Google’da haber kaynağınız olarak ekleyin
Belki söylemek istediği son bir sözü, kavuşmayı beklediği bir sevdası, gerçekleştirmek istediği nice hedefi vardı. Belki de henüz kimseye anlatmadığı, kalbinin bir köşesinde sessizce büyüttüğü umutları… Belki de alıp da henüz giymeye fırsat bulamadığı bir elbisesi duruyordu bir kenarda.
Şimdi hepsi, ama hepsi yarım kaldı.
Bazı hayatlar kendiliğinden sona ermez; güpegündüz, zorla yarım bırakılır. Berfin Zelal’in hikâyesi de işte böylesine ağır bir yarım kalmışlığın adı oldu.
Bir kadın, bir genç kız aramızdan koparıldığında yalnızca bir beden, tek bir nefes tükenmiyor. Bir annenin kapıda bitmeyen bekleyişi, bir babanın gözünden sakınarak büyüttüğü gururu, bir ailenin geleceğe dair tüm umutları da onunla birlikte yıkılıp gidiyor. Geride sadece söylenmemiş sözler, kurulamamış cümleler ve zamanın dindiremeyeceği tarifsiz bir özlem kalıyor.
Berfin Zelal’in de bu topraklarda korkmadan yürüme, özgürce hayal kurma ve kendi hikâyesini kendi kalemiyle tamamlama hakkı vardı. Genç bir kadının yaşama sevincinin, kurduğu yarınların böylesine acı ve zamansız bir şekilde elinden alınmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.
Şimdi geride, onu sevenlerin yüreğinde derin bir sızı ve tamamlanamamış bir hayatın ağır, sitemli sessizliği var.
Merhumeye Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine ve tüm yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Mekânı cennet olsun.

