Haber Detayı
11 Nisan 2016 - Pazartesi 11:31
 
Malatya'da Hz.Peygamber, Tevhid ve Vahde Kutlu Doğum açılışı
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Kutlu Doğum Haftası etkinliklerle kutlanıyor. Malatya Müftüsü Ümit Çimen "Bu yılki Kutlu Doğum Haftası ana temasının 'Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet' olarak belirlendiğini kaydetti. Müftü Çimen insanlığa, İslam alemine ve Türkiye’ye ‘İnsanlığı yüceltmek için, gelin birlik olalım’ çağrısında bulunduklarını söyledi.
 
 
Kültür Haberi


İslam’ın ve bütün ilahi dinlerin en temel ilkesi olan ‘Tevhid’ başlığı altında ‘İman’, ‘Eman’ ve ‘Vahdet’ kavramlarının ele alındığını ifade eden Malatya Müftüsü Ümit Çimen , bütün hafta boyunca ‘İnsanlığı yaşatmak için, İnsanlığı diriltmek için, insanlığı yüceltmek için gelin birlik olalım’ çağrısında bulunacaklarının da altını çizdi.

Müftü Çimen"Kutlu Doğum Haftasının milletimize ve bütün insanlık âlemine, Sevgili Peygamberimizin insanlığı getirdiği merhametin yeniden bütün yüreklere yerleşmesine vesile olmasını diliyorum."dedi.

Malatya'da Büyükşehir belediye konferans salonunda yapılan kutlamalarda Vali Süleyman Kamçı, Büyükşehir belediye başkanı Ahmet Çakır da birer konuşma yaptı.

Daha sonra çeşitli yarışmalarda dereceye giden öğrencilere ödülleri takdim edildi.

VALİ KAMÇI, İNSANLIĞIN KURTULUŞ REÇETESİ O YÜCE İNSANIN TEBLİĞİNDE MEVCUTTUR

1989 Yılından beri kutlanmakta olan “Kutlu Doğum Haftası” bu yıl 11-17 Nisan 2016 tarihleri arasında kutlanacak olup, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın temsilciliklerinin bulunduğu her yerde olduğu gibi ilimizde de birçok etkinlik düzenlenmiştir.

Hafta boyunca gerçekleştirilecek olan etkinliklerin amacı, vatandaşlarımız arasında birlik, beraberlik, sevgi, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma, hoşgörü ve merhamet duygularının yaygınlaşmasını sağlamak, dini duyarlılığımızı ve milli bütünlüğümüzü canlı tutacak çalışmalar yapılmasına katkıda bulunmaktır.

Sevgili Peygamberimizi daha iyi tanımayı, tanıtmayı, anlamayı ve anlatmayı, toplumda var olan Peygamber sevgisini daha da güçlendirmeyi, O’ nun hayatını, örnek yaşayışını, üstün ahlakını, özellikle şefkat ve merhametini anlamayı ve anlatmayı hedefleyen “Hz. Peygamber, Tevdit ve Vahdet” temalı bu yılki “Kutlu Doğum Haftası”, ilimiz merkez ve ilçelerinde hazırlanan zengin programlarla kutlanacaktır.

Bu yıl açılışı Belediye Konferans Salonunda gerçekleştirilen Kutlu Doğum Haftası programı okunan İstiklal Marşı, Müftü Yardımcısı Emin Yılmaz’ın Kur-anı Kerim Tilaveti ve Meali ve Sinevizyon gösterisi ile başladı. Programa Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Vali Yardımcısı Miktat Alan, Battalgazi Kaymakamı Vedat Yılmaz ve Yeşilyurt Kaymakamı Nesim Babahanoğlu, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Hekimhan Belediye Başkanı Ali Seydi Millioğulları, İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, Daire Müdürleri, Sivil Toplum Kuruluşlarının Yöneticileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Ümit Çimen, Diyanet İşleri Başkanlığının Kutlu Doğum Haftasında “Hz. Peygamber, Tevdit ve Vahdet, Gelin Birlik Olalım” konusunu ele alarak Milletimizin Huzur ve Kardeşliğinin, Ülkemizin Birlik ve Beraberliğinin daha da pekişmesine katkı sağlayacağına olan inancını belirterek, bin yıldır bu toprakları vatan yapan, bu gün ve yarın vatan kalmasını sağlayan şehitlere rahmet okudu.

Katılımcılar, Malatya Valiliği Protokol Müdürü Faruk Korkmaz’ ın yazdığı ve seslendirdiği “Efendimize” adlı natı büyük bir coşku ve heyecanla dinlediler.

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, “Kur’an-ı Kerim i ve Peygamberimizi kendimize rehber edinmememiz gerektiğini belirterek, programı düzenleyen Müftülüğe ve İlahiyat Fakültesi Dekanlığına teşekkür etti.

Vali Kamçı’da konuşmasında ”Son Peygamber Hz. Muhammed’in (sav) Yüce Allah’tan getirdiği evrensel mesajları anlamak, merhamet timsali O Peygamberin sevgisi çerçevesinde Aziz Milletimize birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları kazandırmak ve O’na duyulan emsalsiz sevgiyi payidar kılmak amacıyla tertip edilen Kutlu Doğum Haftası programında sizlerle birlikte olmanın sevincini yaşıyorum.

Şüphe yok ki, birbirimizi sevmeyi, paylaşmayı ve yardımlaşmayı, güzel ahlâkı ve insani erdemleri ve elbette adalet ve hoşgörüyü O Rahmet Peygamberi’nin örnek hayatı ile tatbik ettiği İlahi buyruklar vasıtasıyla öğrendik. O ki, bir cahiliye toplumunu medeni bir topluma dönüştürmüş ve bu zor işin sırrının insanın gönlüne ulaşmak olduğunu göstermiştir.

Birbirine düşmanlık güden kabileleri kardeş yapmış, insanlığın yüreğine çöreklenen kin ve nefretin yerine sevgi, barış ve hoşgörü tohuları ekmiştir. Fakat maalesef büyük bir üzüntü ve hayretle müşahede etmekteyiz ki, bugün Müslüman toplumlarda bile hiç tereddüt göstermeksizin kardeş kanı akıtılmakta, kardeşlik hukuku ayak altı edilmekte, Hz. Peygamberin üstün gayretleriyle kurulanemanet müessesesinin temeli sarsılmaktadır.

Dolayısıyla, akan kardeş kanının durması, insanlığın birbirinden emin olması, O’nun ektiği barış, kardeşlik ve hoşgörü tohumlarının yeniden ve acilen yeşertilmesi hayati önem arz etmektedir. Bu nedenle Aziz Milletimizin ve İslam Âlemi’nin sadece bu hafta içerisinde değil, yılın her günü ve her saatinde O’nun çizdiği istikamette yürümesi ve her fırsatta O’nu başka insanlara anlatması lüzumu hasıl olmaktadır. İnsanlığın kurtuluş reçetesinin O Yüce İnsanın tebliğinde mevcut bulunduğu unutulmamalıdır!

Bu duygu ve düşüncelerle, ümmeti olmaktan onur duyduğumuz İki Cihan Serveri Efendimizi ihtiramla yâd ediyor, başta İslam Âlemi olmak üzere bütün insanlığa sevgi, barış, hoşgörü ve kardeşlik duygularıyla dolu bir dünya diliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”dedi.

İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman’ın “Hz. Peygamber, Tevdit ve Vahdet” konulu konuşmasının ardından Hadis Ezberleme yarışmasında Üniversite öğrencileri arasında dereceye girenlere Vali Kamçı, Kuran Kursları arasında dereceye girenlere Büyükşehir Belediye Başkanı Çakır ve Anadolu İmam Hatip Liseleri arasında derece girenlere ödüllerini Vali Yardımcısı alan verdi. Ödül Töreni sonrası Protokol üyelerine İl Müftüsü Çimen ve Prof. Dr. Fikret Karaman tarafından yapılan Gül takdimi ile Gül Günü başlatıldı. Vali Kamçı’da daha sonra programa katılanlara Gül verdi. Konferans salonundaki programın sona ermesi ile Vali Kamçı buradan ayrıldı.

