Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Malatya’nın Yiğit Evladı; Erdal Emanet’in tarihe iz düşümü…

Ali Aladağ…:Malatya Olay…:
Ediz Tuncel Kıbrıs Star Gazetesin de kaleme aldığı Malatya’nın Yiğit evladı…Erdal Emanet…Erdal Emanet’in tarihe iz düşümü yazısı…Malatya

Bu haberin fotoğrafı yok

Malatya’nın Yiğit Evladı;

Erdal Emanet’in tarihe iz düşümü…

Kahramanlar yetişriren toprak…Malatya…Anadolu'yu Anayurt yapan Desran Şehir Malatya'nın yiğit aslan evladı…

Tarih yazan…Bir Malatyalı…Erdal Emanet…

23-07-2012’de Ediz Tuncel bu yazıyı yazdı…Malatya’nın Yiğit’i gözü kara…Aslan evladı…Saygı timsali…Görev adamı…

Erdal Emanet…

Bazı insanlar vardır ki yaşam yollarının mozaikleri onur kavramının motifleriyle süslenmiştir.
Yaşam yolunda yürürken onur kavramının motiflerini yaşamlarının ve tarzlarının her aşamasına yansıtanlar az bulunur insanlardır, gelirken de giderken de unutulmayacak izler bırakırlar.
Biraz vakitsiz de olsa, bizim her şekliyle kirlenmiş toplumsal yapımızda hiç de kolay rastlanmayan bir şekilde, kendi onursal ve vicdani değerleri doğrultusunda meslekten istifasını veren Polis 2. Müdürü Erdal Emanet de gerek özel hayatındaki mütevazi yaşam tarzını, gerekse mesleki yaşamındaki duruşunu onur kavramının motifleriyle süsleyen ender insanlardan biriydi.
Mesleki yetkisini ve etkisini hiçbir zaman şahsına çıkar sağlamak için kullandığı duyulmadı, ki insan olarak onurlu ve görevine sadık bir polise de yakışan buydu.
Kendisini şahsen tanıyalı yirmi yılı geçti, fakat adını ilk duyduğumda lise 2. sınıftaydım.
Sonradan can dostu olmanın ötesinde can kardeşim ve ağbeyim olan komando Binbaşı Tahsin Ataizi, bize Milli Güvenlik dersini verirken arada bizimle sohbet eder, karşımızda bir asker olduğunu hissettirmez, canayakınlığıyla tüm birlikteliğimiz boyunca bizi güldürür, bazen de 74’de adaya ilk gelişlerinde yaşadıkları acı tatlı olayları anlatırdı.
O anıların arasında kalan tatlı olaylardan biri de bir askerleri için utana sıkıla kız istemeye gidişleriydi.
Kız istemeye gittikleri asker Erdal Emanet’ti.

"Fotoğraf
Genç bir asker olarak geldiği Kıbrıs’ta gönül verdiği hanımla evlendi ve sonralarında polislik mesleğine girdi.
Herkes kendisini şimdilerde Özel Harekat, ilk başlarda Polis Çevik Birliği olarak bilinen polis biriminin müdürü olarak tanıdı.
Görev başındaki duruşuyla iki yönünü herkese farkettirdi.
Yeri geldiğinde gerektiği gibi tavır koyup ilişki geliştiren, ciddi, disiplinli, saygılı ve otoriter bir tarafı vardı.
Diğer tarafı ise haddini aşanlara karşı takındığı sert tutumdu.
Birgün, Gönyeli çemberi cıvarında yol kesen ve Türkiye’den gelip de Rumlarla beraber etkinlik düzenlemek isteyen sanatçılara karşı şiddet uygulamaya kalkışan ve kendilerini ülkücü olarak lanse eden grupla önce efendi efendi konuşmuş, eylemlerini sonlandırmalarını istemiş, uzun süre onları ikna etmeye uğraşmış, en sonunda da laf anlamamakta direnen ve işi kabadayılığa vardıran grubu yanında bulunan az sayıdaki polisiyle darmadağın edivermişti.
Ben olayı 40-50 metre gerideki arabamda, yolun bir grup başıbozuk tarafından keyfi olarak kesilmesi nedeniyle pür sinir otururken tesadüfen seyretmiştim.
İki toplum arasında sınır boylarında defalarca çatışma ortamının yaratıldığı 1996 yılında Akıncılar’da askerdeyken sınır hattına gönderilen PÇV polislerinden birkaçı geceyarısından sonra işgüzarlık olsun diye görev yerlerini terketmişler, benim sorumluluğumda bulunan tepeyi basmak ve nöbetçileri “gafil avlama gafletine” düşmüşler, tepenin altına geldiklerinde farketmeden kendilerini benim başında bulunduğum gece görüş dürbünlü MG-3 makineli tüfeğin namlusunun ucunda bulmuşlar, makineli atışıyla biçilmelerine ramak kala arkalarına taktıkları bizim asteğmeni fiziken tanımamız ve anında yaptığımız telsiz çağrısına kendisinin de korkusundan hemen karşılık vermeyi akıl etmesi vesilesiyle kılpayı kurtulmuşlardı.
Makamında ziyaretine gidip de olayı bizzat kendisine anlattığımda ve polislerin bizi sonrasında vicdanen çöküntülere sokacak, hayatlarımızı karartabilecek böylesine ölümcül şakalara kalkışmamaları konusunda uyarmasını istediğimde Erdal Bey öfkeden köpürmüş ve kendini film setinde sanarken bir tetiğe basılmasıyla göz açıp kapayıncaya kadar gelecek feci bir ölümden kılpayı kurtulan o polisleri bir sağlam silkelemişti.
Hep belli bir disiplin ölçütünün şaşmadan izlenen aralığında geçen yaşamında Erdal Bey iki de evlat yetişdirdi, çocuklarından biri benim öğrencim oldu, şimdilerde ise mesleki disiplininden ve insani duruşundan gurur duyduğum değerli bir meslekdaşım…
Nihayetinde, Erdal Emanet, son dönem Polis Genel Müdürlüğü atamasında ilk kez yaşanan ve bugüne kadar yürürlükte olan teamüllerin şaibeli bir şekilde göz ardı edilmesiyle ortaya çıkan durum sonrasında erken emekliliğini isteyerek istifasını sundu.
Mütevazi, şaibelerden uzak bir özel yaşamla, otoriter, disiplinli ve şaibesiz geçen bir mesleki yaşamla geçen onca yılın ardından verilen istifa, kim ne derse desin, KKTC polis örgütü adına büyük ve yeri doldurulamaz bir kayıptır.
“Kimsenin yeri doldurulamaz değildir” diye duruma göre dilimize dolanan bir laf vardır, ama maalesef ki bu laf bizim alışılageldiğimiz üzere işin kaytarma, kılıf uydurma, kaybın boyutlarını örtbas etme çabasının gafilane sonucudur.
Normal şartlarda kabul edilmesi gereken bu istifanın, anormal şartlarda verilmiş olması nedeniyle, sözkonusu anormal şartlara vesile olanların bu istifayı kabul etmemesi ve Erdal Bey’i onore etmeleri gerektiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.
Konunun diğer boyutunda, bir başka bakış açısından da olaya bakarsak, birine göre doğru olan bir başkasına göre yanlış olabilir anlayışını unutmadan, Erdal Bey’in mesleki hayatında herkes gibi kusurları olduğu da ileri sürülebilir.
Ancak bu yapılırken şu da unutulmasın, özel ve mesleki yaşamı boyunca efendiliğinden, ahlaki değerlerinden ve onurlu duruşundan ödün vermeyen, ve bunu geldiğimiz günde yaşadığımız gelişmeler karşısında da tereddüt etmeden ispatlayan bir insanın “olduğu varsayılan” hatası veya hataları da görecelidir, ve bu vesileyle “hata” kavramı bizim gibi hukuk, teamül, prensip nedir bilmeyen, öküz altında buzağı aramaya meraklı toplumlarda herkesin farklı bakış açısına ve anlayışına göre değişken olabildiği için bir realite değildir.
Sonuç olarak istifası kabul edilirse, KKTC Polis Örgütü gibi önemli bir kurum bugün en değerli evlatlarından birini kaybetmiş olacak, ancak toplum onu ve sahip olduğu değerleri henüz kaybetmemiştir.
Hizmetleri süresince tarihe malolmuş bir şahsiyet olarak Erdal Bey’in önünde topluma hizmet sunacağı farklı açılımlar ve fırsatlar da vardır.
Bugün ülkemizin maddi ve manevi değerleri, başta siyaset olmak üzere, aşırı derecede kirlenmiştir.
Bu küçük ülkeyi mahveden kirlenmeye, yozlaşmaya karşı bayrak açanların arasında ve ön saflarda olacak şekilde yeri her zaman hazırdır.
Sonuç olarak, bir zamanlar babamın da çeyrek yüzyıl görev yaptığı Kıbrıs Türk Polis Örgütü’nden tarihe mal olan bir varlık gösteren bir Erdal Emanet geçmiştir.
Sanırım bu da herkese nasip olmayan, sadece farkını farkettiren bir kişiliğe sahip olanların özgün bir özelliğidir ve hep de öyle kalacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Aladağ…:Malatya Olay…:
Son dakika…Sıcak haber…Trafik
Sıradaki Haber Malatya’da Trafik Kazası 6 Yaralı Bayram İçin Yola Çıkanlar Dikkat
casino siteleri casino siteleri papyonshop.com malatya araç kiralama jojobet giriş jojobet holiganbet