Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti
İlelebet Yaşayacak
Güneşin kuzeyden doğduğu an…
20 Temmuz 1974’te “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı, karanlık bir dönemi sona erdirdi ve adaya barış geldi…Özgür topraklarda kurulan KKTC devleti de bu mücadelenin en büyük armağanı oldu…
Lakin…Acı dolu günler unutulmadı… Rum baskısının gölgesinde geçen karanlık günleri hiç unutulmadı…
O günler çok acıydı ama bu acı, Türkiye’mizin gelişiyle son buldu…
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından sonra Türk halkı özgürlüklerini kazandı ve Kıbrıs Türk halkına bir devlet armağan edildi…Bu devlet ilelebet yaşayacak…
Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran Kıbrıs Barış Harekâtının üzerinden 51 yıl geçti…20 Temmuz 1974 sabahı başlayan harekât, yıllar süren Rum saldırılarının ve sistematik baskıların ardından Kıbrıs Türklerine nefes oldu.
Kıbrıs Türk halkı için “acı dolu, zor ve karanlık” günlerin ardından gelen 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı, sadece bir askeri müdahale değil, bir halkın varoluş mücadelesinin dönüm noktası oldu…
Güneşin kuzeyden doğduğu an…
(KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Gazeteci Ali Aladağ…Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıs Adası ve Kıbrıs Türk halkı için tarihi bir dönüm noktasıdır”)
Bu bölümü dikkatle okuyun döne döne okuyun…1964 Gazi Baf Mücahidi Altan İmamzade, “Hem 1964’te, hem de 1974’te harbe katıldım. Rumlarla kesinlikle barış olmaz; bunu defalarca denedik. Büyüklerimiz ‘denenmişi bir daha deneme’ boşuna dememiş…Rumlar hâlâ silahlanıyor…
Bugün Türk askeri Kıbrıs’tan çekilirse, burada ne bir Türk kalır, ne de bir Kıbrıslı Türk. Hepsini katlederler. Rumlar hâlâ silahlanıyor; şimdi de İsrail’i buraya getirdiler. Biz, anavatandan asla vazgeçmeyiz. Kıbrıs Türkleri için Türkiye’nin varlığı şarttır. Türk askeri burada olduğu sürece kimse bize dokunamaz…
60 yıldır Kıbrıs’ta barış varsa, bu sadece Türk askerinin sayesinde olmuştur. O günden beri ne bir Kıbrıslı Türk, ne de bir Rum öldü…Bu da Türk askerinin caydırıcılığını gösteriyor. Eğer bir gün giderse, burada yeniden katliamlar yaşanır.
Şunu açıkça söylemek isterim: Anavatan Türkiye olmazsa biz de olmayız…Biz olmazsak, anavatan da eksik kalır. 20 Temmuz 1974’te mücahitler ve Türk askeri adaya çıkmasaydı, bugün tek bir Kıbrıslı Türk bile hayatta kalmazdı…”
20 Temmuz, KKTC’nin egemen varlığının temelinin atıldığı gündür
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramıdır…
20 Temmuz 1974’ün, Kıbrıs Türk halkı için vatan sevgisi ve özgürlük mücadelesinin en anlamlı simgelerinden birisidir…
Vatan, huzur ve güven içinde yaşanan, hürriyetin şerefle taşındığı topraktır…Vatan, aynı değerler uğruna baş koyanların, aynı ideallerle geleceği inşa edenlerin yurdudur…
20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin ve özgürlüğünün teminat altına alındığı, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yılmadan verilen onurlu mücadelenin adıdır…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin de yaşayan her bireye düşen görev; 20 Temmuz ruhuyla şekillenen vatan bilincini diri tutmak, değerlere sahip çıkmak ve bu topraklar uğruna mücadele edenlerin kıymetini bilerek, onların emanetini aynı inançla yarınlara taşımaktır…
Birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla hareket edildiği sürece üstesinden gelinemeyecek hiçbir zorluk yoktur…
Tarih boyu vatanı için kan döken tüm şehitlerimize rahmet dilerken, varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı hürmetle anıyor; Kıbrıs Barış Harekatı’nı gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile KKTC Güvenlik Kuvvetleri’ne ve gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz…
Son söz…
Türkler adada barış içinde yaşamak istiyor…

