Haber Detayı
12 Şubat 2018 - Pazartesi 20:35
 
Malatyalı Velioğulları Kahramanmaraş’ın savunmasına desteği ve kurtuluş kutlaması
Ali Aladağ…:Malatya Olay…: Kahramanmaraş'ın…Bugün... Kurtuluş kutlaması…Vardı… Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıldönümü, bu yıl geçmiş senelere oranla çok daha kapsamlı kutlandı…
Kültür Haberi


Malatyalı Velioğulları Kahramanmaraş’ın savunmasına desteği ve kurtuluş kutlaması

Malatya'dan gelip 200 gönüllüsü ile şehrin kurtuluşuna katkı sunan bir dedenin torunu olarak bu yazıyı kaleme alıyorum…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, telgraf göndererek kurtuluşu kutladı. 


Kahramanmaraş’ın kurtuluşu ve Malatyalıların desteği…
Not: 236.000 (!) Nüfuslu Malatya'dan Millî Mücadeleye (Antep ve Maraş Savunmasına) Destek İçin Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Velioğlu/Velizâde Hüseyin Efendi Dedem Emrinde Silahlı 200 (!) Kişi (150 Kişi Velioğlu Aşiretinden) İle Katıldı.

Görüntünün olası içeriği: yazı

Malatya’da Velioğulları Erzurum Kongresine katılıp G.Antep ve K.Maraş Savunmasına destek verdi…Malatya’nın değil, Türkiye’nin en büyük aşireti…Velioğulları… Tarihte iz bırakan… Aşiret… Tarihi not…
Velizade Hüseyin Efendinin 200 gönüllü ile burada vatan için mücadelesini verdi…
Velizade Hüseyin Efendi 
Arga (Akçadağ) Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Reisi Velizade Hüseyin Efendi 
Erzurum Kongresine Malatya'dan Başkan olarak katılmış.Tarih: 23 Temmuz 1919'da
Tarih: 12 Şubat 1920'de 
Arga (Akçadağ) Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Reisi 
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Böyle bir Reisin evladı ve torunu olmak gurur verici…
VELİOĞULLARI:
1550 Yıllarında 
(Kanuni Sultan Süleyman dönemi) Özbekistandan kalkarak Horasan-Türkmenistan'dan Anadoluya giriş yapmışlar ve Osmanlı devleti tarafından Munzur bölgesine yerleştirilmişlerdir. Oğuzboyundan…

kahramanmaraşın kurtuluşu ile ilgili görseller ile ilgili görsel sonucu
Bir dönemde Osmanlının boybeyi olarak görev yapan atalarımız, Osmanlı –Safevi devletleri arasındaki bölge hakimiyeti mücadelesi sırasında Osmanlı devleti için güvenlik şeridi oluşturmuş, bu arada bazı seferlere katılmışlar ve birçok iç isyanını bastırmışlardır. Zamanla bulundukları bölgenin adından esinlenerek Munzuroğulları adını almışlardır.
1759-1760 yıllarında Munzur’dan ayrılan atalarımız, Baskil’in Zeyve bölgesine gelerek buraya yerleşmişlerdir. 1789-1790 yıllarında Zeyve’de meydana gelen bir olayda Veli dedemizin kızı kaçırılmış, Veli dedemizin kızını kaçıran akrabalarıda Veli dedemizin oğulları tarafından öldürül-müştür. Bu olaylar üzerine kan davasının daha fazla büyümemesi ve daha fazla kan dökülmemesi için oymak meclisi toplanarak iki tarafın’da Zeyve’den ayrılmasına karar vermiştir. Karşı taraf olan akrabalarımız Erzuruma gitmişler, Veli dedemiz’de ailesini toplayarak Zeyveden ayrılmış ve Malatya’ya gelerek bugünkü havaalanı yolu üzerinde bulunan Aksaray köyünün bulunduğu yere yerleşmiş ve buraya Baskildeki köylerinin adına izafeten Zeyve adını vermişlerdir. Bu arada yazlak olarak’da Ancar bölgesine yerleşmişlerdir.
Bu dönemde Ancar, Kadıibrahim köyünün merasıdır.

İlgili resim
Bu sırada Ancar’da Veli dedemizin bir torunu ölmüş, Veli dedemizin Ancar’a yerleşmesini istemeyen Kadıibrahim ağası, cenaze gömülmesinin temelli yerleşme(Yurt edinme) anlamına geleceğinden, adamlarını Veli dedemize göndererek cenazelerini buraya gömmemelerini ve Ancar’ı der-hal terk etmelerini istemiş, ancak haberi getiren ağanın adamları, Veli dedemizin iyi karşılaması ve ikramları karşısında utanmışlar ve ağanın isteğini Veli dedemize söyleyemeden geri dönmüşlerdir. Adamlarının ağaya durumu anlatması üzerine , bu defa Kadıibrahim ağası kalkarak Ancar’a gelmiş, ancak o’da Veli dedemizin koç keserek karşılaması ve ikramları karşısında mahçup olmuş ve ”Sen bendende ağaymışsın, kış geliyor buralarda kış sert geçer, çadırda yaşayamazsınız, senin üç oğlun var bende 8-10 adam vereyim kendine bir ev yap” diyerek Veli dedemizin Ancar’a yerleşmesine izin vermiştir.

kahramanmaraşın kurtuluşu ile ilgili görseller ile ilgili görsel sonucu

Kışlak olarak Zeyveye, yazlak olarak Ancar’a yerleşen Veli dedemiz obasını genişletmek , çevreyle iyi ilişkiler kurmak ve akrabalık bağları oluşturarak kök salmak amacıyla, oğullarından Ömer’i Ören’den İbrahimi Kadıibrahim’den ve Mustafayı’da Keklikpınarından evlendirmiştir. Veli dedemizin oğullarından Ömer’in erkek çocuğu olmadığından soyu devam etmemiş, dedemizin soyu oğlu İbrahim’den olan beş torunu(BIRIKLAR) ve oğlu Mustafa’dan olan onbir torunu(MISTIKLAR) vasıtasıyla devam edip günümüze kadar gelmiştir. Dedelerimiz kök salıp yerleştikleri yerleri abad etmişlerdir. Eski Ancarda yaptıkları cami bugün halen ayakta olup ikiyüz yıldan fazla zamandır dedelerimizin ruhunu şad etmektedir.
Yerleşimden 40-45 yıl sonra Kırserdar adında bir eşkıya türemiş, Hekimhan-Akçadağ arasındaki bölgede terör estirmekte, Bölge halkına kan kusturmaktadır. Hergün bir köyü basıp haraç almakta ve köyün en güzel kızını almaktadır. O dönemde şimdiki Sultansuyu harasının bulunduğu Yeniköyde yaşayan Esefoğlu, Kırserdarın ertesi gün köylerini basacağını haber alır. Çevre köylere haber göndererek durumu anlatır ve Kırserdarla savaşmak için yardım ister. Çevre köylerden atını ve silahını alan Yeniköye gelir. Bu arada Sarıbekir dedemizde beş kardeşini yanına alarak. Esefoğlunun davetine icabet eder. Esefoğlu Kırserdarla nasıl savaşacaklarını planlamak için yardıma gelenlerin durumunu denetlerken, Sarıbekir ve Kardeşlerinin kıyafet ve silahlarının eski, atlarının bakımsız olduğunu görür, adamlarına dönerek “Bu fukaraları niye çağırdınız, bunlar nasıl savaşacak, yemek verinde yesin gitsinler” der. Bunu duyan Koçyiğit SARIBEKİR hemen ayağa kalkar “Ağa senin ekmeğin yenmez. Bizim senin ekmeğine ihtiyacımız yok. Kırserdarın kellesinide kesilmiş bil” der ve yürür. Arkasından kardeşleri takip eder.
Sarıbekir, Kırserdar’ın izini sürer ve o gece Samanköyde olduğunu tespit eder.Sarıbekir Dedemiz ve kardeşleri havanın kararmasıyla birlikte köye girerler. Kardeşleri evin kapısında Kırserdar’ın adamlarını oyalarken, Sarıbekir dedemiz arkaya dolanarak dama çıkar, Önce suya basıp ıslattığı atının torbasını bacadan aşağı atar,arkasından yanan bacadan içeri girip uzun bir boğuşma sonucu Kırserdar’ı öldürür. Kapıda bekleyen Sarıbekir dedemizin kardeşleride Kırserdarın adamlarını öldürür.

kahramanmaraşın kurtuluşu ile ilgili görsel sonucu
Kırserdarın odada alıkoyduğu kadın, namusunu kurtaran Sarıbekir dedemize teşekkür ederek Kırserdarın kellesini kesmesine yardım eder.
Kırkserdar’ın kellesiyle gece yarısı Yeni köye gelen Sarıbekir dedemiz, Esefoğlunu uyandırarak kelleyi ağanın ayakları dibine atar. Böyle bir şeye ihtimal vermeyen Esefoğlu şok geçirir ve bir köye iki ağa olmaz diyerek obasını toplar, Yeniköyü atalarımıza terk eder. Bir süre sonra halkın başına bela olan eşkıya Resul’da Sarıbekir dedemiz tarafından öldürülür. Bu olaydan sonra zalimlere korku ve çevrelerine güven kaynağı olan dedelerimiz kabilelerarası birçok sorunun çözümünde adaletli davranışlarından dolayı hakemliklerine ve arabuluculuklarına başvurulur.
Sarıbekir dedemizin devletin baş edemediği eşkıyaları haklaması ve çevreye güven vermesi nedeniyle, bölgedeki otorite boşluğunu gidermek isteyen Osmanlı devleti Munzuroğullarına verdiği boy beyliğini(Ağalık) onların kolu olan Velioğullarınada vermek istemiş, böylece Sarıbekir dedemiz Boybeyliğini(Ağalık) Velioğullarına kazandırmış Sarıbekir ve kardeşleri Mehmet, Ömer ve yeğenleri Alhas’a ağalık verilmiştir. Sarıbekir dedemiz hırçın yapısı nedeniyle Boy beyliğini kabul etmemiş, o günün şartlarında daha kültürlü ve daha sakin bir yapıya sahip olan yeğeni Alhas ağanın Kürne boybeyi olmasını sağlamıştır.(1840) Kendiside Yeniköyün müdürlüğü görevini almıştır. Sarıbekir dedemiz, Sinan ile Drejan kabileleri arasındaki kavgada arabuluculuk yaparken kaza kurşunu ile ölmüştür.

kahramanmaraşın kurtuluşu ile ilgili görsel sonucu

"Mezarı Eski Ancardadır. Ruhu şad olsun"
Dedemiz Alhas ağa Kürne boy beyi olarak KÜRECİK, LEVENT, ÖREN YAZIHAN, KURŞUNLU VE HEKİMHAN’ın bir bölümünün yönetimini üslenmiştir. Osmanlı, bölge yönetimini yürütmek üzere dedemiz Kürne Boy beyi Alhas ağa’ya Ansır civarında bir konak yaptırmış, konaktan dolayı bölge Konak diye adlandırılmıştır. Aynı konak’tan Baskildeki akrabalarımız için’de yaptırılmış, onlarda kendi bölgelerinde boybeyliğini sürdürmüşlerdir. Alhas ağa dedemiz 1863 yılında Levent’in oğulları Hasan, Mustafa ve İbrahim tarafından Enzek’te(Engüzek) pusuya düşürülerek öldürülmüştür. Ruhu şad olsun.
Alhas ağa’dan sonra Ağalık(Boy beyliği); Osman Ağa, Hüseyin ağa ve en son Ali ağa ile devam etmiştir. Özellikle Hüseyin ağa döneminde Antep ve Maraşta savaşan Kuva-yı Milliye birlikleri için gönüllüler toplamış ve bunların bütün masraflarını karşılayarak Antep ve Maraş’ın savunmasına Arga’dan Mahmut ağa ile birlikte çok önemli destek vermişlerdir.
Zaman içinde gelişip çoğalan Velioğulları kışlak olarak kullandıkları Zeyve ve Yeniköy’e , Yazlak olarak kullandıkları Ancar ve Keklikpınarı’na sığmaz olmuşlar, Yeniköyde Sultansuyu harasının kurulmasına karar veril-mesi üzerine, devlet tarafından atalarımıza Yeniköy’e karşılık yer seçme hakkı tanınmış, atalarımız buradan dağılarak birçok yerleşim alanında ye-ni yurtlar kurmuşlardır. Bugün Eski Ancar, Ata yadigarı bir cami ve birkaç ev dışında harabe halindedir.
Bugün Munzurda, Baskil-Zeyvede, Erzurumda, Tokat Turhala bağlı Ancar ve Örükçü köylerinde,Sivas-Suşehrinde Gürün Yazyurdunda Darende-Ayvalıda ve Yozgatta akrabalarımız yaşamaktadır.

İlgili resim
Bunların dışında birçok devlet kademelerinde ve bilim dünyasında ülkeye hizmet eden çok sayıda akrabamız vardır.
Tüm MUNZUROĞLU ve VELİOĞULARINA velhasıl uzak, yakın bütün akrabalarıma selam eder, sağlık ve afiyetler dilerim.

kahramanmaraşın kurtuluşu  ile ilgili görsel sonucu
VELİOĞULLARI NEREDE?
Giresun-Piraziz Bozat Beldesi
Giresun Merkez Hisargeriş-Sıvacı
Sakarya-Akyazı-Karapürçek
Trabzon-Beşikdüzü-Of-Maçka,Esiroğlu
Kastamonu
Düzce Gündolaması köyü
Bayburt
Zonguldak
Erzurum
Malatya
Elazığ
Şanlıurfa
Kars,
Iğdır
Gaziantep,
Rize
İstanbul
Ankara
İzmir
Osmaniye
Adana
Tunceli
Sinop-Ayancık-Zaviye Köyü
Türkiye’nin dört bir yanında ve bir çok komşu ülkede yer almaktadır…
Not: 236.000 (!) Nüfuslu Malatya'dan Millî Mücadeleye (Antep ve Maraş Savunmasına) Destek İçin Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Velioğlu/Velizâde Hüseyin Efendi Dedem Emrinde Silahlı 200 (!) Kişi (150 Kişi Velioğlu Aşiretinden) İle Katıldı.

velioğulları ile ilgili görsel sonucu
KURTULUŞ SAVAŞI´NDA MARAŞ: Birinci Cihan Harbinin sonlarına doğru Müttefiklerinin yenilmesi üzerine, Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim l9l8´de Mondros Mütarekesini imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Anadolu´nun bir çok yeri gibi Maraş´ta işgal altına girdi. Maraş önce, İngiliz kuvvetleri tarafından 23 Şubat l9l9´da işgal edildi. 8,5 ay süren İngiliz İşgali sırasında pek kayda değer bir olay cereyan etmedi.

Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, gülümseyen insanlar, açık hava

Bununda en büyük nedeni işgal kuvvetleri arasında çok sayıda Cezayir´li, Tunus´lu ve Hintli Müslüman askerlerin bulunmasıydı. Ancak şehirde bulunan yerli Ermeniler bundan rahatsızlık duyuyorlardı. İşgal Komutanlıklarına yaptıkları başvuru neticesinde 29 Ekim l9l9´da İngiliz işgali sona erdi. Şehir bu defa da Fransız kuvvetlerinin işgali altına girdi. Fransız kuvvetlerinin şehre girişleri yerli Ermeniler tarafından büyük bir coşku ve taşkınlıklarla karşılandı. Bu durum yerli Maraş halkını çok rahatsız etti. Şehir içten içe kaynamaya başladı… 

kahramanmaraşın kurtuluşu ile ilgili görsel sonucu

SÜTÇÜ İMAM OLAYI : 3l Ekim l9l9 Cuma. İkinci Fransız Kuvvetlerinin şehre girişinin ertesi günü. Bir başka ifade ile Fransız işgalinin başladığı ikinci gün. Fransız ve Ermeni askerleri birlik olup devriye geziyorlar, yolda-yolakta rastladıkları Türklere olmadık hakaretler ediyorlardı. Yani şehirdeki huzursuzluk had safhaya varmıştı. Bir grup Fransız- Ermeni devriyesi ikindi üzeri Uzunoluk Caddesinde kışlaya dönüyorlardı. O esnada Tarihi Uzunoluk Hamam´ın dan İki Müslüman Türk Kadınları çıkmışlardı. Askerler kadınlara yaklaşarak "Burası Tüklerin değildir. Burada artık bu şekilde gezemezsiniz" diyerek sarkıntılık yapmaya başlarlar.

sütçü imam ile ilgili görsel sonucu

Olay yerine ilk yetişen Çakmakçı Sait isimli genç, mütecaviz askerlere karşı koymaya çalışır ise de gözü dönmüş düşman kurşununa hedef olarak ağır şekilde yaralanır. İşte tam o esnada Hamam´ın karşısındaki Sütçü dükkanında olayı seyreden Sütçü İmam, tabancasını çekerek olaya müdahale eder. "Durun bire densizler. Yaptıklerınız yetti artık. Bugün namus günüdür." deyip silahını ateşler. Bir işgalci askeri öldürür, ikisini de ağır biçimde yaralar. Türk Milletinin namus ve şerefine uzanmak istenen menfur eli daha orada kırıverir. Bu kurşun, aynı zamanda, Türk İstiklal Mücadelesininde ilk kıvılcımı, ilk müjdecisi olur. Ertesi gün Sütçü İmam, Fransız ve Ermeni askerleri tarafından ev ev aranır, ancak bulunamaz. Bu durum işgal güçlerini oldukça kızdırır. 1 Kasım l9l9 günü Şeyhadil Mahallesinde Sütçü İmam´ın dayısınınoğlu Tiyeklioğlu Kadir´i yakalayıp, ellerini ve ayaklarını arkadan bağlayarak kulaklarını, burnunu kesmek suretiyle hunharca Şehit ederler. Cesedini de ipreti alem olsun diye bir tabut içerisine koyarak , Hükümet konağı önünde halka teşhir ederler. 

kahramanmaraşın kurtuluşu ile ilgili görsel sonucu

BAYRAK HADİSESİ : İşgalci güçlerin şehirde yaptığı taşkınlıklar tam bir terör havası estirir. Olaylar bir türlü durmak bilmez. 27 Kasım l9l9 gecesi Ermenilerin ileri gelenlerinden Hırlakyan´ın evinde işgal komutanının şerefine bir balo tertiplenir. Baloda komutanın dansa davet ettiği genç ermeni kızı "Sizinle dans etmekten mazurum. Çünkü kendimi esarette hissediyorum Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem! " diyerek teklifini reddeder. Bunun üzerine askerlerine derhal emir veren komutan, Kaledeki Türk Bayrağını indirtir. 28 Kasım l9l9 Cuma günü Maraş´ın kara sabahıdır. Yatağından kalkan Maraş´lılar, asırlardan beri Kale burcunda dalgalanan Şanlı Bayraklarını göremezler. Bu olay şehri infiale sürükler. Savcı-Avukat Mehmet Ali Kısakürek derhal kaleme sarılarak "Alem-i İslam´a Hitap" beyannamesini yazarak şehrin muhtelif yerlerine dağıttırır. Halkı, Bayrağın indirilmesine tepki göstermeye davet eder. Bir Milletinin İstiklaline son verilmesi anlamına gelen Bayrağının indirilmesi karşısında Maraşlılar sesiz kalmazlar ve cuma namazı vakti Ulu Camii´ye halk toplanır. Ezan okunduktan sonra, camide toplanan halk "Bayraksız namaz kılınmaz" diye bağırır. O esnada Cami İmamı "Aziz Cemaat, Kalesinde düşman bayrağı dalgalanan bir Millet hürriyet´ini kaybetmiş sayılır. Hürriyet olmayan bir yerde cuma namazı kılmak caiz değildir." dağıtılan beyannamenin doğru olduğunu tastik eder. Bunun üzerine Maraşlılar topluca Kale´ye hücum ederek, indirilen Bayrağı yeniden Kale burçlarına diker ve cuma namazı orada eda edilir.

BÜYÜK SAVAŞ BAŞLIYOR : Bayrak olayının ardından şehir adım adım savaşa sürüklenir. Aslanbey Başkanlığında kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, her mahallede kurularak faaliyete geçer. Bir taraftan da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile temasa geçerek direniş hazırlığına başlanır. 21 Ocak l920 günü şehir harbi başlar. 22 gün ve gece süren bir mücadeleden sonra Maraşlılar 7 den 70´e silaha sarılarak tek yürek tek bilek halinde bütün mevcudiyetini ortaya koyar. Sonunda kendisini yok etmek isteyen düşmanı yerli işbirlikçileri ile birlikte mağlup eder, büyük bir zafere imzasını atar. Bu uğurda pek çok evladını şehit verir. Maraş´ın düşman istilasından kurtulması, Türk Kurtuluş Savaşının da ilk hareketini teşkil eder. Maraşlılar, daha o tarihte "Kendini Kurtaran Şehir" ünvanı ile anılmaya başlamakla birlikte, çevre illerinde yardımına koşarak milli dayanışmanın en güzel örneklerini verir. 

İSTİKLAL MADALYASI VE " KAHRAMANLIK " ÜNVANI VERİLİR : Maraş´ın Kurtuluş Savaşında şehir halkı ile birlikte topyekün direniş göstermesi ve çevre vilayetlerininde yardımına koşması büyük takdir toplar ve Kurtuluş Savaşı sonrasında Maraş´a bir yazı gönderilerek Milli Mücadeleye katılanların listesi istenir. Şehrin ileri gelen yöneticileri toplanır, bir durum tespiti yapar. Sonunda Ankara´ya "Maraş´ta Milli Mücadeleye katılmayan tek fert bile yoktur" cevabı verilir. Bunun üzerine 5 Nisan 1925 yılında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi İstiklal Madalyası´nın Maraş´ta fertlere değil, şehir halkına verilmesi kararlaştırılır. Maraş´a bir adet Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Maraş şehri yine Milli Mücadeledeki fedakarlığından ötürü TBBM tarafından 7 Şubat l973 tarihinde de "Kahramanlık" payesiyle de ödüllendirilir. Kahramanmaraşlı 1925 yılından beri her yıl kurtuluş günü olan 12 Şubat Bayramında İstiklal Madalyasını Şanlı Bayrağına törenle takarak, geçmişini yadeder…

 

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Malatyalı, Velioğulları, Kahramanmaraş’ın, savunmasına, desteği, ve, kurtuluş, kutlaması,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
2
Galatasaray
44
47
6
2
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
10
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
11
Bursaspor
27
31
9
6
7
22
12
Akhisarspor
27
28
9
6
7
22
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv