Yazı Detayı
16 Ocak 2015 - Cuma 01:56
 
ENERJİ PLANLAMASINA BAKIŞ...
Bilgin Akbal
bilginakbal@hotmail.com
 
 
 
 

Birçok etkinliklerimizde enerjiye gereksinim duymaktayız. Elektrik tüketim miktarın büyüklüğü, toplumların refah ve gelişmişlik düzeylerinin bir göstergesi olmakla birlikte, enerjinin etkin kullanımı için yapılan çalışmalarda günümüzde büyük önem taşımaktadır.

 

Elektrik Enerjisindeki yatırımların büyük bölümünü elektrik üretim tesislerini, iletim tesislerini ve tüketimi ile ilgili tesis ve araç – gerekleri konuları oluşturmaktadır.

 

Dünyada elektrik üretiminin yaklaşık 2/3’ü fosil kaynaklardan üretilmektedir. Özellikle elektrik üretiminin yapıldığı doğal gaz ve kömür santrallerindeki teknolojilerinin verimlilikleri önemli bir konu olup, santral verimliklerini arttıran ve temiz teknolojilerin geliştirilmesi için yapılan araştırmalar sonucu yapılan yatırımlar büyük önem arz etmektedir. Yüksek verimli ve temiz yanma teknolojilerin kullanılması sonucu çevreye olan zarar azaltılmaya çalışılsa da 2 önemli sorun çözülmüş olmamaktadır.

1. Kömür, petrol ve doğal gaz gibi kaynakların gittikçe daha sınırlı hale gelmesi,

2. İklim değişikliğinin ve CO2 salınımının; insan ve çevre üzerinde oluşturduğu tehlikeler.

 

Diğer taraftan enerji kaynakların öncelik sıralaması da önemli bir konudur. Örnek olarak bir enerji kaynağı da olan Suyun öncelik sıralamasında;

1. İçme ve kullanma suyu

2. Sulama Suyu

3. Irmak yatağına bırakılacak CAN SUYU

4. Diğer maksatlar için kullanım. ( Elektrik üretimi v.b.) sıralamada büyük önem arz etmektedir.

 

Gelişmiş toplumlarda yatırımların maliyetlerinin hesaplanmasında tesislerin kuruluşundan başlayarak yapılan tüm yatırımlar, çalışma süresindeki işletme giderleri ve tesis ömrünü tamamladığından kurulu bulunan alanın temizlenmesi (atıkların bertaraf edilmesi) sürecini de kapsayan harcamalara ilave olarak da tesislerin çevre ve insan sağlığına etkileri sonucu çıkacak (üretim dışı) maliyetlerde hesaba katılarak toplam maliyetler hesaplanmaktadır.

 

Geçtiğimiz 10 yılda Türkiye’de yaklaşık 100 milyar TL’lik enerji yatırımı yapılmış ve enerji talebinin önümüzdeki 10 yılda iki katına çıkması beklenmektedir. Mîlad olarak kabul edilen 2023 yılına kadar, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve bölgede enerji iletim merkezi haline gelmesi için 200 milyar TL’lik enerji yatırımı yapılması ön görülmektedir.

 

Ülkemizin, bugün için 65 milyar dolar civarında olan câri açığının yaklaşık %90’ı enerji kaynağı ithalatından kaynaklanmaktadır. Bunun yanında, özel sektörün 260 milyar dolarlık dış borç stokunun önemli bir kısmı da, enerji üretim santrallerinin tesisi, inşaası ve işletmesi için yabancı kreditörlerden alınan Proje Kredileridir. İklim değişikliği ve CO2 salınımı sonucu insan ve çevre üzerinde oluşturduğu maliyetlerde ilave edildiğinde hesap daha da büyümektedir. Kamunun 2023 yılına kadar sadece sağlık harcamasındaki artışın %160 olması ön görüldüğü de unutulmamalıdır.

 

Bu durum; enerjide yüksek oranlı dışa bağımlılığın sürmesine yol açmakta, cari işlemler dengesi ve enerji arz güvenliği üzerinde baskı oluşturmaktadır. Türkiye ekonomisinin yüksek ve istikrarlı büyüyebilmesi için mümkün olan bütün yerli kaynakların enerji

üretimi amacıyla değerlendirilmesi öncelikli bir husus olmaktadır. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının hem birincil enerji arzı hem de elektrik üretimi amacıyla değerlendirilmesi sürdürülebilir kalkınmanın temini açısından büyük önem taşımaktadır.

 

Bu amaçla Türkiye yapmış olduğu programla yerli kaynakların enerji üretimindeki payının artırılması suretiyle enerjide dışa bağımlılığın azaltılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla Cumhuriyetimiz kuruluşunun 100. Yılı hedefleri kapsamında Elektrik Enerjisinde yapılması ön görülen çalışmaları;

* 2 nükleer santralin devreye alınması ve 3. nükleer santralin inşaasına başlanması,

* Teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilecek hidroelektrik potansiyelimizin ve bilinen linyit ve taşkömürü kaynaklarının 2023 yılına kadar elektrik enerjisi üretimi amacıyla değerlendirilmiş olması,

* Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payının yüzde 30’a çıkarılması,

* Rüzgar enerjisi kurulu gücünün 20.000 MW’a çıkarılması,

* 600 MW’lık jeotermal potansiyelimizin tümünün 2023 yılına kadar işletmeye alınması hedeflenmiştir.

* Elektrik enerjisi kurulu güç kapasitemizi 100 bin MW’a ve toplam elektrik enerjisi üretimimizi 500 milyar kWh’e yükseltilmesi,

* Türkiye’nin GSYİH başına tüketilen enerji miktarının (enerji yoğunluğunun) 2011 yılı değerine göre en az yüzde 20 azaltılması,

* Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımında teknik kayıpların asgariye indirilmesi ve dağıtımda kaçak kullanımın engellenmesi,

* Enerji sektöründen kaynaklı sera gazı emisyon artış hızında azalma sağlanması,

 

 

Ülkemizin yukarıda yer alan hedefleri göz önüne alınarak Avrupa Birliğinin lokomatifi Almanya’nın “Enerjide Dönüşüm” Projesi ile Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı’nın Kasım 2014 “Şimdi Devrim” sloganı ile “Dört Temiz Enerji teknolojisi için Gelecek Geldiğini” müjdelendiği hedeflerine bakıldığında;

 

Avrupa Birliğinin lokomatifi Almanya “Enerjide Dönüşüm” Projesi Hedefleri

* Almanya’daki enerji üretiminin petrol, kömür, gaz ve nükleer enerjiden uzaklaşarak yenilenebilir enerjilerle yeniden yapılandırmak ve en geç 2050 yılına kadar elektrik üretiminin yüzde 100’ünü ve genel enerji tedarikinin yüzde 60’ının yenilenebilir enerjilerden elde edilmesi.

* 2022 yılına kadar tüm nükleer santrallerin kapatılması ve 2025 yılına kadar elektrik enerjisi üretiminin yüzde 40 ila 45’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesidir (bu rakam günümüzde yüzde 25). Dönüşümün merkezinde güneş ve rüzgar enerjileri yer alıyor.

* Rüzgar ve güneş enerjilerinin yeterli güneş ve rüzgar olmadığı zamanlarda devreye girecek yedek teknolojilerle desteklenmesi önem vermekte ve önümüzdeki birkaç on yıl için öncelikle kömür ve gazla çalışan termik santraller yedekleme kullanılacak. Sistemdeki esneklik sayesinde bu santraller, enerji talebi yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen miktarı aştığında devreye girecekler. Gelecekteyse hidroelektrik, biyokütle ve jeotermi gibi diğer yenilenebilir enerjilerin ve enerji depolama ünitelerinin bu görevi üstlenmesi öngörülmekte,

* Enerjide dönüşüm Alman sanayisi için bir gelecek projesi olmakta ve yenilenebilir enerjiler dünya çapında devasa bir pazar oluşturmaktadır.

* Almanya kömür, petrol ve doğal gaz ithalatına yılda 80 milyar Avro’dan fazla harcıyor. Bu harcamaların yerini önümüzdeki yıllarda yavaş yavaş yenilenebilir enerjiler sayesinde, yerel katma değer yaratma ve buna bağlı pozitif büyüme ve istihdam etkisi olmaktadır.

* Enerjide verimliliğin sağlanması yenilenebilir enerjilerin yapılandırılmasının yanında enerji dönüşümünün ikinci ayağını oluşturuyor. Harcanmayan her kilowattsaat elektrik fosil yakıt kaynakların yanı sıra yeni santrallerin ve enerji ağının inşaasında tasarruf ederek bu alanda daha çok canlanma sağlanmaktadır.

* Almanya’da elektrik tüketiminde 2007 yılından beri küçük bir düşüş var. Fakat enerji konseptinde belirlenen asli hedef olan elektrik tüketiminin 2020 yılına kadar yüzde 10 azaltılması konusunda siyasiler yeni önlemler alma konusunda çalışmalar yapmaktalar.

* Alman hükümeti, Alman enerji şirketleriyle birlikte 2022 yılına kadar nükleer enerjiye veda edilmesi üzerinde anlaşmış. Dolayısıyla Merkel hükümetinin 2011 yılında enerjide dönüşüme yönelik aldığı kararlar; enerji üretiminde kömür, petrol, doğalgaz ve nükleer enerji yerine rüzgar, güneş, su, biyokütle ve jeotermal enerji gibi yenilenebilir kaynaklara doğru yönelen uzun bir geleneğin devamını oluşturmaktadır.

 

 

Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığının Kasım 2014 ŞİMDİ DEVRİM sloganı ile “Dört Temiz Enerji teknolojisi için Gelecek Geldiğini” müjdelediği açıklamasında:

 

1. Karada Kurulu Rüzgar Enerji Üretimi:

* ABD’deki kurulu rüzgar gücü 60 büyük nükleer reaktörün gücüne eşittir. Buna ulaşmada üç faktör etkili olmuş:

1. Bir türbinin ürettiği elektrik miktarının artması (1999’dan beri %260 artmış),

2. Türbine talep arttıkça fiyatlarının düşmesi,

3. Rüzgar çiftliği operatörlerinin deneyimlerinin artması ve ayrıca ABD’de rüzgardan üretilen elektriğe 2.3 cent/kwh vergi desteği yapılması,

* 2012 yılında ABD’de yeni inşa edilen elektrik üretim tesislerinin %43’ü rüzgar olmuş,

* 2030 yılında ABD’deki tüm elektrik ihtiyacının % 20’sinin rüzgarla karşılanacağını öngörmektedir.

 

2. Fotovoltaik Enerji Üretimi:

2012 yılında fotovoltaik hücre fiyatları 35 yıl öncesinin %1’ine (%99 daha ucuz) kadar düşmüş. ABD toplam PV elektrik üretim kurulu gücü 2008 yılına göre 10 kat artmış. Aynı sürede bir PV modülünün fiyatı 3.4 USD/Watt’tan 0.80 USD/Watt’a düşmüştür.

 

3. LED Aydınlatma:

* Çok ışık, az ısı: Filamentli bir ampulün harcadığı enerjinin %90’ı ısıya dönüşmektedir. Yani filamlentli bir ampulde ortaya çıkan ışık aslında bir yan üründür. LED ışıkta bu denklem tersine dönmektedir. 60 Watt’lık bir filamentli ampulün verdiği ışığı 9 Watt’lık bir LED ampul verilebilmektedir. Bu da %84 enerji tasarrufu sağlamaktadır. Ayrıca LED ampullerin ömrü de filamlentli bir ampulde göre 25 kat daha uzundur.

* Daha fazla seçenek daha düşük maliyet: LED ampul fiyatları son yıllarda hızla düşmüştür. AR-GE çalışmaları sayesinde LED üretiminin ve rekabetinin de artmasıyla fiyatlar düşmüş ve kullanım artmıştır. 2009 yılında ABD’de LED ampul kullanımı 400,000 civarındayken, 2013 yılında 20 milyona yani 50 katına çıkmıştır.

* Yapılan yatırımlar: Son 10 yılda ABD Enerji Bakanlığı LED ampul AR-GE çalışmalarına, üretim yatırımlarına çok ciddi destekler vermiş. 2030 yılında ABD LED aydınlatma kullanarak 30 milyar dolar enerji tasarrufu sağlayarak; ABD’de aydınlatmaya harcanan elektrik enerjisi kullanımını yarıya düşürülmesi planlanmaktadır.

 

4. Elektrikli Araçlar:

* Hızla artan kullanım: Geçtiğimiz 5 yılda ABD hükümeti elektrikli araçların AR-GE ve üretimlerine ciddi destek vermiş, bu sayede üretim ve kullanım hızla artmıştır.

* Bulutlara yarış: 2010 yılından önce ABD’de elektrikli araç kullanımı yoktu. 2012 yılında toplam 50.000 elektrikli araç satılmıştır, 2013 yılında bu rakam 100.000 adet olmuştur. 2014 sonu itibarıyla ABD deki toplam elektrikli araç sayısının 300.000’i geçeceği varsayılmakta ve 2018 hedefleri de 1 milyon elektrikli araçtır.

* Elektrikli araçlarda bu hedefin yakalanmasının en önemli nedeni akü maliyetlerini düşmesidir. Geçtiğimiz 4 yılda akü maliyetleri % 50 düşmüştür. 2022 yılında hedeflenen akü maliyeti 125 USD/kwh’tir. Bu noktada 550 km’lik bir elektrikli aracın maliyeti standart bir araç maliyetiyle aynı olacaktır.

 

Elektrik enerjisi tüketimi bölgelere, aylara, günlere ve günün saatlerine göre değişkenlik göstermektedir. Elektrik enerjisi üretim, iletim, dağıtım, depolanması (aküler) ve tüketiminde yüksek verimli teknolojilerin (Enerjinin Etkin) kullanılması üretim dışı maliyetleri de göz önüne alarak Enerji Planlaması yapılmalıdır.

 

Enerji Planlaması çalışmalarında yapılanlara karşı çıkmak yerine çözümden yana politikaların oluşturulması için Enerji – Ekoloji - Ekonomi modellemesi ile bugünün teknolojileri ile bugünün planlamasının yapılmasının yanı sıra, geleceğin teknolojileri ile geleceğin planlamasının yapılması da büyük önem taşımaktadır.

 

Bu amaçla Enerji Planlaması çalışmalarda geleceğin teknolojileri ile Avrupa Birliği 2030 hedefleri de göz önüne alarak:

* Doğal kaynaklar – (İthal) Petrol, Doğalgaz, Kömür – Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının her biri için tesislerin kuruluşundan başlayarak yapılan tüm yatırımlar çalışma süresindeki işletme giderleri ve tesis ömrünü tamamladığından kurulu bulunan alanın temizlenmesi (atıkların bertaraf edilmesini) sürecini kapsayan harcamalara ilave olarak tesislerin çevre ve insan sağlığına etkileri sonucu çıkacak (üretim dışı) maliyetlerde hesaba katılarak toplam maliyetlerin incelenmesi,

* İletim ve Dağıtım tesislerinin kayıp ve kaçaklarının incelenmesi ve Depolama - Akıllı Şebekeler,

* Ulaşım, Konut, Sanayi ve Tarımda kullanılan Aydınlatma ve Cihazların/Sistemlerin tükettikleri enerji sarfiyatları incelenerek Enerji Planlama Modellemesi yapılmalıdır.

 
 
 
Etiketler: ENERJİ, PLANLAMASINA, BAKIŞ
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
55
47
2
7
16
25
2
Başakşehir
53
46
2
8
15
25
3
Galatasaray
46
46
7
4
14
25
4
Fenerbahçe
44
46
5
8
12
25
5
Trabzonspor
41
27
8
5
12
25
6
Antalyaspor
39
29
8
6
11
25
7
Kasımpaşa
35
36
10
5
10
25
8
T.Konyaspor
35
29
8
8
9
25
9
K.D.Ç. Karabük
34
30
11
4
10
25
10
Bursaspor
32
26
11
5
9
25
11
Gençlerbirliği
32
24
8
8
8
24
12
Osmanlıspor FK
31
31
8
10
7
25
13
Alanyaspor
28
39
13
4
8
25
14
Kayserispor
27
33
12
6
7
25
15
Akhisar Bld.
27
18
12
6
7
25
16
Ç. Rizespor
20
24
15
5
5
25
17
Adanaspor
20
23
15
5
5
25
18
Gaziantepspor
19
22
15
4
5
24
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv