Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Ayşe Arslan
Ayşe Arslan

Kimseye İhtiyacım Yok!

G
MalatyaOlay’ı
Google’da haber kaynağınız olarak ekleyin


Kaynak ekle

J. Bowlby bağlanma kuramı ile öncelikli ihtiyacımızın bir bakım verene bağlanmak olduğunu çalışmalarıyla ortaya koydu.

Yakın ve sıcak bir ilişki, insan yavrusunun gelişimi için gerekli değil, “hayati” idi. Bu hayati ihtiyaç sadece bebekken değil, tüm hayatımız boyunca bizimledir. Bağ kurmaya muhtacız.

Ama gel gelelim ki yeni dünya insanının en büyük arayışlarından biri “kendi kendine yetebilmek”; başka bir ifadeyle “birilerinin sevgisine ihtiyaç duymamak.” Bu arayıştayız çünkü yakınlık ihtiyacı bir şekilde “güçsüzlük, zayıflık, korkaklık” olarak öğretildi bize.

Doğal olarak güçlü hissetmek uğruna en temel besinimiz olan yakınlıktan vazgeçtik.

Oysa ki bu vazgeçiş sorulduğunda dahi cevabımızda aynı yakınlık hasreti saklıydı: “Beni güçsüz zannederler.”

“Kimler zanneder?” diye kendine bir kere sorsa insan, neyin içinde olduğunu anlayacak aslında.

Ne acayip bir döngü değil mi? Güçsüz görünürüm diye yakınlık kurmuyorum; yakınlık kurmayacaklar, dışlayacaklar, onaylamayacaklar diye güçlü görünmeye çalışıyorum.

“İnsanların kırılmasına üzülmeyeyim, kendimi anlatamadığımda gözlerim dolmasın, arayacak kimsem olmadığını fark ettiğimde göğsüme bir ağrı düşmesin. Terapi beni güçlendirsin.”

Bazılarımız için terapi bu çünkü.

Kimsesiz olayım ama kimsesiz olmaktan zerre acı duymayayım! İnsanlar beni sevsin, önemsesin ama ben kimseyi o kadar da önemsemeyeyim! Aksi güçsüzlük çünkü…

Oysa asıl güç insanın acziyetini ve muhtaçlığını kabul edebilmesidir.

Oysa asıl güç insanın acısına göğüs gerip o acıdan kaçarak değil, o acının içinden geçerek kendi gerçekliğine ve karşısındakinin gerçekliğine temas etmeyi öğrenmesidir.

Çünkü yakınlık kurmak güçsüzlük değildir. Bir başkasına ihtiyaç duymak eksiklik değildir. Sevilmek, anlaşılmak, önemsenmek istemek insan olmanın en temel ihtiyaçlarından biridir.

Belki de yıllarca “güçlü olmak” ile “hiç kimseye ihtiyaç duymamak” arasındaki farkı karıştırdık.

Oysa insan hem kendi başına ayakta durabilir hem de bir başkasına yaslanabilir. Hem sınırlarını koruyabilir hem de yakınlık kurabilir. Hem kendine yetebilir hem de “Sana ihtiyacım var.” diyebilecek kadar kendisiyle barışık olabilir.

Gerçek güç, kimseye ihtiyaç duymadığını ispat etmek değil; ihtiyaç duyduğunda bunu inkâr etmeden, kendini kaybetmeden ve karşısındakini de kendine mecbur bırakmadan bağ kurabilmektir.

Belki de iyileşmek, insanlara ihtiyaç duymamayı öğrenmek değil; kime, ne kadar ve neden ihtiyaç duyduğumuzu fark etmektir.

Çünkü bazen insanın en büyük savunması, en çok özlediği şeye “ihtiyacım yok” demesidir.

Ve belki de gerçek özgürlük, yalnız kalabilmekten önce, yakınlıktan korkmadan bir başkasının yanında kendimiz olarak kalabilmektir.

Kimseye İhtiyacım Yok! 3

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir