Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Gündem

Malatya’da gündeme damga vuran program izlenme rekoru kırdı

Uğur Hanbey Aladağ…:Malatya Olay Haber…:
Malatya gündemine damga vuran program…İzlenme rekoru kırdı…Yeni yayın dönemine başlayan Busabah TV, “Gündem Malatya” programıyla kentin gündeminde öne çıkan konu ve sorunları masaya yatırdı.

VİDEOYU PAYLAŞ
G
MalatyaOlay’ı
Google’da haber kaynağınız olarak ekleyin


Kaynak ekle

Gazeteci Necdet Akboğa’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen ve her hafta Salı akşamları yayımlanan programda, Busabah Medya Yönetim Kurulu üyesi Umut Bozkurtoğlu, gazeteci Remzi Hayta ve gazeteci Ali Aladağ, Malatya’nın eğitimden kültüre, ekonomiden ticarete kadar birçok sorununu değerlendirdi.

Her hafta salı günü izleyiciyle buluşacak programın ilk bölümünde gazetecilik mesleği ve programcıların mesleğe başlama süreçlerinin yanı sıra Malatya’nın güncel meseleleri ele alındı. Programda özellikle eğitim sistemi, kentteki kültürel mirasın korunması ve yaklaşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) seçimleriyle ilgili dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı.

“Okullar açılıyor ama Malatya hazır değil”

Programın ilk önemli gündem başlıklarından biri eğitim sistemi oldu. Gazeteci Ali Aladağ, okulların açılmasına kısa süre kala Malatya’da öğrencilerin okul yerleştirme ve nakil süreçlerinde yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.

Aladağ, eğitim sistemine yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Okullar açılıyor ama Malatya hazır değil. Puanı tutmuyor. Milli Eğitim öyle bir sistem getirmiş ki, sen onu hangi okula yazdıracaksın. Veli diyor, ‘İşte belgem burada’, başka okula gönderiyor, başka okul ‘yok’ diyor, o da başka okula gönderiyor. Bu sistemin bir an önce düzelmesi lazım. Geçen bir öğrenci geldi, liseli, falan liseye gitmek istiyor. Çocuk ağlayarak çıkıp gitti. Yazık günah. Sen bu çocuğu ağlatırsan bu çocuk ağlamaya devam eder. Eğitim paralı olmaz. Eğitim paralı olursa disiplini uygulayamazsın. Biz öğretmenlerimizi gördüğümüz an kaçacak delik arardık.”

Akboğa: “Eskiden herkes kapısının önünde okuyordu”

Program moderatörü Necdet Akboğa da geçmişteki eğitim anlayışı ile bugünkü sistem arasında karşılaştırma yaparak özellikle öğrencilerin farklı bölgelerdeki okullara gitmek zorunda kalmasını eleştirdi.

Akboğa, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Eskiden herkes kapısının önünde okuyordu. Ben neden Malatya’nın bir ucundan bir ucuna servisle gideyim. Milli ekonomi gitsin, benzin gitsin, kornalar çalsın, bu bir zulüm ya. Eskiden okulların hepsi eşit değil miydi? Öğrencilerin ellerinde telefon, disiplin uygulayamıyorsun. Sana karşı çıkıyor. Nesil bitmiş, tükenmiş. Edep yok, adap yok. Malatya’da bir tane imam hatip vardı, sokağa çıktığında kadir kıymet biliniyordu. İmam hatiplisin diye yemin ederim, babamız yaşındaki insanlar bize yer veriyordu. Elimizdeki Kur’an-ı Kerim kitabından dolayı. Şimdi her sokağa bir imam hatip açtınız. Altın neden kıymetli? Çünkü az olduğu için. Çok olan şey tenekeye döner, siz imam hatipleri tenekeye çevirdiniz.”

Hayta: “Eğitime siyaset eli değmemesi lazım”

Gazeteci Remzi Hayta ise eğitim sisteminin bir ülkenin gelişimi açısından en önemli alanlardan biri olduğunu belirterek, eğitim ve sağlık politikalarının siyasetten uzak tutulması gerektiğini söyledi. Hayta,

“Eğitim sistemi bir ülkenin en önemli konularından bir tanesidir. Eğitimi güzel olan bir ülke gelişir. ‘Eğitim’ deyip geçmeyeceğiz. Bir devlette 2 şey önemlidir. Bunlardan biri eğitim, diğeri ise sağlıktır. Sağlık ve eğitime siyaset eli değmemesi lazım.” dedi.

Okullara kayıt süreçlerinde velilerden istenen belgeler ve öğrencilerin okul tercihlerinde yaşanan sorunlara da değinen Hayta, mevcut sistemin vatandaşları zor durumda bıraktığını savundu. Hayta,

“Şimdi bugün okullara bakıyorsun, veli öğrencisini yazdıracak, ‘su faturası, elektrik abonesi’ yani bunları şart koşuyor. Akrabası bulunan yerde oraya aldırmak istiyor. Vatandaş üçkâğıtçılığa yönlendiriliyor. Bu sistem, özel okulların ekmeğine yağ sürüyor. Eğitimcileri bile atama yaparken kariyerine göre atama yapmıyorsun. Siyaset eli değiyor, torpille atama yapıyorsun. Eğitimin torpili olmaz. Her sene eğitim sistemi değişiyor. Ülkenin bir eğitim sistemiyle bu kadar uğraşamazsın, oynamayın. Her sene bir kanun, her sene bir kanun. Ben eğitim sistemini hiç beğenmiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Malatya’ya daha fazla okul kazandırılabilir”

Remzi Hayta, kentte okul sayısının artırılması konusunda iş insanlarının katkılarına da dikkat çekti. Hayta, özellikle Malatya Valisi’nin iş insanlarıyla yaptığı çalışmalar sonucunda kente yeni okullar kazandırıldığını belirterek belediyelerin de bu konuda daha aktif olması gerektiğini söyledi. Hayta,

 “Okullara gelince, Allah iş adamlarımızdan razı olsun. Özellikle Sayın Valimize de ben teşekkür etmek istiyorum. Çok iş adamından Malatya’ya okul kazandırdı. Belediye başkanları daha girişken, daha atik olmuş olsa, yer verse, arsa gösterse çok iş adamı da okul kazandıracak buraya. Hangi iş adamının kapısına gittin de ‘bana okul yap’ dedin de yapmadı?” diye konuştu.

Bozkurtoğlu: “Mahalle kültürünü bu sistemde erittiler”

Umut Bozkurtoğlu ise geçmişte okulların mahalle kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirterek, öğrencilerin yaşadıkları çevreden koparılmasının ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu savundu. Bozkurtoğlu,

“Eskiden mahalle kültürü oluşmuştu. Mahallede okula giden herkes birbirini tanırdı. O mahalle kültürünü bu sistemde erittiler, mahvettiler.” dedi.

LGS sistemi ve öğrencilerin puanları nedeniyle ikamet ettikleri bölgedeki okullara gidememesinin aileler açısından ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu belirten Bozkurtoğlu,

“Şu anda devlet, ülkede yüzde 4-5 gibi öğrenciyi muhatap alıyor. LGS sınavı bunun için yapılıyor. Öbürlerine de diyor ki, ‘Git başının çaresine bak.’ ‘Ben mahallemde okutayım’ diyorum, ‘Hayır, senin mahallende puanın uymuyor.’ Nereye Yeşiltepe, ben Yeşiltepe’ye gittiğimde orada bir yıl okula adapte olamam.” ifadelerini kullandı.

Bozkurtoğlu, servis ve ulaşım maliyetlerinin de aileleri zorladığını belirterek, “Çok ciddi bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Şu anda en yakın mesafe ne kadar olacak biliyor musunuz? 3 bin lira. 9 ay gidecekse 27 bin lira. Bu ekonomik bir zulümdür.” dedi.

Eğitim alanında siyasetin etkisinin azaltılması gerektiğini savunan Bozkurtoğlu,

“Remzi Bey’in söylediği gibi siyaset işin içerisine girmemeli. Biz eğitimi o kadar siyasileştirdik ki. Bir bakıyorsun bir milli eğitim müdürü bir vekilin peşinde koşuyor. Çünkü oraya gelmeye ona borçlu. Milli Eğitim Bakanı, ‘Ben cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceğim’ diyor mecliste, halkın meclisinde.” ifadelerini kullandı.

Kültür festivalleri ve tarihi eserler tartışıldı

Programın bir diğer gündem maddesi ise Malatya’nın kültürel mirası oldu. Necdet Akboğa, kentte düzenlenen kültür festivallerinin içeriğini eleştirirken, Malatya’nın tarihi yapılarının ve kültürel değerlerinin yeterince ön plana çıkarılmadığını söyledi.

Akboğa, özellikle Kervansaray ve Ulu Cami üzerinden yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Kültür festivalleri yaptınız, yemekler götürdünüz. ‘Dolmalar harikaymış, sarmalar harikaymış.’ Paketler yaptınız, eve gittiniz. Zaten Kültür Festivali 3 kişinin etrafında döndü. Gözünüz görmedi mi arkadaş? Burada yıllardır, asırlardır bekleyen Kervansaray var. Bu kültürün parçası değil mi? Depremde arıza varsa 4 senedir yapardınız, giderdi. Tadilat olmadıysa bir tel çekip bari ortasını kullanaydınız. Bugün Kervansaray Malatya’nın en değerli eserlerinden biri. Ulu Cami, Kervansaray, bunlar yok. Kusura bakmayın, analıkızlı kimse yemeye gelmez. Geçen yıl Kültür Festivali bu şehre geldi. Hangi kültürü kattınız? Bir Kervansaray’ı açamadınız. Ulu Cami olduğu gibi duruyor. Siz neyin kültürünün peşindesiniz? Hepiniz cebi doldurmak için gidip orada pozlar verdiniz. Çimleri ezdiniz, itinizi, bitinizi bırakıp gittiniz. Başka ne yaptınız? Yeter, bu memleketin sırtından inin ya.”

Hayta: “Malatya tarihine sahip çıkan bir şehir değil”

Remzi Hayta da Malatya’nın tarihi ve kültürel değerlerine yeterince sahip çıkılmadığını savunarak, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen bazı çalışmaların devam ettirilmesi gerektiğini ifade etti. Hayta,

“Malatya tarihine sahip çıkan bir şehir değil. Kervansaray, Selahattin Gürkan döneminde orası biraz canlandı. Müzeler yapıldı. Herkes gidip resim çekiyordu, ne oldu ya? Şimdi, ‘sen yaptın, ben yaptım’ zihniyeti bizim Malatya’nın kaderinde var. Malatya kültürüne sahip çıkan bir şehir değil.” dedi.

Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün kentteki tarihi değerlerle ilgili çalışmalarını da sorgulayan Hayta,

“Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü var. Tamam, var. Bugün Malatya’nın kültürüyle ilgili ne yaptınız? Daha bir Nemrut yolunu açamadınız ya. İnsanlar o Kervansaray’a ne güzel gelirlerdi. Yazık değil mi? Sen benim tarihimi yok edemezsin. Sen tarihten bahsediyorsun, Malatya’nın kültürüne sekte vuruyorsun.” ifadelerini kullandı.

Bozkurtoğlu: “Bunlar bizim kültürümüz”

Umut Bozkurtoğlu ise geçmiş dönemlerde yapılan hizmetlerin sonraki yönetimler tarafından devam ettirilmemesini eleştirerek, siyasi ve kişisel çekişmelerin kentin kültürüne zarar verdiğini söyledi. Bozkurtoğlu,

“Bir belediye başkanı, bir vekil bir işi yapmışsa sonradan gelen onun inadına onu yapmıyor. Böyle bir alışkanlık var. Neden diyor, ‘Bunu Selahattin bu hale getirmiş.’ Selahattin Bey kendi şahsı için mi bunu bu hale getirmiş? Şimdi Ankara’da yaşıyor. Ankara’ya mı götürdü Kervansaray’ı?” dedi.

Geçmişte görev yapan Vahi Çavuşoğlu’nu da anan Bozkurtoğlu,

“Vahi Çavuşoğlu vardı, Hekimhanlı. Şairdir, en son Yeşilyurt Kültür Müdürü’ydü. Şöyle bir sözü vardı: ‘Bu memleketi kültürsüz kültür müdürlerinden kurtarmadıkça kültürümüze sahip çıkamayız’ demişti. Allah rahmet eylesin, kendisini rahmetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

Malatya’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Arslantepe gibi önemli bir değere sahip olduğunu hatırlatan Bozkurtoğlu, kentteki tarihi eserlerin tanıtılması konusunda medya ve ilgili kurumların da sorumluluk taşıdığını söyledi. Bozkurtoğlu,

“Bizim Kültür Müdürümüz Adanalı. İsmi nedir ben bilmiyorum? Dünya UNESCO listesine girmiş Arslantepe burada, Kervansaray gibi Selçukluların dönemini ve motiflerini taşıyan tarihi eserler burada. Bakın, kültür müdürü medyayı merak etmemiş. Benim işimse o medyaya tarif ederim. Bu kadar kültürsüz kültür müdürünü bir gün bir medya haber yaptı mı? Yapmadı? Medyada da suç var.” dedi.

Devlet Tiyatrosu konusunda da değerlendirmelerde bulunan Bozkurtoğlu,

“Bizim Devlet Tiyatromuz yok mu? Ne oyun sahnelenecek kimse biliyor mu? Bilmiyor. Biz medyamızı da eleştirelim. Bir siyasetçinin ağzından duymadık, ne vekilin ne belediye başkanının. Bu kadar olur mu? Bunlar bizim kültürümüz. Gündem Malatya ekibi olarak gidelim Kervansaray’a ziyaret edelim, oradan fotoğraflar çekelim.” ifadelerini kullandı.

“Burası Hollanda’da olsa dünyaya sunardık”

Programda Malatya’nın tarihi ve turistik değerlerinin tanıtım eksikliği de gündeme geldi. Gazeteci Ali Aladağ, daha önce Malatya’ya gelen yabancı bir gazetecinin kentteki tarihi alanlara ilişkin dikkat çekici değerlendirmesini aktardı. Aladağ,

“Bir Hollandalı gazeteci gelmişti, ‘Ağabey nereleri gezebiliriz?’ demişti. Battalgazi’ye gittik. Battalgazi’den çıktıktan sonra, ‘Bura bizim Hollanda’da olsa biz bunu dünyaya sunardık.’ dedi.” ifadelerini kullandı.

TSO seçimleri için “kırıcı olmayalım” çağrısı

Programın ilerleyen bölümünde yaklaşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ele alındı. Moderatör Necdet Akboğa, seçim sürecinde adayların birbirlerine yönelik kırıcı ve yıpratıcı söylemlerden uzak durması gerektiğini belirterek, seçimin Malatya için bir yarış olduğunu vurguladı. Akboğa,

 “TSO seçimleri yaklaşıyor. Hepsi arkadaşımız, hepsi hepsinden üstün. Lütfen ama lütfen kırıcı, dökücü, dedikoducu olmayalım. Bu bir yarış. Yarın, öbür gün hepimiz ölüp gideceğiz. Kalp kırmaya değmez, birbirinize iftira atmaya değmez. Kol kola, güle oynaya bu seçimi yapın. Gerginliğe gerek yok, yoktur zaten de. Bir ay var ya, ısınabilir diye söylüyorum. Herkes fikrini açıklasın, millet gitsin özgür iradesiyle oy versin.” dedi.

Aladağ: “İki başkan adayı da arkadaşımız”

Ali Aladağ ise TSO seçimlerinde iki adayın da Malatya kamuoyu tarafından yakından tanındığını belirterek, adayların projeleriyle öne çıkması gerektiğini söyledi. Aladağ,

“Şöyle diyeyim: Biz seçimleri çok severiz. Doğru mu? Millet olarak. Şöyle diyorum abi: Ticaret Sanayi Odası’nın seçimi var. İki başkan da arkadaşımız. İki başkan adayı da arkadaşımız.” dedi.

