Türk’le Oyun Olmaz
Ege’de ve Doğu Akdeniz’de fırtına koparmaya çalışanların, haritalar üzerinden kirli senaryolar yazanların unuttuğu tek bir gerçek var: Bu coğrafyada Türk’ün iradesini hesaba katmadan atılan her adım, muhatabına ağır bir ders olarak geri döner. Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun son dönemde bölgedeki dengeleri zorlayan, gerilimi tırmandıran siyasi ayak oyunları ve kurdukları şer ittifakları tam da bu tarihi körlüğün açık bir özetidir…
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru haklarını gaza gelip görmezden geleceğini sananlar, diplomasi masasından kaçıp bölge dışı güçlerin gölgesine sığınmayı bir politika zannediyor. Miçotakis’in Batı’nın sırtını sıvazlamasıyla attığı provokatif adımlar ile Netanyahu’nun kan ve krizden beslenen saldırgan politikaları aynı heveste birleşiyor: Türk milletinin kararlılığını test etmek. Fakat unutulmasın ki, Türkiye Cumhuriyeti ne Akdeniz’deki mavi vatanından bir damla su verir ne de Ege’deki emrivakilere göz yumar…
Siyasi şovlarla, ittifak manevralarıyla veya masa başı haritalarla Türkiye’ye geri adım attıracağını sananların tarih bilincinden yoksun olduğu aşikârdır. Miçotakis ve bölgeyi ateşe vermekten çekinmeyen Netanyahu aklını başına almalıdır. Türk milletinin sabrını zorlamak, Ege ve Akdeniz’in sularını ısındırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Bu millet, egemenlik haklarına kasteden her türlü girişimi üst üste koyup bertaraf edecek güçte ve kudrettedir…
Bölgede huzur ve istikrar isteniyorsa izlenecek tek yol bellidir: Türkiye’nin haklarına saygı duymak, uluslararası hukuka uygun hareket etmek ve Türk’le oyun oynanmayacağını idrak etmektir. Aksine niyetlenenler, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de hüsrana uğramaya mahkûmdur…
Vaktiyle Türk’ün kaderine mühür vurmaya, coğrafyasındaki varlığını bir parantezden ibaret sanmaya kalkanların tarih sahnesindeki acı sonları hafızalarda tazeliğini koruyor. Gerek diplomasi masalarında gerekse er meydanında ne zaman Türk milleti hesaba katılmadan bir denklem kurulsa, o denklem en baştan çökmeye mahkûmdur. Söylenen o veciz söz, retorik bir hefesten ziyade bin yıllık bir tecrübenin ve tarih şuurunun kristalleşmiş halidir…
Masadaki Müttefik, Sahadaki Gerçek
Türk ile dostluk kuran, onun sözüne ve sadakatine güvenen hiçbir aktör kaybetmemiştir. Siyasette ve uluslararası ilişkilerde “Türk ile oyun oynayanın sonu abad olur” düsturu, tarih boyunca Türk insanının samimiyetine, adaletine ve oyun kurucu iradesine alan açanların her zaman kazançlı çıktığını özetler. Ancak buradaki “oyun”, hile ve entrika içeren bir satranç hamlesi değil; birlikte yürünen, adil bir kader ortaklığıdır. Türk, dostunun yükünü hafifletmeyi, zor günde arkasında durmayı bir erdem sayar…
Kefen Biçenlerin Kaçınılmaz Sonu
Buna karşın, Türk’ü oyun dışı bırakmaya, varlığını tehdit etmeye ya da haritalar üzerinde ona “kefen biçmeye” cüret edenler için tarih değişmez bir kanunu işletir. Kendi kurguladıkları karanlık planlar, en nihayetinde dönüp dolaşıp sahiplerini yutar. Tarihin sayfaları; Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, yakın dönemdeki coğrafi krizlerden küresel vizyon çatışmalarına kadar Türk’e biçilen elbiseleri yırtıp atan, o kefeni biçenin boynuna dolayan örneklerle doludur…
Bu durum ne kof bir hamaset ne de altı boş bir özgüvendir. Bu; bağımsızlığı karakteri kabul etmiş, sıkıştığı anlarda adeta küllerinden yeniden doğmayı başaran köklü bir devlet aklının ve refleksinin tezahürüdür…
Coğrafyanın ve Zamanın Mesajı
Bugün etrafımızı saran küresel çalkantılara, Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya, Balkanlar’dan Mezopotamya’ya kadar uzanan güç mücadelelerine baktığımızda bu kuralın hâlâ cari olduğunu görüyoruz. Türk milletiyle iş birliği yapmak, bölgesel istikrarın ve refahın en sağlam garantisidir. Ona karşı gizli ajandalar beslemek ise tarihsel bir basiretsizliktir…
Sonuç açıktır: Türk’ü masada bir piyon sananlar masanın altında kalmaya, ona son biçmeye kalkanlar ise kendi kurguladıkları senaryolarda kaybolmaya mahkûmdur. Bu coğrafyada huzurla kalıcı olmanın yolu, Türk ile oyun oynamaktan değil; onunla adil ve samimi bir gelecek inşa etmekten geçer…
Ali Aladağ…:Malatya Olay Haber…
