Haber Detayı
17 Aralık 2017 - Pazar 20:05
 
Erdoğan; Doğu Kudüs'te Resmî Olarak da Büyükelçiliğimizi Açacağız
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet olarak içinden geçilen bu imtihan günlerinde Hazreti Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli, Karamanlı Alaeddin Halveti, Molla Fenari, Şeyh Edebali gibi manevi kandillerin tavsiyelerine daha sıkı sarılmak gerektiğini vurgulayarak, Hazreti Mevlana’nın, âdeta bugünlere ayna tutarcasına, ‘Sabır, sıkıntıların anahtarıdır’ dediğini hatırlattı.
Dünya Haberi


“Doğu Kudüs'te Resmî Olarak da Büyükelçiliğimizi Açacağız”...

AK Parti Karaman İl Başkanlığı Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Filistin’in Başkenti olarak Kudüs’ü çoktan ilan ettik, fakat Kudüs şu anda işgal altında olduğu için büyükelçiliğimizi açamıyoruz. Ama bizim şu anda Başkonsolosluğumuz bile Büyükelçiyle temsil ediliyor, fiili olarak biz bu işi yapmışız. Resmî olarak da büyükelçiliğimizi orada açacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Karaman İl Başkanlığı Kongresi’ne katıldı. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi kapalı spor salonunda düzenlenen kongrede Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililere hitaben bir konuşma yaptı.

16 Nisan halk oylamasında yüzde 64 ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine verdikleri destekten ötürü Karamanlılara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrenin hayırlı olmasını diledi ve parti il teşkilatında hizmeti olanlara teşekkür etti.

“SON FETÖ’CÜ DE HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERENE KADAR BU KATİL SÜRÜSÜNÜN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde darbeci hainler tarafından şehit edilen Muhammed Yalçın’a da Allah’tan rahmet temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, onun da diğer 250 şehit gibi kalleşçe, alçakça tam da FETÖ’cü müptezellerin karakterine yaraşır bir şekilde şehit edildiğini söyledi. Muhammed Yalçın’ın kanını döken insan müsveddelerinin, mahkemelerde işledikleri cinayetlerin hesabını tek tek verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Namuslarına emanet edilen silahlarla bu millete kurşun sıkmanın ne demek olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyorlar, anlayacaklar. Ve acımak yok, acırsak acınacak hâle geliriz. Son FETÖ’cü de hukuk önünde hesap verene kadar bu katil sürüsünün peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

“Doğu Kudüs'te Resmî Olarak da Büyükelçiliğimizi Açacağız”

Tıpkı Çanakkale, Kudüs, Yemen, Medine, terörle mücadele şehitleri gibi 15 Temmuz şehitlerinin de milletin derin hafızasına kazınıp kaydedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece insanların şehadete ve Allah’a yürüdüklerinin bilinciyle binler, on binler hâlinde meydanlara yürüdüğünü kaydetti.

Ancak ana muhalefet liderinin, daha önce ‘Darbe olsa tankların önüne önce ben çıkarım’ dediği hâlde, darbe girişimi esnasında İstanbul Havalimanındaki darbecilerle anlaştıktan sonra Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidip çay kahve eşliğinde gelişmeleri izlediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili siyasi parti liderinin ‘Haber verselerdi gelirdim’ sözünü hatırlattı ve “Biz milletimize çağrıyı yaptık, milletimiz oraya geldi, demek ki sen milletin olduğu yerde yoksun, sen milletin olmadığı yerde varsın” ifadelerini kullandı.

“HER İMTİHANIN BİR İMKÂN OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ”

Konuşmasında Şeb-i Arus’un 744. seneyi devriyesinin idrak edildiğine işaret ederek, 744. vefat yıl dönümünde mütefekkir ve büyük mutasavvıf Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerini rahmetle yâd ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyıllardır Anadolu topraklarını ilmi, idraki, irfanı, hikmetiyle nakış nakış dokuyan ariflerimizi, alimlerimizi, manevi rehberlerimizi de tazimle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum” diye ekledi.

‘Allah’a ulaşacak birçok yol var, ben aşkı seçtim’ diyen Hazreti Mevlana’nın yaktığı aşk ateşinin 7,5 asır geçmesine rağmen bu topraklarda ve yüreklerde hâlâ yanmaya devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her düğün gününde Hazreti Mevlana’yı yâd ederken, aynı zamanda bu ülkeyi bize vatan kılan, bizi biz yapan değerleri, hasletleri de hatırlıyoruz. Her Şeb-i Arus’ta Hazreti Mevlana’nın geride bıraktığı o engin hazinenin yeniden idrakine varıyoruz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet olarak içinden geçilen bu imtihan günlerinde Hazreti Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli, Karamanlı Alaeddin Halveti, Molla Fenari, Şeyh Edebali gibi manevi kandillerin tavsiyelerine daha sıkı sarılmak gerektiğini vurgulayarak, Hazreti Mevlana’nın, âdeta bugünlere ayna tutarcasına, ‘Sabır, sıkıntıların anahtarıdır’ dediğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Hayatın inişli çıkışlı serencamında zorluklar karşısında pes etmemeyi, umudu daima diri tutmayı tavsiye ediyor Hazreti Mevlana. Hepimiz karanlığın en koyu anının, şafak sökmeden önce olduğunu biliyoruz. Bizler her imtihanın, her sınamanın, aynı zamanda bir imkân olduğunun farkındayız. Allah’ın izniyle iman oldukça, sabır, azim, mücadele oldukça üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir engel yoktur. Bu millet birbirine kenetlendikçe, önüne set kurabilecek tek bir güç dahi yoktur. İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif’in ifadesiyle, ‘Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; / Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.’ Mesele, her gün aynı kıbleye giren, aynı mukaddes kitaba, aynı peygambere inanan insanların yüreklerinin de topluca vurmasıdır.”

“SURİYE HALKINI KATLEDEN SİLAHLARIN MENŞEİ DEĞİŞMİYOR”

İslam dünyasını içeriden çökertme operasyonunun, bir asır önce olduğu gibi etnik ve mezhebi farklılıkların körüklenmesiyle yürütüldüğüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyıllardır aynı şehirde, hatta aynı mahallede barış içinde yaşamış insanlar birbirlerine düşmanlaştırılmak isteniyor. Komşunun komşuyu boğazladığı bir atmosfer oluşturulmaya çalışılıyor. Bunun için de DEAŞ, PKK gibi, YPG, PYD gibi proje terör örgütleri silah ve mühimmata boğularak âdeta palazlandırılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin PYD ve YPG terör örgütlerine 4 bin tırı aşkın silah, zırhlı taşıyıcı, tank, top ve mühimmat verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristleri silaha boğmanın kimi zaman aleni sevkiyatlarla kimi zaman da kazaen olduğunu kaydetti ve “Ancak her iki durumda da Suriye halkını katleden, ülkeyi büyük bir enkaz yığınına çeviren silahların menşei hiç değişmiyor” diye ekledi.

“DEAŞ’IN BAŞKA BÖLGELERDE DEVREYE ALINMASI BİZİM İÇİN ŞAŞIRTICI OLMAYACAK”

“Geçtiğimiz haftalarda Rakka şehrinde sahnelenen kepazelik, bu iş birliğinin ilk değil son örneğidir. DEAŞ’lı teröristler kimliği herkesçe malum bir elin devreye girmesiyle Rakka’dan ellerini kollarını sallayarak çıkmışlardır” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rakka tiyatrosunun, DEAŞ ile YPG’nin bir madalyonun iki yüzü olduğunu artık inkârı mümkün olmayacak şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Suriye’de DEAŞ’a kaç, YPG’ye tut diyen aynı merkezdir. DEAŞ’ın, Suriye’nin PKK’ya altın tepside sunulmasının sadece bir aracı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Suriye’nin parçalanması misyonunu yerine getiren DEAŞ’ın farklı isimler, farklı kılıflar altında başka bölgelerde de devreye alınması bizim için asla şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü terör birilerinin gözünde yok edilmesi gereken bir bela değil, çıkar hesaplarının vasatı durumundadır. Bunlar kendi çıkarları için kullanabildikleri sürece terör örgütlerini gerçek anlamda tehdit olarak görmezler.”

“KUDÜS’TE MÜSLÜMAN VE HRİSTİYANLARIN KADİM TARİHİ VAR”

Kudüs konusuna da değinerek, Evanjelist ve Siyonist bir anlayışın ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ettiğini ve ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararın; 1980 yılı 478 sayılı Birleşmiş Milletler kararına rağmen ‘biz sizi tanımıyoruz, biz yaptık oldu’ mantığıyla alındığını söyledi.

Kudüs’le ilgili ABD kararının ardından İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi’nin toplandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantı sonunda oy birliği ile dünyaya bir mesaj verildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen mesajı, “Müslümanların başkenti olan Kudüs’ü siz Musevilere veya Yahudilere mal edemezsiniz. Burada Müslüman ve Hristiyanların bir kadim tarihi vardır ama diğerlerinin yoktur. Siz de lütfen yerinizde durun ve Siyonist bir operasyon yapmaya kalkmayın. Kalkarsanız, bunun da bedeli ağır olur” sözleriyle yorumladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Çıkmış Kemal konuşuyor, ‘orası hemen Filistin’in başkenti olarak ilan edilmeli’ diyor. Zaten biz Filistin’in Başkenti olarak Kudüs’ü çoktan ilan ettik, fakat Kudüs şu anda işgal altında olduğu için büyükelçiliğimizi açamıyoruz. Ama bizim şu anda Başkonsolosluğumuz bile Büyükelçiyle temsil ediliyor, fiili olarak biz bu işi yapmışız. Ama inşallah o gün de yakın. Bizim bizzat resmî olarak da Allah’ın izniyle o günler yakın, büyükelçiliğimizi ayrıca da orada açacağız.”

“TERÖRÜN BU KADAR MEŞRULAŞTIRILDIĞI BAŞKA BİR DÖNEM YOK”

Batı medyasının, bölücü teröristlerin cinayetlerini gündeme dahi getirmediğine, bu teröristlerce göçe zorlanan Suriyelilerin dramlarına ilişkin tek bir satır bile ayırmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu yapmadıkları gibi, bir de bu katil sürülerini kendi ülkelerinde pazarlamaya çalışıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Teröristleri parlatma kervanına son olarak Alman ordusuna ait bir derginin katıldığını gördük. Hatırlarsınız daha önce de başka dergiler bu teröristleri kendilerine kapak yapmıştı. Hatta bir tane televizyon kanalı Fransız sokaklarındaki reklam panolarını bunların resimleriyle donatmıştı. Batılı kurum ve kuruluşların teröristlere verdiği destek sadece medya boyutunda da kalmıyor. Hemen her gün terör örgütünün saflarında ölen Batılıların haberleriyle karşılaşıyoruz. Emin olun, terörün bu kadar meşrulaştırıldığı, hatta alenen desteklendiği bir başka dönem yoktur. Ne diyor atalarımız? ‘Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ bunlar da aynaya bakmadan bize çamur atmaya çalışıyorlar. Ama bu işi öyle beceriksizce, öyle pespaye bir şekilde yapıyorlar ki her seferinde ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Biz bunların şantajlarına elbette boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Biz bunların yalan ve iftiralarla köşeye sıkıştırma yöntemlerine de asla rıza göstermeyeceğiz.”

“Yalanın en güçlü panzehri hakikatlerdir” diyerek, konuşmasında, Filistin’in geçen 70 yıllık süreçte İsrail tarafından nasıl işgal edildiğini, ekranda yer alan harita üzerinden dönemler hâlinde gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdun dahi kuzu karşısında böyle bir paylaşımda bulunamayacağını; Birleşmiş Milletlerin ise bu konuda hiçbir şey yapmadığını vurguladı.

Ekrandan, ABD’nin Kudüs kararından sonra Filistinlilerin kararla ilgili protesto gösterilerinde İsrail askerlerinin uyguladığı şiddet ve işkence görüntülerini de paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ey Amerika, ey Trump; sen bunları görmedin mi? Şu kafeslerin içindeki çocukları görmedin mi?” diye seslendi.

“TÜRKİYE YA PARYALIĞA RIZA GÖSTERECEK YA DA BAĞIMSIZLIĞINA SIKI SIKIYA SARILACAK”

Türkiye’nin kendi göbek bağını yine kendisinin kesmesinden başka çıkar yolunun olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin önünde iki yol var; ya boyun eğeceğiz ya mücadele edeceğiz. Türkiye ya paryalığa rıza gösterecek ya da bağımsızlığına sıkı sıkıya sarılacaktır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Biz 40 yıllık siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi bugün de mücadeleyi seçtik. Türkiye’de devlet yönetmenin dikensiz bir gül bahçesi olmadığını çok iyi biliyoruz. Zira bu ülkede millete hizmet etmek, yıllardır milletin kaynaklarıyla kendilerine saadet zinciri kuranlara dur demektir. Türkiye’yi büyütmek, iddia ve vizyon sahibi bir ülke yapmak, senelerdir bu ülkenin kaynaklarını sömürenlerin hortumlarını kesmek demektir. Bu hortumları kestiğiniz an, elbette birilerinin ayağına basıyorsunuz. Millî ve bağımsız politikalar izlediğiniz zaman, senelerdir size emir kipiyle ‘yat, kalk, otur’ diyenlere siz ne yapıyorsunuz ‘haddini bil’; ve bunu dediğiniz için rahatsız oluyorlar.”

2019 seçimlerini de yeni bir rekorla kazanarak Türkiye’yi büyütmeyi, kardeşliği güçlendirmeyi sürdüreceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrelerle şimdiden 2019’un hazırlıklarını yaparak kadrolarını güncellediklerini söyledi ve AK Parti Karaman İl Kongresi’nin bu açıdan yeni bir dirilişe, yeni bir şahlanışa vesile olmasını diledi.

“Türkiye, 2019 İmtihanını Başarıyla Vermeden Geleceğine Güvenle Bakamaz”

“Türkiye, 2019 İmtihanını Başarıyla Vermeden Geleceğine Güvenle Bakamaz”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “2019 seçimlerinde, ülkemizin ve milletimizin geleceği için yapacağımız çalışmaların önünü açacak çok güçlü bir destek bekliyorum. Türkiye, 2019 imtihanını başarıyla vermeden geleceğine güvenle bakamaz. Bunun için hep birlikte çok çalışmalıyız. Özellikle kadınlarımıza ve gençlerimize sesleniyorum; ülkemizin geleceğinde en büyük belirleyici sizler olacaksınız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karaman’da yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin toplu açılış törenine katıldı. 15 Temmuz Demokrasi Meydanında düzenlenen törende; Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, milletvekilleri, Karaman Valisi Fahri Meral ve Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı.


Konuşmasına 2014 Ekim’inde Pamuklu Köyü’nde hayatını kaybeden 18 madenci ile 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde şehit olan Karamanlı Muhammet Yalçın’ı rahmetle anarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan halk oylamasında yüzde 64’lük “evet” oranıyla destek veren Karamanlılara teşekkür etti.

“15 YILDA YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARLA KARAMAN’IN ÖNÜNDE YENİ BİR DÖNEM AÇTIK”

Açılışı yapılan ve toplam yatırım bedeli 1 milyar 259 milyon lira olan 170 kalem eser ve hizmetin şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 15 yıllık süreçte yapılan yatırımlarla Karaman’ın göç veren değil göç alan bir şehir hâline geldiğini söyledi.

Açılı yapılan yatırımların arasında 336 adet derslik, 1080 öğrenci kapasiteli 5 pansiyon, çeşitli spor tesisleri, fakülte ve yüksekokul binaları, konferans salonu ve kütüphane, Ermenek Devlet ve Sarıveliler Hastanelerinin ek binaları, Kazım Karabekir Hastanesi ve 243 TOKİ konutunun bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine bu yatırımlar arasında içme suyu, kanalizasyon ve atık su arıtma tesislerinin, trafo merkezlerinin, polis meslek eğitim merkezinin, bölünmüş yol projelerinin ve daha pek çok hizmet ve tesisin olduğunu da belirtti.

Geçmişte Karaman’ın il yapıldığını; ancak şehrin şanına yakışır hizmetlere kavuşturulmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yılda şehre 12 milyar liralık yatırım yaptıklarını hatırlattı ve yapımı büyük oranda tamamlanan Konya-Karaman hızlı tren hattının önümüzdeki yıl, ihale sürecinde olan Karaman Havalimanı’nın da 2020 yılında hizmete açılacağını açıkladı.

“KADINLARIN VE GENÇLERİN SAHİP ÇIKTIĞI BİR TÜRKİYE’NİN SIRTINI KİMSE YERE GETİREMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerinde Karamanlılardan, Türkiye’nin ve milletin geleceği için yapacakları çalışmaların önünü açacak güçlü bir destek beklediğini söyledi ve “Türkiye 2019 imtihanını başarıyla vermeden geleceğine güvenle bakamayız, bunun için hep birlikte çalışmalıyız” dedi. Özellikle kadınlardan ve gençlerden daha fazla gayret etmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınların ve gençlerin sahip çıktığı bir Türkiye’nin sırtını yere getirmeye Allah’ın izniyle hiçbir faninin gücü yetmez” diye ekledi.

Bir yandan güvenlik güçleri ile Türkiye’yi güvenli tutmanın gayreti içinde olduklarını; bir yan da iş dünyasıyla, ihracatçılarla, işçilerle ve üreticilerle ekonomi alanında geceyi gündüze katarak çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle birlikte çıktıkları yılda 2023 hedeflerine adım adım ilerlediklerini kaydetti.

“ÇEVREMİZDE YAŞANAN HADİSELERİN HİÇBİRİ, DİĞERİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİLDİR”

Türkiye’nin çevresinde yaşanan hadiselerin hiçbirinin, diğerinden bağımsız olmadığını vurgulayarak, “Suriye’de sergilenen insan ve medeniyet katliamı ile Kudüs’te kesintisiz şekilde süren zulümlerin, atılan provokatif adımların amacı aynıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak, Yemen ve Körfez Bölgesinde yaşanan krizlerin de aynı projenin ayakları mahiyetinde olduğunu söyledi.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu kadim coğrafyanın belli birtakım güçlerin, yeniden tanzim etmeye çalıştığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgedeki birtakım muhteris yönetimler de bunlara destek veriyor. Terör örgütleri bu oyunun en acımasız, en kanlı, en ahlaksız araçlarıdır. Biz bu oyunu gördük, deşifre ettik, sadece bununla kalmadık bu oyunu bozacak adımları birer birer atıyoruz” açıklamasında bulundu.

“KUDÜS, BİZİM RUH DÜNYAMIZIN BAŞKENTİ”

Suriye’de başarıyla sonuçlandırdıkları Fırat Kalkanı Harekâtı ile İdlib’de Rusya ve İran’la birlikte yürüttükleri bölgeyi güvenli hâle getirme operasyonun bu adımlar arasında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Liderler Zirvesinde Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak kabul etme kararımız bunlardan biridir” diye ekledi.

Ana muhalefet partisi liderinin “Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak ilan edilmesi” yönündeki teklifine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kemal Bey duymamış, Karaman’dan da seslenelim duysun bari; Bay Kemal, Kudüs bizim ruh dünyamızın zaten başkenti. Şu anda işgal altında olması hasebiyle oraya büyükelçilik tabelası asılamıyor. Ama bir defa fiilen orada bizim görevli olan büyükelçimiz var, ondan da haberi yok” dedi.

“SINIRLARIMIZIN DİBİNDE TERÖR YUVALARI KURULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Bölgede bu doğrultuda atacakları daha çok adımın olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şöyle devam etti: “Afrin’i teröristlerden temizleyeceğiz, Münbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz, Tel Abyad’ı, Resulayn’ı, Kamışlı’yı teröristlerden temizleyeceğiz. Şemdinli’den Yayla Dağına kadar tüm sınırlarımızı teröristlerden temizleyeceğiz. Sınırlarımızın dibinde terör yuvaları kurulmasına izin vermeyeceğiz. Kudüs başta olmak üzere tüm mukaddes beldelerimize yönelik tahriklere, tacizlere göz yummayacağız. Güya müttefikimiz olan birilerinin şımarttığı, kışkırttığı, silahlandırdığı teröristlerin heveslerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inşallah kursaklarında bırakacağız. Kardeşlerim, her kafadan bir ses çıktığı için müttefiklerimizin hangi konuda ne düşündüğünü, ne yaptığını, ne yapacağını anlamakta açıkçası zorluk çekiyoruz. Ama onlar ne derse desin, ne yaparsa yapsın, bizim bu noktada kararımız gayet nettir.”

Konuşmasında ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele alanında yapılan çalışmalara işaret ederek, “Kendi sınırlarımız içinde, sınırlarımızın yanı başı Suriye’de, Irak’ta terör oluşumlarına müsaade etmeyeceğiz. Bunun adı PKK da olsa, PYD, YPG de olsa, FETÖ de olsa, DEAŞ da olsa fark etmez, hepsi aynı şamdanın kolları gibidir. Ne pahasına olursa olsun, karşımıza hangi görünüş altında kim çıkarsa çıksın, bu terör oluşumlarını birer birer yıkıp geçeceğiz” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNE GÖRE ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için bir gün ekonomi silahına davranan, bir gün bizi radikal ideolojilerin hamisi olmakla suçlayan, bir başka gün farklı riyakârlıklar peşinde koşanların oyunlarına artık karnımız tok. Yıllardır yüzümüze başka şeyler söyleyip arkamızdan başka işler çevirenlerin artık ne dedikleri değil sadece yaptıkları bizi ilgilendiriyor, biz ona bakarız. Aynı ittifaklar içinde bulunduğumuz ülke ve kuruluşlar ne zaman ki Suriye’de bizim terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla iş tutmaktan vazgeçerler, işte o zaman gerçekten müttefikimiz olurlar. İşte Amerika, 4 bini aşkın tırla Kuzey Suriye’ye ağır silahlar getirdi. Niye getiriyorsun? Niçin? Bu silahlar kime veriliyor? Bize bunu açıklamaları lazım, açıklamadan samimiyetlerine inanmamız mümkün değil. Aynı şekilde koalisyon güçleri, açıklamaları lazım. Yani biz her yapılana eyvallah mı diyeceğiz? O güne kadar bizim için terör örgütlerinin ve onların sapkın ideolojilerinin destekçisi olarak kalmayı sürdürmeleri hâlinde bizim bakışımız da kusura bakmasınlar farklı olacaktır.”

Hiç kimseye peşin husumetlerinin olmadığı gibi, hiç kimseye de peşin teslimiyetlerinin söz konusu olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemizin ve milletimizin tamamen meşru, tamamen haklı, tamamen adil çıkarlarına, beklentilerine, hedeflerine göre çalışmayı sürdüreceğiz. Bu yolda kim bizimle birlikte yürürse kendisine teşekkür eder, iş birliği yaparız. Ama kim önümüze çıkar, yolumuzu kapatır, ayağımıza çelme takmaya kalkar, hatta doğrudan birliğimize, varlığımıza saldırırsa, hiç kusura bakmasın, basar tekmeyi geçeriz” vurgusunda bulundu.

“DÜNYANIN HER YERİNDE MAZLUM VE MAĞDURLARIN YANINDA YER ALDIK”

Mertlerin dayandığı, namertlerin kaçtığı günlerden geçildiğine işaret ederek, “Biz bin yıldır buradayız, hep dayandık. Varsa bu ülkeye, bu millete göz diken, önce bin yıllık bedelin ne olduğuna bir baksın, ondan sonra hesabını tekrar yapsın” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüz yıl önce dönemin tüm büyük güçleri üzerine çullandığı zaman bile Türk milletinin Çanakkale’de, Kut’ul Amare’de, Kafkas Cephesinde, Kurtuluş Savaşı’nda tarihî zaferlere imza atmış bir millet olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin, Cumhuriyet döneminde içerisinde yer aldığı ittifaklara, aynı güvenlik ve demokrasi çemberi içinde bulunduğu müttefiklerine hep sadık kaldığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’den zarar, Türk milletinden fenalık gördüğünü söyleyebilecek tek bir ülkeye, tek bir topluma rastlayamazsınız. Tam tersine özellikle geçtiğimiz 15 yılda yakın çevremizden başlayarak dünyanın her yerinde mazlumların, mağdurların, gariplerin yanında yer aldık, imkânlarımızı onlarla paylaştık” dedi.

Türkiye’nin geçen yıl 6 milyar dolarlık insani yardımla dünyada ikinci sırada, millî gelire göre ise birinci sırada yer aldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım’ın, Rohingya Müslümanlarını sığındıkları Bangladeş’te ziyaret edeceğini söyledi.

Daha önce eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının yine Rohingya Müslümanları için bu ülkeye gittiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dertliyiz biz. Dertli olmayandan bir şey olmaz. Ya âşık olacaksın, ya dertli olacaksın. Dertli olursan, âşık olursan işte o zaman Ferhat gibi dağları deler geçersin. Şirin’e kavuşmak için Ferhat olmak lazım” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Kalkınma Bakanı Elvan ve milletvekilleri ile birlikte yapımı tamamlanan hizmet ve tesislerin açılış kurdelesini kesti.

“İçinde Bulunduğumuz Sancılı Günlerde, Hz. Mevlana’nın Mesajlarını Çok Daha İyi İdrak Etmeliyiz”

“İçinde Bulunduğumuz Sancılı Günlerde, Hz. Mevlana’nın Mesajlarını Çok Daha İyi İdrak Etmeliyiz”...

Konya’da Şeb-i Arus programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu toprakları bize yurt kılan, gönül mimarlarımızın, erenlerin, dervişlerin muhabbet seferleridir. Alparslan’a Anadolu’nun, Selahaddin Eyyubi’ye Kudüs’ün, Fatih Sultan Mehmet’e İstanbul’un kapılarını açan yine aşktır, imandır. Çünkü aşkla hareket eden önce gönülleri fetheder, kalpleri mamur eder. İçinde bulunduğumuz bu sancılı ve kasvetli günlerde; kadim medeniyetimizin hasletlerini, Hazreti Mevlana’nın mesajlarını çok daha iyi idrak etmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hz. Mevlana'nın 744. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Töreni'ne katıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Spor Merkezinde düzenlenen törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


“Gönüllerimizi bir Şeb-i Arus’ta daha buluşturan Rabbimize sonsuz hamdüsenalar ediyoruz” diyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 744. seneyi devriyesinde büyük mütefekkir ve mutasavvıf Mevlana Celaleddin Rumi’yi bir kez daha hürmet, minnet ve rahmetle yâd ettiğini belirtti.

“HZ. MEVLANA’NIN YAKTIĞI AŞK ATEŞİ, YÜREKLERİMİZDE YANMAYA DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gece vesilesiyle dinimiz, vatanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız için bir gül gibi toprağa düşen bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Yüzyıllardır Anadolu topraklarını ilmi, irfanı, hikmetiyle nakış nakış dokuyan ariflerimizi, âlimlerimizi, manevi rehberlerimizi de tazimle anıyor, Allah hepsinden razı olsun” dedi.

“Allah’a ulaşacak birçok yol var, ben aşkı seçtim” diyen Hazreti Mevlana’nın yaktığı aşk ateşinin, aradan 7,5 asır geçmesine rağmen hâlen yüreklerde yanmaya devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya telaşıyla çoraklaşan gönüllerin, bugün de onun öğretilerinden, tavsiyelerinden sızan hikmet damlalarıyla tekrar yeşerdiğini söyledi.

Her Şeb-i Arus gününde Hazreti Mevlana’yı yâd ederken aynı zamanda bu ülkeyi vatan kılan ve bu milleti millet yapan değerlerin de hatırlandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Her Şeb-i Arus’ta Hazreti Mevlana’nın geride bıraktığı o kutlu mirasın, o zengin hazinenin tekrar idrakine varıyoruz. Bu gece mukabeleyi şerifte ellerimizi semaya açarak aşk ve sevgi çeşmesinden kana kana içiyoruz. Hu hu diyerek kalplerimizi envar-ı zikrullah ile dillerimizi, sema ile bedenlerimizi pür-nur ediyoruz. Bu gece vesilesiyle kendimizi murakabeye, muhasebeye alarak nefislerimizi bir kez daha sigaya çekiyoruz.”

“MESNEVÎ; SIRLAR, DERSLER VE TAVSİYELERLE DOLU BİR UMMANDIR”

Hazreti Mevlana’yı anlamanın, onun hikmet, ilim ve aşk membaından istifade etmenin nasiple gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ruhunu ve gönlünü Mevlana’ya açmayanın onun Mesnevisinden de, rubailerinden de, hikâyelerinden de nasiplenemeyeceğini ifade etti.

Mesnevi’yi kimilerinin bir “masal ve meseller kitabı” olarak tarif ettiğini, kimilerinin ise “rubailerle dolu bir şiir kitabı” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize göre ise Mesnevi, bunlardan hiçbiri değildir. Mesnevi, uçsuz bucaksız bir deryadır, bir irşat kitabıdır, hâlimizin tasviridir. Mesnevi sırlar, dersler, tavsiyeler ve hazinelerle dolu bir ummandır. Mesnevi ümmisinden arifine, âliminden talebesine kadar herkesin, her bir ferdin idrak seviyesine göre hitap edebilen muhteşem bir eserdir” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Bakın Hazreti Mevlana Mesnevi’yi nasıl anlatıyor; ‘Bu kitap masal diyene masaldır, fakat kendi hâlini bu kitapta görebilene er denir. Mesnevi Nil’in suyu gibidir, Kıpti’ye kan görünür, fakat Hazreti Musa’nın ümmetine hayat suyudur.’ Evet, onun her bir kıssası bizim için derstir. Hazreti Mevlana kıssalarında tavşanı, bülbülü, kurdu, tavusu, çakalı, kurdu, karıncayı, fili, hatta sineği bize hâlimizi tasvir için vesile kılmıştır. O tencereden kaçmak isteyen bir nohut misali ile pişip olgunlaşmak için, dert ile yanıp kavrulmayı ve sabrı bize öğütler. Ayı ile ejderhanın dostluğu üzerinden bize ahmağın dostluğunun düşmanlığından beter olduğunu söyler. Kimi zaman birbirlerinden ayrılmaları sebebiyle oltaya yakalanan balıklar aracılığıyla bize birlik ve beraberliğin önemini hatırlatır. Bunlar gibi yüzlerce kıssayla Hazreti Mevlana dünyaya tamah etmenin neticelerini anlatır. Gözlerimizi açar, gönüllerimizi tedavi eder, ruhumuzu ferahlatır.”

“BU TOPRAKLARI BİZE YURT KILAN GÖNÜL MİMARLARIMIZIN MUHABBET SEFERLERİDİR”

Hazreti Mevlana’nın, sözlerindeki eskimezliğin sırrını, “Biz bunları dilden söylemedik ki dil gibi çürüyüp yok olsun. Biz bunları gönülden söyledik, bu yüzden gönül gibi ebedidirler” ifadesiyle izah ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül değirmeninde öğütülmeyen, aşk ateşinde kavrulmayan, sevgi ile söylenmeyen her sözün fani olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tarihimize baktığımızda atalarımızın geride hoşnut gönüller, kalıcı eserler bırakmalarının en önemli sebebi; aşk ve sevgidir. Mimar Sinan’ın asırlara meydan okuyan muhteşem eserlerinin harcı sadece aşktır. Hoca Ahmet Yesevi’nin, Hacı Bektaş Veli’nin, Hacı Bayram Veli’nin, Yunus Emre’nin her bir eseri, her bir beyti, her bir sözü de yine aşk ateşinde pişirilmiştir. Çünkü onlar, ‘aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır’ anlayışıyla aşkı anladılar. Bu toprakları bize yurt kılan gönül mimarlarımızın, erenlerin, dervişlerin muhabbet seferleridir. Alp Arslan’a Anadolu’nun, Selahaddin Eyyubi’ye Kudüs’ün, Fatih Sultan Mehmet’e İstanbul’un kapılarını açan yine aşktır, imandır. Çünkü aşkla hareket eden önce gönülleri fetheder, kalpleri mamur eder.”

İçinde bulunulan sancılı ve kasvetli günlerde kadim İslam medeniyetinin hasletlerinin ve Hazreti Mevlana’nın mesajlarının çok daha iyi idrak edilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün ülkemizde ve bölgemizde birileri kanla, kinle, şiddetle hedeflerini gerçekleştirmeye çalışıyor olabilir. Bazıları otobüste bekleyen sivilleri, evine ekmek götüren esnafı, sabah namazına giden imamı, kundaktaki yavruları katlederek güç devşirebileceklerini düşünüyor olabilir. Kimi rejimler varil bombalarıyla, balistik füzelerle, yıkım ve katliamla iktidarını koruyabileceğini zannediyor olabilir. Kimi güçler Müslümanların hassasiyetlerini yok sayarak ve hatta özellikle çiğneyerek sabrımızı sınıyor da olabilir. Ama Mevlana Hazretlerinin mesajları bize baskıyla ikbal peşinde koşanların, şiddet ve fitneyle iktidar hayali kuranların, ne kadar büyük bir gaflet içinde olduklarını çok net biçimde anlatmaktadır. Unutmayınız ki aş tuz ile tuz da karar ile... Asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz, kararlı olacağız ve elbette kararını bileceğiz ki hedefimize ulaşabilelim.”

“BİR VE BERABER OLURSAK COĞRAFYAMIZDA EKİLEN FİTNE TOHUMLARI ASLA BOY VERMEYECEKTİR”

Zulüm ile abat olanın sonunun berbat olduğunun ve zalimin yaptıklarının hiçbir zaman yanına kar kalmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem bu dünyada, hem de ahirette katliamların, zulümlerin, dökülen masum kanların hesabı muhakkak sorulur, sorulacaktır. Sıkıntılar karşısında sabreden, Rabbine ram olan, birbirine kenetlenen bir millet evvel Allah ne içeriden, ne dışarıdan kimse yıkamaz. Biz bir ve beraber olursak Allah’ın izniyle coğrafyamızda ekilmeye çalışılan fitne tohumları asla boy vermeyecektir” dedi.

Bu milletin, kardeşliğine halel getirmediği, mazlum ve mağdura sofrasını açtığı müddetçe hiç kimsenin bu millete bize diz çöktüremeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mezhep fitnesi üzerinden, etnik tahrikler üzerinden, kadim müştereklerimizi yok etme niyeti üzerinden yayılmaya çalışılan ayrılık rüzgârları, şayet biz kararlı durursak asla etkili olamayacaktır” şeklinde konuştu.

Herkesten, tüm Mevlana dostlarından aşkla, muhabbetle, şevkle inançlarına değerlerine ve vatanına sahip çıkması ricasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı Hazreti Pirin dediği gibi, gönül vermedikçe gönül bulamazsın” diye ekledi.

Hazreti Mevlana başta olmak üzere tüm gönül sultanlarını rahmet, minnet ve tazimle yâd ettiğini ifade eden ve Şeb-i Arus töreninin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu temennileriyle tamamladı: “Bu vuslat gecesi vesilesiyle gönüllerimizin, zihinlerimizin, bedenlerimizin zikrullah ile aşkı Muhammedi ile paklanmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Bu gece yapılan duaların, semaların, evrad-ı şeriflerin Hak katında kabul ve karin olmasını diliyorum. Allah ülkemizi, milletimizi, uhuvvetimizi ve muhabbetimizi daim etsin.”

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Erdoğan;, Doğu, Kudüs'te, Resmî, Olarak, da, Büyükelçiliğimizi, Açacağız,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv