Haber Detayı
14 Mart 2018 - Çarşamba 16:09
 
Kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit etmesine izin vermeyeceğiz
Uğur Hanbey Aladağ...:Malatya Olay...: Artık kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit ve tedip etmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Şayet bir ülkenin yönetimi kendi topraklarını ülkemizi tehdit eden teröristlerden arındıramıyorsa, kimse bize ‘Burada ne arıyorsunuz?’ sorusunu yöneltemez. Hele hele binlerce kilometre öteden gelenlerin böyle bir hakkı hiç yoktur.”
Gündem Haberi


Erdoğan “Kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit etmesine izin vermeyeceğiz”...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 46. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Afrin’i de Mümbiç’i de teröristlerden temizleyeceğiz. Fırat’ın doğusunu da Kuzey Irak sınırımıza kadar aynı şekilde teröristlerden temizleyeceğiz. Artık kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit ve tedip etmesine izin vermeyeceğiz. Şayet bir ülkenin yönetimi kendi topraklarını ülkemizi tehdit eden teröristlerden arındıramıyorsa, kimse bize ‘Burada ne arıyorsunuz?’ sorusunu yöneltemez” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 46. Muhtarlar Toplantısı’na katıldı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasete başladıkları günden beri her işlerini milletle istişare ederek yürüttüklerini, bugün de tüm kritik hususlarda önce milletin ne istediğine, ne beklediğine, ne talep ettiğine bakarak hareket ettiklerini söyledi.

Mahallelerinin sözcüsü, temsilcisi, ortak aklı ve vicdanı olarak gördükleri muhtarlarla her fırsatta birlikte olmaya bunun için önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, onlardan aldıkları ilhamla, moralle ülkenin meselelerinin çözümü için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.

2002’den beri bu anlayışla çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yılda ülkeyi dört kat büyüterek bu çabalarının meyvesini aldıklarını, Türkiye’yi millî gelirinin büyüklüğü bakımından dünyada 17’nci, satın alma paritesine göre ise 13’üncü sıraya getirdiklerini bildirdi.

“ŞEYTANI DA TAŞLADIK, TAVAFIMIZI DA YAPTIK”

Şu anda Zeytin Dalı Harekâtı’nı, daha önce de Fırat Kalkanı Harekâtı’nı kimseden yardım almaksızın yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün imkân ve güçlerinin millete ait olduğunu, milletten aldıkları ilhamla, kaynakla bu yola çıktıklarını ve devam ettiklerini söyledi. Allah’ın yardımı ve milletin desteği olmasaydı engellerin üstesinden gelemeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hani ‘şeytan taşlamaktan tavaf etmeye fırsat bulamıyor’ derler ya, bizi işte bu duruma düşürmek istediler. Hamdolsun biz şeytanı da taşladık, tavafımızı da yaptık. Bir başka ifadeyle; hem karşımıza çıkartılan engelleri, kurulan tuzakları birer birer aştık, hem de milletimize söz verdiğimiz hizmetleri birer birer hayata geçirdik” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünü hatırlatarak, Mehmet Akif Ersoy’un yaşanılan hadiseleri mısralara döküşündeki sıranın ve ahengin hangi aşamalardan geçerek bugüne gelindiğinin açık ifadesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın dille birlikte kalple de okunduğunda anlaşılabileceğini söyleyerek, marşın hakiki manasını yüreklere nakşedecek bir bestenin yapılamamış olmasının üzüntü verici olduğunu kaydetti. “Tabii burada da bestekârlara görev düşüyor. Güfte var, ama maalesef istenilen beste yok. Temenni ederiz ki o da çıkar, inşallah bir gün o da olur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 34 yıllık terörle mücadele dönemini hakkıyla ifade edecek bir şiir ve marşın olmamasının da hayıflanılacak bir mesele olduğunu belirterek, Afrin ve Fırat Kalkanı Harekâtı, 15 Temmuz destanıyla ilgili marşların da yazılması gerektiğine işaret etti.

“SİVİLLERİ GÖZETMESEK AFRİN OPERASYONU ÇOKTAN BİTMİŞTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, Zeytin Dalı Harekâtı’nda 3 bin 444 teröristin etkisiz hâle getirildiği bilgisini paylaşarak, akşama kadar Afrin kuşatmasının tamamlanabileceğini de ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin operasyonunda askerlerin siviller konusundaki hassasiyetine dikkat çekerek, “Cezayir’de 5 milyon insanı katledenler kalkıp da Türkiye’ye hesap sormasın, önce onlar bunun hesabını versin. Ruanda’da, Libya’da on binler, yüz binleri öldürdüler, önce onlar bunun hesabını versinler. Irak’ta on binleri, yüz binleri öldürenler önce bunun hesabını versinler. Bunların hesabını vermeyenler kalkıp da Türkiye’ye hesap sormaya yeltenmesinler. Türkiye eğer sivilleri öldürmeyi hedef alsaydı şu anda Afrin çoktan bitmişti. Her türlü hassasiyet gözetiliyor, dikkat ediliyor ve bakın şu anda önce siviller arabalara bindirilerek özel bir koridordan Afrin’den çıkartılıyor” dedi.

Fırat Kalkanı Harekâtı’nda dünyanın en tehlikeli, en vahşi örgütü olan DEAŞ’ın Türkiye’nin karşısına dikildiğini, DEAŞ’la savaştıklarını söyleyenlerin bir taraftan DEAŞ’ı destek verdiklerini ifade etti.

Türkiye’ye parasıyla verilmeyen silahların terör örgütlerine verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunlara rağmen, dünyanın en iyi askerî eğitimlerinden geçirilen, Batı medyası tarafından allanıp pullanan teröristlerin, ordumuzun girdiği her yerde kuyruklarını kıstırıp kaçtıklarını söyledi.

“Kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit etmesine izin vermeyeceğiz”

“AFRİN’DEKİ TERÖRİSTLER DAHA BİZ GELMEDEN KAÇMAYA BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölücü örgütün saflarında sadece PKK’lılar, PYD’liler değil aynı zamanda DEAŞ’lılar, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş cani ruhlu Haçlı artığı tipler var. Hiçbiri de bizim Mehmetçiklerimizin karşısında varlık gösteremedi. Güya Afrin şehir merkezinde direniş yapacak olan teröristler de daha biz gelmeden arkalarına bakmadan kaçmaya başladılar. Tabii bu durumda bile alçaklığı elden bırakmıyorlar. Hem kaçıyor, hem de kendilerine göre bazı sinsi planlar da yapıyorlar. Kendileri kaçarken şehirden çıkmak isteyen sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak amacıyla engelliyorlar. Teröristlerin bölgeye girmek ve çıkmak için kullandıkları doğu tarafı bugün-yarın kapanacak inşallah.”

Zeytin Dalı Harekâtı’na başlanılan günden beri sürekli gündeme getirilen Afrin şehir merkezinin rejim güçlerine devredilmesi projesinin, kuşatmanın tamamlandığı şu günlerde dahi köpürtülmeye devam edildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz, daha önce de çeşitli defalar bu oyun oynanmaya çalışıldı. Bu amaçla Afrin’e gidecek konvoylar yola bile çıkarıldı; peki ne oldu? Bu konvoyları içlerindeki sivillere zarar vermeden yollarda imha ettik ve oyunu bozduk. Bakın şimdi de buradan söylüyorum: Şimdi de yapacağımız aynısıdır, bu böyle bilinmeli. Afrin’i de teröristlerden temizleyeceğiz, Münbiç’i de temizleyeceğiz, Fırat’ın doğusunu da Kuzey Irak sınırımıza kadar aynı şekilde teröristlerden temizleyeceğiz. Hedefler topraklar değil, hedef tamamen teröristlerden bölgeyi arındırmaktır” dedi.

“KİMSE BİZE ‘BURADA NE ARIYORSUNUZ?’ SORUSUNU YÖNELTEMEZ”

Artık kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit ve tedip etmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Şayet bir ülkenin yönetimi kendi topraklarını ülkemizi tehdit eden teröristlerden arındıramıyorsa, kimse bize ‘Burada ne arıyorsunuz?’ sorusunu yöneltemez. Hele hele binlerce kilometre öteden gelenlerin böyle bir hakkı hiç yoktur.”

Bugüne kadar girilen her mücadeleyi bu inançla yürüterek başarıya ulaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrin’de de yaptığımız budur. Onun için hep biz kimin ne dediğine değil Allah’ın ne emrettiğine, milletimizin ne istediğine bakarız. Böyle diyoruz, böyle yaklaşıyoruz. Bizim önceliğimiz elbette kendi topraklarımızdır, kendi güvenliğimizdir. Onunla birlikte kendi bölgemizdir, bu bölgedeki kardeşlerimizin huzurudur. Ama bunun yanında dünya çapında bir büyük değişimin sancılarının yaşandığının da gayet iyi farkındayız. Bir yönüyle ticari, bir yönüyle diplomatik, bir yönüyle askerî bu büyük değişim karşısında her alanda kendimizi daha ileriye taşıyacak adımları atmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.

“TÜRK MİLLETİ TARİHİNİN HİÇBİR DÖNEMİNDE KİMSEDEN HİMMET BEKLEMEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan terör örgütlerine her türlü desteği sağlayanlara, hatta ülkelerinde bunlara büro açtıranlara kendisinin söyleyecek hiçbir sözü olmadığını belirterek, “Gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz” ifadesini kullandı. Türkiye’nin hem kendisini hem de bölgedeki kardeşlerini PYD ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin zulmünden kurtaracak güce ve imkâna sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin tarihinin hiçbir döneminde kimseden himmet beklemediğini, her ne yaptıysa kendi yüreğinin, birikiminin gücüyle yaptığını ve bugün de aynı yöntemi izlediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda, Türkiye büyürken, gelişirken, birtakım eksikliklerin de hızla telafi edilmesi gerektiğine işaret ederek, bugünün Türkiye’sinde okuma-yazma bilmeyen insanlarımızın bulunmasını asla kabul edemeyeceklerini vurguladı. Her fırsatta bu eksiği giderecek kampanyalar başlatıldığını ve yürütülen çalışmalara destek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen “Ana Kız Okuldayız” kampanyasından çok müspet neticeler aldıklarını ifade etti.

OKUMA-YAZMA KAMPANYASINA DESTEK ÇAĞRISI

Bu kampanya sayesinde 2008 yılında 4 milyon 863 bin olan okuma-yazma bilmeyen vatandaşımızın sayısının 2 milyon 784 bine gerilediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eşimle birlikte 1 Şubat 2018 tarihi itibariyle hâlâ 2 milyon 462 bin olarak tespit edilen okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarımıza yönelik yeni bir seferberlik başlattık. Yaşı ilerlediği için artık okula gitme imkânı olmayan vatandaşlarımıza yönelik bu kampanyanın hedefi okuma-yazma bilmeyen herkese ulaşmaktır. Millî Eğitim Bakanlığımıza bağlı Halk Eğitim Merkezleri talep olması hâlinde bir kişi için dahi okuma-yazma kursu açmakla görevlidir. Kurs için gereken eğitim araçlarının tamamı devletimizce karşılanıyor” dedi.

Bu kampanyanın sadece kendi vatandaşlarımızla sınırlı tutulmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Suriyeliler başta olmak üzere ülkemizde yaşayan yabancıların da istifade edebilmesini sağladık. Video ve akıllı telefon uygulamaları gibi tekniklerle de desteklenen bu kampanya tüm halk eğitim merkezlerimizde sürüyor. Hâlen 275 bin vatandaşımızın kayıt yaptırdığı kampanyamızın daha da genişlemesini arzu ediyoruz. Muhtarlarımız olarak sizlerden ricam şudur: Mahallelerinizdeki okuma-yazma bilmeyen vatandaşlarımızı ve diğer ülkelerden gelmiş olan misafirlerimizi tespit ederek bu kurslara gitmelerini sağlamanızdır.”

"Türkiye, dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri hâline geldi”...

"Türkiye, dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri hâline geldi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen programda yaptığı konuşmada, “Türkiye, her atılımı gibi, sağlık konusundaki katettiği mesafeyi de, kendisiyle birlikte tüm dostlarının, tüm insanlığın hizmetine sunuyor. Uluslararası camiadan ülkemize ciddi denilebilecek oranda hasta alabiliyoruz, bu noktaya geldik. Bugün Türkiye, dünyanın en önemli uluslararası sağlık hizmetleri merkezlerinden biri hâline gelmiştir” dedi.

 
 
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen programa katılarak bir konuşma yaptı.


Türkiye’nin 81 ilinden gelen hekimlere ve sağlık camiasından katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının eşrefi mahlûkat, yani yaratılmışların en şereflisi olan insana verilebilecek en güzel hizmeti ifa ettiklerini söyleyerek Tıp Bayramını tebrik etti.

“SİZE KALKAN ELLERİ AFFETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

“Bizim medeniyetimizde tıp ilmiyle meşgul olmak demek, aynı zamanda Rabbimizin insan üzerinde tecelli eden hikmetlerine, mucizelerine de şahit olmak demektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için tıp âlimlerinin hepsinin, aynı zamanda dini ilimler alanında da eser vermiş gönül sultanları olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Lokman Hekim hikâyeleri, bir yandan bu dünyada insanlara şifa sunmak için Allah’ın verdiği nimetlerin peşinde bitmeyen bir arayışı, diğer yandan da ebedi âleme hazırlığın formüllerini anlatır. İbni Sina’nın günümüze gelen eserlerinin bir kısmı tıpla ilgiliyken, asıl büyük yekûnu ise felsefe, ahlak gibi diğer alanlara aittir. İnsan denen varlığı yakından inceleyip de, onu yaratan Rabbimizi tefekkür etmemek, zaten mümkün değildir.”

Hekimler başta olmak üzere sağlık çalışanlarının işlerini iyi yaptıklarında hastalarından ve onların yakınlarından aldıkları duaların hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Size kalkan elleri affetmek mümkün değil. Bunların teröristten hiçbir farkı yoktur. Bizim için teröristlerin konumu neyse bunların konumu da budur” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu ülkeyi kahramanlıklar ve fedakârlıklar üzerinde kurduğunu, hâlâ da aynı şekilde yaşattığını söyleyerek bu tablonun önemli bir parçasını hekimlerin, sağlıkçıların kahramanlıklarının ve fedakârlıklarının oluşturduğuna işaret etti. Bundan bir asır önce Balkan Savaşında, Birinci Dünya Savaşı'nda, İstiklal Harbinde hekimlerin yaptıkları hizmetlere ilişkin göz yaşartıcı ayrıntıların olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan cephedeki askerlerin düşmanın silahları kadar ölümcül hastalıklarla da mücadele ettiklerini aktardı. Çanakkale Savaşı’nda cephede savaşırken şehit düşen Mehmetçiklerin yarısı kadar bir kısmının cephe gerisinde hastalıktan hayatını kaybettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi dedesinin de şehit düştüğü Sarıkamış’ta askerlerin öncelikli olarak soğuk ve hastalıkla mücadele ettiklerini ifade etti. Balkan Savaşı’nda, Irak ve Filistin cephelerinde hastalıklara karşı yürütülen mücadelelerde hekimlerin büyük fedakârlıklarla görev yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda da aynı fedakârlıkların terörle mücadele döneminde sınır içinde ve dışında devam ettiğine işaret etti.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZA YÖNELİK SALDIRILARA MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Zeytin Dalı Harekâtı sırasında görevleri gereği geride kalmaları gerekirken tüm sorumluluğu üstlenerek, hatta ısrar ederek cephe hattına koşan Yelda hemşiremiz gibi her biri özveri abidesi çok sayıda acil sağlık personelimiz olduğunu biliyoruz. Çığ altında kalan askerlerimize yardım için gittiği dağda onları kurtardıktan sonra kendisi 12 saat boyunca mahsur kalan Doktor Samet Akar gibi kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. 2015 yılındaki hadiseler sırasında çatışma bölgesinin içinde kalan, görev yaptığı hastaneyi terk etmeyerek sonuna kadar çalışmalarını sürdüren Doktor Ömer Faruk Bilen gibi nice kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. Görevleri başında şehit edilen sağlık personelimize ayrıca Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Bizi en çok üzen hususlardan biri de, sağlık camiamıza yönelik az önce de söylediğim, şiddet ve saldırı haberlerini duymaktır. Geçtiğimiz aylarda Giresun’da görev yaptığı hastanede ruh sağlığı bozuk bir hastası tarafından vurularak şehit edilen Doktor Ali Menekşe’ye özellikle Allah’tan rahmet diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan hiçbir acının, hiçbir mazeretin insanlara hizmet vermek için çalışan doktora, sağlık teknisyenine, hemşireye ve diğer sağlık personeline sözlü tacizde bulunulmasını, hele hele fiziki saldırı yapılmasını haklı gösteremeyeceğini belirterek sağlık çalışanlarının daima yanlarında olduklarını, onlara yönelik hiçbir saldırıya müsamaha göstermeyeceklerinin bilinmesini istediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında Suriye’deki gelişmelere de değindi. Amerikalıların bölgeye 20 tane üs kurduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Peki, bu üsler burada niye var? Akla iki şey getirir; ya Türkiye, ya İran. Herhalde Rusya’ya karşı bu işi kullanacak değil. O zaten Üçüncü Dünya Savaşının ifadesi anlamına gelir. Bunları hep konuşuyoruz, ama Tıp Bayramında da bunları konuşmamızda fayda var. Çünkü her şeye hazır olacağız” dedi.

“ACİL SAĞLIK HİZMETLERİ ALANINDA GIPTA İLE TAKİP EDİLEN BAŞARILARA İMZA ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan son 15 yılda inşa edilen 3 bin hastane ve tedavi kurumuyla millete daha kaliteli hizmet verilebilmesinin sağlandığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastanelerimizin yatak sayısını iki kat artırarak 227 bine çıkardık. Asıl önemli ihtiyaç olan nitelikli yatak sayısını ise 19 binden 127 bine çıkartarak gerçekten çok ciddi bir atılımı gerçekleştirdik. MR cihazı sayısını geldiğimizde neydi biliyor musunuz? 58. Biz bunu 58’den 867’ye, tomografi cihazı sayısını 323’ten bin 168’e, diyaliz makinesi sayısını 4 bin 900’den 16 bin 800’e çıkartarak teşhis ve tedavi imkanlarını genişlettik. Özellikle acil sağlık hizmetleri alanında çok büyük atılımlara, gıpta ile takip edilen başarılara imza attık. Ülke çapında hizmet veren istasyonların, özellikle 112 istasyonlarının sayısını 481’den 2 bin 600’ün üzerine yükselttik. Ambulans sayımızı bugün tamamı da yeni olmak üzere 618’den 4 bin 900’ün üzerine çıkarttık. Daha önce olmayan, hava ambulansı diye bir şey yoktu, ama şimdi 20 hava ambulansımız milletimize hizmet veriyor. Yine daha önce olmayan evde sağlık hizmetinden hâlen 320 bin vatandaşımız yararlanıyor. Sağlık personelimizin sayısını da 378 binden 914 bine ulaştırarak sağlık hizmetlerimizi güçlendirdik, inşallah daha da artacak.”

“NÜFUSUMUZ MİLLET OLARAK EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu gayretler sayesinde Türkiye’de doğumda beklenen hayat süresinin 72,5 yıldan 78 yılın üzerine çıktığını ifade etti. Anne ölüm oranı, bebek ölüm hızı gibi tüm değerlerde olumlu yönde gelişme olmasına rağmen doğum sayısının az da olsa düşmesinin üzerinde önemle durulması gereken bir husus olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer nüfusumuz yaşlanırsa bu millete yazık olur. Bazıları bizim üç çocuk tavsiyemize kendilerince istihzayla yaklaşıyor. Ama nüfusumuz millet olarak en büyük gücümüzdür, bunu unutmayın ve bunu korumak zorundayız. Onun için siz doktorlarımızdan da bu konuda ben yardım istiyorum. Genç, dinamik nüfus; asıl sermaye burada” şeklinde konuştu.

ŞEHİR HASTANELERİ

Sağlık alt yapısını güçlendirme bakımından son dönemde yapılan en önemli yeniliklerden birinin Şehir Hastaneleri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 büyükşehirde bu hastanelerin olmasının şart olduğuna dikkat çekti. Bu projeyi geleceğin sağlık modeli olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan Yozgat, Isparta, Mersin ve Adana’da hizmet veren Şehir Hastaneleri’nin sayısını ilerleyen dönemlerde 32’ye çıkarmayı planladıklarını bildirdi.

Tüm bu hizmetleri yapıp eserleri ortaya koyarken sağlığın geliştirilmesi hususuna da önem verilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zararlı alışkanlıklarla mücadele başta olmak üzere milletimizin sağlığını koruyacak ve geliştirecek konularda özel programlar uygulamak zorundayız. İnsanlarımızı sadece hastalıktan sonra değil sağlıklıyken de koruyacak tedbirleri alacak ve bu bilinci topluma aşılayacak başlıklarda yürütülen çalışmaları geliştirerek sürdürmeliyiz” dedi.

“İLAÇ MESELESİNİN YERLİ BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE İZİN VEREMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında sağlıkta yerli üretim konusuna da değindi. Bilhassa yerli ilaç ve plazma üretiminde atılan adımların stratejik olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zamanlarda atılan ve ilaçla yerlileşme anlayışlarıyla asla uyuşmayan birtakım adımların da en kısa sürede düzeltileceğini ümit ettiğini söyledi. Türkiye’nin, yerli ilaç sanayinin önünün kesilmesi pahasına küresel ilaç sektörünün önünü açarak milyarlarca dolarını havaya savuracak bir ülke olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlaç meselesinin yerli bir kara deliğe dönüştürülmesine kesinlikle izin veremeyiz. Kurulumuzun da gayretleriyle bu konuda önümüzdeki dönemde çok önemli adımların atılacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“10 MİLYAR DOLARLIK BİR SAĞLIK TURİZMİNİ HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “Türkiye, her atılımı gibi, sağlık konusundaki katettiği mesafeyi de, kendisiyle birlikte tüm dostlarının, tüm insanlığın hizmetine sunuyor. Uluslararası camiadan ülkemize ciddi denilebilecek oranda hasta alabiliyoruz, bu noktaya geldik. Bugün Türkiye, dünyanın en önemli uluslararası sağlık hizmetleri merkezlerinden biri hâline gelmiştir” dedi.

Türkiye’nin gerek hastaneleri, gerek termal tesisleri, gerekse diğer sağlık hizmetleriyle bu yıl 10 milyar dolarlık bir sağlık turizmini hedeflediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılında ise bu rakamı 20 milyar dolara çıkarmayı amaçlandığını kaydetti.

“SAĞLIKÇILARIN YIPRANMA PAYI İLE İLGİLİ DÜZENLENME HÜKÛMET PROGRAMI İÇİNDE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda sağlık çalışanlarının sorunlarının çözümüne yönelik gelişmeleri paylaştı. Tüm sağlıkçıların yıpranma payı ile ilgili düzenlenmenin hükûmet programı içinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilikle ilgili sorunların da bu paket içinde halli hususunu hükûmetin masaya yatırdığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Kanuni ne diyor: ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Asırlar önce işte ecdadımız Kanuni Sultan Süleyman, bakın bir sağlıklı nefes için koskoca bir Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’yi feda edebiliyor, bir sağlıklı nefes için. Onun için bu alana yatırım hiçbir şeye benzemez, çok önemli, karşınızda insan var. Onun için sağlıklı insan, ne yapılması gerekiyorsa bunu yapmamız lazım. Fiziki mekânlardan iç donanımlarına varıncaya kadar, ama hepsinden öte sizler gibi orayı güçlü kılacak insanlara ihtiyacımız var. İnşallah bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak hedeflerimize ulaşacağız.”

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Uğur Hanbey Aladağ
 
Etiketler: Kimsenin, Türkiye’yi, terör, örgütleri, vasıtasıyla, tehdit, etmesine, izin, vermeyeceğiz,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv