Malatya denilince ilk akla kayısı gelir sonrasın da futbol gelirdi.
Güzel ülkeme iki Cumhurbaşkanı yetiştiren şehir Malatya.
Doğunun Parisi olan şehir Malatya.
Anadolu’yu Anayurt yapan şehir Malatya.
Kayısıyı bu yıl doğal Afet olan don vurdu.
Futbol bu şehirde marka idi.
Marka değeri olan bir değer var iken peki şimdi bu şehirde futbol nasıl bitmeye yüz tutmuş iken nasıl tekrar bu şehrin tek sosyal aktivitesi oldu.
Bu şehirde BAL da şampiyon olan Malatya Yeşilyurt Spor sayesinde tekrar futbol şehirdeki taraftarın gündemi oldu.
Şu an iki takımımız profosyonel durumda iki takım da BAL da var..
Bir şeyler bu şehirde ters ya gidiyor.
Yada biz bu işi beceremiyoruz.
Becerememiş olsaydık iki takım süper lige ve UEFA gitme basarısı olmazdı.
Malatyaspor iki kere süper lig de oynama başarısı, Balkan kupası turnovasına ve UEFA gitme basarısı gösterdi.
Yeni Malatyaspor süper lig ve UEFA gitme başarısı gösterdi.
Malatya Yeşilyurt Spor daha önce de olduğu gibi 3. Lige çıkma başarısı gösterdi.
Yönetim olarak vizyon sahibi liyakat ehli yöneticilerimiz yok.
Malatya’da bu üç kulübün doğru dürüst bir kulüp tesisi yok.
1980’li yıllarda yapılan tesis hala en üst ligde ki takımın kullandığı Nurettin Soykan tesisleri var.
Bizim takımlar neden Süper ligde kalıcı değil?
Kulüp yapılanma diye bir şey tamamen yok diyebiliriz.
Kurumsallaşma adına birşeyler yapılmıyor.
İkinci bir tesis bu şehirde yok.
Alternatif butik denilecek bir stadda yok bu şehirde.
Amatörler için yapılmış Yeşiltepe deki sahalar.
Aynı saatte maç oldumu hakem düdük sesi dahi karışan sahalar…
Arkamıza bir baktığımızda bu şehirde bir tek Mehmet Topal yetişmiş.
O da buradan alınarak Çanakkale Dardenelspor da gelişimi tamamladı.
Alt yapısı var diye bilmek için yönetilen takımları yönetenler ile gelinen futbolu’muz.
Üretmede tüketim yapan ülkeler nasıl ki ekonomik krize gidiyor ise Malatya da futbol da işte öyle ekonomik dar boğaza giriyor.
Bu şehirde değirmeni taşıma su ile döndürmeye çalışıyor.
Bu şehirde futbol şehri olacak ise yüklü sermayeler isteyen futbol kulüplerinin yerine kendi evlatlarını yetiştirerek olacaktı.
Eksiklerimiz var mı?
Var lakin ister isek kısa zamand tüm eksikleri gideriz.
Var lakin çözülmeyecek
Şu an için hiç yoktan profosyonel takımların bir tesisi olsa fena mı olur?
İki merkez ilçemiz var.
İkisinde de birer tesis olsa.
Ve birer tane de butik stadları olsa futbol şehri olmaz mı bu şehir.
Bunun için kısa vadede bir plan orta vade ve uzun vadede olmak için üç ayrı projeler yapılsa neden bir Trabzon olmasın.
Kısa vadede sportif başarı.
Orta vadede tesisler ve butik sıtadlar.
Uzun vadede ise tüm gelişim liglerinde oyuncu yetiştirmek.
Unutmayalım ki makinanın tüm çarkları çalıştıktan sonra makina faal çalışır.
Tüm takımlar oyuncu yetiştirmek ve ortak hareket etmek üzere iş birliği içinde olması için anlaşma sağlansa başarıda gelir kulüpler kalıcı da olur.
Malatya İnünü üniversitesi BESYO nün sporcu yetiştirmede destek alınabilir.
Böylelik ile BESYO da üniversite olarak marka üniversite olur.
Alt yapıda bir kaç yıl sonra futbol yetiştiren köklü kulüplerimiz olacaktır.
Malatyanın profesyonel takımları için bu gün bu başlatılsa kulüpler ayağını daha sağlam yere basacaktır…
Futbol endüstrisinin maliyetli yüksek iş kolunda da bizim de kulüplerimiz olur o da hepsi marka kulüp olurlar
Unutmayalım ki futbol ve spor artık bir bilim dalı ve üniversitelerde bölümleri bulunmaktadır.
Bizde bunu ilmi ile yapsak bu şehre kazanımları mükkemmel olmaz mı?
Futbolu kriz, kaus, borç ile mücadele etmek yerine gençlerimize sporcu olarak yetiştirmek sağlam kafa sağlam vücutta bulunur misali.
Geleceğimiz olan gençlerin sağlam eğitim ile sporda istedikleri merciye gelmektir…
SELAM VE DUA….