DİYABET İŞLERİ BAŞKANI MEHMET GÖRMEZ'İN MESAJI:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

İslam dini ve İslam ümmeti bugün, tarihinin en zor süreçlerinden birini yaşamaktadır. Ümmetin ocağına ateşler düşmüş, fitne ve tefrika ateşi İslam coğrafyasını her taraftan kuşatmıştır. Öyle ki Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de, Nijerya’da ve İslam coğrafyasının diğer köşelerinde çatışmalar, Allahü ekber nidalarıyla intihar saldırıları, masum kız çocuklarını kaçırmalar, camileri bombalamalar, tarihî mekânları tahrip etmeler, şiddet, vahşet ve dehşet durmaksızın devam etmektedir. Müslümanların kanı dökülmekte, masum canlar heder olmakta, İslam kültür ve medeniyeti talan edilmekte, Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı kadar bizzat birbirlerinin eliyle yok edilmektedir. Milyonlarca insan yerinden, yurdundan, evinden, barkından ve hayatından olmakta; yaşanan kaos ortamı bütün dünyada İslam ve Müslüman algısını tahrip etmektedir. Ne yazık ki Müslümanların başı hüzünle öne eğilmekte, İslam dininin temsilcileri korku, dışlanma ve şiddet tehdidi altında hayat mücadelesi vermektedir. Diğer taraftan dünyanın batı yakasında İslamofobiyi tırmandırmak isteyen endüstri, İslam dünyasındaki çatışmaları ve yaşanan kargaşa ortamını gerekçe gösterip Müslümanlar aleyhine acımasızca bir propaganda sürdürmektedir. Bu müşerref dini, korku dini olarak lanse etmekte, Müslümanlar arasındaki fitne ve tefrika ateşini körüklemektedir. Ne yazık ki bugün İslam’ın cahil müntesiplerinin, her türlü iman, akıl ve hikmetten uzak terör şebekelerinin, sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) mübarek ismini sözde bayraklarına nakşederek Din-i mübin-i İslam’a verdiği zarar, azılı düşmanların verdiği zararın fersah fersah ötesine geçmiş bulunmaktadır.

Tüm bu hadiseleri, yaşanan acıları, tefrika ve adavetin sebeplerini sadece dış mihraklarda, İslam muhaliflerinde, şer güçlerde, emperyalistlerde, siyonistlerde aramak en kolay yoldur. Zira sorunların bir de iç dokuyu, imanî ve ahlakî dinamikleri, yani Müslümanları ilgilendiren boyutları vardır. Şu husus iyi bilinmelidir ki İslam topraklarını kan gölüne çeviren çatışmaların dinin aslından ya da mezhep farklılıklarından kaynaklandığı söylenemez. Bu vahşetin köklerini asr-ı saadette, Hz. Peygamberin (s.a.s.) hadislerinde, Hz. Osman’ın katliyle başlayan fitne döneminin akabinde yaşanan mezhep ihtilaflarında aramak da beyhudedir. Zira bütün bunlar, modern zamanların işgal ve sömürgelerinden sonra istibdatların gölgesinde, yoksulluk, cehalet ve esaret altında yetişen yaralı bilinçlerin; kin, öfke, ihtiras ve intikam yüklü ölümcül kimliklerin ürünüdür.

Bilinmelidir ki mezhepler, İslam dininin anlaşılmasındaki farklı fikir ve kanaatleri temsil eden, zamanla oluşmuş beşerî mekteplerdir. Hepsinin amacı Allah’a varan istikameti belirlemektir. Her biri ana yola varan tali yol mesabesindedir. Mezhebi dinle aynileştirmek ya da mezhep mensubiyetini, İslam aidiyetinin üstünde görmek; mezhebe dayalı ayrıştırma, ötekileştirme ve çatışmalar, taassup ve cehaletin bir yansımasıdır. Mezheplerin dinin önüne geçtiği hâllerde en çok zarar gören bizzat dinin kendisi olmuştur.

Mezhebî farklılıklar, İslam kültür ve medeniyetinin birer zenginliğidir. Önemli olan her zaman vahdetin muhafaza edilmesidir. Mezhebi, meşrebi, anlayışı ne olursa olsun diğerinin mezhebini, meşrebini, anlayışını batıl olmakla itham eden ve kardeşini küfür ile suçlayan bir zihniyet asla iflah olmaz. Unutmayalım ki; hiçbir kimse bir başkasını, İslam’ı kendisinin anladığı gibi algılayıp yaşamadığından ötürü tekfir edemez. Müslüman bir başka Müslümanı müşrik görerek onunla savaş halinde olamaz. Böyle bir çatışma İslam’ın en ulvi kavramlarından olan cihat ile beraber anılamaz. Mezhebine, fikrine ve anlayışına uymayanı tekfir ederek onu öldürmeyi, hiç kimse cihat olarak tarif edemez. Cihat; terörün, vahşetin ve öldürmenin değil; diriltici bir gayretin, hayat veren bir mücadelenin adıdır. Bugün, Müslümanların topyekûn başvuracağı en büyük cihat; cehalete, taassuba, ırkçılığa, fitne ve tefrikaya karşı yapacakları cihattır.

Bugün yapılması gereken, tarihten alacağımız ders ve ibretle istikametimizi belirlemektir. Bilindiği gibi Müslümanlar, sekiz asırdır Batı’yı aydınlatan Endülüs İslam medeniyetini, Doğu’yu aydınlatan Maveraünnehir İslam medeniyetini, Afrika’yı imar eden İslam medeniyetini kaybettiler. Şimdi de Şam-ı Şerif’te, selam yurdu Bağdat’ta, hikmet beldesi Sana’da İslam medeniyetleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bugün, Müslümanların bigâne kalamayacağı tek bir meselesi vardır: O da akan kanı durdurmak, Müslümanları birbirine düşüren komplolara karşı durmak, içimizden ve dışımızdan beslenen her türlü dâhili ve harici fitne uzantılarıyla mücadele etmek ve ümmeti halasa çıkarmaktır. Unutulmamalıdır ki selam ve eman yurtlarını tarihte sahip oldukları huzura kavuşturmanın, dünyada barış ve adaleti temin etmenin yolu, Müslümanların tevhid ve vahdette, rahmet ve merhamette buluşması ve İslam coğrafyasında güven ve barış ortamını tesis etmelerinden geçmektedir.

Bugün Müslümanların her zamankinden daha çok tevhid ve vahdete ihtiyacı vardır. Zira Yüce Rabbimiz Müslümanları Enbiya Suresi 92. ayette tek bir ümmet olarak ifade etmiş olmasına rağmen ne yazık ki Müslümanlar, tefrika hastalığına kapıldığı için Rum Suresi 32. ayetin muhtevasına girmeye başlamışlardır. Bu sebeple bugün Müslümanların tevhid inancına dayalı vahdeti gerçekleştirme yolunda gayret sarf etmeleri bir zorunluluktur.

Tevhid, İslam’ın en temel ilkesi, Kur’an ve Sünnetin ruhu, bütün peygamberlerin gönderiliş gayesidir. İslam’ın tevhid dini oluşu, onu diğer din ve inançlardan ayıran en bariz vasfıdır. Tevhid ilkesinden üç temel esas ortaya çıkar: Selam, eman ve vahdet yani barış, güven ve birlik. İslam-selâm ilişkisi, iman-eman ilişkisi ve tevhid-vahdet ilişkisi doğru kurulamadan bir toplumun İslam toplumu olması mümkün değildir.

İslam, öncelikle insanların zihin ve gönül dünyalarına Allah’ın birliği ve eşsizliği inancını yerleştirerek, şirk başta olmak üzere onları bölünmüşlük ve parçalanmışlığa sevk eden ve saptıran her türlü yanlış inanç, düşünce ve ideolojiden arındırır. Tevhid inancı, insanların kalplerine ve akıllarına sadece Allah’ın birliği ve eşsizliği inanç ve düşüncesini yerleştirmekle kalmaz, aynı zamanda kâinatın tüm farklılık ve çeşitliliğine rağmen mükemmel bir uyum içinde bir ve bütün olarak nasıl var edildiğine ve işleyişine dikkatleri çeker. Dolayısıyla tevhid inancı, en az birlik kavramı kadar çokluk ve farklılık kavramlarını da esas almayı gerektirir. Bu anlayış, irfan geleneğimizde “kesrette vahdet, vahdette kesret” şeklinde ifadesini bulmuştur. Tevhid, sadece bir inanç ve düşünce sistemi değil, aynı zamanda bir hayat tarzı ve yaşama biçimidir. Tevhid inancının toplumsal hayattaki karşılığı vahdettir. Vahdet şuurunu toplumsal hayatta gerçekleştirmenin yolu da sosyal adalet ve ahlâk bilincinin fertlere yerleşmesinden geçmektedir.

Vahdet; kardeşlik, dostluk, sevgi, yardımlaşma ve dayanışmadır. Birlikte yaşama, paylaşma, ortak değerlere sahip olma ve ortak ideallere yönelmedir. Tevhidin sancağı altında toplanma, Allah’ın dini yolunda her türlü dünyevi menfaati bir kenara bırakmadır. İslam dünyasında yaşanan acıları ortak, dertleri ortak ve duaları ortak kılmaktır. Müslüman kanının dökülmesini önlemekten daha değerli bir stratejinin, Müslümanların parçalara ayrılmasını engellemekten daha önemli bir siyasetin olmadığını bilmektir. İslam ümmetinin inşa ettiği mümtaz medeniyetlerin, bu medeniyetlerin ortaya koyduğu büyük tecrübelerin farkında olmaktır. Unutulmamalıdır ki yeryüzündeki bütün muhtaçlara, bütün mazlumlara, bütün insanlığa huzur ve saadet getirecek yegâne nizam İslam’dadır, imandadır, İslam’ın tevhid ve vahdet anlayışındadır. Ancak bunun için bizzat Müslümanların tevhid ve vahdeti iyi ve doğru bir şekilde kavraması gerekmektedir. Şüphesiz ki Allah’ın dini iki kelime, kelime-i tevhid ve vahdet-i kelime yani Allah’ın birliği ve ümmetin birliği üzerine kurulmuştur. Müslümanların bugün küfrün karşısında tek ses, hainin karşısında tek yürek, zalimin karşısında yekvücut olabilmesi, her şeyden önce mezhebini, meşrebini, ırkını, dilini, coğrafyasını ve ideolojisini değil, İslam’ın tevhid ve vahdet anlayışını esas almasıyla mümkün olabilecektir. Birliğe, dirliğe ve huzura giden yol da; dostu düşmanı tanımanın yolu da; emperyalistleri değil, ümmetin yüzünü güldürmenin yolu da buradan geçmektedir.

Müslümanların vahdetini, uhuvvetini ve maslahatını ön planda tutmak ve bu uğurda her türlü riski alarak hakkı, hakikati, adaleti ve ahlakı savunmak İslam dünyasındaki bütün âlimlerin, münevverlerin ve entelektüellerin en başta gelen vazifesidir.

“Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet” teması ve “İnsanlığı yüceltmek, insanlığı diriltmek ve insanlığı yaşatmak için gelin birlik olalım!” çağrısı etrafında kutlu doğumunu idrak edeceğimiz Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.s.) getirdiği tevhid dininin ve rahmet yüklü evrensel mesajların; başta ülkemiz olmak üzere bütün Müslümanların vahdetine, birliğine, dirliğine ve huzuruna vesile olmasını, insanlığın merhamet dini İslam’ın rahmet ve adaletinden hiçbir zaman nasipsiz kalmamasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.“Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet” temalı Kutlu Doğum Kitapçığının hazırlanmasından yayınlanmasına kadar geçen süreçlerde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
 
 
Etiketler: Malatya'da, Hz.Peygamber,, Tevhid, ve, Vahde, Kutlu, Doğum, açılışı,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
71
65
3
8
21
32
2
Başakşehir
67
60
3
10
19
32
3
Fenerbahçe
60
56
6
9
17
32
4
Galatasaray
58
60
10
4
18
32
5
Antalyaspor
52
40
10
7
15
32
6
Trabzonspor
50
37
10
8
14
32
7
Akhisar Bld.
45
41
13
6
13
32
8
Kasımpaşa
43
46
13
7
12
32
9
T.Konyaspor
43
39
11
10
11
32
10
Alanyaspor
40
52
16
4
12
32
11
Gençlerbirliği
40
30
12
10
10
32
12
K.D.Ç. Karabük
39
33
15
6
11
32
13
Osmanlıspor FK
38
36
12
11
9
32
14
Kayserispor
37
45
15
7
10
32
15
Bursaspor
35
31
17
5
10
32
16
Ç. Rizespor
30
41
18
6
8
32
17
Gaziantepspor
26
29
20
5
7
32
18
Adanaspor
25
31
19
7
6
32
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv