Rivayete göre Tülle İsmail namıyla bilinen Tülle Ağa, zamanında dönemin 2. Ordu Paşası’nın kapısını çalarak dikkat çeken bir teklif sunar.

“5 Bin Dönüm Arazi Bağışlayayım Ama…”
Tülle Ağa, Özal Köyü’nde bulunan 5 bin dönüm araziyi TSK’ya bağışlamak istediğini söyler. Paşa memnuniyetle dinler ve sorar:
— “Şartınız nedir?”
İşte kıyamet de tam burada kopar.
Tülle Ağa, gayet ciddi bir yüz ifadesiyle cevabı yapıştırır:
— “Meydandaki Atatürk büstünün yanına benim büstümü de dikeceksiniz!”
Paşadan Tek Cümlelik Tarihi Yanıt
Rivayete göre Paşa, birkaç saniyelik sessizliğin ardından masaya hafifçe vurur ve emir verir:
— “Kaldırın şu karşımda duranı!”
Sonrası malum… Tülle Ağa’nın, odadan yaka paça çıkarıldığı söylenir. Bağış işi de, büst işi de oracıkta buhar olur.
“Bağış mı, Büst mü?”
Olayın üzerinden yıllar geçse de Malatya kahvehanelerinde hâlâ şu soru soruluyor:
“5 bin dönüm arazi mi ağır bastı, yoksa bir büst mü?”
Kimine göre Tülle Ağa vizyonerdi (!), kimine göre fazla ileri gitti. Ama bir gerçek var ki; Atatürk büstünün yanına ikinci bir büst hayali, Paşa’nın odasında fazla uzun ömürlü olmadı.
Malatya’da anlatılan bu mizahi hikâye, “şartlı bağışın” tarihe geçen en kısa müzakeresi olarak hafızalarda yerini koruyor.
Bu hikaye Cahit Leventoğlu abimin sosyal medya paylaşımının altına yazılmış bir yorum olarak görünce aklıma geldi. Bende hikâye aklıma gelmişken paylaşayım dedim sevgili dostlar. Sağlıcakla esen kalın.

YORUMLAR