Haber Detayı
09 Mart 2017 - Perşembe 19:55
 
Malatya’da Huduti ve Angun ifade verdi; FETÖ ile faaliyetim olmadı, köpük almaya gittim(!)
Ali Aladağ…: M.Ali Günaydın…:Malatya Olay…:Malatya Sonsöz…: Malatya’da 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının davasında bugün üçüncü gündü. Hanin darbe kalkışmasının 1 ve 2 numarası hakim karşısındaydı. Hain darbe kalkışmasında en yüksek rütbeli olarak tutuklanan Adem Huduti ve Avni Angun ilk kez ifade verdi.Biri lanetledi biri köpüklü savunma yaptı.
 
 
Gündem Haberi


Malatya’da Huduti ve Angun ifade verdi...

Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin aralarında dönemin 2. Ordu Komutanı Âdem Huduti, 2. Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun'un da bulunduğu 28'i tutuklu 76 sanığın yargılandığı davada bir numaralı şüpheli Huduti, ve 2. Ordu Garnizon Komutanı Avni Angun savunma yaptı. Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili tutuklanan dönemin 2. Ordu Komutanı Âdem Huduti, "Hayatımın hiçbir safhasında FETÖ ile hiçbir faaliyetim olmamıştır. Abisini, ablasını bilmem. Dershane, bankalarıyla ilgim olmamıştır. Hiçbir dönemde himmet parası vermedim. Bu terör örgütüyle irtibatlı, ilişkili olmadım” dedi. Malatya'daki darbe girişiminde yaşananları anlatan Huduti, şunları söyledi: “Darbecileri derdest ederek Türk adaletine teslim ettim. Sorumluluk bölgemde sadece Malatya'da bir kişinin ölmesi haricine hiçbir can kaybı olmamıştır. Türkiye genelindeki şehit ve yaralı sayısına bakıldığında yapılan faaliyetin başarılı olduğunu belirtmek isterim. Emeği geçen komutanlara, kurmay başkanına ve beni korumakla görevi emir subayıma görevlerini başarıyla yaptıkları için teşekkür ediyorum."
HUDUTİ, “HİMMET PARASI VERMEDİM”


Huduti, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianameyi defalarca okuduğunu ve anlamaya çalıştığını ifade ederek, "İddianamede terör örgütüne üye olmakla suçlanıyorum. Hayatımın hiçbir safhasında FETÖ ile ilgili hiçbir faaliyetim olmadı. Yaşam biçimim gereği bana uyuşmaz. Abisini, ablasını hiç kimseyi bilmem. Dershanelerini, bankalarını kullanmadım, bilgisayar ve cep telefonlarına yüklenen o programları bilmem. Hiçbir dönemde himmet parası vermedim. Eşim ve oğlum da benim gibi hayatlarının hiçbir safhasında bu terör örgütleriyle irtibatlı ve ilişkili olmamıştır. İddianamede terör örgütüne üye olmakla suçlanıyorum. Ben 43 yıl memleketine hizmet ettim. Askerlik onuruna uygun olarak çalıştım. Yaşantım boyunca anayasa ve kanunlara uygun ve şeffaf bir yaşam sürdüm. Yüksek Askeri Şurada yeni görevim belirlenerek, bir yıl sonra da emekli olacaktım. Dolayısıyla fikirlerimin uyuşmadığı ve katılmadığım bir örgüt adına neden suç işleyeceğim. O nedenle bu örgüte neden yardım edeceğimi bir türlü anlayamadım.  İddianamede dosya içinde tüm incelememe rağmen FETÖ terör örgütüne yardım ettiğime dair tek maddi delile ulaşılamadı” diye konuştu.
'ÇOCUKLAR NE YAPTINIZ, BENİ DE YAKTINIZ'
Huduti, savunmasında, "Yurtta Sulh Konseyi" tarafından yayınlanan mesajda görevlendirme listesi bulunduğunu anlatarak, "Kalın bir kalemle belirtilmiş bir sıkıyönetim mesajı vardı. Mesajı inceledim. Son imzalara bakınca o anda bu emrin uygunsuz bir emir olduğunu, uymayacağımızı emrettim" diye konuştu. Huduti, darbecilere zaman kazandırmadığını iddia ederek, “Darbeye yardımcı olmak için kimseye emir vermedim. Darbeci hiç kimse ile görüşmedim.  Sorumluluk bölgemde darbenin engellenmesi için tüm gücümle çalıştım. 'Çocuklar ne yaptınız, beni de yaktınız' şeklinde bir söz kullanmadım. Darbeciler beni Ankara'ya götürmek istediler. Kurmay Başkanım, Kara Havacılık Alay Komutanını arayarak, bunu engellemiştir. Elimizdeki birkaç kez fırsat varken, darbecileri etkisiz hale getirmediğimiz, darbecilere süre kazandırdığımız iddiaları doğru değildir. Kamera kayıtları ve ifadeler olayı gösteriyor. Askeri savcı kışlaya sokulmamıştır. Olayların büyümesindeki sebeplerden biriside budur. Ben, kurmay başkanım, emir subayım ve korumam 3 astsubay ile darbecileri nasıl etkisiz hale getireceğimizi bilemiyorum. Avni Angun il jandarma komutan vekili arayıp, operasyonla bizi kurtarmasını talep etmiştir” beyanında bulundu.
“KUVVETLERİNİ BİLMİYORDUM”


Sanık Huduti, "Yurtta Sulh Konseyi" tarafından yayınlanan "Harekât Yıldırım" öncelik dereceli gizli mesaj formunda "Görevine devam" olarak isminin geçmesi iddiasını da kabul etmeyerek, "İsmimin orada geçmesi bir ödüllendirme değil, bir cezalandırmadır" dedi. Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “43 yıldır askerlik yaptığını söylüyorsun, anlaşıldı ki FETÖ asker içerisinde ciddi bir yapılanmaya gitmiş, bununla ilgili bir sezginiz oldum?”, sorusuna Huduti,  “Hayır sezmedim.  Bu konular Genelkurmay ve istihbaratla ilgilidir” dedi. Mahkeme Başkanı Koç’un “Genelkurmay Başkanının bile Genelkurmay’da alınıp götürüldüğü bir ortamda, kurmay başkanı, emir subayı ve 3 astsubayı ile darbecilere direnmenin bir mantığı var mı?” sorusuna Huduti,  “Kuvvetlerini bilmiyordum” dedi. Huduti, Avni Angun’un makam odasından çıkartılarak kelepçelenmesini daha sonradan öğrendiğini de söyledi.
“OKURKEN BÜTÜN KİTAPLARI İŞARETLERİM…”
Ordu Komutanları ile sürekli görüştüğünü kaydeden Huduti, “1’nci, 3’ncü ve Ege Ordu Komutanları ile birçok kez görüştüm. Saatlerini tam hatırlamıyorum. Çok yoğun bir telefon trafiği vardı. 3. Ordu komutanı ile konuştuğumuzda darbe karşıtı mesaj yayınladığını bilmiyordum, kendisine de bizim mesajdan bir kopya gönderdim.  Diğer ordu komutanları kendi aralarında konuşarak bir mesaj paylaşmışlar bana göndermediler. 1’nci,2’nci ve Ege Ordu Komutanları bana basın açıklaması yaptıkları konusunda bir bilgi vermediler” ifadelerine yer verdi. Kendisine ait ele geçirilen 8 adet kitapta FETÖ ile ilgili işaretlenmelerin olması ile ilgili soruya da Huduti,  “Ben kitap okurken bütün kitapları işaretlerim. Ben Ergenekon ve Balyozla ilgili o dönem tüm kitapları aldım. Emekli olunca tekrar inceleyecektim” dedi. 2’nci Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel ile görüşmesi konusunda ise, “Mesaj yayınlamam konusunda kendisi bana teklifte bulundu. Daha sonra sayın vali teklif etti. Darbe karşıtı mesajın yayınlanmasını ilk olarak İsmail Metin Temel bana teklif etti” dedi. İsmail Metin Temel ile konuşmasının ayrıntısı konusunda ise Huduti,  “Bu darbe girişiminin doğru olmadığını söyledim” ifadesini kullandı.
“GURURUMA YEDİREMEDİM…”
Huduti, “Emir subayı Sedat Kaya’dan sizi koruması için silah istediniz mi?”  sorusuna,  “Sedat Kaya bana korunmam için bir tabanca getirdi. Sedat Kaya darbecileri vurmak için benden izin istedi. İlk merminin bizim atmayacağımızı söyledim, Ateş etmemesi konusunda emir verdim. Sedat Kaya, emniyetli bir yere götürme konusunda teklifte bulundu. Ordu komutanı olarak gururuma yediremedim” cevabını verdi. Huduti,  Ankara’ya götürülmesi konusunda ki bir soru üzerine “Darbecilerin benim Ankara’ya götürülmem için önceden bir karar alındığını değerlendiriliyorum. Kara Havacılık Alayına gitmeleri benim konutuma gelişlerinden öncedir” dedi. Huduti, “Odanızda size silah doğrultuldu mu” sorusu için  “Albay Bahadır Erdemli doğrulttu, Bahadır Erdemli ve Mustafa Serdar Sevgilinin silahlarını Sedat Kaya  (Emir subayı) aldı. Her ikisini de silahı benim odamda alındı” dedi.
ANGUN SIKIYÖNETİM KOMUTANI OLARAK GÖREVLENDİRİLMİŞ
Malatya'daki Kalkışma Davası'nda FETÖ/PDY'nin darbe girişimine destek verdiği iddiasıyla yargılanan 2. Ordu'nun eski Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Avni Angun'un savunmasına geçildi. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan askerlere yönelik iddianamenin iki numaralı şüphelisi Angun'un yüzüne iddianamedeki suçlamalar okundu. İddianamede, Angun'un Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan "Harekât Yıldırım" öncelik dereceli gizli mesaj formunda "Malatya Sıkıyönetim Komutanı" olarak görevlendirildiği belirtildi. Angun, savunmasına, “Hiçbir şekilde içinde yer almadığım, hayatım pahasına mücadele ettiğim darbe girişiminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadeleriyle başladı.
ANGUN, “TRAŞ KÖPÜĞÜNÜ ALACAKTIM…”


Angun, “Ben 16 Temmuz günü izne ayrılacaktım. 15 Temmuz günü görevdeydim. Önce araçla İskenderun’a daha sonra Adana ve Trabzon’a geçecektim. Her gün tıraş olan bir kişi olarak daha pratik olacağı için tıraş köpüğünü almayı planlamıştım. Günün yorgunluğu ile unuttum. Daha sonra sivil aracı gönderdim. Kapıyı aralayarak görüştüğüm şoför Kemal yüzbaşının kendisini denetleme olduğunu ve almadığı söylemesi üzerine şaşırarak ''Allah Allah' dedim ve moralim bozuk şekilde kapıyı kapadım. Tıraş köpüğünü almak izne ayrılacağımın bir ayrıntısıdır" dedi. Angun, FETÖ’yle hiçbir ilişkinin olmadığını iddia ederek, şunları söyledi: “Ben veya çocuklarım anılan örgütün dershanelerine gitmedik, bankaları kullanmadık, yardım yapmadık, toplantılarına iştirak etmedik. Gazete, dergi, kitaplarını takip etmedim. Yut dışına gitmedim. Haberleşme sistemlerine dâhil değilim, ByLock kullanıcı listesinde de ismim yoktur. Evim ve işyerindeki malzemelerim incelenmiş, herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.”
“MESAJA İTİBAR ETMEDİM”
Sıkıyönetim Komutanı olmadığını ileri süren Angun, ''Darbe girişimcileri tarafından yayımlanan hiç bir mesaja itibar etmedim. Bu sıfatla darbecilerle hiç bir ilişkim olmadı. Daima kanunların yanında oldum, bunun hiç dışına çıkmadım. Bu listeyi yazan Yurtta Sulh Konseyi denen merkezin bir de yardımcı atadıklarını görüyorum. Bu görevi kabul etmeyeceğim kanaatiyle evime silahlı kişiler gönderdiklerini değerlendiriyorum. O akşam darbe girişimcileri benim kurmay başkanı olarak verdiğim emirleri yerine getirmemiştir. Sıkıyönetim komutanı olmam söz konusu değildir” beyanında bulundu.
“OK YAYDAN ÇIKTI, KOMUTANIMIZ ANKARA’YA GİTSE İYİ OLUR”
Kanunlara aykırı hareket edenlere karşı direndiği için o gece üç kez ölümden döndüğünü savunan Angun, şunları söyledi:  “Komutanın emriyle kanun dışı hareket edenlerle mücadele ettim. Karargâha gittiğimde ilk iş olarak nizamiyedeki Kemal Yüzbaşının faaliyetlerini bertaraf etmeye çalıştım. Bana silah çekildiğinde kimsenin yardım etmemesi üzerine yalnız kaldığım ortaya çıkmıştı. Bana direkt silah çekildi hamle yaptım. Can havliyle insan ne yaptığını bilemiyor. Hamle yaptım, beni iteledi ve silahı aldı. Baktım çaresizim ateş etmesin, durumu normalleştirelim diye oradan ayrıldım. Bunu engellemek için kimse müdahale etmedi.  'Darbecilerin ellerini ayaklarını bağlayıp derdest edelim' diye Ordu Komutanına söyledim. Biz iki yaşlı adam, fiziki olarak mücadele edecek durumumuz yok. Komutanımızda fiziki olarak müdahale edemez, 3-4 güçlü adam istedik. İçerde sürekli bir faaliyet vardı. Kimse gelmeyince bulunduğumuz odanın dışına çıkarak, kim var diye baktım. Emrin sonucunu araştırmak istediğimde Yarbay Suat 'kimse kalmadı' dedi. Silah ve sayı olarak aleyhimize dönen vahim bir tablo vardı. Kamera görüntülerine resim şekilde bakıldığında farklı anlam yüklenebilir. Darbecilerden Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’ye, ‘Meramınız nedir?’ dediğimde, “Ok yaydan çıktı. Komutanımız Ankara’ya gitse iyi olur’ dedi. Bahadır Erdemli, beni Ordu Komutanının makamından silah tehdidi ile çıkartarak, başka bir odada kelepçelettirdi” dedi. Angun, “Sayın valimiz beni davet etmiş olsaydı çok etkin bir şekilde önlem alabilirdik. Ben kriz merkezinde olsaydım daha başarılı olurduk diye düşünüyorum. Karargâhın her tarafını çok iyi bilirim, operasyonu bizzat yönetir gerekirse şehit olmaya razıydım. Ama karargâhta bir tabanca ve beş mermi ile bu işi tek yapamam. Ama dışarıda olsaydım bir saat içerisinde bu operasyon biterdi. Kriz merkezinde bulunmayı gönülden isterdim. Adaletin yerini bulacağını ümit ediyorum”
“ÇAMAŞIR LASTİĞİ İLE Mİ BAĞLAYACAKTIM”
Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “Senin yıllık iznin hangi tarihler arasında planlanmıştı?” sorusuna Angun,  “16 Temmuz-28 Temmuz tarihleri arasında izne çıkmayı planladım” dedi. Koç’un “30 Aralık 2015 tarihli Âdem Huduti imzası ile kimlerin hangi tarihte izne çıkacağı ayarlanmış, 1- 20 Temmuz olarak görünüyor” sorusuna, Angun, “Bu bir planlama, bu gelişmelere göre değişebiliyor.” dedi. Angun; “Sıkıyönetim listesini ne zaman gördün?  Sorusuna, “00.15’ten sonra gördüm. Bana hiçbir bilgi gelmemiştir” dedi. Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “36 yıllık bir meslek deneyiminizin olduğunu söylediniz. Darbeye teşebbüs eden FETÖ diye bir grup var, ordu içinde bunları fark etmediniz mi, her hangi bir önlem almadınız mı?’” sorusuna Angun;  “Benim bulunduğum ortamda siyaset konuşulmaz. Ben bu konuda emir verdim. Karargâhta subay, astsubay ve sivil personellerle toplantılar yaptım. Yaptığım çalışmalarda her hangi bir tespitim olmadı. Hiçbir şekilde en ufak bir emare tespit etmiş değilim” şeklinde cevap verdi. Bir avukatın “Makam odasında silahlarını aldığınız Albay Bahadır Erdemli ve Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgiliyi neden derdest etmediniz” sorusuna Angun, “Sayın Başkan affedersiniz, çamaşır lastiği ile mi bağlayacaktım.” şeklinde cevap verdi.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
 
 
Etiketler: Malatya’da, Huduti, ve, Angun, ifade, verdi;, FETÖ, ile, faaliyetim, olmadı,, köpük, almaya, gittim(!),
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
55
47
2
7
16
25
2
Başakşehir
53
46
2
8
15
25
3
Galatasaray
46
46
7
4
14
25
4
Fenerbahçe
44
46
5
8
12
25
5
Trabzonspor
41
27
8
5
12
25
6
Antalyaspor
39
29
8
6
11
25
7
Kasımpaşa
35
36
10
5
10
25
8
T.Konyaspor
35
29
8
8
9
25
9
K.D.Ç. Karabük
34
30
11
4
10
25
10
Bursaspor
32
26
11
5
9
25
11
Gençlerbirliği
32
24
8
8
8
24
12
Osmanlıspor FK
31
31
8
10
7
25
13
Alanyaspor
28
39
13
4
8
25
14
Kayserispor
27
33
12
6
7
25
15
Akhisar Bld.
27
18
12
6
7
25
16
Ç. Rizespor
20
24
15
5
5
25
17
Adanaspor
20
23
15
5
5
25
18
Gaziantepspor
19
22
15
4
5
24
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv