Haber Detayı
21 Kasım 2017 - Salı 16:41
 
Erdoğan; Dostluğumuz Ne Kadar Hasbiyse, Husumetimiz de O Kadar Şedittir
Uğur Hanbey Aladağ...:Malatya Olay...: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi küçümseyenlere, NATO toplantılarındaki gibi terbiyesizliklere, diziler, raporlar, gizli-açık mesajlar aracılığıyla Türkiye’yi tehdit edenlere karşı mesajlarının ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ ilkeleri olduğunu söyledi.
Siyaset Haberi


“Dostluğumuz Ne Kadar Hasbiyse, Husumetimiz de O Kadar Şedittir”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada; ülkemize yönelik saldırıların, aptalların değil ancak alçakların işi olabileceğini vurgulayarak, “Samimi olarak dostlarımızın sayısını çoğaltmanın, düşmanlarımızın sayısını azaltmanın peşindeyiz. Ama bu asla, bizi can evimizden vurmaya kalkanları öylece oturup seyredeceğimiz anlamına gelmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.


Dün yapılan seçimde yeniden TBMM Başkanlığına getirilen İsmail Kahraman’ı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine kadar TBMM’nin önünde yoğun ve önemli bir gündem olduğuna işaret etti.

“AK PARTİ, MİLLETİN PARTİSİ OLARAK DOĞMUŞ, BUGÜNE DE AYNI ANLAYIŞLA GELMİŞTİR”

2019 yılında yapılacak seçimlere, AK Parti’nin teşkilatını güçlendirmiş, yenilemiş ve tahkim etmiş olarak gireceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, milletin partisi olarak doğup bugüne de aynı anlayışla geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmet etme şerefine nail olduğumuz davanın büyüklüğü bize, kendi şahsi hesaplarımızın peşinde koşma imkânı tanımıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde 15 Temmuz’da olduğu gibi ölümün üzerine giderek, gerektiğinde 15 yıldır yaptığımız gibi gece-gündüz çalışarak, gerektiğinde tehditleri, tuzakları, kumpasları bozarak bu yolda yürümeye mecburuz” şeklinde konuştu.

Milletin teveccühü ve desteğiyle elde ettikleri başarılar sayesinde Türkiye’yi bugünkü seviyeye getirdiklerini; şimdi de, çok daha büyük mücadeleler için, yine milletin destek ve teveccühüne talip olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için her seçim sadece bir güven tazeleme değil, onunla birlikte yeni bir yol açma, yeni bir vites yükseltmedir. Dünyada ve özellikle de bölgemizde öyle bir değişim süreci yaşanıyor ki, eğer hedeflerimizin çıtasını ve çalışma tempomuzu sürekli yükseltmezsek, hem kendimizi, hem ülkemizi geriletiriz. Böyle bir vebalin altına giremeyiz” dedi.

“İLK DEFA MİLLÎ BİR TAVIR GÖSTEREBİLECEKLERİ ÜMİDİNE KAPILMIŞTIK”

“Dostluğumuz Ne Kadar Hasbiyse, Husumetimiz de O Kadar Şedittir”

Meselenin AK Parti’nin geleceği değil, Türkiye’nin mukadderatı olduğunu çok iyi bildiklerini; sadece kendi çıkarları için, Türkiye’nin zarar görmesi pahasına AK Parti’ye ve kendisine yüklenenlere milletin bu yüzden itibar etmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bakınız, 17-25 Aralık’ta hukuk kisvesi altında ülkemize tarihin en büyük tuzaklarından biri kuruldu. Bizim dik duruşumuz ve milletimizin feraseti sayesinde bu tuzak başarısız olunca, aynı tezgâhı götürdüler Amerika’da kurdular. Birileri hâlâ FETÖ’nün ağzıyla bizi itham etmeyi sürdürüyorsa, sebebi ancak aynı tuzakta onlara verilen rolü oynamaktır. Ana muhalefet partisi kendi resmî raporunda, bölücü terör örgütünün eylemlerini, ‘halkın PKK ile iktidar arasında sıkışması’ olarak tarif edebiliyorsa, bu üstlenilmiş bir misyonun itirafıdır. Aynı çevreler, hepimizin gözü önünde yaşanan 15 Temmuz ihanetine hâlâ ‘tiyatro’, hâlâ ‘kontrollü darbe’ diyebiliyorsa, bu sözü onlara kimlerin söylettiğine bakmak gerekir. Bunların, NATO’da yaşanan şahsım ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’le ilgili skandal üzerine, ilk defa millî bir tavır gösterebilecekleri ümidine kapılmıştık. Maalesef, aradan 3 gün geçmeden, gerçek tıynetleri ortaya çıktı ve bu hadiseyi de, tıpkı 15 Temmuz gibi ‘tezgâh’ diye yaftalamaya başladılar. Bugün ülkemizi dünyada sıkıntıya sokan ne kadar hadise varsa, hepsinin de arkasında, ya FETÖ, ya PKK, ya işte bu örneklerdeki gibi kifayetsiz muhterislerin parmağı bulunuyor. Biz FETÖ’yü vatanımızdan söküp attık; ama görüyoruz ki bu örgüt kendi anavatanında rahatça faaliyetlerini sürdürüyor.”

“BİZE ASIL CAN ACITICI DARBELER ZAHİRDE BİZDEN GÖRÜNEN ALÇAKLARDAN GELİYOR!”

Aynı şekilde PKK’nın, alelade bir terör örgütü olmaktan çıkıp Türkiye’ye saldırmak isteyen herkesin kullanımına açık bir pislik yuvasına dönüştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gerçek düşmanlarımızla baş ederiz, hamdolsun bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Bize asıl can acıtıcı darbeler düşmanlarımızdan değil onlarla birlikte hareket eden ve zahirde bizden görünen alçaklardan geliyor!” değerlendirmesinde bulundu.

‘Ağaca balta vurmuşlar, sapı bendendir demiş’ sözüne atıfta bulunarak, “Devletimize ve milletimize yönelik saldırıların çoğunun gerisinde ya teşvik edici, ya kullanılan olarak bir şekilde ülkemizde bağlantılı çevreleri görmekten üzüntü duyuyoruz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bunlara rağmen hedeflerine varabilecek güçte bir ülke olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE'Yİ, DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRECEĞİZ”

Hedeflerindeki “Kızılelma”nın Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimize ulaşmak için ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız. Bizim önümüzü kapatmak isteyenlere en güzel cevabı ise yeni yöntemler, yeni imkânlar keşfederek vereceğiz” dedi.

Rusya’nın Soçi şehrinde, Türkiye-Rusya-İran üçlü zirvesini gerçekleştireceklerine değinerek, bölgenin geleceği bakımından çok önemli temaslarda bulunacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi de yakından ilgilendiren gelişmelerin, Türkiye’yi kendi çözümlerini üretebileceği yöntemler geliştirmeye zorladığını söyledi.

Kimi konularda anlaşmazlıklar olsa da Rusya’yla kurulan yakın ilişkiden elde edilen sonuçların önemli olduğunu, İran’ın da Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeten bir tutum içine girmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezî Irak Yönetimiyle de uzun zamandır olamadığı kadar müspet bir noktaya gelmiş durumdayız. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi çok hayati bir yanlışa saplamamış olsaydı onlarla da gayet güzel ilişkilerimizi sürdürüyor olacaktık. Ancak her şeye rağmen, geçtiğimiz hafta yaşanan depremin ardından insani vazifemizi yapmayı, bölgeye ilk intikal eden ülke olmayı da ihmal etmedik” dedi.

“DEAŞ’IN ORTAYA ÇIKIŞ VE KAYBOLUŞ SÜRECİ SORU İŞARETLERİYLE DOLU”

Fransa’yla yakın diyalog içinde olduklarını; Almanya, Hollanda’da, Belçika’nın Türkiye’nin en rahat iş birliği yapacağı ülkeler olacakken, bir süredir ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının pençesine düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen bu ülkelerle de hem ikili, hem de Avrupa Birliği çerçevesindeki ilişkileri geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun bir süre ülkemizin güvenilir bir müttefiki olarak görülen Amerika’nın bölgemizde izlediği politikanın yanlışlığı konusundaki endişelerimizi her fırsatta kendileriyle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. DEAŞ’ın ortaya çıkış ve ortadan kayboluş süreci baştan sona muammalarla ve soru işaretleriyle dolu. Hani DEAŞ’ı temizlediğinizi söylüyordunuz, peki hâlâ silah yüklü tırlar niçin kuzey Suriye’ye veya Suriye’ye geliyor, hâlâ bu niye devam ediyor? Siz bu silahlanmayı Kuzey Suriye’de veya Suriye’de hangi ülkeye karşı yapıyorsunuz, niçin yapıyorsunuz? Bunları izah etmeleri lazım, anlatmaları gerekiyor. Dert başka, neyin ne olduğunu biliyoruz, ona göre de adımlarımızı atacağız. Kimse Türkiye’nin kendi bekasını ilgilendiren bu senaryolar karşısında eli kolu bağlı oturmasını bekleyemez.”

“DEAŞ’IN NE KADAR KOF BİR YAPI OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA TÜRKİYE GÖSTERDİ”

Fırat Kalkanı Harekâtı ile Türkiye’nin elde ettiği başarının, DEAŞ balonunu söndüren ilk hamle olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır adeta yenilmez bir canavar gibi takdim edilen DEAŞ’ın sahada sergilenen tüm kirli ayak oyunlarına rağmen aslında ne kadar kof bir yapı olduğunu tüm dünyaya gösteren Türkiye olmuştur” şeklinde konuştu.

DEAŞ terör örgütünün, Suriye ve Irak’tan neredeyse tamamen kazanıp atılmasına rağmen her iki ülkede de toprak bütünlüğü, barış ve huzur konularında bir mesafe kat edilemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek çok yerde bir terör örgütü gitmiş, yerine bir başka terör örgütü gelmiştir. Elinde yüzbinlerce vatandaşının kanı olan Esed rejimi hâlâ yerli yerinde durmaktadır. Buna karşılık vatanlarını sevmekten ve demokrasi talebinden başka suçları olmayan Suriyeli muhalifler neredeyse terörist durumuna düşürülmüştür” görüşlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Velhasıl çok şey söylenmiş, çok toplantı yapılmış, çok silah kullanılmış, çok fedakârlık talep edilmiş, ama hiçbir netice ortaya konamamıştır. Öyleyse bu coğrafyada bunca kan niçin dökülmüştür? Bunca acı niye çekilmiştir? Bunca yıkım niye yaşanmıştır. Akan kan kimin kanıdır? Bu ölenler kimdir? Bunun üzerinde durmayacak mıyız? Bizim derdimiz budur. Demek ki mesele terör değildir, demek ki mesele demokrasinin getirilmesi değildir, demek ki mesele mazlumların, mağdurların haklarının korunması da değildir. Evet, geldiğimiz noktada zaten bildiğimiz bir gerçeğin artık inkârı mümkün olmayan teyidini görüyoruz. Bu gerçek, bölgemizin terör örgütleri bahanesiyle tıpkı geçen asırda olduğu gibi yeni bir dizayna tabi tutulmaya çalışıldığıdır.”

“ONLAR SALDIRDIKÇA BİZ SAFLARIMIZI DAHA DA SIKLAŞTIRDIK”

Körfez’deki ve Kuzey Afrika’daki gelişmelerin hiçbirinin Irak ve Suriye’deki olaylardan bağımsız olmadığını, Güney Asya’daki hadiseleri de bu sürecin dışında görmediklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de aynı oyunun birer parçasıdır. Biz ne kendimizin, ne de öz kardeşlerimiz mesafesindeki komşularımızın böyle bir muameleye tabi tutulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi küçümseyenlere, NATO toplantılarındaki gibi terbiyesizliklere, diziler, raporlar, gizli-açık mesajlar aracılığıyla Türkiye’yi tehdit edenlere karşı mesajlarının ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ ilkeleri olduğunu söyledi. Türkiye’ye karşı eldeki tüm imkânların kullanıldığını; ancak bu 4 güçlü temele zarar verilemediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar saldırdıkça biz saflarımızı daha da sıklaştırdık. Onlar üzerimize geldikçe biz ileriye doğru daha kararlı adımlar attık” diye ekledi.

Türkiye’nin 2013’ten itibaren bölgedeki senaryolar çerçevesinde belirli bir istikamete doğru itilmeye başlandığında, birilerinin teslimiyet bayrağını çektiğini; kendilerinin ise oyunu en başından itibaren görerek milletle birlikte mücadele etme kararı aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir ahlakı ve kuralı olmayan bir oyunda ayakta kalmak öyle kolay olmadı, ama başardık. Her şeyi denediler, ama Türkiye’yi teslim alamadılar. Türk milletinin mücadele azmini kıramadılar” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE YÖNELİK SALDIRILAR APTALLARIN DEĞİL ANCAK ALÇAKLARIN İŞİ OLABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Şimdi işi ülkemizi uluslararası alanda itibarsızlaştırmaya, istikrarsızlaştırmaya, ithama, lekelemeye, köşeye sıkıştırmaya ve böylece kendi istedikleri yöne itmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde de ifade ettim, ülkemize yönelik saldırılar aptalların değil ancak alçakların işi olabilecek mahiyettedir. Kardeşlerim; biz bu mesajların anlamını ve işlerin ne yöne evrilmek istendiğinin gayet iyi farkındayız. Daha önce yapıldığında hiçbir sorun teşkil etmeyen işlerin konu biz olduğumuzda bir anda krize dönüşmesinin sebebini elbette biliyoruz. Ülkemize yönelik sinsi tehditlerin gerisindeki siyasi ve ekonomik amaçlar apaçık ortadadır. Tabii bu işleri yapanlar sanıyorlar ki her şey kâğıt üzerinde olduğu gibi yürüyecek. Öyle olmayacak, öyle olmayacağının onlarca mesajını son birkaç yılda verdik. Anlamadıysalar buradan bir kez daha tekrarlayayım; Türkiye öyle sizin oyuncak gibi oynadığınız ülkelerden biri değildir.”

Türkiye’nin dostluğu ne kadar hasbi ise husumetinin de o derece şiddetli olacağını vurgulayarak, samimi olarak dostların sayısını çoğaltıp düşmanların sayısını azaltmanın peşinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu, asla bizi can evimizden vurmaya kalkanları öylece oturup seyredeceğimiz anlamına gelmiyor. Türkiye ve Türk milleti krizlere, çatışmalara, saldırılara, hatta ihanetlere karşı şerbetlidir. Biz bunların hepsini de göğüsler, Allah’ın izniyle hepsinin de üstesinden geliriz. Peki, bugün bize yaptıklarına yarın kendileri maruz kalanlar aynı mukavemeti gösterebilecekler mi? Hiç sanmıyorum. Güç zehirlemesiyle hareket edenlerin sonu mutlaka hüsran olacaktır” sözlerine yer verdi.

“KENDİ BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTA ZORLANAN AB, HER FIRSATTA BİZE PARMAK SALLIYOR”

Türkiye’ye karşı kullanılan malzemelerin giderek azaldığını belirterek, “Bu uğurda FETÖ gibi, PKK gibi 40 yıllık emeklerinin ürünü örgütleri dahi harcamayı göze aldılar; ama yine de neticeye ulaşamadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi bütünlüğünü korumakta zorlanan Avrupa Birliği’nin kendince her fırsatta Türkiye’ye parmak salladığını söyledi.

AB’nin, Türkiye’de AB fonlarında kesintiye gidileceği yönündeki açıklamasına işaret ederek, “Siz önce kendi içinizdeki teröristleri bir temizleyin, kendi ülkelerinizde hükûmetlerinizi bir kurun” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bize sürekli hukukun üstünlüğünden bahseden bir başka ülkenin hukuku kendi siyasi amaçları uğruna nasıl ayaklar altına aldığını görüyoruz. Diğer yöntemlerden de sonuç alamayacaklar. Yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Kardeşlerim, bunu başardığımızda Akif’in deyimiyle; ‘Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz / Bu yol ki Hak yoludur dönme bilmez yürürüz.’ Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

“Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltmak İçin Yerli Kaynakları Daha Fazla Kullanmalıyız”...

Elektrik Santralleri Toplu Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli kaynakları harekete geçirme modeliyle sadece enerji maliyetlerini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda enerji teknolojilerinin yerelleşmesi anlamında da ciddi bir devrime imza atıyoruz. Türkiye, bu alanda teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelme yolunda ilerliyor” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamu ve özel sektör tarafından inşa edilen ve bu yıl yapımı tamamlanarak hizmete alınan elektrik santrallerinin toplu açılış törenine katıldı. Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.


Santrallerin ülke ve millet için hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projelerin Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçenlere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ve yatırımcılara teşekkür etti.

“ELEKTRİK ENERJİSİ ALANINDAKİ YATIRIMLAR HIZ KESMEDEN DEVAM EDECEK”

Törenle birlikte 6 bin 90 megavat gücünde enerji üretecek bin 583 tesisin hizmete alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılsonuna kadar bin 191 tane, toplam 2 bin 132 megavatlık elektrik üretim tesisinin daha devreye alınacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılı içinde toplam 2 bin 774 adet ve 8 bin 222 megavatlık tesisin, Türkiye’ye kazandırılmış olacağını ifade etti. Bir yılda devreye giren üretim santralleri açısından yeni bir rekora imza attıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrik enerjisi alanındaki yatırımlara bundan sonra da hız kesmeden devam edeceklerini söyledi.

Ülkelerin büyüme ve refah oranlarıyla enerji tüketimleri arasında doğrudan bir ilişki olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 15 senedir yılda ortalama yüzde 5,7 oranında büyüyen Türkiye’nin enerji talebinin hızlı bir şekilde artığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 132,3 milyar kilovatsaat olan elektrik enerjisi tüketiminin 2016’da 278,3 milyar kilovatsaate ulaşarak tüketimin iki kattan fazla yükseldiğini kaydetti.

“TOPLAM KURULU GÜCÜMÜZÜ 32 BİN MEGAVATTAN 83 BİN MEGAVATA ÇIKARDIK”

Artan bu talebi karşılamak için son 15 yılda birçok yatırımı hayata geçirdiklerini, enerji alt yapısını yenilerken yeni yatırımlar da gerçekleştirerek toplam kurulu gücü 32 bin megavattan 83 bin megavata çıkardıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde ise yüzde 31’lik bir artış sağladıklarını söyledi.

Yerli kömürün elektrik üretimindeki payını yüzde 16’ya yükselttiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yılların yükselen ekonomileri olan Çin ve Hindistan’ın bu başarılarını önemli oranda elektrik üretiminde kömür kullanmaya borçlu olduğunu dile getirdi.

“BELLİ KESİMLER ENERJİ HAMLELERİMİZİ BALTALAMAK İÇİN ÖZEL ÇABA HARCIYOR”

Polonya’nın yüzde 84, Almanya’nın yüzde 42, İngiltere’nin yüzde 39 ve Danimarka’nın yüzde 34 oranında elektrik ihtiyacını kömürden karşıladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Durum bu kadar açık bir şekilde ortadayken ülkemizde sayıları az, fakat sesleri çok çıkan belli kesimlerin enerji hamlelerimizi baltalamak için özel çaba harcadıklarını görüyoruz. Boşuna çaba harcamayın. Bu kervan gidiyor, böyle de gidecek” diye konuştu.

Bu kesimlerin Türkiye’de bir dikili ağaçlarının ve bu alanlarda attıkları en ufak bir adımın olmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu ülkede karanlık bir köy görmek istemiyoruz. Bütün tesislerimizin makinelerinin takır takır çalıştığı bir Türkiye’yi yaşamak istiyoruz. Ve bütün kömür rezervlerimizi en batıdan en doğuya kullanmak durumundayız ve bunu da başaracağız” dedi.

Yerli kömür rezervlerinin hayata geçirildiği oranda cari açığın da azaltılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birtakım marjinal örgütlerin, Türkiye’nin farklı yerlerinde bu sabotaj girişimlerinin sancaktarlığını yaparak milletin kafasında istifhamlar oluşturmaya çalıştığını söyledi.

“RAHATSIZ OLSANIZ DA OLMASANIZ DA BİZ NÜKLEER ENERJİYİ YAPACAĞIZ”

Bir dönem hidroelektrik santrallerinin, enerji ihtiyaçlarının karşılanması için değil, bölücü terör örgütüyle mücadele için inşa edildiği yalanının ortaya atıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bu santrallerin enerji üretiminin yanında, içme ve sulama suyunun sağlanmasından göletlerin oluşturulmasına kadar pek çok kazanım sağladığının görüldüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine bu dönemde hidroelektrik santrallerinin yanı sıra rüzgâr ve güneş enerjisi ile termik santrallerde, Cumhuriyet tarihinde rekorlara imza atıldığına dikkat çekti ve “Şimdi nükleere giriyoruz, tabi nükleer de birilerini rahatsız ediyor. Rahatsız olsanız da, olmasanız da biz nükleer enerjiyi de yapacağız. Çünkü derdimiz ne? Derdimiz paçalda bu enerjiyi kilovatsaatte ne kadar daha ucuza halkımıza ulaştırırız, bunun derdi içindeyiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Bu safsatalarının tutmadığını görünce dümeni bu sefer çevreciliğe kırdılar. Ömürlerinde bir ağaç dikmemiş, bir fidana su vermemiş kişiler, birden başımıza ekoloji uzmanı kesildiler. Gezi olayları sırasında insanımızın canına kast eden, esnafın dükkânını yağmalayan, polisimize kurşun sıkan Vandalları, 3-5 ağaç için mücadele eden çevreci gençler diye pazarlamaya kalktılar. Baktılar bu etiket yurt dışındaki Türkiye düşmanı çevrelerde onlara prim kazandırıyor, işi terör örgütünün broşürüne çevirdikleri gazetelerinde eli kanlı teröristleri ekolojik kahramanlar olarak sunmaya kadar vardırdılar.”

“GERÇEK MANADA ÇEVRECİ OLMAYANLARI İFŞA ETMEYİ VAZİFE BİLİRİM”

Benzer tavırlara çukur eylemlerinde de şahit olunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle ki, kim gerçekten samimi çevreci, kim bu işleri başka amaçlar için kullanan istismarcı, inanın ayırt edemez hâle geldik. Eğer mesele gerçekten çevreyse, bu ülkenin orman varlığını yaklaşık 21 milyon hektardan 22,5 milyon hektara çıkartan bir iktidar partisinin lideri olarak, kimse kusura bakmasın, çevreci sıfatını ben bunlara bırakmam. İşte bu hassasiyetle gerçek manada çevreci olmayanları ifşa etmeyi de vazife bilirim” dedi.

Türkiye’de bu tür istismarları yapanların genellikle kendilerini ‘sol ve sosyalist’ gibi sıfatlarla tanımladığına işaret ederek, “Hâlbuki Türk solunun tarlası, sözüm ona karşı oldukları emperyalistler tarafından çok önceden sürülmüştür” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu grupların Türkiye tarihinin önemli bir bölümünde ülkenin büyümesini sabote etmenin, ülkeyi kaos ve çatışma ortamına sürüklemenin en kullanışlı araçları olduklarını, ‘kahrolsun’ dedikleri tüm güçlerin bilerek ya da bilmeyerek taşeronluğunu yaptıklarını belirtti.

“EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI SAVUNANLAR ENERJİ YATIRIMLARINA KARŞI ÇIKMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Dün darbecilere, vesayetçilere gönüllü hizmetkârlık edenler, bugün de Türkiye’nin enerji yatırımlarını baltalamak isteyenlere piyonluk yapıyor. Kimse aksini iddia etmesin, herkes kullanırken bu ülkede kömüre karşı çıkmak demek, ‘Türkiye kendi kaynaklarını değerlendirmesin’ demek değil midir? Nükleer güç santrallerine karşı çıkmak, ‘Türkiye enerjide dışa bağımlı olmaya devam etsin’ demek değil midir? Barajlara karşı çıkmak, her yıl milyarca dolarımızın dışarıya akıtılmasına aracılık etmek değil midir?”

Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını savunan, böyle bir iddiası ve hassasiyeti olan hiç kimsenin enerji yatırımlarına karşı çıkmasının mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji politikalarında ve uygulamalarında eksik, hata veya yanlış varsa bunları tartışmanın başka bir şey; yapılan işlere toptan karşı çıkıp engellemeye çalışmanın başka bir şey olduğunu vurguladı.

Burada meselenin çevre, ağaç ve ekolojik hassasiyet olmadığını çok iyi bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların derdi gerçekten çevre olsa, mesela Avrupa Birliği’nin 2024 ve sonrası için belirlediği emisyon kriterlerinin de altında bir teknolojiyle üretim yapacak olan Çayırhan Termik Santrali ihalesine karşı çıkmazlar. Ama böyle bir dertleri yok. Ecdadımız ne diyor? ‘Göz nereye bakarsa gönül oraya akar. Gönül nereye akarsa ayak oraya koşar.’ Bunların da gözleri husumete baktığı için gönülleri de kin ve nefrete akıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE YOLUNDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Ülke ve millet için hayata geçirdikleri tüm kritik projelerde hırsları akıllarının önüne geçmiş olan bu çevrelerin saldırılarına her zaman muhatap olduklarını; ancak milletin de bu çevrelerin karakterini artık çok iyi bildiği için, yaptıkları tezvirata itibar etmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz büyük ve güçlü Türkiye yolunda yürümeye devam edeceğiz. Hedeflerimize ulaşmak için daha çok çalışacak, daha çok yatırım yapacak, daha çok üretecek, daha çok istihdam sağlayacak, daha çok ihraç edecek, velhasıl daha büyük adımlar atacağız” açıklamasında bulundu.

Sürdürülebilir büyümeyi temin etmek için enerjide dışa bağımlılığın en aza indirilmesi, bunun için de yerli kaynakların daha fazla kullanılması gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Allah’ın bize bir emaneti olan tabiata saygı duymadan sürdürülebilir büyümeden zaten söz edemeyiz. Biz bu ikisini birlikte yapacak anlayışa ve imkâna sahip olduğumuza inanıyoruz. Yerli kaynakları harekete geçirme kararı aldığımızda, açıkçası bu derece başarılı bir ivme yakalayacağımızı ummuyorduk, ama hamdolsun çok iyi gidiyoruz. Mesela daha önce güneş enerjisindeki rakam 19 doların üzerindeydi, son ihalede güneşte kilovat/saat başına 6,99 dolar fiyat verildi. Aynı şekilde rüzgârda verilen 3,48 dolarlık teklif de yine bir rekordur. Türkiye bugün yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde yüzde 32’lik payla Fransa, Almanya, Belçika, Avusturalya, Güney Kore, Hindistan, Çin, Rusya ve Japonya gibi ülkelerin de önüne geçti.”

“ENERJİ TEKNOLOJİLERİNİN YERELLEŞMESİ ANLAMINDA CİDDİ BİR DEVRİME İMZA ATIYORUZ”

Yerli kaynakları harekete geçirme modelinin sadece enerji maliyetlerini düşürmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı zamanda enerji teknolojilerinin yerelleşmesi anlamında da ciddi bir devrime imza atıyoruz. Türkiye bu alanda teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna gelme yolunda ilerliyor” dedi.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde 10 bin megavat güneş ve 10 bin megavat rüzgâr enerjisini devreye almak istediklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna hazır olan girişimcilerimizin şu anda aramızda olduğunu görüyorum, bundan dolayı da mutluyum. Bakanlığımızın yerli kömüre daha fazla teşvik sağlanması konusunda çalıştığını da biliyorum. Bu hususta önümüzdeki yılın ilk aylarında inşallah bir müjde açıklanacak, millî enerji ve maden politikası Türkiye’nin gelecek yıllardaki hedeflerine ulaşmasında önemli bir itici güç olacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizim temel meselemiz, siyasi, mali, ekonomik, diplomatik, adli, askerî, kültürel, her alanda millî ve yerli bir altyapıya sahip olmaktır. İnşallah bunu hep birlikte gerçekleştireceğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yatırımcılardan yeni proje haberlerini beklediğini söyledi.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Uğur Hanbey Aladağ
 
Etiketler: Erdoğan;, Dostluğumuz, Ne, Kadar, Hasbiyse,, Husumetimiz, de, O, Kadar, Şedittir,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Akhisarspor
0
0
0
0
0
0
2
Trabzonspor
0
0
0
0
0
0
3
Sivasspor
0
0
0
0
0
0
4
MKE Ankaragücü
0
0
0
0
0
0
5
Medipol Başakşehir
0
0
0
0
0
0
6
Kayserispor
0
0
0
0
0
0
7
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
0
8
Göztepe
0
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
0
10
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
0
11
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
0
12
Bursaspor
0
0
0
0
0
0
13
BŞB Erzurumspor
0
0
0
0
0
0
14
Beşiktaş
0
0
0
0
0
0
15
Atiker Konyaspor
0
0
0
0
0
0
16
Antalyaspor
0
0
0
0
0
0
17
Alanyaspor
0
0
0
0
0
0
18
Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
0
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv