Haber Detayı
13 Mart 2017 - Pazartesi 21:36
 
Malatya’da hain FETÖ darbe kalkışması davasında bugün 5’inci gündü
Ali Aladağ…:Malatya Olay…: Malatya’da 15 Temmuz hain FETÖ darbe kalkışması davasında bugün 5’nci gündü. 28’i tutuklu 76 sanıklı davada bugün de savunmalar alındı. Bugün ki 5’inci duruşmada tutuklular Hüseyin Çakıcı, Hacı Eyyip Özcan ile tutuksuz yargılanan Bülent Kuzucu Mahkeme’nin sabah ki bölümünde savunmalarını yaptılar.
 
 
Gündem Haberi


Malatya’da hain FETÖ darbe kalkışması davasında bugün 5’inci gündü...
Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yer alan Yakınca Kapalı Spor Salonunda yapılan 5’inci duruşmanın öğleden sonraki bölümünde söz alan dönemin 2.Ordu Komutanı Adem Huduti’nin Koruma Astsubayı Fatih Gürcan, 2013 yılında Malatya’ya atandığını 18 Ağustos 2014 tarihinde 2.Ordu Komutanlığı koruma astsubaylığı görevine başladığını dile getirip şu ifadeyi verdi:
“FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum. İddianamede bu yönde kayda değer somut bir delil yoktur.FETÖ ile hiçbir bağım yok.
Albay Bahadır Erdemli’nin uzun namlulu silahla makama girmesini engelliyorum. Zeki Paşa’nın silahını alıyorum. Avni Angun’a silah çekildiğinde araya girip onu güvenli bir odaya götürüyorum. Yaptıklarımdan dolayı değil de yapmadıklarımdan dolayı tutuklanıyorum. O gün elimden gelen her şeyi yaptım. Orgeneral, Tümgeneral ve diğer üst rütbelilerin bulunduğu bir ortamda bir astsubay olarak nasıl bir emir verebilirim bunun da imkanı yok.
Şuan şehit yada hain olarak toprağın altında olabilirdik. 14 saat boyunca uyumadan ordu komutanın can güvenliğini sağlamak için mücadele ettim. Darbeye teşebbüs edenlerin kaç kişi olduğunu bilmediğimizden müdahale edemedik. İlk kim ateş edecek, belli olmayan bir ortam vardı. Soğuk kanlılıkla görevimi en iyi şekilde yapmaya çalıştım” 
Gürcan, darbe girişimi gecesi sadece emir komuta zinciri içerisinde verilen emirleri uyguladıklarını ifade ederek tahliye talebinde bulundu.
“En fazla organize eden kişi Bahadır Albay”
Savunma sonrası soru-cevap kısmında Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un "Bu olayı en fazla organize eden kişi kimdi?" sorusuna Gürcan, "Bahadır Erdemli Albay"şeklinde cevap verdi.
Albay Bahadır Erdemli’nin, Ordu Komutanı Huduti’ye makamında silah çekmesi olayı sırasında da bizzat orda olduğunu söyleyen Gürcan, şöyle devam etti:
“Bahadır Albay, silahı çekti ancak namlusunu Komutanımıza doğru tutmadı. Ben de daha sonra silahı elinden aldım.”
Gürcan’ın ifadesi sonrasında tutuksuz olarak yargılanan dönemin 2. Ordu Komutanlığı İdari Kurmay Yarbaşkanı Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’nin emir Astsubayı Hasan Ayaz savunma yaptı.
Ayaz ifadesinde şunları söyledi: 
“24 Ağustos 2015 tarihinde  Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’nin emir astsubayı ve aynı zamanda korumalığına atandım.
15 Temmuz günü emrinde olduğu Mustafa Serdar Sevgili beni çağırarak makam aracına G3 piyade tüfeğinin konulmasını emretti. Bende emrin üzerine makam şoförünü ilgili yere göndererek zimmet karşılığında silahı alarak araca koymasını istedim.”dedi.
Yaşanan gelişmeleri ayrıntılı anlatan Ayaz, bir darbe girişiminin yaşandığını karargahta Albay Bahadır Erdemli’nin Kurmay Başkanı Angun’a silah çekmesi ile anladığını savundu. O ana kadar bir darbe girişimi olacağına dair düşüncesinin bulunmadığını söyleyen Ayaz, ifadesinde şunları belirtti:
“O ana kadar her şey normal mesai gibi görünüyordu. Komuta katı kalabalıklaştı bir süre sonra, kurmay başkanının o sırada ‘Adamınızı çekin’ diye bir şeyler söylediğini duydum. Bahadır Albay ise Kurmay Başkanına ‘Sizinle özel bir şey konuşacağım’ dediğini ancak Kurmay Başkanının bunu kabul etmediğini bunun üzerine de Bahadır Albayın silah çektiğini söyledi. Bu durum karşısında şok olduğunu ifade eden Ayaz, “Kurmay başkanının geri çekilmesi ile ortam sakinleşti. Sonrasında gittiğim muhabere merkezinde sabaha kadar bekledik ve bu süre zarfında polisle telefonda işbirliği de yaptık.
Mustafa Serdar Sevgili’nin makam aracına silah konulması tamamen verilen emir üzerinedir.
Kanunsuz bir emir yok, rutin bir iş olduğu için şüphelenmedim. Sadece silahın markası değişikti bu sefer.
Darbe girişimi sürecinde kimin darbeci olduğunu bilmiyordum. Dolayısıyla kime müdahale edeceğimizi bilemiyordum. Karargahta bulunduğum süre içerisinde ise Emir Subayı Sedat Kaya ‘Burada kimse kalmasın’ sözü üzerine oradan ayrıldım.
Darbe sürecini engellemeye yönelik katkı sağladım. Mustafa Serdar Sevgili’den de bu süreçte bir emir almadım.”
Ayaz ayrıca, Adem Huduti tarafından güvenlik güçlerine teslim edilen ‘Darbeye karışan kişiler’ listesinde isminin en alt sırada yer aldığını ifade edip “Komutanımız bu listenin Kurmay Başkanı tarafından yazıldığını söyledi. Kurmay başkanımız da benim ismimi listeye yazdığını hatırlamadığını ifade etti. Bana göre ismim liseye sonradan eklenmiştir” diye ifade verdi.
Duruşmada 2. Ordu Komutanlığı Karargah Destek Grup Komutanlığında Piyade Uzman Çavuş olarak görev yapan Yunus Belen’de savunmasını yaptı.
15 Temmuz günü kışlada nöbetçi olduğunu ve akşam 21.00 sıralarında kendisinin bir yüzbaşının çağırdığını ve Ani Müdahale Mangasından asker getirmesini istediğini söyleyen  Belen, ardından şu ifadeleri verdi:
“Nizamiyeye gittikten sonra burada Kemal Yüzbaşı ‘Ordu yönetime el koydu, içeri giriş çıkış yasak’ diye söyledi. Ve sonrasında bizi 2 Nolu nizamiyede mevzilere yerleştirdi. Burada 10 dakika kadar kaldım. Burada bana Kemal Yüzbaşı ‘Heyecanlandınız mı?’ diye bir şeyler söyledi. Sonrada ‘Bu bir tatbikattı. Herkes görev yerlerine dönebilir’ dedi. Bende dönerken aklıma gelen daha öncede de tatbikat yaptık ama ilk defa böyle bir tatbikat oldu. Döner dönmez hemen haberlere baktım darbe girişimi olmadığına dair haberler yoktu.
Ordu Komutanı ve Kurmay Başkanının Bahadır Erdemli tarafından rehin alındığını duydum ve çok şaşırdım bu duruma. Yüzbaşı Kemal Keskin 2 nolu nizamiyeye asker takviyesi istedi. Karargah dışı da kalabalıklaşmıştı bende askerlere, sivil halka ve polise ateş edilmemesi konusunda uyarıda bulundum.
Nizamiyede bulunduğum esnada Bahadır Erdemli’nin yanına gelip ‘4 ZTP gelecek, kapıdan içeri alacağız’ dedi. Bende ‘emredersiniz’ dedim. Sonrasında 2. Nolu nizamiyede çatışmalar artınca korundum. Çatışmalar yoğun bir şekilde sürüyordu bir süre burada kalmak zorunda kaldık” 
15 Temmuz’da İstikam Alayında nöbetçi Uzman Çavuş olan tutuksuz yargılanan Seyit Aslan’da savunmasını yaptı.
İddianamede üzerinde 1 ABD doları bulunan ve FETÖ/PDY Terör Örgütü üyesi olmakla suçlanan Aslan, olay gecesi verilen emir doğrultusunda Zırhlı Personel taşıyıcısı (ZPT)’yi garajlar bölgesine giderek hazırladıklarını söyledi. Bu sırada radyodan haberleri dinlemeye başladıklarını ve darbe girişimi olduğunu haberlerden duyduklarını sabah 7’de Tabur Komutanı Ahmet Üçbudak’ın ZBT ile garajdan dışarı çıktığını gördüğünü söyledi.
Bu süre zarfında kendisinin telefonla aranarak garajdan çıkmaması ve Ahmet Üçbudak’ın emirlerine uyulmaması yönünde talimat verildiğini aktaran Aslan, sonrasında taburda diğer askerlerle toplandıklarını ve uzun süre burada beklediklerini savunmasından söyledi.
ZPT ile 2.Ordu Komutanlığına girmek isteyen ve vurularak etkisiz hale getirilen Yarbay Ahmet Üçbudak’ın hücum yeleğinde çıkan isim listesinde kendisinin de isminin olduğunu ve bu listeden de emniyette gözaltına alındıktan sonra haberdar olduğunu savunan Aslan, “Üzerinde çıkan 1 ABD dolarının FETÖ/PDY ile bir bağlantısı yok.
Hiçbir şekilde FETÖ/PDY ile bağlantı kurmadım.
Ne dershaneleri, ne abileri neden sohbetlerine hiçbir şekilde katılmadım. Zaten yaşadığım hayat tarzı da FETÖ ile uyuşmuyor
1 dolar düğünümden hatıra.
Kardeşim tarafından düğün konvoyunda çocuklar için zarfların içerisine tahmini olarak 35 adet 1 dolar konuldu. Düğün konvoyunda sadece bir kez çocuklar önümüzü keski ve burada hatırladığım kadarıyla 8-10 adet zarf dağıttık. Düğünden sonra kalan zarfları alarak cebime koydum. Malatya’ya geldikten bir müddet sonra 1 dolarları Türk parasına çevirdim ve sadece tek bir doları hatıra olarak saklamak istedim. Çünkü düğün hatırasını saklamak istedim.”
Mahkeme yarın devam edecek.

FETÖ DARBE KALKIŞMASI DAVASINDA DA 6. GÜN

Malatya’da 15 Temmuz hain FETÖ darbe kalkışması davasında bugün 6’ncı gündü. 28’i tutuklu 76 sanıklı davada bugün de savunmalar alındı.

Malatya Kara Havacılık Alay Komutanlığında Kara Pilot Teğmen olarak görev yapan Mustafa Sinan Soybaş, savunmasına "15 Temmuz darbe girişimi lanetliyor, şehitlerime Allah’tan rahmet gazilerimize acil şifalar diliyorum” diyerek başladı.savunmasında iddianamede bulunan hakkındaki iddiaları kabul etmediğini dile getirdi. Soybaş,ifadesinde şöyle dedi : “Görev süresince bir çok göreve çıktım, terörle mücadelede görev aldım. Cumhurbaşkanımızın bölgedeki gezi ve incelemelerinde havada silahlı eskort olarak görev yaptım. 15 Temmuzda devre arkadaşımın düğünü için Ankara’daydım

İddianamede de darbe girişimi ile ilgili hiçbir bağlantım olmadığı ortaya çıkmıştır. Ancak buna rağmen 21 Temmuz’da gözaltına alınıp ‘bir gün önceden Ankara’ya gittiğim’ gerekçesiyle tutuklandım ve TSK’dan ihraç edildim” iddiasında bulundu.

İddianamede babasının Paralel Devlet Yapılanması kontrolündeki SEMADER Başkanı ve doktorların imamı olduğu ve tam bir intihar fedaisi olarak yetiştiği bu nedenle de her türlü eylemi yapabileceğinin belirtilmesi iddiası hakkında da konuşan Soybaş, şu ifadeyi verdi:

“Bana göre ‘önce tutuklayalım sonra yargılayacak bir şeyler bulabiliriz’ mantığı var. İddianamede babamın örgütün doktor imamı olduğu ve benim de örgütün olası intihar eylemcisi olduğu yönündeki ihbar yazısını kabul etmiyorum. Babamın köy derneğine bile üyeliği yoktur. Zaten babam hakkında açılmış bir FETÖ davası ve soruşturması da bulunmamaktadır. Bu iddia afaki ve çirkin bir iftira bunu şiddetle reddediyorum ve kınıyorum. Emniyetten gelen bu yazıda isim olmaması hukuki dayanaktan yoksun, adil yargılamayı etkilemek için yazılan bu yazının bu şekilde delil olarak davaya aktarılması suçtur."

Babam ne doktor imamı ne dernek başkanıdır. Babam 30 yıllık bir doktordur. Uydurma yazıyı esefle kınıyorum. Hakkımda yazılan yazının başında o dönem TEM Müdürü Hakan Yıldırımoğlu vardı. Hakan Yıldırımoğlu kimdir? Üstün başarıları nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğüne tayin olmuştur. Ve sonradan telefonundan Bylock çıkması nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü görevinden alınarak basit bir göreve atanmıştır. Bu yazı böyle bir kişinin başında olduğu bir birimden çıkmıştır. Deveye sormuşlar neren eğri? O da nerem doğrudur ki demiş. Hakan Yıldırımoğlu suç uydurma, sahte evrak uydurma ve görevi kötüye kullanmıştır. Benim gibi suçsuz insanları davaya müdahil etmiştir.”

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının gönderdiği yazıda örgütün haberleşme programı olan Bylock kullandığı iddiasını da kabul etmeyen Soybaş, “Sonradan Bylock listesine eklendiğimi düşünüyorum. Hiçbir şekilde FETÖ ile bağlantım olmadı ve hiçbir şekilde telefonuma Bylock indirmedim, kullanmadım. Ben bu programı kullanmadım kimseyle mesajlaşmadım. Hakkımda bir gün önceden Ankara’ya gitti diye bir ihbarın değerlendirilmesi ile tutuklandım, tahliyemi talep ediyorum” ifadesini verdi.

Tutuksuz yargılanan Albay Suat Özocak savunmasını fotoğraflarla yaptı. 15 Temmuz’da 2. Ordu Karargah Destek Grup Komutanlığı Askeri Gazino Müdürü ve vekaleten de Karargah Grup Komutanı olarak Yarbay rütbesi ile görev yapan Özocak, yanında getirdiği fotoğraflarla savunmasını yaptı.

Olay gecesi şoförün kendisini arayarak 2. Ordu Karargahına girmesi gereken servisin kışlaya alınmadığını ve bomba ihbarı yapıldığı bilgisini verdiklerini ifade eden Özocak, “Ben de 22.11 sıralarında kışlaya gittim, nizamiye kapısı açılmadı. Neden kapalı diye sorduğumda ‘Komutanım giriş çıkış yasak, alamıyoruz’ dendi. Sonrasında ikazım üzerine kapı açıldı. Kapının neden açılmadığını sordum bana Kemal Yüzbaşı, ‘Malatya’da 80 kiloluk patlayıcı bulunmuş, emir verildi içeri kimseyi almıyoruz’ dediler” ifadesini verdi.

Nizamiye kapısında Kemal Keskin Yüzbaşının kendisine ‘Tatbikat yaptırıyoruz, bombalı araç var, tedbirleri attırdık’ dediğini ileri süren Özocak, “Kemal Yüzbaşı, ‘Beklemenize gerek yok, tatbikat yapılıyor, bunu da kimseye söylemiyoruz.’dedi.

Ordu Komutanının emir subayına ve Albay Bahadır Erdemli’ye bizim neden içeri alınmadığımı sordum, hiç kimseden cevap alamadık. Ordu komutanıyla görüşmek istedim içeri almadılar. Emir Subayı Sedat Kaya, ‘Toplantı bitsin görürsün’ dedi. 00.41’de kurmay başkanı beni çağırarak, ‘durumu sordu’ ardından emir-komutayı devir al’ dedi. Ben de, ‘Nizamiye bir yüzbaşı koymuşlar, ordu komutanın emriyle oraya görevlendirilmiş. Kim emri verdiyse geri çeksin’ dedim. Ardından Kurmay Başkanı, Albay Bahadır Erdem’e ‘Oradan adamını çek’ dedi. Bahadır Erdemli, tabancasını Kurmay Başkanına çekti. Merdivenden inerken Bahadır Albay, ‘Tutuklayın bunları’ şeklinde emir verdi. Bahadır Erdemli’nin bu emri üzerine ‘Kurma sesi’ duydum. İncelediğimde, ‘tutuklayın bunları’ sesi ile kurma sesinin arasında 2 veya 3 saniye fark var. Sırtım dönük olduğu için nişan alıp almadıklarını bilmiyorum. Kamera kayıtlarında ordu komutanının koruma astsubayı Fatih Gürcan, kurma kolunu çekiyor.

Kurmay başkanına silah çekilirken, ordu komutanının korumalarında ses yok, ama bizim için tutuklayın dendiğinde bize doğru silah doğrultuluyor. Binbaşı Fatih Kılıç, elinde siyah bir poşet ile kelepçe getirdi. Bahadır Erdemli, ‘Demek ki kimseye güvenmiyorsunuz, bende kimseye güvenmiyorum, etrafta haşhaşılar var, ordu komutanını korumam lazım’ dedi. Demek ki bir bildikleri var. Kurmay Başkanına silah çekiliyor, ben ve Binbaşı Bülent Kuzucu kelepçeleniyoruz, ama diğer tarafta hayat normal devam ediyor. Bir süre sonra elimizdeki kelepçeleri çıkardılar ve başımızda nöbete devam ettiler. Bahadır Albay, ‘Komutanımızı Ankara’ya götürmemiz lazım, uçak bulmamız lazım, emniyetini almamız lazım’ şeklinde sözler kullandı. Sedat Binbaşı yanımızdan geçerken, ‘Komutanımızı güvenli bir yere götürmemiz lazım’ dedi. Koruma astsubayları ve emir subayı gelen telefonlara sürekli ‘Komutanımız toplantıda’ cevapları veriliyordu. Bahadır Erdemli’den sigara içmek için izin istedik. O da ’tamam’ diyerek onun nezaretinde aşağıya indik ve onun nezaretinde yukarı çıktık. Bir ara lavaboya gittiğimde silah sesleri artmıştı, bu sırada Bahadır Albay’ı gördüm ve durumu sorduğumda ’Her gün ölmektense bir gün ölürüz. Askerlerimizin Kemal Yüzbaşının emrinde aslanlar gibi çarpışıyor’ iddiasında bulundu. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı ile ilgili iddialar kabul etmiyorum FETÖ ile hayatımın hiçbir alanında yollarımızın kesişmesi mümkün olmamıştır. Bu yapının içerisinde hiçbir şekilde yer almadım.”

Soru-cevap kısmında Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un "Gözaltında tutulurken odadaki TV’de neden Çiftçi TV açık" diye sorması üzerine tutuksuz sanık Suat Özocak, “Bana göre de garip. Odada Bülent Binbaşı ile ben kelepçeli olarak oturuyorduk. Kumandanın kimde olduğunu bilmiyorum. Ama Eyüp Kök’ten rica edince zaman zaman haber kanallarını açıyordu. Zaten ben de ilk kez buradan TV’den darbe girişimine ilişkin haberleri izledim” dedi.

“Hani Allah bize yardım edecekti?”

Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un "Kemal Keskin’i karargah katında gördün mü" sorusuna da Suat Özocak, ’’Bir kez gördüm. Teslim olma sıralarında. Sandalye oturuyordu ve bir ara sesini duydum ’Hani Allah bize yardım edecekti’ diye. Bunun dışında karargah katında görmedim’’ diye cevap verdiği dikkat çekti.

Şu ana kadar yapılan oturumda tutuksuz yargılanan sanıklar Halil İbrahim Salbaş, Er Taşkın Yağlıçoban ve Er Yunus Sipahi de savunmasını gerçekleştirdi. Erler haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek kendilerine verilen emirleri yerine getirdiklerini ve darbe girişiminde rol almadıklarını ileri sürdüler.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
 
 
Etiketler: Malatya’da, hain, FETÖ, darbe, kalkışması, davasında, bugün, 5’inci, gündü,
Haber Videosu
Yorumlar
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
77
73
3
8
23
34
2
Başakşehir
73
63
3
10
21
34
3
Galatasaray
64
65
10
4
20
34
4
Fenerbahçe
64
60
6
10
18
34
5
Antalyaspor
58
47
10
7
17
34
6
Trabzonspor
51
39
11
9
14
34
7
Akhisar Bld.
48
46
14
6
14
34
8
Gençlerbirliği
46
33
12
10
12
34
9
Kasımpaşa
43
46
15
7
12
34
10
T.Konyaspor
43
40
13
10
11
34
11
K.D.Ç. Karabük
43
38
15
7
12
34
12
Alanyaspor
40
54
18
4
12
34
13
Kayserispor
38
47
16
8
10
34
14
Osmanlıspor FK
38
37
14
11
9
34
15
Bursaspor
38
34
18
5
11
34
16
Ç. Rizespor
36
44
18
6
10
34
17
Gaziantepspor
26
30
22
5
7
34
18
Adanaspor
25
33
21
7
6
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv