Ve…6 Şubat’tan bu yana…Umutlar yeşeriyor…Şehrimiz yeniden ayağa kalkıyor…Bir deprem daha oluyor…Yine ne olacak bu şehrin hali ediyoruz…
Başta yazdım…
Ne oldum değil…Ne olacağım diyenlerdeniz…Ne olursan ol…Kim olursan ol-Makamın mevkin şanın şöhretin boştur boş…Bu sözü günlük hayatında tekrarla… Ne oldum değil…Ne olacağım…?
Ben artık neden demeyi çoktan bıraktım, zira ilahi kudretin vardır bir bildiği, nedenleri aramak yerine yaşananları kabul etmeyi çoktan öğrendim…
Bayramlar gerçek insanlarla, maskesiz yüzlerle, beden ve ruhun ahengiyle güzeldir bence…
Gazetecilik benim için bir yaşam biçimidir…Ömrümü mesleğime adadım…Yalan dünya koşturmacası içerisinde en çok üzüldüğüm, en çok zorlandığım konular ise bayram yazılarıdır.
Kaybettiklerimiz gelir bayramda aklımıza…
Empati yapmak benim için vazgeçilmez bir gerçektir…Bayramda…Nasipse çocuklarımızla, torunlarımızla, büyüklerimizle, sevdiklerimizle anlık, kısa süreli de olsa mutluluğa dokunacağız…
Ya kapısını çalak kimsesi olmayanlar…6 Şubat’ın ilk anları geldi aklıma…
Unutmayalım…Elbette bugünler dini bayramlar olması vesilesiyle de namazlarla, kurban kesimleri ile gelecek nesillerimize bir hatıra ve ders niteliğinde olmalıdır diyorum…
Kurban Bayramı’nın asıl anlamının Cenab-ı Allah’a yaklaşmak olduğunu aklımızdan çıkarmadan, çocuklarımıza ve torunlarımıza onların anlayabilecekleri şekilde anlatmalıyız…
Unutmayalım…Bayram ziyaretlerinde büyüklerimize, acılı insanlara, ihtiyaç sahibi komşularımıza yapacağımız ziyaretler ile gönül köprüsünün en samimisini kurma fırsatıdır…
Bir birimizi sevelim sayalım…6 Şubat’ta hepimiz can derdine düşmüştük…Hepimiz sokaklarda bir tas su bir tas çorba kuyruğundaydık…
Şaşırmadan…Dünü unutmadan…Bugününü varsa yarınını yaşa…Allah’a tevekkül eyle…Ey insan oğlu…Bir nefessin…Bir varsın bir yoksun…Güvenle güzelliğine bir sivilce yeter güvenme varlığına zenginliğine bir kıvılcım yeter…
Üç günlük dünya…Bir olalım, iri olalım…Diri olalım…Allah’ın ipine de sımsıkı sarılalım…
Kurban Bayramınız mübarek olsun…

YORUMLAR