Haber Detayı
07 Aralık 2017 - Perşembe 16:05
 
Sabrımızı zorlarsanız, yine karşınızda sabır…
Metin Doğan…:Malatya Olay…: Selâm arkadaşlar. Çok yoğun programım yüzünden epeydir yazamadım sizlere. Ama hepinizi çok mu, çok özledim:))) Antalya'nın Konyaaltı ilçesinin , CHP'li belediyesi 25 kasım-4 Aralık arası 9 günlük bir kitap fuarı tertip etmişler. İmza gününe gelen yazarların misafirlerinin de konaklamalarını ayarlamışlar.
Yaşam Haberi


Sabrımızı zorlarsanız, yine karşınızda sabır…
"SON KALE TÜRKİYE" kitabının yazarı FEVZİ ÇAKAR'ın da 25 Kasım günü imza günüdür.
Fevzi Cakar abi kimdir? 
( Abim seni bir kaç cümleyle anlatmak imkansız ama ben deneyeceğim.)
"Fevzi abi; insanları eksikleriyle seven, 
kişinin kendi kendine yaptığı şeylere göre değilde, vatan için, millet için, insanlık için yaptığı şeylere göre değer veren çok çok özel bir şahsiyettir."


Fevzi abim imza günü için beni Antalya'ya davet eder. Çok sevinerek hemen kabul ederim. Hiç boş vaktim yokken tüm hafta sonu mu, sevinerek Antalya programına ayırma nedenim 2 tane şey: 
Bunlardan birincisi ; Çok özel bir insan olan Fevzi abiyle vakit geçirmek çok eğlenceli. 
İkincisi ise ZEKİ KILINÇ abi mi çok çok özlemiş olmamdı.
Zeki Kılınç kimdir?
Zeki KILINÇ : Kahraman Türk polisi Şehit MUHAMMET OĞUZ KILINÇ'ın babasıdır.


Şehit Muhammet Oğuz KILINÇ kardeşim 15 Temmuz 2016 da saat 20:00' de mesaisi bitmiş ve saat 21:00' de Ankara'da evinde otururken , whatsapp grubundan darbe yapıldığını duymuş. Hiç düşünmeden Ankara il Emniyet Müdürlüğüne koşmuş. Emniyet Müdürlüğüne geldiğinde tankları ve helikopterleri görünce, onlarla savaşmaya kalktığında, beylik tabancasının yetersiz geleceğini düşünüp , otomotik silahların bulunduğu deponun kilidini kırıp orda aldığı uzun namlulu bir silâhla hızla dışarıya fırlamıştır.
Dışarı ise helikopterlerin açmış olduğu ateşten sağa sola kaçışan insanlarla doludur. Herkes ölümün soğuk yüzünden kaçmak için bir delik ararken , Kahraman Muhammet bile bile ölümüne gitmiş. Öyle bir ölümüne gitmişti, elindeki uzun namlulu silâhla havadaki helikopteri tararken siper bile almamış. 
O anı bir hayel edin. Havada helikopterler ve F16'lar. Yerde ise TANK'lar ve ZPT'ler. Helikopter ateş açmaya başlayınca, panikle sağa sola kaçışmaya çalışan 100'lerce insan. Tam bu kaosun yaşandığı yerin ortasında, elindeki uzun namlulu silahla helikoptere ateş eden bir kişi. ZPT'lerde açılan karşı ateşlede alnında vurulan bir ŞEHIT...daha 26 yaşında...


hayatının baharında... 
Söz konusu vatansa hep gönüllü görev adamı olmuş.
Yeni evlenmiş.
Evleneli daha iki ay olmamışken Muhammet ; DAEŞ militanlarını izleme timine gönüllü olmuş. Ve canlı bombaları takip etmek için bir ilden diğerine koşturması gerekmiş. insan üstü gayretini ve çabasını bu vatan için harcadığından dolayı evliliğe zamanı kalmamış. ve ayrılmaya karar verirler.

Muhammed'in önünde iki seçenek vardır:
YA VATAN , YA CANAN.


Rahmetli hiç düşünmeden VATAN der, ve göreve gider.
Van'da ki görevi biter ve Ankara'ya gelir. 
15 temmuz 2016 gecesi , ŞEYTAN'IN ÇOCUKLARI Türk halkına 2 seçenek sunarlar:
YA VATAN, YA CAN.
Böyle bir durumda hangi çılgın zincir vurup tutabilir Muhammed'in askeri Muhammet Oğuzu.
Çatışmak için Ankara il Emniyet Müdürlüğüne taksiyle hızlı bir şekilde ulaşır. rahmetli; babasını arar:
- Selamınaleyküm baba. 
Babası Zeki KILINÇ:


- Aleykümselam oğlum. 
- Baba göreve gidiyorumda bir arayayım dedim.
- Görev sıkıntı mı var oğlum ?
- yok baba. Varda yok.
- Allah'a emanet ol oğlum. 
Bu konuşmadan 20 dakika sonra şehit olur.
Türkiye seni yeterince tanımadı ama ben ismini nefes aldığım sürece zikredecem şehidim. 
Sen Ömer Halisdemir kadar değerlisin şehidim. 
Kardeşlerine abi, anne babana da kardeş olmaya çalışmak benim icin bir şeref şehidim.


***
25 kasımda Antalya'ya uçarım. Havaalanında Zeki Kılınç abim beni karşılar. Oradan kitap fuarına geçeriz. Fuarda ki yazarları ve yazarların misafirlerini, Konyaaltı ilçesinin CHP'li başkan yardımcısı karşılamaktadır. Fevzi abinin misafirlerinin sadece isimlerini biliyordur , kim olduklarını gördüğünde ancak anlamıştır. Beni görünce yüzü bembeyaz kesilir. Ve titrek bir sesle bana;
- Sende o aksam bir maceraya atlamak istedin, der.
Ben ise hic cevap vermem. İmza kısmımda ki yere otururum. 
Sonrada arkamda şöyle konuşmaya başlar;
(Zeki Kılınç ve beni kastederek)


- Fevzi Bey nerden buldun bunları? Bunlar çok tehlikeli insanlar. Bunlarla orda burda gözükmek iyi olmaz, der.
Evet Zeki Kılınç abi ve benim için "ÇOK TEHLİKELİ " yakıştırması bende DUYGUSAL bir TSUNAMİ yarattı. Gözlerim doldu. 
Ben 15 temmuz 2016'dan önce hiç bir PARTİ'nin "P" sini bile bilmezdim. FETÖ'nün de "F"sini bilmezdim. Ama o gece bildiğim tek şey vardı ki; onu da uygulamanın yolu,kendi canını vermekten geçiyorsa bir saniye bile düşünmeden bedenimi ortaya koydum. Tv'da canli yayının yapıldığı yerde eğer birini tank ezerse , halk hiç bir şey düşünmeden dışarı çıkar ve baş kaldırır düşüncesi beni itti bu eyleme. Evet; halkın hemen çıkması gerekiyordu. Eğer hemen çıkmazlarsa, GEZİ OLAYLARI'nda ki kişiler çıkacaklardı sevinçlerini kusmak için. Ama bilmedikleri bir şey vardı bunların. Bu olaylar gezi olayları gibi olmayacaktı. Gezi olaylarında sessiz kalan bir çoğunluk vardı. Onlar bu sefer sessiz kalmayacaktı. Onlarda çıkacaklardı ve yüzbinlerin öleceği bir iç savaş olacaktı. 


Hedefimde, gezi olaylarında sessiz kalan çoğunluğu sokaklara dökmek vardı. Eğer bunlar önce dökülürse bir iç savaşın çıkmayacağından emindim. Bu eminlilikle canımı ortaya koydum. 
Eylemimi gerçekleştireceğim yere ulaştığımda her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplamıştım. Askerlere hiç şiddet uygulamayacaktım. Çünkü canlı yayında olacağım için eğer askerlere saldırırsam, "ASKERE SALDIRDI yapılıyor diye diğer kesimi galeyana getirebilirdim. Bu yüzden askere hiç saldırmadan, onları kizdirarak ezilmemin saglanmasıydı. Yoksa ben o tankın tepesinede çıkmasını bilirdim. Eylemimi uygulamaya karar verdiğim anda, kameramanların bulunmuş olduğu tankların ve askerlerin bulunmuş olduğu yere doğru koşarken de, hiç hesabımda olmayan bir cümleyide tüm gücümle haykırtmıştı bir ilahi güç. 
Tüm gücümle koşarken tüm gücümle de BEN TÜRK ASKERİYİM, SİZ KİMİN ASKERİSİNİŹ??? diyede bağırıyordum. Çok etkili olunabilecek bir cümleyi Allah bana söylemişti. Çünkü vatanını seven herkes Türk askeriydi. 
Orda o kadar kamera ve fotoğraf makinası varken sadece ihlas haber ajansının kahraman bir fotoğrafcısı çekebiliyor. 10 dakikalık tek başıma yaptığım mücadelede 3-5 kare resim ve cep tefonu ile çekilmiş 27 saniyelik bir görüntü. 
En kötü ihtimalle mobese görüntüleri olmalıydı. Fetöcüler her şeyi yok ettiler.
Allah ; o gece canımı almadan hedefime ulaştırdı beni. Sokaklara dökülmesini istediğim sessiz çoğunluk sokaklara dökülerek bir iç savaşın çıkmasını engellemişlerdi. Bu topluluktan o kadar emindim ki beni yanıltmadıkları için Allah razı olsun hepsinden. 
30 gün boyunca sokaklarda olmalarına rağmen, ne bir ambülans taşlandı, ne bir halk otobüsüne molotof atıldı. Hiç taşkınlık yapmadan, hic bir şeye zarar vermeden sokaklara dökülen VİCDANLI insanların zaferiydi 15 temmuz. 

metin doğan ile ilgili görsel sonucu
Yüzbinlerce insanın ölmesini engellemenin yolu kendi canını vermekten geçiyorsa ve bende bu yolu seçmişsem , bana bu devletin bir belediye başkan yardımcısının, ben ve Zeki KILINÇ abime ÇOK ÇOK TEHLİKELİLER benzetmesini yapması canımı acıttı. 
Zeki abiyi tanıdığımda yaptığı mücadeleleri öğrendiğimde, 40 yaşımdan önce bu vatan için hic bir şey yapmamış olduğumu farkedip kendimden utandım
( Fuar hakkında bilgi vereyim. Davet edilen yazarların %90'nı CHP'li yada pkk'lı. Yüzde bir kaçıda islamcı.)

Zeki abi , bu vatan için edebiyat yapmamış iş yapmış biri. Ve tüm hayatını bu uğurda harcadığı içinde, Allah oğlunu yanına alarak ona en büyük hediyeyi vermiştir. 
Zeki abi bireylerin topluma karşı sosyal duyarlılık kazanmaları için verdiği mücadelede maddî olarakta tek başınadır. Kendiside rahmetli kahraman oğlu gibi kahraman Türk polisidir. Sadece polis maaşı ile bu işlere girişirseniz bazı şeylerde geri kalırsınız. 30 yıllık memur olmanıza rağmen halen kiradasınızdır. 30 yıllık çok eski bir aracınız vardır. Zaman geçirmek için girdiğiniz bir AVM'de bir ayakkabının fiyatının 400 tl. olduğunu görünce kısa süreli bir şok yaşarsınız. Ama bunların hiç birinin önemi yoktur Zeki abim için. Zeki abim için önemli olan tek şey öbür dünyaya götüreceği şeylerdir. Senin gibi insanları tanımak, kişinin kendini sorgulamasına yol açıyor. Bu yolda ki azminle bana öyle bir enerji veriyorsun ki Zeki abim, Allah senden razı olsun. 
Bu vatan için kendi canından, cananından vaz geçen insanlar için bu tabirlerin kullanılması canımı acıtırken , oturduğum kitap standının önünde 9-10 yaşlarında bir erkek çocuğuyla göz göze gelirim. ve gülümseyerek:
- Merhaba, derim. 
O'da : gülümseyerek;

İlgili resim
- Merhaba, der. 
Bir kaç dakikalık muhabbetten sonrada yanında annesi beliriverir. Anneside sıcak olan bu muhabbete katılır. 3-5 dakika sonra, annesinin gözü önümde duran kitaplara ilişir. ve bir iç geçirerek söylenmeye başlar:
- Burdada mı 15 temmuz pes doğrusu, diyerek öfkesini dile getirir. 
Ben ise sessiz kalırım. 
Tam bu sırada 3 kişilik bir aile beni tanıyıp merhaba derler. ve cocugunun benle resim çektirmek istedigini söylerler. Bende elbette derim. 
Çocuğu resim çektirmek için yanıma gelirken, 15 temmuzla ilgili öfkesini dile getiren kadın, çocuğun anne babasına, benim kim? olduğumu sorar. O anâ kadar beni tanımamıştır. Öğrendiğinde ise aramızda şu diyalog geçer:
- Hııı ; 15 temmuzla ilgili kızgınlığımı dile getirirken , sizin cevap vermeme nedeniniz buydu demek. Ama kızmaktanda haklıyım. Bi kere ben öncelikle koyun değilim, insanım. Benim özgür iradem var. Biri bana çık demesiyle çıkmam ben, der. 
Ben ise; tartışma olmayacak şekilde cevap vermeye çalışırım. ve şöyle derim. 
- Elbette bende insanım hanımefendi. Ben kimsenin çağrısıyla çıkmadım. Kendi hür irademle çıktım. Çağrı zaten benim eylemimden 1,5 saat sonra yapıldı, derim.
Kadın: 
- Darbe olsaydı size bir şey olmayacaktı. Sadece Cumhurbaşkanını öldüreceklerdi. Asıl O'nun yatması gerekiyordu o paletlerin altına. O neden yatmadı, der. 
Cevap veririm: 

metin doğan ile ilgili görsel sonucu
- Cumhurbaşkanımız kaçmadı ki; mücadelenin mekezine geldi direkt. Ama indiğinde tüm tanklar artık ele geçirilmişti, bu yüzden gerek kalmadı, derim.
Kadın beni tanımadan önce benle yaptığı sıcak muhabbetin hatırına öfkesini kontrol etmeye çalışırken, ağzında şu cümleler dökülür: 
- Bekleyin, bir gün bizde çıkacağız, o zaman görürsünüz, der. 
Ben ise yanlış anlamışım gibi aynen şu cevabı veririm: 
- İnşallah bu ülkede bir daha darbe yapılmaz. Olurda yapılmaya kalkışılırsa, bu seferde sizler çıkarsınız, bizlerde mücadelenizi sevgiyle izleriz, derim. 
Kadın çocuğuyla standta ayrılırlar.
Buna benzer bir kaç diyalog daha yaşayınca , nefesim kesilir ve hava almak için dış kapıya yönelirim. Saat 16:00 ya gelmektedir. ve saat 16:00 da Kılıçdaroğlu fuara gelecektir. Zaten kalabalık olan fuar, Kılıçdaroğlu'nun gelme saatine doğru dışarıda da izdiham vardır. Kapıda en az 300 kişi. yüzüm fazla dikkat çekmesin diye korkulukların yanında durup sırtımı kalabalığa dönüp biraz vakit geçirmeye çalışırken arkamda; 
- Metin abi, Metin abi...
diye seslenen çocuklara doğru dönerim. Morelim bozulmuşken bana sevgiyle bakan 10-15 tane çocuğun arasında bulurum kendimi. Hepsini tek tek öperim. Benle tek tek resim çektirirler. Sonrada toplu bir şekilde çektirmek isterler. Aralarında tam poz vermişken, 9 yaşlarında bir kız çocuğu rabia işareti yaparak resim cektirebilirmiyiz ? der. 
Karşımızda bizi izleyen 300 kişi vardır.Bu yüzden doğru bir davranış olmayabilir, diye düşünüp, rabia işaretli resim çektirme fikrini kabul etmedim.
9 yaşındaki kız çocuğu, bana doğru dönerek:
- Ama nedennn Metin abi ? der, çok tatlı bir şekilde. 
İstedikleri işaret birlik isaretidir. Kendi vatanımızda kim engel olabilirki diye düşündüm. Beni kahraman yapan şey cesaretimdi. Ama şimdi korkmuştum. Korkak kahraman olmaz diye düşünüp, tamam rabia işareti yapabiliriz, dedim. 
Çoğu kız olan başörtülü çocukların arasında rabia işareti yaparak resim çektirdik, 300 tane CHP'linin karşısında. Sadece düşmanca bakmakla yetindiler. O resmide burda yayınlıyorum. 
Akşam olduğunda, kalacağım otele giderim. İmza gününe gelen yazarın misafiri olduğum için kalacağım otelin herşey dahil olan ücreti CHP'li belediye tarafından ödenmiştir. Fuara katılan herkese aynı otelde yer ayrılmıştır. 
Sabah olup kahvaltıya indiğimde tüm solcuları kahvaltıda görürüm. Kim olduğumu tanıyanların kötü bakışları arasında kahvaltı tabağımı doldurup, oturacağım masaya doğru ilerlerken , iki kişinin bana doğru baktıklarını görürüm. Ama bu bakışlarda biraz sevgi hissedince, gülümseyerek yan masaya geçerim. Masadakiler Doğu Perinçek ve sinema oyuncusu Zafer Alagöz'dür. Otelde
ilk kez bana sevgiyle bakan birilerini görüncede tabağımı kendi masama bırakıp yanlarına gittim, merhaba demek için. 
- Merhabalar, afiyet olsun. Nasılsınız Doğu abi, derim.
O'da sevgiyle gülümseyerek:
- iyiyim canım, sen nasılsın? der. 

metin doğan ile ilgili görsel sonucu
Bende:
- tşk ederim iyiyim, derim. 
Sonra Doğu Perinçek :
- Sizi bir yerlerden tanıyorum ama çıkartamadım, yoksa oyuncumuydunuz? der. 
Ben ise hızlı tanımaları için, tankın altına yatmış olduğum o meşhur resmî göstererek:
- Ben buyum, derim. 
O kişinin ben olduğunu görünce birden lâl olur ikiside. Hic bir şey söylemeyip, adeta dona kalırlar. 
15 temmuzla ilgili , "elbette Tayyib'in yanında olacağız, Fetö'nün yanında mı olacaktık" diyen, Doğu Perinçek değilmiydi.
Ötekileşileştirilmekten şikâyet eden insanlar, beni ötekilestirmislerdi.
SEVGİ, VİCDAN VE MERHAMETLE KALIN...

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
Etiketler: Sabrımızı, zorlarsanız,, yine, karşınızda, sabır…,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Malatya Olay Gazetesi
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Trabzonspor
28
32
4
4
8
16
5
Göztepe
27
28
4
3
8
15
6
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
7
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
8
Bursaspor
24
27
6
3
7
16
9
Sivasspor
23
21
7
2
7
16
10
Kasımpaşa
19
24
7
4
5
16
11
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
12
Alanyaspor
18
27
8
3
5
16
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
13
19
9
4
3
16
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv