Haber Detayı
17 Kasım 2016 - Perşembe 22:52
 
Türkiye ve Pakistan En Zor Zamanlarda Hep Birbirlerinin Yanında Oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz sonrası Pakistan'ın, Türkiye'nin kara gün dostu olduğunu gösterdiğini vurgulayarak “Pakistan'ın güvenliğine ve kamu düzenine karşı tehdit oluşturan FETÖ'nün bertaraf edilmesi konusunda Pakistan yönetimi en başından itibaren iş birliği göstermiş, gereken önlemleri almıştır. Şimdi ise örgütle bağlantılı şahısların 20 Kasım’a kadar ülkeyi terk etmelerini istemiştir. Gördüğümüz kadarı ile bu örgüt Pakistan'da da barınamayacaktır” dedi.
 
 
Dünya Haberi


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN PAKİSTAN ZİYARETİ...

Pakistan Başbakanı Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan Onuruna Akşam Yemeği Verdi

Resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’da temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakanlık binasında gerçekleştirilen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Şerif, yaptıkları görüşmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.


“TÜRKİYE-PAKİSTAN İLİŞKİLERİ DAYANIŞMA İÇİNDE DEVAM EDİYOR”

Dün akşam Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ile baş başa, bugün Başbakan Navaz Şerif ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bulunduklarına işaret ederek ve tüm Pakistanlılara Türk milleti adına kalbi selam ve sevgilerini ilettiğini söyleyerek açıklamasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan ile ilişkilerin, başbakanlığı döneminden bu yana 14 yıldır artarak devam eden bir dayanışma içinde geliştiğini belirtti.

Başbakanlığı sırasında tesis ettikleri Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kapsamındaki çalışmalarla 5 yıllık süre içinde yaklaşık 51 anlaşma ve belge akdettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konseyin beşinci toplantısının yakın bir zamanda Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştireceklerini açıkladı.

İki ülke arasında siyasi, askerî, ekonomik, ticari ve kültürel pek çok çalışmanın devam ettiğini, savunma, sağlık ve enerji alanlarında kaydedilen gelişmeleri hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılına girmeden iki ülke arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nı tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi.

“KEŞMİR SORUNUNUN, PAKİSTAN VE HİNDİSTAN ARASINDA DİYALOG YOLUYLA BİR ÇÖZÜME KAVUŞTURULMASI GEREKİYOR”

Pakistan Başbakanı Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan Onuruna Akşam Yemeği Verdi

Görüşmelerinde bölgesel ve uluslararası gelişmeleri de değerlendirme fırsatı bulduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle Keşmir konusunda son dönemdeki gelişmeleri ele aldık. Keşmirli kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntılar ve Kontrol Hattı’nda artan gerilim göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Kontrol Hattı’ndaki gerginliği ve can kayıplarını endişeyle izliyoruz. Keşmir sorununun, Pakistan ve Hindistan arasında diyalog yoluyla, ilgili BM kararları çerçevesinde, Keşmir halkının talepleri dikkate alınarak bir çözüme kavuşturulması gerekiyor. Biz de ülke olarak, aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz.” dedi.

“PAKİSTAN VE AFGANİSTAN’IN İŞ BİRLİĞİ, TERÖR BELASININ ÇÖZÜMÜ KONUSUNDA OLMAZSA OLMAZDIR”

Her ikisi de Türkiye’nin dostu ve kardeşi olan Pakistan ile Afganistan arasındaki iş birliğinin de gelişmesini arzu ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2007 yılında yine başbakanlığım döneminde başlattığımız Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirve Süreci bu noktada çok önemlidir. Zirvenin meyvelerini verdiğini ve iki ülke arasında diyalog mekanizmalarının kurulduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum. Pakistan ve Afganistan’ın iş birliği, her iki ülkeyi de etkileyen terör belasının çözümü konusunda olmazsa olmazdır” diye ekledi.

“PAKİSTAN, MİLLETİMİZİN KARA GÜN DOSTU OLDUĞUNU ÇOK AÇIK GÖSTERDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye ve Pakistan en zor zamanlarda hep birbirlerinin yanında olmuştur. Tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi… 15 Temmuz darbe girişimi akabinde de Pakistan, milletimizin kara gün dostu olduğunu çok açık ve net göstermiştir. Darbe teşebbüsünün hemen ardından gerek Cumhurbaşkanı kardeşim Memnun Hüseyin, gerek değerli kardeşim Başbakan Navaz Şerif ve kardeşleri Şahbaz, hep birlikte bizleri aramak suretiyle burada neler yapılabileceğini bizlerle paylaşmış ve hüzünlerini ifade etmişlerdir. Parlamento’nun her iki kanadı da gerek ayrı ayrı gerekse oy birliğiyle aldıkları destek kararları, ülkemize gerçekleştirilen destek ziyaretleri bizlere güç vermiştir. Pakistan’ın bu duruşunu, bu samimiyetini asla unutmayacağız. Bu darbe girişiminin arkasında Fetullahçı Terör Örgütü ve onun Pensilvanya’daki başının bulunduğu artık kesinlik kazanmıştır. Yıllardır hizmet, eğitim, diyalog gibi en masum kavramları kullanan bu yapının, hedeflerine ulaşmak için kan dökmek dâhil her türlü yola başvurabileceğini 15 Temmuz’da maalesef acı bir şekilde gördük. Geçmişi itibariyle 40 yıla dayalı bir çalışmayla, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere, polis teşkilatımıza, yargı teşkilatımıza, devletin tüm bakanlıklarına gayet sakin bu masum kavramlar bahane edilerek sızma hareketini gerçekleştirmişlerdir.”

“TÜM KARDEŞ TOPLUMLARI FETÖ’NÜN KARANLIK EMELLERİ KONUSUNDA UYARIYORUZ”

Türk milletinin, 15 Temmuz gecesi 248 şehit, 2 bin 193 gazi vererek ülkesine bağımsızlığına, demokrasisine sahip çıktığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi tüm dostlarımızı, tüm kardeş toplumları bu örgütün karanlık emelleri konusunda uyarıyoruz. Ülkemizdeki FETÖ kalıntılarıyla kararlı bir mücadele içerisindeyiz. Bugünkü Pakistan gazetelerinde bazı köşe yazarlarının ‘masum’ ifadeleri pek de kabullenilecek ifadeler değildir. Çünkü onlar bu süreci bizimle yaşamadılar. Pakistan Millî Eğitim Bakanlığı ile bizim oluşturduğumuz Maarif Vakfı’nın çalışmalarıyla buradaki tüm öğrenciler en ideal şekilde ele alınarak yine yetiştirileceklerdir. Bu konuda Pakistan yönetiminin göstermiş olduğu dayanışmaya teşekkür ediyorum. Bu şer şebekesinin, katiller sürüsünün adalet önünde hesap vermeleri ve hak ettikleri cezaya çarptırılmaları konusunda gerekenleri yapıyoruz” sözlerine yer verdi.

“Pakistan'ın güvenliğine ve kamu düzenine karşı tehdit oluşturan FETÖ'nün bertaraf edilmesi konusunda Pakistan yönetimi en başından itibaren iş birliği göstermiş, gereken önlemleri almıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şimdi ise örgütle bağlantılı şahısların 20 Kasım’a kadar ülkeyi terk etmelerini istemiştir. Gördüğümüz kadarı ile artık bu örgüt, Pakistan’da da barınamayacaktır. Bu kararlı tavrından dolayı Pakistan Hükûmetine şahsım ve milletim adına huzurlarınızda teşekkür ederim. Bu tutumun tüm dost ve kardeş ülkelere örnek olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

“PAKİSTAN’I TERÖRLE MÜCADELEDE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında, Pakistan’ın terörle mücadelesine değindi ve konu ile ilgili değerlendirmelere yer verdi: “Terörle mücadelede Pakistan ile ortak yanlarımız var. Pakistan da, Türkiye gibi teröre çok büyük bedeller ödemiş bir ülke. Hâlâ da ödemeye devam ediyor. Şu anda bizler FETÖ, PKK, PYD, YPG, DHKP-C DEAŞ gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele veriyoruz. Aynı şekilde bizler Pakistan’ı terörle mücadelede yalnız bırakmayacağız. Gereken desteği, tecrübelerimizle vermekte kararlıyız. Terörle mücadelede uluslararası bir mutabakat olmadan netice almak mümkün değildir.”

Türkiye ve Pakistan’ın kenetlendikleri sürece refah ve huzuru da yakalayacakları görüşüne yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarını, Pakistanlılara saygı ve sevgilerini ileterek tamamladı.

PAKİSTAN BAŞBAKANI NAVAZ ŞERİF: “TÜRK HALKININ DARBE GİRİŞİMİ KARŞISINDA DURMASI, BİZLERİ GERÇEKTEN ETKİLEDİ”

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif de yaptığı açıklamada Pakistan ve Türkiye olarak iki ülke arasındaki ilişkilerin son derece uzun, köklü bir geçmişe sahip olduğunu, sıcak ve ortak güven üzerine tesis edildiğini vurguladı ve “Pakistan ve Türkiye olarak beraber seviniyoruz, beraber üzülüyoruz. Bu durum neticesinde tabii ki Pakistan halkı Türkiye’de 15 Temmuz gecesi yaşanan hain darbe girişiminden büyük bir üzüntü duymuştur. Türk halkının son derece takdire şayan bir şekilde ve yüksek bir kararlılıkla bu yasa dışı demokrasiye karşı gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin karşısında durması bizleri gerçekten etkiledi” diye konuştu.

İşgal altında bulunan Cemmu Keşmir’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve Pakistan-Hindistan ilişkilerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vermiş olduğu destek için teşekkür eden Başbakan Şerif, 2017 yılının Türkiye ile Pakistan arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıl dönümü olacağına işaret etti ve bunu, iki ülke arasındaki ilişkilere yakışır şekilde kutlama kararı aldıklarını söyledi.

“Müslüman Kanı Dökmekten Başka Mahareti Olmayan Katil Sürülerini İslam Âleminden Söküp Atmalıyız”

Pakistan Ulusal Meclisi ile Senato ortak oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin Müslümanlar arasındaki tefrikaları, farklılıkları kaşıyarak kendilerine taban bulmaya çalıştıklarına dikkat çekerek, “Müslümanları yaşadıkları bu zelil durumdan kurtarmak için, İslam toplumlarının arasında kol gezen mezhepçilikten etnik ayrımcılığa kadar tüm istismar vesilelerini ortadan kaldırmalıyız” dedi.

 

Pakistan’ın Başkenti İslamabad’da temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulusal Meclis ile Senato ortak oturumuna katılarak bir konuşma yaptı.


Üyelere, 2012 yılındaki ziyareti kapsamında yine Millî Meclis ve Senato’nun ortak oturumunda kendilerine hitap ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 4,5 yıllık bir aradan sonra, millî iradenin sembolü olan bu kurumda, tekrar sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Pakistan, değerlerine sahip çıkarak demokrasinin işletilebileceğini başarıyla göstererek, İslam dünyası için önemli bir örnek olmuştur. Bu başarınız için sizleri ayrıca tebrik ediyorum” dedi.

“MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ ORTAK DEĞERİMİZ”

Türkiye ile Pakistan’ın ilişkilerinin, herhangi iki devlet arasındaki diplomatik temasların çok ötesinde bir özelliğe sahip olduğuna, iki ülkenin sözde değil, hakiki manada iki kardeş ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlarımız arasında öyle derin bir dostluk ve sevgi bağı vardır ki, bizler Pakistanlı kardeşlerimizin sevinciyle sevinir, kederiyle kederleniriz. Sizlerin de aynı duygular içinde olduğunuzu biliyorum. Ülkelerimiz ve milletlerimiz, tarih boyunca hep bu anlayışla hareket etmişlerdir. Mevlana Celaleddin-i Rumi, geniş anlamıyla bu coğrafyada doğan, feyzini ve ilmini, Anadolu’dan dünyaya yayan ortak bir değerimizdir. Hiç uzağa gitmeye gerek yok, sadece son bir asırdaki gelişmelere baktığımızda, aramızdaki dostluğun derinliğini görebiliriz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çanakkale Savaşı sırasında binlerce Pakistanlı kardeşimizin, çok zor şartları göze alarak yardımımıza geldiğini hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız. Kurtuluş Savaşımızda, gördüğümüz desteği ve dayanışmayı hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmadık, çıkarmayacağız. Bugünkü Türkiye’nin temellerinde, Balkan Savaşı’nda Osmanlı’ya yardım için gelip, Çanakkale Savaşı’na, ardından Kurtuluş Savaşı’na katılan, Cumhuriyetin ilanından sonra da ülkemize büyük katkıları olan Abdurrahman Peşaveri gibi nice Pakistanlı kahramanın alın teri ve emeği vardır. O Abdurrahman Peşaveri ki, annesi kendisine ‘artık eve dön’ diye mesaj gönderdiğinde, ‘Anadolu işgal altındayken dönemem’ diyerek cevap vermiş bir kardeşimizdir. Bizim gözümüzde, Muhammed İkbal ile Mehmet Akif’in bir farkı yoktur; her ikisi de istiklalimizin ve istikbalimizin şairleridir.”

“Müslüman Kanı Dökmekten Başka Mahareti Olmayan Katil Sürülerini İslam Âleminden Söküp Atmalıyız”

“PAKİSTAN İLE ARAMIZDAKİ KARDEŞLİK RUHUNU, İNŞALLAH TÜM DÜNYAYA YAYACAĞIZ”

1999 depreminde Türkiye’nin en büyük desteği Pakistan’dan gördüğünü hiçbir zaman unutmadığını ve unutmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014’te Soma’daki maden faciası sonrasında Pakistan’ın bir gün yas ilan ettiğini hatırlattı ve “Biz de, Aralık 2015’de Peşaver’de bir okulda onlarca öğrencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan menfur terör saldırısının acısını derinden hissederek, ülkemizde bir günlük matem ilan ettik. Tarihten gelen ve her dönemde de canlılığını sürdüren bu güçlü bağlarımız Türkiye ve Pakistan’ı, birbirleri için özel kılıyor. Bu dayanışma ve kardeşlik ruhunu, inşallah, birlikte tüm dünyaya yayacağız” dedi.

“PAKİSTAN, 15 TEMMUZ’DAKİ İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞINDA DA TÜRK MİLLETİNİN YANINDA YER ALDI”

15 Temmuz terörist darbe girişiminin ardından, Pakistan’ın, devlet yönetimi, meclisi ve halkıyla Türkiye’nin yanında yer aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclisinizin oy birliğiyle kabul ettiği destek kararını memnuniyetle karşıladık. Sizlere şükranlarımı özellikle ifade etmek istiyorum. Geniş bir siyasi yelpazeyi temsil eden milletvekillerinden oluşan heyetinizin, Ağustos ayında ülkeme gerçekleştirdiği destek ziyareti, terör örgütleriyle olan mücadelemize güç kattı. Pakistan, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) faili olduğu 15 Temmuz darbe girişimi karşısındaki duruşuyla, ikinci kurtuluş savaşında da Türk Milletinin yanında yer aldığını göstermiştir. Allah sizlerden razı olsun, dayanışmamızı ilelebet muhafaza ve daim eylesin. Desteğiniz için burada tekrar teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

FETÖ’nün, sadece Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkeler için tehdit teşkil eden eli kanlı bir terör örgütü olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu terör örgütünün kardeş Pakistan’a zarar vermeden en kısa sürede bertaraf edileceğine yürekten inandığını söyledi.

Pakistan Hükûmetinin bu doğrultuda aldığı son kararları yerinde bulduğunu kaydeden ve Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesine verdiği güçlü destek için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütleri karşısındaki dayanışma ve iş birliğinin yaygınlaştırılarak devam ettirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“BATI, ŞU ANDA DEAŞ’IN YANINDADIR”

“El Kaide ve onun bir parçası olarak ortaya çıkan DEAŞ gibi terör örgütleri, sadece ve sadece Müslümanlara zarar veren, İslam’a karşı yürütülen savaşın aracı olan yapılardır” görüşlerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Türkiye’nin hem ülke içinde, hem Irak ve Suriye’de DEAŞ’a karşı ciddi bir mücadele veren bir ülke olduğuna dikkat çekti ve bu mücadeleyi yılmadan usanmadan vermeye devam edeceklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ terör örgütünün İslam ile uzaktan yakından bir alakasının olmadığının altını çizerek, “İslam’a bunları verdiği zararı kimse vermiyor. Bizim dinimizde kimsenin günahsız herhangi bir insanı öldürmeye hakkı yoktur. İşte bunlar bunu yapıyor. Peki, bunların yanında kimler var? Batı şu anda DEAŞ’ın yanındadır. Bunların elinde yakaladığımız silahların Batı menşeli olduğunu tespit ettik, gördük, görüyoruz. Bütün bunlar kime karşı yapılıyor? Dikkat edelim, İslam dünyasına karşı yapılıyor. Bölünen neresi? Suriye, Irak, Libya, Afganistan, hep bu ülkeler. Ondan sonra bakıyorsunuz, Pakistan ile Afganistan vuruşturuluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslüman kanı dökmekten başka hiçbir maharetleri olmayan katil sürülerinin, en kısa zamanda, İslam âleminden ve tüm dünyadan söküp atmaları gerektiğine vurgu yaptı ve “Aksi takdirde, ne Türkiye, ne Pakistan, ne İslam dünyası, ne de insanlık huzura kavuşacaktır. Şayet biz, bu aziz dinin müntesipleri olarak, el ele verip sorunlarımızın üstesinden gelemezsek, Müslümanları içine düştükleri zillet çukurundan da çıkartamayız” sözlerine yer verdi.

“İSLAM ÇATISI ALTINDA BÜTÜNLEŞEREK YARINLARA YÜRÜMEYE MECBURUZ”

İslam’ın, bir tevhit ve vahdet dini olduğunun altını çizerek “Müslüman sıfatını hak etmenin şartı, nerede olursa olsun, kim tarafından yapılırsa yapılsın, her türlü zulmün, haksızlığın, adaletsizliğin karşısında durmaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ancak bu şekilde Rabbimizin emrettiği gibi hayırlı bir ümmet olabiliriz. Terör örgütleri, Müslümanların arasındaki tefrikaları, farklılıkları kaşıyarak kendilerine taban bulmaya çalışıyorlar. Müslümanları yaşadıkları bu zelil durumdan kurtarmak için, İslam toplumlarının arasında kol gezen mezhepçilikten etnik ayrımcılığa kadar tüm istismar vesilelerini ortadan kaldırmalıyız. Bizim dinimizde mezhepçilik var mı? Herhangi bir mezhebin mensubu olabilirsiniz, o bir yorumdur. Bunların üstünde dini mübin-i İslam vardır. Ve dini mübin-i İslam’da birleşmeye mecburuz. Bunun için çok gayret etmemiz lazım. Bizi parçalıyorlar, parçaladılar. Onun için de İslam çatısı altında bütünleşerek yarınlara yürümeye mecburuz. İslam dünyasını, tefrikanın, bozgunculuğun, fitnenin, nefretin, cehaletin hâkim olduğu bir coğrafya hâline dönüştürmek isteyenlere karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. Tıpkı Muhammed İkbal’in dediği gibi; ‘Harekette birlik olmazsa, fikirde birlik faydasızdır.’ Türkiye ve Pakistan, hem bölgelerindeki konumları, hem de sahip oldukları kadim medeniyet miraslarıyla, bu konuda öncülük edebilecek, dünyayı harekete geçirebilecek potansiyele sahip iki ülkedir.”

“DÜNYADA TEK BİR MÜSLÜMANIN KANININ HAKSIZ YERE DÖKÜLMESİNİ ÖNLEYENE KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Bu konuda her türlü riski alarak hiçbir mücadeleden kaçmadıklarını ve kaçmayacaklarını; bölgedeki insani krizleri, dünyadaki haksızlıkları, adaletsizlikleri, her platformda dile getirip çözüm önerilerini sunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bu kadarla da kalmıyor, insani ve kalkınma yardımı projelerimizle, yeri geldiğinde siyasi ve askerî desteklerimizle, tüm kardeşlerimizin yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Dünyada tek bir Müslümanın dahi kanının haksız yere dökülmesini önleyene kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Siz Pakistanlı kardeşlerimize de, İslam dünyasının önünü birlikte açmayı teklif ediyoruz” dedi.

Ortak değerleri paylaşan, kadim bağlara sahip, bölgesel ve uluslararası konularda birbirlerini destekleyen Türkiye ile Pakistan’ın arasındaki ilişkilerde son yıllarda ciddi bir atılım yaşandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılıklı üst düzey temasların, ikili ilişkilerin her alanında gelişmeye ve serpilmeye katkı sağladığını ifade etti.

Türkiye ve Pakistan arasında 2009’da ihdas edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi bünyesinde bugüne kadar 51 anlaşma ve belgenin imzalanarak kısa zamanda çok önemli mesafeler kaydedildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu yeterli germediklerini, istihdam sağlayacak yeni projeleri, yeni ortaklıkları el birliği ile hayata geçirmeleri gerektiğini kaydetti.

“TÜRKİYE, KALKINMA ODAKLI İŞ BİRLİĞİ PROJELERİYLE DE PAKİSTANLI KARDEŞLERİNE DESTEK OLUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şu değerlendirmelere yer verdi: “Türkiye ve Pakistan çok büyük potansiyele sahip iki ülke, hiçbir engelin bizi imkânlarımızı tam olarak kullanmaktan alıkoymasına izin vermemeliyiz. Yatırımların geliştirilmesi, altyapı yatırımları, sağlık ve savunma sanayi gibi alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi için mevcut iş birliğimizi kararlılıkla sürdürmeliyiz. Bunun yanında, Türkiye, kalkınma odaklı iş birliği projeleriyle de Pakistanlı kardeşlerine destek oluyor. En son 2010 yılında yaşanan büyük sel felaketinde olduğu gibi, insani yardım kuruluşlarımız ve Kızılay’ımız süratle Pakistan’a intikal ederek milletlerimiz arasındaki dayanışmanın gücünü göstermişlerdir. Diğer taraftan, lisans, yüksek lisans ve doktora alanında verilen Türkiye burslarıyla hem Pakistanlı öğrencilerin tecrübelerini ülkemize taşıyor, hem de nitelikli insan kaynağı noktasında Pakistanlı kardeşlerimize katkı sağlıyoruz. Yükseköğretim Kurulumuz ile Pakistan Yükseköğrenim Kurulu arasında önümüzdeki ay imzalanacak ve her yıl 500 Pakistanlı öğrencinin ülkemizde doktora yapmasını öngören mutabakat zaptını da çok kıymetli buluyorum. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı buradaki koordinasyon ofisiyle kalkınma yardımları konusunda değerli projelere imza atıyor. İnşallah her alandaki ortak projelerimiz gelecekte de devam edecektir.”

“Türkiye ve Pakistan En Zor Zamanlarda Hep Birbirlerinin Yanında Oldu”

“70 YILDIR ÇÖZÜLEMEYEN KEŞMİR SORUNU VİCDANLARIMIZI YARALAMAYA DEVAM EDİYOR”

Keşmir sorununa da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Bizim de hassasiyetle takip ettiğimiz, yaklaşık 70 yıldır çözülemeyen Keşmir sorunu vicdanlarımızı yaralamaya devam ediyor. Keşmir’de son dönemde yaşanan gelişmeler bu sorunun çözümünün ne derece önemli ve acil olduğunu bir kez daha göstermiştir. Keşmirli kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntıların, ıstırapların farkındayız. Gerilimin tırmanmasından derin endişe duyuyoruz ve İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak bizler de Keşmir sorununu dile getirmek suretiyle bunu Birleşmiş Milletlere tekraren ayrıca taşıyacağız. Siyasi ve insani boyutu olan bu meselenin hak ve hukuka uygun şekilde çözülmesi için uluslararası toplum daha fazla çaba sarf etmelidir. Keşmir sorununun bölge halkının talepleri dikkate alınarak Hindistan ve Pakistan arasında doğrudan diyalog yoluyla çözüme kavuşturulmasını arzu ediyoruz. Türkiye bu hususta elinden gelen çabayı göstermeye hazırdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’da İş Adamlarıyla Bir Araya Geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’da İş Adamlarıyla Bir Araya Geldi...

Pakistan’a yaptığı resmî ziyareti kapsamında başkent İslamabad’da temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile birlikte Türkiye ve Pakistan'ın önde gelen şirketlerinin yöneticileriyle bir araya geldi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu tarafından düzenlenen toplantı, Serana Otel’de gerçekleşti.

 

HABER:

Ali Aladağ

Malatya Olay

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
 
 
 
Etiketler: Türkiye, ve, Pakistan, En, Zor, Zamanlarda, Hep, Birbirlerinin, Yanında, Oldu,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
55
47
2
7
16
25
2
Başakşehir
53
46
2
8
15
25
3
Galatasaray
46
46
7
4
14
25
4
Fenerbahçe
44
46
5
8
12
25
5
Trabzonspor
41
27
8
5
12
25
6
Antalyaspor
39
29
8
6
11
25
7
Kasımpaşa
35
36
10
5
10
25
8
T.Konyaspor
35
29
8
8
9
25
9
K.D.Ç. Karabük
34
30
11
4
10
25
10
Bursaspor
32
26
11
5
9
25
11
Gençlerbirliği
32
24
8
8
8
24
12
Osmanlıspor FK
31
31
8
10
7
25
13
Alanyaspor
28
39
13
4
8
25
14
Kayserispor
27
33
12
6
7
25
15
Akhisar Bld.
27
18
12
6
7
25
16
Ç. Rizespor
20
24
15
5
5
25
17
Adanaspor
20
23
15
5
5
25
18
Gaziantepspor
19
22
15
4
5
24
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv