Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

ÜRETİM DE TÜRKİYE YÜZ YILININ NERESİNDEYİZ?

Mehmet Şahin Malatya Olay Haber Türkiye yüz yılı diyoruz.
Türkiye yüzyılında dünyada, Avrupa.da ve bölge de ki konumumuz ne? Süper güç mü, Üretim tedarik merkezi mi, üretim çöplüğü mü?

Bu haberin fotoğrafı yok
G
MalatyaOlay’ı
Google’da haber kaynağınız olarak ekleyin


Kaynak ekle

Türkiye yüz yılı olmak için üretmek güçlü Türkiye olmak..
Türkiye’nin bölgede “Süper Güç” olma yolu sadece üretim değil aynı zamanda üçgenin iç açıları gibi toplamda 180 derece olmak ile oluyor.
Ekonomi, Ordu, diplomasi kültürü ile birlikte bulunduğumuz coğrafi konumu bakımında stratejik üstünlüğü.
Son yıllarda Ordumuz ve diplomasi tüm dünyaya bölgede ki güçünü ve etkisini gösterdi.
Ya peki ekonomi?
Güçlü Türkiye sözleri kulakları adeta müzigin ahenkli notaları gibi kulağa güzel geliyor.
Son yıllarda Türkiye Avrupa’nın üretim üssü olacak. Avrupa’nın üretim üssü müyüz, yoksa üretim çöplüğü mü?
Bir analiz yapılacak ise buradan ikisi de kısmen doğru, açıdan bakmak gerekiyor.
Türkiye’yi üretim üssü olarak düşünecek olursak neler kazandırır yani artıları.
Bir değişik bakış açısı Avrupa Türkiye’ye neden geliyor?
Türkiye Lojistik olarak Avrupa’ya 3-4 günde kamyonla mal gidiyor.
Peki Çin’den 40 gün de gidiyor.
Avrupa ile yapılan Gümrük Birliği anlaşması artı.
Bu anlaşma ile AB’ye sanayi ürünlerinde gümrük yok.
İş gücü olarak Türkiye.
Hem ucuz hem vasıflı bir çok vasıfsız gerekli yerlerde ise yabancı uyruklu işçi çalışması.
Türkiye olarak Otomotiv, beyaz eşya, tekstil, savunma sanayi.
Türkiye de esneklik küçük siparişi bile 2 haftada üretip gönderiyoruz.
Üretilen markalara bir bakalım. Ford, Fiat, Bosch, Arçelik, Vestel, Tofaş* burada fabrika kurdu.
Türkiye olarak İhracatımızın %50’si AB’ye.
Pozitif olarak bakacak olur isek iyi bir şey diyebiliriz.
Türkiye Üretim çöplügu eleştirisini de doğru analiz etmek zorundayız.
Bu sözun neden çıktığı aslında önem arz ediyor.
Üretilen ürünlerin düşük katma değer ürünler üretiyor olması.
Çoğu iş “fason”. Tasarım, marka, Ar-Ge bizim olmayan ürünler
Biz Türkiye olarak dikiyoruz, onlar 10 katına satıyor.
Üretip sattığımiz ürünlerin kirli işleri bizim yapıyor olmamız.
Örneğin Tekstilde boya, deride tabakhane, hurda geri dönüşüm gibi çevreye zararlı işler bize yaptırilıyor.
Avrupa diyoruz AB’de üretimi yasak olan bazı üretimleri biz Türkiye’de yapıyoruz.
Ülkede beyin göçünün var olması.
Mühendis yetiştiriyoruz ama patent, marka yurt dışına gidiyor.
Unutmayalım ki mühendislerin ülkenin gelirinde ki en büyûk pay sahipleri onlardır.
Ülkemizde sürekli Cari açık oluyor.
Üretilen ürünlerin ham madde, ara malı, enerji hep dışarıdan alıyoruz.
Ülke olarak üretip kazandığımızın çoğunu tekrar ithalata veriyoruz.
Sözün özü ürünü biz üretiyoruz, pastanın kremasını onlar yiyor.
Şu an asıl soru orta gelir tuzağı..
Ülke olarak sıkıştığımız konu diyebiliriz.
Üretim olarak Çin kadar ucuz değiliz
Veya bir başka deyiş ile marka ve teknoloji de üst değiliz.
Eğer ki hep en ucuz kim yapar ise yarışında kalır isek işte o vakit üretim çöplûğü oluruz.
Hani ücretler artıkça fabrikalar Mısır’a, Fas’a gidiyor ya işte öyle.
Çıkış yolu ne diyeceksiniz?
Bu aşamada üretim üssü olarak “çöplük” olmamak için.
Türkiye olarak alt yapıda son yıllarda büyük oranda yol katlettik.
Adeta alt yapıda Avrupa seviyesin de bir ülke olduk.
Yollar medeniyettir.
Yollar ve alt yapı ülkenin gelişiminde gosterdiği en büyük etkendir.
Simdi yapılması kaçınılmaz olan *Marka*: Kendi markamızı kurmak. Vestel, Arçelik örneğin de olduğu gibi.
Çalışmalarımızda *Ar-Ge*: Savunma sanayi, TOGG, Bayraktar gibi yüksek teknoloji ürünü üretmek.
Ülke olarak enerji Koridoru konumunda Rusya, Azerbaycan, İran gazı, Doğu Akdeniz gazı Türkiye’den Avrupa’ya gidecek.
Bu günlerde İran ile yapılan savaş durumu Hürmûz bogazı ülke olarak bizler için büyük bir fırsat.
Boru hatlarının geçtiği ülke her zaman söz sahibi olur.
Söz sahibi olan ülke de üretim çöplüğü olmaz.
Son yıllarda enerji üretiminde temiz enerji üretiminde de büyük yol aldık.
Dışa bağımlı olmamak için güzel çalışmalar.
Üretimde geleceği okumak gerekiyor.
*Yeşil üretim*: AB yakında “karbon vergisi” getirilecek.
Bu durumda kirli üretim yapan kim var ise kaybecek.
Üretimde tedarik zinciri sadece montaj değil üretilen ürünlerin çipi, motoru, yazılımı da biz yapmış olmalıyız
Ülkemiz şu an Avrupa’nın esnek üretim üssü konumundayız.
Çöplük olur muyuz?
Bu Türkiye’nin tercihi olacaktır.
Türkiye ucuz iş gücüne mahkum olur ise sözümüz yok.
Ama Türkiye teknoloji, marka olur ise tedarik merkez ülkesi oluruz.
Devrim yapmak kolay değildir.
Türkiye olarak toplu iğne üretemez ülke diye konuşur iken şimdi sanayi ve teknoloji de artık bizde savunma sanayi, SİHA, İHA, Halikopter tankında tutunda milli piyade tüfeğine kadar her şey üreten Türkiye.
Togg arabasın artık bizde varız şampiyonlar Ligi’nde diyoruz.
Esen kalın Malatya Olay Haberde kalın Malatya da haberdar kalın…

ÜRETİM DE TÜRKİYE YÜZ YILININ NERESİNDEYİZ? 1