Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bosna-Hersek'te
Haber
27 Ağustos 2021 - Cuma 19:17
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bosna-Hersek'te
Ali Aladağ…:Malatya Olay…: Son dakika… Sıcak haber… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî temaslarda bulunmak üzere Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'ya ulaştı.
Dünya Haberi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bosna-Hersek'te

“Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği bölge barışının anahtarıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleriyle düzenlediği ortak basın toplantısında “Bosna-Hersek’in Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyonuna desteğimizi teyit ettik. Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği bölge barışının anahtarıdır. Bölgesel istikrarın muhafazası yönünde birlikte çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkanlık Sarayı'nda, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Zeljko Komşiç ve Konsey Üyeleri Şefik Caferoviç ve Milorad Dodik ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Konsey'i bu yıl önce 16 Mart'ta Ankara'da resmî ziyaret vesilesiyle, daha sonra 17-20 Haziran'da Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi ile Antalya Diplomasi Forumu münasebetiyle misafir ettiklerini anımsattı.

Bu ziyaretin de yıl içindeki üçüncü görüşmeyi teşkil ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, temaslardaki bu sıklığın ilişkilere ve yakın diyalog içinde bulunmaya verdikleri kıymetin somut göstergesi olduğunu belirtti.

“BOSNA-HERSEK’İN MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDE APAYRI BİR YERİ VARDIR”

Bosna-Hersek'in Türk milletinin gönlünde apayrı bir yerinin olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda karşı karşıya kalınan yangın ve sel felaketlerinde Bosna-Hersek'ten gelen dayanışma mesajlarının Türk milletinin bu sevgisinin karşılıksız olmadığının göstergesi olduğunu söyledi.

Dayanışma mesajları için Konsey Başkanı ve üyelerin şahsında tüm Bosnalılara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleriyle az önce tamamladığımız görüşmede, iş birliğimizi daha da geliştirmek, bu vesileyle geleceğe yönelik neler yapabileceğimizi konuşma fırsatını bulduk. Tabii gerek ikili gerek bölgesel gerekse küresel olarak ne gibi adımlar atabiliriz, bunları görüşme imkânını yakaladık. Bölgede hem siyasi hem ekonomik hem de beşeri bağları kuvvetlendirecek bu barış projesinin icrasında daha da süratlenmemiz gerektiği hususunda mutabık kaldık. Devlet Başkanlığı Konseyinin Mayıs 2019'da Ankara'yı resmî ziyareti sırasında imzaladığımız güncellenmiş Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ağustos 2021 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Bu gelişme, gerek ticaretimizin gerek Bosna-Hersek'teki yatırımlarımızın artmasına katkı sağlayacaktır. Sanayi, turizm, eğitim, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki iş birliğimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Kültürel ve beşeri alanlardaki sağlam bağlarımızı da güçlendirmeye önem veriyoruz."

1 MİLYAR AVROLUK TİCARET HEDEFİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Balkanlardaki güncel gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunduklarını dile getirdi.

"Bölgede halkların yararına olacak şekilde ekonomik kalkınmanın ve refahın artırılmasına yönelik adımların atılmaya devam edilmesi, hele hele 1 milyar avroluk hedefi yakalamamız gerçekten çok büyük bir önemi haizdir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek'in Avrupa-Atlantik kurumlarıyla entegrasyonuna desteklerini teyit ettiklerini aktardı.

Bosna-Hersek'in toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliğinin bölge barışının anahtarı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel istikrarın muhafazası yönünde birlikte çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

“TÜRK ASKERİNİN AFGANİSTAN'DAN TAHLİYESİ TAMAMLANDI”

Görüşmede gerek ikili gerek bölgesel gerek küresel konuları görüştüklerini, bu çerçevede Afganistan'ı da konuştuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şurada çok kısa bir süre içinde maalesef Afganistan ile yeniden dünya ayrı bir yere kilitlenmiş vaziyette. Az önce aldığım bilgilerle Afganistan'daki ölü sayısı 170'i buldu. Bütün bunlar bir şeyi gösteriyor. Demek ki dünyada en güçlüyüm diyen ülkelerin, girdikleri yerlerden çıkarken çok daha hassas, çok daha dikkatli çıkmaları gerekirken ama bu çıkışlar öyle söylendiği gibi olmadı. Maalesef, terör örgütlerine bu ülkeleri teslim etmek suretiyle buralardan ayrılmak, bedeli ağır neticeler doğurmaktadır. Örneğin DEAŞ bunu üstleniyor. Peki, DEAŞ'a karşı verdiğiniz bir mücadele var mı? Yok. Ama DEAŞ'a karşı en güçlü mücadeleyi Türkiye olarak biz verdik, veriyoruz. Lafla olmuyor bu işler. Onun için gereken neyse bunu yapmanız şart. Şu anda işte Taliban diyorlar. Tamam da 'Taliban şu anda eski Taliban' değil diyorsunuz. Mesele ne dediği değil, ne yaptığıdır. Şu anda da Taliban'ın Afganistan'da bundan sonraki süreçte ne yapacağı çok büyük önem arz etmektedir. Türkiye olarak şu an itibarıyla sivillerimizi ülkemize taşıdık. Şu anda teknik elemanlar olarak belli sayıda, az sayıda elemanımız orada bulunuyor ama bunun dışında biz Afganistan'dan bütün bu ekiplerimizi çekmiş bulunuyoruz. Temennimiz odur ki barışın geleceğine her türlü desteği vereceğiz. 20 yıldır altyapısı ve üst yapısıyla Afganistan'da çok büyük emeklerimiz oldu ve bunlar şu ana kadar da devam etti. Bundan sonraki süreçte de gelişmeler bunların belirleyicisi olacaktır."

BOSNA-HERSEK İLE İLİŞKİLER

Bir soru üzerine, Türkiye ve Bosna-Hersek arasında belirlenen hedef doğrultusunda ikili ticaret hacmini 1 milyar avroya çıkartmak için kararlı bir çalışmanın sürdürülmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Malum burada Hayat, Şişecam gibi önemli firmalar var. Bu firmaların burada bazı eksiklerinin giderilmesi gerekiyor. Şu anda sermaye artırımına gitmek suretiyle Ziraat Bankasının hem Bosna-Hersek'e hem de buradan ticareti geliştirme gayreti içerisinde olanlara kredi temininde çok ciddi destekleri olacaktır. Ama öbür tarafta özellikle Bosna-Hersek'in çok daha güçlü hâle gelebilmesi noktasında aramızdaki yatırımların, bu askeri, siyasi, ticari ve kültürel olabilir, turizm noktasında, eğitim noktasında bu adımlar üzerinde durduk ve bunları da süratle geliştirmemizin gereğine inandığımızı söyledik. Temennim odur ki bu alanlarda da atacağımız adımlarla gerek yatırımda gerek istihdam da gerek üretimde gerekse ihracata Bosna-Hersek çok ciddi adımlar atabilir, bunları da sağlayabiliriz."​​​​​​​

Afganistan'daki patlamaları terör örgütü DEAŞ'ın Horasan kolunun üstlendiğinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada terör örgütlerinin çatışmasının olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu terör örgütlerinin çatışmasından da Türkiye'nin karlı çıkması veya bir başka ülkenin karlı çıkması diye bir şey düşünülemez" dedi.

Bütün meselenin Afganistan halkının huzurunu, bir an önce huzurlu bir yaşama geçmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Eğer Amerika'nın yapacağı bir şey varsa bunu sağlamaktır. Atacağı bir adım varsa bu alanda bir adım atmaktır ama Amerika, 'Ben çekildiğim gidiyorum' deyip çekilip gidiyor, ondan sonra 'Ne derdiniz varsa görün' diyor. Şu anda NATO ne yapacak, biz de bir NATO üyesiyiz, şu anda o noktada tabii görüşmelerimiz olacak. Ne gibi adımlar atacağız, onların da planlamalarını yapacağız ama bütün mesele bir sorumluluk alanımızdaki adımları attık ve bu gece itibarıyla de oradaki bütün elemanlarımızı çekiyoruz. Artık oralarda bizim asker veya sivil kimse kalmayacak. Sadece bir teknik heyet orada, az sayıda 20-30 kişilik, onlar kalacak. Bunun dışında kimse kalmayacak. Bu şekilde de oradan ayrılmış oluyoruz. Sonucu hayırlı olsun diyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Sarayı’nda...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Zeljko Komşiç tarafından Başkanlık Sarayı'nda resmî törenle karşılandı.

 

İki liderin tören alanındaki yerlerini almasının ardından millî marşlar çalındı. Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Komşiç ile tören kıtasını denetleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Komşiç'in heyetlerini tanıtmasının ardından aile fotoğrafı çekildi. Aile fotoğrafında, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyesi Şefik Caferoviç de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleriyle baş başa görüşmeye geçti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bosna-Hersek'te

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî temaslarda bulunmak üzere Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'ya ulaştı.

Resim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saraybosna Uluslararası Havalimanı'nda Bosna-Hersek Güvenlik Bakanı Selmo Çikotiç ile Saraybosna Belediye Başkanı Benjamina Karic ve Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Sadık Babür Girgin tarafından karşılandı.

Resim

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş eşlik ediyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saraybosna’da restore edilen Başçarşı Camisi’nin açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen Başçarşı Camisi'nin açılışını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, cuma namazını Saraybosna’daki tarihi Başçarşı Camisi'nde kıldı.

“Saraybosna'nın Kalbi” olarak nitelendirilen Başçarşı Meydanı'nda bulunan tarihî caminin açılış törenine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Sefik Dzaferovic ile Bosna-Hersek İslam Birliği (Diyanet İşleri) Başkanı Husein Kavazovic katıldı.

Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını kıldığı Başçarşı Hoca Durak Camisi'nin Bosna-Hersek ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diledi.

“SARAYBOSNA'NIN SEMBOLÜ OLAN BU ESER İÇİN 6 SENE ÖNCE HAREKETE GEÇTİK”

Caminin 1527'de Saraybosna'nın merkezi olan Başçarşı Meydanı’nda Hoca Durak tarafından inşa edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu abidevi eser, aradan geçen 5 asırlık sürede, yangınlar, savaşlar, yıkımlar görmüştü. Camimiz en son ve ağır darbeyi 1992-1995 yıllarındaki savaş sırasında almıştı. Savaşta caminin kubbesinde, minaresinde, dış duvarları ve iç mekânında ciddi tahribat oluşmuştu" dedi.

Savaştan sonra caminin kullanıma açılabilmesi için acil ihtiyaçlara yönelik bir tamirat yapıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Saraybosna'nın sembolü olan bu eserini tekrar eski görkemine kavuşturmak amacıyla 6 sene önce harekete geçtik. 20 Mayıs 2015'te iki ülkenin Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında caminin restorasyonu için bir iş birliği protokolü imzaladık. 2017'de başlayan restorasyon çalışmasında, caminin dış beden duvarlarında, kubbesinde gerekli tamirat yapılarak, harim kubbesi ve son cemaat kubbeleri kurşun ile kaplandı" bilgisini verdi.

İç mekanda üç dönem kalem işinin tezyinat projesinin tamamlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Böylece camimiz kapsamlı bir restorasyon faaliyeti sonucunda geçen sene açılışa hazır hâle getirildi. Esasen caminin açılışını 21 Mart 2020'de, Miraç gecesinde yapmayı planlıyorduk. Ancak tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını nedeniyle camimizin resmî açılışını ertelemek zorunda kaldık. Bugün sizlerle birlikte, mübarek cuma gününde bu açılışı gerçekleştirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Tevbe Suresi'nde 'Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder' buyuruyor. Rabb'ime bizlere bu güzel camiyi, aslına uygun bir şekilde, eski ihtişamına kavuşturma imkânı verdiği için sonsuz hamdüsenalar ediyoruz."

“CAMİLERİMİZİ MERKEZ EDİNEREK HER ALANDA KENDİMİZİ GELİŞTİRMENİN YOLLARINI ARAMALIYIZ”

Camilerin, tüm insanların birliğinin sembolü, tüm Müslümanların da kardeşliğinin ve vahdetinin nişanesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Peygamber efendimizden beri camiler ilmin, hikmetin, öğrenmenin ve öğretmenin de merkezidir. Namazlarımızı kılıp gittiğimiz mekânların ötesinde, camilerimizi merkez edinerek her alanda kendimizi geliştirmenin yollarını aramalıyız. Evlerimizin neşesi, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ellerinden tutup camilerimize daha çok getirmeliyiz. Hanım kardeşlerimizin, özellikle genç kızlarımızın buralardan daha fazla faydalanmasını sağlamalıyız. Gayri Müslim dostlarımızın buralara gönül rahatlığıyla, asla çekinmeden, korkmadan, ürkmeden gelebilmelerini temin etmeliyiz. Başçarşı Hoca Durak Camisi'nde okunacak ezanların, kılınacak namazların, edilecek duaların Allah katında kabul olmasını diliyorum. Caminin restorasyonunda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Namazlarıyla, zikirleriyle, dualarıyla bu eseri ihya edecek Saraybosnalı kardeşlerimizden Allah razı olsun diyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kurdele keserek camini açılışını gerçekleştirdi.

BAŞÇARŞI CAMİSİ

Saraybosna'da 1527'de inşa edilen Başçarşı (Hoca Durak) Camisi, şehrin önemli sembollerinden birini teşkil ediyor. Cami girişinde, dört ayaklı üç sivri kemerin oturduğu üç kubbeli son cemaat yeri bulunurken, kuzeybatı köşesinde ise yaklaşık 35 metre uzunluğunda kireç taşından yapılmış minare yer alıyor.

Şehirde 1697'de yaşanan yangında büyük zarar gören caminin boya ve kalem işleri Mehmed Paşa Muhsinovic tarafından 1762'de yenilendi. Caminin girişinde bulunan kitabeye göre, camide 1866-1867'de onarım çalışmaları yapıldı.

Caminin kubbesi, minaresi, dış duvarları ve iç mekânının 1992-1995'teki Bosna Savaşı'nda zarar görmesi nedeniyle savaştan sonra ibadete açılabilmesi için tekrar tadilat gerçekleştirildi.

Caminin kapsamlı restorasyonu için Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Bosna Hersek İslam Birliği Saraybosna Vakıflar İdaresi arasında 2015'te protokol imzalandı. 2017 yılında başlayan restorasyon çalışmaları kapsamında, Başçarşı Camisi'nin duvarları ve kubbesi onarılırken, bahçe düzenlemesinin yanı sıra iç mekanında çeşitli onarım çalışmaları gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliya İzzetbegoviç’in kabrini ziyaret etti...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna-Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in kabrini ziyaret etti.

Kovaçi Şehitliği'ne girişinde kendisini bekleyen vatandaşları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meçhul Asker Anıtı'na ve Aliya İzzetbegoviç'in mezarına çelenk bıraktı, dua etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Bosna-Hersek İslam Birliği binasını ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ziyaretinde Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Şefik Caferoviç, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş eşlik etti.

“Türkiye olarak, Balkanlar’ın tümüyle refah, huzur ve barış içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek'e hareketinden önce düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye olarak, Balkanlar’ın tümüyle refah, huzur ve barış içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz. Bölgenin çok kültürlü yapısının korunmasını arzu ediyor, bu amaçla yürütülen her çabaya destek veriyoruz. Bosna-Hersek ve Karadağ ile ilişkilerimizin Balkanlar'ın istikrarına kayda değer katkı yaptığına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna-Hersek'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde basın toplantısı düzenledi.

Ortak coğrafya Balkanlar'da iki dost ülke olan Bosna-Hersek ve Karadağ'ı ziyaret etmek üzere bölgeye hareket edeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin ilk bölümünde bugün Saraybosna'da Devlet Başkanlığı Konseyi Üyeleriyle bir araya geleceğini söyledi.

“BOSNA-HERSEK, BALKAN COĞRAFYASININ KİLİT BİR ÜLKESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyelerinin 16 Mart'ta resmî temaslar için Türkiye'yi ziyaret ettiklerini, kendilerini ayrıca 17-20 Haziran'da Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi ile Antalya Diplomasi Forumu münasebetiyle misafir ettiklerini hatırlatarak, böylelikle bu yıl içinde üçüncü kez bir araya geleceklerini kaydetti.

Bosna-Hersek'in, çok kültürlü yapısıyla güvenlik, istikrar ve kalkınmasına büyük önem verdikleri Balkan coğrafyasının kilit bir ülkesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dost ve kardeş Bosna-Hersek'le çok yakın tarihî, kültürel ve beşeri bağlarımız mevcuttur. İşte bu temel üzerinde iki ülkenin ortak iradesiyle bu iradeye inşa ettiğimiz mükemmel ilişkilerimiz ve geniş bir alana yayılan çok verimli bir iş birliğimiz mevcut. Ziyaretimizde iş birliğimizi daha da ilerletmek için birlikte atabileceğimiz adımları da görüşme fırsatını bulacağız. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi imkânlarını gözden geçirerek başta altyapı ve yatırım alanlarında olmak üzere mevcut ortak projelerdeki son durumu değerlendireceğiz."

“BÖLGENİN ÇOK KÜLTÜRLÜ YAPISININ KORUNMASINI ARZU EDİYORUZ”

Bosna-Hersek'teki temaslarını tamamladıktan sonra 28 Ağustos Cumartesi günü Karadağ'a geçeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dost ve müttefik Karadağ'a ilk resmî ziyaretimi gerçekleştirecek olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Ziyaretim sırasında Karadağ Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan'la görüşmelerde bulunacağım. Bu görüşmelerde ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gündemi meşgul eden güncel meseleleri ele alacağız. Özellikle Kovid-19 salgını sonrası ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğimizin ilerletilmesi hususunu muhataplarımla istişare edeceğiz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti vesilesiyle ayrıca Tuzi şehrinde Sultan Fatih döneminde inşa ettirilen ve TİKA tarafından restore edilen Nizam Camisi ile buradaki Osmanlı Şehitliği'ni de ziyaret edeceklerini belirterek, açıklamasını şöyle tamamladı: "Karadağ'daki Boşnak ve Arnavut toplulukların temsilcileriyle bir araya geleceğiz. Türkiye olarak, Balkanlar'ın tümüyle refah, huzur ve barış içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz. Bölgenin çok kültürlü yapısının korunmasını arzu ediyor, bu amaçla yürütülen her çabaya destek veriyoruz. Bosna-Hersek ve Karadağ ile ilişkilerimizin Balkanlar'ın istikrarına kayda değer katkı yaptığına inanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, ziyaretlerimiz ve temaslarımızın hayırlara vesile olmasını Rabb'imden niyaz ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin soruları da cevaplandırdı. Afganistan'daki tahliyelere ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle dün Kabil'de gerçekleştirilen o felaketi, o kapsamlı terör saldırısını milletçe telin ediyoruz, kınıyoruz" ifadelerini kullandı.

“AFGAN HALKINA MİLLETÇE GEÇMİŞ OLSUN DİYORUZ”

Kendisine gelen ilk bilgilerde 72 kişinin öldüğünü, bunların içerisinde Taliban'dan da ölenlerin söz konusu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Böyle bir felaketi şu anda DEAŞ üstlendi. DEAŞ'ın böyle bir süreç içerisinde bu adımı atmış olması da bölgede ve dünyada nasıl tehlikeli bir örgüt olduğunu ortaya koyuyor. Burada Afgan halkına biz milletçe geçmiş olsun diyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, bütün yakınlarına ve Afgan milletine de başsağlığı diliyoruz. Bu menfur saldırıda Afganistan'da güvenliğin ne kadar önemli olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Bizim şu an için Afganistan'da önceliğimiz, vatandaşlarımızın Afganistan'dan tahliyesidir. Yoğun bir şekilde bu tahliye çalışmaları da devam ediyor. Afganistan'dan ülkemize dönmek isteyen vatandaşlarımızla ilgili gerekli planlamaları titizlikle yaptık ve peyderpey gelmek isteyen vatandaşlarımız şu anda ülkemize dönüyorlar. Bu tahliyeleri havalimanındaki olağanüstü şartlarda şu ana kadar başarıyla gerçekleştirdik ve gelen vatandaşlarımızın da çok çok memnun olduklarını, mutlu olduklarını da görüyoruz."

“TAHLİYELERİ EN KIZA ZAMANDA VE EN HIZLI BİR ŞEKİLDE TAMAMLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan'da görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin tahliyesinin de devam ettiğini dile getirerek, güzergâhın daha çok Kabil Askeri Havaalanı'ndan İslamabad'a gidip, oradan da Türk Hava Yollarının uçaklarıyla gelmek isteyen gerek sivil gerekse askeri heyetlerin ülkeye getirildiğini anlattı.

Bu süreç boyunca Afgan halkının barışına, huzuruna ve istikrarına çok önemli katkılar sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 yıldır Türkiye gerek devletiyle gerek sivil yatırımcılarıyla iş adamlarıyla hep Afganistan'da yer almıştır. Altyapı, üstyapı bütün bu çalışmalarda gerekli olan adımları atmıştır. Bu karar doğrultusunda da biz tahliyeleri en kıza zamanda ve en hızlı bir şekilde tamamlayacağız. Bu konuda ilgili birimlerimiz en ufak bir rehavete kapılmadan bu adımları atıyor. Gerek istihbaratımız gerek Savunma Bakanlığımız gerek Dışişleri Bakanlığımız bu sürecin yakın takipçisi konumundayız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taliban'la temas devam ediyor mu? Türkiye'nin Afganistan konusunda bundan sonraki yol haritası ne olacak. Havalimanın işletilmesinde Türk firmalarının devreye gireceği noktasında yorumlarda var. Türkiye iç kamuoyunda Taliban'la temas edilmesi noktasında size yöneltilen eleştiriler de var. 'Temas edilmemeli, görüşülmemeli.' şeklinde. Bu konudaki değerlendirmeniz ne olur?" sorusu üzerine, kimlerin bu noktada nasıl ve ne tür eleştiriler yaptığını bilemeyeceğini söyledi.

“BİZİM DE KİMİNLE, NEREDE, NE ZAMAN, NE GİBİ GÖRÜŞMELER YAPACAĞIMIZ İÇİN KİMSEDEN İZİN ALMAK GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ DE YOKTUR”

Herkesin eleştiri hakkının mahfuz olduğunu, istediği eleştiriyi yapabildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bizim de kiminle, nerede, ne zaman, ne gibi görüşmeler yapacağımız için kimseden izin almak gibi bir lüksümüz de yoktur. Biz şu anda büyükelçiliğimizi Kabil Havaalanı'nın içerisindeki askerî bölüme taşıdık ve bizim büyükelçiliğimiz oradaki askerî bölümde bu tür faaliyetlerini sürdürüyor. Görüşmelerimizin ilkini de orada Taliban ile ilgili olarak ilk görüşme, 3,5 saat süren bir görüşmeyi, büyükelçiliğimiz nezaretinde orada arkadaşlarımız sürdürdüler. Ondan sonraki süreçte de gerekirse burada yine bu tür görüşmeleri yapma fırsatımız olacak. Bu tür görüşmelerle süreci bir defa sağlıklı yürütmenin gayreti içerisindeyiz. Onların beklentileri nedir, bizim beklentimiz nedir, bütün bunları görüşerek yapacaksınız. Görüşmeden bu tür şeyleri yapmak mümkün değil. Bu bakımdan da diplomasi diyorsanız, tabii bu insanlara şunu da söylemek lazım, diplomasi nedir arkadaş? İşte diplomasi budur. Bunu da birinci derecede kimler yürütür? Dışişleri yürütür, Dışişlerinin temsilcileri yürütür, siyasiler yürütür. Yaptığımız iş budur. Tabii şu anda da arkadaşlarımız bunu kararlılıkla sürdürmektedir."

Afganistan'daki gelişmelerin ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, "Türkiye'yle birlikte çalışma yapmalıyız" ifadesini kullandığı hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii Şansölye ile bizim biliyorsunuz sık sık görüşmelerimiz var, görüşüyoruz, yol haritalarını gözden geçiriyoruz. Fakat tabii bazı şeylerde çok geç kaldıkları da ortada. Yani Türkiye'yle çalışma tespiti geç alınmış bir karar. Herkes Afganistan'ı terk ederken, biz Afganistan'ı terk etmedik. Biz Afganistan'da ve Kabil Havaalanı'nda kaldık. Oradaki süreci de en ideal şekilde sürdürdük" diye konuştu.

“AFGANİSTAN'DAN MEVCUT GÖÇMEN SAYISI 300 BİN”

Şu anda göç baskısına en yakın ülkenin Türkiye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Ama Türkiye'nin içindeki bazı mahfiller var ki bunlar hep söylüyorum ya yalan terörü, bunlar yalan terörü estiriyorlar. Nedir söyledikleri, Türkiye'de şu anda 1,5 milyon Afgan göçü söz konusu, Afgan göçmen var. Bakın ben size resmi rakam söylüyorum. Şu anda İçişleri Bakanlığımızın kayıtlarında, kayıtlı kayıtsız mevcut göçmen sayısı Afganistan'dan 300 bin. Ama Bay Kemal, onun izninde gidenler, bunu 1,5 milyon gibi açıklıyorlar. Bunların hepsi yalan, adamların işi gücü yalan ve bu yalan terörünü, bir şaklaban da bulmuşlar onunla beraber sürdürüyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bizler göç olayında da çok hassasız. Biliyorsunuz, İran sınırından Irak sınırına, Suriye sınırına kadar neredeyse her yeri şu an itibarıyla duvarlarla örüyoruz. Artık az bir miktarda örülmeyen bölge kaldı. Oraları da yaptıktan sonra zaten ciddi manada sınırlarımızı bu tür duvarlarla örmüş olacağız."

“AFGANİSTAN'DA ŞU ANDA CİDDİ BİR YÖNETİM BOŞLUĞU SÖZ KONUSU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "31 Ağustos Afganistan için kritik bir tarih. 1 Eylül'den sonra Türkiye'nin oradaki tutumu nasıl olacak? Özellikle uçuş seferleri de askıya alınmış, yeniden oraya, havalimanına bir sefer düzenlenmesi söz konusu olacak mı?" sorusu üzerine, "Öncelikle tabii Afganistan'daki tabloyu, durumu görmemiz lazım. Afganistan'da şu anda ciddi bir yönetim boşluğu söz konusu. Önce burada yönetimin belli olması, yönetimin belirgin hale gelmesi, yönetimin belirgin hale gelmesinden sonra da biz o zaman kararımızı vereceğiz, kurumlarımız o zaman kararlarını verecekler. Örneğin, şu anda Türk Hava Yolları bizim sivil, asker neyse nereden gidip alıyor? İslamabad'dan gidip alıyor. Peki, İslamabad'a sivil, asker vatandaşlarımızı kim taşıyor? Onu da askeri uçaklarımız taşıyor. Biz devletiz, devlet olarak da olması gereken neyse bunu yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Taliban'la görüşme" konusuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gerektiğinde yaparız ama şu anda bir defa Taliban hatta Kabil Havalimanı'nın işletilmesi noktasında teklifleri var. Kime, bize. Güvenliği diyor biz sağlayalım ama işletmeyi siz yapın. Şimdi bizim bu konuda bile şu anda henüz verilmiş bir kararımız yok. Çünkü orada her an her türlü ölüm vesaire mümkün. Şimdi dünkü olayda 72 kişinin ölmesi. Orada eğer bizim adımız geçerse, o arada kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti yer alıyor veyahut da orada işte askeri havalimanını işletiyor, sivil havalimanını işletiyor ama buna rağmen 72 kişi öldü. Buna biz bulaşırsak, biz bunu izah edemeyiz. Onun için bizim şu anda böyle bir kararımız söz konu değil. Biz şu anda askerimizi, sivil vatandaşlarımızı önce İslamabad'a, İslamabad üzerinden de ülkemize geri getiriyoruz. Çünkü onların yüzlerindeki memnuniyet bizim için en önemli adımdır. Şu anda uçak seferlerinin başlaması vesaire bunlarla ilgili acelemiz yok. Orada sükunet hakim olduğu zaman gerekli kararı veririz. Çünkü Afgan halkı bizim asırlarca kardeşimiz olmuş ve onların din, dil vesaire bu noktada bizimle aynı dünyayı paylaşmış olan insanlardır. Biz onlarla zaten ayrı düşünemeyiz. İnşallah orası da şöyle sahil-i selamete çıksın ve biz de adımlarımızı ona göre atalım."

“BU YILSONU İTİBARIYLA MERKEZ BANKASININ DÖVİZ REZERVİ 115 MİLYAR DOLARLARI BULACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Savunma Bakanlığının mülteciler konusunda yaptığı açıklamanın BBC Türkçe tarafından "Türkiye'de ve Pakistan'da mülteci merkezleri oluşturulacakmış" algısıyla paylaşıldığının, İletişim Başkanlığının bunun söz konusu olmadığına dair açıklama yaptığının, muhalefetin ise bu konuda ağır eleştiriler getirdiğini hatırlatılması ve "Muhalefetten özür bekliyor musunuz veya herhangi bir açıklama geldi mi?" sorusu üzerine, şöyle konuştu: "Öncelikle şunu sormam lazım. Siz yani bu muhalefetin bu tür yalanlarda, bu tür iftiralarda hiçbir zaman şöyle bir geri dönüş yaparak özür dilediğini duydunuz mu? Bunların karakterinde bir defa böyle bir şey yok. Her şeyleri bunların yalan. Her şeyleri. İşte şimdi bakın, kalktılar Merkez Bankası ile ilgili ciddi yalanlar uydurdular. Şu anda döviz rezervi Merkez Bankasının bakın nerelere çıktı. Her şey ortada. Peki, bunların bir özür dilemesi söz konusu mu? Bu yılsonu itibarıyla Merkez Bankasının da döviz rezervi inşallah 115 milyar dolarları bulacak. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Hayatları yalan. Bir de işte bulmuşlar bir kadın, yalan makinesi, çıkartıyorlar sürekli televizyona ona bol bol yalanlar söylettiriyorlar ve onunla adeta sanki güç buluyorlar. Böyle de bir halleri var."

"BBC'nin yalan söylemesini normal karşılarım da bunları öyle görmek istemezdik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü bu ülkenin ana muhalefetisin, muhalefetisin. Ya bu kadar yangın, sel felaketleri oldu. Bu iktidar, bu devlet sel felaketinden tut yangın felaketine, bütün buralarda dünyanın hiçbir yerinde icra edilmemiş operasyonlar icra etti. Arkadaşlar, bir lehte açıklamalarını duydunuz mu? Tam aksine AFAD'ın yardım toplamasına bile karşı çıktılar. Bunlar böyle kepaze bir takım ama biz yolumuza devam ediyoruz. Ben buradan yine açıklıyorum. Eğer şu anda AFAD'a destek olacak olanlar, yardım yapmak isteyenler göğüslerini gere gere AFAD'ımıza destek verebilirler, yardımcı olabilirler. Çünkü AFAD, bu noktada topladığı yardımlarla da her türlü afet mücadelesini bunlarla yürütüyor" ifadelerini kullandı.

“1 YIL İÇİNDE AFETE UĞRAYAN BÖLGELERDEKİ VATANDAŞLARIMIZ EVLERİNE DÖNECEKLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin AFAD'a verdiği desteklerin de olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Onunla zaten yürüyor. Ama bu arada hayırseverlerimiz diyor ki 'Ben yardım yapmam lazım. Yardım yapacağım. Bu yardımı nereye yapayım?' Herhalde biz böyle 'Sağda, solda, rastgele, şöyle örtülü-örtüsüz bir yerlere yap' diyecek halimiz yok. Devletiz. Ne diyoruz biz? 'AFAD diye bizim resmi kuruluşumuz var. AFAD'ımıza yardımını yapabilirsin. İşte hesap numaraları da şudur. Şu hesap numarasına da girip nakdi yardımını yatırabilirsin.' Ya bundan daha güzel bir şey olabilir mi? İllegal bir şey değil, legal bir şey yapıyoruz. Ve bununla da her şey ispatlı, her şey kayıtlı adımları atıyoruz. Ve bizler gerek selde gerek yangın afetinde hepsinden memnunuz ve şu anda da yoğun bir şekilde bakan arkadaşlarım arazideler. Sürekli bölgedeler ve sürekli kendileriyle irtibat halindeyim. Gerek İçişleri Bakanım gerek Çevre Şehircilik Bakanım gerek Ulaştırma Bakanım. Mesela dün bizimle Malazgirt'e gelmek istediler. Ben bir bakanım hariç diğerlerine 'Hayır siz bölgede kalacaksınız.' dedim. Böyle çalışıyoruz ve bundan sonra da yine bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. İnşallah 1 yıl içerisinde de sel afetine uğrayan bölgeler, yangın afetine uğrayan bölgeleri, derleyip toparlayıp vatandaşlarımız rahatlıkla huzur içerisinde inşallah evlerine dönecekler."

Emine Erdoğan, Saraybosna’da Aliya İzzetbegoviç Vakfını ziyaret etti

Emine Erdoğan, Saraybosna’da Aliya İzzetbegoviç Vakfını ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bosna-Hersek resmî ziyaretine eşlik eden eşi Emine Erdoğan, başkent Saraybosna’da Aliya İzzetbegoviç Vakfını ziyaret etti, İzzetbegoviç'in kızlarından vakıf çalışmaları hakkında bilgi aldı.,

Emine Erdoğan, vakıf merkezine gelişinde Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in kızları Sabina İzzetbegoviç ve Leyla Aksamiya-İzzetbegoviç tarafından karşılandı.

Ziyarette Emine Erdoğan'a Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Şefik Caferoviç'in eşi Vildana Caferoviç de eşlik etti.

Merhum İzzetbegoviç'in yaşadığı ve "anı evi" olarak sergilenen bölümü de gezen Emine Erdoğan, İzzetbegoviç'in kızlarıyla sohbet ederek vakıf çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
Etiketler: Cumhurbaşkanı, Recep, Tayyip, Erdoğan, Bosna-Hersek'te,
Yorumlar
Haber Yazılımı