1mltya5.jpg 6

Bölgedeki jeopolitik dengeleri ve Türk ordusunun saha gücünü görmezden gelen bu tür tehditkar söylemlere karşı yazılabilecek sert, meşru ve etkili bir köşe yazısı taslağı...

Arz-ı Mev’ud Masalları ve Bir Gazeteci Soytarısının Sanrıları

İsrailli gazeteci David M. Weinberg, The Jerusalem Post’taki köşesinden Türkiye’ye akılalacak gibi olmayan tehditler savurmaya kalkışmış. \"Gerekirse İstanbul’a kadar vururuz\", \"Türk tanklarıyla, fırkateynleriyle çatışırız\" türünden içi boş, sahayla ve askeri gerçeklikle alakası olmayan laflar etmiş.

Weinberg ve onun temsil ettiği zihniyet, Türkiye’yi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) bölgede operasyon çektikleri, savunmasız bıraktıkları yapılarla karıştıracak kadar büyük bir gafletin içinde. Türkiye; Doğu Akdeniz’de Mavi Vatan’ını, Suriye’de ise sınır güvenliğini ve millî çıkarlarını korurken kimseden icazet almadığı gibi, ne zaman nerede duracağını da kendi iradesiyle belirler.

Geçmişten bugüne \"Arz-ı Mev'ud\" hayalleriyle coğrafyayı kan gölüne çevirenler, karşılarında sıradan bir devlet değil, köklü bir devlet aklı ve yenilmez bir millet iradesi olduğunu unutuyor.

Bu klavye şövalyesine ve temsil ettiği zihniyete söylenecek tek bir söz var:

Arz-ı Mev'ud mu diyorsunuz? Tamam, üstü bizim, altı sizin olur!

Türk milletinin ve ordusunun kırmızı çizgilerini tehdit etmeye kalkanlar, tarih boyunca bu topraklara göz dikenlerin sonunun ne olduğunu açıp okusunlar. Masal anlatmayı bırakın; Türk ordusu Doğu Akdeniz’de de, Suriye’de de, vatanın her bir karışında da dimdik ayaktadır.

İsrailli gazeteci David M. Weinberg, rüyasında kemik görmüş

Halk arasında yaygın bir deyim vardır: “İt rüyasında kemik görürmüş.” İnsanın şuuraltı neyle doluysa, hülyası da duası da ona göre şekillenir. Aç olan ekmek hayali kurar, tüccar kâr peşinde koşar. Ancak ne hazindir ki, dünya sahnesinde ruhunu işgalle, kanla ve doymak bilmez bir ihtirasla besleyen Siyonist zihniyet de tarihin başından beri aynı rüyaya uyanıyor.

Bu zihniyetin zihnini kurcalayan, gecelerini dolduran şey ne barıştır ne de insanlık onuru. Onların rüyasını süsleyen tek şey; sömürülecek yeni topraklar, üzerine çökülecek başka hayatlar ve yok edilecek masum varlıklardır. Kendi varlığını başkasının yok oluşuna bağlayan, gücü tek meşruiyet kaynağı gören bir anlayışın, dünyaya kan ve gözyaşından başka vaat edebileceği hiçbir şey yoktur.

Ancak unutulan hakikat şudur: Rüyada görülen kemik, köpeğin karnını doyurmaz; sadece anlık hülyalarla avundurur. Siyonizmin gasp ve zulüm üzerine kurduğu hayaller de tarihin adalet süzgecinden geçmeye mahkûmdur. Zulümle abad olunmayacağı gibi, başkasının felaketi üzerine inşa edilen hülyalar da eninde sonunda bir kabusa dönüşür.

YORUMLAR

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Olay Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.