TBMM Genel Kurulu’nda 28. Dönem 5. Yasama Yılı çalışmaları kapsamında görüşülen Türk Kızılayı'nın Hukuki Statüsünün Güçlendirilmesine İlişkin Kanun Teklifi üzerine MHP grubu adına Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu söz aldı. Kızılay'ın 158 yıllık köklü geçmişini, küresel çaptaki insani diplomasi gücünü ve afetlerdeki kritik rolünü vurgulayan Fendoğlu, yapılan düzenlemenin stratejik bir devlet adımı olduğunu belirtti.
"Sıradan Bir Mevzuat Değil, Stratejik Bir Devlet Düzenlemesi"
Kanun teklifinin sıradan bir yasal düzenleme olmadığının altını çizen Fendoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bu kanun teklifi sıradan bir mevzuat düzenlemesi değildir. Bu teklif, tarih ile geleceği buluşturan; merhameti hukukla güçlendiren; milletimizin vicdanını uluslararası alanda daha etkili hale getiren stratejik bir devlet düzenlemesidir."
Fendoğlu, 1868 yılında "Hilal-i Ahmer" adıyla temelleri atılan bu büyük iyilik hareketinin kurucularını, gönüllülerini, bağışçılarını ve tüm Kızılay mensuplarını rahmet ve minnetle andı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Hilal-i Ahmer Vurgusu
Kızılay'ın Osmanlı'dan günümüze uzanan tarihsel serüvenini anlatan Fendoğlu, kurumun Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile kesişen tarihi bir anısını Genel Kurul ile paylaştı:
-
Tarihi Köken: 1868'de "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla kurulan yapı, daha sonra "Hilal-i Ahmer Cemiyeti" adını alarak milletin vicdanını temsil eden simge bir kuruma dönüştü.
Tarihi Anı: Trablusgarp Savaşı'nda yaralanan Mustafa Kemal, Hilal-i Ahmer Hastanesi'nde tedavi gördü.
Tarihi Sorumluluk: Fendoğlu, o gün hastanede tedavi gören bir Türk subayının yıllar sonra Milli Mücadele'ye önderlik ettiğini hatırlatarak, Kızılay'ın Türkiye'nin geleceğinin de teminatı olduğunu ifade etti.
"6 Şubat Depremlerinde Umudun Adı Oldu"
Deprem bölgesi Malatya'nın milletvekili olarak 6 Şubat felaketinde Kızılay'ın sahadaki varlığını bizzat gözlemlediğini dile getiren Fendoğlu, afet anındaki psikolojiyi ve insani yardımın önemini şu sözlerle aktardı:
"Deprem olduğunda insanın dünyası birkaç saniye içerisinde değişiyor. Ev gidiyor. Düzen gidiyor. Hatıralar gidiyor. Ama insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri kalıyor: Umut! O anda bir çadır sadece çadır değildir. Bir sıcak yemek sadece yemek değildir. Bir battaniye sadece battaniye değildir. Bir yardım kolisi sadece bir koli değildir. Bunların her biri ihtiyaç sahibine şunu söyler: 'Yalnız değilsin!' İşte Kızılay'ın gerçek anlamı budur."
Uluslararası Alanda Güçlü Hukuki Statü İhtiyacı
Gelişen küresel krizler, iklim değişiklikleri ve savaşlar karşısında 1949 Cenevre Sözleşmeleri çerçevesinde milli yardım cemiyetlerinin rolünün arttığını belirten Fendoğlu; Amerikan, İngiliz, Japon ve Alman Kızılay/Kızılhaç modellerini örnek gösterdi. Güçlü bir hukuki yapının uluslararası operasyonlarda kuruma büyük bir tanınırlık sağlayacağını vurguladı.
"Afrika'daki bir köyde susuz kalan çocuk, üzerindeki ay-yıldızlı yardım tankerini gördüğünde Türkiye'yi tanıyor" diyen Fendoğlu, Gazze'den deprem bölgesine kadar Kızılay’ın kırmızı hilalinin devletin şefkatli yüzünü temsil ettiğini kaydetti.
"Bizim Ahbabımız Devlettir, Millettir, Kızılaydır"
Konuşmasının sonunda MHP’nin kanun teklifine tam destek vereceğini açıklayan Mehmet Fendoğlu, konuşmasını şu kararlı mesajla tamamladı:
"Bizim milletimiz dara düşeni yerde bırakmaz! Bizim devletimiz afetzedeyi yalnız bırakmaz! Bizim insanımız zor günlerde birbirine sırtını dönmez! Çünkü biz; aynı bayrağın altında, aynı vatanın üzerinde, aynı milletin evlatlarıyız! Kızılay bu büyük milletin vicdanından doğmuş bir emanettir ve bu emanete sahip çıkacağız. Bizim anlayışımız nettir: İnsan yaşarsa devlet yaşar! Millet yaşarsa Türkiye yaşar! İyilik yaşarsa insanlık yaşar! Bizim ahbabımız devlettir, millettir, Kızılaydır."

YORUMLAR