Kursiyerler ve usta öğretici Türkan Aksaç, dikiş makinesi başta olmak üzere malzeme desteği çağrısında bulunarak yetkililere “Bu kurslar ayakta tutulmalı” mesajı verdi.
Yeşilyurt Halk Eğitimi Merkezi’ne bağlı olarak Şehit Serdar Selçuk Anadolu Lisesi bünyesinde açılan Geleneksel El Sanatları kursu, 6 Şubat depremlerinin ardından kadınlar için adeta bir nefes alma alanına dönüştü.

Kursiyerler hem el sanatları öğrenerek üretime katılıyor hem de yaşadıkları zorlu sürecin psikolojik etkilerini burada atmaya çalışıyor.

Yaklaşık 5 aydır devam eden kursta kadınlar seccade takımı, masa örtüsü, runner, yatak odası takımları, havlular, tablolar ve tepsiler gibi birçok el emeği ürün hazırlıyor.

Kursiyerler, yaptıkları çalışmaların büyük bölümünü hobi amaçlı gerçekleştirdiklerini, aynı zamanda ev ihtiyaçları ve kızlarına çeyiz hazırlamak için de değerlendirdiklerini ifade ediyor.

Kursiyerlerden Nurhak Ayran, Kasım ayından bu yana kursa devam ettiğini belirterek,
“Depremden sonra ilk kez böyle bir kursa katıldım. Çok memnunuz. Burada hem üretim yapıyoruz hem de arkadaşlarımızla vakit geçiriyoruz. Günlük hayatın stresini atıyoruz” dedi.
Kursiyerlerden Hatice Şahin ise kursun kendisi için psikolojik anlamda büyük bir destek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“23 yıldır yatalak kaynanama bakıyorum. Daha önce hiçbir kursa gitme fırsatım olmadı. Buraya geldiğimde en azından kendime zaman ayırabiliyorum. Stresimi atıyorum. Evde de daha mutlu oluyorum. Bu kurs bizim için çok önemli.”

Bir diğer kursiyer Rahime Koçak da kurs sayesinde sosyalleşme imkânı bulduklarını belirterek,
“Boncuk takı yapmak için gelmiştim ama burada nakıştan dikişe kadar birçok şey öğrendim. İlk başta eşim göndermek istemedi ama geldikten sonra hiç pişman olmadım. Burada adeta bir aile ortamı oluştu” ifadelerini kullandı.
Kursiyerler, kursun devam etmesini istediklerini belirterek özellikle dikiş makinesi ve bazı malzemeler konusunda destek beklediklerini dile getirdi.

Kadınlar, bu tür kursların çoğalmasının hem kadınların sosyalleşmesine hem de özgüven kazanmalarına büyük katkı sağladığını ifade etti.
Kursun usta öğreticisi Türkan Aksaç ise kadınların üretim gücüne dikkat çekerek,
“Bir kadının isterse dünyaları değiştirebileceğine inanıyorum. Yeter ki yanında kıymet bilen insanlar olsun. Kadın isterse çeri çöpü bile kıymetli bir aş haline getirebilir. Kursiyerlerimiz de tam olarak bunu yapıyor” dedi.

Yaklaşık 17 yıldır bu alanda eğitim verdiğini belirten Aksaç, usta öğreticilerin çalışma koşullarına da dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Aksaç,
“Bizler de herkes gibi ev geçindiriyor ve çocuk okutuyoruz ancak çoğu zaman hiçbir güvencemiz olmadan çalışıyoruz. Devletimizin bu konuda çözüm üretmesini istiyoruz” diye konuştu.
Deprem sonrası bu kursların kadınlar için moral ve dayanışma alanı haline geldiğini vurgulayan kursiyerler ve eğitmenler; milletvekillerine, belediye başkanlarına ve kaymakamlıklara çağrıda bulunarak kurs için dikiş makinesi ve gerekli malzemelerin temin edilmesi konusunda destek talep etti.

Kursiyerler,
“Bu kurslar sadece bir hobi alanı değil, deprem sonrası hayata yeniden tutunmamızı sağlayan bir yer oldu. Destek verilirse daha çok kadın burada üretim yapabilir” diyerek yetkililerden destek beklediklerini ifade etti.
