Yazı Detayı
03 Haziran 2019 - Pazartesi 21:44
 
AK Parti’nin seçim politikası…Volume: 1
Metin Doğan
mdogan@
 
 

AK Parti’nin seçim politikası…Volume: 1…Körler sağırlar, birbirini ağırlar…Selâmun Aleyküm arkadaşlar. Seçim için geri sayım başladı...

 

Seçime 3 hafta kaldı Ak Parti ne yapıyor, kendisini Ak Partili olarak tanımlayanlar neler yapıyorlar. 
30 gün boyunca iftar programlarında birbirleriyle buluştular, sonra teravih namazı sonrada çay sohbeti. 
Sabahta iş- güç ve ertesi gün yine aynı. Yapılan programlara da Ak partiye oy verenler geldiği içinde bize hiç yararı yok. Zaten gelselerde bir şey fark etmez. Programlarda ki konuşmacılar baştan sona kadar " Allah Reis'imize zeval vermesin, Allah ömrümüzden alsın Reis'e versin , Allah Reis'imizi başımızdan eksik etmesin..." gibi yalamalarla programlar yapıyorlar. Mahalle toplantılarınada gelen zaten Ak partili. 
Sokakta hiç kimse yok, halka değen hiç kimse yok. Bu gün Reis'i bu kadar yaladım kameralar önünde, artık beni bir yere getirirler yada bulunduğum konumda bana artık dokunamazlar havasında olmuş herkes. 
Körler sağırlar birbirine ağırlarlara dönmüş Ak Partinin seçim politikası. 
Burda Ak Partiye karşılıksız gönül vermiş arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. 
Partide size bir görev verilmesini beklemeyin, boş verin onları. Hatta seçime kadar Ak partiye oy vermiş kimselerle vakit bile geçirmeyin, Ak partiye küsmüş, Ak partiye oy vermeyenlerle geçirin. Onları ikna etmeye çalışın. Herkesin etrafında mutlaka Ak partiye oy vermeyen bir yakını yada tanıdığı vardır. Onlarla başlayın. Herkes bir kişiyi ikna ederse 80 ile kazanırız. 
Seçimler iptal olduğundan beri tüm zamanımı birilerini ikna etmek için harcıyorum. Sadece iki tane iftara katıldım. Onlarda Ak partiye küskün olanlardı. Amacım ikna etmekti. Allah aşkına seçime kadar birbirinizle vakit geçirmeyin, onlarla geçirin. Istanbul'da bir gün fazla kalabilmek için Malatya'ya bile ailemin yanına bayramın 2. Günü gideceğim. 
Birilerini ikna edebilmeniz için size izleyeceğiniz yolu anlatayım.
Daha 1 saat önce bindiğim taksinin şoförü bugüne kadar HDP'ye tüm ailece oy vermiş Şanlıurfalı biri. 31 Mart seçimlerinde de Ekrem İmamoğlu'na ailece 6 oy vermişler. Şoför bey üstelik namazında, abdestinde, orucunda biri. Hatta benden daha dindar biri. ( Bu arada şoför beni tanımadı).
Neden AKP'ye oy vermediklerini sorunca bana 10'larca sebep saydı. Hiç bir savunmaya girmeden O'nu dikkatlice dinledim. 
( Ekrem İmamoğlu Ak partiye oy verenleri etkilemek için AKP demeyip Ak Parti diyorsa eğer, sizde Ak partiye AKP diye hitap eden insanlarla birebir temasınızda AKP deyin ki, sizi dinlerken ön yargısı kalbinin ve beyninin galibi olmasın. Arkadaşlar insanlar neden oy vermediklerini anlatırlarken asla onların dediklerini çürütmek için Ak Partiyi savunmaya çalışmayın. Onları can kulağıyla dinleyin. Dedikleri yanlışları kabullendiğinizi hareketlerinizle ve mimiklerinizle onaylayın ki O kişi konuşmasını bitirdikten sonra sizin söyleyeceklerinizi önyargısız bir beyinle dinleyebilsin. Herkes ikna edilebilir. Yeter ki siz itici gözükmeyin. Onun söylediği şeylere katılarak düşüncelerine çok değer vermiş olduğu hissini Ondan oluşturduğunuz an ikna etmeyi 99 kolaylaştırmış olursunuz. 1' lik kısımdada karşılaştırma yapın. Herkesin bir yumuşak karnı var, o kısmı tespit edin ve orada yürüyün.) Bu taksi şoförününde yumuşak karnı "dindar" olmasıydı. 
Oy vermeme nedenlerinden bir kaçını sizlerle paylaşacağım: 
"Bunlar kendi adamlarına ihaleleri peşkeş çekip onları zengin etmişler. Ve kendileride milyonlarca para çalmışlar. Yandaş medyalarını zengin etmişler. Hırsız bunlar hocam, bu yüzden Chp'nin adayına oy verdim" dedi.
Ben ise "Çok haklısın" dedim. Hep bu dinci vakıflar, dinci kanallar hepsi çok zengin olmuş. Büyükşehir belediyesi hep el altında bunları desteklemiş. Üstelik kendileride çalmış. Dediklerinizin hepsine sonuna kadar katlıyorum dedikten sonra, bunun söylemediği Ak Partinin bir kaç eksiğinide ben söyledim. 
Ve şöyle devam ettim: 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, köprü ve açık hava
- Türkiye'de ki bu siyaseti bende sevmiyorum, hatta nefret ediyorum. Başa gelen hep çaldı. 
Hepsi hırsız ve hepsi kendi gibi düşüneni zengin etmeye çalışıyor. 
Bazen düşünüyorum da bu son 15 yılın iktidarı AKP olmasaydı da CHP olsaydı neler olabilirdi? 
Acaba Türkiye bu kadar ilerlermiyidi. İBB CHP'nin elinde olsaydı istanbul'a bu kadar çok şey yapılırmıydı, yoksa İzmir'den biraz hallice mi olurdu? Onların yandaş medyaları zengin olsaydı eğer televizyonlarda islâmî konular değilde erotik filmler gösterilseydi, ınternete kısıtlama getirmeselerdide çocuklarımız bu 15 yılda porno film izleyerek büyüselerdi ... nasıl ? olurdu. diye düşünmeden kendimi tutamıyorum valla. 
Bu dinci vakıflara derneklere para aktarmışlar, bunlar belki bir kısmını çalmışlardır ama geriye kalanlarla dünyanın heryerindeki mazlumlara koşmuşlar, kur-an kursları kurmuşlar... ( saydımda saydım) 
Ya CHP'li bir başkanımız olsaydı bunlar olurmuydu. 18 günlük başkanlığında yaptığı ilk icraat Sultanahmet'teki islâmî kitap fuarına izin vermemek oldu. 
Bunlarda başka derneklere para aktaracak, meselâ LGBT'ye, mesela Atatürkçü derneklere....
Bunlar da başörtülere savaş açacaklardı geçmişteki gibi...
Ekonomik krize gelirsek ise tüm dünyada kriz var, Fransa'da son 2 ay içinde hayat şartlarının pahalılığı yüzünden 28 tane polis intihar etti biliyormusunuz bunu? dedim.
Şoförün renkten renge girdiğini görünce bile konuşmamı sonlandırmadım. Ve şöyle devam ettim. 
Amerikası, Avrupası ,israilli acaba neden bu iktidarı istemiyor. Bizi çok sevdikleri için mi istemiyorlar?
Rahmetli Bülent Ecevit zamanında yazarkasalar merdivenlerde atılırken, bu iktidar gitsin dedimi hic Amerikası, Avrupası. Hepsi bize güldü geçti. Bunları da iyi görmek lazım. deyince artık ineceğim yere gelmiştim. 31 martta oy kullanmadım ama , size bu söylediklerimi düşündüm taşındım 23 haziran da kesinlikle Binaliye oyumu vereceğim, dedim.
Şoför neredeyse ağlayacak bir ses tonuyla: 
- Hocam Allah aşkına susun. Ben çok kötü oldum. 23 hazirandaki secimde bizim evdeki 6 oyda Binali Yıldırım'a dır. dedi. 
****
İyi partili biriyle karşılaştım. Beni tanımayınca hiç oy kullanmadığımı söyledim. Sonra da Partilerini tebrik ettim. 31 martta sayenizde İmamoğlu kazandı, 23 haziranda inşallah yine kazanır dedim. Siz genel seçimdede destek verin de bu AKP iktidardan da düşsün, dedim. 
Nedir bu Karadenizlilerde çektiğimiz, heryerde onlar. İçişleri bakanımız Süleyman Soylu olmasında Canan Kaftancıoglu olsun, İSPARK'IN müdürü Cemil Bayık olsun, istanbul emniyet müdürü Murat Karayılan olsun... deyince bizim İYİ partili fark etti oyunun nelere mal olduğunu ve olacağını...
Evet arkadaşlar, herkesin bir yumuşak karnı var. Onları sevgi ve saygıyla dinleyin. Asla Ak Partiyle ilgili saydıkları yanlışları savunmayın , hatta sizde giydirin ki , diyeceklerinizle yumuşak karnına etki edebilesiniz...
Yüzlerde tebessümün eksik olmadığı bir bayram geçirmemiz dileğiyle...
Herkesin Ramazan bayramı mübarek olsun... 
ViCDAN, SEVGİ, MERHAMET, KUR-AN VE TEBESSÜMLE KALIN...

 

 
Etiketler: AK, Parti’nin, seçim, politikası…Volume:, 1,
Yorumlar
Haber Yazılımı