Yazı Detayı
24 Nisan 2018 - Salı 14:52
 
15 Temmuz 2016 dan sonra en çok Malatya'ya hasret kaldım...
Metin Doğan
mdogan@
 
 

Selâm arkadaşlar. Sizlere yazamama nedenim çok yoğun olmamdan dolayıdır. Hergün en az 2 program yapıyorum. Her gün ortalama 500 kişiye konuşuyorum. 15 Temmuz 2016 dan sonra en çok neye hasret kaldın diye soracak olursanız söyleyeyim; Malatya'ya

 

15 Temmuz 2016 dan sonra en çok Malatya'ya hasret kaldım...

İnsan konuştukça rahatlar ya, ben işte hiç rahatlamıyorum. O kadar kalabalık içerisinde kendimi çok yalnız hissediyorum. Dertleştigim tek arkadaşım sizlersiniz. Kendime ayırdığım tek vakit; sizlere yazdığım bu vakittir. Kişinin en değerli vakt-i, kendine ayırdığı vakittir ya; işte bu yüzden benim en değerlilerimsiniz. Hepinizi çoook seviyorum:)
MÜSLÜMAN'IN ÇEŞİTLERİ
DERVİŞLER'İN ENTELLERİ 
CENNET'İ SİZE BIRAKTIM
SABÎ'LERİN SEVGİSİ YETER BANA
VOLÜM: 1
HASRET
Bir hafta önce telefonum çalar. Arayan kişi Pötürgenin bir köy derneğinin askere uğurlama programlarında Gaziosmanpaşa 'da beni konuşma yapmam için davet ettiğini söyler. 
Ben ise hemen EVET derim hiç düşünmeden. Oysaki pazar günü iki programım vardır. 
Sabah 07:00 de sabah namazından sonra bir camide sohbetim vardı. 1
6:00'da altın madalyalara boğulmuş bir spor klübünün öğrencileri ile sohbetim vardı. 
Normal insanlar pazar günü tatil yaparken ben 3 program koymuştum. Ama 3. Program teklifi Canım MALATYA'MIN bir ilçesinden gelmişti. 
15 temmuz 2016 dan sonra en çok neye hasret kaldın diye soracak olursanız söyleyeyim.; Malatya'ya, Malatya'lılara. 

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, sakal ve iç mekan
Yarın 440. Programımı yapacağım. 
11 kez Bursa'ya gittim. 4 kez Antalya'ya. Ama Malatya'ya hiç davet edilmedim.
80 ilde her gün aranıp farklı farklı okullarda okul müdürleri, Kyk müdürleri , üniversitelerde Ak gençlik başkanları, belediye başkanları, kaymakamlar, valiler, TÜGVA Başkanları, il Gençlik Müdürleri, il ve ilçe müftüleri ... 
Kendi şehirlerinde program yapmam icin davet ederlerken Malatya'da hiç arayan yok. 
Şaşırdınız demi. 
Bunu sizlerden başka sadece bir kişiyle paylaştım. O da Adıyaman Belediye Başkanı Hüsrev Başkandır. 
Adıyaman'a iki kere gittim. Birer tane program için davet edilmiştim. Benim geleceğimi haber alan Gerger Kaymakamımız kendi ilçesinde cok güzel bir program organize edip beni ilçedekilerle buluşturdu. Akabinden Kâhta Kaymakamımız , akabinde Üniversite Rektörümüz, akabinde Tügva, akabinde il gençlik, akabinde akabinde .... 4 er programdan 2 günde toplam 8 program yaptım. Son programıma yetişmeye çalıştığımda saat gece 22:00 olmuştu. Kâhta ilçesine gelmiştim ve çok yorgundum. Çünkü Adıyaman'nın 4 bir ucundan gelen davetlere , tüm gücümü kullanarak koşarak gittiğimden tüm Adıyaman'ı tavah ettim. Araçtan indiğimde gecenin o saatinde yüzlerce kişi salonu tıka basa doldurmuş, yüzlercesininde dışarda, beni gelirken görmek için beklediğini görünce tüm yorgunluğum gitti.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, selfie

Başıma ilk üşüşen grup 14-18 yaş arası hepsi bir birini tanıyan çocuklardı. Bir ay önce Adıyaman'a ilk geldiğimde program yaptığım bir fen lisesinin öğrencileriymiş. Resim çektirirken yaptığımız 3-5 dakikalık sohbette aklım başımdan gitti. 1 ay önceki yaptığım konuşma ; noktasından virgülüne kadar beyinlerine işlemişti. Konuştuğum her şeyi hiç unutmadıklarını bana söylediklerinde o an Allah'mın beni neden yaşattığını daha iyi anladım. Bir anda öyle bir enerji geldi ki üstüme, dünyanın en güçlü insanıymışım gibi girdim salona. O saatte Karşımda 750 kişi. 
Ben biliyorum ki; eğer bu yolda hiç bir çıkarın olmadan tamamen Allah rızası için yürürsem ve ALLAH'IMIN beni yaşatma nedeninin; daha çok insana ulaşıp "ViCDAN" duygusunu hatırlatmak olduğunu görev haline getirip bu uğurda da koştuğumda;
ALLAH'TA gecenin o saatinde, dağın başında , kışın ortasında karşına mucize gibi 750 kişiyi çıkartır...
Uçağımın kalkmasına 3-4 saat kala Hüsrev başkanımız bizim onurumuza bir kahvaltı tertip etmişti. Şehrin en ileri gelenleri orda. Valisinden tutunda, Garnizon komutanına kadar, il milli eğitim müdüründen tutunda gençlik spor müdürüne kadar, il müftüsünden tutunda il aile sosyal müdürüne kadar... 
Şehrin en ileri gelenleri orda. Hepsiyle tanıştım. 

Görüntünün olası içeriği: 18 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve açık hava
Ve ayrılık vakti gelmişti. Hüsrev Başkan 2. Kattan aşağıya kadar beni uğurlamak için, gideceğim otomobilin açılan kapısına kadar gelince , yarım yamalak bindiğim otomobilde tekrar inip Hüsrev Başkan'nın elini öpmek için davrandığımda kendimden geçmiştim. Elini başıma kaldırmamış; rukü'ye eğilir gibi başımı elinin hizasına getirmiştim... 
Hüsrev Başkan çok şaşırıp; başımı, yakaladığım elinden kurtarmak için yukarı doğru çekince; gözlerimin dolmuş olduğunu görünce;
- Metin, noldu sana? deyip beni bir kenara çekti. 
Bende anlatmaya başladım. 
- Hüsrev başkanım; Adıyaman'nın tüm başkanlarından, müdürlerinden, müftülerinden kısacası devletin her kurumundan program yapmam için benle tanışan ve tekrar tekrar farklı okullarda program yapalım diyen devletin bu kurumlarının Malatya şubeleri neden beni hiç çağırmıyorlar. Neden beni hiç aramadılar. Adıyaman TÜRKİYE'NiN İL'iyse Malatya nerenin İL'i, eğer Malatya Türkiyenin iLi ise Adıyaman ve diğer iller nerenin iL'i. nerenin iL'i?

metindoğan ile ilgili görsel sonucu
Tam bir yıl düşündüm,düşündüm,düşündüm.
40 yaşına kadar hayatımda hiç oy kullanmamış olduğumdan dolayıda Siyasetin "S" 'inden de anlamadığımdan , empati yapmamda imkansızdı. Ama tahminler ürettim. Belki ilerde siyasete atılırım endişesi dolayısıyla mı? Malatya halkı ile beni buluşturmuyorlardı. 
Eğer neden bu ise onlara düşmanları olmadığımı, kendileri ile herhangi bir sorunum olmadığını, kendi yerlerinde asla gözümün olmadığını, eğer isterlerse ölene kadar siyasete katılmayacağımı noterde taahhüt edeceğimi söylemek için 15 temmuz 2017 de Malatya'ya 15 temmuz programına gittim. Programda bana yer vermek istemediler, sosyal medyada ki paylaşımlar ve Malatyaspor taraftarları ile birleşen 3 bin kişilik bir grup Metin Doğan, Metin Doğan diye bağırınca beni protokola almak zorunda kaldılar. 
Ben sizin düşmanınız değilim hissini vermek ve Malatya'nın halkını benden esirgememeleri için, kitap fuarına 19 tane gaziyi çağırırken benide çağırma ihtimallerini arttırmak için Protokolda yanlarına gittiğimde bana düşmanlıkla bakan tüm başkanların elini öpmek için eğildiğimde ki çektiğim eziyetin karşılığında hiç bir şey olmadı. 10 ay geçti beni yine çağırmadılar. Bir sürü çocuğun dünyasının değişmesine engel oldular. 
Oldularda ne için oldular. Koltuk korkularından dolayı oldular. Acaba koltuğunu kaybetmekten korktukları için, bu kadar bu zulmü yapan kişiler; darbe saatlerinde ne kadar korkmuşlardır. Yorumu sizlere bırakıyorum.
Hüsrev başkanım siz beni daha çok insanlara ulaştırmak için varınızı yoğunuzu ortaya koyup Adıyaman'ı 2 tur tavah atırırken bunlar kıllarını bile oynatamadılar. Bu yüzden elinizi öpmek istedim. Benim daha çok insana ulaşmam için caba harcayan herkesin elinden öperim , kim olduğunun hiç bir önemi yok, dedim.
Hüsrev Başkan bana aynen şöyle söyledi. -- Metin kardeş; insan sevdiği yerli değildir, sevildiği yerlidir. Tüm Adıyaman seni tanıdıktan sonra daha da çok sevdi. Kimliğinin resmini bana whatsapptan at , seni Adıyamanlı yapalım ,dedi.

metindoğan ile ilgili görsel sonucu
Ben ise;
- Gurur duyarım başkanım, dedim ve vedalaştık...
Evet arkadaşlar, hasret kaldığım Malatyalıları Allah gurbette karşıma çıkardı.
Allah'ım , bunların gözlerindeki hırsları al, beni Malatya'da Malatyalılar la buluşmama engel olanların yüreklerini vicdanlarıyla çalıştırmalarını sağla... Amin....
Bu duaya içinizde bile olsa Amin demenizi bekliyorum...
Vicdan , Sevgi ve merhametle kalın.

 
Etiketler: 15, Temmuz, 2016, dan, sonra, en, çok, Malatya'ya, hasret, kaldım...,
Yorumlar
Haber Yazılımı