Hangi makamda, hangi görevde ya da hangi mevkide olursak olalım; unuttuğumuz, daha doğrusu bazılarının unutturmaya çalıştığı yalın bir gerçek var: Bizler de insanız.
Her insan gibi hastalanabilir, bedenimizin ve zihnimizin verdiği sinyallere kulak verip bir iki gün istirahate çekilebiliriz. Bu, doğanın ve fıtratın bir gereğidir; ne bir eksikliktir ne de bir pes ediş.
Lakin ne acıdır ki, sağlığımız sebebiyle verdiğimiz topu topu iki günlük bir molayı fırsat bilip ardımızdan fısıltı gazetelerini çalıştıranları, görev biçip olmadık senaryolar yazanları ve gıybet çarkını döndürenleri şaşkınlıkla ve ibretle izliyoruz.
Sahi, bize ne oldu?
Yanımızda, yöremizde olan bir insanın iki gün rahatsızlanmasının ardından “Gitti, bitti, görevi bıraktı” edasıyla dedikodu üretmek bizim kültürümüzde, dostluğumuzda, vicdanımızda var mıdır? İnsan hani zor gününde dostunun yanında dururdu? Hani bir geçmiş olsun dileği, bir hal hatır sormak asıl olandı? İki günlük zorunlu bir istirahati fırsatçılığa dönüştürmek, asılsız laflarla ortalığı bulandırmaya çalışmak ne bizim kitabımızda yazar ne de insanlığa sığar.
Bizim yolumuz; dedikoduyla, dedikodudan beslenenlerle değil; hakikatle ve hizmetle yürünür. Bedenen dinlenmiş olabiliriz ancak memleket sevdamızdan, görev bilincimizden tek bir zerre dahi kaybetmiş değiliz. O günleri fırsat bilip kendince hüküm kesenlere tek bir cevabımız var: Yıkılmadık, ayaktayız!
Kaldığımız yerden, aynı azim, aynı kararlılık ve aynı heyecanla memleketimize ve insanımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Kalbinde fesatlık değil, samimiyet taşıyan dostlara selam olsun.
Fırtınanın en şiddetli anında dahi kökleri derinde olan ağaçlar devrilmez. Bizim köklerimiz de umutla, dayanışmayla ve birbirimize olan sarsılmaz bağlarımızla besleniyor. Her zorlu dönemin ardından güneşin yeniden doğacağını bildiğimiz için pes etmiyoruz. Önümüze çıkan engeller, mücadele azmimizi kırmak yerine daha da bileyliyor…
Gözümüz gelecekte, başımız dik. Fırtınalar dilediği kadar sert essin; bu topraklarda inanç, azim ve umut var olduğu sürece biz buradayız.
Dün başardık, bugün direniyoruz, yarın yine dimdik duracağız.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in dediği gibi…”Yıkılmadık, ayaktayız!.. Bu şehri yarınlara taşıyoruz…Yeni bir Malatya inşa ediyoruz…”

