Haber Detayı
10 Mart 2018 - Cumartesi 21:00
 
Erdoğan; Kahraman vatan evlatları Zeytin Dalı Harekatında destan yazıyor
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Kahraman güvenlik güçlerinin, Mehmetçiklerin, jandarmanın, polislerin, güvenlik korucularının, Özgür Suriye Ordusu mensuplarının her birinin gösterdikleri cesaretle âdeta analarından emdikleri sütün helal ettirmek için yarıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, an itibariyle Afrin operasyonunda etkisiz hâle getirilen terörist sayısının 3 bin 213 olduğunu kaydetti.
Siyaset Haberi
Erdoğan; Kahraman vatan evlatları Zeytin Dalı Harekatında destan yazıyor

“Dünyada gerçekten insan hakları peşinde olan hangi kuruluş varsa yürüttüğü mücadelede Türkiye’nin yanında olmak zorunda."

AK Parti Mersin 6. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafa geldiğinde çatışma bölgelerindeki çocukların, kadınların, sivillerin hakları diye ortalığı inletenler Suriye’de, Irak’ta âdeta gözleri görmez, kulakları duymaz hâle geliyor. Çünkü bunların hiçbirinin derdi ağızlarından dökülen kelimeler, kavramlar, değerler değil. Bunların tek derdi, parıltılı ambalajlar içinde kendi çıkarlarını korumak, her şeyi bu uğurda kullanmak. Bunların tek amacı, coğrafyamızın petrolü, gazı yer altı ve yer üstü kaynaklarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mersin'de Bozkurt işaretp yaptı.

Mersin Servet Tazegül Spor Salonunda düzenlenen kongre öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra kongrenin yapılacağı salonda partililere hitap etti.

“KAHRAMAN VATAN EVLATLARI ZEYTİN DALI HAREKÂTI’NDA DESTAN YAZIYOR”

Kahraman güvenlik güçlerinin, Mehmetçiklerin, jandarmanın, polislerin, güvenlik korucularının, Özgür Suriye Ordusu mensuplarının her birinin gösterdikleri cesaretle âdeta analarından emdikleri sütün helal ettirmek için yarıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, an itibariyle Afrin operasyonunda etkisiz hâle getirilen terörist sayısının 3 bin 213 olduğunu kaydetti. Bu kahramanların daha önce bölücü terör örgütü mensuplarına gizlendikleri dağları dar ettiklerini, hendek eylemlerinde teröristleri kazdıkları çukurlara gömdüklerini, Fırat Kalkanı Harekâtı’nda Cerablus’tan El-Bab ve Rai’ye kadar olan bölgeyi DEAŞ’a mezar ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin de 15 Temmuz gecesi 7’sinden 70’ine genciyle yaşlısıyla, erkeğiyle kadınıyla, fakiriyle zenginiyle yüreğinde kor gibi yanan bir imana sahip olduğunu, çıplak elleriyle dünyanın en gelişmiş savaş araçlarını durdurabileceğini gösterdiğini vurguladı. Kahraman vatan evlatlarının şimdi de Afrin Bölgesindeki Zeytin Dalı Harekâtı’nda destan yazdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ana kadar 900 kilometrekareye varan alanın teröristlerden temizlendiğini bildirdi.

“TERÖRİSTLER, ÇOCUKLARI, KADINLARI, SİVİLLERİ KATLETMEYE ÇEKİNMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin Suriye’deki tek amacının sınırları boyunca terör örgütünü Suriye topraklarından söküp atmak olduğunu tekrarladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “Tek bir masum bile maddi manevi tarar görmesin diye kendi askerlerimizin hayatını riske atarken, teröristler gözlerini kırpmadan çocukları, kadınları, sivilleri katletmekten çekinmiyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan siviller konusundaki hassasiyeti şöyle açıkladı: “Hep söylüyorum, burada bir kez daha tekrarlıyorum; eğer biz teröristler ve Suriye’de yaptıklarını gördüğümüz kimi ülkeler gibi vicdanımızı, ahlakımızı, hassasiyetlerimizi rafa kaldırmış olsak, Afrin’i ele geçirmek üç günlük işti, üç günlük. Ama biz çok hassasız. Suriye’de Humus’un, Halep’in, Şam’ın o kenar mahallelerinin, Derağa’nın, Rakka’nın, Hama’nın, Deyrizor’un, İdlib’in nasıl yerle yeksan edildiğini gayet iyi biliyoruz. Biz onları gördük, acımasızca yaptılar bunları. Varil bombalarını nasıl indirdiklerini çok iyi biliyoruz. Irak’ta Musul’un, Bağdat’ın, Felluce’nin ve daha nice şehirlerin nasıl hoyratça enkaza çevrildiğini çok iyi biliyoruz. Daha da ötesi bu şehirlerdeki yıkımın ve can kayıplarının öyle sadece çatışmayla açıklanamayacağının, bunun ötesinde kasıtlar olduğunun da çok iyi farkındayız. Ama biz onlar gibi olmadık, olmayacağız. Biz hem dinimiz, hem de kültürümüz gereği asla yıkmanın, yok etmenin peşine düşmedik, düşemeyiz.”

“AFRİN’İ TÜM ALT YAPI VE ÜST YAPI HİZMETLERİYLE AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeyi teröristlerden temizledikten sonra tıpkı Fırat Kalkanı bölgesinde olduğu gibi Afrin’nin de tüm alt yapı ve üst yapı hizmetleriyle ayağa kaldırılacağını ifade etti. Daha sonra Münbiç, Ayn el Arap, Tel Abyad, Resulayn, Kamışlı’yı da teröristlerden temizleyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada gerçekten insan hakları peşinde olan, gerçekten terörizme karşı samimi duruş sergileyen kim varsa, hangi kuruluş varsa, yürüttüğü mücadelede Türkiye’nin yanında olmak zorunda olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi buradan sesleniyorum; ey NATO, neredesin? Bu kadar mücadele veriyoruz. Türkiye, NATO’nun ülkesi değil mi, neredesin? Afganistan’da hemen NATO üyesi ülkeleri oraya davet ettin. Peki, Suriye’de? Suriye’de, NATO üyesi olan ülkeler aslında kudretleri yetse kalkacaklar onlar açık net karşımıza dikilecekler. Fakat Türkiye’nin dik durduğunu görünce buna cüret edemiyorlar. Ama bizim isteğimiz şuydu: Afganistan’da çağırdın geldik, Somali’ye çağırdın geldik, Balkanlar’a çağırdın geldik. Şimdi de ben çağırıyorum, hadi bakalım Suriye’ye gel, niye gelmiyorsun? 911 kilometre sınırları olan Türkiye şu anda tehdit altında, niye gelmiyorsun, neden? İsim mi açıklayacağım? Gel, adil davranın adil. Sadece kuru kelamlar bizi doyurmuyor, bunlara da inanmıyoruz artık. Samimi olun, dürüst olun, üzerinize düşen görevi de yerine getirin. Maalesef bu konularda çok dertliyiz. Lafa geldiğinde insan hakları konusunda mangalda kül bırakmayanlar bölücü örgütün insan hakları ihlalleri karşısında dut yemiş bülbüle dönüyorlar. Lafa geldiğinde çatışma bölgelerindeki çocukların, kadınların, sivillerin hakları diye ortalığı inletenler Suriye’de, Irak’ta âdeta gözleri görmez, kulakları duymaz hâle geliyorlar. Çünkü bunların hiçbirinin derdi ağızlarından dökülen kelimeler, kavramlar, değerler değildir. Bunların tek derdi, parıltılı ambalajlar içinde kendi çıkarlarını korumak, her şeyi bu uğurda kullanmaktır. Bunların tek amacı, coğrafyamızın petrolüdür, gazıdır, yer altı ve yer üstü kaynaklarıdır. Bunun için teröristleri dahi kullanmaktan çekinmemişlerdir.”

“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE YÜRÜTTÜĞÜMÜZ MÜCADELEYİ SONUNA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’yi yıllarca DEAŞ’a karşı yeterince iyi mücadele etmemekle suçlayanların, Türkiye’nin tüm çabalarına rağmen kendi ülkelerinden bu örgüte katılmaya giden on binlerce kişiye hiçbir engel çıkarmadıklarını söyledi. Kendi ülkelerinin pasaportuyla Türkiye’ye gelip buradan başka yerlere gidenlerin hesabını Türkiye’den sormaya kalkanların, şimdi PYD ve YPG’ye katılmak için gelenler konusunda da aynısını yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye’den giden tabutların üzerindeki paçavraların, terörle mücadele konusundaki riyakârlığın canlı birer ispatı olduğunu vurguladı. Bunun da ötesinde en tepelerindeki yöneticiler kendileriyle konuştuklarında aksini söylüyor olsa da, diğer her seviyede alenen ve resmen terör örgütünün yanında yer alan devletlerin bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim durumun dünyayı hiçbir ülkenin terör örgütleriyle olan ilişkilerinden dolayı sorgulanamayacağı, yaptırıma tabi tutulamayacağı tehlikeli bir yere doğru sürüklediğine dikkat çekti.

Bu felaketten en büyük zararı, şu anda terör örgütleriyle ‘al takke-ver külah’ ilişkisi içinde olanların göreceği konusunda kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bölgemizdeki devletler başta olmak üzere siyasi ve ekonomik güçsüz ülkelerin zaten başları yeteri kadar sıkıntıdadır, diğerleri ise bu konuda hem talimsiz, hem de dayanıksızdır. En küçük bir hadisenin dahi çok büyük kaosa, çok büyük korkuya yol açtığı bu ülkelerin terörün gerçek yüzüyle muhatap olduklarında düşecekleri durumu biz düşünmek dahi istemiyoruz. Biz hem terör örgütleriyle yürüttüğümüz amansız mücadeleyi, hem de ikaz görevimizi sonuna kadar yerine getireceğiz “ şeklinde konuştu.

“HER İMTİHAN AYNI ZAMANDA BİR İMKÂN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan her krizin içinde yeni fırsatların olduğunu söyleyerek her imtihanın aynı zamanda bir imkân olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. Bölgede yaşanan ve şer gibi gözüken hadiselerin Türkiye ve dostları için hayra tebdil olacağına yürekten inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ümidin Müslümanın kılavuzu olduğunu vurguladı. “Ümidimizi kaybettiğimizde, Allah muhafaza istikametimizi de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız. Üstelik bizim ümitli olmamız için sebebimiz çok” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siyasi, sosyal, ekonomik, her bakımdan sürekli ileriye doğru gittiğini ifade etti. Türkiye’nin geçtiğimiz yıl elde edilen yüzde 11’lik rekor büyüme ile dünya birincisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda dünyanın ilk 10 sırasındaki yatırımın beş altı tanesinin ülkede yürütüldüğünü hatırlattı. Mersinlilerden, ellerini ovuşturarak Türkiye’nin tökezlemesini bekleyenlere hak ettikleri dersi vermelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” vurgusuyla tamamladı.

“Türkiye’de insanların inancı, itikadı ve meşrebinden dolayı horlandığı günler geride kaldı”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Antalya 6. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Antalya Kapalı Spor Salonunda düzenlenen kongre öncesinde kendisini bekleyen vatandaşlara bir selamlama konuşması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından kongrenin yapılacağı salona geçerek partililere hitap etti.


Konuşmasına kongrenin teşkilat ve ülke için hayırlı olması temennisiyle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağımsızlık ve milletin geleceği için canlarını feda eden tüm şehitlere rahmet dileğinde bulundu.

“DİN, İLİM, AHLAK VE ADALET BİZİ MİLLET OLARAK AYAKTA TUTAN TAŞIYICI SÜTUNLARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu topraklar Malazgirt’ten, 1071’den beri onca saldırıya, ihanete ve pusuya rağmen hâlen İslam’ın kalesiyse, bunu gözlerini kırpmadan şehit olan o cengâverlere borçluyuz. 780 bin kilometrekarenin her bir karışında huzur ve emniyet içerisinde hayatımızı devam ettirebiliyorsak, bunu önce Allah’a, sonra şehitlerimizin fedakârlığına borçluyuz. Rabbim hepsinden razı olsun” şeklinde konuştu.

Antalya’nın, asırlardır yetiştirdiği âlimler, kadılar, hocalar ve devlet adamlarıyla medeniyetimizin en önemli karargâhlarından biri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elmalılı Hamdi Yazır, Ahmet Hamdi Akseki, Seyit Cemalettin Hazretleri, Ahi Yusuf, Şeyh Sinan, Şengül Dede gibi birçok ilim ve gönül erbabının bu toprakları ilim, hikmet ve aşkla yoğurduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Nasıl kökleriyle bağı kopan bir ağacın ayakta kalması mümkün değilse, medeniyet değerleriyle bağı zayıflayan bir milletin de varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Din, ilim, ahlak ve adalet bizi millet olarak ayakta tutan taşıyıcı sütunlardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin üç kıta yedi iklimde cenk meydanlarını “Allah Allah” nidalarıyla inletmiş bir ecdadın torunları olduğunu, Kudüs’e, Mekke’ye, Medine’ye hizmetkârlık yapmayı en büyük paye gören, en büyük şeref kabul eden bir milletin mensupları olduğumuzu ifade etti. Türk milletini yüzyıllardır dimdik ayakta tutan asıl hasletlerin bunlar olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Nasıl biz bu gücümüzün farkındaysak, elbette hasımlarımız da bunun farkında. Biz nasıl hayat pınarlarımızı korumanın mücadelesini veriyorsak, onlar da bu pınarları kurutmanın çabası içindedir.”

Son iki asırdır Türk milletinin can damarlarını kesmek için içeriden ve dışarıdan nasıl bir kampanya yürütüldüğünü herkesin bildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkleri savaş meydanında değil asıl tarihte yenmek gerektiğini söyleyenlerin doğrudan milletin değerlerine saldırdıklarını vurguladı.

“MİLLETİMİZ HİÇBİR ZAMAN ÖZÜNE VE KARAKTERİNE YABANCI İDEOLOJİLERİN PEŞİNE DÜŞMEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, senelerce ülkemizde belli kesimlerin ağızlarını her açışlarında “din terakkiye, yani ilerlemeye manidir” demelerinin boşuna olmadığını, Osmanlı’nın gerilemesinin nedeni olarak başka unsurların değil sadece ve sadece milletimizin inancının, itikadının mensubu olduğu medeniyetin gösterilmesinin de sebepsiz olmadığını vurguladı.

Tek parti döneminde camilerin, mihrapların öksüz, minarelerinin ezansız bırakılmasının nedenin de bu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ne mucize, ne efsun, ne örümcek, ne yosun, Çankaya yeter bize, Kâbe Arap’ın olsun” mısralarını hatırlattı.

Bu ülkenin bu tür putperestlerle dolu olduğunu, bu mısralarla sembolleşen o karanlık zihniyetin tüm çabalarına rağmen milletimizin dirayeti sayesinde başarılı olamadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bunların haşa bir sürü abuk sabuk ifadeyle Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’i istismar etme gayretleri de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Hak dini Kur’an dili tarzı abidevi eserler ortaya koyarak her düzeyde sorumluluk üstlenerek bu din ve millet düşmanlarının heveslerini kursaklarında bırakan Elmalılı Hamdi Yazır ve Ahmet Hamdi Akseki gibi âlimlerimizden Allah razı olsun. Ecdadımızın mirasını yaşatmanın mücadelesini veren dava adamları çile çekmişler, bedel ödemişler, baskı görmüşler. Ancak milletimizin hayat pınarlarının kurutulmasına müsaade etmemişlerdir. Milletimiz de hamdolsun hiçbir zaman özüne, ruhuna ve karakterine yabancı ideolojilerin peşine düşmemiştir” şeklinde konuştu.

“TÜRKLERİ İSLAMSIZLAŞTIRMA PROJELERİ HER SEFERİNDE AKAMETE UĞRATILDI”

Ölüleri yakma projelerine, başörtüsü düşmanlığına rağmen milletin asla millî ve manevi değerlerinden taviz vermediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslüman mahallesinde salyangoz satma girişimlerinin bugüne kadar hep başarısız olduğunu, Türkleri İslamsızlaştırma projelerinin de insanımızın basireti, âlimlerin gayretleriyle her seferinde akamete uğratıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Er meydanında bileğimizi bükemeyenler, bizi madden ve manen esir alamayanlar, köklerimize saldırmaya devam ediyor. 40 yıl boyunca sinsi bir yılan gibi milletimizin koynunda beslenen; din, hayır, hizmet, himmet gibi kavramları kullanarak devletimize ve toplum bünyemize sızan FETÖ, bu saldırının en son örneğidir” dedi.

“BU MİLLET DİNİNE, İMANINA, İTİKADINA ÇELİK HALATLARLA BAĞLIDIR”

El Kaide, DEAŞ gibi eli kanlı çetelerin de aynı şekilde bu küresel projenin ürünleri, araçları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu örgütlerin hedefinin sadece Müslümanlar olduğuna dikkat çekti. Bu terör örgütlerinin saflarında savaşanların neredeyse sadece Müslüman kanı döktüklerini, bir taraftan masum insanların kanını su gibi akıtırlarken, diğer taraftan da İslam düşmanlarına istismar edebilecekleri bolca malzeme verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örgütlerin bir başka gayesi de, sahih İslam anlayışıyla Müslümanlar arasındaki o muhkem bağı kopartmaktır. Dinimizi tahkir edenler ile dinimizin kavramlarını bu amaçla kullananlar aslında aynı plana hizmet ediyorlar. Biri timsahın alt çenesi, diğeri de üst çenesidir. Ancak her ikisinin de hedefi Müslümanlardır. Asırlardır bizi ayakta tutan kadim değerlerimizdir. Biz bunların çalışma usullerini, niyetlerini, perdelemeye çalıştıkları emellerini çok iyi tanıyoruz. Zira bunların nereden, nasıl talimatlar aldıklarını da gayet iyi biliyoruz. Bunların cibilliyetini değil ciğerlerini de iyi okuruz. Bu millet dinine, imanına, itikadına çelik halatlarla bağlı bir millettir. Hiç kimsenin, hiçbir sinsi planın bu bağı kesmeye gücü yetmez. Bizler 40 yıllık siyasi hayatımız boyunca olduğu gibi bundan sonra da inancımızı ve değerlerimizi hedef alan bu saldırılarla ve onların gerisindeki çevrelerle mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı yanlış örneklerin büyütülerek, köpürtülerek milletin inancına saldırı vesilesi hâline getirilmesine göz yummayacaklarını kaydetti. Bu mücadeleyi yürütürken aynı zamanda milletin gönül dünyasını mamur eden ehli tarikin, ehli ilmin, hikmet erlerinin zarar görmesine de kesinlikle izin vermeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de artık insanların inancından, itikadından, meşrebinden dolayı horlandığı günlerin geride kaldığının altını çizdi. Bu ülkede vatandaşların kılık kıyafeti veya dış görünüşü sebebiyle baskı gördüğü dönemlerin de son bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Rabbim bize imkân verdiği sürece hiç kimsenin o dönemleri horlatmasına da, buna zemin hazırlamasına da müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bizim sorumluluğumuz 81 milyon vatandaşımızın tamamına karşıdır. Hepsinin yaşamı bizim teminatımız altındadır. Attığımız her adımda bu sorumlulukla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
Etiketler: Erdoğan;, Kahraman, vatan, evlatları, Zeytin, Dalı, Harekatında, destan, yazıyor, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı