Haber Detayı
18 Aralık 2017 - Pazartesi 12:03
 
Spor Yazarları, EY Malatyaspor-Glatasaray maçını yorumladı
bein sport...:Malatya Olay...: Son dakika... Spor yazarları ne dedi? Evkur Yeni Malatyaspor-Galatasaray maçı sonrasında bein sport spor yazarlarının maç yorumunu sayfalarında topladı...
Spor Haberi
Spor Yazarları, EY Malatyaspor-Glatasaray maçını yorumladı

KİM NE DEDİ?

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Şansal Büyüka-Milliyet (Ayrılık zamanı): İgor Tudor’a geçmiş olsun... Artık ayrılık zamanı... Başkan Dursun Özbek “dursun” dese bile İgor Tudor artık duramaz...

İgor zaten haftalardır boynundaki iple geziyordu... Altındaki iskemleyi çekmek, istese de istemese de Başkan Dursun Özbek’e kaldı... Başkan çaresiz, bu iskemleyi Tudor‘un altından çekecek...

Zaten bir hoca düşünün ki, boynundaki o iple geziyor, ”ha gitti, ha gidiyor“ diye haftalar değil, günler geçiyor, İgor Tudor adından çok Fatih Terim adını duyuyor... Bu şartlarda çalışan bir hocadan hayır gelir mi? O hocanın akıl sağlığı, ruh sağlığı yerinde olur mu, futbolcular kendisine inanır mı?

Aslında İgor Tudor’un iflah olmaz “üçlü savunma“ anlayışı Galatasaray‘a ağır darbeler indirirken, kendisinin de sonunu hazırladı... Öyle ki, Malatya maçının daha ilk dakikalarında iki kanat adamı, Pereira ile Turgut Doğan, adeta beksiz oynayan Galatasaray karşısında milli oldular...

Galatasaray bu yenilgi ile liderliği Başakşehir‘e bıraktı... Bu stoperlerle, bu savunma anlayışıyla oynamaya devam ederse sezon sonunda şampiyonluğu da Başakşehir’e, ya da bir başka rakibine bırakabilir...

Mehmet Demirkol-Fanatik (Tudor yine gitti):Galatasaray belki de bir deplasman hocası bulmalı. Çünkü Tudor’un içeride yaptığı hocalık ama dışarıda yaptığı işgüzarlık! Kadronun yarısından fazlası milli takımdayken iyi sıhhatte olsunlar geliyor ve oyuncularını 1 antrenmanda çalıştırarak hiç alışık olmadıkları bir oyunla Başakşehir deplasmanına çıkarıyor. Bu hocalık değil işgüzarlık.

Öte yandan içerideki performans aklı uçuracak cinsten. Bugün İstanbul’da herhangi bir organizasyon öyle laf olsun diye her 15 günde bir 40 bin kişi toplayamaz. Ancak diğer taraftan büyük maç ve deplasman performansları için aynı şeyi söylemek hiç de mümkün değil.

Kadro da iç saha maçlarında gözümüzü boyuyor. Bu takım Tudor’un sandığı gibi bir İsviçre çakısı değil. Bu takım içeride bayağı keskin bir süngü. Kullanımı ve etkinliğinin yoluysa belli ve tek. Tudor ise çok kullanışlı sanıyor. İşte deplasmanlarda bunun böyle olmadığını bilen bir futbol zekasına ihtiyaç var.

Yönetim içerideki oyuna dokunmadan deplasmanı düzeltmeli. Böyle ağır bir görev kimsenin sırtına bindi mi hatırlamıyorum. Çünkü soru belli: Diyelim ki Galatasaray şampiyon oldu. Real’i geçtim, Basel deplasmanına Tudor’la gider misin? Ben Tudorcuyum ama siz bana bakmayın.

Rıdvan Dilmen-Sabah (Terim yüzde 99 gelmeli): Çekirge misali… 2-0 gerideyken ve rakip 10 kişi kalmışken oyunu çevirmek kolay. Ancak futbolcular hocalarına inanmıyorlar. İgor Tudor ise fazlasıyla güveniyor takımına… Uzatmanın son dakikalarında korner kullanılırken, G.Saray seyircisi tırnaklarını yiyor, Muslera kalesinden çıkıp, rakip ceza sahasına geliyor, atışı sen kısa pas olarak kullanıyorsun.

Kafalar o kadar maçta değil ki, o kadar kötü hazırlanıyorlar ki... Bugün sabah lider takımın taraftarı, yöneticisi olarak kahvaltı yapıyorsun, belki de yarın üçüncü olacaksın

Yorumcu kimliğimi bir kenara bırakayım, Fenerbahçeli bir taraftar olarak düşüneyim; 5 takımın şampiyonluk şansı yüzde 20'şer… Fatih Terim gelirse G.Saray'a 5 puan daha veririm. G.Saray'dan ayrılışındaki kırgınlıklara rağmen, takımın başına Fatih Hoca yüzde 99 gelmeli.

Ancak yüzde 100 Tudor'la devam edemezsiniz. Tudor'la benim, ne alıp veremediğim var? Ama apaçık bir şekilde görülüyor ki, onunla ol-ma-ya-cak. Bu takımın canlandırılması lazım, bu takım cansız… Bu takıma atılan ilk şut gol olmuş… Galatasaray'da bir kan değişimi şart!

Hakan Ünsal-Hürriyet ( Bu neyin kafası):Mariano yok diye, hep aklında olan ve fırsatını bulunca oynatmaya çalıştığın 3’lü savunmaya dönüyorsan, Serdar Aziz, Rodrigues veya Sinan Gümüş’ü kenarda tutup, Denayer ve Linnes ile oynuyorsan, üstelik bunu Erol Bulut Hoca geldikten sonra saha yerleşimi düzelen ve savunması toparlanmış bir takıma karşı oynarken yapıyorsan sorgulanırsın

Yetenekli olduğu aşikar Belhanda’yı takımın organizatörü yapamamak, Feghouli’yi etkin hâle getirememek, duran toplardan herkesin gol attığı bir takım haline dönmek, geriye düştüğünde ne yapacağını bilemeyen bir takım görüntüsü vermek, şampiyonluğu neredeyse garantileyecek maçların hiçbirinde varlık gösterememek ve oyunu okuyamamak seni bitirir hoca.

Galatasaray’ın, savaşan ve disiplinli oynayan Yeni Malatyaspor’u yenmesi çok zordu. Sebebi; saha dışında enteresan işler yapan Tudor, saha içinde eksik oynatan Belhanda, etkisiz oynayan Feghouli, hata yapan Denayer, varlığı belirsiz Linnes ve sorumluluk almayan oyuncular. Devre arası çok şey değişir...

18 Aralık gazete manşetleri

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
Etiketler: Spor, Yazarları,, EY, Malatyaspor-Glatasaray, maçını, yorumladı,
Yorumlar
Haber Yazılımı