Haber Detayı
10 Mart 2017 - Cuma 20:48
 
Malatya’da Mahkemede darbeci yüzbaşı Kemal Keskin bakın ne dedi ? yazdıklarınız değişecek...
Ali Aladağ…:M. Ali Günaydın…:Malatya Olay…:Malatya Sonsöz…: Malatya’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) 15 Temmuz’da hain darbe kalkışmasının davasına bugün de devam edildi. Malatya'daki 2. Ordu ve 7. Ana Jet Üs komutanlıklarında görevli 28'i tutuklu 76 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde 2 Albay, 1 Yarbay ve 2 Binbaşı savunma yaptı.
Gündem Haberi


Malatya’da Mahkemede darbeci yüzbaşı Kemal Keskin bakın ne dedi ?

Malatya'da bugün da darbecilerin yargılanması devam etti. Davanın dördüncü gününde yine sıkı tebdirler vardı. Polis kuş uçurtturmadı.

Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/UPDY) 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının Malatya'daki 2. Ordu ve 7. Ana Jet Üs komutanlıklarında görevli 28'i tutuklu 76 sanığın yargılandığı davada dönemin Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanı Albay Mehmet Ergün ile Dönemin 2. Kara Havacılık Alayı Komutanı Kara Pilot Kurmay Albay Mustafa Özkan savunma yaptı. Duruşma ertelenmesiyle sanıkların salondan çıkarılacağı esnada sanık Yüzbaşı Kemal Keskin basın mensuplarına dönerek, “yazdıklarınız değişecek” dedi. Mehmet Ergün, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptığı savunmasında, darbe girişiminin yaşandığı gün izin kâğıdını imzalatmak için Kışlaya döndüğünü ifade ederek, “Albay Bahadır Erdemli beni arayarak, 'komutanım neredesiniz' dedi. Ben de alayda olduğumu söyledim. Bana, 'Genelkurmaydan terör ve terör faaliyetiyle ilgili önemli bir emir geleceğini' söyledi. Detayını sorduğumda fazla bilgi vermedi, 'gelince görürsünüz' dedi. Ben de kışladaki arkadaşlara Malatya'da terör faaliyeti olabilir hazırlık olmada fayda var gerekli tedbirlerin alınması yönünde söylemde bulundum” beyanında bulundu.

“HİÇ BİR ARKADAŞIM BANA FETÖ’CÜ DEMEMİŞ”

22.40’ta ‘sözde sıkıyönetim’ mesajının geldiğini anlatan Ergün, şunları söyledi: “İlk aklımıza gelen mesajı 2. Ordu Komutanlığına iletmek istedik ama generallere ulaşamadık, 'Generaller toplantıda' diye bize mesaj geldi. Televizyondan gelişmeleri takip ediyorduk. Bunun bir kalkışma olabileceğine dair haberleri duymaya başladık.” Darbe girişiminden haberinin olmadığını iddia eden Ergün, “15 Temmuz tarihinde hiçbir şekilde emir komutayı devralmaya yönelik eylemim olmamıştır. Bana sadece terör faaliyeti olduğu söylendi. 'Sıkıyönetim' şeklinde bir beyan olmadı. Muhabere merkezine o gece hiç girmedim” dedi. Askeri personel olarak 22 yıl görev yaptığını dile getiren Ergün, savunmasını şöyle sürdürdü: “Hiç bir arkadaşım bana FETÖ’cü dememiş. Herhangi dershanesine gitmedim, çocuklarım okullarına gitmedi. Bankasında hesabım yok. Hiçbir örgüt üyesiyle hiçbir irtibatım olmadı. Hain terör örgütü FETÖ ile hiçbir bağlantım yoktur. Bana verilen görev içerisinde Anayasa kurallarına bağlı milliyetçi bir subaydım, şuanda vatandaşım.''

“TOP MERMİLERİNİN ANKARA’YA GÖNDERİLME EMRİNİ KİM VERDİ” SORUSU

Dönemin 2. Kara Havacılık Alayı Komutanı Kara Pilot Kurmay Albay Mustafa Özkan, 15 Temmuz'da Kara Havacılık Alay Komutanı Albay Hakan Keleş'e saat 09.00'daki törende görevini teslim ettiğini ifade etti. Albay Hakan Keleş ile birlikte 2. Ordu Kurmay Başkanı tarafından arandıklarını kaydeden Özkan, ''Emir komuta dışında hiç bir emir icra edilmeyecek ve birbirimize sahip çıkın emri açıktır. Biz bölgede görev yapmamız sebebiyle 2. Ordu ve Kurmay başkanımız dışında bir şey yapmamamız emri verilmişti. Malatya bölgesine darbeye teşebbüs maksatlı hiç bir faaliyet icra edilmemiştir'' iddiasında bulundu. Özkan, hakkında ByLock kullandığı tespitini kabul etmeyerek, “ByLock kullanıcısı değilim. ByLock basından takip ettiğim kadarıyla söylüyorum; mahkemenizden kimlerle, kiminle irtibatta olduğum ifade edilsin. Bunun açıklığa kavuşturulmasını talep ediyorum” ifadesinde bulundu. Özkan, Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “2. Ordu Kurmay Başkanı dâhil, sizin yeniden göreve dönüş yapmanız için bir emir verme yetkisi var mı?” sorusuna,  “Yoktur. Kara Kuvvetleri Komutanlığı dışında görevlendirme emri verilemez”, “İnsanlı Keşif Uçağı (İKU) hazırlanması için kaç emir aldın, bu emirlerden haberdar oldun mu?” sorusuna ise, “Emirleri direk Bahadır Albay yeni alay komutanına verdi” şeklinde cevap verdi. Özkan, Koç’un “İnsanlı Keşif Uçağının Ankara’ya gönderilmesi sebebi nedir, kim verdi emri?“ sorusuna, “Sebebini bilmiyorum, emri Bahadır Albay verdi. Daha önce böyle bir emir verilmedi. 2. Ordu Komutanlığı terörle bağlantılı olarak insanlı keşif uçağı isteyemez. Öyle bir yetkiler yoktur” şeklinde, “Top mermilerinin Ankara’ya gönderilme emrini kim verdi, ” sorusuna ise   “Kara Havacılık Komutanlığından bana şifai olarak emir verildi” cevabını verdi. Sanık Mustafa Özkan, iddianamede darbe girişiminden bir gün önce 14 Temmuz 2016 tarihinde Kara Havacılık Alay Komutanlığında taarruz helikopterlerinde kullanılan bin 500 Adet 20 milimetrelik top mühimmatının S-70 helikopteri ile Ankara'da bulunan taarruz helikopter tabur komutanlığına gönderilmesi ve gönderilen helikopterin Ankara’daki darbeye teşebbüs olaylarında yer alması, 15 Temmuz 2016 günü 2 adet T-129 ATAK ve 1 adet UH-1 helikopterinin Ankara’ya gönderilmesi ve gönderilen 1 ATAK helikopterinin Ankara’daki darbe girişimi olaylarında kullanılması iddialarıyla suçlanıyor.

“BİZ KEŞİF YAPMAYA ÇIKMIŞTIK”

Duruşmanın dördüncü gününde ikinci oturumda dönemin İstihkâm Alay Komutan Vekili İsmail Akın savunma verdi.  Akın, ZPT ile 2. Ordu’daki darbecilere yardım etmesi suçlamasına, “Biz keşif yapmaya çıkmıştık” dedi. İddianamedeki suçlamaların yüzüne okunduğu Akın’ın İstihkâm Alay Komutanlığı personeline emir vererek kışla dışındaki personeli kışlaya çağırdığı, Alayı "Kolluk Kuvvetlerinin Toplumsal Olaylarda Desteklenmesi" konumuna geçirdiği, Alay Komutanının emirlerine riayet etmeyerek ZPT aracını tel örgüleri yıktırarak 2. Ordu Komutanlığındaki darbe teşebbüsçülerine yardım etmek için kışla dışına çıktığı, şüphelinin darbe teşebbüsü içerisinde aktif aktif olarak yer aldığı belirtildi. Akın, Altay Kışlası’ndan ZPT ile dışarıya çıkmasıyla ilgili olarak, “Kışla kapısının kamyonlarla kapatılması nedeniyle 2 zırhlı araçlarla Ahmet Üçbudak ile birlikte keşif yapmak için dışarı çıktık.  Amacımız darbe girişimine destek vermek değil, durumu anlamaktı” beyanında bulundu. Akın, FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin haberleşmede kullandığı yöntemlerden olan "Kakao Talk" programını kullanmasıyla ilgili ise şunları söyledi: “Kakao Talk Güney Kore menşelidir. 2011-2013 yıllarında Güney Kore’de görev yaptım. Güney Kore’de eğitim gördüğüm sürece tüm sosyal şeylerde bu program kullanmaktadır. Hem Koreliler hem de meslektaşlarımla görüşmek için bu programı kullanmaya devam ettim. Bu programı kullanmanın suç olduğunu bilmiyordum.”

“KOMUTANLARIM NE DEDİYSE ONU YAPTIM”

Dönemin 2. Ordu Komutanlığı İcra Subayı Kurmay Binbaşı Eyüp Kök, kendisi hakkındaki mesajlaşmayı sağladığı suçlaması için Binbaşı Eyüp Kök, “O gece hazırlanan hiçbir belgede ismim yoktur. Mesajları hiçbir şekilde silmedim. Benim silme gibi teşebbüsüm olmamıştır. Sistem üzerinde bu bilgilere ulaşılabilir” dedi. İddianamedeki suçlamalar yüzüne okunan Kök, “Kara Havacılık Alay Komutanlığına giderek İKU'nun (İnsanlı Keşif Uçağı) hazırlanmasını istediği, karargâhta bulunduğu süre içerisinde mesaj trafiğini düzenlemek, kameraların yönünü değiştirmek, koğuşlar bölgesinden askerleri getirerek komuta katının güvenliği aldırdığı ve diğer darbeye teşebbüs eden şüpheliler ile birlikte hareket ederek darbe teşebbüsünde aktif rol almakla” suçlanıyor. Kök yaptığı savunmasında şunları söyledi: “Ben o gece yaptığım tüm çalışmaları emir komuta zinciri ve komutanlarımın talimatları üzerine yaptım.  O gece birinci sivil amirim Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’nin mesaiyi terk etmemem talimatı üzerine karargâhta kaldım. Verilen talimat üzerine Kara Havacılık Alay Komutanlığına gittim. Ben sadece Mustafa Serdar Sevgili’nin emirlerini yerine getirdim, Sonuçta benim sicil amirimdir. Bahadır Erdemli’nin ‘Ordu komutanımız İnsanlı Keşif Uçağı istiyor’ demesi üzerine ben gittim. Ben kargaşa ve tartışmanın olduğu sırada karargâhta değildim. Ben Kara Havacılık Alay Komutanlığına gittiğimde İnsanlı Keşif Uçağı’nın bir saat içinde hazır olacağı söylendi. Güvenlik kamerasının açılarını Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’nin emri üzerine değiştirdim. Bana ikinci kez emir verilmesi üzerine kameranın açılarını değiştirdim. Kamera kayıtlarını değiştirme saatim 10.35’dir. Bu saatten sonra olayları karartmam mümkün değildir.  Vurulan Binbaşı Fatih Kılıç’ın cenazesini saat 11.35’de taşıdığımız kayıtta. Orda cesedi taşımam delil karartmaz, çünkü orada bir ceset var. Nasıl saklayayım? O gece hiçbir şekilde elime silah almadım.”

“SİZ KİMDEN EMİR ALIYORSUNUZ”

2. Ordu eski Komutanı Orgeneral Âdem Huduti’nin emir subayı tutuklu Binbaşı Sedat Kaya’nın ifadesine geçildi. Sanık Binbaşı Sedat Kaya, darbe girişimini arkadaşlarından öğrendiğini ne olduğunu anlayabilmek için tanıdığı diğer emir subaylarını aradığını ancak hiçbirinin açmadığını belirterek, “Sadece Genelkurmay Başkanımızın koruma müdürü telefonu açtı, ne olduğunu sordum izinde olduğunu ve hiçbir şeyden haberi olmadığını söyledi. Daha sonra komutanın konutunu aradım ve durumdan iyice şüphelendim. Komutanımızın güvenliğini sağlamak üzere diğer koruma subayların konuta geçmelerini emrettim. Ben FETÖ’cü, darbeci olsam, bu iğrenç olayın parçası olsam sokakta gördüğüm iki albayla bunu neden paylaşayım. Taksiyle komutanımızın konutuna gittim. Konuta gittim silahsız ve sivildim. Konuta girilmesi uygun olmadığından duruma tepki gösterdim. Bahadır Erdemli, sıkıntı yok gizli emirler geldi bunlar komutana iletilecek, dedi. Hepsi üniformalı ve silahlıydı. Komutanımız resmi kıyafetiyle aşağı indi. Karargâha geçelim, emriyle saat 23.20 sıralarında 2. Ordu karargâhına hareket ettik. Sırf konuta gitmem sebebiyle darbecilerle hareket ediyormuşum gibi gösterilmiş. Bir emir subayı olarak yapmam ilk iş komutanın güvenliğini sağlamak için hareket etmektir. Komutanımız yolda Genelkurmay ikinci başkanını aradığını ve ulaşamadığını söyledi. Bize bağlı birlikleri ve Malatya Valisini arayıp, kendisiyle görüştürmemi emretti. Konuttan karargâh 7 dakikada sürmektedir. Ordu komutanımız yaptığı görüşmede bütün bağlı birliklere gelen emri söylüyor, buna uyulmamasını, emir komuta zincirinden çıkılmamasını emretti. 5 araçlık konvoyla konuttan karargâha ulaştık. Ben rutin dışı bir hareket olduğunu anladığımda, korumalara komutan odasının güvenliğini almalarını ve fevri davranmamalarını söyledim. 23.50’de komutan ile valimizin görüşmesini sağladık. Mustafa Serdar Sevgili ve Zeki Karataş kararsız ve çekingendi. Odadan çıktılar. Zeki Karataş, ’Bahadır faaliyete geç, Serdar yapamayacak’ dedi. Malatya’da darbe Türkiye’deki illere göre geç başlamıştı. Saat 01.00’de Albay Bahadır Erdemli odaya girdi. Komutana, ‘Başımıza geçerseniz mutlu olursunuz’ dedi. ‘Oğlum ben ordu komutanıyım zaten başınızdayım, siz kimden emir alıyorsunuz’ diyerek, reddetti. Komutanımıza ‘Darbeci unsurları öldürmeyi teklif ettim, komutanımız kabul etmedi ve ‘ilk sıkan biz olmayacağız’ dedi. Komutanımız kendisi için bir silah istedi benden. O gece çok olay yaşandı, yüzlerce telefon irtibatı sağlandı. Ben Yarbay Bülent Kuzucu’dan tabancasını alarak tam dolduruş yaparak ordu komutanımıza verdim. Ben tekrar komutanımıza ‘darbecileri vurmayı’ teklif ettim. Ancak komutanımız, ‘Bu olayın kansız ve sorunsuz bitirileceğini’ söyledi. Ordu komutanımız ‘Beni korur musunuz?’ dedi. Ben de, ‘Beni ölmeden size dokunamazlar’ dedim. Ben emir subayıyım, her askerin görevi komutanın emirlerine uymaktır. Tuğgeneral Zeki Karataş’ın üzerindeki silahı aldım. Albay Bahadır Erdemli, Tuğgeneraller Zeki Karataş ve Mustafa Serdar Sevgili’yi silahsız olarak makam odasına aldım. Silahsızlandırdığım ve pasifize ettiğim kişiler, kendileri ile birlikte olan kişilerle görüşmek için odadan çıktılar” şeklinde konuştu.

“ERDEMLİ MAKAM ODASINDA SİLAH ÇEKTİ”

Binbaşı Sedat Kaya, ifadesini şöyle sürdürdü: “Saat 03.00 sularında Albay Bahadır Erdemli ve Tuğgeneral Zeki Karataş silahlı olarak makam odasına gelmişler. Zorla elindeki tüfekle makam odasına girmek istedi ve elindeki silahı aldım. ‘Silah boş’ demişti ve ancak ben kontrol ettiğimde mermi sürülmüştü. Bahadır Erdemli, ikinci kez elindeki silahla makam odasına girmek istedi. Bahadır Erdemli, saat 07.00 sularında makam odasına tekrar gelerek tekrar tabanca çekti ve Kurmay Başkanını tehdit ederek, kendilerini aleyhinde çalıştığı için çıkmasını söyledi. Saat 09.23’de yanında Yüzbaşı Kemal Keskin ile makama geldi ve Kemal Keskin’in yaralandığını söyledi. Komutanımız ‘Ne yapıyorsunuz, kesin artık’ dedi. Daha sonra Milli Eğitim Bakanımız İsmet Yılmaz beni cep telefonumdan aradı ve komutanımız ile görüştürerek, komutanımızı Genelkurmay Başkanı ile görüştürdü. Genelkurmay Başkanımız, ‘Darbeciler öldürülmemek şartıyla yargıya teslim edileceklerini’ söylemiş. Bu görüşme sonrasında Ordu Komutanımız, Albay Bahadır Erdemli, Tuğgeneraller Mustafa Serdar Sevgili ve Zeki Karataş’ı makamına çağırdı ve durumu anlattı. Ordu Komutanımız durum hakkında Genelkurmay Başkanı ve Malatya Valisini arayarak bilgilendirdi. Komutanımız Malatya Valisini darbeci unsurları ikna etmeye çalıştığını ve ateşin kesilmesini istediğini söyledi. Bir süre geçti, Bahadır Erdemli, ateşin kesilmesi şartıyla teslim olacaklarını söyledi. Komutanımız Genelkurmay Başkanı ve Valiye bunu iletti. Bahadır Erdemli, Binbaşı Fatih Kılıç’ın öldürüldüğünü söyledi. Ordu Komutanız, ‘Kesin artık daha kaç kişi ölecek’ dedi. Erdemli dışarıdan ateş edildiği sürece teslim olmayacaklarını söyledi. Komutanımız Genelkurmay Başkanı ve Valiye ateşin kesilmesini söyledi ve ateş kesildi. Bir süre sonra Bahadır Erdemli komutanımızın odasına gelerek teslim olacaklarını söyledi. Ben Vali beyi aradım ve bunu söyledim. Komutanımız kapıya gelerek, ‘Kelepçeleyin bunları’ dedi. Tekrar Vali beyi aradım ve silahların toplandığını söyledim. Güvenlik güçleri odaya girdi ve darbeci unsurlar teslim alınarak, hain girişim böylece bastırılmış oldu.”

BİR GECEDE VATAN HAİNİ OLDUM

Kaya, şöyle devam etti: “Ömer Halisdemir’e komutanı ‘Şehit ol’ demeseydi, acaba şehit olur muydu? Eğer vurmasaydı o da bugün benim gibi yargılanacaktı. Ben 3 kişinin silahlarını alırken keşke ölseydim. Ben kaç kez intiharın eşiğinden döndüm. Böyle bir kara lekeyle yaşayamam. Kahraman bir Türk subayı iken bir gecede vatan haini oldum. Canım hariç her şeyim elimden alındı. Alkollü olduğum halde görevimin başına gittim. Canımı hiçe sayarak silahlarını aldığım kişilerle aynı suçtan yargılanıyorum.”

“SİLAHINI MAKAMA GİRERKEN ALDIM”

Sedat Kaya, Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un “TEM (Terörle Mücadele) Müdürü Hakan Yıldırımoğlu’nun makama girerken silahını nasıl ve ne şekilde aldınız?” sorusuna, “Hiçbir misafir ordu komutanın odasına silahla giremez. Silahımı odama bırakmalarını söyledim” şeklinde cevap veren Kaya, “makam odasında 20 dakikalık süre içinde ne konuşuldu?” sorusun ada “Ordu Komutanımız durumu anlattı. Ben komutanımızın ‘Kurmay subaylarımızın bize neler yaptığını görüyorsunuz?’ dediğini duydum.” şeklinde cevap verdi.

“TELEFON KONUŞMALARINA MÜDAHALE ETMEDİLER”

“Ordu komutanın odasında televizyon sürekli açık mıydı?” sorusuna da “Bir 20 dakika hariç hep açıktı. Bir ara 20 dakika yayın gitti” şeklinde cevap veren Kaya, “Makam odasında telefonla görüşme yapılırken, sizin darbeci olarak nitelendirdiğiniz isimler var mıydı?” sorusuna da “Girip çıkıyorlardı” cevabını verirken, “Ordu komutanının telefon konuşmalarına şahit oldular mı” sorusuna da ”mutlaka” cevabını, “Konuşmalara bir müdahaleleri oldu mu” sorusuna da “Olmadı” cevabını verdi. Darbe gecesi yayınlanan mesaj hakkında ise Kaya, “Ordu Komutanımızın mesajı yazması 45 dakika sürdü. Bir taraftan darbecileri iknaya çalışıyor, bir yandan telefonla görüşüyor. Mesajı yazdı düzeltme yaptı. Avni Angun, İsmail Metin Temel’e okuttu, 3. Ordu Komutanına okuttu.

“O SİLAHI BANA VERDİN Mİ?”

Tutuklu sanık Albay Bahadır Erdemli, Tokat Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden bağlanarak, “Ordu Komutanın odasındaki tabancayı kendi inisiyatifi ile aldığını söyledi, Tabancanın namlusu nereye bakıyordu?” sorusuna Kaya, “Komutana bakmıyordu.” deyince, Bahadır Erdemli, “Tabancanın namlusu bana bakıyordu” diyerek düzeltme yaptı. Albay Bahadır Erdemli, “Aldığını söylediği tabancayı, tekrar söyledim zaman bana ne zaman teslim etti? Benim o tabancayı ne zaman kılıfına soktuğuma dair kamera kayıtlarına bakınız” diyerek şu soruyu yöneltti; “Makam odasına silahlı girilmesi konusunda benden aldığı o piyade silahını ben tekrar aldım mı?” sorusuna, Kaya, “Ben görmedim” diye cevap verdi. Bunun üzerine de Bahadır Erdemli, “Kamera kayıtlarına bakılsın, ben bütün gece aynı silahla dolaştım” dedi. Mahkeme heyeti duruşmayı 13 Mart Pazartesi gününe erteledi.

“YAZDIKLARINIZ DEĞİŞECEK”

Son olarak duruşmanın ertelenmesiyle birlikte sanıkların salondan çıkarılacağı anda, duruşma salonunda bulunan basın mensuplarına seslenen tutuklu sanık Yüzbaşı Kemal Keskin, “Yazdıklarınız değişecek” şeklinde ifade kullandı.

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Malatya’da, Mahkemede, darbeci, yüzbaşı, Kemal, Keskin, bakın, ne, dedi, ?, yazdıklarınız, değişecek...,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
29
3
3
10
16
2
Galatasaray
32
34
4
2
10
16
3
Beşiktaş
30
28
2
6
8
16
4
Kayserispor
30
25
2
6
8
16
5
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
6
Trabzonspor
28
32
4
4
8
16
7
Göztepe
27
28
4
3
8
15
8
Bursaspor
24
27
6
3
7
16
9
Sivasspor
23
21
7
2
7
16
10
Kasımpaşa
19
24
7
4
5
16
11
Akhisarspor
19
20
7
4
5
16
12
Yeni Malatyaspor
19
20
7
4
5
16
13
Alanyaspor
18
27
8
3
5
16
14
Osmanlıspor FK
14
23
10
2
4
16
15
Antalyaspor
14
16
8
5
3
16
16
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
17
Gençlerbirliği
13
19
9
4
3
16
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv