24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı…Mübarek Gün (!) Biten Gazetecilik…
Malatya’da 6 Şubat depremlerinden bu yana Gazeteciler zor şartlarda çalışıyor…Kimi mesleği bıraktı kimi şehri terk etti…Kimi köşesine çekildi…
Bugün 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak idrak ediyoruz…
Peki neden? Diye soruyorsunuz …Anlatayım…
1908 yılında sansürün kaldırılmasıyla basının bağımsızlığını tekrar kazanması ve gazetelerin sansüre tabi tutulmadan yayınlanmasının üzerine 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlanıyor…
1908 yılından bu güne her 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlanıyor…
Kutlu olsun…Ben Mübarekte olsun diyorum (!)
”Ne bayram ama…Gazetelerin dibe vurduğu dönemde kutlanan…Gün-Bayram…Adına ne derseniz diyin…
Bu yasayla gazetecilere yıpranma ve sosyal haklar getirilmiştir. .
Ben Mübarek`i (!) ekledim…
Mübarek bir gün…İtirazı olan var mı ? Ses yok demek ki…İtiraz yok…!..
Türkiye`nin gazetecileri, köşe yazarları, habercileri ve medya çalışanlarına yönelik gazete, televizyon, haber adına gündeme ilişkin ne varsa bitme noktasına geldi…1908’de sansür kalktı ama beyinlerde sansür hala kalkmadı.
Bundan dolayı…Diyorum ki…Ey….Gazeteciler…Mübarek Bayramınız kutlu ola…”Kutlu ” olsun demekten başka çıkar bir yolda yok…(!)
Gelinen noktaya baktığımda…Hal-Ahval…Ortada bu gidişle Ne gün kalacak ne de bayram…Ne de 24 Temmuz…
Malatya`da 12 gazete vardı…Bugün sayı 2…
Her şeyin özeti…Ortada…
Hani biri çıkıp Kral Çıplak diye bağıracak ya…Ben bağırıyorum…Sesim çıktığı kadar…
Günümüzde…Gazetecilerin hali harap…Radyolar daha harap…Televizyonlar daha da harap ve de zorda…Çöküş başladı…
İnternet Gazeteleri öne geçti…Hayatın her anında internet gazeteleri var…
Hayat…Her zaman istediğimiz gibi gitmiyor ne yazık ki…Öyle engeller çıkarıyor ki insanın karşısına ya tökezliyorsunuz ya da direnip başınızı dik tutmayı öğreniyorsunuz…Dünde başımı dik tuttum bugün de…
Gazeteciliği onuruyla-şerefiyle yapan duruşuyla örnek olan meslektaşlarıma bu sözüm…Başımızı dik tutalım…Başımızı dik tutmalıyız…
Bu sözüm gazetecilere…
Sözüm…Yalaka…Yağdanlık ve Yalamacılara değil…
Bu memlekette kaç gazeteci var…Hepsini biliyoruz…Ancak her sağa bakıyorum gazeteci-sola bakıyorum gazeteci…(Gasteci)
Lakin her yan gazeteci kaynıyor (!)…Bu meslek bu kadar ucuz olmamalıydı…
Eh…Çuvaldızı dedim ya…Günahım büyüğü bizde…Gazeteciler günü…Mübarek (!) gün…
Gazeteciler günü-ne…Mübarek`de derim…Lakin herkese gazeteci diyemem…Kimse kusura bakmasın…
Bu meslek öyle kolay bir meslek değil…Sorumluluğu ağır…Bir harf ile ülkeler arası 3. dünya savaşı bile çıkar…
Malatya`da alem gazeteci olmuş…Bir basın toplantısına gidiyoruz…En ön saflarda yer tutan Gazeteci edasında olan Zat`-ı Muhteremlere, zat-ı hanımefendilere bakıyorum…Sordukları soruları ile
onlara Mübarek diyorum…
Son dönemde iyiden iyiye her önüne gelen gazeteci olmuş…Hayırlı mı ola, hayırsız mı? Ne diyeyim bilemiyorum…
Türkü de diyor ya…”Gelene bak gelene bak…Başımıza gelene bak…”
Malatya`da …Nereye baksan gazeteci…Bu mesleği yapan Gazeteciler ise sessizlikle ekmeğinin ve haberinin peşine düşmüş…
Malatya’mız da da Türkiye`mizde de gazetecilik geriye gidiyor…
Yıllardır hep bu mücadeleyi verdim…Gazeteci , gazeteciliğini yapsın, öğretmen öğretmenliğini, Doktor, Doktorluğunu, Simitçi, Simidini satsın…Çiçeksi çiçeğini satsın…Fotoğrafcı fotoğrafını çeksin…
Herkes kendi mesleğini yaparsa hayat o zaman daha güzel olur…Her meslek zirvesini yaşar…Kimseye de söz diyemeyiz mübarek hiç diyemeyiz…
Diyorum ki…Türkiye’de Ve Malatya`da da ayağa düşen gazetecilik yeniden saygınlığını kazanır taşlar yerine cuk diye oturur…
5 N 1 K ilkesini bilmeden…Mesleğin kutsallığına inanmadan…Tarafsız olmadan gazeteci olunamaz…Sordum gazeteciyim diyen birisine 5 N ve 1 K ne dedim?…Sonra vah çekip çıktım kenara…Başladım kendi kendime mırıldanmaya…Hey hat…
Köpeğin adamı ısırmasını haber yapanda gazeteci olmaz…Gazeteci adamın köpeği ısırdığını bulup haber yapandır…
Tekrar ediyorum…
Herkes kendi mesleğini yapmalı…
Mübarek günde…
Bazen gazeteciyim demek istemiyorum…Neden mi? Herkes gazeteci olmuş…ta…Ondan…
Gazeteci geçinen haberde bir haber olanların sayesinde…Basın özgürlüğünü ayaklar altına aldık…Sansüre gerek yok…
Hal öyle olmuş ki…Kopya et yapıştır…Ctrl-Vtrl…Al sana gazeteci…
Burada ilgili bilgili yetkili olanlara da sesleniyorum…
Her gelenle fotoğraf çektirip falan-filan gazeteci bizi ziyaret etti diye yazarsanız sizler ve bulunduğunuz konum da ayaklar altı olur…
Gelelim ülke sathına… Var mı dünyada böyle Türkiye’deki gibi gazetecilik…Devlette küfretmek-vatanın sırlarını deşifre etmek önüne gelene hakaret mi gazetecilik…?
Nedir bu ya…
Dış ülkelerin Ajanları gelmiş Türkiye’de gazetecilik yapıyor-Türkiye’ye saldırıyor-hakaretler ediyor…Sonrada basın özgürlüğü nerede diyorlar…? Burası…Beyler…Hanımefendiler…Yol geçen hanımı ?…Yeniden dizayn gerekli…İletişim Başkanlığı ciddi şekilde bir çalışma yapmalı…Basın İlan Kurumu bir an önce kendini gözden geçirmeli…
Ctrl-Vtrl…Ajanslarda alıp yapıştırılan haberlerle gazetecilik olmaz…Bu gazeteciliği bitirmek demek…
Gazetelerin hali harap…
Radyolar daha harap…Televizyonlar daha harap…
Harapta…Harap…
Bitme noktasına geldiler…Malatya’da Televizyon var mı yok mu?
Malatya’da ilk televizyonculuğu ben yaptım…Malatya’da hep izlenirdik bu şehir de halk başka televizyon izlenmezdi…Ya bugün tam tersi…
2 Gazete kalmış bu şehir de…Lakin her önüne gelen internet sitesi açmış…Çaka satıyor…Hak getire…Bir an önce İletişim Başkanlığı gerekli düzenlemeyi yapmalı Basın İlan Kurumu da derhal gözden geçirmeli…
Türkiye’nin dört bir yanında gazetecilik yaptım…Ulusal Kanal 6 Televizyonun da haber müdürlüğü…
Malatya’da Yazı işleri Müdürü olduğum Gazete 7 bin… 10 bin satardı…Ve…Habercilik yapardık…Gazetenin her yanı haberdi…
Ya bugün…
Gülüp geçiyorum…
Haber yapan gazetecileri ve gazeteleri tenzih ediyorum…
(Bu ülkede darbeye tiyatro diyen ve milyonları ilan karşılığında cebe indiren basını da bu halk gördü…)
Ülkesi için yanıp tutuşan yüreği kalbi Türkiye için atan ve yağı ile kavrulan basını da…
TRT’si, Anadolu Ajansı…
Kimi para içinde yüzüyor…
Ve…Ülkesi için canını ortaya koyan gazeteciler ise ayakta durmanın mücadelesinde…
Ve…24 Temmuz…Anadolu da zor şartlarda görev yapan Milli basın Görevi üstlenenlere derhal sahip çıkılmalı…
Ülkemizin Milli basına ihtiyacı var…
Kimse kimseyi kandırmasın…Ben bu işin…Piriyim..Üstadıyım…Duayeniyim…Temelden gelen birisiyim…Hamallığını yıllarca yaptım…
Malatya’da Gazeteciliğin ayağa kalkması için bir silkelenmek gerek…
Eğri oturup doğru konuşacağız…
Hayatın her anında internet gazeteleri var…
Artık sap ile saman ayrılmalı..
Türkiye’de durum…Özal’ın sözü ile…Türkiye’de 2,5 basın var…Hala 3 olmadı…
Milli Basın artık güçlendirilmeli ayağa kaldırılmalı…Türkiye’nin hain değil…Milli basına gazeteye-televizyona-radyoya ihtiyacı var…
Özal’ın dediği gibi Milli Basın daha güçlenmeli…Gelecek yıllarda medya çok önem taşıyacak…hele de internet medyası…
Yetişmiş ilkeli-dürüst-vatan sevdalısı…memleket aşkı ile dolu dolu gazeteciler her noktada desteklenmeli…Ha yanlış anlaşılmasın kimse de ulema hibe de istemiyoruz…
Şu süreç çok hassas günler…Gazetecilere düşen sorumluluk çok ağır…Layığı ile mesleği icra etmek lazım…
Malatya`da alem gazeteci olmuş…! Hal böyle olunca da izler karışıyor…
Bizim yolumuz…Dünde aynı bugünde yarında…Aynı olacak…Meslekte saygınlık…Meslekte duruş…Meslekte dürüstlük…Meslekte ilkellik…Ulu çınar gibidir…Kökü sağlam yerdedir…Başı göklerdedir…
Seviyorum…Mesleğimi…Ve 24 saat haber peşindeyim…
İlk gün ki aşkla…
24 Temmuz …Ben hiç bir gün kutlama yapmadım…Hep haber peşinde koştum…Ve bu mesleğe gönül veren gazeteci olacağım diyenlere tek sözüm…
Ahlak ve adap…Mesleğin etik ilkeleri…Haberin dört ayağı…Okuyucuya sunulan haber…Yapın…
Bu mesleği hakkıyla yapan meslektaşlarıma da selam ola…24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı Kutlu olsun…Ve Malatya’da Gazeteciler Konteynerlerde faaliyet gösteriyor…Gazeteciler Sitesi Kurulursa…O siteyi kuram tarihe adını yazdırır…Bakalım hangi belediye başkanına nasip olacak…
