Haber Detayı
15 Ekim 2014 - Çarşamba 21:21
 
Malatyalı “Hasan Süzer’in uzun ince Yolu” basılmayı bekliyor
Vahap Güner...: Malatya Akçadağ Kürecik’ten Gaziantep’e oradan da İstanbul’a taşınarak Süzer Holdingi kuran Hasan Süzer’in hayatını konu alan kitap 10 bin lira için basılamıyor.
Yaşam Haberi
Malatyalı “Hasan Süzer’in uzun ince Yolu” basılmayı bekliyor

İşadamı Hasan Süzer’i tanımayan yoktur.

Akçadağ Kürecik’te dünyaya gelen Hasan Süzer’i 1990 yılında tanımıştık. Ondan sonrada ölene kadar her İstanbul’a gidişimizde Süzer’in Pera Palas Otelinin müdavimleri arasında yer almaya başladık. Çok ekmeğini yedik, hayat hikayesini defalarca kendisinden dinledik. 1950’lerde Gaziantep’e göç ederken yaşadıklarını bizlere anlatırken o günleri yeniden yaşıyordu:

-İki çocuk hanımla merkep sırtında 2 günde Gaziantep’e ulaştık. Kalacak yer yok, aş yok, iş yok. O gün çok dua ederdim; Allahım bana bir göz oda nasip et başımızı koyalım diye…

Antep’te çalıştı, çabaladı İstanbul’a taşındı. İstanbul’da yüzlerce konutun ve emlakın sahibi oldu. Pera Palas Otelini 1977’de yüzde 60’nı sonra da tamammını satın aldı. O günden bu yana da Otelini tüm Malatyalılara açtı, onları ağırladı, misafir etti, yedirdi, içirdi, özel toplantıları orada yaptırdı, ama dönüp tek kuruş istemedi.


“ALLAHIM MAHKEMEYE ÇIKACAĞIMZ CANIMI AL”

Malatya basını olarak bizlerde her gittiğimizde Pera Palas’ta bizleri karşıladı, bir gün olsun suratını “yine mi geldiniz?” diye asmadı. Defalarca kaldık Pera Palas’ta Hasan Süzer’le sohbet ettik, yaşamını onun ağzından dinledik. 2005 Yılının yaz aylarıydı, yine Pera Palas’ta iken Hasan Süzer’i oldukça bitkin ve dalgın görmüştük. Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Haydar Karaduman ile birlikte bunun nedenini sorduğumuzda, o zamanlar açılan Kentbank davasında sanık olarak yargılanmayı bir türlü içine sindiremediğini anlatmış ve “Haydar Allah canımı alsa da o mahkemeye çıkmasam” demişti. O günlerde bunun ne anlama geldiğini pek anlayamamıştık ama bir davada sanık olarak yargılanmak baba Süzer’i kahretmişti.

DURUŞMADAN BİR GÜN ÖNCE VEFAT ETTİ

Bu görüşmeden sonra da Hasan Süzer, Kentbank davasının görüldüğü 9 Kasım 2005 tarihinden bir gün önce 8 Kasım 2005 tarihinde vefat etti ve o davaya sanık olarak çıkmadı. O gün gazetelerde bu durum şöyle yer aldı:

Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden işadamı Hasan Süzer, dün son yolculuğuna uğurlandı.

TMSFye devredilen Kentbankın zararından sorumlu tutulan 79 yaşındaki Süzer, zimmete iştirak iddiasıyla 7,5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacağı gün Teşvikiye Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada ise avukatı Melek Günebak, mahkeme başkanının Hasan Süzeri sorması üzerine, Bu davada sanık olarak huzura gelmemek için ölmeyi tercih etti. Sırf bu davaya girmemek için toprağa girdi” dedi. Avukat, başkanın İntihar mı etti? şeklindeki sorusuna ise Hayır. Benim yanımda böyle konuştu cevabını verdi. Günebak, “Müvekkilim bu dava yüzünden strese girdi. Hak etmediği şeyler yaşadı. Bu davaya muhatap olacağıma öleyim daha iyi, dayanamıyorum artık dedi” şeklinde konuştu. Pera Palas Otelinin sahibi ve Süzer Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Süzerin babasının cenaze namazını kıldıran yakın dostu, emekli din görevlisi Cuma Köse de vefatından önce Süzer’in Kentbank davasını hatırlatarak, “Bu suçtan dolayı mahkemeye gitmektense Allah canımı alsın” dediğini anlattı. Köse, Süzer’in bu sözü söyledikten bir saat sonra vefat ettiğini dile getirdi.

Malatya bir büyük değerini kaybetmişti. O günden bu yana da Pera Palas’ın önünden geçtiğimizde rahmetlinin anıları gözlerimizin önünde canlanır.

HAYATININ KİTAP OLMASINI İSTEMİŞTİ

Hasan Süzer vefat etmeden önce hayatını kitaplaştırmak için İstanbul’da değerli bir üstadımız gazeteci ile görüştüğünü ve ona hayatını yazdırdığını, Süzer’in Kürecik’ten başlayan, Gaziantep’de devam eden ve İstanbul’a zirveye ulaşan yaşamını baştan sona kadar anlattığını çok önceden duymuştum.

SADECE 10 BİN LİRA GEREKİYOR

İstanbul’da bu üstadımızla karşılaşınca, (ismi bizde mevcuttur) konu Hasan Süzer oldu. Kitap ne oldu? Demeye kalmadı, “Kitap hazır, ama basan olmadı” deyince bir şok yaşadım. Hasan Süzer'in Uzun İnce Yolu (Biyografi) adlı kitap için Süzer’in tüm tanıdıklarıyla görüşen, hayatını dinlediğinde 3 gün ağlayan Gazeteci üstadımız kitabı basacak kaynağı Süzer’in ailesi karşılamadığı için kitap ortada kalmış. Süzer’in kızı ve oğullarını defalarca arayan Gazeteci kitabın hazır olduğunu söylemesine rağmen dönen olmayınca kitap elinde kalmış. Kitabın basılması için gerekli olan sadece 10 bin lira. Bu para olmadığı için Hasan Süzer’in hayatını anlatan kitap basılamıyor. O çileli yaşamdan başlayan ve Süzer Holding’e dönüşen hayat öyküsü basılmayı bekliyor. Yani “Hasan Süzer'in Uzun İnce Yolu” adlı kitap basılmayı bekliyor.

Gazeteci üstadımız, Hasan Süzer’in anlattıklarını dinlerken üç gün ağladığını anlattı. Gaziantep’te pilav aşına birkaç domates doğrayarak pişirdiği pilavın öyküsünden çok etkilendiğini, çektiği zorlukların ve hayat mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Ama Süzer ailesinin bu kitabın basılmasını birinci ölüm yıldönümüne yetiştirilmesini söylediğini daha sonra da kitabın basılması için arayışlarına cevap alamadığını anlattı Gazeteci dostumuz.

KİTAP BASILMAZSA…

Öncelikle Hasan Süzer’in yakından tanıdığımız kızı ve oğullarının haberdar oldukları kitabın basılması için harekete geçmelerinin bir evlatlık görevi olduğunu hatırlatmakta yarar var. Yok aileden bir ses çıkmazsa da bizler Malatya Gazeteciler Cemiyeti olarak bu kitabı bastırmaya talip olacağımızı bilgilerine sunmak istiyoruz.

Çünkü Hasan Süzer yaşamış olsaydı, böyle bir durumla karşılaşsaydı, ismini bile söylemeden o kitabı bastırır ve desteklerini esirgemezdi. Malatya’da da Hasan Süzer gibi Malatya sevdalısı bir hemşerisi çıkar ve bu kitabı bastırır. Malatya Eğitim Vakfına verdiği desteği bildiğimizden Malatya Eğitim Vakfı da bu kitabı bastırmak için hemen harekete geçer. Malatya Büyükşehir Belediyesi de bu duruma sessiz kalmaz. Malatya’dan ses çıkmaz ise de Gaziantep’de Müzesi bulunan Hasan Süzer’in kitabını Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin bastırmak için harekete geçerse de kimse şaşırmasın. Hasan Süzer’in hayatta iken anlattıklarını iyi bilenlerden biri olarak bu kitabın basılarak gelecek kuşaklara anlatılması gerekmektedir.

O nedenle Süzer ailesinden kitap için verecekleri kararı bekliyoruz.

 

 GAZİANTEP’DE HASAN SÜZER ETNOGRAFYA MÜZESİ VAR

Gaziantep, Bey Mahallesi, Hanifoğlu Sokak'ta yer alan bina, bu asrın başlarında inşa edilmiştir. Daha sonra birkaç kere el değiştiren bina, 1985 yılında çok harap bir vaziyette iken işadamı Sayın Hasan Süzer tarafından satın alınmış, restorasyonu tamamlandıktan sonra "Hasan Süzer Etnografya Müzesi" olarak kullanılmak şartıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağışlanmıştır.

Bina ana kaya içine oyulmuş mahzen üzerine üç kattan oluşmakta, ikisi anayola, diğeri ara sokağa ulaşan üç girişi bulunmaktadır. Ön cephedeki işlemeli büyük kapıdan "hayat" adı verilen orta bahçeye, küçük kapıdan ise "selâmlık" denilen bölüme geçilmektedir.

Hayatın güneybatı köşesinde; üst katında oturma odası, alt katında ocaklık ve tuvaletin yer aldığı iki katlı müstakil bir bina yer almaktadır. Bu bölüm evin hizmetkarları, tarafından kullanılmıştır. Hayat, ince bir taş işçiliğinin eseri olan renkli taşlarla kaplanmıştır.

Bodrum katları; birbirinin içinden geçme iki ayrı mekândan ibaret olup, ikisi arasında yaklaşık 2 m. kot farkı mevcuttur. Tamamen yerli kayaya oyulmuş mağara görünümündeki bodrum katta pekmez, ve zeytinyağı depolamaya yarayan küpler, erzak depolamaya yarayan bölümler ve su kuyusu bulunmaktadır. Bu bölümde ayrıca büyük bir dokuma tezgâhı yer almaktadır.

Zemin katta; iki oda "ocaklık" adı verilen mutfak, evin hamamı ile bu mekânın ısınmasını sağlayan ocaklar ve iki farklı taraftan birinci kata çıkan merdivenler yer almaktadır. Hamam, Türk hamamı özelliklerini taşımakta, külhandan gelen ve alttan geçen, duman vasıtasıyla ısınmaktadır. Girişin sağında yer alan oda "tandır odası" dır. Adını, tandır denilen gömme bir taş ocak üzerine konan bir kürsü ve ve onun üzerine örtülen geniş bir yorgandan, mahalli bir ısınma sisteminden almaktadır.

Birinci katta sofada, taş işçiliği ve boyalı tezniyatı ile dikkati çeken bir çeşme ve hayata bakan üç ayrı oda yer almaktadır. Odalardan birisi gelin görme odası, diğeri günlük yaşamın sürdürüldüğü iş odası, üçüncü oda ise erkek misafirlerin ağırlandığı selâmlık bölümü olarak tanzim edilmiştir.

İkinci katta yer alan odalardan ikisi ev sahibine ait harem bölümü olarak düzenlenmiştir. Üçüncü katta terasa geçişi sağlayan camekânlı bir oda ve "güvercinlik" bulunmaktadır. Bu bölüm günün yorgunluğunun giderildiği sakin bir köşe olarak canlandırılmıştır.

Bina içinde yer alan bölümler günlük yaşamdaki fonksiyonlarına göre yörenin eşyası ile donatılmış, mankenlerle teşhire canlılık ve gerçekçilik verilerek hizmete açılmıştır.

Eyüpoğlu Mahallesi, Hanifioğlu Sokak No: 64 
Tel : (0342) 230 42 21

Vahap GÜNER
Malatya Sonsöz
Kaynak: Editör: Ali Aladağ
Etiketler: Vahap, GünerMalatya, Akçadağ, Kürecik’ten, Gaziantep’e, oradan, da, İstanbul’a
Yorumlar
Haber Yazılımı lalik.net escort istanbul porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort