Bakan Kurum Malatya’da 68 bin konut teslim edildi
-Tıkla İzle-
Bakan Kurum, 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projesine başvurularla ilgili, “İftiharla söylüyorum ki; 5 milyon 314 bin kardeşimiz müracaat etmiştir. Yüzyılın Konut Projesi bu katılım sayısıyla, Cumhuriyet tarihi boyunca kamu eliyle başlatılan projeler arasında, en yüksek başvuruya mazhar olan proje olarak şehircilik tarihindeki yerini almıştır. Çünkü milletimiz devletinin, hükümetinin ve liderinin sözüne sonuna kadar güvenmekte ve yanında durmaktadır” dedi. Bakan Kurum deprem bölgesinde tamamlanma aşamasına gelen çalışmalarla ilgili de “Deprem bölgesinde devlet çalışmış, millet kazanmıştır. Sen-ben değil, siz-biz değil, Türkiye başarmıştır. 86 milyon hep birlikte başarmıştır. Ülkemizle, devletimizle, milletimizle gurur duyuyoruz. Tarihte eşi benzeri görülmemiş bu muazzam başarı milletine sevdalı bir devletin gücüdür, yuva kuran liderimizin, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonudur, kararlılığıdır, iradesidir” ifadelerini kullandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 6 Şubat depremleri sonrasında yapılan çalışmaları ve Bakanlığın projelerine ilişkin son durumu anlattı. Türkiye’de son 120 yılda 20 büyük deprem yaşandığını belirten Bakan Kurum, nüfusun yüzde 71’inin, deprem riski yüksek bir coğrafyada yaşadığını kaydetti. En son 10 Ağustos’ta Balıkesir Sındırgı’da yaşandığını hatırlatan Bakan Kurum, “Sadece son 5 yılımıza bile mercek tuttuğumuzda; Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de büyük depremler yaşadığımızı görüyoruz. Dün nasıl, o zor günlerde devlet ve millet el ele verip, evsiz kalan kardeşlerimize, yalnızca bir yılda tam 45 bin yeni yuvayı teslim ettiysek bugün de Sındırgı’da, Bigadiç’te yuvalarımızın inşasına aynı hızla başladık. 1 ay bile geçmeden temellerimizi attık; 1 yıl içerisinde konutlarımızın anahtarlarını teslim edeceğiz” dedi.
“11 İLDE KONUT SEFERBERLİĞİNİN TAMAMLANMASINA SAYILI GÜNLER KALDI”
Bakan Kurum, 6 Şubat 2023’te ise yaşanan asrın felaketinin ardından depremin ilk saatlerinden itibaren, afetzede vatandaşların yanında olduklarını söyledi: Afetin 15. gününde ilk temelleri attık, 45. günde ilk anahtarları teslim ettik. Bu hızımız hiç durmadı ve işte 2 hafta önce de Adıyaman’ımızda, 350 bininci konutun anahtarlarını kardeşlerimize sunduk. Allah’ın izniyle hak sahiplerine verdiğimiz söz olan 453 bin konuttan çok daha fazlasını yıl sonuna kadar teslim edeceğiz. Sadece hükümetimizin değil, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği liderlerinin, yabancı mevkidaşlarımızın, yerli ve yabancı binlerce medya temsilcisinin, hangi partiden olursa olsun bölgedeki tüm belediyelerin de şahitliğiyle söylüyorum ki; deprem bölgesinde dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliği gerçekleşmiştir ve tamamlanmasına sayılı günler kalmıştır. Afet bölgesinde atılan bu dev adım, sadece bir bölgenin değil, Türkiye Yüzyılı’nın temellerini atmaktadır. Orada kurulan her yeni şehir, yalnızca 11 ilin değil, 780 bin kilometrekare vatan toprağının, Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınlarını inşa etmektedir.
İL İL TESLİM EDİLEN KONUT SAYILARI
Konuşmasında 11 ilde yürütülen çalışmaları detaylı bir şekilde anlatan Bakan Kurum, Hatay’da 98 bin, Kahramanmaraş’ta 52 bin, Malatya’da 68 bin, Adıyaman’da 38 bin, Gaziantep’te 29 bin 500, Şanlıurfa’da 12 bin, Diyarbakır’da 16 bin, Adana’da 11 bin, Osmaniye’de 9 bin 200, Elazığ’da 12 bin 300, Kilis’te ise 2 bin 261 konut ve iş yerini teslim ettiklerini kaydetti. Şu ana kadar 12 bin iş yerini teslim ettiklerini vurgulayan Bakan Kurum, “31 binini de yıl sonuna kadar tamamlayacak ve teslim edeceğiz. 43 bin yeni dükkanla; şehirlerimizi kalkındıracak ve yüzbinlerce kardeşimize yeni istihdam imkanı sunacağız” diye konuştu.
“AFET BÖLGESİNDE, TARİHİMİZİN EN BÜYÜK KIRSAL DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLAMANIN ŞEREFİNE ULAŞACAĞIZ”
Bakan Kurum, 4 bin 333 köyde çalışmaların devam ettiğini belirterek, “46 bin köy evimizi gerçekten yaşanabilir, üretimi devam ettirecek bir anlayışla teslim ettik. İnşallah 63 bine tamamlayarak; köy evlerimizi depoları, ahırları, yolları ve tesisleriyle birlikte milletimize sunacağız. Afet bölgesinde, tarihimizin en büyük kırsal dönüşümünü de tamamlamanın şerefine ulaşacağız” dedi.
“DEVLET ÇALIŞMIŞ, MİLLET KAZANMIŞTIR”
Bakan Kurum, 11 ilde tüm konutları teslim etmeye günler kaldığına dikkat çekerek şöyle konuştu: Deprem bölgesinde devlet çalışmış, millet kazanmıştır. Sen-ben değil, siz-biz değil, Türkiye başarmıştır. 86 milyon hep birlikte başarmıştır. Ülkemizle, devletimizle, milletimizle gurur duyuyoruz. Tarihte eşi benzeri görülmemiş bu muazzam başarı milletine sevdalı bir devletin gücüdür, yuva kuran liderimizin, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonudur, kararlılığıdır, iradesidir. Bu başarının gerçek mimarı olanlara; güvenli yuvalarında, artık geleceğe dair hayaller kurmaya başlayan tüm afetzede evlatlarımıza; bizi dualarla çağırıp dualarla yolcu eden annelerimize; bizi kendi öz evladı sayan, inanan, güvenen afet bölgesindeki 14 milyon kardeşimize huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum.
KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİ
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 13 yıl önce İstanbul’dan başlayarak Türkiye’nin her yerine yayılan kentsel dönüşüm seferberliğini anlattı: Tam 2 milyon 252 bin ev ve iş yerimizi yenileyerek yaklaşık 10 milyon insanımızı sağlıklı yuvalara taşıdık, güvenli bir geleceğe kavuşturduk. Şu anda 81 ilimizde, 258 bin ev ve dükkanımızın yenileme çalışmalarını süratle tamamlıyoruz. Türkiye’de yaptığımız her 2 dönüşüm projesinin 1’ini, yani yarısını İstanbul’umuzda yapıyoruz. İstanbul’da bugüne kadar 924 bin ev ve iş yerimizi dönüştürme başarısını gösterdik; 175 bin bağımsız bölümün yapımına da devam ediyoruz. Yarısı Bizden Kampanyası’yla dönüşüme aldığımız 78 bin ev ve iş yerimiz hızla yapılıyor. İnşallah 2026 yılında da İstanbul’u depreme hazırlamaya devam edecek ve hiçbir farklı gündemin İstanbul’un güvenli geleceğinin önüne geçmesine müsaade etmeyeceğiz.
5 MİLYON 314 KİŞİ 500 BİN SOSYAL KONUT PROJESİNE BAŞVURDU
Bakan Kurum, Türkiye’nin TOKİ ile yürüttüğü sosyal konut projelerinden bahsetti ve 500 bin konutun yapılacağı yeni sosyal konut projesine ilişkin de detaylı bilgilendirme yaptı: Yaşadığımız afetlerde dimdik ayakta duran; tek bir çatlak dahi almayarak şehircilik tarihine geçen; on yıllardır kendisine yapılan eleştirilere cevap vermeyen, bunun yerine hiç durmadan yuva kuran ve o eleştirenleri utandıran TOKİ’mizle 24 yıla yaklaşan hikayemizin sonucunda; tam 1 milyon 750 bin konut sunmanın gururunu yaşıyoruz. 5 milyondan fazla dar gelirli kardeşimizi yeni yuvasına kavuşturmanın şerefini, bir madalya gibi göğsümüzde taşıyoruz. 500 bin sosyal konut projesi başvuruların başladığı 10 Kasım’dan bugüne iftiharla söylüyorum ki 5 milyon 314 bin kardeşimiz projemize müracaat etmiştir. Yüzyılın Konut Projesi bu katılım sayısıyla Cumhuriyet tarihi boyunca kamu eliyle başlatılan projeler arasında en yüksek başvuruya mazhar olan proje olarak şehircilik tarihindeki yerini almıştır. Çünkü milletimiz devletinin ve liderinin sözüne sonuna kadar güvenmekte ve yanında durmaktadır.
“500 BİN SOSYAL KONUTUN POZİTİF ETKİSİNİ ŞU ANDA BİLE BİRÇOK ŞEHİRDE GÖZLEMLİYORUZ”
500 bin sosyal konut projesinde ilk kuranın 29 Aralık’ta çekileceğini hatırlatan Bakan Kurum, “Hemen temelleri atacak ve 500 bin yuvamızın ilk anahtarlarını da Mart 2027’de hak sahiplerine sunacağız. Projemiz 1,5 trilyon liralık bir ekonomik büyüklüğüyle 300 ayrı sektörde görülmemiş bir ticari hareketliliği ortaya çıkaracak hem ekonomimize katkı sağlayacak hem üretimimiz hem de istihdamımızı arttırıp yüz binlerce kardeşimize iş imkanı sunacak. Ve tabi ki bu projeyle milletimizin canına tak eden haksız ve yersiz konut kiralarını ve fiyatlarını inşallah aşağı çekeceğiz. Projemizin pozitif etkisini, şu anda bile birçok şehirde gözlemliyor ve bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi.
ORMAN YANGINLARI
Bakan Kurum, 2025 yılının ilk yarısında doğal afetlerden kaynaklanan toplam ekonomik kaybın 131 milyar doları geçtiğini belirterek şunları söyledi: Son 30 yıla baktığımızda Akdeniz Havzası’nda yaşanan ekstrem hava olaylarının sayısında tam 2 kat artış oldu. Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin civarında orman yangını çıkmakta ve bu sayı düzenli olarak artmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda Antalya, Muğla ve İzmir’de büyük yangınlar yaşadık. Kastamonu, Sinop, Bartın, Rize, Giresun ve Trabzon’da tarihimizin en etkili sel hadiselerine tanık olduk. Tüm bu bölgelerde yeni yuvalarımızı yapıp teslim ettik ama geçtiğimiz yaz; İzmir’den Hatay’a, Bursa’dan Balıkesir’e, Bilecik’ten Karabük’e kadar yangın felaketleriyle bir kez daha sınandık. Orada yine devletimiz kahraman ormancılarımızla itfaiyecilerimizle ilgili tüm bakanlıklarımızla bir mücadele ortaya koydu. Bizler de hemen yangın sonrasında milletimizin yanına giderek orada yapılması gereken destekleri milletimize sunduk. Yangının üzerinden 1 ay geçmeden Ödemiş, Bilecik’te ve Karabük’te 326 köy evinin ve ahırının yine yapımını başlattık.
“COP31 BAŞKANLIĞI, BİR SONUÇ DEĞİL YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR”
Bakan Kurum önümüzdeki yıl Türkiye’nin, BM nezdinde küresel ölçekte iklim krizine karşı çözüm arayan en önemli organizasyon olan COP31 Taraflar Konferansı’na ev sahipliği ve başkanlık edecek olmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. İklim kaynaklı yaşanılan afetlere karşı 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma Hedefini kararlı bir şekilde yürüttüklerine dikkat çeken Bakan Kurum şöyle devam etti: İklim değişikliğiyle mücadeledeki verimli çalışmaların, uyum noktasındaki azimli duruşumuzun, kararlı müzakerelerin ve aktif diplomasinin sonucu olarak; Türkiye 2026 yılında düzenlenecek COP31’in ev sahibi olacaktır. Bu, yalnızca küresel bir organizasyona ev sahipliği yapmak değildir; bu, Türkiye’nin uluslararası arenada çevre ve iklim diplomasisinde kazandığı itibarın, örnek alınan stratejik vizyonunun, uzun yıllar süren gayretlerin ve en çok da gençlerimizin ısrar ve fikirlerinin bir sonucudur. Bugün COP31 başkanlığıyla Türkiye, o gençlerin hayalini bir adım daha ileriye taşımış; dünyanın çevre politikalarını belirleyen en büyük platformun direksiyonuna geçmiş, küresel iklim gündemini yönlendirme fırsatını eline almıştır. İklim değişikliğiyle mücadelede; yol gösteren, öncülük eden bir aktör hâline gelmiştir. Bundan böyle dünya, çevre politikalarını konuşurken Türkiye’nin sesini daha güçlü duyacak; verilen kararların merkezinde Türkiye’nin vizyonunu bulacaktır. COP31 başkanlığı, bir sonuç değil yeni bir başlangıçtır. Bu yeni başlangıcı hep birlikte daha güçlü kılacağımıza yürekten inanıyorum.
İKLİM KANUNU İKİNCİL MEVZUAT HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR
Bakan Kurum, İklim Kanunu’nu tamamlayacak ikincil mevzuat hazırlıklarının hızla devam ettiğini belirterek, “2026 yılında hayata geçireceğimiz Türkiye Emisyon Ticaret Sistemiyle sera gazı emisyonlarını azaltacak, dış ticaretteki rekabet gücümüzü artıracak, çevresel ve ekonomik çıkarlarımızı koruyacağız” dedi.
“DEPOZİTO SİSTEMİNDE 100 BİN KARDEŞİMİZE YENİ İŞ İMKANI SAĞLAYACAĞIZ”
Bakan Kurum, çevre koruma başlıklarından birinin de atık ve atık yönetimi olduğunu vurgulayarak, “Bugün dünyada 2 milyar ton atık üretilmekte, bu miktarın 2050 yılına kadar 2 katına çıkması beklenmektedir. Tam bu noktada Sıfır Atık politikaları bir çözüm olarak öne çıkmaktadır” ifadelerini kullandı. Bakan Kurum Türkiye’nin hayata geçirdiği Sıfır Atık ve Depozito Yönetim Sistemiyle ilgili de şu bilgilendirmeleri yaptı: Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğündeki Sıfır Atık Seferberliğimizle atık sorununa dair en net çözümü ortaya koyarak; 205 bin bina ve yerleşkede sıfır atık yönetim sistemini kurduk. Bu sayede; 10 milyon hanenin yıllık elektrik faturası kadar tasarruf, 10 şehir hastanesi veya 500 okul inşa edilebilecek büyüklükteki kaynağa ve yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacak iş gücüne karşılık gelen 256 milyar lirayı ekonomimize kazandırdık. Ve en önemlisi de 553 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 150 milyon ton karbondioksit salınımını yine engellemiş olduk. Şimdi de Ulusal Depozito Yönetim Sistemimizle yeni bir aşamaya geçtik. İlk makine ve altyapı kurulumunu, Sakarya’da başlattık. Samsun, Erzurum, Konya, İzmir, Gaziantep ve Mersin’de sistemi devreye almaya başladık. 2026 yılında her ilimizde depozitolu sisteme geçerek; ekonomimize yıllık 350 milyar TL katkı sunacak ve 100 bin kardeşimize yeni iş imkanı sağlayacağız.
“DENİZE KIYISI OLAN 28 İLİMİZDE VE VAN’DA 300 BİN TON ATIĞI BERTARAF ETTİK”
Bakan Kurum, Bakanlığın çevre kirliliği ile mücadele çalışmalarını ise şöyle anlattı: Denize kıyısı olan 28 ilimizde ve Van’da deniz çöpleri eylem planlarımızı çalıştırarak 300 bin ton atığı topladık ve bertaraf ettik. Marmara Denizi’nde, izleme noktamızı 150’ye çıkardık. Şu anda İzmit Körfezi’mizde Avrupa’nın en kapsamlı çevre ve denizcilik projesini yürütüyoruz. Körfez’de, 1 milyon 800 bin metrekare denizel alanı taradık ve 1 milyon 620 bin metreküp dip çamurunu, Marmara Denizi’nden uzaklaştırdık. 2024’te İzmir İç Körfez’de yaşanan balık ölümleri üzerine harekete geçmiş; Bilim Kurulumuzu oluşturmuş, 15 maddelik İzmir Körfezi Eylem Planımızı milletimizle paylaşmıştık. Eylem planımızdaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mapa-Şamandıra Projemize, pilot bölge olarak belirlediğimiz Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde başladık. 90 kilometrekare alandaki 17 koyda sistemi kuracak, bu da çok önemli yüzlerce tekneye hizmet vereceğiz.
GÖLLERİN TEMİZLİĞİ
Göllerin temizliği ile ilgili de çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Bakan Kurum, “Van Gölü Havza Koruma Uygulama Programımızla Van ve Tatvan sahilinden milyonlarca metre küp dip çamurunu çıkardık ve bertaraf ettik. Mogan ve Eğirdir Göllerimizde yüzey temizliğini tamamlarken; Akşehir ve Beyşehir göllerinde çalışmalarımıza süratle devam ediyoruz. Bu yıl içinde yaptığımız yeni bir düzenlemeyle gri su ve yağmur suyu hasadı için en sert tedbirler alarak, su tasarrufu sağlanması konusunda önemli bir adım attık. Böylece yağmur suyu toplama sistemlerinden yıllık 6.2 milyon, gri su toplama sistemlerinden ise yıllık 4 milyon metreküp tasarrufu elde etmeyi hedefliyoruz. En kıymetli karbon yutak bölgeleri olan korunan alanlarımızı ülke yüzölçümünün yüzde 13,33’üne ulaştırdık ve bu oranı arttırmak için bilim insanlarımızla ortak gayrete devam ediyoruz” diye konuştu.
MİLLET BAHÇELERİ
Şehirlerin nefes alma merkezleri olan ve doğal afetlerde milletin toplanma alanı olan millet bahçeleri ile ilgili de konuşan Bakan Kurum, “81 ilimizde 82 milyon metrekare alandaki 543 millet bahçesinin yapımına başladık, 313’ünü bitirip milletimizin hizmetine sunduk. En son İstanbul’da 1 milyon 215 bin metrekare genişliğiyle Türkiye’nin en büyük millet bahçesi unvanını taşıyan Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizi hizmete sunduk. Burası bir afet olduğunda, yüzbinlerce İstanbulluyu barındıracak, 40 bin çadırın ve 2 bin konteynerin kurulabileceği, hastaneden aş evlerine kadar her türlü ihtiyaca cevap verecek bir afet toplanma alanı olarak da tasarlandı” ifadelerini kullandı.
TESCİL HARİCİ ALANLARIN TESCİLİNE YÖNELİK ENVANTER ÇALIŞMALARI 2026 YILINDA TAMAMLANACAK
İller Bankası’yla 2002’den bu yana içme suyundan atık suya, katı atıktan yenilenebilir enerjiye kadar 1 trilyon TL yatırım değerindeki 10 bin 800 projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Kurum, 71 milyar TL değerindeki 278 projeyi de belediyelerle yapmaya devam ettiklerini kaydetti. Bakan Kurum, 2B arsalar için de 5 milyon vatandaşın heyecanla beklediği özel bir adım daha attıklarını vurgulayarak, “81 ilimizde, 2B alanlarının tamamının mülkiyet haklarını belirleyecek, kullanıcıları tespit edecek ve yıllardır bekleyen kardeşlerimize tapularını kazandıracağız. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüzle, tescil harici alanların tesciline yönelik envanter çalışmalarımızı da 2026 yılı içerisinde tamamlayacağız” dedi.
SİTE YÖNETİM YASASI VE SIĞINAK YÖNETMELİĞİ
Bakan Kurum, Meclis’e gelen Site Yönetim Yasası ve Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Sığınan Yönetmeliği’ni de anlattı: Site Yönetim Yasası, vatandaşımızın cebini ilgilendiren bu düzenlemeyle; herkesin şikayet ettiği haksız ve keyfi aidat artışlarını tamamen durduracağız. Site yönetim sektörünü, 7/24 esasıyla takip edeceğiz. Her yönetimi, yılda en az bir kez denetleyeceğiz. Yanlış uygulama yapanlara her türlü yaptırımı, milletimiz adına uygulayacağız. Yeni Sığınak Yönetmeliğimizle de artık yeni metro tünelleri, büyük millet bahçeleri, stadyumlar, alışveriş merkezleri, otoparklar, hastaneler, yurtlar ve 10 bağımsız bölüm üzerindeki konutlarda sığınakları zorunlu hale getirdik. Mevcut sığınakları da 1 yıl içinde mevzuata uygun hale getireceğiz.
“2026 YILINDA 500 KARDEŞİMİZİ EKİBİMİZE DAHİL EDECEĞİZ”
Bakan Kurum, bu çalışmaları daha verimli hale getirmek için Bakanlık kadrosunu daha da güçlendireceklerini söyledi: Buradan gençlerimize müjdemizi vermek istiyorum. 2026 yılında da tam 500 kardeşimizi daha ekibimize dahil edeceğiz. Şimdiden gençlerimize hayırlı uğurlu olsun diyorum.
AĞBABA, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI BÜTÇESİ’NDE KONUŞTU,TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM…:
YEREL SEÇİMLERDE RAKİPTİK AMA MALATYA BÜYÜKŞEHİR’E DESTEK VERİLSİN
BİR KURADA EVİ OLANA OFİS, BİR KURADA SANAYİ ESNAFINA APARTMAN ALTI ÇIKIYOR
Malatya Milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu CHP Sözcüsü Veli Ağbaba Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçe görüşmelerinde Malatya’nın taleplerini ve sorunlarını iletti.
HEKİMHAN KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN BAKANA TEŞEKKÜR
Ağbaba, “Geçtiğimiz yıl sizi Hekimhan Belediye Başkanımızla ve milletvekilimizle ziyaret ettiğimizde Hekimhan’la ilgili bir kentsel dönüşüm uygulaması başlatılması talep edilmişti. Size çok teşekkür ediyoruz, hiç kırmadınız Hekimhan’ı. İnşallah çalışmalar hızlanır. 2026 Ocak ayında ihaleye çıkacağınız söyleniyor. Hekimhan için önemli bir gelişme olacak. Burada huzurlarınızda Hekimhan adına size teşekkür etmek istiyorum” dedi.
YERİNDE DÖNÜŞÜM HAKEDİŞLERİ BAKANLIKTA 40 GÜN BEKLİYOR
Yerinde dönüşüm uygulamalarıyla ilgili sıkıntıları da aktaran Ağbaba, “Yerinde dönüşümümüz -gerçi daha çok yerel yönetimi ilgilendiriyor ama- yavaş ilerliyor. Yine bir şikâyet var Sayın Bakan, bunu iletmek istiyorum. Biliyorsunuz, bu 1,5 milyon lira ilk çıktığında iyi paraydı ama şimdi enflasyondan dolayı, artan maliyetlerden dolayı bu rakam düşük kalıyor. Müteahhitlerin bir şikâyeti var, hak edişleri geç veriyormuşsunuz “Kırk gün sonra ödeniyor.” diyorlar, onu da belirteyim.” İfadelerini kullandı.
SONUÇTA MALATYA İÇİN SİYASET YAPIYORUZ
“Arapgir, Hekimhan, Doğanşehir, Arguvan belediyeleri adına size teşekkür ediyorum” diyen Ağbaba, “ Malatya’da tabii bizim büyükşehir belediyemize de desteklerinizi bekliyoruz. Onlara destek oluyorsunuz ama ben onu da söylemiş olayım, AKP Belediyesi biliyorsunuz Sami Er Başkan. Biz yerel yönetimde rakiptik ama sonuçta biz de Malatya için siyaset yapıyoruz, Malatya’da yaşıyoruz. O konuda desteklerinizi bekliyoruz.” Dedi.
ARGUVAN’A TOKİ TALEBİMİZ VAR
Veli Ağbaba konuşmasının devamında, “Sayın TOKİ Başkanı ve Başkan Yardımcısıyla konuştum, Arguvan’da TOKİ’miz yok. Arguvan’da TOKİ yapılmasını bekliyoruz; uygun fiyata, uygun oranda arsa vermeyi de taahhüt ediyoruz” dedi.
İPTAL EDİLEN DOĞANŞEHİR İMAR PLANINI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YAPMALI
Doğanşehir’in depremde en çok hasar alan ilçe olduğunu belirten Ağbaba, “Hem ilçelerimiz hem beldelerimiz yerle bir oldu. Doğanşehir Belediye binası için destek istiyoruz. Doğanşehir’de rezerv alan problemi hâlâ devam ediyor, imar plan sorunu devam ediyor. Doğanşehir’de deprem sürecinin ardından şuurlandırma uygulamasına gidildi, çalışmalar Büyükşehir Belediyesi ile Bakanlık tarafından yürütüldü. Vatandaşlardan gelen yoğun itirazlar üzerine Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlığımız tarafından bu uygulama iptal edildi. Gelinen aşamada söz konusu uygulamayı ihaleden yürüten, tamamlayan Büyükşehir Belediyesi iken iptal sonrası tüm sorumluluk ve işlemler ilçe belediyesine devredilmek isteniyor. Bu durum mevzuat ile kamu idaresi ilkeleriyle bağdaşmıyor. İptal edilen 18 madde uygulamasına ilişkin cetvellerin, paftaların ve diğer geri dönüş işlemlerinin Büyükşehir tarafından mevzuata uygun şekilde tamamlanmasını bekliyoruz. Bu konuda dikkat dikkatinizi çekmek istiyoruz.” Dedi.
KAÇAK YAPILAR NE OLACAK?
Kaçak yapılarla ilgili sorunun devam ettiğini kaydeden CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Bütün deprem bölgesinde hemen depremin ardından insanlar can havliyle gittiler, bahçelerine ev yaptılar. Malatya’da yaklaşık 30 bin tane kaçak ev var. Bu konuda bir çözüm bulunması gerektiğini söylemek istiyorum. Tabii ki depreme dayanıklı olsun, tabii ki mevzuata uygun olsun ama 30 bin kaçak yapı da hakikaten yıkılsa sizin üzerinize yük, vatandaşa yük; bunu da değerlendirilmesini sizden rica ediyoruz.” İfadelerini kullandı.
İKİZCE: CAMİ YOK, HASTANE YOK, SOSYAL ALAN YOK
Sosyal konut projesini önemli bulduklarını belirten Ağbaba, “ 500 bin sosyal konut projesi önemli ama Malatya’da 9.609 konut inşa edileceği söyleniyor. Bun sayının artırılmasını sizden rica ediyoruz. İkizce bizim çok büyük bir yerleşim yeri oldu, yaklaşık 30 bine yakın konut yapılacak. İkizce bölgesinde ne büfe var ne ekmek alacak yer var, ne manav var, ne kasap var, hiçbir şey yok. Yapılıyor ama geç yapılıyor. İçme suyu ve kanalizasyon sorunu var, BOTAŞ’ın ulaşım ve durak sorunu var, sokakların aydınlatma sorunu var, sağlık ocağı, hastane olmamasından kaynaklı sağlık sorunu var, cami yok mescit yapılmış ancak elektriği yok. Bu sosyal alanların bir an önce artırılması lazım ki bu bölge hayat bulabilsin” şeklinde konuştu.
AMBARSIZ, AHIRSIZ KÖY EVLERİ BÜYÜK SIKINTI
“Malatya’da rezerv alanlarda cami inşaatları başlayabilmiş değil” ifadelerini kullanan Ağbaba, “Örneğin, bizim de iş yerimizin olduğu Niyazi Mısri mahallesi var, Niyazi Mısri camisi başlamamış, çok sayıda cami yapımına başlanmadı . Depremzedelere teslim edilen ev fiyatların açıklanmadığıyla ilgili şikâyet var, kırsal mahallelerde yer seçimiyle ilgili sıkıntı var ve bu kırsal mahalle ve köylerdeki herkesin en büyük şikâyeti 2020 depremindeki yapılan evler, yapılan köy evleri daha güzeldi; ambarı vardı, ahırı vardı ama şimdi bu konu büyük bir problem. Bazen “Orman arazisine yapın.” diyorlar ama insanlar korkuyor, bunu da söylemek istiyorum, yapılanlar sorgulanacak mı? “dedi.
9 ŞİDDETİNE DAYANIKLI HALE GELDİ DENİLEN ‘TEZE CAMİ’ YIKILDI
Ağbaba “Birçok hükûmet binamız, E tipi cezaevimiz, huzur evimiz, yetiştirme yurdumuz, adliye binamız, Ziraat Bankamız, sağlık müdürlüğü, birçok binamız yıkıldı, Yeşilyurt’a bağlı Topsögüt Konutları yıkıldı. Maalesef 2020 depreminden sonra “9 şiddetinde depreme dayanıklı hâle geldi” denilen, bizim de Malatya’nın simgesi olan Teze Camisi yani Yeni Cami’miz de yıkıldı.” Dedi.
BİR KURADA EVİ OLANA OFİS, BİR KURADA SANAYİ ESNAFINA APARTMAN ALTI ÇIKIYOR
“Küçük sanayi esnafının sorunları hâlâ devam ediyor” diyen Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Depremden sonra ağır hasar gören Malatya Küçük Sanayi Sitesinin Altay Kışlası Şoför Okulu arazisinin de yapımında sorunlar devam ediyor. 714 iş yeri teslim edildi, dükkânlar küçük, esnafa yetecek kadar dükkân yok. Geçtiğimiz hafta sanayi sitesi esnafına kurada İkizce bölgesindeki apartmanların altındaki iş yerlerinin çıktı. Bir kurada evi olana ofis veriliyor, bir kurada esnafa apartman altı. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.” İfadelerini kullandı.
ZAVİYE MAHALLESİ’NDEKİ MAĞDURİYET GİDERİLSİN
Zaviye mahallesinde rezerv alan kurasında yaşanan sorunları Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a aktaran Veli Ağbaba, “Bölgeden çok soru ve çok sorun geliyor: Zaviye Mahallesi benim de evimin olduğu bölge. Zaviye bölgesinde rezerv alanda herkese kendi binasının konum ve cephesinde kendi binası olmasa bile başka binada kat ve cephesi aynı olan ev verileceği, herkesin şerefiye hakkının korunacağı sözü verilmesine rağmen bu söz tutulmadı. Mahalle sakinleri sizin de bu yönde söz verdiğinizi söylüyor. Mağduriyetin giderilmesini istiyoruz.” Dedi.
ENGÜZEK, KULUNCAK, TAŞ OCAKLARI, ÇIRMIKTI VE GÜNDÜZBEY…
Ağbaba konuşmasının devamında “Darende’ye bağlı Engüzek’te (Ağılbaşı) çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Daha önce bölgede yaşayan depremzedeler hak sahibi kabul edilip evler yapıldı. Evler teslim aşamasındayken vatandaşların çoğunun hak sahiplikleri iptal edildi. Kuluncak’ta rezerv alanla ilgili halk tepkili, iki metrede sıcak su çıkıyor, ev sahiplerinin arsaları bilgileri dışında hazineye devredilmiş durumda. Taş ocakları meselesi var, siz de bölgeyi çok iyi biliyorsunuz, TOKİ’de çalışan arkadaşlar da biliyor. Cumhuriyet Örnekköy, Işıklı, Oluklu, Kırlangıç, İkizce, Yörük köylülerine çok büyük problem, bunun da değerlendirilmesini rica ediyoruz. Malatya’da hava kalitesinin çok sağlıksız olduğu söyleniyor. Çevre sorunları devam ediyor. Çırmıktı ve Gündüzbey hem yemekleriyle meşhur hem de Malatya’nın kültürünü çok yansıtan yerler. Buralarda insanlar birbirine girmiş durumda; kimi rezerv alanı istiyor, kimi istemiyor, hangi evleri yapacak, nasıl yapacak, nereye yapacak? Bu konuda açıklama bekliyorlar” şeklinde konuştu.
BAKAN KURUM’A: İLETİŞİME AÇIK OLDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Ağbaba, “Bazen siyasetten eleştiriyoruz, sizi de eleştiriyoruz zaman zaman ancak Malatya’da oy birliğiyle fahri hemşehrilik verildi, biraz eksik olsa da inşallah bunu tamamlayacağız. 2026 yılında daha çok destek bekliyoruz. Katkılarınız için, iletişime açık olduğunuz için size teşekkür ediyoruz, bütçenizin tekrar hayırlı olmasını diliyoruz.” Dedi.
