İğneden ipliğe, akaryakıttan ekmeğe, mutfak tüpünden kiraya kadar her gün yeni bir zam dalgasıyla sarsılıyoruz.
Soruyoruz: Bu gidişata kim, ne zaman dur diyecek?
Sokağa çıkıp vatandaşı dinlediğinizde yükselen tek bir ses var: Bezdik!
Artık geçinmek, ay sonunu getirmek bir başarı öyküsüne dönüştü. Emekli maaşının, asgari ücretin alım gücü daha cebe girmeden eriyip gidiyor. Çarşıya, pazara çıkan vatandaş fiyat etiketlerine bakıp boynunu bükerek geri dönüyor. Fileler boş, cüzdanlar boş, umutlar ise giderek tükeniyor. Esnaf önünü göremiyor, üreten maliyetin altından kalkamıyor, tüketen ise zaten tamamen çaresiz durumda.
Mesele sadece ekonomik parametreler, grafikler veya enflasyon verileri değil. Mesele, bu ülkenin cefakar insanının insanca yaşama hakkıdır. Her gün gelen zamlar karşısında sessiz kalmak, bu adaletsiz yükü sadece dar gelirlinin omuzlarına yıkmak demektir.
Piyasadaki bu denetimsizliğe, fırsatçılığa ve ardı arkası kesilmeyen zam furyasına karşı artık somut, kalıcı ve vatandaşı rahatlatacak adımların atılması zorunludur. Vatandaşın dayanacak gücü, sabredecek takati kalmamıştır. Birileri zamlarla iktidara devirmek mi istiyor...Denetin denetim hemi de saat başı denetim bu halkı zamcılarda da kurtarmanın vakti geldi geçiyor...
Buradan bir kez daha yetkililere ve karar vericilere sesleniyoruz:
Fildişi kulelerinizden çıkın, sokağın sesine kulak verin. Vatandaş feryat ediyor, geçinemiyor, eriyor. Bu zam yağmuruna derhal bir fren yaptırın. Çünkü bu millet daha fazlasını kaldıracak durumda değil!...3 harfli marketlerde zam tufanına dur denilmediği takdirde halk bu perişanlığını farklı sergileyecek...Kaan'ı yapanların dedelerini ezdirmeyin...Buna dur denilmenin zamanı geldi ve geçiyor...

YORUMLAR