Sosyal medyanın, popüler kültürün ve kapitalizmin etkisi o kadar arttı ki; teşhircilik, çıplaklık, güzellik, estetik… Artık hepsi sıradanlaştı, normalleşti. Markalar da öyle. Marka giyinmek, pahalı çanta takmak, lüks parfümler kullanmak… Bunların hiçbiri eskisi gibi “özel” hissettirmiyor insanları ve tatmin etmiyor..
Peki şimdi ne olacak?
Yalnızca maddeyle, görünüşle var olmaya çalışan insanlar kendilerini artık neyle ön plana çıkaracak? Çünkü neredeyse her şey kullanıldı, her şey yapıldı. “O daha önce yapılmıştı” hissi artık her yere sinmiş durumda…
Bence çok yakında, çıplaklığın, teşhirciliğin, güzelliğin bile para etmediği bir döneme geçeceğiz. Şimdi bir pazar gibi işleyen şeyler sıradanlaşacak. Ve bu da insanları, istemeseler bile içlerine dönmeye zorlayacak. Ruh sağlığı zorlanan insanlar daha da çoğalacak belki, ama aynı zamanda gerçekten kendini geliştirenler, kendini yetiştirenler daha fazla ışık yayacak..
Kendi halinde, karakteri oturmuş, böyle görgüsüz heveslerini dizginlemeyi basarmış, böylesi ilgi maymunluğu yollarına tenezzül etmeden, içtenlikle kendini geliştirmeye çalışan, alnının teriyle parasını kazanan şerefli insanlar elmas kadar kıymetli artık.
Nadide ve endemik bir bitki gibi onları korumamız lazım.
Çünkü artık gerçekten konuşabilen, konuşurken insana bir şeyler katabilen, derinliği olan insan sayısı çok az.. Onları bulursanız kaybetmeyin.. Nadide bir bitki gibi koruyun…

YORUMLAR