarısı İstanbul, Diyarbakır, Trabzon, Antalya, İzmir ise, diğer yarısı Halep’tir, Kerkük’tür, Kudüs’tür, Sancak’tır, Buhara’dır, Urumçi’dir. Biz Edirne’nin, Yozgat’ın, Erzurum’un meselesiyle hemhâl olduğumuz kadar Kırım’daki, Kafkasya’daki, Türkistan’daki, Afrika’daki, Güney Asya’daki sıkıntılarıyla da dertleniyoruz. Ülkemiz ve milletimiz için çalıştığımız kadar dünyanın dört bir yanındaki ezilenler için de mücadele veriyoruz” dedi.

Kendilerinin sırf çıkarları için dünyayı ayağa kaldıranlardan, petrol, altın, elmas için coğrafyamızı kan gölüne çevirenlerden de asla olmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen bir medeniyetin temsilcileri olarak herkes için adalet, hürriyet, güven ve istikrar istediklerini söyledi.

“BEBEK CESETLERİNİN SAHİLE VURMADIĞI BİR DÜNYANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Sömürünün olmadığı, bebek cesetlerinin sahile vurmadığı, Akdeniz’in karanlık sularının on binlerce masum için kabristana dönüşmediği daha merhametli bir dünyanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Gazze’de, Doğu Guta’da top oynayan çocukların savaş uçakları tarafından vahşice katledilmediği bir bölgenin hayalini kuruyoruz. Biz hiç kimsenin ötekileştirilmediği, hiç kimsenin baskı, zulüm, işkence görmediği dünyaya kavuşmasının kavgasını veriyoruz. Bizim mücadelemiz ikbal değil istikbal mücadelesidir. Bizim kavgamız çıkar değil hak ve adalet kavgasıdır. AK Parti’ye gönül veren, bu kutlu çatı altında hizmet eden her bir yol arkadaşımın hedefi, gayesi, evet kızılelması budur. Unutmayın, bizim kızılelmamız sonu belli olan değil, bizim kızılelmamız ilayı kelimetullahtır. İnşallah son nefesimize kadar yılmadan, yorulmadan, zorluklar karşısında asla pes etmeden bu mücadeleyi sürdüreceğiz. İşte neredeyiz bugün? Afrin'de. Niye, işgal için mi? Toprak almak için mi? Hayır. Ülkemizi taciz eden teröristler var ya işte biz o teröristleri kovalıyoruz. Zannediyorum şimdi herhâlde 3 bin 500'e ulaşmıştır ama buraya gelmeden önce rakam 3 bin 300'dü, etkisiz hâle getirdiğimiz teröristler” şeklinde konuştu.

“ŞEHİTLERİN KANLARINI YERDE BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğe inanmayanların olduğunu kaydederek, "Bu gençliğe inanmayanlar var. Niye inansınlar ki? Onlar Kandil Dağı'nda veriyorlar 14-15 yaşındaki çocuğun eline tüfeği, nasıl adam öldürülür, onu öğretiyorlar. Biz ise veriyoruz eline tableti, nasıl dünyaya istikamet çizilir, onu öğretiyoruz. Farkımız bu. Onun için inşallah önümüzdeki mart yerel seçimleri, ardından kasım Hükûmet Sistemi Cumhurbaşkanlığı seçimi, buna çok iyi hazırlanmamız lazım" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Sakarya’nın yiğit evladı, şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk olmak üzere tüm şehitleri rahmetle yâd ettiğini ifade ederek, “Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz diyerek üzerlerine atıldıkları katil sürülerini darmadağın eden kahramanlarımıza, terörle mücadele şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” dedi. Millet olarak ne yapılırsa yapılsın, şehit ve gazilere olan borcun ödenemeyeceğinin farkında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerin kanlarını yerde bırakmamakta da kararlıyız. Nasıl şehit kaymakamımızın kanını yerde koymadıysak, yurt içinde ve dışında bekamıza kasteden soysuzlardan da işledikleri cinayetleri muhakkak soracağız, soruyoruz. Nasıl ki Türkiye tüm imkânsızlıklara rağmen, bir asır önce bekasına yönelik senaryoları Çanakkale'de, Sakarya Meydan Savaşı'nda paçavraya çevirmişse bugün de aynısını yapacak güç ve kudrete sahiptir” dedi.

ANADOLU’YU YURT EDİNMENİN BEDELİNİ BİN YILDIR FAZLASIYLA ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkenin ihsanla, lütufla birilerinin kolları ve kanatları altında kurulmadığını, bu toprakları 1071’den beri şehitlerin kanları ile yoğurularak vatan kıldığımızı belirtti. Anadolu’yu yurt edinmenin bedelinin bin yıldır fazlasıyla ödendiğini, hâlâ da ödemeye devam edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hafıza tazelemek isteyenler gitsinler yakın tarihlerine baksınlar. Boylarından büyük laflar edenler gitsinler masal yerine önce iyi bir tarih kitabı okusunlar. Sakarya Meydan Muharebesi’nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek buraları nasıl terk ettiklerini çok iyi öğrensinler” dedi.

Ülke olarak hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüzün olmadığını bir kez daha tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşulara ve diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmadıklarını, hiçbir ülkeyle de ilişkileri zedelemek istemediklerini söyledi. Türkiye’nin dostluğunun kıymetinin ancak kaybedilince anlaşılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk. Vatandaşlarımızın hak ve hukukunu koruma noktasında nasıl tavizsiz olmuşsak, diğer ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekte de o derece titiz davrandık. Önümüzdeki dönemde de aynısını yapacağız. Kendimizle beraber bölgemizin de güvenliği için çalışmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Sakarya’nın son 16 yıldır demokrasinin, millî iradenin, AK Parti’nin adalet ve kalkınma mücadelesinin en güçlü destekçilerinden biri olduğunu söyledi. Sakaryalılara 16 Nisan referandumunda yüzde 68 gibi Türkiye ortalamasının çok üstünde bir oran ile evet demesi dolayısıyla teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerinde de Sakarya’dan benzer bir tablo beklediğini ifade etti.

“SAKARYA’YA SON 15 YILDA 19 KATRİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’a giden süreçte en büyük referans kaynaklarının yaptıkları hizmetler olduğunu ifade ederek Sakarya’ya son 15 yılda 19 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettik Sakarya’da, 9 bin 400 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurtlarını şehrimize kazandırdık. Önümüzdeki yıl Pamukova’da 250 kişilik bir yurt daha açıyoruz. 100 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birine sahip Sakarya’ya ikinci bir devlet üniversitesi daha kuruyoruz. Sporda 28 bin seyirci kapasiteli bir stadyumu Sakaryalı sporseverlere armağan ettik. Sağlıkta 15 yılda 43 adet tesisi sizlerin hizmetine sunduk. İçinde 200 yataklı kadın-doğum ve çocuk hastalıkları hastanesinin de olduğu 7 sağlık tesisimizin inşası sürüyor. Bunların dışında şimdi bir hazırlığımız var, o da inşallah 1000 yataklı bir şehir hastanesi inşası için çalışmalarımız sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplu konutta Sakarya’da 7 bin 400 konut projesini hayata geçirdiklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Sakarya’ya 2002 yılına kadar 133 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz 15 yılda buna 211 kilometre daha ilave ettik. Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren projesi sadece Ankara ve İstanbul’un değil aynı zamanda Sakarya’nın da en önemli projelerinden biri. Sadece hızlı treni değil Sakarya’ya hızlı tren fabrikasını kurmak da bize nasip oldu. Bu fabrika hızlı tren setlerini ve metro araçlarını üretiyor. Şu ana kadar 166 adet tren setinin üretimi burada tamamlandı. Gebze-Sabiha Gökçen-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-yeni havalimanı-Halkalı hızlı tren projemizin yapım ihalesine bu yıl çıkıyoruz. Uzunluğu 224 kilometre olan bu hat, İpek Demiryolu güzergâhının ülkemizden geçen bölümünün Avrupa bağlantısını oluşturan kısımlarından biri, maliyeti 8,5 katrilyon lira olan bu hızlı tren hattını 2023 yılında hizmete açmayı hedefliyoruz.”

“MİLLET EN BÜYÜK HAKEMDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında kendilerinin ana muhalefet partisi gibi istismar siyaseti değil hizmet, proje ve eser siyaseti yaptıklarını ifade etti. Ana muhalefetin FETÖ’ye destek vermekten, bölücü terör örgütüne payende olmaktan arta kalan vaktini çok lüzumsuz işlerle harcadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların Türkiye’de dikili bir ağaçları dahi olmadığını, çünkü millete hizmet gibi bir dertlerinin bulunmadığını belirtti.

Her fırsatta gerilimi artırarak, milleti birbirine düşürerek bugüne kadar gelmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ancak denizin bittiğini, yalan ve iftiralarla bir yere varamayacaklarını elbette anlayacaktır. Atalarımızın güzel bir lafı var, ‘huylu huyundan vazgeçmez’ diyor. Bunlar da alışkanlıklarını bir türlü bırakamıyorlar. FETÖ’cülerin kulaklarına fısıldadığı bühtanlar üzerinden milletimizi oyalamaya, ülkeyi kendi kısır çekişmelerine hapsetmeye çalışıyorlar. Biz elbette bunlara prim vermeyeceğiz. Kendi gündemimize yoğunlaşacak, Sakarya’ya son 15 senede yaptığımız hizmetleri daha da katlamanın mücadelesini vereceğiz. Şunu unutmayın: Millet en büyük hakemdir. Kendine hizmet edenle sabah-akşam Türkiye düşmanlarına yancılık yapanları bu millet görüyor. Kimin ne yaptığını, hangi partinin kendisi için çalıştığını insanımız çok iyi biliyor. Herkesin notunu da seçim sandığı önüne gelince veriyor. İnşallah 2019 seçimlerinde de milletimiz yine basiret ve ferasetle hareket edecek, kendisi ve ülkesi için en doğru olanı Allah’ın izniyle yapacaktır. Bizim görevimiz, o zamana kadar çalışmak, gayret sarf etmektedir. Ben bu konuda sizlere güveniyorum.”

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Uğur Hanbey Aladağ
Etiketler: Erdoğan;, Din, adına, ahkam, kesenler, FETO/DEAŞ, gibidir,, hadi, oradan,
Yorumlar
Haber Yazılımı