Mahmut Boyraz ve Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun daha önce aynı yönetimde görev yaptığını hatırlatan Aladağ, iki adayın da projelerini kamuoyuna açıklaması gerektiğini ifade etti. Aladağ,

“Mahmut Boyraz, Oğuzhan Ata Sadıkoğlu. İkisi de. Geçen dönem aynı yönetimdeydiler. Birlikte kazandılar. Ben diyorum ki gelsinler bu ekranlara, ister halka… Projeleri nelerdir? İki başkandan da bunu istiyoruz. Projelerini ortaya koyarlar.” ifadelerini kullandı.

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası yapısının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini de savunan Aladağ,

“Ve en büyük olay; bu seçimden sonra da Malatya’nın Ticaret Odası ayrılmalı, Büyükşehir’iz. Malatya Sanayi Odası ayrılmalı. Kardeşim, burada var. Potansiyel var. Malatya sanayisi ayrı, ticareti ayrı bir şekilde devam etmeli.” dedi.

Seçim sürecinde adayların kişisel tartışmalardan uzak durması gerektiğini belirten Aladağ,

 “Asla bel altı ne size yakışır ne Malatya’ya yakışır. Vakur bir şekilde çalışın, projelerinizi ortaya koyun. Remzi severse oyunu verir, Necdet siz severseniz oyunu verir, Umut da sevmezse oyunu vermez. Bu şehri germeye, şu ortamda Malatya’nın gerilmeye de ihtiyacı yoktur. Ben bu kadar diyorum. İki başkana da başarılar diliyorum. Bu şehri germeyelim.” ifadelerini kullandı.

Hayta: “Siyasetçi, ceketini bırak!”

Remzi Hayta, TSO seçimlerinin Malatya ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, oda seçimlerinde yalnızca başkan adaylarının değil, meslek gruplarında yarışan meclis üyesi adaylarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Hayta,

“Malatya Ticaret Odası ve Sanayi. Yani bir şehrin tabanı, temeli. Bir şehrin gelişmesi, iş gücünün artması, ekonominin canlılığı ticaret ve sanayide olur. Onun için buradaki oda seçimlerindeki kriter diğer oda seçimlerinden çok üstündür.” dedi.

Malatyalı iş insanlarının Türkiye ekonomisindeki ağırlığına da dikkat çeken Hayta,

“Özellikle Malatya çok değerli iş adamları yetiştirdi. İstanbul’da, İstanbul ekonomisinin yüzde 10’u Malatyalıların elinde. Tekstil olsun, sanayi olsun… Yani Malatya sanayi, 1. Organize Sanayi, 2. Organize Sanayi, 3. Organize Sanayi… Malatya artık büyüdü. Sanayide büyüdü de biz bunun kıymetini bilmiyoruz aslında.” ifadelerini kullandı.

TSO seçimlerinde meslek gruplarındaki adayların önemine vurgu yapan Hayta,

“Ama ikinci kriter de bana göre meslek gruplarına seçilen kişilerdir. Meclis üyeleri. Her meslekte üçer kişi aday oluyor ya… Çünkü insanlar bunlara oy verecekler, kendilerini temsil etmek için. Ya işte diyelim ki kuyumcular kendi meslek grubunu seçiyor, ayakkabıcılar kendi grubunu, işte sanayiciler kendi grubunu. Herkes kendi grubunu seçiyor. Bu gruplardaki aday olanlar da önemli.” dedi.

Siyasetin TSO seçimlerine müdahil olmaması gerektiğini savunan Hayta,

“Ama benim yine aldığım duyumlarda; hani Milli Eğitim’e, şuna buna siyaset girdi ve buraya da bazı siyasetçiler parmak sokmaya çalışıyor, işte el atmaya çalışıyor, destek veriyor. Ya bu sanayi ve ticaret şehrin can damarı. Ya siyasetçi, ceketini bırak! İş adamları hepsi birbirinden değerli. Ticaretle uğraşanlar, esnaf kendi adaylarını, kendi başkanlarını kendileri seçsinler.” ifadelerini kullandı.

Bozkurtoğlu: “Çok zor bir seçim olacak”

Umut Bozkurtoğlu da TSO seçiminin deprem sonrasında Malatya’nın ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, seçimin yerel ve genel seçimler kadar önemli olduğunu ifade etti. Bozkurtoğlu,

“Ben bu seçimin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Deprem sonrası yapılan bu seçimin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. En az yerel seçim veya genel seçim kadar kıymetli bir seçim. Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Sayın Mahmut Boyraz, iki tane aday yarışıyor.” dedi.

Her iki adayın da kendisine göre eşit şansa sahip olduğunu belirten Bozkurtoğlu, seçimde belirleyici unsurun başkan adaylarından ziyade meslek gruplarında yer alan meclis üyeleri olacağını söyledi. Bozkurtoğlu,

“Şimdi iki başkan adayının da liderlik özelliğiyle alacağı oylar yok. Bugün mesela bir yerel seçim olduğunda ne yapılıyor? Diyor ki misal; ‘Ben adayı beğenmiyorum.’ İşte mesela İlhan Geçit’e de çok ciddi tepkiler vardı, Adıyamanlı, işte şuydu buydu… Ama en son sonra döndüler ne dediler? İşte ‘Bayram Taşkın için işte bu da Mahmut ekibi, bu da Adıyamanlı’ çok şeyler söyledi. Sonra döndü dediler ki: ‘Liderimize veriyoruz.’ Lider endeksli seçimler.” ifadelerini kullandı.

TSO seçimlerinin ise farklı bir yapıya sahip olduğunu anlatan Bozkurtoğlu,

“Mahmut Bey’i bir lider olarak düşünelim, Mahmut Boyraz’ı, diğer tarafta Oğuzhan Bey’i lider olarak düşünelim. Ve meclis üyelerine esnaf, ticaret erbabı, oyu olanlar oy kullanırken bu iki kişinin liderliğine bakarak oy kullanmayacaklar. Meclis üyelerine bakarak oy kullanacaklar!” dedi.

“İki adayın da eşit derecede şansı var”

Bozkurtoğlu, seçimde her iki tarafın da güçlü olduğunu belirterek,

“Şimdi çok zor bir seçim olacak. Genel seçim ve yerel seçimdeki lider endeksli. Meslek grupları. Çok önemli meslek grupları. Burada bu iki adaya da biz başarılar dilerken her iki meclis üyeliğinde adaylar da var.” dedi.

Aday listelerinde yeni ve genç isimlerin bulunmasının da seçim açısından önem taşıdığını belirten Bozkurtoğlu,

“Belki Mahmut Bey’in biraz daha şeyi ne nasıl olabilir? Yeni genç isimler de var. Yeni genç isimler iki dönem meclis üyeliği yapanlarla karşılaştıklarında; biri ağır sıklet, biri küçük sıklet boks yaptıklarında nasıl bir sonuç çıkar bilmiyorum ama benim gördüğüm iki adayın da eşit derecede şansı var. Mahmut Bey’in de aynı şansı var, Oğuzhan Bey’in de aynı şansı var.” ifadelerini kullandı.

Seçim sürecinde Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun iki dönem başkanlık yapacağı yönündeki geçmişteki söylemlerinin de gündeme geldiğini belirten Bozkurtoğlu,

“E tabii ki bir tarafta diyor ki: ‘Oğuzhan Bey bize söz verdi, iki dönem başkanlık yapıp bırakacaktı’ diyor. Şu andaki mevcut yönetimden ayrılanlar söylüyor ama ‘Oğuzhan Bey bırakmadı’ diyor. Oğuzhan Bey de diyor ki: ‘Kardeşim deprem oldu, ben başkanlık mı yaptım?’ diyor. ‘Depremden dolayı yerle bir oldu her yer’ diyor.” şeklinde konuştu.

Seçimin sonucunu belirleyecek en önemli unsurun projeler olacağını savunan Bozkurtoğlu, TSO yönetiminin Malatya ekonomisinin yeniden ayağa kaldırılmasında önemli bir görev üstleneceğini söyledi. Bozkurtoğlu,

“Buradaki çok önemli mesaj esnafın sorunlarına kim çok daha ciddi projeler hazırlarsa oy ona gidecek. Ortada bir seçim. Bakın. Masada bir seçim var, eşit derecede. Bu seçimi ne Oğuzhan alabilmiş ne Mahmut Boyraz alabilmiş. Yapacağınız, esnafın problemleriyle birlikte yapacağınız projeler. Çünkü bir şehrin ekonomisi canlı olmazsa hiçbir şeyi canlı olmaz.” dedi.

Malatya’daki ekonomik hareketliliğin yetersizliğine ilişkin kendi değerlendirmesini de paylaşan Bozkurtoğlu,

“Ben tahmin ediyorum ekonomi… Ki bazı veriler vardır. Avrupa’da bir 100 lira veya 100 euro veya 100 dolar 25 el değiştiriyormuş, Malatya’da iki tane el değiştiriyor. Yani düşünün yerlerde sürünüyoruz. Yani bizim 100 liramız iki tane el değiştiriyor. Bankayla benim aramda. Ekonomi bitmiş, ticaret bitmiş.” ifadelerini kullandı.

Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kaldırılması için TSO seçiminin önemli olduğunu vurgulayan Bozkurtoğlu,

“İşte burada ayağa kaldırmak için Malatya’yı TSO seçimi çok önemli. Seçim ortada. Kim kendini iyi ifade ederse, medyada kendini esnafa, üyelerine tanıtırsa, iyi projeler hazırlarsa seçimi kazanmaya o yakın.” dedi.

TSO seçiminde siyaset tartışması

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise TSO seçimlerine siyasetin müdahil olup olmadığına ilişkin tartışmalar oldu. Umut Bozkurtoğlu, bazı üyelerin siyasi isimlerden talimat alıp almadığı yönündeki iddiaları gündeme getirerek, seçimlerin oda üyelerinin özgür iradesiyle yapılması gerektiğini savundu.

Bozkurtoğlu, yaşandığını aktardığı bir diyaloğu şöyle anlattı:

“Şimdi bir esnaf diyor: ‘Geldi bana biri dedi ki’ diyor, bir TSO başkan adayı… ‘Ali Bey, ablandan da talimat aldın mı?’ ‘Ya’ diyorum ‘ya ablamla benim ne işim var? Ya kardeşim ben niye talimat alayım?’ Bu bir üye ha! Oy kullanacak üye. ‘Size kime verin dedi?’ O diyor ki: ‘Ya Allah’tan kork kardeşim ya!’ Ben de diyorum ki; ya kardeş benim 4 tane oyum var. O zaman kardeşim ben sana oy vermiyorum. Siyaset etkileyecek, seçimi etkileyecek.”

Bozkurtoğlu, bazı siyasi isimlerin TSO seçimleri üzerinden geleceğe yönelik hesaplar yapabileceğini ileri sürerek,

“Diyor ki, ya ismini söyleyelim Malatya’da siyasetçilerden talimat aldın mı? Öbürü de diyor ki: ‘Sen Akçadağlıdan talimat aldın mı?’ TSO seçimi, Malatya’nın 2027 yılında yapılacak olan erken genel seçimini de etkileyecek.” ifadelerini kullandı.

Bunun mevcut başkan adaylarına yönelik bir suçlama olmadığını özellikle belirten Bozkurtoğlu, tartışmasının makam ve siyasi müdahale ihtimali üzerinden olduğunu söyledi. Bozkurtoğlu,

“Şimdi mevcut adaylar için demiyorum, o makam için söylüyorum. Şimdi Malatya’da siyasetçiler, şu anda mevcut siyasetçiler. Yeri gelir isim de veririz ya, öyle bir korkumuz da yoktur.” dedi.

“TSO seçimini bir hesaplaşma olarak görmemek lazım”

TSO seçimlerinin bazı siyasi hesaplara alet edilmemesi gerektiğini savunan Bozkurtoğlu, oda seçimlerinin Malatya’nın ticari geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bozkurtoğlu,

“Kendisini önümüzdeki dönem tek dar vekil yapmak için, Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için bir TSO seçimini bekliyor. İşte bu TSO seçiminde Malatya’nın ticareti ne kazanır? Adam TSO seçimini bir hesaplaşma olarak görüyor. Niye? Bir başka Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak için STK’ların ele geçirilmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum kuruluşlarının siyasi referans aracı haline getirilmemesi gerektiğini savunan Bozkurtoğlu, TSO’nun siyasi hesaplaşmaların dışında tutulmasının Malatya’nın ekonomik geleceği açısından önemli olduğunu dile getirdi. Bozkurtoğlu,

“Çünkü AK Parti Genel Merkezi adaylara bir şey yaptırdığında diyor ki: ‘Peki diyor ya bu adaylar, sen geldin iyi hoş da, hele bir TSO’yu arayın. Sana referans oluyor mu?’ Onun için çok zor bir TSO seçimi bekliyor.” dedi.

“Kimse müdahale etmezse seçim kirlenmeyecek”

Programın sonunda TSO seçiminde yarışan Mahmut Boyraz ve Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’na yönelik değerlendirmelerde bulunan Bozkurtoğlu, iki adayın da seçim sürecini sağlıklı şekilde yürüttüğünü belirtti. Bozkurtoğlu,

“Yani ben şu anda bu adayların seçimi kirleteceğini düşünmüyorum. Bak, kimse müdahale olmazsa ne Mahmut Boyraz ne Oğuzhan Bey ikisi de seçimi kirletmeyecekler. Düzgün gidiyorlar. İkisi de değerli insanlar. Çok değerli insanlar.” ifadelerini kullandı.

Siyasetçilere de çağrıda bulunan Bozkurtoğlu, oda seçimlerinin siyasi hesaplaşmalara dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı. Bozkurtoğlu,

“O zaman o siyasetçilere işte buradan mesaj veriyoruz. Sevgili vatandaşlarımız, siyasetçilerin oyununa gelmeyin! Siyasetçilerin adres gösterdiği TSO seçimlerinde oyunuzu vicdanınıza koyarak, Malatya’nın ticari geleceğine ve siyasi geleceğine bakarak oyunuzu kullanın. Çünkü iki adayımız da suistimale açık değil. Mahmut Boyraz Malatya’nın en temiz, aynı zamanda medya dostu saygın bir iş insanı.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Malatya’nın gündemi programda geniş şekilde ele alındı

“Gündem Malatya”nın ilk bölümünde gazetecilik mesleğinin geçmişinden kentin eğitim sorunlarına, tarihi ve kültürel mirastan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine kadar birçok başlık gündeme getirildi.

Programda yapılan değerlendirmelerde özellikle eğitim sisteminde yaşanan sorunların öğrenciler ve veliler üzerindeki etkisi, Malatya’nın tarihi değerlerinin yeterince korunup tanıtılmaması, kültür politikalarının niteliği ve TSO seçimlerinin kentin ekonomik geleceği açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu.

Programcılar, kentteki sorunların siyasi hesaplaşmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerken, özellikle TSO seçimlerinde üyelerin özgür iradeleriyle karar vermesi ve adayların projeleri üzerinden yarışması gerektiği mesajını verdi.

“Gündem Malatya” programının, önümüzdeki haftalarda da Malatya’nın güncel sorunlarını ve kent gündemindeki önemli başlıkları farklı yönleriyle ele alarak izleyiciyle buluşması bekleniyor.

Malatya Olay Tv…: Malatya Gündem Busabah Tv’de izlenme rekoru kırdı…

Bu haberi dinle
0:00 • Hesaplanıyor...
📍
Benim İlçem Daha fazla yerel haber görmek için ilçeni seç
🧠
Sizin İçin Seçtiklerimiz Okuduğunuz haberlere göre seçildi
Size özel haberler hazırlanıyor...

DİĞER VİDEOLAR