Mecliste bugün iki efsane ile nostalji yaptık.
Politik ve ideolojik rozeti taşımadan, Millet vekilliği vasfını layıkıyla taşıyan, parola sormadan hemşehrilerimizin yüreğine dokunmuş iki Milletvekillerimiz…
Aynı zamanda sınıf arkadaşı idiler.
Mustafa Yılmaz, insan hakları ihlallerinin en yoğun yaşandığı 90’lı yıllarda Meclis kürsüsündeki hitabetiyle,
Gazi Barut, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü döneminde Türkiye’nin her köyünde ve kentinde, her ele, her yüreğe dokunmuş hizmetleriyle maruf…
Latife olsun diye Gazi Beye dedim ki;
Mustafa Beyin adıma bir viyadük sözü vardı. 32 yıldan beri tek hayalim bir viyadük üzerinde adımı yazdırmakdı…
Gazi Bey döndü Mustafa Beye;
– Ben Köy Hizmetleri Genel Müdürü iken niye söylemedin Mustafa…
Ne mutlu bu kubbede ve gönüllerde hoş sada ve sadakat bırakan millet vekillerine…
Barut ve Yılmaz gibi…
Ömrüne bereket…

