Yazı Detayı
18 Mayıs 2014 - Pazar 16:38
 
BİR RİCALÜL GAYP EVLİYASI:MALATYALI HACELİ …
Murat Gümüş
muratgunus4444@hotmail.com
 
 
 
 

Malatya gizemleri bünyesinde taşıyan üzeri perdeli özü nurlar güneşiyle dopdolu mübarek bir beldedir.Uzayıp giden tarihi yolculuğunda pek çok medeniyeti bünyesine almış.Allah’ın Kabe’ye verdiği kutsal zemzem gibi soğuk suyu Beydağı’nın eteklerinden abıhayat gibi binlerce yıldır fışkırmakta…

Dünyanın her tarafında kayısı olmasına karşın Malatya’nın kaysısında apayrı bir cennet tadı vardır.Yalnız bu toprağa özel…Yalnız bu yörede tadını alarak…

Efsane Seyit Battal Gazi Hazretleri İslam askerleriyle beraber Eskimalatya kalesini mekan tutmuş…Üzeri ruhani perdelerle örtülü mübarek ve evliya bir şehir olan Allah’ın özel teveccühüne mazhar bu şehirde ilk İslam camisi Eskimalatya’nın Ulucamisidir. Taş ve tuğla yapı malzemesiyle ilginç çini işlemeciliğiyle yüzyıllardır silinmeyen bir mühür gibi hep capcanlı kalmış…

Türkiye’deki herhangi bir vatandaşa sorsanız sinesinde en çok şehit barındıran il hangisidir diye?Kahır çoğunluk hemen Çanakkale der.Oysa hiç de öyle değil…Bu Anadolu toprağında en çok şehit Eskimalatya toprağında…Sayıları milyonları bulan bir şehit ocağı mübarek Malatya…

Yine size sorsalar en çok evliya hangi ildedir? diye…Hemen Siirt deyiverirsiniz…Gerçek hiç de öyle değil…En fazla evliya Eskimalatya’da…

Bir gönül dostu bir tarihte Eskimalatya’ya ziyaret için gelmiş…Bir abdest suyu ihtiyacı için tenha bir yer aramış…Nereye adım atıyorsa dağ taş şüheda…Atıyla ta Fırat’ın uzak noktalarına kadar gidebilmiş…

Eskimalat’ya Orduzu arsındaki uzantı yerle göğün ruhani dünyasını kesiştiren bir nur deryası…Ricalül gayp erenlerinin toplantı yeri…Kırklar,ricalül gayp erenleri Mekke gibi mübarek Malatya toprağında sırlı toplantılara katılırlar…Halkın görmediği ruhani bir dünyada pek çok kararlara imza atarlar…Yaşayan ve vefat etmiş gayp erenleri burada buluşurlar…

Kendine gönül verdiğim Kutsiler Hareketinin teveccühü ile o dünyanın gizemlerini yazma görevini emir telakki edip başladım yazmaya…New York’ta süren yaşamım ve gönül aşkımın baharı güzel memleketim Malatya’nın sırları için bildiklerimi sizlerle paylaşmaya….

Eskimalat’ya da yaşamış olan 1970’li yıllarda vefat eden dehşetli bir ricalül gayp ereninin sır perdesini aralamaya…

Adı Haceli…Herhangi bir tarikata bağlı değil…İbadetine çocukluğundan beri önem veren pehlül görselliğinde biri…Eskimalatya’da doğup büyümüş…Çocukluğu,gençliği,yaşlılığı burada geçmiş…Allah tarafından ricalül gayplar arasına alınmış…Kalp gözü açık,bütün sırlar sinesine…Tasarrufu büyük…

Bayanların giydiği uzun bir entarisi var…Çevresi ruhani alemle dopdolu…Halka karşı görüntüsü meczup ve pehlül tarzında…Bu onun perdesi…Eskimalatya’daki bütün sokak köpekleri ona olağanüstü saygı göstermekteler…Nereye gitse hep çevresindeler…Bir yerde durduğunda onlar da durmakta…Bu sır hiçbir zaman anlaşılamayacak bir gizemi bünyesinde barındırmakta…
Her sabah aile fertleri bir ibadet gibi kollarına girip Haceli Babayı ana caddeye getirmekteler…Geçen bazı arabalara el ettiğinde onlar hemen arabayı durdurup Haceli’nin yanına koşarak bozuk para verirler…El ettiği araba durmayıp burun kıvırdığında şaşmaz bir kesinlikle kaza atlatmaktalar…Buna tanık olanlardan biri de benim…1980’li yıllar…Annemle Eskimalatya’ya şehitliği ziyarete gittik…Haceli baba yol kenarında…Görüldüğünde ürperti-korku karışımı uyandıran iri bir gövdesi var…Gözleri ışından bir ateş sanki…Dolmuş tıklım tıklım…El salladı arabaya…Şoför paraya kıyamadı…Görmezlikten geldi…Hızla arabayı sürmeye devam etti…Daha beş dakika gitmeden bir patlama oldu…Dolmuşun lastiği parça parça olmuştu…Arabayı kenara çeken şoför şaşkındı…Vermediği bozuk paraya karşın daha büyük bir kayıbı olmuştu…

Rahmetli abim Eskimalatya’da inşaatta kalıp ustası olarak çalışmakta…Ailem kendine pek çok eş adayı bulmuş…Belli başlı işi olmadığından evlilikten uzak durmakta…Eskimalatya’da bir akşam vakti…Ağabeyim Malatya’ya dönmek için araba beklemekte…Birden karşısına İri yarı cüssesiyle heybetli Haceli Baba belirir…Göz göze geldikleri anda ağabeyime

“Hısım akrabadan uzak dur…Ara kaderini bul.” Der…Çeker gider…Abim bu kerameti yıllarca bir hatıra olarak hep anlatıp durmuştur…

Haceli babayı çevre halkından hakkıyla tanıyan pek yok…Çoğu da onu deli sanmakta…Bu Allah’ın bir gizlemesi…Allah’ın bir perdelemesi…

Peçeli Şeyh Seyit Ahmedül Bedevi Hazretleri’nin yüzünü görme aşkıyla dopdolu olan bir müridi gibi Haceli’nin öz akrabalarından biri onu hakkıyla tanımaya başmamıştır…Yüreğinde karşı konulmaz bir aşkla Haceli Baba’nın gerçek bir evliya olup olmadığını öğrenmek tutkusu sarmış…Kerametlere bakıldığında evliya dış görüntüsü hali bir sokak delisi…Acaba hangisi Haceli?

Samimi bir duyguyla Haceli’nin yanına gelir… “Senin için kerametli diyorlar…Evliya diyorlar…Ben senin bu dünyanı öğrenmeye geldim…İçimi yakan bu ateşe daha fazla dayanamayacağım…Benim isteğim şudur:Beni de aranıza alır mısınız?Aranıza girmem için benim ne yapmam gerekir?”

Haceli akrabasındaki samimiyeti görür…Ve ona der:

“Ben ne istersem onu yapar mısın?”
“Evet yaparım”
“Söz mü?”
“Evet söz.”
“Bak caymak yok bu işte”
“Söz ne istersen yapacağım”
“Peki öyleyse…Senden isteğim şunlardır:Birinci olarak git eşini boşa…İkinci olarak evini sat,parasıyla altın yap…Bir beze sar bana getir.”
“Peki tamam.Yapacağım inşallah” der…

İçindeki karşı konulmaz aşkla nefse boyun eğmez…Eşini boşar…Evi satar…Evin parasıyla altın alır…Altını bir beze sarar ve hızla Haceli’nin evine gelir…Haceli evde yoktur…Fırat kıyısında olduğunu öğrenir…Koşarak ön görülen yere gelir…Bozbulanık akan cennet ırmağı Fırat ve deli mi meczup mu evliya mı olduğunu kestiremediği Haceli…Kendini edeple selamlar…Eşini boşadığını evi satıp altın yaptığını tüm altınların bu bezde sarılı olduğunu anlatır.

Gaybi dünyayla çevrili Haceli baba…

“O altınları şu Fırat’a at der.”
Bir aralık tereddüt geçiren akrabasında bir panik başlar…Nefis “Bir delinin,meczubun sözüyle altın suya atılır mı?” diye isyan etmektedir.Ama o,diğer akrabalarından ayrıdır.Temiz yaratılışlı, sözünün eri biridir.Verdiği söz hatırına gelir…Altını hızla Fırat’a fırlatır…Boz bulanık ve coşkun Fırat’ın sinesinde bütün mal varlığı yok olmuştur…

Haceli baba ayağa kalkar…

“Benim elimden sımsıkı tut” der…Acaba ne olacaktır…Kalbi hızlı hızlı çarpmaktadır…Seyit Ahmedül Bedevinin yüzünü görme aşkıyla tutuşan ve yüzünü görünce cansız yere yığılan sufinin yaşadığı duyguları o da yaşamaktadır.

Bir anda havalanırlar…Fıratın üzerinde akıl almaz bir hızla uçmaktadırlar…Dağlık bir bölgeye gelirler…Fıratın karşısında yüksek bir dağdaki mağaraya inerler…İçini tanımsız bir sevinç kaplamıştır…Arıların balözü alacakları çiçeğe konmaları gibi kendilerinden başkalarının da uçarak mağaraya girdiklerine tanık olur…Haceli meczup görüntüsünden çıkmıştır.Ciddi bir generala benzemektedir…Şoförlere el sallayan onlardan para isteyen Haceli yoktur burada…Mağaranın kapısında başı açık akıl almaz güzellikte bir kız bulunmakta…”

Haceli “O kızın yüzüne tükür.” Der…Mağaradan içeri girer…Kız o kadar güzel bir yüze sahiptir ki…Kıyamaz böyle bir yüze tükürmeye…Kızın yüzüne tükürmeden içeri girer…

İçeride kırka yakın insan vardır…İçlerinden biri sohbete başlar…Diğerleri sessiz bir şekilde edeple sohbeti dinlemektelerdir…Sohbet bitince mağaradan çıkıp uçarak kaybolmaya başlarlar…Mağara çıkışında sağlı sollu öncekilerden de güzel iki kız bunları karşılar…

Haceli arkada kalan akrabasına

“Her iki kızın yüzüne tükür.” Der…Edep ve haya insanı büyüleyen olağanüstü güzellikteki bu kızların yüzlerine tükürmekten haya eder.Bunu yapmaz.

Haceli’nin ellerinden tutar…Fırat’ın üzerinde uçarak….Başladıkları noktaya inerler…

Haceli

“Sınavı kaybettin” der.
“Neden?”
“Her dediğimizi yapmadın.Kızların yüzüne tükürmedin.”
“Ama çok güzel ve masumlardı…Kıyamadım.”
“O kızlar senin nefis arzularının dünya tutkularının temessül etmiş haliydi.”
“Eşim ve param ne olacak peki.”
“Evine var git…Eşin eve gelecek.”
“Ya altınlarım.”
“Şu ilerideki ağacık kovuğuna git bak.Oraya getirdik.” Der.
Haceli’nin akrabası koşarak işaret edilen ağacın kovuğuna bakar…Altın kesesi oradadır…

Haceli tekrar Eskimalatya sokaklarına gelir…Entari giyen deli bir meczup çevresinde köpekler dolanan bir sırlı adam görselliğiyle yaşamını sürdürür…

Bir yakın akrabasına

“Ben ölünce mezarımın üzeri yapılmasın” der…Hak vaki olduğunda akrabalarından biri bir mezar ustası bulur…Niyeti halistir…Bir büyük evliyaya yaraşır güzellikte mermerden yapılmış bir mezar düşünmektedir…Ustaya parayı peşin verir…Mezarı gösterir…Usta mezar malzemelerini alarak ön görülen yerde işe koyulur…

Aradan yarım saat geçmemiştir…Kapı hızlı hızlı dövülmektedir…Gelen mezar ustasıdır…Yüzü sapsarı olmuş,gözleri fal taşı gibi açılmış bir halde şunları der: “İşte senin mezar yapımı için verdiğin para…Bana ne gördün?Ne oldu?Kim sana ne dedi?” deme…der.Ve Haceli’nin yakınlarından olan akrabasının şaşkın bakışları arasında oradan uzaklaşır.

Bir ayakkabıcı amcadan bizzat dinlediğim hatıralardan biri de şöyle:

“Yıllar önceydi…Bir kardeşim vardı…Akıldan noksandı….Eve gelmedi….Onu aramaya çıkmıştım…Ali baba mezarlığına yaklaştım….İri gövdeli bir karartı gördüm…Acaba kardeşim mi bu diye yanına yaklaştım…Baktım ki Haceli baba…Aramızda on metre ya var ya yok…Haceli mezara adım attı…Birden kayboldu…Şok geçirdim...Sağa baktım sola baktım Haceli yoktu.”

Kıbrıs Harekatı zamanında Eskimalatya’ya ziyarete gelenlere Haceli Baba şöyle dermiş:

“Boşuna geldiniz…Burada hiç kimse kalmadı…Hepsi Kıbrıs savaşına gittiler.”

Kıbrıs savaşından sonra Generkurmay’dan bir rütbeli paşa Haceli’nin kabrini ziyarete gelmiştir…Vefat etmiş olan Haceli’nin Kıbrıs’ta o paşanın olduğu birlikte dehşet bir savaşçı olduğu paşa tarafından bizzat müşahede edilmiş,paşanın ısrarlı sorusu üzerine Eskimalatya’lı olduğunu söylemiştir.Savaş bitince Eskimalatya’ya gelen paşa onun yaşamadığını öğrenince şok geçirmiştir.Mezarını ziyaret edip fatiha okumuştur…

Eskimalatyalı ricalül gayp genareli Haceli Efendi’nin sırrından okyanusta damla misali bir katkımız olduysa ne mutlu…Kim bilir belki bir fatiha okuyarak belki de bu yüce zatın Eskimalatya’daki kabrini ziyaret ederek ruhaniyatından bereketler alabilirsiniz…

Köpeklerin kendini manen tanıyıp hürmet gösteriği ,çoğu insanın meczup,deli diye yaftalayıp burun kıvırdığı Haceli Efendiye selam olsun..

Ruhu için el Fatiha..

 
 
 
Etiketler: BİR, RİCALÜL, GAYP, EVLİYASIMALATYALI, HACELİ, …
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
71
65
3
8
21
32
2
Başakşehir
67
60
3
10
19
32
3
Fenerbahçe
60
56
6
9
17
32
4
Galatasaray
58
60
10
4
18
32
5
Antalyaspor
52
40
10
7
15
32
6
Trabzonspor
50
37
10
8
14
32
7
Akhisar Bld.
45
41
13
6
13
32
8
Kasımpaşa
43
46
13
7
12
32
9
T.Konyaspor
43
39
11
10
11
32
10
Alanyaspor
40
52
16
4
12
32
11
Gençlerbirliği
40
30
12
10
10
32
12
K.D.Ç. Karabük
39
33
15
6
11
32
13
Osmanlıspor FK
38
36
12
11
9
32
14
Kayserispor
37
45
15
7
10
32
15
Bursaspor
35
31
17
5
10
32
16
Ç. Rizespor
30
41
18
6
8
32
17
Gaziantepspor
26
29
20
5
7
32
18
Adanaspor
25
31
19
7
6
32
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv